GÜNDEM - 17 Mayıs 2025 Cumartesi 16:02

3D’de gençler başkanlarla buluştu

A
A
A
3D’de gençler başkanlarla buluştu

Odunpazarı Belediyesi ile Eskişehir Avrupa Birliği Derneği iş birliğinde düzenlenen 4. Uluslararası Odunpazarı 3D Gençlik Festivali’nde gençler belediye başkanlarıyla buluştu.


B Çadırında gerçekleşen "Gençler, Belediye Başkanlarıyla Buluşuyor" oturumuna Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç katıldı. Kültür Eski Bakanı Ercan Karakaş ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın da yer aldığı oturuma, gençler yoğun ilgi gösterdi. Eskişehir’in üç büyük belediyesinin başkanı gençler için gerçekleştirdikleri çalışmaları anlattı. Belediye başkanlarını dinleyen gençler, başkanlara sorular sorarak, taleplerini iletti. Gençlerin taleplerini dinleyen başkanlar, notlar alarak, gerçekleştirdikleri çalışmalarda bu talepleri dikkate alacaklarını belirtti.


"Dayanışma kültürü deneyimlemesi çok kıymetli"


"Gençler, Belediye Başkanlarıyla Buluşuyor" oturumunda konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, gençlerle kurulan açık iletişimin önemine dikkat çekerek "Çok güzel bir etkinlik oldu, özellikle bu akşamki bölümü. Üç başkanın gençlerin karşısına çıkıp onların dileklerini dinlemesi, diyalog kurma becerilerini geliştirmesi ve dayanışma kültürünü deneyimlemesi bence çok kıymetliydi. Üstelik burada her şey çok açıklıkla konuşuldu. Hem eleştiriler vardı hem de yaptığımız güzel çalışmalara dair övgüler aldık. Bu açıdan amacına ulaşan bir etkinlik olduğunu düşünüyorum" dedi.


Festivalin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Ünlüce, "Başta Odunpazarı Belediye Başkanımız olmak üzere hepinize emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Gençlerin böyle bir ortamda düşüncelerini açıkça ifade etmesi, bizim de onların karşısına geçip sorulara samimiyetle yanıt verebilmemiz bu festivalin en önemli kazanımlarından biri oldu" diye konuştu.


"3D’nin yanına 4’üncü D’yi yani demokrasiyi de koyduk"


Ev sahibi olan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Uluslararası Odunpazarı 3D Gençlik Festivali’nin amacını, geldiği süreci ve Odunpazarı Belediyesi’nde gençlerin katılımına verdikleri önemi anlattı. Uluslararası Odunpazarı 3D Gençlik Festivali’nin Türkiye’de insanların birbiri ile konuşması, dinlemesi ve sonucunda da bir şey üretmesi ihtiyacından doğduğunu söyleyen Başkan Kurt, "Ne yazık ki toplumca böyle bir kültürümüz yok. Bunun Eskişehir’den başlatmak ve Türkiye’ye de örnek olmak istedik. Kuzey ülkelerinde yapılan bu festivali Eskişehir’de biz neden yapmayalım diye düşündük. Şuan da dördüncüsünü yapmak, bizim için büyük bir keyif, onur" dedi.


Başkan Kurt, "Eskişehir’de bu festivali yapabiliyorsak, Eskişehirliler, bu festivale katılıp, dinliyorsa Türkiye’nin her yerinde bu festival gerçekleşebilir. Bu festival, özgür bir ortamı sağladığımız zaman gençlerimizin birbiri ile diyalog içinde konuşarak barış içinde birçok şeyi çözebileceğinin göstergesidir. Ben o nedenle Eskişehirli, Eskişehir’de yaşayan ve okuyan gençlere teşekkür ediyorum. İlk festivalimizden bugüne gençlerin taleplerini gerçekleştirerek geldik. Örneğin, gençler daha önceki festivalde bu alanın kendilerine dar geldiğini söyledi, alanı genişleterek konser alanımızı suyun karşı tarafına taşıdık. Katılımın artması için ilişkilerimizi genişlettik. Önümüzdeki dönem de sivil toplum örgütleri ve platformları ile daha çok ilişkiler kuracağız. İnsanlar burada birbiri ile tanışıyor, iletişim kuruyor. Biz 3D’nin yanına 4’üncü D’yi yani demokrasiyi de koyduk" diye konuştu.


Odunpazarı’nda gençler için gerçekleştirdikleri çalışmaları anlatan Başkan Kurt, "Gençler, Belediye Başkanlarıyla Buluşuyor" oturumuna katılan Belediye Başkanları Ünlüce ve Ataç ile gençlere teşekkür etti.


