ASAYİŞ - 15 Mayıs 2026 Cuma 08:21

Eskişehir merkezli 33 ildeki 8,7 milyar liralık yasa dışı bahis operasyonunda 45 şüpheli adliyeye sevk edildi

A
A
A
Eskişehir merkezli 33 ildeki 8,7 milyar liralık yasa dışı bahis operasyonunda 45 şüpheli adliyeye sevk edildi

Eskişehir merkezli 33 ilde yürütülen ve yasa dışı yollardan 8,7 milyar lira gelir elde ettiği belirlenen şebekeye yönelik operasyonda gözaltına alınan 91 şüpheliden 45’i adliyeye sevk edildi.


Edinilen bilgilere göre; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının desteğiyle; Eskişehir merkezli olmak üzere Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Aydın, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Kütahya, Mardin, Mersin, Muğla, Niğde, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Van’da ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ’Yasa Dışı Bahis’, ’Nitelikli Dolandırıcılık’ ve ’Suçtan Kaynaklanan Gelirlerin Aklanması’ suçları kapsamında eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Polis ekiplerince takibe alınan şüphelilerin bahsi geçen suçlardan 8,7 milyar lira gelir elde ettikleri, bu tutarın 1,2 milyar liralık işlem hacminin ise 8 ayrı paravan şirket üzerinden gerçekleştiği tespit edildi.



45 şüpheli hakim karşısında


Operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen 135 şüpheliden 91’i yakalanarak gözaltına alındı. Hakkında karar bulunan 44 şüphelinin ise yurt dışında olduğu tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 91 şüpheliden 46’sı ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, aralarında örgüt yöneticilerinin de bulunduğu değerlendirilen 45 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri altında bugün adliyeye sevk edildi.



