ASAYİŞ - 05 Ekim 2025 Pazar 11:41

Bozuk çıkan ve iade etmek istediği balıklarla darp edilen adam parmağından oldu

A
A
A

Eskişehir’de satın aldığı balıklar bozuk çıkınca iade etmek isteyen Hamza Çetinkaya, balıkçı tarafından çupra ile darp edildi. Parmağında his kaybı oluşan Çetinkaya, kendisini darp eden balıkçılara dava açtı.

Eskişehir’de bir fabrikada işçi olarak çalışan 41 yaşındaki evli ve 3 çocuk babası Hamza Çetinkaya, iş çıkışında Yenidoğan Mahallesinde kurulan bir semt pazarına gitti. Burada alışverişe başlayan Çetinkaya, 300 TL’ye çupra aldı. Aldığı balıkları evine götüren Çetinkaya, eşinin uyarması sonucunda balıkların bozuk olduğunu anladı. Balıkları kontrol eden ve iddiasına göre koktuğunu fark eden adam, pazara tekrar dönerek balıkları iade etmek istedi. Fakat burada Hamza Çetinkaya, iddiasına göre balıkçı esnafı tarafından rencide edilerek parası geri verilmedi. Sitem ederek balıkları tezgâha bırakan Çetinkaya, başka bir balıkçıya yöneldi.

Bozuk çıkan ve iade etmek istediği balıklarla darp edilen adam parmağından oldu

İade etmek istediği balıklarla darp edildi

Bu sırada arkasından koşan balıkçılar, Çetinkaya’nın bıraktığı çupra ile Çetinkaya’ya vurmaya başladı. Aldığı darbelerle şaşıran Hamza Çetinkaya, iddiasına göre balıkçılar tarafından darp edildi. Darp esnasında yüzük parmağı kırılan ve vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar oluşan Çetinkaya, olay yerinden ayrılarak hastaneye gitti. Burada darp raporu alan Çetinkaya, şu anda parmağını tam anlamıyla kullanmadığını ve his kaybı olduğunu söyledi. Balıkla darp edilen adam sürecin peşini bırakmayacağını ve dava açtığını belirtti.

"’Sizin balığınız kokuyor’ dedim"

Konuyla alakalı konuşan Hamza Çetinkaya, "Ben iş çıkışında Salı günü kurulan semt pazarına uğrayıp evime çıkacaktım. İş çıkışında alışverişimi yaptım. Balıkçıya dedim ki ’Bana 2 adet çupra temizler misin?’ Tamam dedi, temizledi. Çankaya Mahallesi’ne evime geçtim. Geçtikten sonra eve varınca poşeti açtık. Balıkta acayip bir koku var. Ben de hanım da aynı şeyi dedi. ’Bu bizi zehirleyebilir, balık kokuyor’ dedi. Şimdi maddi durumu dar olan bir insanız. Yani tekrar bir daha alsam, o çupraya 300 lira para verdim. Bir daha vereceğim, 600 lira olacak bu bana. Gerisin geri uyumadım. Akşamda işe gideceğim zaten. Uyumadım, indim aşağıya. Dedim ki ’Sizin balığınız kokuyor.’ Ondan sonra balığı kokladı, ’Bunun neresi kokuyor?’ diye burnuma doğru dayadı, ’Sen ne yapıyorsun? Ben müşteriyim. Bana bu şekilde davranamazsın’ dedim. Ondan sonra ’Bu balık kokmuyor’ diye tabii etrafımı çevirdiler. Balık kokuyor. Ben dedim ki ’Bu balık kokuyor. Bunu çocuğum yese ya da biz zehirlensek, bu balık bir insandan daha mı önemli? İnsan sağlığıyla oynuyorsunuz’ dedim. Öyle deyince "Ya alacaksın ya tezgâha koyacaksın" dedi. Dedim "İyi, tezgâha koy. Bir garip gelirse alsın yesin. Benim hayrıma ver." Neyse, orada balıkları bıraktım" diye konuştu.

