Yerel Haberler
Eskişehir
Beylikova’da Anneler Günü’ne özel anlamlı kutlama 08 Mayıs 2026 Cuma - 12:05:32 Eskişehir’in Beylikova ilçesinde Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde Belediye Başkanı Hakan Karabacak ve beraberindeki heyet, kurs merkezleri ile pazar yerini ziyaret ederek annelerle bir araya geldi. Beylikova ilçesinde Anneler Günü dolayısıyla anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. ESMEK kurslarımızda ve pazar yerinde vatandaşlarımızla bir araya gelinerek Anneler Günü kutlandı. Gerçekleştirilen etkinlikte 1000 adet çiçek vatandaşlara ve annelere takdim edildi, annelerin toplumdaki yeri, aile yapısındaki önemi ve emekleri vurgulanarak vatandaşlarla samimi bir buluşma ortamı oluşturuldu. Anneler Günü’nün manevi değeri paylaşılırken, günün anlam ve önemine ilişkin iyi dilekler iletildi. Programa katılan Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, CHP İlçe Başkanı Yusuf Baykara, CHP İlçe Kadın Kolları Başkanız Sevgi Oruç ve Meclis Üyesi Mualla Pekkal, etkinlik boyunca vatandaşlarla bir araya gelerek Anneler Günü’nü tebrik etti. Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, "Annelerimiz, hayatımızın en kıymetli değeridir. Sevgi, fedakârlık ve emekleriyle toplumun temelini oluşturan annelerimizin her zaman yanındayız. Bu özel gün vesilesiyle tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, sağlık ve huzur diliyorum" diye konuştu. Başkan Karabacak, belediye olarak, aile yapısının en önemli unsuru olan annelere yönelik destek ve farkındalık çalışmalarının devam edeceği vurgulandı. Etkinlik, vatandaşların memnuniyetiyle sona erdi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:11 Zeynep Akgün Güneş davasında tutuklu yargılanan sanık Mehmet Emin Korkmaz için tahliye kararı Eskişehir’de Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün Güneş’e hakaret iddiası ile 7 buçuk yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanan Mehmet Emin Korkmaz, davanın ikinci celsesinde adli kontrol tedbiri ile tahliye edildi. Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün hakkında bir sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle açılan davanın ikinci duruşması, bugün Eskişehir 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Esas hakkındaki mütalaasını sunan Cumhuriyet Savcısı, söz konusu paylaşımın ’Kamu Görevlisine Karşı Alenen Hakaret’ ve ’Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’ suçlarını oluşturduğunu ileri sürerek sanığın her iki suçtan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaada ayrıca, sanık hakkında daha önce verilmiş olan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının ihbar edilmesi ve tutukluluk halinin devamı istendi. "Şahsım adına utanç duyuyorum" Savunma yapan sanık Mehmet Emin Korkmaz, bu şekilde bir kadının itibarının zedelenmesi acısının tarif edilemez olduğunu söyledi. Herhangi bir kadını dini inançlarına göre hedef almayacağını ifade eden Korkmaz, şahsı adına utanç duyduğunu belirtti. Kendisi memleketinden uzak bir cezaevindeyken ailesinin geçimini sağlamakta güçlük çektiğini dile getiren Korkmaz, bu eylemin siyasi kimliğinin hedef alınması sonucu olduğunu aktardı. Kendi annesinin de kapalı bir kadın olduğunu ileri süren Korkmaz, adli kontrolle beraatını talep etti. "Eylem toplumda infial oluşturmuştur" Zeynep Güneş’in vekili Av. Pınar Turhanoğlu Gücüyener ise, sanığın eyleminin yalnızca kamu görevlisine yönelik bir hakaret niteliği taşımadığını, paylaşımın katılanı dinî ve manevi değerleri üzerinden aşağılamaya yönelik olduğunu vurguladı. Gücüyener, eylemin toplumda infial oluşturduğunu ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun tehlike unsurunun somut olarak oluştuğunu kaydetti. Katılan vekilleri, önceki şikâyet ve beyanlarını tekrar ederek sanığın savcılık mütalaası doğrultusunda cezalandırılmasına karar verilmesini talep etti. Mahkeme, sanık müdafiine esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını hazırlaması için süre verdi. Heyet, savcılığın aksi yöndeki talebine karşı sanığın tahliyesine ve hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına hükmetti. Duruşma, 15 Mayıs 2026 tarihine ertelendi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:09 İkinci el telefonlarda merdiven altı ’yenileme’ dönemi bitiyor Eskişehir’de ikinci el telefon satışı ve tamiri yapan telefoncu, yenilenmiş cihazlarda parça değişimini şeffaflaştıran YÜBİS sistemini hem esnaf hem tüketici açısından olumlu karşıladı. Son dönemde ikinci el telefon piyasasında popülerleşen ’yenilenmiş’ cihazlar, hem bütçe dostu olmaları hem de ham madde tasarrufu sağlayarak doğayı korumaları nedeniyle tercih ediliyor. Ancak bu ilgiyi suistimal eden bazı kötü niyetli satıcılar, çok sayıda parçası değişmiş cihazları ’az işlem görmüş’ gibi göstererek tüketiciyi yanıltabiliyordu. Ticaret Bakanlığı, bu suistimallerin önüne geçmek amacıyla 8 Nisan itibarıyla Yenilenmiş Ürün Bilgi Sistemi’ni (YÜBİS) hayata geçirdi. Bu sistem sayesinde vatandaşlar, satın alacakları yenilenmiş telefonların hangi parçalarının değiştiğini ve yapılan tüm işlemleri resmi kayıtlar üzerinden şeffaf bir şekilde görebilecek. Eskişehir’de uzun zamandır telefon tamiri ve satışını yapan Yiğit Aytekin, bu durumun hem kendileri hem de müşteriler için olumlu bir gelişme olduğunu belirtti. "Vatandaşlar cihazlarda nelerin yenilendiği tamamen bir sistem tarafından takip edilecek" Konu hakkında konuşan telefoncu Aytekin, "Bu sistem bizi etkilemez. Zaten olması gereken bir sistemdi, zaten biz de bu sisteme göre ilerliyoruz. Yani bu sistem yeni çıktı ama biz bu sistem gibi çalışmaya çalışıyoruz. Ticaret Bakanlığı’nın istemiş olduğu ürünlerde, ikinci el ürünlerin tamamen bakanlık onaylı yenileme merkezlerinde yenilenmesi ve takibinin sağlanması amaçlanıyor. Bu YÜBİS sistemiyle beraber yenilenmiş cihazlarda, hangi parça yenilendi, ne zaman aktivasyon oldu, bunlar sağlanacak. Zaten yenilenmiş cihazlarda geçmişte de şu anki zamanda da bir yıl garanti mecburiyeti bakanlık tarafından var. İşte bu garanti kapsamında yenilenmiş cihazlarda nelerin yenilendiği tamamen bir sistem tarafından takip edilecek. Aynen öyle, ’yenilenmiş’ diye yazamayacak. Direkt bakanlık onaylı yenileme merkezlerine inecek. Çünkü çok fazla derecede yenileme merkezi vardı ve bakanlık yenilenmiş cihazlara destek veriyordu" dedi. "Merdiven altı yenileme merkezleri yüzünden devlet desteği kesilmişti" Merdiven altı işletmeler sebebi ile yenilenmiş telefonlara verilen desteğin kesildiğini anlatan Yiğit Aytekin, "Özellikle zincir marketlerde ciddi destekler, ’takas desteği’ gibi destekler çıkmıştı. Bu desteklerin tamamı şu anda durduruldu. Zaten bu desteği devletimiz yenilenmiş cihaz alımı ve bu ürünlerin tekrardan ülkeye kazandırılması için veriyordu. Şu anda durdurulma sebebi, çok fazla derecede ’merdiven altı’ yenileme merkezinin açılmasından kaynaklıydı. Şimdi içerideki çalışanlar da belirli belgelere sahip çalışanlar olacak. Aynı zamanda o işletme de yine bakanlığın onayladığı ve takip ettiği bir işletme olacak. Tabii ki cihazla alakalı anakart tamiri gördüyse anakart, batarya tamiri gördüyse batarya, kasa değiştiyse kasa, ekran değiştiyse ekran. Bunların hepsi detaylı bir şekilde cihazın tanımlanmış olduğu bir kimlik kartında yazacak. Kesinlikle. Zaten bu belgesi olmayan, bakanlığın onaylamadığı yerlerden yenilenmiş ürün almalarını biz zaten tavsiye etmiyoruz. Çünkü yenilenmiş ürünlerin geçmişinde neler yaşandı bilmiyoruz. Biraz önce bahsettiğimiz gibi, merdiven altı yenilenen yerlerde sadece ’ekranı değişmiş’ gözüken ama her yeri değişmiş cihazlar çok fazla çıktı, bunu herkes yaşadı. Vatandaş mağduriyetinin önüne geçmek için yürürlüğe girmiş olacak bir sistem olacak yani" şeklinde konuştu.
Bahçesinden sürekli çiçek çalınan apartmanın yöneticisinden ilginç uyarı
02 Ekim 2025 Perşembe - 10:47 Bahçesinden sürekli çiçek çalınan apartmanın yöneticisinden ilginç uyarı Eskişehir’de bahçesinden sürekli çiçek çalınan apartmanın yöneticisinin "Çiçek çalmak her dinde hırsızlıktır" yazılı uyarısı görenleri düşündürüyor. Kırmızıtoprak Mahallesi Taşköprü Caddesi üzerinde bulunan Stad Apartmanı’nın bahçesinden iddiaya göre sürekli çiçekler çalınıyor. Apartman yöneticisi Aydın Kesikbaş, kasalarla ektiği çiçeklerin sökülerek götürülmesine bir türlü çözüm üretemediğini söyledi. Bu durumla ilgili farkındalık oluşturmak isteyen Kesikbaş, "Çiçek çalmak her dinde hırsızlıktır" yazılı bir uyarıyı bahçeye yerleştirdi. Çevreden geçenlerini dikkatini çeken uyarı sayesinde çiçek hırsızlığı olayları azaldı. Bahçeye verdikleri emeğe saygı gösterilmesini isteyen Kesikbaş, hırsızlık yapmak yerine kapısını çalan vatandaşlara çiçek verebileceğini ifade etti. "Engel olamadık ama en azından bir azalma oldu" Konuyla ilgili açıklamada bulunan apartman yöneticisi Aydın Kesikbaş, "Ben buraya 8 kasa çiçek ekiyorum, hep bir şekilde çalınıyor. Sonra tekrardan 1 kasa daha alıp ekiyorum, yine çalınıyor. Hatta çalarken şahit oluyorum, sesleniyorum, ’Ne olacak ki?’ diyorlar. Baktım ki bu işin sonu yok, ben de öyle bir şey yazayım ki insanların dikkatini çeksin dedim. En azından bir farkındalık oluştursun istedim. Müslümanlıkta çiçek çalmak hırsızlıktır. Bu çalan arkadaşların da muhakkak başka bir dine mensup olduklarına inandığım için onlara da diyorum ki, çiçek çalmak sizin inandığınız dinde de hırsızlıktır. Peki engel olabildik mi? Vallahi engel olamadık ama en azından bir azalma oldu, buna da şükür" dedi. "Çalanlar erkekler değil, kadınlar" Yazıyı gören yaşlı bir vatandaşla arasında geçen diyaloğlu anlatan Kesikbaş, "Benden daha büyük bir amca durdu, elini kalbine koyup, ’Sen beni mahvettin ya. O nasıl bir yazı? Öyle bir yazı yazılır mı?’ dedi. Ben de, ’Amca rahat ol. Çalanlar erkekler değil, kadınlar. Bundan sonra inşallah çalmazlar’ dedim. Adam ellerini yukarıya açıp yürüyerek gitti. Öyle ilginç bir olay da yaşadım" şeklinde konuştu. "Çalmasınlar, istiyorlarsa ben onlara çiçek verebilirim" Hırsızlık yapan vatandaşlara da seslenen Kesikbaş, sözlerine şöyle devam etti: "Bizler bu çiçeklere yoğun bir emek harcıyoruz. Her 2 günde bir suluyoruz, uğraşıyoruz. Olay para değil, 8-10 liralık bir çiçek ama emeğe saygı istiyoruz. Eğer isterlerse gelsinler, dairemin ziline bassınlar, ben onlara bahçemden çiçek verebilirim. Yeter ki buraya diktiklerimizi çalmasınlar."
Kentsel dönüşümde maliyetin düşmesi için kat artırımı önerisi
02 Ekim 2025 Perşembe - 10:25 Kentsel dönüşümde maliyetin düşmesi için kat artırımı önerisi Eskişehir’de 6 ayda yaklaşık 20 binanın kentsel dönüşüme girdiği İstiklal Mahallesi’nin Muhtarı Hüseyin Alparslan, yapım sürecindeki maliyetlerin düşürülmesi için kat artırımına gidilebileceğini söyledi. Eski ve riskli binaların yenilenmesi amacıyla yurt genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de kentsel dönüşüm çalışmaları sürüyor. Bu çerçevede Odunpazarı İlçesi’ne bağlı İstiklal Mahallesi’nde son 6 ay içerisinde yaklaşık 20 bina kentsel dönüşüme girerken, Muhtar Hüseyin Alparslan konuyla ilgili değerlendirmede bulundu. Kentsel dönüşümün önemine dikkat çeken Muhtar Alparslan, bazı vatandaşların maliyetler sebebiyle oturdukları binanın yıkılmasını istemediklerini ifade etti. Bu durumla ilgili çözüm önerisinde bulunan Alparslan, bazı yerlerde kat artırımına gidilerek yapım sürecindeki maliyetlerin düşürülebileceğini belirtti. "Eski binalar yıkıldı, yapılan yeni binalar hoş duruyor" İstiklal Mahallesi Muhtarı Hüseyin Alparslan, "Mahallemizde 6 ay içerisinde 20’ye yakın bina kentsel dönüşüme uğradı. Şu anda yıkılan veya yıkılması beklenen yerlerimiz