GÜNDEM - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 09:57

Hem özel öğrenciler hentbol oynuyor hem de geleceğin öğretmenleri yetişiyor

A
A
A
Hem özel öğrenciler hentbol oynuyor hem de geleceğin öğretmenleri yetişiyor

Eskişehir’de Veteran Hentbolcular Derneği (VHD) öncülüğünde yürütülen "+1 Hentbol Projesi", hem down sendromlu çocukların sosyal hayata adaptasyonunu sağlıyor hem de üniversiteli öğretmen adaylarına uygulamalı staj imkanı sunarak geleceğin eğitimcilerini yetiştiriyor.


Teknolojinin getirdiği hareketsiz yaşama karşı özel ihtiyaçlı bireyleri sporla topluma kazandırmayı amaçlayan projeler fark oluşturmaya devam ediyor. Eskişehir’de Veteran Hentbolcular Derneği, Türkiye Down Sendromu Derneği Eskişehir Şubesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) iş birliğiyle yürütülen "+1 Hentbol Projesi", düzenlenen son antrenmanla 3’üncü yılını başarıyla tamamladı. Yaklaşık 20 Down sendromlu öğrencinin parkeye çıktığı çalışmalarda, ESOGÜ Özel Eğitim Bölümü’nde okuyan 15 öğretmen adayı da çocuklara eşlik ederek adeta bir akademi gibi staj deneyimi kazanıyor. Projenin 3’üncü yıl kapanış antrenmanına Ticaret Lisesi Mezunları Derneği (TRİMET) yöneticileri de katılarak, çocuklara ve öğretmen adaylarına özel olarak hazırlatılan formaları hediye edip destek verdi.



"Hem çocuklarımızı hem de öğretmen adaylarımızı geleceğe hazırlıyoruz"


Projenin detayları ve hedefleri hakkında bilgi veren Veteran Hentbolcular Derneği Başkanı Sadullah Eriç, çalışmanın çift yönlü bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu belirtti. Eriç, şöyle konuştu:


"Biz Veteran Hentbolcular Derneği olarak 3 senedir Down sendromlu özel ihtiyaçlı çocuklarımıza spor yaptırıyoruz. Hem çocuklarımızın fiziksel anlamda gelişmelerini sağlamak hem ailelerin kaynaşmalarını, sosyal alanda etkili olmalarını amaçlıyoruz. Bugün 3’üncü yılımız bitiyor, inşallah bundan sonraki yıllarda da devam edeceğiz. Bugünün bir diğer özelliği; benim de yöneticiliğini yaptığım Ticaret Lisesi Mezunları Derneği’nin bize destek vermek amaçlı antrenmanımıza katılması oldu. Çocuklarımıza ve öğretmen adayı arkadaşlarımıza birer forma yaptırmışlar. Down sendromlu yaklaşık 20 öğrencimiz var. Özel eğitim bölümü öğretmen adaylarından da yaklaşık 15 arkadaşımız bizimle beraber. Onlar da burada bir nevi stajlarını yapıyorlar. Biz bir taraftan Down sendromlu çocuklarımızın fiziksel ve sosyal alanda gelişmelerini sağlarken, diğer taraftan da özel eğitim bölümü öğretmen adaylarımızı mesleğe hazırlıyoruz."



"Geri dönüşler oldukça pozitif, katılım her geçen sene artıyor"


Projenin yürütücülerinden Alemdar Süngar ise çocuklardaki gelişimin gözle görülür derecede olduğunu ifade ederek, "Asıl amacımız, +1 Hentbol Projesi’ne yönelik çalışmalarla çocuklarımızın gelişimine katkı sunmak. Bu sene 3’üncü yılımızı tamamladık. Sene başından itibaren gelen çocuklardaki kazanımları dikkate aldığımız zaman, hem günlük yaşantılarında hem de sportif anlamda ilerlemeleri çok net görebiliyoruz. Burada tek yönlü bir çalışma yapmıyoruz; Osmangazi Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü’nden öğretmen adayı arkadaşlarımız da bu çalışmalara katkı sağlıyor. Çocuklardaki kazanımları gördükçe epey yol katettiğimizi anlıyoruz. Çok olumlu, çok pozitif geri dönüşler alıyoruz. Kaldı ki her geçen sene katılım sayısı daha da artıyor. Biz sadece hentbol oynamaları için değil, onları topluma kazandırmak ve bireysel becerilerini üst düzeye çıkarmak için bu çalışmaları yürütüyoruz" dedi.



