Yerel Haberler
Eskişehir
Karşısında hayasızca hareketler sergilenen kadın, yaşadığı taciz olayının detaylarını anlattı 07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:01:46 Eskişehir’deki bir takı mağazasında çalışan kadının karşısına oturup hayasızca hareketler sergileyen ve gözaltına alınan 45 yaşındaki şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın detaylarını anlatan mağdur kadın, "Müşteri olarak girdi ve bizi oyaladı. Kanım dondu, çünkü olay gündüz saatlerinde içeride insanlar varken oldu" dedi. Olay, dün saat 16.30 sıralarında Tepebaşı ilçesi Hoşnudiye Mahallesi İsmet İnönü-1 Caddesi’nde bulunan takı mağazasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre M.A.D. (45) isimli şahıs, müşteri olarak mağazaya giriş yaptı. Toplu ürün alışverişi yapacağını belirten şahıs, mağazadaki kadın çalışanlardan yardım istedi. Müşteriye yardımcı olmak isteyen Yaren Y. (28) isimli mağaza çalışanı kadın, bahse konu şahsın fiziksel tacizine uğradı. Kadının karşısında hayasızca hareketler sergiledi İlk başta neye uğradığını anlayamayan kadın, ürünlerin barkodlarını okutmak ve ücreti hesaplamak için kasanın başına geçti. Beklerken oturmak için tabure isteyen şahıs ise, mağaza çalışanı kadının karşısında cinsel organını teşhir etti. İçeriden gelen bağrış sesleri üzerine polis ekiplerinin müdahale ettiği olayda, tacizi gerçekleştiren şahıs ters kelepçe yapılarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edilen şahsın sevk edildiği mahkemece ‘Basit cinsel saldırı’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. "Sepetleri uzatırken ilk başta göğüs kısmıma bir temasta bulundu" Başından geçen olayı anlatan Yaren Y., "Öncelikle adam içeriye müşteri olarak girdi. Sonrasında toplu alışveriş yapacağım deyip bütün ürünleri eliyle almaya başladı ve ürünleri taktığımız demirlere kadar her yer yerlere saçılarak ürünleri almaya başladı. Biz de çoklu satış olacağından kaynaklı sepetler uzatmaya başladık. Sepetleri uzatırken ilk başta göğüs kısmıma kolyeme bakma bahanesiyle bir temasta bulundu. Ben ilk ne olduğunu anlayamadım. Sonrasında ürünleri almaya devam etti. Sonra bir kere daha aynı temasta bulundu, bu sefer daha baskın bir şekilde dokundu. Sonra, ’O kolyeniz çok güzelmiş’ falan dedi. Ben ise, ’Siz ne yapıyorsunuz?’ dedim" ifadelerini kullandı. "Kasada ürünlerle ilgilenirken bir baktım, orada hayasızca hareketler gerçekleştiriyordu" Dışarıdaki sivil polislere durumu bildirdiğini anlatan Yaren Y., "Polislerden içeriye gelmelerini istedim. Onlar geldiler, adamın hareketlerini incelemeye başladılar. Sonra adam, ’Bütün alacaklarımı tamam, ben bunları alacağım’ dedi. Bizi kasaya kilitledi. Bu arada o kişi, ’Ben burada bekleyebilir miyim, bir tabureniz var mı?’ dedi. Ben de tabure verdim, o oraya oturdu. Kasada ürünlerin barkodlarını okutuyordum, sayılarını sayıyordum. O esnada, ’İsterseniz siz dışarıda bekleyin’ diyecekken bir baktım, adam orada hayasızca hareketler gerçekleştiriyordu. Sonra zaten bağırdım "Siz ne yapıyorsunuz?" dedim. Sonra hemen polisler döndü geldi. Anında kamera kayıtlarını istedim. Hemen kamera kayıtları geldi, polislere gösterdim. Sonrasında hemen kelepçe yapıp adamı arabanın içerisine aldılar" diye belirtti. "Kanım dondu, çünkü olay gündüz saatlerinde içeride insanlar varken oldu" Şahsın ekip aracının içerisindeyken de kendisi ile göz temasını sürdürdüğünü dile getiren mağdur kadın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Saçma bir şekilde sırıtıyordu. Sonrasında hastaneye gittik, hastanede de denk geldiğimizde yine bana kilitli bir şekilde bakıyordu. Kötü hissediyorum, zaten gece uyuyamadım, sürekli olay kafamda dönüp duruyor ve sürekli kendimi sıkıyorum, panik atak halindeyim. Kanım dondu çünkü gündüz gerçekleşti, içeride insanlar varken oldu. Saat dört çeyrek gibi başladı, 16.30-16.50’ye kadar sürdü. Bu adamın zaten daha önce böyle bir vakası da varmış. İnşallah böylelerinin cezası verilir."