"Sopayla ve balıkla vurdu"

Balıkla darp edildiği anları da anlatan Çetikaya şöyle devam etti:

"İleride bir balıkçı daha var oraya giderek 2 çupra almak istedim. Çünkü olay çıkacak orada. İki balıkçı arasında 200 metre ya da 150 metre gibi bir mesafe vardı. Rahatsız olduğum için dedim hadi olay çıkmasın, başka bir balıkçıdan alayım. Diğer balıkçının önünde tam balıklarımı alacakken, tartıştığım esnaf çıktı geldiler, kalabalık bir şekilde. Omuzumdan tuttu, geri çekti beni. Geri çekince de suratıma direkt balığı çarptı zaten. suratıma çarptı. Ondan sonra yumruk atmaya kalktı bana. Kalabalıklardı ve ellerinde bıçaklar var. Orada bana darp yaptılar, yumruk attılar. Elinde sopa vardı, sopayla vurdu, balıkla vurdu. Balığı suratıma vurdu yani burun tarafıma. Bir kendi tezgâhında vurdu, bir de geldi orada vurdu. Öbür balıkçılar da aslında gördüğü halde şahitlik yapmadı bana. Birbiriyle akrabalar. Darp raporu aldım, parçalı kırıklar var elimde. Daha iyileşmedi. Çolak kaldı elim. Bükemiyorum, hareket ettiremiyorum. İş alanımda bana engel. Hafif bir dokunmayla ağrı sızı yapıyor."

Bozuk çıkan ve iade etmek istediği balıklarla darp edilen adam parmağından oldu

"Darp raporu aldın, bu işin sonunda adliye var"

Süreci mahkemeye taşıyan Çetinkaya, "Avukatım var benim, ilgileniyor. Zaten kendisi de vurduğunu bir yerde beyan etmiş. Ama oraya ilk gelir gelmez ’Bize gelir gelmez küfür etti’ demiş. Hiçbir insan o kalabalığın içinde gidip de öyle bir küfür edemez. Çok kalabalıklardı. Bizim gibiler zaten işinde gücünde insanız. Balıkçının amcasının oğlu benim asker arkadaşım. 2-3 kere geldi bana, ’Kardeşim hatırın varsa çek’ dedi. Ben de ’Kardeşim, benim parmağım çolak kaldı. Bunun hesabını kim verecek? Ben bu ellerimle aile geçindiriyorum, çocuğumun eğitimini karşılıyorum’ dedim" diye konuştu.