"Eskisine göre çok daha iyiler, artık söz dinliyorlar"


Projeye destek vermek amacıyla antrenmana katılan Ticaret Lisesi Mezunları Derneği (TRİMET) yöneticisi Halil Solmaz, çocuklardaki değişimi kendi komşusundan örnek vererek şu sözlerle aktardı:


"Bu etkinliği 3 yıldır VHD Derneği yapmakta. Bizler TRİMET olarak buraya bir katkı sunmak istedik. Geçmiş dönemlerde de değişik zamanlarda gelip ben burayı ziyaret etmiştim. Bir katkımız olsun, sosyal projelerde bulunalım istiyoruz. Biz okulumuzda da değişik projelerde katkılar sunuyoruz, burada da yer almak istedik. Çocuklar burada gayet güzel eğleniyorlar. Hatta çocuklardan bir tanesi benim apartman komşum, benim alt katımda oturuyor. Kendisiyle sürekli görüşüyorum, balkondan falan bağırıyor. Artık çok güzel şeyler yapıyor. Eskisine göre durumu daha iyi; eskiden daha farklıydı, şimdi ise söz dinliyor."


Anlamlı proje, özel sporcuların sevinç gösterileri ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.



Hem özel öğrenciler hentbol oynuyor hem de geleceğin öğretmenleri yetişiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Polise önce yalvardı sonra küfürler edip kaçtı: O anlar kamerada Aksaray’da helezonu kesik ve camları filmli araçla polisin uygulamasına takılan genç, ceza kesileceğini öğrenince polis memurlarına önce yalvardı sonra da küfürler yağdırdı. Olayı görüntüleyen basın mensubunu da burnunu kırmakla tehdit eden genç, küfretmeyi sürdürerek olay yerinden yaya olarak kaçtı. Anbean kameralara yansıyan kovalama sonrası yakalanan genç gözaltına alındı. Olay, Taşpazar Mahallesi Ebulfeyz Elçibey Caddesi Tiyatro Kavşağında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde uygulama yapan İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesi ekipleri helezon yayı kesik ve camlarında film bulunan 35 EB 8575 plakalı otomobili durdurdu. Y.Ö. (19) isimli kadın sürücüyü ehliyet ve ruhsat kontrolünden geçiren polis memurları araçta yaptığı incelemede helezon yaylarının kesik ve camlarda film olduğunu tespit etti. Bunun üzerine ceza işlemi başlatırken, araçta yolcu konumunda olan H.E.Ö. (18) ceza yazılacağını öğrenince polis memurlarından görmezden gelmelerini istedi. Bir süre polis memurlarına dil döken ve "Abi kız arkadaşımın yanında beni bozma" diye konuşan genç, polis memurlarının işlemi sürdürmesi üzerine sinirlenerek küfürler yağdırmaya başladı. "Yazmazsanız, bağlamazsanız" diye peş peşe küfürler ederek refüje çıkan H.E.Ö., burada da olayı görüntüleyen gazeteciyi "Çekme lan, senin burnunu kırarım bak" diyerek defalarca tehdit etti. Bekçiler tarafından sakinleştirilmeye çalışılan gencin yanına gelen Y.Ö. isimli kız arkadaşı gencin ensesinden tutup iterek uzaklaştırdı. Genç kız, polis memurlarından da özür diledi. Genç ise, her şeye rağmen küfür ve tehditlerini sürdürünce polis memuru genci küfrettiği için yanına çağırdı. Bunun üzerine şahıs yine küfürler ederek yaya olarak kaçmaya başladı. Polis memurları da yaya olarak H.E.Ö.’nün peşine düşerken, şahıs ile polis arasında kovalamaca başladı. 10 dakika süren kovalamaca sonrası genç çok kaçamadan aynı mahallede yakalandı. Yakalanınca da olayı görüntülemek isteyen gazeteciye tepki gösteren H.E.Ö. polis aracına bindirilmek istendi. Polis memurlarına direnen ve polis aracına binmek istemeyen şahıs ekiplere güçlük çıkarırken, bir süre sonra polis aracına bindirilerek gözaltına alındı. Sürücüye, kesik helezon ve cam filminden 7 bin 716 lira para cezası kesilirken, trafikten men edilen araç ise çekici marifeti ile otoparka alındı. H.E.Ö. isimli şahıs hakkında adli işlem başlatıldı.
