KÜLTÜR SANAT - 22 Eylül 2025 Pazartesi 10:30

Hobi olarak başladı, 2 bin eserlik müze açtı

A
A
A
Hobi olarak başladı, 2 bin eserlik müze açtı

Eskişehirli sanatçı Arzu Özer, 15 yıldır hobi olarak sürdürdüğü bez bebek yapım sanatını, 2 bin eserin yer aldığı bir müzeye dönüştürdü.


Yıllar içinde farklı dönemlerde ürettiği eserlerden oluşan müze, hem folklorik hem de fantastik bebeklere ve büyük kompozisyonlara ev sahipliği yapıyor. Eşinin de destek olduğu müze, Özer’in emeğinin ve sanatının bir yansıması olarak ücretsiz bir şekilde ziyarete açık. Koleksiyon, ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor ve bölgenin en çok ziyaret edilen müzeleri arasında yer alıyor.



"İlk günden itibaren yaptığım bütün eserlerden örnekler yer alıyor"


Bebeklerin sahnelendiği platformların dekorlarında eşi ile birlikte yaptıklarını anlatan Arzu Özer, "15 yıl önce hobi amacıyla başladığım bez bebek yapım sanatında 2 bin bebeklik bir müzeye kavuşmanın sevincini yaşıyorum. Müzedeki eserler, 15 yıl boyunca yaptığım ve çeşitli dönemlere ait eserlerden oluşuyor. Müze de başladığım ilk günden itibaren yaptığım bütün eserlerden örnekler yer alıyor. Bu, benim için bir gurur kaynağı. Yıllardır yaptığım bu emeği, hem gelecek nesillere, hem de çocuklarıma bırakmanın gururunu yaşıyorum. Müze de sadece bez bebek yok. Her teknikten yapılmış bebekler var. Belli masallara ait bebekler olduğu gibi fantastik bebekler de yer alıyor. Ayrıca bu bebekler arasında büyük kompozisyonlar da var. O kompozisyonlarda yer alan dekorların yapımında da eşim yardımcı oldu. Kendisine çok teşekkür ediyorum" dedi.



"Kendi masalımın kahramanlarını oluşturuyorum"


Dünyada bilinen bir sanat olduğuna dikkat çeken usta sanatçı Özer, "Müze de yer alan bebekler aslında bebek kavramında olmalarına rağmen bunlar aslında dünya da doll art, sanat bebekleri diye bilinen bir sanat dalına ait ürünler. Ben zaten folklorik ya da yöresel bebekler pek yapmıyorum. Benim yaptığım bebekler, tasarım bebekler, hayal dünyamın eserleri. Aslında ben kendi masalımın kahramanlarını oluşturuyorum" diye belirtti.



"Her gün müzeyi ilk günkü gibi ziyaret ediyorum"


Müzenin kendisi için büyük bir anlam ifade ettiğini söyleyen sözlerini şu şekilde sonlandırdı:


"Müzenin açılışı her ne kadar da 2025 Mart olsa da 15 yıl önce oluşturulmaya başlandı diyebilirim. Çok duygulandım. Müzenin açılışını benim için büyük bir gurur kaynağı. O gün çok duygulanmıştım. Her gün ilk defa geziyormuş gibi gidip ziyaret ediyorum. Bebeklerim yoğun bir ilgi görüyor. Ücretsiz olarak ziyarete açık ve bölgedeki müzeler için de en çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alması beni çok mutlu ediyor. Bundan da çok memnunum. Ayrıca ziyaretçilerimizi bu kadar çeşitli üretimi bir kişinin yapabilmiş olması çok şaşırtıyor. Bazı bebeklerin çok gerçekçi olmaları onların çok ilgisini çekiyor. Ara sırada bebek korkusu olan müzeseverler geliyor çok gerçekçi olduğu için korkanlar da var. Ama korku da bir duygudur. Onların korkmaları da hoşuma gidiyor."



