Yerel Haberler
Eskişehir
29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:26 Akran zorbalığı davasında tahliye kararı tartışma çıkardı Eskişehir’de 4 öğrenci tarafından darp edilerek omuriliği zarar gören ve çenesinde kalıcı hasar oluşan Nail Kayra davasında, yaklaşık 3 aydır tutuklu bulunan 4 çocuğun adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine mağdur aile tepki gösterdi. Odunpazarı ilçesi Vişnelik Mahallesi Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan akran zorbalığı olayında sıcak bir gelişme yaşandı. Okul çıkışında bir grup öğrenci tarafından feci şekilde darp edilen, saldırı sonucu omuriliği zarar gören ve çenesindeki hasar sebebi ile uzun süre sıvı gıdayla beslenmek zorunda kalan Nail Kayra Altınkama’nın hukuk mücadelesinde ilk duruşma görüldü. Mahkeme, tutuklu yargılanan çocuklar A.L., E.İ.A., O.G. ve Y.Z.’nin, yaşları ve tutukluluk süreleri göz önünde bulundurularak adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar verdi. Dava sonrası adliye çıkışında iki aile arasında gerginlik yaşanırken, suça sürüklenen çocukların ailelerinin mağdur tarafa "Adalet yerini buldu" demesi üzerine tartışma çıktı. "Yeğenim bir hafta sonra ameliyat masasına yatacak" Mağdur çocuğun hem akrabası hem de avukatı olan Muhammet Şirvan, mahkeme çıkışında yaşanan tartışmaya ve tahliye kararına tepki göstererek, "Ailenin avukatı olmamın ötesinde, bu zorbalığı bizzat yaşayan taraftan biriyim. Sekiz yıllık meslek hayatımda başıma böyle bir şey geleceğini düşünmezdim. Yeğenim Nail Kayra, hunharca bir zorbalığa maruz kaldı. Günlerce sıvı ile beslendi, ailece büyük eziyetler çektik. Bugün üç aylık tutukluluk neticesinde bir tahliye kararıyla karşı karşıyayız. Mahkemeden çıkıyoruz, ailenin bize tepkisi adaletin yerini bulduğu yönündedir. Bu ne kadar acı bir ifadedir. Benim yeğenimin bir hafta sonra burada ameliyatı var" dedi. "Muşta ile omuriliğine vuruldu, geleceği mahvoldu" Olayın vahametini kamera kayıtlarının açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Avukat Şirvan, "Kamera kayıtlarında her şey ortada; hiçbir şey söyleyemeden hunharca darp edildi. Muştayla omuriliğinden zedelendi ve çenesinde kalıcı hasar var. Yeğenimin geleceği mahvoldu ama aile adaletin yerini bulduğunu söylüyor. Adalet yerini falan bulmadı. Bu şekilde akran zorbalığının önüne geçemeyiz. Hakim bizi sosyal medyada kelimelerimize dikkat etmemiz konusunda uyardı; biz dikkat ederiz ama karşı tarafta bu bilinç yok" ifadelerini kullandı. Şirvan, karara itiraz edeceklerini dile getirdi. "Bu davanın örnek teşkil etmesini isterdim" Mağdur çocuğun babası Cahit Altınkama ise, karşı tarafın "Adalet yerini buldu" diyerek kendilerini tahrik ettiğini belirterek, "Ne denilebilir ki; adaletin yerini bulup bulmadığını bilemiyorum. Karardan kesinlikle memnun değilim. Her şey aileden ve çocuk terbiyesinden başlıyor. Eğitim ve öğretim yuvaları sadece sonraki aşamalardır. Çocuklar şiddete eğilimli yetiştiriliyor. Ben bu davanın toplumda bir örnek teşkil etmesini, akran zorbalığının cezalandırılacağını göstermesini isterdim ama maalesef tahliye edildiler" diye konuştu.
Onun karikatür çizim sevgisi bitmedi
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:55 Onun karikatür çizim sevgisi bitmedi Eskişehir’de eskiden karikatürcü olan ve hala severek çizim yapmaya devam eden 60 yaşındaki Furkan Tangüner, çini mürekkebi ile üzerine ilginç resimler ve desenler yaptığı süs ürünleri ile kendisine ek gelir kaynağı oluşturdu. Sosyal medyanın yaygınlaşması ile birlikte gazete ve dergi satışları azaldı, karikatür kültürü ise bitme noktasına geldi. Mizahın sosyal medyadaki hızlı içeriklere yerini bırakması sonucunda birçok eski çizer karikatür yapmayı bıraktı. Eskişehir’de eskiden karikatürcülük yapan isimlerden birisi olan Furkan Tangüner ise, mesleğinden uzaklaşmasına rağmen çizim yapmaya devam etti. Hobi olarak şimşir ağacı, taş ve seramik gibi farklı malzemelerin üzerine çini mürekkebi ile resimler ve desenler çizen Tangüner, bir süre sonra bu süs ürünlerini satarak ek gelir kaynağı oluşturdu. Kendi yaş grubundaki bazı insanların elleri titrerken hala kalem tutmaya devam eden yaşlı çizer, toplu sipariş geldiği zaman oturup her bir ürünü tek tek çizdiğini belirtti. "Çizgiyi farklı bir şekle soktum, böyle bir iş icat oldu" Yaklaşık 25 yıldır çizer olduğunu ifade eden Furkan Tangüner, "Daha önceden gazetede çalıştım. Karikatür çizdiğimiz dönemlerde sayfa tasarlıyorduk, düzenini yapıyorduk. Mizahi yazılar, karikatürler, çizgi romanlar Sonra aklıma fikir geldi, biraz da tesadüfi oldu. Çizgiyi farklı bir şekle soktum. Genelde ahşap olmak üzere şimşir ağacı, taş ve seramik gibi değişik malzemelerin üzerine çini mürekkebi ile resim, desen çiziyorum. Bunların üretimini yapıyorum. Benim açımdan üretim aşaması çok keyifli. Oturuyorum, aklıma geldiği şekilde çiziyorum. İnce ince hepsini işliyorum, detay giriyorum" dedi. "Çizim işi biraz fedakarlık gerektiriyor, ticari düşüncelerle çıkılacak yol değil" Toptan sipariş geldiği zaman günlük yaklaşık 20 ürün yaptığını dile getiren Tangüner, "Bunların hiçbirisi fabrikasyon değil. Belli bir tempo tutturuyorsun, öyle gidiyor. Hepsi tamamen aynı olmuyor ama bir şekilde benzer. Çizim işi biraz fedakarlık gerektiriyor, ticari düşüncelerle çıkılacak yol değil. Ben severek çizim yaptığım için böyle bir şeye dönüştü. Çizgiyle uğraşmayı seviyoruz" ifadelerini kullandı. "İnsanlar internette kendi esprilerini yapmaya, kısa kısa videolar çekmeye başladılar" Günümüzde karikatür kültürünün bitme noktasına gelmesiyle ilgili de değerlendirmede bulunan Tangüner, sözlerine şöyle devam etti: "Karikatürü çiziyorsun ama bir yerde yayınlatamadıktan sonra anlamı yok. Bu sebeple zaman içerisinde böyle şeylere ilgi göstermeye başladım. Günümüzde karikatür ve espri farklılaştı. İnsanlar internette kendi esprilerini yapmaya, kısa kısa videolar çekmeye başladılar. Bir anlamda karikatür şekil değiştirdi. Bu durum karikatürcüler açısından olumlu değil ama insanlar gülüp eğleniyorlar. Çeken eğleniyor, izleyen gülüyor; bu açıdan değerlendirirsek olumlu bir değişim olduğu söylenebilir."
Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası’ndan yeni yıl konseri
23 Aralık 2025 Salı - 14:43 Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası’ndan yeni yıl konseri Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı bünyesinde faaliyet gösteren Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası (ASO), ’Yeni Yıl Konseri’ ile sanatseverlerle buluştu. Eskişehir Belediye Sanat ve Kültür Sarayı Opera Salonu’nda gerçekleştirilen konserde orkestrayı Şef Ozan Evrim Tunca yönetirken, gecenin solisti soprano Bengisu Yaman oldu. Eskişehirlilerin yoğun ilgi gösterdiği konserde, klasik müzik repertuvarının seçkin eserleri seslendirildi. Yeni yıl temasıyla hazırlanan konser, dinleyicilere klasik müziğin farklı dönemlerinden seçilen eserlerle zengin ve coşkulu bir sanat şöleni sundu. Müzikseverler konseri uzun süre alkışladı. Konser programında Johann Strauss II’nin "Yarasa Uvertürü" ve "Pizzicato Polka", Heitor Villa-Lobos’un "Bachianas Brasileiras No. 5", Georges Bizet’nin "Ouvre ton cur" ile Pyotr Ilyich Tchaikovsky’nin "Fındıkkıran Süiti"nden "Rus Dansı" ve "Çiçek Valsi" yer aldı. Programın ikinci bölümünde ise Bizet’nin "Carmen Süiti No. 1 - Matadorlar", Gustave Charpentier’nin "Louise: Depuis le jour", Antonn Dvok’ın "Slavonic Dance No. 8", Giuseppe Verdi’nin " strano! Sempre libera", Arturo Mrquez’in "Danzon No. 2" ve Johann Strauss I’in "Radetzky Marşı" seslendirildi. Etkinliğe; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Bülent Akdeniz ile Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Erdal Uludağ katılım sağladı.
