Yerel Haberler
Eskişehir
Eskişehir’de play-off mücadelesi olaylı bitti 08 Mayıs 2026 Cuma - 23:09:02 TFF 3. Lig Play-off rövanş mücadelesinde Eskişehirspor ile Ayvalıkgücü Belediyespor arasında oynanan karşılaşmanın son bölümlerinde çıkan gerginlikte ev sahibi ekip 2 kırmızı kart görürken, konuk ekip sahadan çevik kuvvet kalkanları eşliğinde çıkarıldı. Eskişehirspor ve Ayvalıkgücü Belediyespor, play-off maçlarının 2. turunca Prof. Dr. Fethi Heper Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. İki takımın da TFF 2. Lig’e çıkma ihtimalinin olduğu maçta tansiyon yükseldi. Karşılaşmanın 90+4. dakikasında siyah-kırmızı formalı Elias Durmaz hakem ile tartışmasının sonucunda kırmızı kart görerek oyundan atıldı. Ardından 90+6. dakikada Akın Akman, rakibine yönelik müdahalesi gerekçesiyle kırmızı kart görerek takımının sahada 9 kişi kalmasına neden oldu. Kırmızı kartların yanı sıra siyah-kırmızılı ekip 4, Ayvalıkgücü Belediyespor ise 5 sarı kart gördü. Konuk ekip sahayı polis eşliğinde terk etti Maçın bitiş düdüğüyle birlikte tribünlerden sahaya yabancı maddeler atıldı. Olayların büyümesi üzerine güvenlik güçleri saha içerisinde geniş önlemler aldı. Ayvalıkgücü Belediyesporlu futbolcular ve teknik heyet, tribünlerden atılan maddelerden korunmak amacıyla çevik kuvvet polislerinin kalkanları altında soyunma odasına ulaştı. Polis ekipleri, stadyum çevresinde de güvenlik tedbirlerini artırdı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:03 Medeniyet hareketi olarak ahilik Akademisyen tarihçi Kâzım Ceylan, ahiliği, Anadolu’nun vatanlaşması, Osmanlı’nın Cihan Devleti olmasını sağlayan dünyevi ve uhrevi bir sistem olarak tarif ettiği. Eskişehir Türk Ocağı’nda "Bir Medeniyet Hareketi Olarak Ahilik" başlıklı bir sunum yapan Kâzım Ceylan, ahiliğin sadece bir esnaf teşkilatlanması değil; sosyal, siyasal, kültürel, dini ekonomik ve hatta idari alanda Türk milletini derinden etkileyen medeniyet hareketi olduğunu belirtti. Bir yönetim, eğitim, iktisadî-ticari sistem ve Türk Milleti’nin insanlığa sunduğu bir ahlâk nizamı olan ahiliğin temellerinde, fütüvvet / Peygamber ahlâkı ve Türk töresi, kültürü olduğunu anlatan Kâzım Ceylan, "Milletimizin teşkilatlanma, dayanışma özellikleri ahilik teşkilatının doğmasında etkili olmuştur. Biz ahiliği imanın amele dönüştüğü, Anadolu’nun vatanlaşmasını, Osmanlı’nın Cihan Devleti olmasını sağlayan dünyevi ve uhrevi bir sistem olarak tarif ediyoruz. Ahi Evran Veli öncülüğünde Anadolu’da teşkilatlanan ahiler, yerli hıristiyan Bizans uygarlığına karşı Türk-İslâm Medeniyetini inşa etmişler, hayata geçirmişlerdir. Anadolu’yu vatan yapmamıza etki etmişlerdir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önce insan yetiştiren, üretimi ve dayanışmayı sağlayan Ahiler, kendilerine göre bir iktisadi-ticari sistemin kurulmasını sağlamışlar; gerektiğinde devletin yanında yer alarak mücadele etmişler, asayişi sağlayarak birlik ruhunu diri tutmuşlardır. Bir ahlâk nizamı içerisinde kaliteli üretimi, dayanışmayı, eğitimi, kardeşliği ve adaletli bir yönetim anlayışını hayata geçirmeye çalışmışlardır. Ahilerin kurmuş oldukları ahlâka ve yeteneklere göre eğitim anlayışı ile kaliteye yönelik üretim anlayışı ile kaliteye yönelik üretim anlayışı günümüzdeki birçok probleminde çözümüne etki edecektir" diye konuştu. Kâzım Ceylan’a Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın şükran beratı takdimi ile program sona erdi.