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:40 Bisiklet satışlarında bahar hareketliliği Eskişehir’de havaların ısınması ve karne döneminin yaklaşmasıyla birlikte bisiklet satışları artarken, esnaf özellikle çocukların ve trafikten kaçan yetişkinlerin talebine yetişmekte zorlanıyor. Arifiye Mahallesi Hamamyolu Caddesi üzerinde bisiklet satışı yapan Orkun Meriç, hem havaların düzelmesi hem de okulların kapanmasına az bir süre kalması nedeniyle satışların ciddi oranda artış gösterdiğini, elektrikli bisiklet ve normal bisiklet satışlarının birbiriyle yarıştığını anlattı. "Günde 12 adet sattığımız oluyor" Satış rakamlarının yüz güldürdüğünü ifade eden esnaf Orkun Meriç, "Havaların ısınmasıyla birlikte gerçekten güzel satışlar başladı. Bazen günlük 10-12 tane sattığımız oluyor. Hava durumuna göre değişse de günlük mutlaka minimum 2-3 bisiklet veriyoruz. Eskişehir gibi parkı ve bisiklet yolu bol bir şehirde insanlar trafikten kaçmak için bu araçlara yöneliyor" dedi. Elektrikli bisiklet ve normal bisiklet satışları birbiriyle yarışıyor Trafiğe takılmamak isteyen yetişkinlerin elektrikli model tercih etmesinin elektrikli bisiklet ve normal bisiklet satışlarının adeta birbiriyle yarışmasına sebep olduğunu ve her bütçeye uygun seçenek olduğunu belirterek fiyatlar hakkında bilgi veren Meriç, "Bisiklet fiyatları kalitesine ve vites koluna göre 5 bin liradan başlayıp 15 bin liraya kadar çıkıyor. Elektrikli modeller ise 15 bin liradan başlayıp 50 bin lirayı bulabiliyor. Motosikletlerde ise rakamlar 75 bin ile 100 bin lira arasında değişiyor" diye konuştu.