Hobi olarak başladı, 2 bin eserlik müze açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Selçuk Bayraktar: "Yapay zeka, ’öfke, hedonizm ve korku’ temelli içerikleri optimize ediyor" Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, SAHA 2026 kapsamında düzenlenen programda katılımcılara hitap etti. Bayraktar, "Bugün herhangi bir sosyal medya veya video platformunun temel algoritması, size ’doğruyu’ veya ’faydalıyı’ göstermek üzerine tasarlanmamıştır. Arka planda çalışan yapay zekâ, nörolojik zaaflarımızı analiz ederek dopamin salgımızı tetikleyecek, bizi o ekranda 10 saniye daha fazla tutacak ’öfke, hedonizm ve korku’ temelli içerikleri optimize ediyor" dedi. SAHA 2026’da savunma sanayii, teknoloji ve milli üretim konularının ele alındığı programda konuşan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji alanındaki çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programa çok sayıda sektör temsilcisi, davetli ve katılımcı da ilgi gösterdi. Sadece metalin ve yazılımın sergilendiği bir fuarda olmadıklarını dile getiren Bayraktar, "21. yüzyılın en keskin teknolojik ve ahlaki yol ayrımında, ’insan’ kalmanın ve insanlık onuruyla hür bir şekilde var olmanın yol haritasını konuşmak üzere bir araya geldik. Bundan yaklaşık 30 yıl önce insanlığa bir ’teknoloji ütopyası’ satıldı. İnternetin sınırları kaldıracağı, bilginin serbest dolaşımının dünyayı eşitleyeceği ve sivil teknolojilerin küresel barışı getireceği söylendi. Oysa bugün görüyoruz ki bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değil. Tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve doğrudan cebimizdeki cihazlara sızan ’teknokapitalist küresel tahakkümdür.’ Bu tahakküm, geçmişin diktatörlükleri gibi kaba kuvvetle de gelmiyor. Milyarlarca insanı uyuşturucu gibi müptela kılan bir sistemle, ’gönüllü bir esaret’ olarak hayatımıza giriyor" dedi. "Bugün herhangi bir sosyal medya veya video platformunun temel algoritması, size ’doğruyu’ veya ’faydalıyı’ göstermek üzerine tasarlanmamıştır" diyen Bayraktar, "Arka planda çalışan yapay zekâ, nörolojik zaaflarımızı analiz ederek dopamin salgımızı tetikleyecek, bizi o ekranda 10 saniye daha fazla tutacak ’öfke, hedonizm ve korku’ temelli içerikleri optimize ediyor. Baktıkça ağına daha fazla çekiyor, içine çekildikçe daha fazla bakıyorsunuz. Girişim ekosisteminin dünyaya dayattığı ilk cümle hep ’maddi varlığını arttır’ oldu. Medeniyetimizden aldığımız ilhamla, bizce insanın ilk gayesi insanlığa fayda sağlamak olmalıdır" şeklinde konuştu. "Verilerin tekelleşmesine, tek elde toplanmasına asla izin verilmemeli" Yeni çağda insan ile makine arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını söyleyen Bayraktar, "Sadece makinelerin insanı taklit etmesinden bahsetmiyorum, insanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alıyoruz. Bizim yapmamız gereken, İHA ve SİHA serüvenimizde yaptığımız gibi bugüne değil geleceğe odaklanıp, başkalarının belirlediği kuralları takip etmek yerine paradigma dönüşümü oluşturarak yepyeni bir kırılım yakalamaktır. Verilerin tekelleşmesine, tek elde toplanmasına asla izin verilmemeli. Verilerimizi küresel dev tekellerin sunucularına teslim etmek yerine, Federe Öğrenme mimarilerini hayata geçirmeliyiz" ifadelerini kullandı. "’Teknolojik Dayanışma İttifakı’ kurmalıyız" "Yapay zekadan ileri çip teknolojilerine, kuantum bilgi işlemden robotik otomasyona uzanan bu yolda; devasa, merkezcil bir bulut yapısına ihtiyaç duymadan, doğrudan cihaz üzerinde çalışan Uç Bilişim (Edge AI) modellerini geliştirmeliyiz" diyen Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Bu geliştirdiğimiz yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak sarsılmaz bir ’Teknolojik Dayanışma İttifakı’ kurmalıyız. Tekellerin dev veri merkezlerine mahkûm olmadan, gücümüzü birleştirmek zorundayız. Bugün bu