ESO Başkanı Kesikbaş’tan Avrupa’da yaşayan Türkler ve Emirdağlılara övgü
23 Eylül 2025 Salı - 15:45 ESO Başkanı Kesikbaş’tan Avrupa’da yaşayan Türkler ve Emirdağlılara övgü Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, Avrupa’da yaşayan Türkler ve özellikle Emirdağlıların kentin Eskişehir’in hem sosyal hem de ekonomik hayatına çok büyük katkılar sunduğunu söyledi. Başkan Kesikbaş, kendisini ziyaret eden bir grup Afyon Emirdağlıların ziyaretinde Emirdağlılar hakkındaki olumlu görüşlerini ifade etti. ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, ‘’Avrupa’da yaşayan Türklerimiz ve özellikle Emirdağlı hemşehrilerimiz, yıllardır Eskişehir’in hem sosyal hem de ekonomik hayatına çok büyük katkılar sunuyor. Yurt dışında kazandıkları deneyimleri, girişimcilik ruhlarını ve biriktirdikleri sermayeyi memleketlerine taşımaları şehrimizin gelişimine ciddi ivme kazandırdı. Eskişehir’de açtıkları işletmeler, yaptıkları yatırımlar, oluşturdukları istihdam ve kazandırdıkları kültürel çeşitlilik, şehir ekonomisini ve sosyal yaşamını zenginleştirdi. Kısacası Eskişehir’in bugün geldiği noktada Avrupalı Türklerimizin çok büyük bir payı vardır. Biz Sanayi Odası olarak Avrupalı Türklerle bağlarımızı güçlü tutmaya büyük önem veriyoruz. Özellikle Avrupa’daki sanayi kuruluşlarıyla iş birliği alanlarını artırmak, ticaret köprüleri kurmak ve yatırım imkanlarını geliştirmek adına yoğun çaba harcıyoruz. Emirdağlı iş insanlarımızın memleketlerine yatırım yaparken karşılaştıkları sorunlarda yanlarında oluyor, bilgilendirme ve yönlendirme yapıyoruz. Ayrıca Avrupa’daki genç kuşakların Eskişehir’le bağlarını koparmaması için kültürel ve ticari etkinliklerde köprü rolü üstleniyoruz. Avrupa’daki Türklerimizi ve Emirdağlılarımızı her zaman çalışkan, girişimci ve memleketine bağlı insanlar olarak gözlemliyoruz. Orada ikinci ve üçüncü kuşak gençlerimizin eğitimli, vizyoner ve yenilikçi bakış açılarıyla dikkat çektiğini görüyoruz. Hem aidiyet duyguları hem de memlekete yatırım isteklilikleri gerçekten takdire şayan. Özellikle Emirdağlı hemşerilerimizin Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerimizin pek çok mahallesinde yoğun şekilde yaşadıklarını biliyoruz. Eskişehir’in sosyal yapısında Emirdağlı nüfusun önemli bir ağırlığı var. Bu durum şehrimizin kültürel zenginliğini de artırıyor. Mahallelerimizde kurdukları dayanışma ağları, dernekler ve hemşehri birliktelikleriyle Eskişehir’in sosyal dokusuna canlılık katıyorlar. Biz bu birlikteliği ve aidiyeti son derece kıymetli buluyoruz; Eskişehir’in geleceğini güçlendiren unsurlardan biri olarak görüyoruz’’ dedi.
