EĞİTİM - 14 Eylül 2025 Pazar 17:53

İletişim ve medya alanında geleceğe hazırlık: Ön lisans programları

A
A
A
İletişim ve medya alanında geleceğe hazırlık: Ön lisans programları

Anadolu Üniversitesi, öğrencilerini medya ve iletişim sektöründe başarıya hazırlamak amacıyla çeşitli ön lisans programları sunuyor.


Anadolu Üniversitesi, fotoğrafçılıktan marka iletişimine, halkla ilişkilerden medya yönetimine kadar farklı alanlarda eğitim veren ön lisans programlarıyla hem teorik bilgi hem de uygulamalı deneyim kazandırarak mezunlarını sektöre güçlü bir şekilde hazırlıyor.



Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Ön Lisans Programı


Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Ön Lisans Programı, öğrencilere fotoğrafçı ve kameraman mesleğine yönelik temel bilgi ve uygulamalı hazırlık imkanı sunuyor. Program kapsamında, uzaktan eğitim için hazırlanmış ders kitapları ile web ortamında sunulan destekleyici eğitim materyalleri yer alıyor. Programı başarıyla tamamlayan mezunlar; basın-yayın sektöründe, kamu ve özel televizyon kanallarında, sinema stüdyolarında, video kuruluşlarında ve reklamcılık sektöründe çalışma olanağına sahip. Ayrıca öğrenciler, illerdeki fotoğraf derneklerine üye olma, sergilere katılma, çalıştaylarda yer alma ve uluslararası fotoğraf sanatçıları ile buluşma imkanı yakalayabiliyor.



Halkla İlişkiler ve Tanıtım Ön Lisans Programı


Halkla İlişkiler ve Tanıtım Ön Lisans Programı, sektöre nitelikli çalışanlar kazandırmayı amaçlıyor. Mezunlar, özel veya devlet kurumlarının iletişim, basın ve halkla ilişkiler birimlerinde ya da halkla ilişkiler ajanslarında çalışma imkanına sahip oluyor.



Marka İletişimi Ön Lisans Programı


Marka İletişimi Ön Lisans Programı, öğrencilere marka iletişimi ve pazarlama iletişimi alanında temel kavramları öğretmeyi, teorik bilgiyi pratiğe dönüştürme kabiliyeti kazandırmayı ve markalaşma süreçlerini yönetebilecek personel yetiştirmeyi hedefliyor.



Medya ve İletişim Ön Lisans Programı


Medya ve İletişim Ön Lisans Programı, yerel, bölgesel veya ulusal medya kuruluşları ile şirketlerin kurumsal iletişim birimlerinde çalışacak nitelikli insan kaynağını yetiştirmeyi amaçlıyor. Programı başarıyla tamamlayan mezunlar, medya sektörünün çeşitli aşamalarında veya kurumsal iletişim ve halkla ilişkiler birimlerinde görev alabilme imkanına sahip oluyor.


Programlara; en az lise veya dengi okul mezunları, Meslek Yüksekokulu veya Açıköğretim Fakültesi ön lisans programlarından mezun adaylar (dikey geçiş), örgün öğretimde öğrenci olup Açıköğretim Fakültesi’nde öğrenimine devam etmek isteyenler (yatay geçiş), herhangi bir yükseköğretim programından mezun olan veya halen öğrenim gören öğrenciler (ikinci üniversite), Açıköğretim Fakültesi mezunları (başvuru yapabilirler; hâlen kayıtlı olanlar başvuramaz), yurt dışından mezun olan veya yabancı uyruklu adaylar (TR-YÖS) kayıt yaptırabiliyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Adana Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü ve Başkan Yardımcısı Ömer Kaya, Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerindeki yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanda yer alan "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi" yatırımlarına ilişkin bir dizi ziyaretini sürdürdü. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Sütcü ile aynı zamanda AOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Ömer Kaya, SANKO Holding yönetimiyle bir araya geldi. Türkiye’nin yüksek katma değerli sanayi dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeye hazırlanan bölgede titiz bir çalışma yürüten Sütcü ve Başkan Yardımcısı Kaya, Türkiye sanayisinin köklü ve güçlü kuruluşlarından SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu ve beraberindeki heyeti ziyaret ettikten sonra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Saha gezisinde; bölgenin yatırım potansiyeli, lojistik bağlantıları, limanlara yakınlığı ve kimya sanayisi açısından sunduğu stratejik avantajlar değerlendirildi. Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü, Adana’nın sanayi gücünü büyütecek her yatırımın bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin de yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin kimya sanayisindeki dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından stratejik bir adım olduğunu belirtti. Sütcü ve Kaya, bölgedeki incelemeleri kapsamında ayrıca Yumurtalık Kaymakamı Yakup Papaker ile Yumurtalık Serbest Bölge Müdürü Fatih Altıntaş’ı makamlarında ziyaret etti. Görüşmede, bölgenin genel potansiyelinin yanı sıra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi hakkında verimli istişarelerde bulunuldu.
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.