Eskişehir’de ’Amatör Spor Haftası’ açılış programı düzenlendi
08 Ekim 2025 Çarşamba - 16:16 Eskişehir’de ’Amatör Spor Haftası’ açılış programı düzenlendi Eskişehir’de düzenlenen ’Amatör Spor Haftası’ açılış programında konuşan Vali Hüseyin Aksoy, "Geçtiğimiz yıla göre lisanslı sporcu sayımız yaklaşık 2 bin artışla 8 bine yaklaşmış durumda. İlimizde 273 amatör spor kulübü faaliyet göstermekte ve sporun her branşında başarı hedefiyle çalışmalar yürütülmektedir" dedi. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü ve Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu tarafından her yaşta insanın fiziksel aktivite ve hareketli yaşama özendirmek, yeni sporcular kazandırmak amacıyla Amatör Spor Haftası etkinlikleri düzenlendi. Haftanın açılış programı, Yenikent Şehit Anıl Gül Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşma yapan Vali Hüseyin Aksoy, sporun toplum sağlığı için önemli olduğunu vurguladı. "Lisanslı sporcu sayımız yaklaşık 2 bin artışla 8 bine yaklaşmış durumda" Amatör spor kulüplerinin önemli görevler üstlenerek gençlerin fiziksel ve ruhsal gelişimine katkı sunduğunu belirten Vali Aksoy, "Eskişehir’de amatör sporların gelişmesi adına Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz ile birlikte yürüttüğümüz çalışmalar olumlu sonuçlar veriyor. Geçtiğimiz yıla göre lisanslı sporcu sayımız yaklaşık 2 bin artışla 8 bine yaklaşmış durumda. İlimizde 273 amatör spor kulübü faaliyet göstermekte ve sporun her branşında başarı hedefiyle çalışmalar yürütülmektedir. Milli Eğitim Müdürlüğümüzle iş birliği içinde, öğrencilerimizin eğitim süreçlerinde en az bir spor, sanat ya da müzik dalıyla ilgilenmesini teşvik eden özel projeler uyguluyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın destekleriyle ilimizde spor altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımız da devam ediyor. Okul bahçelerine halı saha, voleybol ve basketbol sahaları kazandırarak çocuklarımızın daha çok spor yapabilecekleri ortamlar oluşturuyoruz. Ayrıca, amatör spor kulüplerimizin faaliyetlerini daha iyi şartlarda sürdürebilmeleri için yeni spor tesisleri yapım çalışmalarımız sürmektedir. Bu vesileyle Amatör Spor Haftası’nı kutluyor, tüm sporcularımıza ve antrenörlerimize başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Vali Aksoy, uluslararası düzeyde müsabakalarda başarı sağlayan sporculara konuşmasının ardından plaket takdiminde bulundu. Artistik Cimnastik, Judo, Zumba ve Halk Oyunları gösterileri ile devam eden programda sporcular izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı.
Eğitim Fakültesi’nde ’Öğrenci Motivasyonu Arttırma Teknikleri’ semineri düzenlendi
08 Ekim 2025 Çarşamba - 16:15 Eğitim Fakültesi’nde ’Öğrenci Motivasyonu Arttırma Teknikleri’ semineri düzenlendi Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenen ’Öğrenci Motivasyonunu Artırma Teknikleri’ seminerinde konuşan Dr. Öğr. Üyesi Harun Serpil, "Önemli olan, içsel ve dışsal motivasyonun her ikisinin de var olmasıdır. Ancak esas olan, içsel motivasyonu gerçekleştirebilmektir" dedi. Seminer, Eğitim Fakültesi A Blok 315 No’lu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Harun Serpil, seminerde konuşmacı olarak yer aldı. Yoğun ilgi gösterilen etkinliğe çok sayıda öğrenci katılım sağladı. "Motivasyon bir lokomotiftir" Seminerde konuşan Dr. Öğr. Üyesi Harun Serpil, "Motivasyon bir lokomotiftir ve onu başlatan şey güdülenmedir. Bugün eğitimci olarak bu konuları inceleyeceğiz. Motivasyon kaynaklarını içsel ve dışsal olarak ayırabiliriz. Dışsal motivasyonda kontrol bireyin çevresindeyken, içsel motivasyonda kontrol bireyin kendisindedir. Önemli olan, içsel ve dışsal motivasyonun her ikisinin de var olmasıdır. Ancak esas olan, içsel motivasyonu gerçekleştirebilmektir. Motivasyonu düşüren etmenler arasında yetersizlik duygusu da yer alır. Örneğin bir öğrenci beklenmedik bir soru sorduğunda, öğretmene karşı güvensizlik ve yetersizlik algısı oluşabilir. Bu nedenle alan bilgisi eğitimciler için oldukça önemlidir. Bir diğer etken ise saldırganlık davranışlarıdır" ifadelerini kullandı. "Ders içeriklerinin öğrencilerin ilgi alanlarına göre düzenlenmesi öğrenme isteğini artırır" Motivasyonu artırmanın yollarına da değinen Dr. Öğr. Üyesi Serpil, sözlerine şöyle devam etti: "Birkaç önemli faktör göz önünde bulundurulmalıdır. Bunlar arasında hedef belirleme, öğrencinin öğrenmesini etkileşimli hâle getirme, öğrenciye geri bildirim sağlama, olumlu ortam oluşturma, öğrenci ilgi alanlarını dikkate alarak ders içeriğini şekillendirme, büyüme zihniyetini derse entegre etme ve özdeğerlendirme alışkanlığını teşvik etme gibi unsurlar yer alır. Sürekli ve yapıcı geri bildirim, olumlu pekiştirme ve akran desteğiyle birlikte motivasyonu güçlendirir. Öğrencilerin çabalarının takdir edilmesi, öğrenme sürecine bağlılıklarını artırır." Seminerin sonunda Prof. Dr. Meral Güven, Dr. Öğr. Üyesi Harun Serpil’e adına hazırlanan Darüşşafaka Bağışı Belgesi ile teşekkür belgesi takdim etti.
