GÜNDEM - 14 Eylül 2025 Pazar 15:33

Eskişehir’de saç kesim yarışmasında 110 yarışmacı mücadele etti

A
A
A
Eskişehir’de saç kesim yarışmasında 110 yarışmacı mücadele etti

Eskişehir’in ünlü saç tasarımcısı Hasan Hüseyin Yılmaz’ın organize ettiği saloon konseptinde erkek saç kesim yarışmasında 110 yarışmacı birinci olmak için ter döktü.


Odunpazarı Büyükdere Mahallesi Akçaağaç Sokak’ta işletmesi bulunan ünlü saç tasarımcısı Hasan Hüseyin Yılmaz, Eskişehir Hairfest isimli bir yarışma düzenledi. Saloon konseptinde erkek saç kesim yarışmasında genç kuaförlerin kıyasıya rekabeti göze çarptı. Türkiye’nin 4 bir yanından gelen 110 yarışmacının yarıştığı etkinlikte alanında uzman 25 jüri üyesi değerlendirmelerde bulundu. Yarışma sonunda 1’inci olan kuaföre 50 bin, 2’ncisine 30 bin, 3’üncüsüne ise 20 bin TL para ödülü verilecek.



"Daha önce hiç erkek saç kesim yarışması bir salonda olmadı"


Konuyla alakalı ünlü saç tasarımcısı Hasan Hüseyin Yılmaz, "Daha önce hiç erkek saç kesim yarışması bir salonda olmadı. Bu, dünyada ilk ve tek olacak. Çok yarışmalar oldu; fuarlarda oldu, otel alanlarında oldu, aynı keza yarışma alanlarında oldu, açık alanlarda oldu. Ama bir kuaförde daha önce hiç yarışma olmadı. Şu an dünyada bir ilke imza atıyoruz. Sizin de gördüğünüz gibi yarışmacılar çok heyecanlı. Türkiye’nin dört bir tarafından katılım var. Türkiye’nin dört bir tarafından bu işin üstatları ve jürileri var, onları değerlendiriyorlar. Ve onlara katılımlarından, cesaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Bir marka kuruluşu yaptık, adı Eskişehir Hairfest olarak. Eskişehir Hairfest marka kuruluşu yaptık ve herkes Eskişehir Hairfest adı altında toplandı. Ve buraya toplanan herkese ziyadesiyle sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum. Cesaretlerinden dolayı da onları kutluyorum. Şimdi şöyle anlatabilirim: Türkiye’nin Kars’tan Edirne’ye, Edirne’den İstanbul’a, İstanbul’dan İzmir’e, İzmir’den Kapadokya’ya, Kapadokya’dan Bursa’ya Türkiye’nin dört bir tarafından katılımcılar ve jüriler var. Toplamda 110 yarışmacı var, yaklaşık 25 tane jüri var. Her yarışmacı grubu 19’ar kişiden oluşuyor. Her jüri de 6’şar kişiden olarak dağılım yapılıyor. Jüri başkanlarımız var: Tuncay Gitgör ve Bülent Duruk. Onlar da toplanıyor. Kesinlikle kapalı zarf oluyor. Yarışmanın birincisine 50 bin, ikincisine 30 bin, üçüncüsüne 20 bin TL para ödülü var. Yani şu an her şey çok güzel, sizin de gördüğünüz gibi. Enerji çok yüksek. Ben de ıslandığım ilk yağmur. Ben de çok heyecanlıyım ve mutluyum yani. Şimdi her yarışmacının 30 puanı var. Her yaptığı hataya göre puan kırılıyor. 30 puan 1 kişiye veriliyor, 29 puan 1 kişiye veriliyor, 28 puan 2 kişiye veriliyor. Ve bu yarışmadan ilk 15’i seçeceğiz. Ama kazanan ilk 3 olacak, diğer 12’si teselli ödülü olacak" dedi.



"Yarışmacılar kendilerini daha rahat hissettiler bu konseptte"


Jüri üyesi Bülent Duruk ise yarışma hakkında şöyle konuştu:


"Bu çok gurur verici bir şey. Öncelikle yarışmaya giren tüm gençleri cesaretlerinden dolayı tebrik ediyorum. İnşallah hep böyle de cesaretli olurlar. Bir tane birinci olacak belki ama sürekli böyle etkinliklere katılmaları gerekiyor kendilerini geliştirmeleri için. Organizasyon çok güzel. Bence salon konseptinde yapılan ilk organizasyon dünyada. Hasan’ı tebrik ediyorum bu konuda. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. İnanılmaz güzel bir ortam var. Çok güzel yarışmacılar var, çok güzel stiller ortaya çıkıyor. Bence çok güzel bir etkinlik oldu. Bence yarışmacılar kendilerini daha rahat hissettiler bu konseptte. Çünkü salonu, çalıştıkları gibi kendi tezgâhlarında ve aynalarında çalışıyorlar. Belki farklı bir ortam olabilir ama, farklı bir salon olabilir ama genellikle hep aynaya bakarak çalıştığımız için bu çok daha keyifli oldu. Çünkü otellerde aynı olmuyor genelde, ya da olsa da küçük alanlar oluyor. Bence bu anlamda çok keyifli oldu diye düşünüyorum."



"Sektör adına kesinlikle olumlu ama Eskişehir adına çok daha olumlu olacak"


Bir diğer jüri üyesi Tuncay Gitgör, "Buradaki gençlerin yarışmaya girmesi, ödül alması, birinci, ikinci olması bizim için tabii ki kıymetli ama Eskişehir’in en güzel, güzide şehirlerinden biri olarak Türkiye’de burada olmamız, bu kadar meslektaşı burada toplamanız mükemmel bir şey. Bu yüzden çok mutluyum. Hasan kardeşimi de tebrik ediyorum. Yani yarışma ortamı, gençler birbirinden yetenekli. Onlar için en büyük avantaj; kendi salonlarında çalışıyor gibiler, elektrik, ışıkta hiçbir sorun yok, malzemede sorun yok. Herkes gayet mutlu. Sonucu merakla bekliyoruz. Sektör adına kesinlikle olumlu ama Eskişehir adına çok daha olumlu olacak" ifadelerini kullandı.



Eskişehir’de saç kesim yarışmasında 110 yarışmacı mücadele etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Adana Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü ve Başkan Yardımcısı Ömer Kaya, Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerindeki yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanda yer alan "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi" yatırımlarına ilişkin bir dizi ziyaretini sürdürdü. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Sütcü ile aynı zamanda AOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Ömer Kaya, SANKO Holding yönetimiyle bir araya geldi. Türkiye’nin yüksek katma değerli sanayi dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeye hazırlanan bölgede titiz bir çalışma yürüten Sütcü ve Başkan Yardımcısı Kaya, Türkiye sanayisinin köklü ve güçlü kuruluşlarından SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu ve beraberindeki heyeti ziyaret ettikten sonra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Saha gezisinde; bölgenin yatırım potansiyeli, lojistik bağlantıları, limanlara yakınlığı ve kimya sanayisi açısından sunduğu stratejik avantajlar değerlendirildi. Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü, Adana’nın sanayi gücünü büyütecek her yatırımın bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin de yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin kimya sanayisindeki dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından stratejik bir adım olduğunu belirtti. Sütcü ve Kaya, bölgedeki incelemeleri kapsamında ayrıca Yumurtalık Kaymakamı Yakup Papaker ile Yumurtalık Serbest Bölge Müdürü Fatih Altıntaş’ı makamlarında ziyaret etti. Görüşmede, bölgenin genel potansiyelinin yanı sıra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi hakkında verimli istişarelerde bulunuldu.
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.