SAĞLIK - 21 Ağustos 2025 Perşembe 13:44

"Meme kanserinde erken tanı, tedavi başarısını artırıyor"

A
A
A
"Meme kanserinde erken tanı, tedavi başarısını artırıyor"

Kadınlarda en sık görülen kanser türünün meme kanseri olduğuna dikkat çeken Genel Cerrah Doç. Dr. Hayrettin Dizen "Meme kanseri tedavisinde sağkalım oranları artmaktadır. Bunun iki nedeni tedavi yöntemlerinin gelişmesi ve hastalığın erken evrede tanınması olarak açıklanabilir" dedi.


Acıbadem Eskişehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hayrettin Dizen, meme kanseri sıklığındaki artışın nedenleri, risk faktörleri, korunma yolları ve erken tanının önemi hakkında bilgi verdi. Ülkemizde meme kanseri sıklığının 1994 yılı verilerine göre her 100 bin kadında 24 iken 2018 yılında bu oranın her 100 bin kadında 50’nin üzerine çıktığına dikkat çekerek 25 yıllık sürede yaklaşık 2.5 katlık bir artış yaşandığını ifade etti.


Doç. Dr. Dizen bu artışın temel nedenlerini "Yaşam tarzındaki değişiklikler, obezite, hareketsizlik, doğurmama, geç yaşta doğum, kısa süren emzirme, erken menarş, geç menopoz, uzun süre doğum kontrol hapı ya da menopoz tedavisi kullanımı gibi faktörler ile nüfusun yaşlanması, farkındalık düzeyinin artması, mamografi çekiminin yaygınlaşması ve nüfus artışı" olarak sıraladı. Bu artışın ciddi bir halk sağlığı sorunu oluşturduğunu vurgulayarak korunma, tarama ve erken tanıya yönelik çalışmalara hız verilmesi gerektiğini belirtti.



"Tanı ileri evrede konuluyor"


Meme kanseri sıklığındaki artışa rağmen ülkemizde çoğu hastada tanının ileri evrelerde konulduğunu söyleyen Doç. Dr. Dizen, "Gelişmiş ülkelerde ise meme kanseri tanısı daha çok erken evrelerde konulmakta. Bunun en önemli nedeni ise o ülkelerde tarama sistemlerinin gelişmiş olması ve toplumun bu sistemlere uyum göstermesidir" dedi.


Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen ve erken tanıyla tedavi edilebilen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Dizen korunma yollarına dair "Öncelikle meme kanseri risk faktörlerini azaltmak gerekir. Bunlar; genetik bir risk olduğu belirlenen kadınlarda memeleri ameliyatla boşaltmak (profilaktik mastektomi) ve koruyucu ilaçlar kullanmak. Bu üç faktörün yanı sıra sağlıklı yaşam alışkanlıkları da riski önemli ölçüde azaltabilir" diye konuştu. Sağlıklı yaşam biçiminin obeziteden kaçınmak, düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek, 30 yaşından önce doğum yapmak, emzirmeyi en az bir yıl sürdürmek, alkol kullanmamak ve hormon tedavisinden uzak durmak gibi unsurları içerdiğini belirtti.



"Genetik faktörler dikkate alınmalı"


Her iki memenin ameliyatla alınmasının (Bilateral profilaktik mastektomi), BRCA1 veya BRCA2 mutasyonlarını taşıyan bireylerde meme kanseri riskini yüzde 95 oranında azalttığını aktaran Doç. Dr. Dizen, genetik yatkınlığın önemine değinerek şu bilgileri verdi: "Meme kanseri için en önemli risk faktörü kadın olmaktır. Bunun dışında ileri yaş, erken menarş (regl süreci), geç menopoz, hiç doğum yapmamış olmak, emzirmemiş olmak, geç yaşta doğum yapmak, çocuklukta göğüs bölgesine radyoterapi almak, uzun süreli hormon tedavileri, oral kontraseptifler, alkol kullanımı, postmenopozal obezite, bazı iyi huylu meme hastalıkları, atipik hücre varlığı, lobüler karsinoma in situ, mamografide yoğun meme dokusu ve genetik faktörler riski artırır. BRCA1 ve BRCA2 mutasyonları en sık rastlanan genetik risk faktörleridir. Bu mutasyonlar yumurtalık (over) kanseri riskini de artırır."



"Erken tanı hayat kurtarıyor"


Meme kanseri tarama programlarının, klinik bulgu ortaya çıkmadan hastalığın erken dönemde belirlenmesini amaçladığının altını çizen Doç. Dr. Dizen, "Erken tanı sayesinde ölüm oranları azalmakta, meme koruyucu cerrahi şansı artmakta ve tedaviye bağlı yan etkiler azaltılmaktadır. Meme kanserinin taranmasında en etkili görüntüleme yöntemi mamografidir. Dijital mamografi ile daha düşük radyasyonla daha net görüntüler elde edilmekte ve hastalık çok erken evrelerde tanınabilmektedir. Alınan radyasyon dozu, günde bir paket sigara içen bir kişiden 40 kat daha azdır" dedi.



"Multidisipliner tedavi yaklaşımı önemli"


Meme kanseri tedavisinde sağkalım oranlarının arttığını ve bunun iki temel nedeni olduğunu söyleyen Doç. Dr. Dizen, "Lokal ve sistemik tedavi yöntemlerinin gelişmesi ve hastalığın erken evrede tanınması başarı oranlarını yükseltiyor. Multidisipliner yaklaşımla tedavinin etkinliği artmakta, hastaya ait olumsuz sonuçlar ise azalmaktadır" diye konuştu.


