EĞİTİM - 05 Eylül 2025 Cuma 09:26

’Yükseköğretimde V. İnsan Kaynakları Yönetimi Çalıştayı’ düzenlendi

A
A
A
’Yükseköğretimde V. İnsan Kaynakları Yönetimi Çalıştayı’ düzenlendi

Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde 29 farklı şehirden 65 insan kaynakları yöneticisinin katılımıyla ’Yükseköğretimde V. İnsan Kaynakları Yönetimi Çalıştayı’ gerçekleştirildi.


Anadolu Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı düzenlediği program, Öğrenci Merkezi Nasrettin Hoca Salonu’nda başladı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, üniversitenin öğrenci memnuniyeti açısından anketlere göre Türkiye’de kampüs anlamında en memnun olunan üniversiteler arasında yer aldığına dikkat çekti. Rektör Adıgüzel, "Öğrencinin memnuniyeti, çalışanın memnuniyeti eğitim öğretime en güzel şekilde dönüş sağlıyor. Personel Daire Başkanlığımız böyle anlamlı bir çalıştay yapmak istediğinde, bunu yapmaktan memnuniyet duyacağımızı dile getirdim. Çalıştayın adı ’İnsan Kaynakları’, fakat belki de olması gereken ’İnsan Kıymetleri’. Yasal düzenleme yapmanın ne kadar zor olduğunu, bugünkü düzenlenen çalıştay bizlere gösteriyor. Bu tür çalıştayların en büyük katkısı, farklı sorunlara karşı geliştirilen çözüm yollarında zihinsel birlikteliğe katkı sağlaması. Kimi arkadaşlarımız, aynı yönetmeliğe sahip olmamıza rağmen, çözümsüz görünen durumlara pratik zekâları ile tereyağından kıl çeker gibi çözebiliyor. Kimi arkadaşlarımız ise mevzuat gereği diyerek, yolu çıkmaz hale getirebiliyorlar. Hepimiz aynı mevzuata bakıp farklı algılayabiliyoruz. Bu tür çalıştaylar ile farklı bakış açıları kazanabiliyoruz. Çözüm geliştirici fırsatlar nasıl yakalanır, bunları inceleme fırsatı yakalıyoruz. İstişare ile ortaya çıkan fikirlerden daha iyisi yoktur. Dolayısıyla her fikrimizi konuşarak, paylaşarak, istişare ederek, birlikte düşünerek yapmamız gerektiğine inanıyorum. Bizim üniversite olarak çözüm metodumuz; istişare yaparak, konuşarak, yasalara uygun olacak şekilde orta yolu bularak gerçekleşiyor" dedi.



"AÖF bürolarına dair süreci iyi yöneterek başarıya ulaştık"


Rektör Adıgüzel, AÖF bürolarının kapatılması ve bu bürolarda çalışan personelin istihdamına yönelik olarak, "Göreve başladığımda, AÖF büroları ile ilgili bir karar aldık. Türkiye’deki 81 ildeki 94 büronun kapatılmasına karar verildi. Yaklaşık 500 çalışanımız vardı. Bu 500’e yakın çalışanı Eskişehir’e davet ettik. En zor gözüken durum buydu ve biz bu zor durumu çözebilmek için yasal düzenleme yapma yoluna başvurduk. Bir torba yasa önerisinde bulunduk. Bu torba yasa içeriğinde, üniversite personelimizin merkeze çekilmeden bütün illerde nasıl değerlendirileceği noktasında bir çalışma yapılması yer alıyordu. Bu bizim için kolay bir yolculuk değildi. 9 ay süresince adım adım işlenen bir süreçti ve sonunda başarıya ulaşıldı. Süreci iyi yöneterek, beklediğimiz kadar tepki almadan, önceden daha memnun olacakları bir durum oluşturuldu. Sürecin sonunda, herkesin kendi bulunduğu ilde, kendi istediği kurumda ve ikametgâhına en uygun konumda istihdam edilmelerini sağladık. Bu süreçte, Akademik Personel Prensipler Genel Müdürlüğü başta olmak üzere, akademik ve idari personelimize, bürolarımızda görev yapan arkadaşlarımız ve onların aileleri adına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.



"En başarılının yanı sıra en mutlu üniversite olmayı hedefliyoruz"


Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, konuşmasına şöyle devam etti:


"Burası bir üniversite ve bizim işimiz gücümüz, burada bulunma sebebimiz insan. Bu yalnızca idari personel için değil, akademik personel ve yöneticiler için de değişmez bir gerçek. Bu yüzden aldığımız kararlarda en merkeze koymamız gereken hususun insan olması gerekiyor. İnsanın çalıştığı yerde memnun, huzurlu, mutmain bir şekilde çalıştığında nasıl olduğunu, nasıl olması gerektiğini araştırmak gerektiğini ve bunu yapmanın bizim görevimiz olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Bir işi görürken mevzuat tabii ki önemlidir ama yaptığımız değişikliğin sonunda insana maddi manevi nasıl zarar vereceğini de göz önünde bulundurarak aksiyon almamız gerekiyor. Bu yüzden sözlerime başlarken, Türkiye’nin en iyi, en başarılı üniversitesi olarak değil, en mutlu ve memnuniyeti yüksek üniversite olarak başladım."



"Yöneticiler doğruluktan ve adaletten ayrılmamalıdır"


Sendikalarla olan görüşmelerine değinen Rektör Adıgüzel, "Oradaki arkadaşlarımızla olan müzakerelerimizde de işçinin, memurun hakkını karşımdakilerden daha az savunmam beklenemez. Fakat yasalar sendikacılarla beraber çalışmamızı gerektiriyor. Bu şekilde hep birlikte daha iyisini yapmaya çalışıyoruz. Biz yöneticilerin üstüne düşen, öfkeyle yanlış hareket etmemeye çalışmaktır. Doğruluktan ve adaletten ayrılmamak, siyasi olarak bir kişiyi ötekileştirip toptan herkesi yargılamamaktır. Dolayısıyla bizim kaynağımız ve işimiz insan olduğundan, bugünkü bu çalıştayın tüm oturumlarından sonra güzel sonuçlar çıkacağına inanıyorum. Bu güzel sonuçların raporlarını da muhataplarına ve ilgililerine ulaştırmak bizim görevimiz. YÖK’e bağlı kurumlar olarak önceliğimiz, üniversitelerimizin sorunlarını ve çözüm önerilerini sunarken, kanunu hazırlayan başta YÖK olmak üzere, talepte bulunabileceğimiz kurumlara bunları sunmak. Yasal olarak düzenlemelere ihtiyaç varsa, bu oturumlarda bunların da konuşulacağına inanıyorum" diyerek sözlerini sonlandırdı.



"Kamu kaynaklarının etkin kullanılması için projeler üretiyoruz"


Anadolu Üniversitesi Personel Dairesi Başkanlığı olarak idari personel eliyle ilk defa bir çalıştay düzenlendiğinin altını çizen Personel Daire Başkanı Dilara Özgür, "Anadolu Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı ailesi olarak, ekip arkadaşlarımla birlikte belirlediğimiz çalışma mottomuz; günlük yoğun iş akışının dışında, kendi görev alanımızla ilgili konularda üniversitemize fayda sağlayabilecek ‘Bugün ne yaptım, daha iyi ne yapabilirim ve nasıl geliştirebilirim?’ bakış açısıyla hep birlikte çalışmaktır. Bu çerçevede, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı amacıyla farklı fikir ve projeler üretip, Rektörümüz Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in desteğiyle bunları geliştirmenin mutluluğunu yaşıyor, aynı zamanda bu desteğin gücünü de hissediyoruz. İdari ve işçi personel alımlarının, akademik kadrolara başvurmanın ve personel ilişik kesme işlemlerinin çevrimiçi olarak gerçekleştirilmesi gibi projeleri hayata geçirdik. Bunların haricinde, personel norm kadro çalışması ile Türkiye’de ilk olan ‘Personel Isı Haritası’ geliştirildi ve en kısa sürede kullanıma sunulacaktır. Hâlihazırda 2 adet BAP ve bir patent başvurusuyla hizmetlerimize devam etmekte; üniversitemiz personeline daha yararlı olma çabası içerisindeyiz" dedi.



"Akademik ve idari insan kaynağına dair konular irdelenecek"


Personel Daire Başkanı Özgür, konuşmasının devamında çalıştayın ayrıntılarına dair şu bilgileri paylaştı:


"Oturumlarda akademik ve idari insan kaynağına dair konular irdelenecek. Son oturumda ise diğer üniversitelerin uygulamaları ve bu uygulamalara ilişkin neler yapıldığı konusunda fikir alışverişinde bulunulacaktır. Daha önceki 4 çalıştayımız Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na iletilmiş, bu görüşmeler sonucunda mevzuat değişikliklerine dair sonuçlar alınmıştır. Bu da bizlere daha çok güç vererek, konulara daha fazla eğilmemize vesile olmuştur."



