Yerel Haberler
Eskişehir
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:25 Yaşlı bakımı öğrencileri 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne konuk oldu Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (ESHMYO) Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri ile 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri, kuşaklararası etkileşimi güçlendiren anlamlı bir etkinlikte bir araya geldi. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci, Süleyman Demirel Üniversitesi ESHMYO Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Dr. Faruk Yaşar Gürdal ile Öğretim Görevlisi Zehra Küçükcoşkun, Öğretim Görevlisi Gülsu Demir, Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri ve 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri katıldı. Program, Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci’nin sunumuyla başladı. Ardından Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri, 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin Osman Zafer yönetimindeki spor dersine katılarak birlikte egzersiz yaptı. Etkinlik boyunca farklı kuşaklar aynı ortamda spor yaparak hem keyifli anlar yaşadı hem de kuşaklararası iletişimi güçlendirdi. Etkinlik hakkında değerlendirmede bulunan Süleyman Demirel Üniversitesi ESHMYO Müdür Yardımcısı Dr. Faruk Yaşar Gürdal, "Bugün 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü’nü teknik bir gezi kapsamında ziyaret ederek öğrencilerimizle birlikte burada yürütülen çalışmaları interaktif bir şekilde deneyimleme fırsatı bulduk" dedi. Etkinliğe katılan öğrencilerden Hilal Kahraman ise, "Tazelenme Üniversitesi öğrencileriyle birlikte derslere katılmak bizim için çok öğretici ve keyifliydi. Yaşlı bireylerle iletişim kurma ve onları daha yakından gözlemleme fırsatı bulduk. Bu deneyim mesleki gelişimimize büyük katkı sağladı" ifadelerini kullandı. Kuşakları bir araya getiren etkinlik, sporun birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koyarken, farklı yaş grupları arasında bilgi ve deneyim paylaşımının önemini vurguladı.
’Türk Ceza Adalet Sisteminde 20. Yılında Denetimli Serbestlik’ konferansı yapıldı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 16:35 ’Türk Ceza Adalet Sisteminde 20. Yılında Denetimli Serbestlik’ konferansı yapıldı Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı ve Anadolu Üniversitesi işbirliği ile ’Türk Ceza Adalet Sisteminde 20.Yılında Denetimli Serbestlik’ başlıklı konferans düzenlendi. Türkiye’de ceza adalet sisteminde köklü bir dönüşümün öncüsü olan Denetimli Serbestlik sistemi, 20’nci yılını geride bıraktı. 20 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu ile uygulamalar, insan odaklı ve onarıcı adalet anlayışıyla ceza infaz sistemine yeni bir boyut kazandırdı. Bu kapsamda, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde bir konferans gerçekleştirildi. "Eğitim ve araştırma yapmanın yanı sıra farklı alanlarda çalışmalar ortaya koymaya çalışıyoruz" Açılış konuşması yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Denetimli Serbestlik uygulamalarının önemine dikkat çekerek, "Üniversite olarak sadece eğitim ve araştırma yapmanın yanı sıra farklı alanlarda çalışmalar ortaya koymaya çalışıyoruz. Bugün burada değerli akademisyenlerimizle Denetimli Serbestlik sistemini değerlendireceğiz. Denetimli serbestlik uygulamalarında yaşanan gelişmeler, sorunlar ve çözümleri değerlendireceğiz. Akademisyenlerimizin katkılarıyla gerçekleşecek konferansımızın paydaşlarımıza ve tüm öğrencilerimize faydalı olacağına inanıyorum" dedi. "Denetimli Serbestlik, 2005 yılında hukuki temellerine kavuşmuştur" Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Türk Ceza Adalet Sistemi’nde modern ve insan odaklı olan Denetimli Serbestlik uygulamalarını 20’nci yılına ulaştırmanın heyecanını yaşadıklarını belirterek, "Denetimli Serbestlik sistemimiz, 2005 yılında yürürlüğe giren 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Kanunuyla hukuki temellerine kavuşmuştur. Bu 20 yıllık süreç, denetimli serbestliğin Türk hukuk sistemi içerisindeki yerini sağlamlaştırdığı, uygulama alanını genişlettiği ve profesyonel bir yapıya kavuştuğu bir dönüşüm hikayesidir" diye konuştu. "Erken tahliye aracı değil, sosyal bir rehabilitasyon sistemi" Başsavcı Karakülah, Denetimli Serbestlik sisteminin sadece bir infaz yöntemi ya da erken tahliye aracı olmadığını vurguladı. Ceza hukuku yaptırımlarının bireyselleştirilmesi ilkesini hayata geçiren, onarıcı adalet anlayışını ön plana çıkaran, sosyal bir rehabilitasyon sistem olduğunu dile getiren Başsavcı Karakülah, Denetimli Serbestlik uygulamalarının akademik ve adli açıdan kapsamlı bir şekilde incelenmesinin uygulama birliğini güçlendirmeye ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine katkı sağlayacağına inandığını söyledi. "Adalet sadece cezalandırmak değil, aynı zamanda iyileştirmek ve fırsat vermektir" Konuşmasının devamında öğrencilere de seslenen Başsavcı Karakülah, sözlerine şöyle devam etti: "Denetimli Serbestliğin geleceği; daha fazla uzmanlaşma, elektronik takip sistemlerinin daha etkin kullanımı, üniversitelerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla daha güçlü iş birlikleri ve en önemlisi, onarıcı adalet felsefesinin sistemin tüm kılcallarına nüfuz etmesiyle şekillenecektir. Değerli hukuk öğrencileri, sizler geleceğin hakim, savcı ve avukatları olarak, bu modern infaz rejimini sadece kanun maddelerinden ibaret görmemelisiniz. Kanunların arkasındaki insan odaklı felsefeyi de benimsemelisiniz. Unutmayınız ki, adalet sadece cezalandırmak değil, aynı zamanda iyileştirmek ve fırsat vermektir." Konferansa katkı sağlayan akademisyenlere plaket takdimi yapıldı Program, Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karakehya’nın moderatörlüğünde sunumlar ile devam etti. TOBB ETÜ Hukuk Fakültesinden Prof Dr. Olgun Değirmenci, "Genel Hatları ile 5275 Sayılı Kanunda Düzenlenen Denetimli Serbestlik Kurumu" başlığıyla; Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Doç. Dr. Hakan A. Yavuz, "Dünü, Bugünü ve Yarınıyla Türkiye’de Denetimli Serbestlik" başlığıyla; ESOGÜ Hukuk Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Semih Yumak, "Türk Ceza Adaleti Sisteminde Yenilikçi Bir Yaklaşım: Denetimli Serbestlik Hizmetleri" başlığıyla konferansta sunum gerçekleştirdi. Sunumların ardından Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Eskişehir Vali Yardımcıları Yakup Güney ve Adem Keleş tarafından konferansa katkı sağlayan akademisyenlere plaket takdim edildi.
Anadolu Üniversitesinde "Yapay Zekâ ve Eğitim Konferansı" gerçekleştirildi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 13:42 Anadolu Üniversitesinde "Yapay Zekâ ve Eğitim Konferansı" gerçekleştirildi Anadolu Üniversitesi Yapay Zekâ Günlükleri kapsamında düzenlenen "Yapay Zekâ ve Eğitim" başlıklı konferans, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyon Koordinasyon Birimi Teknoloji Transfer Ofisi (Arinkom T.T.O.) Yöneticisi Öğr. Gör. Dr. Rabia Taş’ın program yürütücülüğünü üstlendiği etkinliğin konuğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Mustafa Ermiş oldu. "Eğer kendimizi geliştirmek istiyorsak yapay zekâyı çok iyi kullanmanızı öneriyorum" Konferansın açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük şunları söyledi: "Bugün geldiğimiz noktada artık insanın yalnızca kendi zekâsını kullanması rekabet açısından yeterli değil. Kendimizi geliştirmek istiyorsak yapay zekâyı çok iyi kullanmamız gerekiyor. Kendi zekâmızın yanında yapay zekâ araçlarını etkili kullananlar hem kariyerlerinde hem üretkenliklerinde bir adım öne çıkacak. Sadece öğrenciler değil, öğretim üyeleri de bu araçları en verimli şekilde kullanmalı. Bugün her gün bir yenisi çıkan pek çok yapay zekâ aracı var. Dolayısıyla yapay zekâyı doğru kullandığımız sürece bizi çok ileriye taşıyacağına inanıyorum. Bizim gençlerimiz ve milletimiz teknolojiye çok hızlı adapte oluyor. Bu süreci başarıyla tamamlayarak ülkemizin geleceğine olumlu katkılar sunacağınıza inanıyorum." "Yapay zekâyı araba kullanmak gibi düşünmeliyiz" BTK İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Mustafa Ermiş, "Yapay Zekâ ve Eğitim" başlıklı sunumunda şunları söyledi: "Üniversitelere sık sık gidiyoruz ancak bu kadar kalabalık bir ortam her zaman mümkün olmuyor. Bu nedenle hem sizlere hem de daveti ve yapay zekâ konusundaki vizyoner yaklaşımı için Köksal hocama teşekkür ediyorum. Anadolu Üniversitesi’nde olmaktan mutluyum; kampüsünüz gerçekten çok güzel. BTK ve BTK Akademi’yi bilen birçok öğrenci görmek sevindirici. Ne yazık ki bazı üniversitelerde hâlâ yapay zekâyı ‘tez hazırlatma aracı’ olarak gören dar bir bakış açısı var. Oysa ölçme yöntemlerini değiştirmek yerine yapay zekâ ile kavga etmek kimseye fayda sağlamıyor. Yapay zekâyı bir araba gibi düşünürsek; üretim (mühendislik), kullanım ve trafik kuralları olmak üzere üç temel alan vardır. Biz de eğitimlerimizi bu üç çerçevede topluyoruz. Toplum olarak en azından ‘araba kullanma’ kısmında ustalaşmamız gerekiyor. Çünkü bugün yaşanan dönüşüm, daktilodan bilgisayara geçiş kadar büyük. O dönemde uyum sağlayamayanlar nasıl geride kaldıysa, yapay zekâyı kullanmayanlar da hızla geri düşecek. Bu durum yalnızca bireyleri değil, kurumları da etkileyecek. Yapay zekâyı iş süreçlerine entegre edemeyen şirketler hızla geride kalacak. Bu nedenle yapay zekâ araçlarını iyi kullanabilen ‘usta şoförler’ olmalıyız." "Yapay zekâ işleri yok etmiyor, dönüştürüyor" Yapay zekâ sayesinde yenilikçi işlere daha fazla zaman ayrılabildiğini belirten Ermiş sözlerine şöyle devam etti: "Yapay zekâ işleri yok etmiyor, dönüştürüyor. Örneğin eskiden metin yazarı veya grafik tasarımcı arıyorduk; şimdi ise yapay zekâ araçlarını iyi kullanan metin yazarları, tasarımcılar ve video üreticileri arıyoruz. Burada önemli olan sadece tüketici olmamak. Türk toplumu olarak zaman zaman tüketmeyi üretmeye tercih ediyoruz, oysa üretmek de en az tüketmek kadar değerli. Bunun için teknolojiye hâkim olmamız gerekiyor. Öğrendiğiniz bilgileri ülkemizin ve insanlığın yararına kullanmayı unutmayın. Çünkü gelecek, yalnızca teknolojiyi tüketenlerin değil; üreten ve dönüştürenlerin olacak." Konferans sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük tarafından Mustafa Ermiş’e teşekkür belgesi takdim edildi. Konferansa Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Yücel Güney, BTK personeli, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.
Anahtarı üzerinde bırakılan motosikletin çalınma anı kamerada
26 Kasım 2025 Çarşamba - 13:02 Anahtarı üzerinde bırakılan motosikletin çalınma anı kamerada Eskişehir’de 23 yaşındaki kuryenin bakkala girerken kontak anahtarı üzerinde bıraktığı motosikletin 2 dakika içinde çalınma anı güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Polis ekiplerince 4 günde bulunan motosikletin benzinin bitirildiği ve 100 kilometre yol yapıldığı tespit edilirken, şüpheli gözaltına alındı. Eskişehir’de kurye olarak çalışan 23 yaşındaki Hüseyin Yalçıntaş, geçtiğimiz günlerde Hoşnudiye Mahallesi Başak Sokak’ta 26 ALC 861 plakalı motosikletinin kontak anahtarını üzerinde bırakarak bakkala girdi. O sırada B.K. isimli şüpheli kontak anahtarı üzerinde olan motosikleti çalarak uzaklaştı. O anlar güvenlik kamarasına anbean yansırken Hüseyin Yalçıntaş durumu polise bildirdi. Polis 4 günde buldu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Oto Hırsızlık ekiplerince olayla ilgili inceleme başlatıldı. Çalındıktan 4 gün sonra Tepebaşı ilçesi Yaşamkent Mahallesi’nde bulunan motosiklet sahibine teslim edilirken şüpheli B.K. ise işlemleri için karakola götürüldü. Şüphelinin motosikletle yaklaşık 100 kilometre gezdiği ve benzinini bitirdiği görüldü. "Mağduriyetimi karşıladılar, Allah razı olsun" Motosikleti bulunduğu için ekiplere teşekkür eden Hüseyin Yalçıntaş, "17 Kasım 2025 tarihinde, saat 18.30 sıralarında Hoşnudiye Mahallesi Başak Sokak’ta motosikletim çalındı. Motosikleti kaldırımda bırakmıştım, 2 dakika bakkala kadar uğrayıp alışveriş yaptım. Döndüğümde motosikletim yoktu. Kontağı üzerinde bırakmıştım. Ondan sonra 155’i aradım, haber verdim. Ardından, Çarşı Polis Karakolu’na giderek müracaat ettim. Bana motosikletimin bulunacağını söylediler. Bekledim ve aradılar, mutlu oldum. Şu an motosikletimde görünen bir şey yok, çalan kişi sadece plakalığını sökmüş. Emniyet güçlerimize, Asayiş Şube Oto Hırsızlık ekiplerine teşekkür ederim. Mağduriyetimi karşıladılar, Allah razı olsun. Daha önce böyle bir şey başıma gelmemişti. Bundan sonra önlem alacağım. Şu an motosikletimin satış fiyatı 90 bin TL. Yeni aldım sayılır, 8 ay oldu" dedi.
Kontak anahtarı üzerinde bırakılan motosikletin çalınma anı kamerada
26 Kasım 2025 Çarşamba - 12:50 Kontak anahtarı üzerinde bırakılan motosikletin çalınma anı kamerada Eskişehir’de 23 yaşındaki kuryenin bakkala girerken kontak anahtarı üzerinde bıraktığı motosikletin 2 dakika içinde çalınma anı güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Polis ekiplerince 4 gün içinde bulunan motosikletin benzinin bitirildiği ve 100 kilometre yol yapıldığı tespit edilirken, şüpheli gözaltına alındı. Eskişehir’de kurye olarak çalışan 23 yaşındaki Hüseyin Yalçıntaş, geçtiğimiz günlerde bakkala girmek için Hoşnudiye Mahallesi Başak Sokak’ta 26 ALC 861 plakalı motosikletinin kontak anahtarını üzerinde bırakarak park etti. O sırada motosikletin kontak anahtarının üzerinde olduğunu fark eden B.K. isimli şüpheli motosiklete binip oradan uzaklaşıyor. Hırsızlık anı güvenlik kamarasına anbean yansıdı. Yaşanan hırsızlık anları bir güvenlik kamerasına anbean yansıdı. 8 ay önce 90 bin TL’ye motosikletini alan Hüseyin Yalçıntaş çaresiz bir şekilde polise durumu bildirdi. Polis 4 günde içinde buldu Olay ile ilgili İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Oto Hırsızlık ekiplerince olayla ilgili inceleme başlatıldı. Çalındıktan 4 gün sonra Tepebaşı ilçesi Yaşamkent Mahallesi’nde bulunan motosiklet sahibine teslim edilirken şüpheli B.K. ise işlemleri karakola götürüldü. Şüphelinin motosikletle yaklaşık 100 kilometre gezdiği ve benzinini bitirdiği görüldü. Yalçıntaş, motosikleti bulunduğu için oldukça mutlu olurken, ekiplere teşekkür etti. "Mağduriyetimi karşıladılar, Allah razı olsun" Konuyla alakalı konuşan Hüseyin Yalçıntaş, "17 Kasım 2025 tarihinde, saat 18.30 sıralarında Hoşnudiye Mahallesi Başak Sokak’ta motosikletim çalındı. Motosikleti kaldırımda bırakmıştım, 2 dakika bakkala kadar uğrayıp alışveriş yaptım. Döndüğümde motosikletim yoktu. Kontağı üzerinde bırakmıştım. Ondan sonra 155’i aradım, haber verdim. Ardından, Çarşı Polis Karakolu’na giderek müracaat ettim. Bana motosikletimin bulunacağını söylediler. Bekledim ve aradılar, mutlu oldum. Şu an motosikletimde görünen bir şey yok, çalan kişi sadece plakalığını sökmüş. Emniyet güçlerimize, Asayiş Şube Oto Hırsızlık ekiplerine teşekkür ederim. Mağduriyetimi karşıladılar, Allah razı olsun. Daha önce böyle bir şey başıma gelmemişti. Bundan sonra önlem alacağım. Şu an motosikletimin satış fiyatı 90 bin TL. Yeni aldım sayılır, 8 ay oldu" dedi. (BT-Y)
SBF’de "Yerel Yönetimlerde Sosyal Hizmet" semineri düzenlendi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 12:30 SBF’de "Yerel Yönetimlerde Sosyal Hizmet" semineri düzenlendi Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde (SBF) Sosyal Hizmette Kariyer Günü etkinlikleri kapsamında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nde (EBB) görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Derya Yavlar tarafından ‘Yerel Yönetimlerde Sosyal Hizmet: Bir Uzman Olarak Kariyerim’ başlıklı seminer düzenlendi. Seminere SBF Dekanı ve Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Aliye Mavili ile çok sayıda öğrenci katıldı. Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü mezunu olan Yavlar, kendi bölümünde öğrenimlerine devam eden birinci sınıf öğrencileriyle mesleki deneyimlerini ve kariyer yolculuğunu paylaştı. Sosyal hizmetin büyük bir disiplin ve titizlik gerektirdiğini vurgulayan Yavlar, sahada karşılaşılan her bilginin ve detayın büyük önem taşıdığını ifade etti. "Mezun olduğunuzda kendinizi yetersiz görmeyin" Üniversitede teorik eğitimin ağırlıklı olduğunu, sahaya çıkıldığında bu bilgilerin ne kadar değerli olduğunun anlaşıldığını belirten Yavlar şunları söyledi: "Burada aldığım teorik eğitimin önemini mezun olduğumda çok daha iyi gördüm. Hepsini kitaplarda göreceksiniz ve sahada bu bilgilerle mutlaka karşılaşacaksınız. Deneyim kazandıkça her şey daha iyi oturuyor. Yeni mezun olduğum dönemde kendimi biraz özgüvensiz hissediyordum. Ancak buradan mezun olduğunuzda bir sosyal hizmet uzmanı olarak yeterli olacaksınız. Kendinizi küçük görmeyin, ‘Deneyimim yok, başvurmayayım’ demenize hiç gerek yok." "Sosyal hizmet merkezinde staj yapmak beni hazırladı" Staj ve saha deneyimlerinden de söz eden Yavlar, sosyal hizmet merkezinde yaptığı stajın kendisi için çok hazırlayıcı olduğundan bahsederek şunları söyledi: "Sosyal inceleme hazırlamak, farklı türde vakalar görmek önemli bir deneyimdi. Engelli bireyler, çocuklar ve yaşlılarla çalıştım. Daha çok kadınlar üzerinden destek alan ailelerle görüşmeler gerçekleştirdim. Zamanla sosyal inceleme raporlarını önce üstlerimizle birlikte, sonra tamamen kendimiz yazmaya başladık. Sosyal inceleme raporu sosyal hizmetin en kilit noktası. Çünkü bizim alanımızda sosyologlar, çocuk gelişimcileri, belki yeni eğitim almış kişiler ile karşılaşacaksınız. Sizi bir sosyal hizmet uzmanı olarak ayrıştıran en temel nokta, sosyal bu raporlarda gösterdiğiniz hassasiyettir." Seminer, soru-cevap bölümüyle devam etti. Program, SBF Dekanı Prof. Dr. Aliye Mavili’nin Derya Yavlar’a teşekkür belgesi ve hediye takdimiyle sona erdi.
İskenderun’dan gelen lezzet
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:15 İskenderun’dan gelen lezzet Eskişehir’e İskenderun’dan getirilen yılan balığı, restoranlara ve özel müşterile satılıyor. Geçen senenin aksine, bu yıl hamsi, istavrit ve sardalya türlerinde ciddi bir bolluk yaşandığını belirten Erkan Aslanbenzer, ayrıca, Mersin ve İskenderun’dan özel olarak getirdikleri ve genelde lüks restoranlar ile özel müşterilerin tercih ettiği yılan balığına olan ilginin de devam ettiğini aktardı. Balıkçı Aslanbenzer, yılan balığı ve ıstakozun pişirme yöntemleri ve kilosu 4 bin doları bulan havyar hakkındaki detayları da paylaştı. "Bu sene hamsi, istavrit ve sardalya bol" Yılan balığının Eskişehir’e gelişi ve diğer balıklar hakkında bilgiler veren Aslanbenzer, "Yılan balığı Mersin İskenderun’a özel bir balıktır. Ekstra oradan çıkar. Buraya oradan otobüslerle, soğutucu arabalarla gelmektedir. Bu sene hamsi bol, hâlâ bitmedi. Geçen sene palamut boldu. Bu sene maşallah hamsi 200, sardalya 150, istavrit ise 200 TL. Geçen sene palamut ve çinekop boldu. Bu sene palamut, çinekop yok. Bu sene hamsi, istavrit ve sardalya bol" dedi. "Yılan balığını restoran ve özel müşterilerimiz çok tercih ediyor" Eskişehirlilerin yılan balığına karşı bakışını değerlendiren Erkan, "Yılan balığını bulan, getiriyor. Eskişehir balıkçı esnafından İskenderun ile çalışan bizim dışımızda pek balıkçı yok. Dolayısıyla yılan balığını Eskişehir’de görmek pek mümkün değil. Fazla tüketilen, tercih edilen bir balık değil. Restorantlar ve özel müşterilerimiz alıyor. Istakoz balığımız mürekkebiyle beraber geldi. Marmara’dan, Karadeniz’den, her yerden çıkabiliyor ama çok az çıkan bir balık. Bu sefer 100 kilo yılan balığı getirdik. Şu an 15 kilo kaldı. Birkaç gün içinde kalanları da satacağımızı düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Havyarın kilosu 4 bin dolar civarında" Yılan balığı ve ıstakozun en güzel nasıl yapılacağından bahseden Erkan Aslanbenzer, "Yılan balığının en güzeli tava da olur. Bunları palamut gibi ince ince dilim yapıyoruz. Mısıra bulayıp tava da yapınca tadı çok güzel oluyor. Istakoza gelince, ıstakozumuz canlı canlı suya atılıp pişiriliyor. Sonra çıkarıp tereyağında fırında yapılıyor. Havyarı alınıyor, ayrı bir yere koyuluyor. Havyarı ölmeden, canlı canlı alıyoruz. Sonra kaynar suda kaynatıp, en son fırına tereyağına yatırıyoruz. Havyarın kilosu ortalama 4 bin dolar civarında. Siyah havyar pek bulunmuyor. Bunu bu şekliyle havyarıyla birlikte 4 bin lira civarında satabiliriz. Havyarını alırsak 2 bin liraya satabiliriz" diye anlatı.