Hatay Araçla birlikte köprüden düşerek akıntıya kapılan 19 ve 20 yaşındaki 2 genç kayboldu Hatay’da etkili olan yağış sonrasında Antakya ile Samandağ’ı birbirine bağlayan köprü tek taraflı yıkıldı ve akıntıya kapılan araçtaki 2 kişi kayboldu. Suya kapılarak kaybolan 19 ve 20 yaşındaki 2 genci arama çalışmaları devam ediyor.Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da dün akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili oldu. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Samandağ ilçesi Karaçay Mahallesi’nde bulunan Karaçay nehri, yağış sonrası taştı. Taşan Karaçay nehri, Samandağ ile Antakya ilçelerini birbirine bağlayan Karaçay köprüsünün Samandağ’a gidiş yönünü çökertti. Çökme esnasında köprünün üzerinde ilerleyen araçtaki 20 yaşındaki Musa Paşa ve 19 yaşındaki Deniz Hoşgel kayboldu. Olay yerine sevk edilen AFAD, Hatay Büyükşehir Belediyesi Su altı Arama ve Kurtarma ekipleri başta olmak üzere çok sayıda ekip arama çalışmalarını sürdürüyor. Öte yandan gençlerim akıntıya kapıldığı araçsa ekipler tarafından hurdaya dönmüş halde bulundu.Selden dolayı yıkılan köprüden düşen şahısların kaybolduğunu ifade eden muhtar Cemil Gültekin, "Gece kuvvetli bir yağış oldu. Aniden gelen taşkınla Karaçay nehri doldu taştı. Nehir taşınca Antakya ile Samandağ ilçelerini bağlayan köprünün tek tarafı yıkıldı. Kaybolan kişi Antakya’dan gelirken bazı vatandaşların dur ikazına uymadan devam ettiği için arabasıyla yıkılan köprüden aşağıya düştü. Nehre düşüp akıntıya kapılınca kayboldu. Arabası bulundu ama kendisinden henüz haber yok. Sahil Güvenlik, jandarma, AFAD bütün ekipler seferber oldu. Allah devletimizden razı olsun. Gece boyunca yağış hiç durmadı" ifadelerini kullandı.
Ankara 14 yaşındaki Güner’in öldüğü kazaya ilişkin davada sanık 4 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırıldı Ankara’da 19 Şubat’ta aracıyla 14 yaşındaki Elif Güner’e çarparak ölümüne neden olduğu iddiasıyla "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan yargılanan tutuklu sanık, 4 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildi. Ankara 68. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Yasin Aloğlu, maktule Güner’in annesi Tuğba Güner, babası Dündar Güner ve kardeşi Arda Güner ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme hakimi, duruşma salonunun yetersizliği sebebiyle basın mensupları ve izleyicilerin salona alınmayacağını ifade etti. Söz alan sanık Aloğlu, istemeden böyle bir kazaya sebep olduğunu belirterek mahkemeden tahliyesini istedi. Güner ailesi ise sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını talep etti. Beyanların ardından kararı açıklayan mahkeme, sanık Aloğlu’nun "Bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan 4 yıl 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vererek, tahliyesine hükmetti. Olayın geçmişi Ankara’nın Çankaya ilçesinde 19 Şubat’ta saat 20.00 sıralarında Turan Güneş Bulvarı’nda yolun karşısına geçmeye çalışan 14 yaşındaki Elif Güner’e, iddiaya göre yüksek hızla ve makas atarak ilerleyen Yasin Aloğlu idaresindeki otomobil çarpmıştı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Güner, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın ardından Güner’in hayatını kaybetmesine ilişkin Aloğlu hakkında "bilinçli taksirle ölüme sebep olma" suçundan cezalandırılması talebiyle iddianame hazırlamıştı. İddianame, Ankara 68. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.