Bahadır Turgut - Yüksel Gazi Yumlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Kamera şüphelinin fotoğrafını çekti: Arılığa giren şahıs, kameraya zarar verdi Mersin’in Erdemli ilçesinde arılığa giren kapüşonlu bir şahıs güneş enerjili güvenlik kamerasını kırarak devre dışı bıraktı. O anlar kurulu kamera sistemince kayıt altına alınırken olayın hırsızlık girişimi olabileceğini belirten arıların sahibi Ebubekir Sadak, "Kamerayı profesyonelce kırıp devre dışı bırakıyor. Amacı arıları çalmak mı yoksa çevreye zarar vermek mi bilemiyoruz" dedi. Olay, geçtiğimiz günlerde Erdemli ilçesi Tabiye Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, bölgede arıcılıkla uğraşan Ebubekir Sadak, geçtiğimiz pazar günü arılığında talihsiz bir olay yaşadı. Güvenlik önlemi amacıyla kovanları gören noktaya takılan güvenlik kamerası bir şahıs tarafından tahrip edildi. Kamera devre dışı kalmadan hemen önce ise şahsın fotoğrafını kayda aldı. Olaydan 2 gün sonra durumu fark eden Sadak, emniyet güçlerine haber verdi. "Profesyonelce kamerayı devre dışı bıraktı" Yaşanan süreci anlatan arıcı Ebubekir Sadak, "Geçtiğimiz pazar günü başımızdan talihsiz bir olay geçti. Muhtemelen hırsızlık girişimi olacaktı. Güneş enerjisiyle çalışan ve bize anında bildirim gönderen bir kamera taktırdık. Şüpheli şahıs görüntülerde mevcut, kapüşonlu ve sırt çantalı. Arka taraftan kendini göstermeden gelip kamerayı profesyonelce kırarak devre dışı bırakıyor" ifadelerini kullandı. Daha önce bölgede benzer hırsızlık ve zarar verme olaylarının yaşandığını dile getiren Sadak, "Arka tarafta komşuların bahçe dinamoları var. Daha önce o dinamoların kabloları çalınmıştı. Şahıs onlara zarar vermek için mi geldi yoksa akşamına gelip arıları mı çalacaktı bilemiyoruz. Şu an için arılarımızda bir eksiklik yok ama kameramıza zarar vermiş durumda" ifadelerini kullandı. Arıcı, meslektaşları ve bahçe sahiplerini uyardı Bölgedeki diğer arıcıları ve komşularını dikkatli olmaya çağıran Sadak, "Daha önce komşumuzun arılarını zehirlediler, hırsızlık olayları yaşadık. Biz tedbirimizi alıp kamera taktırdık ancak o gün yağmur ve yoğunluk nedeniyle anlık takip edemedik. Çevremizdeki insanların bu tür olaylarla karşılaşmaması için önlemlerini almalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu. Şahsın görüntülerinin emniyet mensuplarıyla paylaşıldığı ve olayla ilgili incelemenin sürdüğü öğrenildi.
İstanbul Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler: Hastaya şiddet ve tükürme kamerada Beylikdüzü’ndeki bir yaşlı bakım merkezinde ortaya çıkan görüntülerde hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddialara göre kurumda benzer olayların daha önce de yaşandığı öne sürüldü. Olay, Kavaklı Mahallesi Gardenta Sokak’taki Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde yaşandı. İddiaya göre bakım merkezi çalışanları hastalara kötü muamelede bulunurken ve şiddet uygularken kameralara yansıdı. Güvenlik kamerası kayıtlarında bir hastanın itilerek yere düşürüldüğü, olay sonrası hastanın baş bölgesinde yara oluştuğu görüldü. Aynı merkezde çekildiği belirtilen başka bir cep telefonu görüntüsünde ise bir bakım personelinin yaşlı hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddiaya göre olayların ardından herhangi bir personel hakkında işlem yapılmadı. Şiddete maruz kalan hastanın ise kafasını kendisinin vurduğu yönünde işlem yapılarak hastaneye sevk edildiği öne sürüldü. Görüntülerin daha sonra kurum kameralarından silindiği iddia edilirken, öte yandan bakım merkezinde hijyen sorunlarının da uzun süredir devam ettiği iddia edildi. Kurumda sık sık uyuz vakalarının görüldüğü, bakım merkezinin temiz olmaması nedeniyle vakaların sona ermediği öne sürüldü. "İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor" Hastalara şiddet uygulanan kurumun eski çalışanı Havin Nur Kuş, "Bahsettiğimiz bakım merkezinde yaklaşık 8 ay boyunca sağlık personeli olarak çalıştım. 27 Nisan’da da işten istifamı verdim ve istifamı verdikten yaklaşık iki ya da üç saat sonra çalıştığım süre içerisinde sorumluluğumda olan bir hastama böyle bir şiddet yapılıyor. İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor. Yara oluştuğu için de bu adli vaka olmasın ya da bize polis gelmesin diye üstü kapatılıyor. Hasta aynı gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarına yatışı yapılıyor. Kafasını kendisi kırdığını söylüyorlar. Kamera kayıtları siliniyor. Kamera kaydını bir arkadaşım silinmeden önce alıyor, arkadaşından da ben alıyorum. Aldığım gün zaten sabahında da kamera kayıtlarını gerekli mercilere verdim. Zaten kurumda kurucumuz değiştiğinden beri mobbing uygulanıyordu ve personele karşı tutumları hiç hoş değildi. Dediğim gibi orada sağlık personeliydim ve bakım personellerimiz bize asla göz yummayacağımız şeyler söyleyip hiç olmayan davranışlarda bulunuyordu. Biz bunları sineye çekiyorduk. Sadece bu bir olay değil. İkinci olayda da hastama tüküren yine bir bakım personeli. Bakım personelimiz hastaya tükürüyor, videoyu çeken arkadaşımız görüntüyü müdüre gerekli şekilde sunuyor ve müdür sadece şunu söylüyor. İşte yapmayın böyle şeyler deyip başka bir şey yapmıyor. Hiçbir şekilde bir tutanak mevcut değil elimizde, veya bir uyarı mevcut değil. Zaten uyuz vakaları bitmeyen bir kuruluş. Ne zaman kuruma bir denetim vesaire sağlık, sosyal güvence gelse uyuz vakalarınız bitmiyor şeklinde uyarılarda bulunuyorlar" şeklinde konuştu.
Gümüşhane Gümüşhane’de taştan fışkıran ’draba çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane’nin tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde sert kayaların arasından fışkıran ve halk arasında "dolama" çiçeği olarak bilinen draba çiçekleri, görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı draba olan, yöre halkının ise "dolama" çiçeği dediği çiçekler, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahalle sakinlerinden Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek, "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimli e bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" dedi. Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhane’mize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (dolama) çiçeği nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor.