Yerel Haberler
Eskişehir
05 Nisan 2026 Pazar - 16:54 Bursa’dan Eskişehirspor’a kardeşlik ziyareti Bursaspor taraftarı, Kütahyaspor ile kritik bir mücadeleye çıkan Eskişehirspor’a destek vermek için Prof. Dr. Fethi Heper Stadyumu’nda yerini aldı. TFF 3. Lig’de şampiyonluk mücadelesi veren Eskişehirspor’un Kütahya ekibiyle oynayacağı kritik maç öncesinde, tribünlerde anlamlı bir dostluk görüntüsü yaşandı. Bursa’dan Eskişehir’e gelen Bursaspor taraftarları, "Anadolu kardeşliği" vurgusu yaparak Eskişehirspor’a destek verdi. İki köklü camianın taraftarları arasındaki dostluk bağları, stadyum çevresinde renkli görüntüler oluşturdu. "Ne Eskişehir bize deplasman, ne de Bursa Eskişehir’e" Eskişehirspor - Kütahyaspor müsabakasını izlemek için Bursa’dan şahsi araçlarıyla kente gelen taraftarlar, Eskişehirspor’u kendi takımları gibi desteklediklerini belirtti. Bursalı taraftar Hasan Karataş, Eskişehir’de kendilerini deplasmanda değil, evlerinde gibi hissettiklerini ifade ederek iki takımın da en kısa sürede hak ettikleri Süper Lig’e dönmesi temennisinde bulundu. Maç öncesi duygularını paylaşan Karataş, dostluk mesajları vererek, "İsmim Hasan Karataş, Bursa’da ikamet ediyorum. Dostumuz olan Eskişehir takımına destek amaçlı Bursa’dan geldik. İnşallah iki takım olarak, dostlukla Bursa ve Eskişehir, Anadolu takımı olarak el ele Süper Lig’e çıkmak dileğiyle buradayız. Bursa’dan gelen başka gruplar da oldu, herkes şahsi imkanlarıyla buraya akın etti. Bizim için ne Eskişehir bir deplasman ne de Bursa Eskişehirliler için bir deplasman. Kendi kentimizde nasıl rahat gezebiliyorsak, burada da aynı şekildeyiz. Eskişehirli kardeşlerimize bizleri ev sahibi gibi hissettirdikleri için canıgönülden teşekkür ediyoruz" dedi. "Tek duamız 2-0 olsun, bizim olsun" Maçın skoruna dair iddialı ve umutlu konuşan Karataş, Eskişehirspor’un galibiyetinden şüphe duymadığını belirterek, "Yener mi yenmez mi kelimesini kullanmak bile eksik kalır; Eskişehirspor direkt yensin, yenecektir. Tek duamız 2-0 olsun, bizim olsun. Eskişehirspor’a başarılar diliyorum" şeklinde konuştu.
ESOGÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Hassa’dan ‘Film Şeridi Gibidir Hayat’ adlı söyleşi ve imza günü
30 Mart 2026 Pazartesi - 09:51 ESOGÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Hassa’dan ‘Film Şeridi Gibidir Hayat’ adlı söyleşi ve imza günü Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Hassa, ‘Film Şeridi Gibidir Hayat’ adlı söyleşi ve imza günü düzenlendi. Tıp tarihinde; ‘Kadın doğum’ ve ‘Tüp Bebek’ alanındaki başarıları ile bilinen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nin unutulmaz ismi Prof. Dr. Hikmet Hassa, bu kez şifa dağıtan neşteri yerine kalemini kullanarak Türk okuyucusu ile paylaşacağı hayatının önemli safhalarını anlattığı bir kitap hazırladı. Eser’in sayfaları; sadece bir tıp profesörünün akademik başarılarını değil, hocanın ‘ulvi mesleğim’ diyerek tanımladığı hekimliğin görünmeyen tarafında verilen çetin mücadeleleriyle bir ideal uğruna adanan ömrün derin izlerini taşımaktadır. Kitap; mesleğini doktorluk seçimi olarak düşünen ya da halen doktor olarak yaşamını sürdürenlere, bir hekim ağabeylerinin gerçek yaşam öyküsüne tanıklık etmelerini sağlamaktadır. Ayrıca mesleği hekimlik olmayanlar için de hayat mücadelelerinin insanı nasıl hedeflerine ulaştırdığını göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır. Eskişehir’de bir mekânda tanıtımı yapılan eser; Prof. Dr. Hikmet Hassa’nın imza günü ile ilk defa Eskişehir halkıyla buluştu. Tanıtım gününe; çok sayıda okuyucu, hekim, hocanın dostları ve öğrencileri katıldı.
Teknolojiyle görünmeyeni görünür kılan müze: Umay Müze
29 Mart 2026 Pazar - 16:30 Teknolojiyle görünmeyeni görünür kılan müze: Umay Müze Dünya genelinde sanal müzecilik, müze ve ören yerlerinin üç boyutlu, gerçekçi modellerle internet üzerinden gezilebilmesini sağlayarak kültürel mirası dijital ortamda da erişilebilir kılıyor. Kültürel miras ile teknolojiyi buluşturan yenilikçi bir girişim olan Umay Müze, akademik bilgi ile toplumsal etkileşim arasında güçlü bir köprü kuruyor. Kültürel değerlerin farkındalığını artırmayı ve bu değerlerle birlikte yaşama kültürünü güçlendirmeyi amaçlayan Umay Müze, aynı zamanda bir Teknopark firması olarak faaliyet gösteriyor. Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı (ATAP) bünyesinde, Yunus Emre Kampüsü içerisinde yer alan girişim; Ar-Ge çalışmaları yürüten, müzeler için özgün içerikler geliştiren, yeni müzecilik teknolojilerini araştırıp uygulayan ve çağdaş müze tasarımları gerçekleştiren dinamik bir yapıyla çalışmalarını sürdürüyor. Proje kapsamında girişimci akademisyen, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi ve Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rıdvan Coşkun, Umay Müze’nin geçmişten bugüne dönüşümünü ve gelecek vizyonunu anlattı. Umay Müze, 10 yıldır müzeler üretiyor Umay Müze, 2015 yılının mayıs ayında kuruluyor. Kurulduğu günden bu yana sanal gerçeklik ve dijital müzecilik alanında önemli projelere imza atılıyor. İlk sanal gerçeklik çalışması Bursa’daki Muradiye Medresesi ile hayata geçiyor. Ardından Amorium ve Kyzikos antik kentleri sanal gerçeklikle gezilebilir hâle getiriliyor. 2016-2018 yılları arasında, sanal müzeciliğin henüz yaygınlaşmadığı bir dönemde gerçekleştirilen bu projeler, alanın öncül çalışmaları arasında yer alıyor. Daha yakın dönemde ise Eskişehir’deki Karacahisar Kalesi sanal gerçeklik teknolojisiyle dijital ortama taşınıyor. Bunun yanında Türkiye’ye beş ila altı müze kazandırılıyor. Sarıkamış Harekâtı ve Panorama Müzesi de teknopark çatısı altında tamamlanan projeler arasında yer alıyor. Bugün gelinen noktada Umay Müze, on yılı aşkın süredir müze tasarımı ve müzecilik faaliyetlerini kesintisiz biçimde sürdürüyor. Yüzü aşkın çalışma, onlarca müze Son on yıl içinde ATAP kapsamında yedi ana proje yürütülüyor. Bu projelerin her biri, yüzün üzerinde somut çalışmaya dönüşüyor. Projede tasarımı, uygulaması ve tüm süreçleri Umay Müze tarafından gerçekleştirilen müzeler bulunuyor. Müze içi mekân tasarımlarından uygulama süreçlerine, yapay zekâ entegrasyonlarından dijital deneyim alanlarına kadar müzeciliğin pek çok boyutunda çalışmalar yürütülüyor. Umay Müze bugüne kadar 30’dan fazla nitelikli insan kaynağı yetiştiriyor Umay Müze, bir Ar-Ge firması olmasının yanı sıra güçlü bir eğitim ve üretim alanı olarak da öne çıkıyor. Öğrenciler, yürütülen projelere doğrudan dâhil edilerek uygulamalı deneyim kazanıyor. Bu süreçte yetişen gençler, zamanla ekip üyesi oluyor; bir-iki yıl deneyim kazandıktan sonra ulusal ve uluslararası projelerde yer alıyor. Bugüne kadar 30’dan fazla nitelikli insan kaynağı yetiştiriliyor ve bu isimler bugün sanat, animasyon ve müze içerik üretimi alanlarında önemli katkılar sunuyor. Umay Müze; görünmeyeni görünür, duyulmayanı duyulur kılıyor NFT, Metaverse ve Blockchain gibi alanlar, müzeciliğin anlatım dilini dönüştürüyor. Umay Müze, sanat ve teknolojinin kesiştiği bu yeni alanlarda da aktif rol alıyor. Blockchain tabanlı projeler, NFT çalışmaları ve dijital oyun deneyimleriyle yeni ikonografiler üretiliyor. Clash Up adlı blockchain oyun projesi de bu yaklaşımın bir örneğini oluşturuyor. Umay Müze, müzeciliği yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlamadan; oyun, dijital içerik ve yeni medya teknolojileriyle genişleyen bir sanatsal paradigma içinde ele alıyor. Sanal müzecilikte en büyük ihtiyaç: İçerik üreten gençler Dijitalleşme, müzelerin görünürlüğünü ve etkileşimini artırıyor. Sanal müzeler, fiziksel müzelerin alternatifi olmaktan çok, onları tamamlayan yeni bir deneyim alanı sunuyor. Gelecekte VR ve AR teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla sanal müzeciliğin daha da görünür hâle gelmesi bekleniyor. Bu noktada en önemli ihtiyaç, bu teknolojiler için nitelikli içerik üretebilecek insan kaynağını yetiştirmek olarak öne çıkıyor. Umay Müze, kültürel mirası yalnızca korumakla yetinmeyip onu çağın teknolojileriyle yeniden anlatmayı hedefliyor. Sanat, teknoloji ve eğitimi aynı potada buluşturan bu yaklaşım; görünmeyeni görünür, duyulmayanı duyulur kılan yeni nesil müzeciliğin Türkiye’deki güçlü örneklerinden biri olarak yolculuğunu sürdürüyor. Umay Müze internet sitelerine https://vrkronos.com/ https://umaymdt.com/ adreslerinden erişim sağlanabiliyor.