Eskişehir merkezli 33 ildeki 8,7 milyar liralık yasa dışı bahis operasyonunda 45 şüpheli adliyeye sevk edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türkiye, Kâmil Koç ile kilometre ve iş hacminde Flix’in en yoğun pazarı oldu 100’üncü yılını kutlayan seyahat markası Kâmil Koç, global iş ortağı Flix’in yayımladığı 2025 ESG raporunda, küresel sürdürülebilirlik hedeflerinin de lokomotifi oldu. 222 milyon kilometre yol katederek 4,28 milyar yolcu/kilometre gibi devasa bir mobilite hacmine ulaşan Kâmil Koç ile Türkiye, Flix’in tüm küresel ağı içinde en yüksek yolcu hareketliliği gerçekleştirilen ülke olarak öne çıktı. Kâmil Koç’un global iş ortağı Flix, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki performansını detaylandıran dördüncü yıllık raporunu yayımladı. Dünyanın önde gelen seyahat teknolojisi şirketi Flix’in hazırladığı rapor, Türkiye operasyonlarının küresel sürdürülebilirlik hedeflerine sağladığı önemli katkıyı da verilerle ortaya koydu. Türkiye, 222 milyon km ve 4,28 milyar yolcu-km ile ilk sırada yer aldı Raporda göre; şirket tarafından yürütülen Türkiye operasyonu, 40 ülkeyi kapsayan küresel Flix ağındaki en kritik pazarlardan biri olarak öne çıktı. Yıllık bazda 222 milyon kilometre ve 4,28 milyar yolcu/kilometrelik ulaşım hacmiyle Türkiye, Flix’in küresel ölçekte en yüksek yolcu hareketliliğinin gerçekleştiği ülkelerden biri oldu. Türkiye’deki yolcuların markayı tercih etmesi sayesinde yaklaşık 149 bin tonun üzerinde karbondioksit (CO2) salımı da engellenerek, sürdürülebilir geleceğe önemli bir katkı sağlandı. Küresel ölçekte 1,5 milyon ton CO2 tasarrufu Flix, 2025 yılı itibarıyla dünya genelinde 40’tan fazla ülkede 8 bin 700’den fazla varış noktasına ulaşarak mobiliteyi herkes için erişilebilir hale getirmeye devam etti. Raporun öne çıkan küresel verilerine göre, yolcuların bireysel araçlar yerine Flix’i tercih etmesi sayesinde dünya genelinde toplam 1,5 milyon tonun üzerinde CO2 salımı engellendi. "100 yıllık tecrübe ile sürdürülebilir gelecek için çalışıyoruz" Kâmil Koç Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Jan Özlem Sarıgül Işık, raporun sürdürülebilirlik yolculuğundaki ilerlemelerini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: "Türkiye, Flix’in küresel stratejisinin merkezinde yer alan; dinamizmi ve yüksek potansiyeliyle fark oluşturan büyük ve önemli bir pazar. 100 yıldır insanımızın yol arkadaşı olan Kâmil Koç olarak, Türkiye’nin dört bir yanını birbirine bağlarken bu güçlü mirası sürdürülebilir bir gelecekle buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. ESG hedeflerimizi, iş modelimizin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Elde ettiğimiz bu sonuçları da sürdürülebilirlik yolculuğumuzdaki kararlılığımızın somut bir göstergesi olarak görüyoruz. Flix’in hazırladığı bu rapor, hem operasyonel gücümüzü hem de sağladığımız karbon tasarrufunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu başarıyı, bu topraklardan doğmuş bir marka olarak ülkemizin doğasına ve gelecek nesillere duyduğumuz sorumluluğun bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. 100 yıldır olduğu gibi, bundan sonra da herkes için erişilebilir, konforlu ve çevre dostu bir seyahat deneyimi sunmaya devam edeceğiz."
İzmir Çeşmeli muhtardan örnek dayanışma İsmet İnönü Mahallesi Muhtarı Ahmet Güler, muhtarlık görevini yalnızca resmi işlemlerle sınırlı tutmayıp ihtiyaç sahipleri ile hayırsever vatandaşlar arasında dayanışma köprüsü kuruyor. Mahalle sakinlerinin kullanılmayan giysi ve eşyalarını toplayan Güler, bunları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Önceki muhtarın görevden alınmasının ardından Kaymakamlık tarafından göreve getirildiğini belirten Güler, o günden bu yana İsmet İnönü Mahallesi Muhtarlığı’nda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Muhtarlığın yalnızca evrak işleriyle sınırlı olmadığını ifade eden Güler, "Muhtar, devlet ile vatandaş arasında bir köprü vazifesi görür. Mahallede yaşayan hasta ve ihtiyaç sahiplerini tespit eder, vatandaşın taleplerini ilgili kurumlara iletir. Elektrik, su ve altyapı gibi konularda da vatandaş ile kurumlar arasında köprü olur" dedi. Mahallede dayanışmayı büyüten çalışmasının ise vatandaşların getirdiği kullanılmayan giysi ve eşyaları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak olduğunu anlatan Güler, sistemin tamamen mahalle dayanışmasıyla büyüdüğünü söyledi. Bir vatandaşın evindeki fazla eşyaları gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak istediğini söylemesiyle bu çalışmanın başladığını belirten Güler, şöyle konuştu: "’Muhtarım, evde kullanmadığım eşyalarım var, bunları ne yapayım?’ dedi. Ben de ’Bana getirin, WhatsApp grubumuzda paylaşalım’ dedim. O gün başlayan çalışma zamanla kar topu gibi büyüdü." Muhtarlığa bugün yalnızca giysi değil, beyaz eşya, televizyon, hasta yatağı, çocuk eşyaları ve çocuk oto koltuklarının da getirildiğini ifade eden Güler, ihtiyaç fazlası eşyaları mahallede ihtiyaç sahibi vatandaşlarla buluşturduklarını söyledi. 1987 yılında Çeşme’ye geldiğini anlatan Ahmet Güler, uzun yıllar turizm, bağcılık ve işletmecilik alanlarında çalıştığını, 2009 yılında emekli olduktan sonra ise kendi sabun üretimi işini sürdürdüğünü belirtti. 7 Haziran’da yapılacak muhtarlık seçimlerinde yeniden aday olacağını da açıklayan Güler, mahallede başlattıkları sosyal dayanışma çalışmalarını sürdürmek istediğini ifade ederek, "Vatandaşlarımızın sıkıntısı çok fazla. Ekonomik şartlar ağırlaştı. İnsanların dertleriyle uğraşacak muhtar lazım. Biz de bunu kendimize görev edindik" diye konuştu.