Sahtekârlar lüle taşına da el attı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 14:09 Sahtekârlar lüle taşına da el attı Eskişehir’de lüle taşı ustası Abdurezzak Seyfi Aktaş, gerçek lüle taşının işlenmesinden çıkan toz ve kırıntıların kimyasallarla birleştirilerek sahte ürün yapıldığını belirterek, sektördeki sahtekârlık tehlikesine dikkat çekti. Eskişehir’in beyaz hazinesi lüle taşında ustalar sahte ürün tuzağına karşı uyarıyor. Çocukluğundan beri lüle taşından çeşitli hediyelik eşyalar, süslemeler ve dekoratif parçalar üreten, babadan oğula geçen bu zanaatın az sayıda kalmış temsilcilerinden biri olan Abdurezzak Seyfi Aktaş, sahte lüle taşı ile ilgili bilgiler verdi. "Gerçek lüle taşı gibi satıyorlar" Bu taşın sahtesini yapmanın zor ama imkansız olmadığına dikkat çeken Aktaş, "Biz ustalar taşı işlerken taştan toz ve kırıntılar çıkar. Normalde işlerken oluşan taşın bu tozunu ve kırıntılarını imha ederiz. Sahtesini yapmak isteyen kişiler maalesef bazı ustalardan temin edip, bu tozları sıkıştırarak, presleyerek daha sonrasında birtakım kimyasallarla kullanıma hazır hale getiriyorlarmış. Sonrasında tekrardan işlenip lüle taşı diye satışa çıkartıyorlar" dedi. "Sahte lüle taşından yapılan pipolar çatlayabiliyor" Yapılanların sahtekârlık olduğuna dikkat çeken lüle taşı ustası, "Gerçek lüle taşından neredeyse bir farkı olmuyor. Aynı gerçeği gibi gözüküyor. Ama şunu söyleyebilirim: Eğer sahtesinden bir pipo yapılmışsa içiminden sahtesi ve gerçeği ayırt edilebiliyor. Gerçek lüle taşından yapılan pipolar asla çatlamaz, dağılmaz ya da erimez. Ama sahtesinden yapılan pipolar çatlayabiliyor, dağılabiliyor veya eriyebiliyor. Bunun dışında usta olmayan bir kişinin figür olarak üretilen sahte lüle taşlarını ayırt etmesi imkansızdır. Zira ustaların bile ayırt etmesi çok zordur" ifadelerini kullandı.