var. Atatürk Caddesi’nde çok kötü binalar vardı. Kentsel dönüşüm ile bu binalar yenilendi, ekonomiye katkısı oldu. Yeni binalar hoş duruyor" dedi. "Bina sağlamlığının test ettirilmesini öneriyoruz" Bazı vatandaşların maliyetler sebebiyle kentsel dönüşümden çekindiklerine vurgu yapan Muhtar Alparslan, "Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ya da yapı denetim firmalarına müracaat edilerek bina sağlamlığının test ettirilmesini öneriyoruz. Kentsel dönüşüm olduğu zaman vatandaşın cebinden bir para çıkması gerekiyor. Esasında biz bunu yanlış anlıyoruz. Evet, para çıkabilir ama burada devletin katkısı büyük. KDV’den ve bazı vergiler muaf oluyor. Vatandaşın önce bunun hesabını yaptırması lazım. Bunun için de müracaat etmeleri gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Kentsel dönüşüm sonrası belki 8 kat yerine 10 kat kararı alınabilir" Maliyetlerin düşürülmesi için kat artırımı yapılması önerisinde bulunan Muhtar Alparslan, şöyle devam etti: "Benim mahallemde Atatürk Caddesi ve Porsuk Bulvarı’nda 8 kata kadar müsaade veriliyor. Bunların incelenmesi lazım. Kentsel dönüşüm sonrası belki 8 kat yerine 10 kat kararı alınabilir. Eğer ki böyle bir karar alınırsa yapım sürecindeki maliyet düşmüş olur. Bu da vatandaşın cebinden daha az para çıkması demek. Belki de bazı emekli vatandaşlarımız bu parayı bulamadığı için korkuyor."
Engelli 35 bin öğrencinin hayali Açıköğretim Fakültesi ile gerçekleşiyor
02 Ekim 2025 Perşembe - 10:11 Engelli 35 bin öğrencinin hayali Açıköğretim Fakültesi ile gerçekleşiyor Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, 35 bini aşkın engelli öğrenciye sunduğu erişilebilirlik çözümleriyle yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası alanda da dikkat çekiyor. Özel ihtiyaçlı öğrencilere sunduğu imkanlarla Türkiye’de eğitimde fırsat eşitliğinin en güçlü temsilcilerinden biri olan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi; görme, işitme ve ortopedik engelli öğrencilerin yanı sıra farklı özel ihtiyaç türlerini de dikkate alarak eğitim süreçlerini kolaylaştırmak için kapsamlı düzenlemeler yapıyor. Sınavlarda büyük puntolu kitapçık, okuyucu veya işaretleyici desteği, erişilebilir salonlar ve uzman gözetmen sağlama gibi uygulamalar sayesinde öğrenenlerin özel ihtiyaçlıların öğrenmeye engel olmadığı bir model ortaya koyuyor. Dijitalleşmede de öncü olan Açıköğretim Fakültesi, geliştirdiği eKampüs platformuyla eğitimi herkes için erişilebilir hale getiriyor. Görme engelliler için sesli ders materyalleri ve ekran okuyucu uyumlu içerikler, işitme engelliler için altyazılı ders videoları, farklı ihtiyaçlara göre uyarlanabilen kontrast, büyük yazı ve okunaklı font seçenekleri, öğrencilerin derslere eşit şekilde erişmesini sağlıyor. Platformda ayrıca binlerce seslendirilmiş özet, altyazılı ders videosu ve zengin dijital kaynak bulunuyor. Toplumun tamamına yayılan bir farkındalık oluşturuyor "Eğitim herkesin hakkıdır" anlayışıyla hareket edilerek özel ihtiyaçlı öğrencilerin yükseköğretime katılımı artırılıyor ve tüm öğrencilerin eşit şartlarda eğitim görmesine katkı sağlanıyor. Yıllar içinde titizlikle geliştirilen bu kapsamlı sistem, kazandığı ulusal ve uluslararası ödüller ile eriştiği küresel standartlar sayesinde yalnızca Türkiye’de değil, dünya çapında da eğitimde fırsat eşitliğinin öncü ve tescillenmiş bir modeli olarak gösteriliyor. Bugün gelinen noktada Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, 35 bini aşkın engelli öğrencinin hayatına dokunan, eğitimde eşitlik ilkesiyle öne çıkan bir model olmayı sürdürmektedir. Bu model yalnızca bireylerin yaşamına yön vermekle kalmıyor; aynı zamanda toplumun tamamına yayılan bir farkındalık oluşturuyor. Açıköğretim Fakültesi sayesinde Türkiye’de eğitim, coğrafi ya da fiziksel sınırları aşarak herkesin erişebileceği ortak bir değer haline geliyor.