fuar alanında gördüğünüz; yeni nesil yapay zekâ sistemlerimiz, doğadaki kuş sürüleri gibi birbiriyle haberleşen otonom sürülerimiz ve dünya harp doktrinini yeniden yazan tüm çalışmalarımız, son 8 yılda yetişen TEKNOFEST kuşağının imzasını taşımaktadır. Burada sergilenen her bir eser, sadece birer mühendislik başarısı değil; gökyüzünde, yeryüzünde ve dijital dünyada ’hür ve özgün’ var oluşumuzun perçinlenmiş mühürleridir. Organizasyonu hayata geçiren SAHA İstanbul ailesine, gece gündüz demeden ter döken mühendislerimize, teknisyenlerimize ve savunma sanayimizin tüm kahramanlarına yürekten teşekkür ediyorum. Yolumuz açık, geleceğimiz hür olsun."
İstanbul Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi SAHA 2026’da sergilenen yerli ve milli ürünlere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. 7’den 70’e herkes ürünlerle fotoğraf çektirdi, YILDIRIMHAN fuarın gözdesi oldu. Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tüylerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine, emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı 5’inci gününde devam ediyor. Birçok yerli ve milli ürünün sergilendiği fuar bugün halkın ziyaretine açıldı. Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi, fotoğraflar çektirdi. Fuarda ürünlerin maketleri de dikkat çekti. 7’den 70’e herkes maketlerin yanında fotoğraf çektirdi. Tayfun Fakı, "Gurur duyoruz. Allah bunların devamını nasip etsin. YILDIRIMHAN’ı da göreceğiz inşallah" dedi. Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba ise, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tüylerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine, emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa Karagül hasadı başladı Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde yetişen, kendine özgü rengi ve kokusuyla öne çıkan tescilli ’karagül’de hasat başladı. Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi’nin 2013 yılında "sakin şehir" ağına dahil ettiği Halfeti, tarihi taş evleri ve doğal güzellikleriyle bölgenin "saklı cenneti" olarak nitelendiriliyor. Birecik Barajı’nın suyunun yükselmesiyle bölgede üretim alanı azalan karagül, yetiştiği topraktan aldığı kendine özgü rengi ve kokusuyla dikkat çekiyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescil belgesi verilen karagülün geniş bir alana yayılması için Halfeti Kaymakamlığı, Belediye ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün çalışmaları devam ediyor. Ağırlıklı olarak seralarla yetiştirilen, ilkbahar ve sonbaharda açan karagül, görevliler tarafından çeşitli alanlarda kullanılması amacıyla dallarından kesilerek hasat edilmeye başlandı. Halfeti İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Bozoğlan, karagül bahçesinde incelemelerde bulundu. İncelemeler sonrası açıklama yapan Bozoğlan, "Karagülün yaprakları kozmetik ve gıda alanında kullanılıyor. Karagül sabun, kolonya, gülsuyu ve parfüm gibi kozmetik ürünlerinde kullanılıyor. Bunun yanı sıra lokum, gül şerbeti, kahve ve dondurma gibi gıda ürünlerinde de kullanılıyor. Halfeti’de sadece karagül ile üretim yapan firmalarımız var" dedi. Bozoğlan, gülün Halfeti’den dışarı çıktığı zaman ise pembeye yakın bir tona ulaştığını aktararak, "Halfeti’de şu anda bin 750 metrekare kapalı alanda, 12 bin metrekare açık alanda karagül üretimi yapılmaktadır. Halfeti Kaymakamımız ve Belediye Başkan Vekilimiz Sinan Korkmaz’ın destekleriyle eski Halfeti’de 7 bin 750 metrekare bir alan tahsisi yapıldı. Bu alana biz bin metrekare kapalı yetiştirme alanı, 250 metrekare üretim alanı ve damıtma tesisi olarak hizmet sunacağız" diye konuştu. Karagül yetiştiricisi Devrim Tutuş ise "Karagülden gıda ve kozmetik ürünü üreten dünyadaki tek firmayız. Şimdi hasat dönemindeyiz. Yaklaşık 10 gündür hasat yapıyoruz. Hayırlısıyla bu yıl bereketli geçti" ifadelerini kullandı.