Yerel Haberler
Eskişehir
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:03 Medeniyet hareketi olarak ahilik Akademisyen tarihçi Kâzım Ceylan, ahiliği, Anadolu’nun vatanlaşması, Osmanlı’nın Cihan Devleti olmasını sağlayan dünyevi ve uhrevi bir sistem olarak tarif ettiği. Eskişehir Türk Ocağı’nda "Bir Medeniyet Hareketi Olarak Ahilik" başlıklı bir sunum yapan Kâzım Ceylan, ahiliğin sadece bir esnaf teşkilatlanması değil; sosyal, siyasal, kültürel, dini ekonomik ve hatta idari alanda Türk milletini derinden etkileyen medeniyet hareketi olduğunu belirtti. Bir yönetim, eğitim, iktisadî-ticari sistem ve Türk Milleti’nin insanlığa sunduğu bir ahlâk nizamı olan ahiliğin temellerinde, fütüvvet / Peygamber ahlâkı ve Türk töresi, kültürü olduğunu anlatan Kâzım Ceylan, "Milletimizin teşkilatlanma, dayanışma özellikleri ahilik teşkilatının doğmasında etkili olmuştur. Biz ahiliği imanın amele dönüştüğü, Anadolu’nun vatanlaşmasını, Osmanlı’nın Cihan Devleti olmasını sağlayan dünyevi ve uhrevi bir sistem olarak tarif ediyoruz. Ahi Evran Veli öncülüğünde Anadolu’da teşkilatlanan ahiler, yerli hıristiyan Bizans uygarlığına karşı Türk-İslâm Medeniyetini inşa etmişler, hayata geçirmişlerdir. Anadolu’yu vatan yapmamıza etki etmişlerdir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önce insan yetiştiren, üretimi ve dayanışmayı sağlayan Ahiler, kendilerine göre bir iktisadi-ticari sistemin kurulmasını sağlamışlar; gerektiğinde devletin yanında yer alarak mücadele etmişler, asayişi sağlayarak birlik ruhunu diri tutmuşlardır. Bir ahlâk nizamı içerisinde kaliteli üretimi, dayanışmayı, eğitimi, kardeşliği ve adaletli bir yönetim anlayışını hayata geçirmeye çalışmışlardır. Ahilerin kurmuş oldukları ahlâka ve yeteneklere göre eğitim anlayışı ile kaliteye yönelik üretim anlayışı ile kaliteye yönelik üretim anlayışı günümüzdeki birçok probleminde çözümüne etki edecektir" diye konuştu. Kâzım Ceylan’a Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın şükran beratı takdimi ile program sona erdi.
Anne-kızın ortak hayali: 25 yıllık düzenini kızı için bırakan terzi Hatice Kılıç, Eskişehir’de yeni bir sayfa açtı
28 Eylül 2025 Pazar - 10:38 Anne-kızın ortak hayali: 25 yıllık düzenini kızı için bırakan terzi Hatice Kılıç, Eskişehir’de yeni bir sayfa açtı Eskişehir’e 25 yıllık düzenini bırakıp kızı için taşınan terzi Hatice Kılıç, kızının çizdiği kıyafetleri dikerek hayallerine ulaşıyor. Bursa’da 25 yıldır terzilik yapan Hatice Kılıç, kızı için verdiği büyük bir kararla, tüm düzenini geride bırakarak Eskişehir’de yeni bir sayfa açtı. Anadolu Üniversitesi Resim Bölümü öğrencisi kızının şehirde kalma isteği üzerine 50 yaşında büyük bir risk alarak Eskişehir’e taşınan Kılıç, kızıyla birlikte açtıkları atölyede hem mesleğini kızına aktarıyor hem de ortak hayallerinin peşinden koşuyor. Kızının çizimleriyle annenin makasından çıkacak özel tasarımlarla bir defile düzenlemeyi ve geleneksel Türk kıyafetlerinden oluşan bir sergi açmayı hedefliyorlar. ’Ben onun kahramanıyım’ diyen Hatice Kılıç, dükkanda usta-çırak, evde ise anne-kız olduklarını belirterek çıktıkları bu yolculuğu ve büyük hayallerini anlattı. "Ben onun kahramanıyım" Bursa’daki 25 yıllık kurulu düzenini geride bırakarak kızı için Eskişehir’e taşındığını anlatan terzi Hatice Kılıç, "Kızım Bursa’ya dönmek istemedi. Eskişehir’de yaşamak istedi. Ben de kızımın peşinden geldim. Bilmediğim bir şehre taşınıp her şeye sıfırdan başladım. 50 yaşında büyük bir risk almış oldum. Yeni bir şehir, yeni bir hayat, yeni başlangıç... Kızım beni bu konuda cesaretlendirdi. Şimdi bu terzi atölyesini kızımla beraber işletiyoruz. Aslında kızım işletiyor, ben onun arkasındaki kahramanıyım" şeklinde konuştu. "Dükkanda usta çırak, evde anne kızız" Kızı ile beraber kurduğu hayallerinden bahseden usta terzi son olarak şunları söyledi: "Terziliği kızıma aktarmak istiyorum, onun bu zanaatı öğrenmesini istiyorum. Resme karşı büyük bir tutkusu ve yeteneği var. Burada birlikte çalışmaya başladığımızdan beri çizim yeteneğinin geliştiğini söylüyor. İkimizin ortak bir hayali var: Özel tasarımlar yapmak istiyoruz. Uçuk kaçık ve tamamen bize ait. Kızımın kaleminden ve benim makasımdan çıkma elbiseler yapmak istiyoruz. Kendi koleksiyonumuz ve defilemiz olsun istiyoruz. Türk geleneksel kıyafetlerinden oluşan bir sergi açmak istiyoruz. İnsanların örnek alacağı işler yapalım istiyoruz."
