Yerel Haberler
Eskişehir
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:50 ‘Özel’ torununu sahne kenarında yönlendiren anneannenin heyecanı dikkat çekti Eskişehir’de düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarında yüzde 60 engelli torununun gösterisine onu hazırlayan ve sahne kenarında heyecanı göze çarpan anneanne Ayten Şen, "Ben de çocuklar gibi 23 Nisan yaşadım şu anda, çocuk oldum" dedi. Tüm yurtta olduğu gibi Eskişehir’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Yenikent Şehit Anıl Gül Spor Salonu’nda kutlandı. Özkan Halaç Özel Eğitim Meslek Okulu öğrencileri de Eskişehirspor marşı ile yaptıkları gösteri ile tribünlerden büyük beğeni topladı. 13 yaşındaki, yüzde 60 engelli torununun sürekli okulda yanında olduğunu söyleyen, Yiğit Berat Şen’in anneannesi Ayten Şen’in heyecanı gözlerden kaçmadı. Sahne kenarında torununun figürlerini hatırlatan anneannenin özverisi takdir topladı. Yaşadığı mutluluk hakkında "Ben de çocuklar gibi 23 Nisan yaşadım şu anda, çocuk oldum" diyerek özetledi. "İki gündür de sürekli bununla uğraşıyoruz" Yapılan gösteriye torununu hazırladığını söyleyen ve emeği geçen öğretmelere teşekkür eden Ayten Şen, "Biz 15 gündür hazırlanıyorduk. İki gündür de sürekli bununla uğraşıyoruz. Ben anneanneyim, torunum. Annesi çalışıyor, baba yok. Ben anneanne olduğum için çocuğumla okula her gün akşam sabah gidip geliyorum. Sabahtan akşama kadar oradayım. Etkinlikleri de görüyorum, her şeyi görüyorum. Ben de çocuklar gibi 23 Nisan yaşadım şu anda, çocuk oldum. Öğretmenler öğretiyor, iki gündür provaya geldik, iki üç günlük iş bu. Öğretmenler de çok iyi, her öğretmen bu eğitimi veremez" dedi.
Ressamı depremde tuttuğu fırça hayata bağladı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:04 Ressamı depremde tuttuğu fırça hayata bağladı Hatay depremine resim yaparken yakalanan ve asrın felaketinde komşularını kaybeden, felaketin ardından Eskişehir’de göç eden 50 yaşındaki ressam Ayten Cömert, "Depreme resim yaparken yakalandım. O resim fırçası beni hayata bağladı diyebilirim" dedi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde 11 ilde büyük yıkım ve akabinde can kayıpları yaşanmıştı. Depremin üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen sarsıntı anı ve yaşanan kargaşa, o bölgede yaşamış olan vatandaşların hala zihninde dün gibi canlı kalıyor. Bölgedeki yıkımdan dolayı başka illere taşınan vatandaşlar, yeni düzenlerini kurdular. Diğer iller gibi Eskişehir’e de göç eden depremzedeler burada hayatlarını sürdürüyor. Onlardan biri olan 50 yaşındaki 3 çocuk annesi Ayten Cömert, Hatay’ın Antakya ilçesinde saat 04.17’de resim yaparken asrın felaketine yakalandı. Depremde oturduğu site enkaza dönen Cömert’in komşularının çoğu ikinci sarsıntıda hayatını kaybetti. Resim yapmak depremzede için daha anlamlı Depremden 1 yıl sonra eşini de kaybeden Ayten Cömert, o anları anlatırken yaşadığı acı ve korku gözlerinden net bir şekilde okunuyor. Enkazdan yaptığı tabloları çıkaran Cömert, sarsıntı da zarar gören resimlerini halen saklıyor. Deprem anında tuttuğu fırçadan dolayı ailesini erkenden uyandırarak evlerini terk etmelerine vesile oldu. Resim yapmanın kendisi için depremden sonra ayrı bir anlamı olduğuna değinen Cömert, duygu ve düşüncelerini tuvale dökmeye devam ediyor. "Resim yaparken yakalandık ve gerçekten çok kötüydü" Konuyla alakalı konuşan depremzede Ayten Cömert, "Depreme resim yaparken yakalandım. O sırada sergiye hazırlanıyorduk, büyük bir tuval yapıyordum. Konusu şuydu; harman kaldıran bir kadın, çok güzel ve büyük bir resimdi. O an, ’Hocam kızmadan tablodaki kadının yüzünü bir düzelteyim,’ dedim. Vallahi, ’Sabaha kadar uyuyamasam da olur,’ diyordum çünkü ertesi gün çok yoğun çalışacaktık, sergi çalışmalarına başlamıştık. Yoğun bir şekilde çalışıyorduk ve vaktimiz kısıtlıydı. Biz enkaz altında kalmadık ama ev çok fena haldeydi, yani sağ çıktık diyelim. Ama ablam burada, o enkazdan çıktı. Zaten bütün mahallemiz yıkıldı. Oturduğum yerin tamamı gitti; sadece bizim binamız ve yanındaki bahçeli ev ayakta kaldı. Oturduğumuz site dört binalıktı; üç binası yıkıldı, bizimki daha sağlam yapılmış. İçime bir şey mi doğdu nedir, bir türlü yatamadım, uyuyamadım. Gençler de ayaktaydı, ’Çocuklar, bir kahve yapın,’ dedim. Üst komşumuzun oğlu da bizdeydi, ’Aaa Ayten Teyze, uyumamışsın,’ dediler. ’Yok, uyumadım’ dedim, çünkü elimde bir iş vardı, bunu bitirmem lazımdı. Uykum gelse de o gün uyumayı düşünmüyordum ama