’Değerlendirme ve Üniversitelerdeki Uygulama Örnekleri’ başlıklı kapanış oturumu yapıldı


Açılış konuşmalarının ardından Yükseköğretimde V. İnsan Kaynakları Yönetimi Çalıştayı’nın 1’inci oturumuna Kırıkkale Üniversitesi Personel Daire Başkanı Murat Hanay başkanlık etti. "İdari personel ile ilgili konular" başlıklı ilk oturumda Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Şube Müdürü Sayime Kılıçarslan, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Personel Daire Başkanı Hüseyin Özkan, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Personel Daire Başkanı Hülya Ayvaz Camcı ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Şube Müdürü Rıdvan Işık konuşmacı olarak yer aldı. Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen çalıştay, Anadolu Üniversitesi Personel Daire Başkanı Dilara Özgür başkanlığında ’Değerlendirme ve Üniversitelerdeki Uygulama Örnekleri’ başlıklı kapanış oturumu ile sona erdi.



’Yükseköğretimde V. İnsan Kaynakları Yönetimi Çalıştayı’ düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Karşıyaka Basketbol, hataya yer vermedi Türkiye Basketbol Süper Ligi’nin 30. ve son haftasına kümede kalma mücadelesiyle çıkan Karşıyaka, sahasında Bursaspor’u 84-82 mağlup ederek kritik bir galibiyet elde etti. Hata yapmayan İzmir temsilcisi, rakiplerinin aldığı sonuçlarla oluşan üçlü averajın ardından ligde kalmayı başarırken, sezonu da hedeflediği şekilde tamamladı. Karşıyaka, Basketbol Süper Ligi’ndeki 52 yıllık aralıksız serüvenini son haftada büyük bir stres yaşayarak sürdürdü. Ligde kalma mücadelesi veren İzmir ekibinin durumu yalnızca kendi maçına değil, rakiplerinin alacağı sonuçlara da bağlıydı. Yeşil-kırmızılılar, Bursaspor karşısında maça kötü başladı. Karşılaşmanın ilk yarısının bitimine 2 dakika 7 saniye kala skor 29-42’yken tribünlerden sahaya yabancı maddeler atılması üzerine oyun durdu. Yaşanan gerginlik sonrası hakemler soyunma odasına giderken, mücadele yaklaşık 15 dakika boyunca oynanamadı. Emniyet güçlerinin saha çevresinde önlem alıp taraftarları sakinleştirmesinin ardından karşılaşma yeniden başladı. Aynı saatlerde oynanan diğer karşılaşmalarda, Karşıyaka’nın kümede kalma yarışındaki rakiplerinden Mersinspor deplasmanda Trabzonspor’a mağlup olurken, Aliağa Petkimspor da Tofaş karşısında son anlarda kaybetti. Yaşanan olaylar nedeniyle bir süre duran Karşıyaka-Bursaspor mücadelesi ise daha geç tamamlandı. Büyük heyecana sahne olan karşılaşmada yeşil-kırmızılı ekip, bitime saniyeler kala bulduğu basketle Bursaspor’u 84-82 mağlup ederek hayati bir galibiyete imza attı. Bu sonuçların ardından üç takım da sezonu 9 galibiyette tamamladı ve ligde kalacak ekip üçlü averajla belirlendi. Averaj hesaplaması sonunda lige veda eden takım Mersinspor olurken, Karşıyaka sezonu düşme hattının hemen üzerinde tamamlayarak Basketbol Süper Ligi’ndeki yerini korudu. "Kolay bir süreç değildi" Karşıyaka Başantrenörü Ahmet Kandemir, Bursaspor karşısında alınan galibiyet sonrasında karşılaşmaya dair önemli açıklamalarda bulundu. Kolay bir süreç olmadığını vurgulayarak sözlerine başlayan Kandemir, "Aldığımız galibiyet sayısına rağmen ligde kalma mücadelesini daha erken rahatlatabilirdik ancak sezon boyunca çok farklı ve beklenmedik maçlar yaşandı. Oyuncularımı özellikle tebrik ediyorum; çünkü geri düşmemize rağmen mücadeleyi bırakmadılar ve son topa kadar savaşmaya devam ettiler. Bu takımın karakterini gösteren en önemli nokta da buydu. İlk yarıda fazla top kaybı yaptık ve rakibimize çok fazla ribaund verdik. Devre arasında bu konular üzerine konuştuk. İkinci yarıda ise taktiksel anlamda farklı rotasyonlar deneyerek zaman zaman dört kısa, zaman zaman iki uzunla oynadık. Ayrıca potaya daha agresif giderek hücumda daha etkili olmaya çalıştık" diye konuştu.