Darp edilen adam o anları anlattı
23 Eylül 2025 Salı - 14:17 Darp edilen adam o anları anlattı Eskişehir’de komşusu tarafından darp edilen Adem Rıfat Demirkoparan, yaşadıklarını anlatırken, "Camiye yavru kedilere mama götürürken arkamdan koşaraktan geldi ve vurmasıyla yere düştükten sonra peş peşe ayakkabılarıyla vurdu. Burnumda ve gözünün altında kırık var. Elmacık kemiğim çökmüş. Gözümde görme kaybı da var" dedi. Tepebaşı ilçesi Yeşiltepe Mahallesi Şehit Halit İlbay Caddesi’nde O.G. isimli bir şahıs, beslediği köpeklerin sürekli havlaması sebebiyle komşularının şikâyet etmesine sinirlenen şahıs Rıfat Demirkoparan isimli komşusunu şüphelenerek darp etti. Zanlı Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanıp beraberinde 1 kişi ile adliyeye sevk edilirken, darp edilen Adem Rıfat Demirkoparan olay anını anlattı. Kendisinin darp edildiği gün, camideki kedilere mama götürdüğünü anlatan Demirkoparan, O.G.’den şikâyetçi olduğunu aktardı. "Bana vurmasıyla ben yıkıldım" Adem Rıfat Demirkoparan, "Bizim karşıdaki komşumuzun iki tane cins köpeği var. Sekiz yıldan beri sabah ve akşam sürekli rahatsız etmesinden sıkıntı yaşıyorduk. Benimle beraber komşularımız da hepsi şikâyetçiydi. ‘Şikâyeti olan gelsin benim karşıma çıksın’ diye haber vermiş. Bu Oytun isimli şahsı şikâyet etmişler. Benden şüphelenmiş o, ama ben şikâyet etmedim. Benden şüpheleniyor ve karşıki evin terasına çıkıp oradan çok pis küfürler ederek, ‘Seni bu köpeklere parçalatacağım’ diye tehdit etti. Ayın 16’sı sabah saat 12.40 civarı kapıdan çıktığımda bir de baktım ki bu şahıs orada duruyor. Köpeklerle beraber evimizin karşısına dikiliyor. Bana bakıyor, ‘Sana bu köpekleri parçalatacağım’ diyor. Ben ‘Benden ne istiyorsun?’ dedim. ‘Köpekleri şikayet etmişsin’ dedi, ‘Ben etmedim’ dedim. ‘Özür dilerim o zaman’ deyip elini uzattı bana. Ben camiye döndüm o parka doğru gitti köpeklerle. 2-3 adım attım, bu arkamdan koşarak gelmiş. Ayak sesini duydum dönerken bana vurmasıyla ben yıkıldım. Ondan sonra zaten doğru dürüst bir şey hatırlamıyorum. Peş peşe o demir ayakkabılarıyla her vurduğunda o demir böyle yara yapmış. Ambulans beni aldı Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne gittik. Orada yapılan çekim filmlerde. Dediler ki; ‘Senin burnunda ve gözünün altında kırık var. Elmacık kemiğim çökmüş. Gözümde görme kaybı da var" dedi. "Kedi mamalarını poşete koydum" Darp edildiği gün camideki kedilere mama götürdüğünü belirten Demirkoparan, şunları kaydetti; "Şimdi yorumlara baktım işte bunlar hayvan düşmanı falan yazanlar olmuş. O şahıs benim kadar hayvanı sevemez. Camide bir tane kedi yavrulamış. Dört tane yavrusu var. Önceki kediden kalan kedi mamalarını poşete koydum. Elimde camiye götürüyordum. Kavgada o poşet de kalmadı, mama da kalmadı. Darp etmeyi bırak, elimi dahi sürmedim."