içimde garip hisler vardı tabii ki. Evet, resim yaparken, kahve içerken yakalandık ve gerçekten çok kötüydü. Asırların felaketi, ben eşimi depremden sonra kaybettim. Ailesinden kayıplar olunca o da hastalandı; rahmetli zaten hastaydı, bir yıl sonra vefat etti. Eşim öleli iki yıl oldu. Sitemizin dışındaki binalarda, apartmanlarda çok ölüm oldu. Belki bir gün önceden selamlaşıp merhabalaşmışımdır o insanlarla. O betonların altından sadece seslenebiliyorsun, ’Abi, hocam’ diye sesler geliyordu. Çocukları geliyor; ’Baba, baba kurtarın kızımı,’ diye bağırıyorlardı. O çok beyefendi bir adamdı, çok üzüldüm. Sekiz on yaşlarında ufak çocuklar vardı, başlarını okşadım, ailece hepsi öldü" dedi. "Bundan sonraki hayatımda tek gayem resim yapmak" Depreme uyanık yakalanmasına vesile olan resim ve tuttuğu fırça hakkında da konuşan 50 yaşındaki ressam Ayten Cömert, "Yani her fırçayı tuttuğumda o günü hatırlıyorum. Zaten çok kötü günler yaşadım. Resim, mutsuz ve hüzünlü hayatıma bir güzellik getirdi. Zaten resim yapmayı çok seviyorum; bu şekilde üzerimdeki yükü atmaya çalıştım ve benim için iyi oldu. Kimin emeği geçmişse sağ olsun. Ayşe Ünlüce hanımefendi sergimizin açılışını yaptı, çok güzel anlar yaşadık. Bizi destekleyen herkese çok teşekkürler; harika bir sergimiz oldu, satış da yaptık. Tabii ki satışlarımızın gelirini öğrencilere vakfettim; Hatay’dan gelen üniversite öğrencilerine bağışladım. O resim fırçası beni hayata bağladı diyebilirim. Bundan sonrası için zaten tek gayem bu; çocuklarım büyüdü, en küçüğü 25 yaşında olan ikizlerim, abileri daha da büyük. Bundan sonraki hayatımda tek gayem resim yapmak ve öğrencilerimize, gençlerimize destek vermek" diye konuştu. (BT-Y)
Vali Yılmaz: "Tam 3 yıl önce, 6 Şubat sabahı o büyük depremle uyandık"
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:31 Vali Yılmaz: "Tam 3 yıl önce, 6 Şubat sabahı o büyük depremle uyandık" Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 6 Şubat’la ilgili bir mesaj yayımlayarak, "Bundan tam 3 yıl önce, 6 Şubat sabahında ’Asrın Felaketi’ olarak tarihe geçen, yüreklerimizi yakan o büyük depremle uyandık. Bu afet, sadece binalarımızı değil, canlarımızı ve anılarımızı da bizden kopardı" dedi. 2023 yılında Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde sırasıyla 7,8 ve 7,6 büyüklüklerindeki 2 büyük deprem meydana geldi. Çok sayıda ilin etkilendiği depremde on binlerce vatandaş hayatını kaybederken, milyonlarca kişi evinden oldu. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 6 Şubat’ın yıl dönümünde bir mesaj yayımladı. "Sadece binalarımızı değil, canlarımızı ve anılarımızı da bizden kopardı" Vali Yılmaz’ın mesajında, "Bundan tam 3 yıl önce, 6 Şubat sabahında ’Asrın Felaketi’ olarak tarihe geçen yüreklerimizi yakan o büyük depremle uyandık. Osmaniye’mizle birlikte 11 ilimizi sarsan bu afet, sadece binalarımızı değil, canlarımızı ve anılarımızı da bizden kopardı. O karanlık gecenin ilk anlarından itibaren devletimizin tüm imkânları ve milletimizin sarsılmaz dayanışma ruhuyla sahadaydık. ’Acımız tarif edilemez ancak birliğimiz her türlü zorluğun üzerindedir’ diyerek şehrimizin sokaklarında, enkaz başlarında ve çadır kentlerde kurduğumuz o gönül köprüleri, bugün yaralarımızı sarmadaki en büyük gücümüz olmuştur. O zor günlerde gözyaşını silen, ekmeğini paylaşan, devletinin şefkatli yüzünü halkına hissettiren tüm görevlilerimize ve sabrıyla bizlere güç veren Osmaniyeli hemşehrilerime ve aziz milletimizin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum" ifadeleri yer aldı. "Sadece şehirlerimizin sarsıldığı bir gün değildi, milli dayanışmamızın en büyük sınavıydı" Vali Yılmaz, mesajının devamında, "Bugün 11 ilimizde yükselen her bir yapı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kudretinin ve sarsılmaz iradesinin birer abidesidir. Dünyanın en büyük şantiye alanına dönüşen deprem bölgemizde; binlerce iş makinesi, on binlerce mühendis ve emekçimizle, zamana karşı verilen bu yarışta imkansız denileni başardık. Yeniden doğuş destanı yazdık. Kadim şehirlerimizin tarihini, kültürünü ve mahalle ruhunu yeniden canlandırdık. Modern mimariyle geleneksel dokuyu harmanlayan bu ihya süreci, 11 ilimizi eskisinden daha görkemli, daha dirençli ve daha canlı bir geleceğe taşımaktadır. Bu vesileyle, depremde kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, geride kalan acılı ailelerine sabır ve metanet diliyorum. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" diye belirtti.