Yerel Haberler
Eskişehir
İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Yaşlılar Haftası açıklaması
18 Mart 2026 Çarşamba - 11:03 İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Yaşlılar Haftası açıklaması Eskişehir İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, 18-24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, yaşlı bireylerin toplumdaki yerinin güçlendirilmesi ve yalnızlıkla mücadele edilmesinin önemine dikkat çekti. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, dünya genelinde yaşanan sosyoekonomik dönüşümler ve sağlık hizmetlerindeki gelişmeler sayesinde yaşam süresinin uzadığını, buna bağlı olarak 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki oranının giderek arttığını belirtti. Bildirici, yaşlılığın bireyin yaşamdan çekildiği bir dönem olmadığını ifade ederek, "Yaşlılık; bireyin deneyimlerinin olgunlaştığı, bilgi ve birikimlerini toplumla paylaşabildiği doğal bir yaşam evresidir" dedi. ’Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar’ Bu süreçte yaşlı bireylerin karşılaşabileceği bedensel, ruhsal ve sosyal değişimlere de değinen Bildirici, yalnızlık, sosyal izolasyon ve toplumsal rollerin değişmesinin bazı ruhsal sorunlar açısından risk oluşturabileceğini söyledi. Bu nedenle toplumda farkındalık oluşturmanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Bildirici, bu yıl Ulusal Yaşlılar Haftası temasının ’Yaş Almak Değil, Yalnız Kalmak Yorar’ olarak belirlendiğini ifade etti. Tema doğrultusunda yaşlı bireylerin yalnızlıkla mücadele edebilmesi, sosyal bağlarının güçlendirilmesi ve ruhsal iyilik hâllerinin korunması amacıyla çeşitli çalışmaların planlandığını belirten Bildirici, şu bilgileri paylaştı: "Yaşlı bireylere yönelik yalnızlık, depresyon, kaygı ve sağlıklı yaşlanma konularında psiko-eğitim çalışmaları, sohbet ve duygu paylaşım grupları ile yaşam öyküsü çalışmalarını içeren psikososyal destek etkinlikleri, yaşlı bireylerin aileleri ve bakım verenlerine yönelik iletişim, bakım sürecinde ruh sağlığı ve tükenmişlik konularında bilgilendirici toplantılar, huzurevleri, yaşlı bakım merkezleri ve toplum temelli kuruluşlarda farkındalık etkinlikleri, yaşlı bireylerin sosyal katılımını artırmayı amaçlayan anı paylaşımı, sanat, müzik ve kuşaklar arası etkinlikler, gerekli görülen durumlarda bireysel danışmanlık ve yönlendirme hizmetleri." "Yaşlılarımızın ruhsal iyilik hâlinin desteklendiği sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum" Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde sunulan ücretsiz ruh sağlığı hizmetleri aracılığıyla yaşlı bireylerin ruhsal durumlarının değerlendirilmesi, riskli grupların erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli yönlendirmelerin yapılmasının teşvik edildiğini belirten Bildirici, bu hizmetlerin toplum sağlığı açısından önemli bir destek mekanizması olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, yaşlı bireylerin yalnız bırakılmadığı, desteklendiği ve toplum yaşamının aktif bir parçası olarak varlıklarını sürdürdüğü bir sosyal ortamın güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Bu amaç doğrultusunda yürütülen çalışmalara katkı sunan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyor, yaşlılarımızın ruhsal iyilik hâlinin desteklendiği sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum" ifadelerini kullandı.