Kastamonu Üniversite öğrencilerinin yazıp sahnelediği oyun, miniklerden büyük alkış topladı Kastamonu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Havacılık Yönetimi öğrencileri tarafından sergilenen tarih ve arkeoloji temalı tiyatro gösterisi, salonu dolduran ilkokul 4. sınıf öğrencilerini hem bilgilendirdi hem keyifli dakikalar yaşattı. Kastamonu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Havacılık Yönetimi öğrencileri tarafından hazırlanan "Tarih’e Saygı, Geleceğe Umut!" sosyal sorumluluk projesi, ilkokul 4. sınıf öğrencilerini tarih ve arkeolojiyle buluşturdu. Projenin yürütücülüğünü Havacılık Yönetimi öğrencisi Batuhan Dayan üstlenirken, danışmanlığını Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Rabia Aktaş yaptı. Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kastamonu Arkeoloji Müzesi paydaşlığında gerçekleştirilen etkinlikte, ilkokul öğrencileri, önce tarih ve arkeoloji temalı tiyatro gösterisini izledi. Üniversiteli ağabeylerinin yazıp sahnelediği oyunu ilgiyle takip eden öğrenciler, bazı bölümlerde büyük heyecan yaşadı, kimi zaman da gülerek alkışladı. Üniversiteli gençlerin sahne performansı ise profesyonelleri aratmadı. Oyun süresince keyifli dakikalar geçiren öğrenciler, daha sonra Kastamonu Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen geziyle geçmiş medeniyetlere ait eserleri yakından inceleme fırsatı buldu. Çocuklar, interaktif kazı etkinliğiyle de arkeolojik çalışmaların nasıl yapıldığını uygulamalı olarak deneyimledi. Etkinlik boyunca öğrencilerin gösterdiği yoğun ilgi ve heyecan dikkat çekerken, proje katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Projeyle ilgili yapılan açıklamada, çocukların tarih bilinci kazanması, kültürel mirasa karşı farkındalık oluşturulması ve eğlenerek öğrenmelerinin sağlanmasının hedeflendiği belirtildi. Geleceğin bilinçli bireylerini yetiştirmeye katkı sağlayan benzer sosyal sorumluluk projelerinin devam edeceğini ifade edildi.
İzmir Egeli gençler ortak kültür mirasında buluşuyor Ege Üniversitesi Genç Ofis koordinasyonunda hayata geçirilen, Türkiye ve Özbekistan arasındaki kültürel bağları güçlendirmeyi hedefleyen "Kelimelerin Rengi: Dil ve Kültür Yolculuğu" başlıklı Uluslararası Gençlik Değişim Programı İzmir’de kapılarını açtı. Ege Üniversitesinin ev sahipliğinde başlayan program, iki kardeş ülkenin gençlerini bir araya getirerek ortak tarih, dil ve kültür mirasını yeniden keşfetmelerini sağlamayı amaçlıyor. Program kapsamında Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü’nü ziyaret eden Özbekistan ekibi, Enstitü Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün ile makamında bir araya geldi. Türk dünyası gençliğinin akademik ve kültürel iş birliğinin öneminin vurgulandığı ziyarette, ortak değerlerin geleceğe taşınması noktasında görüş alışverişinde bulunuldu. Enstitü ziyareti sırasında düzenlenen geleneksel Hıdırellez Şenliği programına da katılım sağlayan heyet, baharın gelişini Türk dünyasının ortak neşesiyle kutladı. Renkli görüntülere sahne olan şenlikte gençler, kültürel etkileşimin en canlı örneklerini sergilerken ortak gelenekleri yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Proje süresince katılımcılar; yaygın eğitim yöntemleriyle gerçekleştirilecek atölye çalışmaları, kültürel geziler ve etkileşim temelli faaliyetler aracılığıyla bir araya gelecek. Bu etkinliklerle gençlerin; iletişim, empati ve hoşgörü becerilerinin geliştirilmesi, aktif öğrenme süreçlerine katılımlarının sağlanması, iki ülke arasındaki gönül köprülerinin sağlamlaştırılması hedefleniyor. "Kelimelerin Rengi: Dil ve Kültür Yolculuğu" programı, hafta boyunca İzmir ve çevresinde gerçekleştirilecek olan sosyal ve kültürel etkinliklerle devam edecek.