Yurt dışından telefon alışverişi devri kapanıyor
23 Aralık 2025 Salı - 10:45 Yurt dışından telefon alışverişi devri kapanıyor Yurt dışından bireysel olarak getirilen cep telefonlarının pasaport kayıt harcının 2026 yılında 57 bin 241 TL 26 kuruş olması bekleniyor. Eskişehir’de uzun zamandır telefon tamiri ve satışı yapan Yiğit Aytekin ise bu durumda yurt dışından yapılan telefon alışveriş devrinin biteceğini belirtti. Halihazırda 45 bin 614 TL olan kayıt ücretinin, yeni yılda 57 bin 241 TL kuruş seviyesine çıkması öngörülüyor. Bu durumun yurt dışı telefon pazarını tamamen bitirme noktasına getireceği belirtiliyor. Öte yandan ise oluşan bu yüksek kayıt ücretine karşılık bazı vatandaşlar, piyasada 5-6 bin liraya satılan cihazlara daha önce kayıt ettirilmiş cihazların numaralarının kopyalanması gibi illegal yöntemlere yönelme eğilimi gösteriyor. Uzun yıllardır Eskişehir’de telefon satışı ve tamiri yapan Yiğit Aytekin ise telefonlarda bu yönetim bir durum ve suç teşkil ettiğini kesin bir dille hatırlattı. Yasa dışı pasaport numara kopyalama işlemlerinin büyük idari ve maddi cezalara neden olduğunu belirten Aytekin, güvenlik risklerine de dikkat çekti. "Kayıt ücreti 45 bin TL’den 57 bin TL’ye çıkacak" Yeni yılda artan kayıt ücreti hakkında konuşan esnaf Yiğit Aytekin, "Yurt dışından getirilen telefonların kayıt harçları hakkında önemli bir güncelleme bulunmaktadır. 2025 yılında bu harç ücretleri 45 bin 614 TL iken, bu ücretin 2026 yılında 57 bin 241 TL 26 kuruş olarak güncellenmesi beklenmektedir. Vatandaşlara bu konuda önerimiz şudur, yılbaşından evvel, bu zamlı fiyattan etkilenmemek adına, pasaport kayıt harçlarını mevcut fiyattan yapabilirler. Geçtiğimiz yıllarda pasaport kayıt harçları çok daha düşüktü 3 bin TL, 6 bin TL gibi. Bu dönemlerde insanlar yurt dışına çok gidip telefon getiriyordu; hatta tur şirketleri vizesiz, sadece kimlikle gidilebilen ülkelere "telefon turları" düzenliyordu. Oradan, özellikle pahalı olan, çok satılan telefonları alıyorlardı. Ancak, ücretin 45 bin 614 TL’ye çıkmasıyla bu durum zaten neredeyse tamamen bitirildi. Şimdi ücretin 57 bin TL seviyesine çıkmasıyla birlikte, yurt dışından telefon getirip kaydettirmek artık çok mantıklı olmayacak. Bu durum, yurt dışı telefon pazarını neredeyse bitirecektir. Böylelikle, iç pazarda Türkiye’ye resmi yollarla getirilen telefonlar daha fazla satış görecektir" dedi. "Vatandaşların yasa dışı yollara yönelmemesini tavsiye ediyoruz" Artan ücretler yüzünden illegal yollara yönelmeyi düşünen kullanıcılara uyarılarda bulunan Aytekin, "Vatandaşlar bu yüksek ücrete karşılık farklı çözüm yolları arayabiliyorlar. Piyasada 5-6 bin liraya satılan cihazlara kayıt numarası kopyalamak gibi kaçak yöntemlere yönelmek söz konusu olabiliyor. Bazı cihazlarda bu kayıt numaraları değiştirilebiliyor, lakin bu illegal bir durum ve suç teşkil ediyor. Bu işlemi yapmanın hem büyük idari cezaları hem de parasal cezaları vardır. İnsanların bu tür yasa dışı ürünlere yönelmemesini tavsiye ederiz. Ayrıca bu işlemler yapılırken cihazların güvenlik duvarları kaldırıldığı için, telefonlar çok güvensiz hale geliyor. Bazı cihazlarda ise, sim kart takılıp telefona bağlanan harici cihazlar var. Bu cihazda sim kartınızı takıyor, uygulamasını kuruyorsunuz ve bağlantılı bir şekilde çalışıyor. Ancak bu, iki tane telefon taşıyormuşsunuz gibi bir durum oluşturduğu için tek telefon kullanmak adına sağlıklı değildir" ifadelerini kullandı. "Kullanıcılar bankalarındaki tüm parayı kaybetme riskiyle karşı karşıya" Bu illegal yolların ise telefonlara zararlı yazılım bulaştırabileceği ve bu durumun banka uygulamalarına kadar uzanabileceğini aktaran Yiğit Aytekin, "Bu tarz bilinmeyen yazılımları yüklemenin cihaza zararı olabilir. Son zamanlarda piyasada çokça duyulan reklam virüsü gibi virüsler, bu uygulamalarla birlikte telefonlara gönderilebiliyor. Bu virüslerle herkese mesaj gidebilir. Android cihazlarda ise o virüslü uygulamayı yükledikten sonra, banka uygulamasına girilip dolandırıcılık bile yapılabiliyor. Bundan kaynaklı olarak, hem bilmediğimiz uygulamalar indirilmemeli hem de bilmediğimiz cihazlar kullanılmamalıdır. Vatandaşlar 40 bin liradan kaçarken, bu yasa dışı yöntemlerle bankalarındaki tüm parayı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilirler" şeklinde konuştu.