"Gençlerimiz bize hem ailelerinin hem de Cumhuriyet’in emaneti"


Gençlerin sorularını yanıtlayan ve Tepebaşı Belediyesi’nin gençlere yönelik çalışmalarından söz eden Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, "Belediyemize ait 29 Ekim Gençlik Merkezi’nde gençlerimize yönelik birçok eğitim ücretsiz olarak sunuluyor. Düzenlenen ücretsiz eğitimlere gençlerin katılımı da üst düzeyde oluyor. Açıldığı günden 2024 yılının ilk 6 ayına kadar Gençlik Merkezlerinden eğitim alan, salon kullanan ve etkinliklere katılan katılımcı sayısı yaklaşık 470 bin oldu. Ne yazık ki ağırlaşan hayat şartları, ve ekonomik kriz nedeniyle alım gücü düşen ailelerin çektiği zorlukları çok iyi biliyoruz. Bu kapsamda sabah okula giden üniversite öğrencileri için saat 08.30’da başlayan ücretsiz çorba ikramımız, gençlerimiz tarafından çok sevildi. Çorba ikramından yararlanan öğrenci sayısı 130 bin kişiye ulaştı. Bir diğer çalışmamız da üniversite öğrencisi gençlerimiz için sürüyor; Gel Beraber Olsun. Hafta içi her gün Anadolu Üniversitesi Cuma Kapısı arkasında akşam yemeğini üniversite öğrencilerimize ücretsiz olarak sunuyoruz. Günlük ortalama 220 öğrenci akşam yemeği ikramından yararlanıyor ve bugüne kadar yararlanan toplam üniversiteli sayısı 57 bin 278’e ulaştı. Üniversite öğrencilerinin birçoğu barınma problemi ile karşı karşıya kalıyor.


Yaşanan barınma probleminden dolayı biz de Tepebaşı Belediyesi olarak öğrencilerimize destek olmak istedik. Bu hassasiyet ile ülkenin birçok ilinden Cumhuriyet kenti Eskişehir’imize gelen kız öğrencilerimize aile sıcaklığını hissettirebilmek için hayata geçirdiğimiz öğrenci misafirhanemiz hizmete başladı. Tepebaşı Belediyesi olarak tüm imkanlarımız ile gençlerimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü gençlerimiz bize hem ailelerinin hem de Cumhuriyetin emaneti" dedi.


"Belediyelerimiz çok güzel işler yapıyor"


Her sene düzenlenen festivallere katıldığını belirten Kültür Eski Bakanı Ercan Karakaş, "Belediyelerimiz çok güzel işler yapıyor. Kültür ve sanat faaliyetleri, aslında doğrudan demokrasiye, insanların birbirine daha iyi davranmasına ve birbirlerini daha iyi tanımasına katkı yapan bir şeydir. Kültür ve sanat süs değildir, hayatın bir parçasıdır. Hayat insanları düşmanlaştırmaz, kardeşleştirir; bir araya getirir. O nedenle bu festivalin 4’üncü kez yapılması da çok büyük bir başarı. Odunpazarı Belediye Başkanımız Kazım Kurt’u ve diğer arkadaşlarımı kutluyorum" dedi.


4. Uluslararası Odunpazarı 3D Gençlik Festivali kapsamında, gençler belediye başkanlarıyla buluşmanın yanı sıra, farklı konularda düzenlenen oturumlarla da bilinçlenmeye devam ediyor. A Çadırı’nda gerçekleştirilen "Demokrasilerde Denetim Mekanizması Olarak Medya: Rolü ve Önemi" başlıklı oturumda gazeteci Ünsal Ünlü, gençlerle bir araya geldi. Ünlü, medya kuruluşlarının demokratik toplumlarda üstlendiği denetim görevine dikkat çekerken, genç katılımcılarla interaktif bir söyleşi gerçekleştirdi.


Festival dans gösterileri ve konserlerle devam etti


4. Uluslararası Odunpazarı 3D Gençlik Festivali, çadır oturumlarının ardından dans gösterileri ve konserlerle devam etti. Dans gösterileri ve konserlere gençler ve Eskişehirliler yoğun ilgi gösterdi. Dans gösterileri ve konserlere Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ve Kültür Eski Başkanı Ercan Karakaş da katıldı. Sahneye çıkarak dans gösterisi ve konserlere katılanları selamlayan Başkan Kurt, herkesin keyifli bir akşam geçirmesini diledi.


Konuşmasına "Mahmut Tanal’ın 3D’de ne işi var sorusu ile başlayan Vekil Mahmut Tanal, "Dinleme, diyalog ve dayanışma açısında işi var" dedi. Uluslararası Odunpazarı 3 D Gençlik Festivali’nin çok önemli bir çalışma olduğunu belirten Tanal, festivalin dayanışma ile ilgili olduğunu söyledi. Dayanışmanın milliyetçilik ile ilgili olduğuna dikkat çeken Tanal, "İyi günde, kötü günde; kederde ve kıvançta birlikte hareket edebilmek. O birliktelik ruhunun burada en güzel örneği sergileniyor. Değerli Başkanımız Kazım Kurt’a sizin huzurunuzda teşekkür ediyorum.


Festival kapsamın Dans Eskişehir ve Odunpazarı Kent Konseyi Sirtaki Grubu’nun dans gösterisi yaparken, Suenos, Nova muhteşem bir konsere imza attı. DJ Performans ile gençler gönüllerince eğlendi.



