Yerel Haberler
Eskişehir
Eskişehirli ‘Kırkyama’ eğitmenleri ‘Kırkyama’ adlı sergi açtılar
27 Ocak 2026 Salı - 15:59 Eskişehirli ‘Kırkyama’ eğitmenleri ‘Kırkyama’ adlı sergi açtılar Eskişehirli ‘Kırkyama’ eğitmenleri ortaklaşa ‘Kırkyama’ adlı sergi açtılar. Sergiye; sanatseverler ve davetliler katıldı. Sergiyi, sanatseverler ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç gezerek ilgi gösterdiler. Eskişehir Atilla Özer Karikatürlü Ev’de açılan ‘Kırkyama’ sergisini; Kırkyama duayeni Zişan Kızılcıklı anısına, Kırkyama eğitmenleri birleşerek güzel bir ‘kırkyama’ eserleri meydana getirdiler ve eserleri sanatseverlerin beğenisine sundular. Sanatseverler, açılan birbirinden güzel ‘Kırkyama’ sergisini gezerek beğendiler ve kadın emeğine tanıklık ettiler. ‘Kırkyama’ sergisini hazırlayan Kırkyama eğitmenleri Ülker Ünver, Mediha Korkmaz, Itır Özonay, Aynur Seçal ortaklaşa öğrencileri ile birlikte ‘Kırkyama’ eserleri meydana getirdiler. Kırkyama eğitmenleri ortaklaşa yaptıkları konuşmalarında ‘’Bizler de ‘Kırkyama Duayeni’ Zişan Kızılcıklı’nın eğitmen öğrencileri olarak, bu sergide bazıları elinin değdiği, bazılarının kumaşını kendisinin verdiği eserleri bir araya getirdik. Bu meydana getirdiğimiz eserleri sergiledik. İnsanın temel ihtiyaçlarından hâsıl olup farklı şekillerde dünyaya yayılan kumaş, hünerli ellerde estetik ve kullanışlı ürünlere dönüşmüş. Kumaşla yapılan bu sanatsal ürünlerden biri de ‘Kırkyama’ dır. Sürdürülebilir olma özelliğine sahip olan ‘Kırkyama’ adından da anlaşılacağı üzere kırk tane yamanın bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Yeni haliyle; parça bohça, kırk pare. ‘Kırkyama’, kumaş parçalarının birbirine eklenerek elde dikilmesi ile yorgan, seccade, yastık, bohça gibi günlük yaşamda kullanılan ürünlere dönüşür. Sergide çeşitli el sanatları sergilendi’’ dediler.
OEDAŞ iklim değişikliğiyle mücadelesini küresel standartlarda sürdürüyor
27 Ocak 2026 Salı - 12:05 OEDAŞ iklim değişikliğiyle mücadelesini küresel standartlarda sürdürüyor Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, CDP’nin (Karbon Saydamlık Projesi) 2025 yılı İklim Değişikliği Programı değerlendirmesinde ‘B’ derecelendirme notu aldı. ‘Yönetim’ seviyesinde bulunduklarının göstergesi olan bu notu son beş yıldır istikrarlı bir şekilde koruduklarını söyleyen OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, "Şebeke altyapısı, dijitalleşme ve yenilikçi teknolojilere yaptığımız yatırımlarla enerji altyapımızın dayanıklılığını ve iklim değişikliğiyle mücadele kapasitemizi artırıyoruz" dedi Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta faaliyet gösteren Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), şirketler ve şehirler için dünyanın tek küresel çevre ve doğa raporlama sistemi olan CDP’nin (Carbon Disclosure Project-Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği Programı’nın 2025 yılı değerlendirmesinde ‘B’ derecelendirme notu aldı. 2020 yılında gönüllü olarak katıldığı programda yalnızca bir yıl sonra notunu B’ye yükselten OEDAŞ, 2021’den bu yana programın ‘Yönetim’ seviyesinde yer almasını sağlayan bu notu aralıksız olarak koruyor. Muzaffer Yalçın: "Yatırımlarımızla iklim değişikliğine uyum kapasitemizi artırıyoruz" İklim değişikliğine bağlı riskleri hem bugünün operasyonel süreçlerinde hem de geleceğin stratejik planlamalarında ‘en kritik’ kategoride ele aldıklarını söyleyen OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, "Şebeke altyapısı, dijitalleşme ve yenilikçi teknolojilere yaptığımız yatırımlarla enerji altyapımızın dayanıklılığını ve iklim değişikliğiyle mücadele kapasitemizi artırıyor; tedarik zincirini sürece dahil ettiğimiz kapsamlı bir yaklaşım benimsiyoruz. CDP B skoru da şirketimizin iklim değişikliği ve çevresel etkiler konusunda farkındalık aşamasını geride bırakarak bu alanları aktif ve sistematik biçimde yönettiğini gösteriyor. Çevresel risk ve fırsatları analiz ediyor, bu konuları stratejik karar alma süreçlerimize entegre ediyor ve somut iyileştirme aksiyonları hayata geçiriyoruz. Bundan sonra da iklim değişikliğiyle mücadelede üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye ve düşük karbon ekonomisine geçişi desteklemeye devam edeceğiz" dedi. CDP nedir? 2000 yılında Londra’da kâr amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluş olarak kurulan CDP, şirketlerin, şehirlerin ve kurumlarının iklim değişikliği, sera gazı emisyonları, su güvenliği ve ormansızlaşma gibi çevresel etkilerini ölçmesini, raporlamasını ve şeffaf biçimde açıklamasını sağlayan küresel bir raporlama sistemi. CDP, topladığı verilerle dünyanın en kapsamlı kurumsal iklim, su ve orman risk veri setlerinden birini oluşturarak yatırımcılar ve paydaşlar için karşılaştırılabilir, güvenilir çevresel bilgi sunuyor.
Eskişehirli muhtardan örnek davranış
27 Ocak 2026 Salı - 10:26 Eskişehirli muhtardan örnek davranış Eskişehir’de annesi vefat ettikten sonra müteahhit tarafından anlaştıkları projedeki değişiklikten dolayı ek ücret ödemek zorunda olduğu için evsiz kalan engelli İzzet Işık’ın vasiliğini alan Şarhöyük Mahalle Muhtarı Ayşe Yılmaz, yaklaşık 6 aylık hukuki sürecin sonunda yaklaşık 1 milyon 400 bin TL’lik bütçeye ulaştı. Yılmaz, engelli Işık için uygun ev arayışlarına başladı. Tepebaşı ilçesi Şarhöyük Mahallesi’nde yaşayan 55 yaşındaki engelli İzzet Işık’ın annesi 2019 yılında 40 metrekarelik arazisini müteahhitte 1+1 daire karşılığında verdi. Müteahhit bahse konu arazi ile birlikte toplam 3 arazi sahibi ile anlaşarak inşaata başladı. Ancak bir arsa sahibinin caymasından dolayı, 2 arsa üzerine yapılacak olan bina daireleri 2+1 şekilde tekrar projelendirildi. Anlaşılan fiyat farkından dolayı müteahhit, İzzet Işık’ın annesi Fatma Işık’tan farkın yarısını karşılamadan daireyi veremeyeceğini söyledi. Bu konuda iki taraf anlaştı. Fakat bu süreç yaşanırken pandemi döneminde kalp krizi sonrası anne Işık hayatını kaybetti. Kısa süreliğine taşındıkları müstakil evde tek başına kalan engelli İzzet Işık’ın yaşam kalitesi oldukça düştü. Muhtar İzzet’e sahip çıktı Tek başına kötü şartlarda yaşayan Işık, geçen yılın başında Şarhöyük Mahalle Muhtarı Ayşe Yılmaz’a durumunu bildirerek yardım istedi. Kolları sıvayan Yılmaz, öncellikle İzzet Işık’ın vasiliğini sonra da engelli raporunu aldı. Yaklaşık 5-6 aylık süreç sonucunda Işık’ın ailesinden de izinler alındı. Araziye inşa edilen binada Işık ailesinin payına düşen daire satılarak, yaklaşık 1 milyon 400 bin TL’lik bir bütçe oluşturuldu. Müteahhit de 50 bin TL meblağ ile bütçeye destek oldu. Şu anda muhtar Yılmaz, İzzet Işık için mahallede uygun bir ev arayışı içine girdi. "Çok memnunum, Allah hepsinden razı olsun" Yaşananları anlatan 55 yaşındaki İzzet Işık, "Allah razı olsun, işlerimi hep rast getirdi ve bana her konuda muhtarım yardımcı oldu. Ondan binlerce kez Allah razı olsun. Çok şükür bir şikayetim yok ama bu süreç gerçekten çok zor. İnanın geceleri gözüme uyku girmiyor; gece gündüz demeden, uykusuz kalarak bu işle uğraştı muhtarım. Sağlık durumuyla ilgili her şeyi öğrendim, muhtarım gereken her şeyi yaptı. Muhtarım doktora da götürdü, ilgilenenlerden ve yardımcı olanlardan çok memnunum, Allah hepsinden razı olsun" dedi. "İzzet’in kendi isteğiyle vasi sürecini başlattık" Şarhöyük Mahalle Muhtarı Ayşe Yılmaz, "55 yaşındaki İzzet Işık, akli melekelerinin yerinde olmadığına dair engelli raporu bulunan bir vatandaşımızdır. İnsanlara karşı yaşadığı güvensizlik nedeniyle imza atmaktan çekindiği için kendisine vasi olarak atandım. Bu durumun geçmişi ise oldukça karışık. İzzet’in annesinin yaklaşık 40 metrekarelik bir arsası varmış ve bir müteahhit ile anlaşmışlar. Başta 1+1 daire sözü verilmiş ancak komşu arsalardan biri projeden vazgeçince mecburen 2+1 daireler yapılmak zorunda kalınmış. Annesi, pandemi döneminde 1+1’in üzerindeki farkın yarısını ödeyip evi almak üzere anlaşmış fakat ömrü yetmemiş; kalp krizinden vefat etmiş. Annesi vefat edince ve kalan ödeme de yapılamayınca, müteahhit evi teslim edememiş. İzzet de elindeki imkanların alınacağını düşündüğü ve kimseye güvenmediği için imza atmamış. Bu tıkanıklığı aşmak için İzzet’in kendi isteğiyle vasi sürecini başlattık; hem Eskişehir Şehir Hastanesi hem de Yunus Emre (SSK) Hastanesi’nden alınan raporlarla vasiliğini aldım. Bir yılı aşkın süredir İzzet’in haklarını korumak ve onu bir ev sahibi yapmak için mücadele ediyoruz" dedi. "Yaklaşık 1 milyon 400 bin liralık bir bütçemiz oluştu" Satın alacak ev aradıklarını belirten Yılmaz şöyle devam etti: "Şu an İzzet’in kaldığı evden çıkması bekleniyor, bu süreç uzadığı için ev sahibinin de sabrı taşmış durumda. Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yürüttüğümüz süreçte, müteahhitten aldığımız payla birlikte yaklaşık 1 milyon 400 bin liralık bir bütçemiz oluştu. Ancak bu rakama Şarhöyük Mahallesi civarında uygun bir ev bulamadık. Sonuçta bu ev engelli bir vatandaşımız için alınacak; mahalledeki müteahhitlerden ve çevrede evi olanlardan fiyat konusunda destek ve duyarlılık bekliyoruz. İzzet’in başını sokabileceği bir yuva sahibi olması için yardımınıza ihtiyacımız var."