Geleceğin Ustaları OMEM’de Projesi’nin protokolü imzalandı
23 Eylül 2025 Salı - 13:24 Geleceğin Ustaları OMEM’de Projesi’nin protokolü imzalandı Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Eskişehir Sanayi Odası (ESO) arasında Geleceğin Ustaları OMEM’de Projesi protokolüne imza atıldı. İmza töreni, Eskişehir Sanayi Odası’nda (ESO) gerçekleştirildi. Program çerçevesinde ilk olarak, proje hakkında konuşmalar yapıldı. Konuşmaların tamamlanması ve projenin tanıtılmasının ardından Vali Hüseyin Aksoy, İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın ve ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş tarafından protokole imza atıldı. ’Her Fabrika Bir Okul’ sloganıyla yürütülen bu projenin sadece 2 kurumun değil; aynı zamanda eğitimin ve üretimin, gençliğin ve sanayinin, hayallerin ve gerçeklerin güçlü bir ortaklığı olacağı vurgulandı. "Mesleki ve teknik eğitim, bir ülkenin kalkınmasında en önemli yapı taşlarından biridir" Programda konuşma yapan ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, "Mesleki ve teknik eğitim, bir ülkenin kalkınmasında en önemli yapı taşlarından biridir. Ülkemizin geleceğini emanet edeceğimiz gençlerimizi becerilerle donatmak ve onları iş hayatına en güçlü şekilde hazırlamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu anlayışla imzalayacağımız protokol; gençlerimizin nitelikli eğitimlerle daha donanımlı hale gelmesini, ihtiyaç sahibi öğrencilerimizin burslarla desteklenmesini, işletmelerde gerçek üretim ortamlarında eğitim görmelerini ve mezun olduklarında doğrudan istihdama adım atmalarını hedeflemektedir. Gerçek üretimle donatılmış bu projeyle birlikte fabrikaların adeta bir okul haline gelmesi, hem öğrencilerimizin yetkinliklerini artıracak hem de sanayimizin rekabet gücünü yükseltecektir. Aynı zamanda bu iş birliği sadece teknik becerilerle sınırlı kalmayacak; fuarlar, kariyer günleri, yarışmalar, paneller ve çalıştaylar aracılığıyla gençlerimizin sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerine de önemli katkılar sağlayacaktır" dedi. "Meslek liseli çocuklar Türkiye’nin geleceğinin en büyük teminatı" Geçtiğimiz günlerde meslek liseli öğrencilerin kendilerine ilettiği ilginç bir duruma da değinen Başkan Kesikbaş, "19 Mayıs’ta burada bir gençlik meclisi oluşturduk. Meslek liseli çocuklarımız buradaydı. ’Biz toplumda çok dışlanıyoruz. En düşük puanlarla okullara en kolay şekillerde giren çocuklar olarak görülüyoruz. Bazı skeçlerde, televizyon filmlerinde bizlerin psikolojisini bozacak meslek liseli kıyafetleriyle veya duruşlarıyla bizlerle kafa kırıyorlar, alay diyorlar’ dediler. Meslek liseli çocuklar bence Türkiye’nin geleceğinin en büyük teminatı, onlara sahip çıkmamız gerekiyor. Onları gerçekten en üst seviyeye taşıyabilecek, çok daha onurlandıracak, toplumda geniş ve güzel bir alan sağlayabileceğimiz bir platform oluşturmamızda da fayda görüyoruz. ESO olarak buna başladık. O çocuklar da bizim çocuklarımız. Onları da en az özel kolejlerdeki çocuklar gibi en üst seviyeye taşıyabilmek için her türlü çabayı bütün sanayicilerin yapmasında fayda var" dedi. "Her yıl bir öncekinden daha iyi bir noktaya ulaşacağız" Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, yapılan iş birliğinin önemini vurgulayarak şunları söyledi: "Mesleki eğitimin daha iyi bir noktaya taşınması için önceki yıllarda çok değerli çalışmalar gerçekleştirildi ve hâlâ üzerinde çalıştığımız alanlarda önemli mesafeler kat ettik. Şimdi de bunu daha da iyileştirmek için neler yapabiliriz konusunu, sektörün bütün paydaşlarıyla bir araya gelerek hassasiyetle değerlendiriyoruz. Eskişehir Sanayi Odamızın, sanayicilerimizin istediği alanlarla ilgili talepler nelerdir, bizim hangi alanlarda mezun verdiğimizle karşılaştırmalar yaparak bu konuyu tartışmak amacıyla geçtiğimiz yıl bir mesleki eğitim çalıştayı gerçekleştirdik. Burada bütün paydaşlar bir araya gelerek düşüncelerini ifade etti. Biz de mevcut olmayan alan ve dalları tespit ederek, ilgili makamlarımızla görüşüp bazılarını açtık ve bu alanlarda eğitimlere başlamış olduk. Eskişehir’de özellikle meslek liselerinin özendirilmesi ve bu liselerden mezun olanların istihdam edilmesine katkı sunmak amacıyla bir mesleki eğitim fuarı organize ettik. Burada kuruluşlarımızın önemli destekleri oldu. Bu desteklerle birlikte çalışmalarımızı daha güçlü bir zemine taşımak adına önemli faaliyetler gerçekleştirdik. Mezunlarımız daha okurken sektörle tanıştı, onların bazı talepleri alındı. Benim en önemsediğim konu, 8’inci sınıftaki öğrencilerimizi meslek liselerimize götürmek oldu. Aynı alan ve dallarda eğitim yapılan okulları gezdirerek, meslek liselerinin tanıtılmasına katkıda bulunmak istiyoruz. Bu alanda da önemli geri dönüşler alacağımızı değerlendiriyoruz. İlkini gerçekleştirdik, 2’ncisini yaptık, önümüzdeki yıl 3’üncüsünü gerçekleştireceğiz. Her yıl bir öncekinden daha iyi bir noktaya ulaşacağız." AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, Tepebaşı Kaymakamı Saadettin Yücel, İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın ve ilgili kurum yetkilileri de programa katılım sağladı.
Açıköğretim Fakültesi ÖTAG yapay zekâ eğitimine başladı
23 Eylül 2025 Salı - 11:51 Açıköğretim Fakültesi ÖTAG yapay zekâ eğitimine başladı Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Öğrenme Teknolojileri Geliştirme (ÖTAG) Birimi, ilk kez yapay zekâ odaklı bir eğitim programı başlattı. ÖTAG personeli ve öğrenci işçilerine yönelik olarak planlanan program, katılımcılara temel kavramlardan uygulamalı senaryolara kadar geniş bir yelpazede yapay zekâ uygulamalarını öğrenme fırsatı sunuyor. Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük açılışı yaparken, Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt, ÖTAG Yöneticisi Dr. Öğr. Üyesi Emel Güler ve ÖTAG Yönetici Yardımcısı Öğr. Gör. Melda Beyaz Korkut da derse katılım gösterdi. İlk derste, yapay zekânın eğitimdeki önemine vurgu yapılarak üniversitenin teknolojiye ve yenilikçi öğrenme yöntemlerine verdiği önem bir kez daha ortaya kondu. Eğitim programında; yapay zekânın temel prensipleri, günlük iş süreçlerinde yapay zekâ uygulamaları, Açıköğretim sisteminde yapay zekâ ile öğrenci destek hizmetleri ve uygulamalı proje çalışmaları gibi konular ele alınacak. ÖTAG öncülüğünde başlatılan bu eğitim, bireysel gelişimin yanı sıra Açıköğretim Fakültesinin dijital dönüşüm vizyonuna da katkı sağlayacak. AÖF tarafından düzenlenecek olan programlarla öğrencilerden çalışanlara kadar geniş bir kitlenin teknolojiyle daha güçlü bağlar kurması hedefleniyor.