Eskişehir iş dünyasından çağrı: "Tek çare istikrar"
18 Mart 2026 Çarşamba - 09:40 Eskişehir iş dünyasından çağrı: "Tek çare istikrar" Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gürhan Şengül, "Ekonomik istikrarın sağlanması, piyasa disiplininin korunması ve alınan tedbirlerin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz" dedi. ESMİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gürhan Şengül, ekonomi gündemine ilişkin bazı değerlendirmelerde bulundu. Dünya akaryakıt sektörünün son yılların en sert dalgalanmalarından birine girmiş durumda olduğunu söyleyen Şengül, "İran-ABD ve İsrail hattında yaşanan gerilimler, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri ve navlun krizleriyle birleşerek petrol fiyatlarını uluslararası piyasalarda zirve seviyelere taşımıştır. Petrol fiyatlarının yeni rekorlar kırıp kırmayacağını önümüzdeki süreç gösterecektir. Ancak mevcut tablo, Türkiye’nin enflasyonla mücadelesi açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Spekülatif fiyat hareketleri ve ani dalgalanmalar, tüketiciyi paniğe sevk ederek talebi öne çekmekte; bu durum ise arz krizini tetiklemektedir. Türkiye, bir yandan artan fiyat baskısıyla mücadele ederken, diğer yandan arz dengesizliğinin sebep olduğu stok maliyetleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu süreç, yalnızca enerji sektörünü değil; üretimden lojistiğe kadar tüm ekonomik dengeleri doğrudan etkilemektedir" dedi. "Mevcut sistemlerin devamlılığı kritik bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır" Türkiye’nin attığı adımlar kapsamında geliştirilen eşel mobil uygulamasının akaryakıt fiyatlarındaki baskıyı bir nebze de olsa hafifletmeyi başardığını ifade eden Şengül, "Küresel piyasalardaki oynaklık ve jeopolitik riskler devam ettiği sürece, bu tür uygulamaların tek başına yeterli olmayacağı açıktır. Bu nedenle hem kamu otoritelerinin hem de vatandaşların süreci dikkatle takip etmesi büyük önem taşımaktadır. Arz dengesizliğini gidermek amacıyla önemli bir adım atılmıştır. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), zorunlu petrol stoklarının belirli bir kısmının geçici olarak piyasa faaliyetlerine sunulmasına izin verildiğini duyurmuştur. Bu karar, Uluslararası Enerji Ajansı’nın ’Acil Durum Eylem Planı’ kapsamında alınmış olup, Türkiye’nin küresel enerji krizine karşı refleks gösterdiğini ortaya koymaktadır. Uygulanan tedbirler yerinde olmakla birlikte, sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde motorin fiyatlarının 85 TL ve üzerine çıkması kuvvetle muhtemeldir. Bu durum, iğneden ipliğe tüm ürünlerde yeni bir zam dalgasını tetikleyecektir. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in değerlendirmeleri de dikkate alındığında, mevcut sistemlerin devamlılığı kritik bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır" diye belirtti. "Yurtta sulh, cihanda sulh anlayışı olduğu kanaatindeyiz" Güncel durumda motorinde ÖTV’nin 1 TL’nin altına gerilediğini, benzinde ise yaklaşık 6 TL seviyelerinde kaldığından bahseden Şengül, sözlerine şöyle devam etti: "Bu tablo, devletin fiyat artışlarını sınırlamak adına önemli bir mali yük üstlendiğini göstermektedir. Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği olarak; ekonomik istikrarın sağlanması, piyasa disiplininin korunması ve alınan tedbirlerin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Krizlerin çözümünde en temel ilkenin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi ’Yurtta sulh, cihanda sulh’ anlayışı olduğu kanaatindeyiz."
Başkan Albayrak: "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz"