ESOGÜ Gündem, İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesini ele aldı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:43 ESOGÜ Gündem, İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesini ele aldı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Gündem’de konuşan Dr. Öğr. Üyesi Figen Tabanlı, "Uluslararası toplum için uygulaması zor ancak etkili bir yöntem söz konusu. BM Güvenlik Konseyi aracılığıyla kolektif bir kuvvet kullanma hareketi kararı alınması önemli bir adım olabilir" dedi. ESOGÜ Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi Medya Birimi tarafından hazırlanan ’ESOGÜ Gündem’ isimli video içeriğinde bu hafta Sumud Filosu ele alındı. ESOGÜ Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Figen Tabanlı, İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesini uluslararası hukuk bakımından değerlendirdi. Filonun amacının İsrail’in yıllardır Gazze’ye uyguladığı ablukanın kırılması ve insani yardımın buraya ulaştırılması olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Tabanlı, bu müdahalenin hem Uluslararası Deniz Hukuku’na hem de Uluslararası İnsan Hakları’na aykırı olduğunu anlattı. "İsrail’in açık sularda yaptığı bu müdahale uluslararası hukuka aykırıdır" 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre uluslararası sularda her devletin seyir hakkı olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Tabanlı, bayrak devleti dışında hiçbir devletin başka bir devletin gemisine el koyma gibi bir hakkının bulunmadığının altını çizdi. Dr. Öğr. Üyesi Tabanlı, "Askeri bir teçhizat taşımayan sivil bir hareket olan Sumud Filosu’na İsrail’in açık sularda yaptığı bu müdahale uluslararası hukuka aykırıdır. Kaldı ki, kara sularında dahi diğer devletlerin zararsız geçiş hakkı bulunmaktadır. Kıyı devletlerinin barış ve güvenliğine aykırı bir durum söz konusu değilse geçiş zararsız sayılacaktır. Nitekim İsrail’in burada Kıyı Devleti gibi bir yetkisinin de olmadığını açıkça söyleyebiliriz. İsrail’in Sumud Filosu’ndaki gemilere ağır teçhizatlı silahlarla çıktığını, kimyasal sular sıktığını görüyoruz" dedi. "Güvenlik Konseyi’nin birçok kararı, insani yardımların engellenmemesini talep eder" Bunun uluslararası insancıl hukukta temel nitelikli bir prensip olan orantılılık ilkesiyle de bağdaşmadığına dikkat çeken Tabanlı, sözlerine şöyle devam etti: "İsrail’in sivil, asker gözetmeksizin yaptığı saldırılar, sivillerin zorla yerlerinden edilmesi, insani yardıma ulaşma hakkının elinden alınması yalnızca Deniz Hukuku açısından değil, Uluslararası İnsan Hakları Hukuku ve temelde 1949 Cenevre Sözleşmeleriyle düzenlenen Uluslararası İnsancıl Hukuku ile de örtüşmemektedir. İsrail’in pek çok evrensel nitelikteki uluslararası sözleşmenin maddelerinin işgal altındaki topraklara uygulanamayacağını belirtmesi bu tür evrensel nitelikli normları işlevsiz hale getirmektedir. Birleşmiş Milletler de İsrail’in yaptığı müdahaleleri sürekli olarak takip etmiştir. Güvenlik Konseyi’nin birçok kararı insani yardımların engellenmemesi, ablukanın kaldırılması ve sınır kapılarının açılmasını talep eder." Bu tür hareketlerin başarıya ulaşmasını temenni etti Uluslararası toplum için uygulaması zor ancak etkili bir yöntemin söz konusu olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Tabanlı, İsrail’in eylemlerinin meşru müdafaa kapsamına sokulamayacak eylemler olduğunu, Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın 7’nci bölümü çerçevesinde Güvenlik Konseyi aracılığıyla kolektif bir kuvvet kullanma hareketi kararının alınmasının önemli bir adım olabileceğini kaydetti. Ayrıca, Sumud Filosu’nun insani yardım amacının da ötesine geçerek uyuyan uluslararası toplumun uyanmasına vesile olduğunu ifade etti. Bu filonun ardından Özgürlük Filosu, Vicdan Gemisi gibi hareketlerin gelmeye devam ettiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Figen Tabanlı, insanlığın bu utançtan kurtulana kadar benzer hareketlerin devam etmesi ve başarıya ulaşması temennisi ile konuşmasını sonlandırdı.