Tanı konulduktan sonra klinik evrelendirmenin yapıldığını, evre ve moleküler alt tipe göre cerrahi tedavi, kemoterapi veya hormonal tedavi kararı verildiğini ifade eden Doç. Dr. Dizen, erken evre meme kanserinde meme koruyucu cerrahi ve sentinel lenf nodülü biyopsisinin uygulanabileceğini söyledi.



"İleri evrede sistemik tedavi öncelikli"


Lokal ileri meme kanserinde (Evre IIB veya III) ise tedaviye sistemik tedaviyle başlanmasının birçok avantaj sağladığını vurgulayan Doç. Dr. Dizen, "Tümörün kemoterapiye yanıtı ölçülebilir, dolaşımdaki tümör hücreleri yok edilebilir, tümör evresi küçültülerek meme koruyucu cerrahi yapılabilir ve koltuk altı lenf bezleri korunabilir" diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ, Erasmus+ BIP kapsamında uluslararası öğrencileri ağırladı Karabük Üniversitesi (KBÜ), Erasmus+ Blended Intensive Programme(BIP) programı kapsamında farklı ülkelerden gelen öğrencileri kampüsünde ağırladı. Karabük Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü Erasmus Ofisi tarafından organize edilen Erasmus+ BIP çerçevesinde, Polonya, Almanya, Litvanya, İspanya ve Romanya’dan gelen 34 kişilik öğrenci grubu üniversitede ağırlandı. Programa; Radom Academy of Economics (Polonya), Technical University of Ilmenau (Almanya), Civitas University (Polonya), CEDEU University (İspanya), University of Humanities and Economics in Lodz (Polonya), Kielce University of Technology (Polonya), Ovidius University of Constana (Romanya), Bydgoszcz University of Science and Technology (Polonya), Lithuanian University of Engineering (Litvanya) ve Babe-Bolyai University (Romanya) öğrencileri katıldı. Programın ilk gününde öğrenciler için rektörlük ziyareti ve kampüs tanıtımı gerçekleştirildi, ardından şehir merkezinde bilgilendirme gezisi düzenlendi. İkinci ve üçüncü günlerde "International Security" ve "Research Techniques" dersleri yüz yüze yapılırken, dersler Karabük Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü ile İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından yürütüldü. Akademik içeriklerin yanı sıra öğrenciler arası etkileşimi artırmaya yönelik sosyal etkinlikler de gerçekleştirildi. Program kapsamında dördüncü gün Safranbolu gezisi düzenlenerek katılımcıların bölgenin tarihi ve kültürel mirasını tanımaları sağlandı. Program, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş’ın konuşmasıyla sona erdi. Katılımcılara sertifikaları ve hediyeleri takdim edilirken, program sonunda öğrenciler İstanbul’a uğurlandı. Erasmus+ BIP programının, uluslararası akademik iş birliğinin güçlendirilmesi ve kültürel etkileşimin artırılması açısından önemli bir organizasyon olduğu değerlendirildi.
Karabük KBÜ akademisyenleri Özbekistan’da akademik temaslarda bulundu Karabük Üniversitesi (KBÜ) akademisyenleri, Özbekistan’da gerçekleştirdikleri ziyaretlerde bilimsel sunumlar yaparak üniversiteler arası iş birliği imkanlarını değerlendirdi. Karabük Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim elemanları Arş. Gör. Kadriye Öz ve Arş. Gör. Elif Dorukbaşı, AI Healthcare Hackathon 2026 kapsamında Özbekistan’da akademik temaslarda bulundu. Program kapsamında Alfraganus Üniversitesini ziyaret eden heyet, Uluslararası İlişkilerden sorumlu Rektör Yardımcısı Safakhanov Berdiyor Bakhtiyorovich ile görüş alışverişinde bulundu. Ziyarette akademisyenlere üniversitenin akademik ve fiziki imkânları hakkında bilgi verildi. Heyet, Yazılım Mühendisliği Bölümü’nde öğrencilerle bir araya gelerek Karabük Üniversitesinin akademik yapısını ve uluslararası fırsatlarını tanıttı. Öğrenciler, özellikle burs imkânları ve lisansüstü eğitim programlarına ilgi gösterdi. Program kapsamında Arş. Gör. Elif Dorukbaşı "Biyomedikal Zaman Serilerinde Büyük Dil Modelleri", Arş. Gör. Kadriye Öz ise "Fotovoltaik Panellerde Optimizasyon" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Ziyaretlerin ikinci durağında University of Management and Future Technologies ile temaslarda bulunan heyete, KBÜ Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Öğr. Gör. Adnan Ucur de katıldı. Heyet, Musametov Bahodir Erkinbayevich rehberliğinde kampüsü dolaşarak incelemelerde bulundu. Ardından Rektör Makhmudov Mukhammadismoil Mukhitdinovich başkanlığındaki heyetle yapılan toplantıda iki üniversite arasında karşılıklı tanıtımlar gerçekleştirildi. Görüşmede özellikle Bilgisayar Mühendisliği alanında geliştirilebilecek iş birliği imkanları ele alındı. Gerçekleştirilen temasların, Karabük Üniversitesi’nin uluslararasılaşma hedeflerine katkı sağlaması ve bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesine zemin oluşturması bekleniyor.