Aydın Efeler Belediyesi’nin Gündüz Bakımevlerinde ön kayıtlar başladı Çocukların nitelikli eğitimi ve sosyal gelişimini destekleyen Efeler Belediyesi Gündüz Bakımevleri için yeni dönem ön kayıt süreci 11 Mayıs Pazartesi itibari ile başladı. Aydın’ın Efeler ilçesinde 34-68 ay arasındaki çocukları modern ve güvenli bir eğitim ortamıyla buluşturan gündüz bakımevleri, ilçe genelindeki beş farklı noktada hizmet vermeye devam ediyor. Eğitimde fırsat eşitliğini ön planda tutan merkezlerde, akademik derslerin yanı sıra İngilizce, çocuklar için felsefe, müzik ve spor gibi branş dersleriyle zenginleştirilmiş bir program uygulanıyor. Çocukların sağlıklı beslenmesini destekleyen yemek hizmeti ve sosyal aktivitelerle desteklenen eğitim modeli, Efeler’in geleceği olan miniklerin tam donanımlı bireyler olarak yetişmesine imkan sağlıyor. Başvuru yapacak olan velilerin 5 Haziran Cuma gününe kadar devam edecek olan kayıt süreci boyunca, çocuklarını kayıt ettirmek istedikleri merkeze şahsen müracaat etmeleri gerekiyor. Bu kapsamda; Adnan Menderes Mahallesi’nde iki farklı noktada hizmet veren merkezlerden ilki Doğu Aydın Bulvarı No:19/A adresinde, ikincisi ise Doğu Çevre Bulvarı No:39-1’de yer alıyor. Mimar Sinan Mahallesi’nde ikamet eden aileler 2383 Sokak No:5/7 adresindeki bakımevine müracaat edebilirken; Ata Mahallesi’nde Tepecik Bulvarı No:17/A adresindeki merkez ve Kurtuluş Mahallesi’nde Sağlık Caddesi No:25 adresinde bulunan Kurtuluş Gündüz Bakımevi, çocuklarını nitelikli eğitimle buluşturmak isteyen velileri bekliyor.
Iğdır Iğdırlılar hafta sonunda Korhan Yaylası’na akın etti Iğdır’da hava sıcaklığının 26 dereceye ulaşmasını fırsat bilen vatandaşlar, hafta sonunu doğayla iç içe geçirmek için Korhan Yaylası’na akın etti. Aileler mangal yakıp piknik yaparken, çocuklar ise yaylada gönüllerince eğlendi. Iğdır’da bahar havasının etkisini göstermesiyle birlikte vatandaşlar hafta sonunu yayla ve mesire alanlarında geçirdi. Hava sıcaklığının 26 dereceye ulaştığı şehirde, özellikle Korhan Yaylası yoğun ilgi gördü. Doğayla iç içe vakit geçirmek, temiz hava almak ve stres atmak isteyen vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren aileleriyle birlikte yaylaya geldi. Piknik alanlarını dolduran aileler mangal yakarak güzel havanın tadını çıkardı. Çocuklar ise top oynayıp geniş alanda koşarak eğlenceli anlar yaşadı. Korhan Yaylası’nda yoğunluk gün boyu devam etti. Renkli görüntülerin oluştuğu yaylada vatandaşlar, sıcak havaların başlamasıyla birlikte hafta sonlarını doğada değerlendirmeyi tercih ettiklerini söyledi. Piknik yapan vatandaşlardan Fırat Yaşar, hafta sonunu değerlendirmek için ailesiyle birlikte Korhan Yaylası’na geldiklerini belirterek, "Bugün hafta sonu olduğu için ailemizle birlikte Korhan Yaylası’na pikniğe geldik. İnsan bu doğayı görünce adeta nefes alıyor. Burada çok güzel vakit geçiriyoruz. Şehrin kalabalığından ve kirli havasından bayağı sıkılmıştık. Buraya gelip doğayı görmek, temiz hava almak gerçekten çok güzel bir duygu. Iğdır’ın böyle güzel yaylalara sahip olması büyük bir şans. Yeşillik, temizlik ve bol oksijen insanı rahatlatıyor. Herkese burayı tavsiye ederiz. Aileyle gelip güzel vakit geçirilebilecek çok güzel bir ortam var. Bir çağrımız da vatandaşlarımıza; burada piknik yaparken çevremizi temiz tutalım. Çöplerimizi çöp kutularına atalım ve doğamızı koruyalım" diye konuştu.