Önce iddiayı reddettiler, görüntüleri izledikten sonra bir şey demeden uzaklaştılar
23 Eylül 2025 Salı - 10:57 Önce iddiayı reddettiler, görüntüleri izledikten sonra bir şey demeden uzaklaştılar Eskişehir’de çocuğunun camdan attığı altın dolu kutuyu aldığı iddia edilen kadının eşi ve babasının mağdur Adem Aslan’ın evine gidip önce itiraz ettikleri, görüntüleri izledikten sonra ise olay yerinden uzaklaştığı öğrenildi. Kumlubel Mahallesi Yavuz Sokak üzerinde bulunan 4 katlı binanın 2’nci katında oturan evli ve 3 çocuk babası 35 yaşındaki inşaat işçisi Adem Aslan’ın 6 yaşındaki oğlu M.H.A., içinde 5 tane çeyrek altın olan kutuyla oynadıktan sonra, camdan aşağıya attı. Altınların sokakta olmadığını fark eden Aslan, çevredeki güvenlik kameralarını incelediğinde, birikimlerinin içinde bulunduğu kutuyu bir kadının aldığını gördü. Durumu polise bildiren Adem Aslan, konuyla ilgili, İhlas Haber Ajansı’na röportaj vermişti. Kadının babası ve eşi mağdur adamın sokağına gitti Yapılan haberin gündemde yer almasının ardından S.K. isimli şüpheli kadının polis tarafından yakalandığı öğrenildi. Daha sonrasında ise Adem Aslan’ın adresine gelen bahse konu kadının eşi ve babası oldukları iddia eden 2 şahsın, S.K.’nin altınlarla alakasının olmadığı, sadece düşen cep telefonunu aldığını söyledi. Bunun üzerine güvenlik kamerası görüntülerini gösteren Adem Aslan, kendisine sert çıkışan şahısların adresten uzaklaştığını belirtti. Kimseyi suçlamadığını, sadece birikimini istediğini belirten mağdur adam, altınlarından halen daha bir haberin olmadığına değindi. Aslan yaşanan olayın Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca incelenmeye devam ettiğine değindi. "Başta beni tehdit eder gibi konuşmaya başladılar" Şahısların adresine gelişini ve aralarında geçen diyaloğu anlatan Adem Aslan, "Ben balkonda oturuyordum, iki şahıs geldi kapının önüne. Binaya doğru baktılar, oraya buraya göz gezdirdiler. Ben de kendilerine, ‘Hayırdır, bir sıkıntı mı var, bakınıyorsunuz?’ dedim. Altın konusunu açtılar. Bunun üzerine ben de aşağı inip yanlarına gittim. Başta beni tehdit eder gibi konuşmaya başladılar, ama baktılar ki ben onlar gibi davranmıyorum. Çünkü haklıyken haksız duruma düşmek istemedim. Dedim ki, ‘Ben özellikle sizin isminizi söylemedim, sizinle bir alıp veremeyeceğim yok. Sadece elimdeki kayıtlara dayanarak karakola başvuruda bulundum. Karakol da ondan sonra sizi bulmuş. Kayıtlara göre de, yüzde bir milyon beni mağdur eden kişi sizsiniz,’ diye cevap verdim. İnanmadılar. Ben elimdeki videoyu gösterdim, görüntüyü yakınlaştırdım. Adam dedi ki ‘Telefon yere düşmüş, ben de onu almaya çalışıyordum.’ Dedim ki ‘Eğer gerçekten telefonu almaya çalışıyor olsaydınız, telefon düştüğü anda eliniz kulağınızda durmazdı.’ Yere eğildiğinde hâlâ telefon kulağında ama diğer eliyle yerden bir kutu alıyor, kutuya bakıyor ve sonra cebine koyup kayıplara karışıyor. Başta, ‘Biz almadık,’ diyorlardı, ama kayıtlara göre o an oradan geçen başka kimse yok. Kuş olup uçmadıklarına göre yüzde bir milyon alan kişi odur. Altınlardan hâlâ bir haber yok. Ancak şahsın ikinci kez karakola çağrıldığına dair bir haber aldık" dedi. "‘Ben olsam ben de karakola başvuru yapardım’ dediler" Kadının eşinin ve babasının görüntüleri izledikten sonra oradan uzaklaştığı anlardan bahseden Aslan şöyle devam etti: "Eğer almamış olsaydı, ikinci kez karakola çağırmazlardı. Artık aldığına eminim. Çünkü videoyu eşine yavaşlatarak gösterdikten sonra, eşi bana hiçbir şey söylemeden, vedalaşmadan, görüşürüz, demeden, arkasını dönüp kayınpederiyle birlikte gitti. Yüzü düştü tabii. Zaten en son bana dediği söz şu oldu: ‘Ben olsam ben de karakola başvuru yapardım.’ Yanındaki yaşlı adam ‘Ben babasıyım’ dedi. Genç olan da ‘Ben eşiyim’ dedi. O günden beri, yani pazardan beri eve geldiğimde çocuk korkuyor. Acaba çocuğa bir şey mi yapacağım diye düşünüyor. Psikolojisi bozuldu. Eve girdiğim zaman yatağın arkasına gidip kendini saklıyor. Sonra ben gidip kucağıma alıyorum, öpüyorum, seviyorum. Daha sonra yanıma çağırıyorum, ancak o zaman geliyor. Buradan da özellikle belirtmek istiyorum ki, İhlas Haber Ajansı’na çok teşekkür ediyorum. Onlar olmasaydı bu kadar yayılmazdı, o kadın da yakalanmazdı. Bu yüzden kendilerine çok teşekkür ediyorum."