Şehrin tüm yönleri Eskişehir Sempozyumu’nda masaya yatırılacak
27 Eylül 2025 Cumartesi - 17:01 Şehrin tüm yönleri Eskişehir Sempozyumu’nda masaya yatırılacak Eskişehir’in tarihi, kültürel, sosyal ve ekonomik yapısı 14-17 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek "Eskişehir Sempozyumu"nda bilimsel bir zeminde ele alınacak. Eskişehir Valiliği himayesinde ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Eskişehir Ticaret Odası, Eskişehir Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Borsası, Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilecek sempozyum, şehrin tüm paydaşlarını bir araya getirecek. 42 ana başlıkta eskişehir konuşulacak 42 ana başlık altında yapılacak oturumlarda Eskişehir’in tarihinden kültürel mirasına, sanayisinden turizmine, eğitiminden sosyal yapısına kadar geniş bir yelpazede bilimsel ve toplumsal değerlendirmeler yapılacak. Bu yönüyle sempozyum, yalnızca akademik bir toplantı değil; aynı zamanda şehrin geleceğine ortak akılla yön verilmesini sağlayacak önemli bir buluşma niteliği taşıyor. Kent demokrasisine katkı Kent demokrasisi ve katılımcı yönetim kültürü açısından da dikkat çeken organizasyon, üniversitelerin bilgi birikimini şehir yönetimi ve halkla buluşturarak Eskişehir’in geleceğine ışık tutmayı amaçlıyor. Katılımın ücretsiz olacağı sempozyuma bildiri sunmak isteyen araştırmacılar, özetlerini 13 Şubat 2026’ya kadar gönderebilecek.
Bu bakkalda herşey tarih
27 Eylül 2025 Cumartesi - 10:36 Bu bakkalda herşey tarih Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde hizmete devam eden 60 yıllık tarihi bakkalın sahibi Mevlüt Özçetin, "Köy yerinde bizden başka bakkal kalmadığı için kapatamıyoruz" dedi. Seyitgazi ilçesine bağlı Kümbet mahallesindeki tarihi bakkal, ziyaretçilerini eskiye götürüyor. Zamanın tozlu sayfalarına meydan okuyan bakkal, küçük bir dükkan gibi gözükse de geçmişin sıcaklığını bugüne kadar taşıyan bir mekan olarak öne çıkıyor. Yerel halka hizmet vermeyi sürdüren işletmenin sahibi Mevlüt Özçetin, bölgede kendilerinden başka bakkal kalmadığı için dükkanı kapatamadıklarını belirtti. "Köy yerinde yılların bakkalıyız, 60 sene oldu" Bakkal sahibi Mevlüt Özçetin, "Biz 1965 yılından beri yılların bakkalıyız. 90’lı yıllarda kendi imkanlarımla ufak bir araba aldım, o gün bu gündür 40 senedir köylere gidip geliyoruz. Bir zamanlar sebze-meyve de satıyorduk. Yaş ilerleyince sebze işini bıraktık. Şu anda kendimizi idare ediyoruz. Köy yerinde yılların bakkalıyız, 60 sene oldu. Eş, dost ile vakit geçiriyoruz, gelen müşterilerin ihtiyacını karşılıyoruz. Mesela tarım ilaçları olsun, bakkaliye, tüp ve ayakkabısına kadar vatandaşın ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz. Köy yerinde de bizden başka bakkal kalmadığı için kapatamıyoruz. Böyle idare edip gidiyoruz. Yine de haftada 1 sefer kamyonla gidip geliyorum. Hem köylülerin ihtiyacını karşılıyoruz hem de kendimizi avutuyoruz. Bazen 3-5 faydalanıyoruz, böyle devam ediyoruz" diye belirtti. "Mevlüt bakkal, yılların bakkalı" Yakın köyden Recep Başağıç ise "Bakkalın burada olması alışveriş için çok iyi oluyor. Yapıldak köyünde bakkal yok. Bu sebeple gelip Kümbet’ten alışveriş yapıyoruz. Mevlüt bakkal, yılların bakkalı" şeklinde konuştu.