Yalnızlık çağımızın görünmez salgını
27 Ocak 2026 Salı - 10:23 Yalnızlık çağımızın görünmez salgını Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikolog Beste Çokaygil, kendini yalnız hissetmenin her zaman "yalnızlık" anlamına gelmediğini belirterek, "Yalnızlık, sadece fiziksel bir izolasyon durumu değildir. Daha çok anlaşılmama, değer görmeme ve aidiyet eksikliği ile ilgilidir. Bir mesaj almak, bir paylaşımı beğenmek veya yüzlerce arkadaş listesinde bulunmak, gerçek bir bağın yerini tutamaz" uyarısında bulundu. "Kaygı, depresyon ve özgüven sorunlarını da beraberinde getiriyor" Yalnızlığın günümüzde sadece bir duygudan ibaret olmadığını, çağımızın görünmez salgını haline geldiğini belirten Çokaygil, "Hızla akan yaşam temposu, yüzeysel ilişkiler ve sürekli karşılaştırmalar, yalnızlığımızı derinleştiriyor. Sosyal medyada gördüğümüz mükemmel hayatlar, kendi hayatımızı eksik ve yetersiz hissetmemize yol açabiliyor. İnsanlar, gerçek duygularını paylaşmak yerine maskeler takıyor; bu da samimi ve güvenli ilişkilerin azalmasına sebep oluyor. Bu durum uzun süre devam ettiğinde kaygı, depresyon ve özgüven sorunlarını da beraberinde getirebiliyor" dedi. "Modern şehir yaşamı ve bireyselleşme yalnızlığı besliyor" Modern şehir yaşamı ve bireyselleşmenin de yalnızlığı beslediğine dikkat çeken Beste Çokaygil, "Komşuluk ilişkilerimiz zayıfladı, aile bağlarının önemi şehir hayatının karmaşasında kayboldu. İnsanlar artık kendi iç dünyalarıyla daha fazla baş başa kalıyor ve bu durum, hem psikolojik hem de fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor" diye konuştu. "Yalnızlık bedensel sağlığı da etkiliyor" Yalnızlığın yalnızca ruhsal değil, fiziksel sağlık üzerinde de etkili olduğuna değinen Çokaygil, "Uzun süreli yalnızlık hissi, stres hormonlarının artmasına neden olabilir. Bu durum bağışıklık sistemini zayıflatabilir, uyku düzenini bozabilir ve kronik yorgunluk hissine yol açabilir. Yani yalnızlık sadece bir duygu değil, tüm vücudu etkileyebilen bir durumdur" ifadelerini kullandı. "Dijital iletişim gerçek temasın yerini tutmuyor" Dijital iletişimin artmasının yüz yüze temasın yerini alamadığını belirten Çokaygil, "Ekran üzerinden kurulan iletişim hızlıdır ama duygusal derinlik açısından sınırlıdır. İnsan beyni göz teması, ses tonu ve beden dili gibi unsurlarla bağ kurar. Bunlar eksik olduğunda kişi kalabalıklar içinde bile kendini yalnız hissedebilir" şeklinde konuştu. "Yalnız hissetmek yalnız olmak anlamına gelmiyor" Yalnız hissetmenin yalnız olmak anlamına gelmediğini belirten Beste Çokaygil, "Kendimize zaman ayırmak, duygularımızı fark etmek ve anlamlı bağlantılar kurmak, yalnızlığı dönüştürmenin ilk adımıdır. Duygularınızı gözlemlemek ve kabul etmek, yalnızlığın olumsuz etkilerini azaltır. Arkadaşlarınızı sayıdan çok derinliğine göre değerlendirin. İçten bir sohbet, paylaşılan bir deneyim, yüzeysel mesajlaşmalardan çok daha iyidir. Bunun yanı sıra gönüllü katıldığınız aktiviteler, hobiler ve sosyal gruplar, aidiyet hissini artırır" diye kaydetti. "Kendinizle kurduğunuz bağı güçlendirin" Yalnızlığın modern yaşamın kaçınılmaz yan etkisi olduğunu söyleyen Çokaygil, "Farkında olarak, kendimizle ve başkalarıyla kurduğumuz bu bağları güçlendirerek, bu duyguyu yapıcı ve dönüştürücü bir deneyime çevirebiliriz" diye anlattı.