17 Mart 2026 Salı - 23:58 Başkan Albayrak: "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak basın mensupları adına düzenlenen iftar yemeği sonrasında, "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz" dedi AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından basın mensupları için iftar yemeği düzenlendi. Program, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın karşılama konuşması ile başladı. Basın mensuplarının ve protokol üyelerinin iftar açmasıyla devam eden programda Başkan Albayrak, geçtiğimiz gün saat 19.30 sıralarında Zincirlikuyu Mahallesi Çağlayanlar Sokak’ta elektrikli bisikletle sürat yapan 9 yaşındaki Ömer Çelik’in otopark rampasından savrulup sokaktaki çukura düşüp hayatını kaybetmesi hakkında konuştu. "Bir lider olmak, bir genel başkan olmak şov işi değildir" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptığı konuşmada "Bakınız, bu şehir hepimizin; bu şehir bizim, bu şehir çocuklarımızın şehri. Oynamak zamanı değil, vakit geçirme zamanı değil; bu şehir için hayallerini ortaya koyma zamanı diyoruz. Onun için de üzerimize düşen ne varsa yapmamız lazım. Geçenlerde yine CHP İl Başkanı ’bunlar pazara çıkamaz’ diyor ama biz günde bin 700 tane insanı çadırımızda misafir ediyoruz. Orada belki birkaç tane gazeteci arkadaşımız geldi; hususi bizimle görüşmek isteyen insanlar geliyor oraya. Geliyor, ’Başkanım benim bir sorunum var, konuyla alakalı şöyle bir sıkıntım var’ diyen insanlar geliyor. Aslında biz halkımızla hep iç içe olduk, hâlâ da iç içeyiz. Geçenlerde Cumartesi Pazarı’na girdim; girer girmez adama döndüm, -onu arkadaşlar özellikle çekmişler- dedim ki ’arkadaş merhaba’, dedi ki ’sen CHP’liysen konuşmayacağım seninle.’ ’Yok’ dedim, ’ben AK Parti İl Başkanıyım’, ’o zaman’ dedi, ’Allah işini rast getirsin.’ Biz halkımızla her zaman iç içe olan bir yapıdayız. Niçin biliyor musunuz? Şundan dolayı; biz bu şehrin değil, bu ülkenin geleceğini düşünen insanlarız. Çünkü her zaman söylüyoruz; bir lider olmak, bir genel başkan olmak şov işi değildir. Yalan söylemeyle bir yere varılmaz; bir yere varamadılar da" dedi. "Mazeret üreten insan o işi yapmak istemiyor demektir" Konuşmasına 9 yaşındaki Ömer’in hayatını kaybetmesine neden olan çukur hakkında devam eden Başkan Albayrak, "O çocuğun da bir annesi ve babası var. Biz neyi tartışacağız? O kuyuyu kim açtı, sorumlusu kim, kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip miyiz? Değiliz. Bazen siyaset yaptığımızı düşünüyorlar, tabii ki siyaset de yapacağız ama bugün kenar mahallelerdeki sokaklar ve caddeler gerçekten perişan durumda. Kuyunun açılmasıyla alakalı bir doğal gaz, bir elektrik diyorlar; açılmış olabilir ama bunu hemen kapatması gereken kurumlar, görev ve yetki alanları var. Bir şehrin veya bir ilçenin sahibi belediye başkanıdır. Aynı olay bugün Baksan’da da yaşanıyor; Baksan yıllardan beri sıkıntılı, her yer çukur ve çamur içinde. Adamın biri çukura olta atıyor; haber yapılıp sosyal medyada paylaşılınca bakıyoruz ki hemen oraya mıcır dökmüşler. İlla birinin olta atmasını beklemeye gerek yok; bu şehrin içinde gezmiyor musunuz, bu şehirde yaşamıyor musunuz? O küçük yavrumuzu büyüten anneyi, babayı düşünün; dokuz yıl emek veriyor, gece gündüz çalışıp evladını belli bir noktaya getiriyor ve bazı insanların hataları yüzünden biz o çocuğu kaybediyoruz. İnşallah tedbir alırlar çünkü kenar mahallelerde durum hep aynı; bir çukur açılıyor, herkes suçu birbirine atıyor ama sonuç itibarıyla devlet bunun parasını ESGAZ ise ESGAZ’a, OEDAŞ ise OEDAŞ’a veya belediyelere veriyor; belediyeler buraları kapatmak zorunda çünkü yetki alanı onlarda. Mazeret insanın kendine söylediği en büyük yalandır; mazeret üreten insan o işi yapmak istemiyor demektir. Bu yüzden akıllarını başlarına almaları ve bir an evvel teyakkuz haline geçerek belediyeyi yönetmeleri lazım. Bazen CHP İl Başkanı çıkıp ekonomi ve emekliler hakkında konuşuyor. Siz bugün Tepebaşı Belediyesinde çalıştırdığınız insanın parasını veremiyorsunuz, emekli olmuş bir insanın tazminatını ödeyemiyorsunuz ama emekliler hakkında şov yapmaya devam ediyorsunuz. Sandığı getirin diyorlar; evet, bugün Eskişehir’e bir sandık gelmeli ama o sandık belediyeler için olmalı. Ne Odunpazarı ne Tepebaşı ne de Büyükşehir yönetilebiliyor. Yönetilemeyen bir belediye anlayışı olduğu için sandığı bir an evvel getirmeliler ve burada bir belediye seçimi olmalı ki bu şehir bu akıbetten kurtulmalı" ifadelerini kullandı.