Yerel Haberler
Eskişehir
Vali Erdinç Yılmaz, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümünü kutladı 09 Nisan 2026 Perşembe - 11:48:46 Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181. yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Haftası dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Mesajında Eskişehir’in güvenli şehir kimliğine vurgu yapan Yılmaz, "Polisimiz, devletimizin şefkatli ve kudretli elini temsil etmektedir" dedi. Türk Polis Teşkilatı’nın aziz milletin can ve mal güvenliğini büyük bir özveriyle koruduğunu belirten Vali Yılmaz, teşkilatın modern donanımı ve eğitimli personeliyle Eskişehir’in her sokağında güven verdiğini vurguladı. Emniyet teşkilatının sadece suçla mücadelenin değil, toplumsal dayanışmanın ve huzurun da sarsılmaz bir teminatı olduğunu ifade eden Aksoy, tüm personelin bu anlamlı haftasını kutladı. "Eskişehirlilere canla başla hizmet etme gayreti içindeler" Gücünü yasalardan, desteğini ise milletten alan emniyet teşkilatına duyduğu güveni dile getiren Vali Yılmaz, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Güvenli şehir Eskişehir’imizin ve ülkemizin asayişini büyük bir özveriyle koruyan Türk Polis Teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyoruz. Gücünü yasalardan, desteğini ise aziz milletimizden alan emniyet teşkilatımız; sadece suçla mücadelenin değil, toplumsal dayanışmanın ve huzurumuzun da sarsılmaz teminatıdır. Modern donanımı ve eğitimli personeliyle Eskişehir’imizin her sokağında güven veren polisimiz, devletimizin şefkatli ve kudretli elini temsil etmektedir. Eskişehir Emniyet Teşkilatımızın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hizmetin en iyisine layık olan Eskişehirlilere canla başla hizmet etme gayreti içinde olacağına inanıyor ve onlara güveniyorum." "Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum" Vali Yılmaz, mesajının sonunda vatan uğruna canlarını feda eden emniyet mensuplarını anarak, "Bu anlamlı haftada, vatanı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor; Emniyet Müdürlüğümüzün her kademesinde görev yapan personele ve ailelerine sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:59 Demans sürecinde ailelere uyarılar Demans hastalarının uzun bakım sürecinde aile içi iş bölümü yapılması ve bakım verenlerinin önce kendi sağlıklarını korumasının hayati önem taşıyor. Eskişehir’de hizmet veren Özel Ümit Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Nuray Can Uluğ, demans hastalarının bakım sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Demansın yalnızca hastayı değil, hasta yakınlarını da etkileyen zorlu bir süreç olduğunu belirten Uluğ, ailelerin bilinçli ve hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Demansa en sık neden olan hastalığın Alzheimer olduğunu ifade eden Dr. Uluğ, hastalığın evreler halinde ilerlediğini ve her dönemde farklı ihtiyaçların ortaya çıktığını belirtti. Bu nedenle hasta yakınlarının sürece hem maddi hem de manevi olarak hazırlanmasının önem taşıdığını vurguladı. Hastalığın ilk evrelerinde hastaların büyük ölçüde bağımsız yaşayabildiğini ancak kaybolma ve dolandırılma gibi risklere karşı önlem alınması gerektiğini söyleyen Dr. Nuray Can Uluğ, orta evrede ev içi güvenliğin artırılması gerektiğine dikkat çekti. "Kapıyı kilitlemek tek başına yeterli değildir, daha kapsamlı önlemler alınmalıdır" dedi. İleri evrede ise hastaların tam bakıma ihtiyaç duyduğunu belirtti. Aile içinde iş bölümü yapılmalı Bakım sürecinin uzun yıllar sürebileceğini ifade eden Dr. Uluğ, her evrenin ortalama 4-5 yıl devam edebileceğini söyledi. Bu nedenle bakımın tek bir kişi tarafından yürütülmesinin zor olduğunu belirterek, aile içinde görev paylaşımı yapılmasının önemine değindi. İletişimde sade dil önemli Demans hastalarıyla iletişimde basit ve net bir dil kullanılması gerektiğini belirten Dr. Uluğ, hastaların zorlanmaması ve sabırlı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini ifade etti. Bakım verenler de korunmalı Hasta yakınlarının kendi sağlıklarını ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Uluğ, "Bu süreç oldukça yıpratıcıdır. Bakım verenin de psikolojik ve fiziksel olarak iyi olması gerekir" dedi. Sürecin doğru yönetilmemesi durumunda hasta yakınlarında da ciddi sorunlar ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:51 Eskişehir merkezli 6 ilde uyuşturucu operasyonu Eskişehir merkezli 6 ilde, polis ekiplerince uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 11 şüpheli adliyeye sevk edildi. Gözaltına alınan 5 şüphelinin yakalandıkları illerdeki emniyet müdürlüklerinde işlemlerinin devam ettiği öğrenilirken, soruşturma kapsamında daha önce tutuklanan 4 kişiyle birlikte operasyondaki toplam şüpheli sayısı 20 oldu. Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde zehir tacirlerine yönelik bir çalışma başlatıldı. Eskişehir merkezli olmak üzere Ankara, Antalya, Iğdır, Mardin ve Şanlıurfa illerinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar yapıldı. Çok miktarda kokain ile hassas teraziler ele geçirildi Soruşturma çerçevesinde şüphelilerin ikametlerinde ve araçlarında yapılan aramalarda, uyuşturucu maddeler ve ticaretinde kullanılan ekipmanlar ele geçirildi. Yapılan aramalarda; 779,81 gram kokain, 161,64 gram sentetik kannabinoid (bonzai), 239 adet Ecstacy hap, 24,91 gram esrar, 18 mililitre likit esrar, 29 adet sentetik ecza hap, 6 adet hassas terazi ve 1 adet kurusıkı tabanca ele geçirildi. Soruşturma kapsamında yüpheli sayısı 20’ye ulaştı Gözaltına alınan 16 şüpheliden 11’i Eskişehir’de işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, 5 şüphelinin ise yakalandıkları illerdeki emniyet müdürlüklerinde işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. Öte yandan, aynı soruşturma kapsamında daha önceki tarihlerde yapılan ara yakalamalarda tutuklanan 4 şüphelinin de dosyaya dahil edilmesiyle birlikte operasyon kapsamındaki toplam şüpheli sayısı 20’ye ulaştı.
Öğrenciler İBAN dolandırıcılığı hakkında bilinçlendirildi
25 Mart 2026 Çarşamba - 16:27 Öğrenciler İBAN dolandırıcılığı hakkında bilinçlendirildi Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, İBAN dolandırıcılığıyla ilgili öğrencilere bilgilendirmede bulundu. Son zamanlarda artan dolandırıcılık olaylarında kullanılan hesap kiralama yöntemi ile özellikle gençler olmak üzere birçok vatandaş mağdur edilirken, banka hesaplarını kiralayanlar ve kullandıranlar ağır cezalar ile karşı karşıya kalıyor. Bu kapsamda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından vatandaşların bilinçlendirilmesi ve mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla farkındalık çalışması başlatıldı. İlki Eskişehir Teknik Üniversitesi’nde (ESTÜ) gerçekleşen panelin ikincisi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) yapıldı. "Ciddi sonuçları var" ESOGÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde bulunan Prof. Dr. Fazıl Tekin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarının önemli bir sorun hâline geldiğini vurguladı. Karakülah, "Bu süreçte dikkat çekmek istediğimiz konulardan biri ise banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılması veya kiralanmasıdır" dedi. "Bu durum telafisi güç mağduriyetlere yol açmaktadır" Özellikle gençelerin ve üniversite öğrencilerinin kolay kazanç vaadiyle ya da farkında olmadan banka hesaplarını kullandırdıklarını vurgulayan Başsavcı Karakülah, "Bilinmelidir ki bu tür davranışlar sadece etik açıdan değil, hukuki açıdan da ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Hesabını kullandıran kişi, dolandırıcılık suçunun doğrudan faili olmasa bile, suça iştirak eden ya da suç gelirinin aklanmasına aracılık eden kişi olarak yargılanabilmektedir. Bu durum da telafisi güç mağduriyetlere yol açmaktadır. Sevgili öğrenciler, hiçbir maddi kazanç vaadi, geleceğinizi riske atmaya değmez. Banka hesapları kişiye özeldir ve hukuken sorumluluğu da tamamen hesap sahibine aittir. ‘Sadece hesabını kullanacağız’, ‘Kısa süreliğine lazım’, ‘Hiçbir sorumluluğun olmayacak’ gibi ifadeler çoğu zaman suç organizasyonlarının kullandığı yanıltıcı söylemlerdir" şeklinde konuştu. Öğrencilerle soru-cevap yapıldı Konuşmanın ardından gerçekleştirilen panelde, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Savaş Kılıç ile birlikte Eskişehir Cumhuriyet Savcıları Argun Demir Kandemir ve Köksal Sekmen, panele katılan öğrencilere bilişim suçları ve banka hesaplarının kullandırılmasının sonuçları ile ilgili bilgiler aktardılar. Katılımın yoğun olduğu panel, öğrencilerin yönelttiği sorular cevaplanarak sonlandı. Programa; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah’ın yanı sıra ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, Cumhuriyet Savcıları ile birlikte çok sayıda akademisyen ve üniversite öğrencisi katıldı.