Grip aşıları eczanelerde yerini aldı
23 Eylül 2025 Salı - 10:19 Grip aşıları eczanelerde yerini aldı Sonbaharın başlamasıyla grip aşıları uygulanmaya başladı. Eczacı Necmi Yılmaz, Eylül-Ekim aylarında yapılacak aşının kış aylarında hastalıklara karşı daha güçlü koruma sağladığını söyledi. Eczacı Necmi Yılmaz, grip aşılarının her yıl güncellendiğini ve yeni çıkan virüslere karşı etkili olduğunu söyledi. Hastalıkların artış göstermeden önce aşının yapılmasının bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ifade eden Yılmaz, Eylül-Ekim döneminde aşı yaptıranların kışa daha sağlıklı girebileceğini vurguladı. Ayrıca grip aşılarının 65 yaş üstü vatandaşlar ile kronik rahatsızlığı bulunanlara ücretsiz sağlandığını, çocuklarda ise üç yaşından itibaren doktor kontrolünde uygulanabildiğini aktardı. "Grip aşısı hastalık riskini azaltıyor" Grip aşısının etkisine dikkat çeken Necmi Yılmaz, "Aşı yaptırılmadığında kişi bir sezonda 10 kez grip olabiliyor. Ancak grip aşısı uygulandığında bu sayı 2-3’e kadar düşüyor. Bu da hastalıklardan korunmak ve kışı daha rahat geçirmek için büyük avantaj sağlıyor. Üstelik grip aşısı her yıl güncelleniyor, yani yeni ortaya çıkan virüslere karşı da koruma sağlıyor. Geçen yıl grip geçirmiş olmanız bu yıl yeniden aşı yaptırmanıza engel değil, aksine güncellenen aşılar sayesinde tekrar hasta olma riskiniz azalıyor" dedi. "Eylül-Ekim dönemi en uygun zaman" Aşının doğru zamanda yapılmasının önemine değinen Yılmaz, "Grip aşısı eylül ile şubat ayları arasında yapılabilir. Ancak özellikle Eylül ve Ekim aylarında uygulatılırsa kış döneminde bağışıklık daha güçlü olur. Vatandaşlarımızın bu fırsatı değerlendirmesini öneriyoruz." "65 yaş üstü ve kronik hastalar ihmal etmemeli" Risk grubundaki kişilere ayrıca dikkat çeken Eczacı Necmi Yılmaz, "65 yaş üstü ve kronik hastalığı bulunan kişiler bu aşıyı kesinlikle ihmal etmemeli. Çocuklarda ise 3 yaşından itibaren güvenle uygulanabiliyor. Daha küçük yaş grubundaki çocuklar için ise mutlaka çocuk doktorunun önerisi alınmalı. Grip aşısıyla ilgili size en yakın sağlık kuruluşundan destek ve danışmanlık alabilirsiniz." ifadelerini kullandı.