TCMB Başkan Yardımcısı Akçay: "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz"
25 Mart 2026 Çarşamba - 16:22 TCMB Başkan Yardımcısı Akçay: "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz" Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü tarafından başlatılan ‘İktisat Buluşmaları’ etkinliğinin ilki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Dr. Cevdet Akçay’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Akçay konuşmasında, "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz" dedi. ‘Gelişmekte Olan Bir Ekonomide Enflasyonla Mücadele: Türkiye’den Dersler’ konulu seminerde konuşan Dr. Cevdet Akçay, enflasyonla mücadele konusuna değinerek, "Merkez Bankası olarak enflasyonla mücadele noktasında oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz. Bugün, alışılagelmişin dışında, daha teknik ama bir o kadar da güncel veriler üzerinden Türkiye ekonomisinin rotasını ve enflasyon görünümünü konuşmak istiyorum. Biz göreve geldiğimizde enflasyon nasıldı, şimdi nasıl? Buna bu şekilde bakmalıyız. İki yıl on aylık süreçte 12 puanlık bir düşüş sağladık. Ancak ‘Bu kadar mı yaptınız?’ demek de ayrı bir problemdir. İkinci problem ise aktarım mekanizmasıdır. Merkez bankasının faiz politikası sonrasında bu aktarımın ekonomiye, diğer faizlere, toplam talebe ve buradan enflasyona nasıl yansıdığını ifade eden mekanizmanın, biz göreve geldiğimizde işleyebilmesi için gerekli olan bütün bağlantıları kopuktu" dedi. "Bankanın sisteme ihtiyacı yoksa, yukarı çekilen faizin karşılığı olmuyor" Akçay, sözlerinin devamında, "Bizden önceki dönemlerde şirketlerin, sürreal faizlerle kendilerini fonlayarak nakit biriktirmiş olmaları, bankacılık sistemine ihtiyaç duymadıklarının göstergesidir. Eğer siz politika faizini çok yüksek bir seviyeye çekerseniz, normal şartlarda diğer tüm faizler de buna paralel olarak yükselir. Sistemde kendini fonlama ihtiyacı olan şirketler, bu yüksek maliyetler nedeniyle zorlanır. Ancak bankacılık sistemine ihtiyaç yoksa, yukarı çekilen faizin bir karşılığı olmaz" ifadelerini kullandı. Bu tür konferansların devam etmesi planlanıyor TCMB Başkan Yardımcısı Dr. Cevdet Akçay’ın konuşmasının ardından soru-cevap bölümüne geçildi ve seminer sona erdi. Kamu ve üniversite çevrelerini bir araya getirmeyi hedefleyen seminer dizisinin ilk buluşmasında Türkiye ekonomisi ve enflasyon konuları ele alındı. Düzenli olarak devam etmesi planlanan bu konferanslar zinciriyle ekonomi dünyasından önemli isimlerin akademiyle buluşturulması hedefleniyor. Programa; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sezgin Açıkalın, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Halil Cem Sayın, İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erol Kutlu, öğretim elemanları ve öğrenciler yoğun katılım gösterdi.
Down Sendromu farkındalığı için anlamlı buluşma
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:52 Down Sendromu farkındalığı için anlamlı buluşma Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Türkiye Down Sendromu Derneği iş birliğiyle ‘Down Sendromu Farkındalık Etkinliği’ gerçekleştirildi. Etkinlik, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda yapıldı. Program kapsamında panel, sergi açılışı ve çeşitli gösteriler yer aldı. Panel bölümünün açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, tüm katılımcılara teşekkür ederek, "Down sendromlu bireyler hayata +1 ile başlar. Dolayısıyla hayatta önemli olan, eksikliği değil bu artı değerleri görebilmek ve bunu yalnızca bir gün değil, her gün hatırlayabilmektir. Bu noktada eğitim kritiktir; çünkü farkındalık oluşturur, kapsayıcılığı güçlendirir ve toplumu dönüştürür" dedi. "Ailelerin çocuklarla kurduğu iletişim, gelişim sürecinde temel rol oynar" Panelde konuşan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken ise erken çocukluk döneminde kurulan etkileşimin belirleyici rolüne dikkat çekti. Özellikle 0-9 yaş aralığının kritik olduğunu belirten Diken, ailelerin çocuklarla kurduğu iletişimin gelişim sürecinde temel rol oynadığını ifade ederek, "Çocuklar uyanıkken ve etkileşimler aracılığıyla öğrenir. Öğrenme, anlık yaşantıların anlamlandırılmasıyla gerçekleşir" diye belirtti. "Onlar bize iyi insan olmayı öğretiyor" Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Down sendromlu bireylerin topluma kattığı manevi değere dikkat çekti. Hancı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Down sendromlu bireyler dünyaya, bizlerin çoğu zaman unuttuğu bir pencereden bakar. Bizler onlara bir şey öğretmeye çalışırken aslında onlar bize iyi insan olmayı öğretir. Eğitim camiası olarak bizler, kapsayıcı eğitim anlayışıyla her öğrencimizin potansiyelini ortaya çıkarmayı ve onları hayata en donanımlı şekilde hazırlamayı temel bir görev kabul ediyoruz." "Gerçek engel zihinlerdeki kalıplardadır" Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, farkındalığın ötesine geçerek ‘dâhil etme’ vurgusu yaptı. Bozkurt, "Gerçek engel kromozom sayılarında değil, zihinlerdeki kalıplarda ve toplumsal önyargılardadır. Bu kapsamda onlara sadece kapıları açmakla kalmamalı, o kapıdan birlikte yürümeliyiz" ifadelerini kullandı. Down sendromuna ilişkin toplumsal algı Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen, down sendromuna ilişkin toplumsal algıya değinerek 21 Mart’ın kendileri için bir farkındalık gününden öte anlam taşıdığını ifade etti. Toplumsal sorumluluğun önemi Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu ise, Eskişehir’in özel bireyler için örnek bir şehir olduğunu belirterek toplumsal sorumluluğun önemini vurguladı. Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerileri Panelin bir diğer konuşmacısı, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Ergenekon oldu. Ergenekon, Down sendromlu bireylerin günlük yaşam becerilerine odaklanarak "Serbest zaman etkinlikleri bireyin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini artırır. Bu becerilerin sistemli şekilde öğretilmesi gerekiyor" dedi. Panelin ardından etkinlikte Down sendromlu bireyler tarafından hazırlanan çalışmalar sergilenirken, katılımcılar farkındalık mesajları verdi. Etkinlik, konuşmacılara çiçek takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Etkinliğe; Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı, Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim Koordinatörü Uğur Bozkurt, Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu, Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Eskişehirli genç şefler mutfakta devleşti: Kırşehir’den madalyalarla döndüler
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:52 Eskişehirli genç şefler mutfakta devleşti: Kırşehir’den madalyalarla döndüler Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Kırşehir’de düzenlenen 2. Uluslararası Gastronomi ve Aşçılık Yarışması’nda Eskişehirli öğrenciler damga vurdu. Kentin iki köklü meslek lisesi, sergiledikleri performansla altın, gümüş ve bronz madalyaları topladı. Millî Eğitim Bakanlığı koordinesinde gerçekleştirilen yarışma, genç şef adaylarını bir araya getirdi. Türk mutfağının kültürel mirasını yaşatmak, geleneksel lezzetleri modern dokunuşlarla geleceğe taşımak amacıyla düzenlenen organizasyonda; sürdürülebilirlik, yerel ürün bilinci ve sıfır atık temaları ön plana çıktı. Yarışmaya Eskişehir’den katılan Sıdıka Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, hazırladıkları tabaklarla jüriden tam not aldı. Hem altın madalya hem bölge üçüncülüğü Yarışmanın İç Anadolu Bölgesi kategorisinde hünerlerini sergileyen Sıdıka Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, özgün sunumları ve teknik becerileriyle altın madalya kazanarak büyük bir gurur yaşattı. Başarılarını sadece birincilikle sınırlamayan öğrenciler, aynı zamanda elde ettikleri bölge üçüncülüğü derecesiyle de Eskişehir’in gastronomi alanındaki iddiasını kanıtladı. Gümüş madalya Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı MTAL’ye gitti Eskişehir’in bir diğer temsilcisi olan Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri de mutfaktaki yenilikçi fikirlerini konuşturdu. Teknik disiplinleri ve yöresel ürünleri modern tekniklerle harmanlayan ekip, jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda gümüş madalya kazanarak kürsüde yerini aldı. Eskişehir’in mesleki ve teknik eğitimdeki gücünü bir kez daha gözler önüne seren öğrenciler ve danışman öğretmenler, ödül töreninin ardından büyük mutluluk yaşadı. Yetkililer, yerel mutfak kültürünün korunması ve gençlerin bu alanda teşvik edilmesinin önemine vurgu yaparak, emeği geçen tüm eğitimci ve öğrencileri tebrik etti.