3D’de gençler başkanlarla buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Konuralp pirinciyle atıksız mutfak Düzce Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü tarafından, Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri kapsamında "Coğrafi İşaretli Konuralp Pirincinin Türk Mutfağında Kullanımı (atıksız mutfak uygulaması)" başlıklı uygulamalı etkinlik düzenlendi. Programa; Akçakoca Kaymakamı Dr. Hacı Arslan Uzan, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Kara, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hatice Kavuncuoğlu, Doç. Dr. Zeynep Mesci, Dr. Öğr. Üyesi Emrah Öztürk ve Öğr. Gör. Dr. Atıf Akkil katılım sağladı. Ayrıca teknik gezi kapsamında Düzce Zübeyde Hanım Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yiyecek-İçecek Hizmetleri Alanı öğretmenleri ve öğrencileri de etkinlikte yer aldı. Etkinlikte, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri, Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış’ın yürütücülüğünü yaptığı "Mutfaklarda Atık Yönetimi" dersi kapsamında coğrafi işaretli Konuralp pirincini kullanarak Türk mutfağına özgü çeşitli yemek uygulamaları gerçekleştirdi. Atıksız mutfak anlayışının ön plana çıkarıldığı etkinlikte; sürdürülebilir gastronomi yaklaşımı doğrultusunda yerel ürünlerin verimli kullanımı, gıda israfının azaltılması ve geleneksel mutfak kültürünün korunmasına yönelik uygulamalara yer verildi. Etkinlik süresince öğrenciler tarafından hazırlanan yemekler incelenirken, coğrafi işaretli ürünlerin gastronomi turizmi açısından taşıdığı önem ile yerel mutfak değerlerinin sürdürülebilirliği üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.
Sivas Heybeti ile dikkat çekiyor, yarım milyon TL’ye alıcısını bekliyor Sivas’ta heybetiyle dikkat çeken 1 tonluk kurbanlık tosun, 500 bin TL’lik fiyatıyla alıcısını bekliyor. Sivas’ta yaşayan ve besicilik yapan Halil İbrahim Güler, Zara ilçesinden aldığı simental cinsi bir tosuna Poyraz adını verdi. Yaklaşık 6 aydır besiye çekilen Poyraz’ın ağırlığı 1 ton 40 kilograma kadar çıktı. Heybetiyle göz kamaştıran Poyraz isimli tosuna 500 bin TL fiyat biçildi. Daha önce 450 bin TL teklif edilen 3 buçuk yaşındaki Poyraz’ın Kurban Bayramı’na kadar satılması bekleniyor. "Bayrama satmayı düşünüyoruz" Tosunun 6 aydır beside olduğunu söyleyen Güler, "Öncesinde Zara ilçesinde Kösedağ köyü yaylalarında yayıldı. Uzun bir süre yayıldı sonra alıp getirerek burada besledik. Bu tonaja ulaşma hedefimiz vardı şu anda bu hedefimize ulaştık. Kurban için baktık, besledik bayrama da satmayı düşünüyoruz. Tosunumuzun adı Poyraz oğlum koydu adını, kuru besi ile besledik uzun zaman da yaylalarda yayıldığı için bu tonaja ulaştı" dedi. "Fiyatını 500 bin TL olarak belirledik" Poyraz’ı satın almak isteyenlerin olduğunu söyleyen Güler, "Şu an 1 ton 40 kilogram, kurban bayramına kadar da en az 1 ton 100 kilograma rahat bir şekilde ulaşır. Poyraz’ın fiyatını 500 bin TL olarak belirledik alıcısı olduğu zaman da pazarlık payı mevcut. Bayram öncesi baya bir talibi oldu fiyat olarak 450 bin TL teklif edildi. 3 buçuk yaşında şu an" ifadelerine yer verdi.
Niğde Konaklı Rum Kilisesi’nde Türk Mutfağı tanıtıldı Niğde Valiliği koordinesinde, Türk Mutfağı Haftası kapsamında bu yıl ’Bir Sofrada Miras’ temasıyla düzenlenen program, Konaklı Rum Kilisesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde her yıl farklı bir konseptle kutlanan Türk Mutfağı Haftası’nın beşincisi, 21-27 Mayıs 2026 tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Farklı dönemler, yaşam biçimleri ve kültürel etkileşimlerle şekillenen zengin yapısına dikkat çekilmesi amacıyla düzenlenen ’Bir Sofrada Miras’ programının gerçekleştirildiği Konaklı Beldesi, eski adıyla ’Misthi’ olarak bilinen ve tarih boyunca farklı kültür ile medeniyetlerin bir arada yaşadığı Kapadokya’nın önemli yerleşim merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. 1844 yılında inşa edilen, özgün mimarisi ve tarihi dokusuyla bölgenin kültürel hafızasını günümüze taşıyan simge yapılar arasında yer alan Konaklı Rum Kilisesi’nde gerçekleşen etkinlikte, 1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi sonrasında Konaklı’da oluşan kültürel dönüşüm ve bu dönüşümün mutfak kültürüne etkileri anlatıldı. Kurulan sofralarda geleneksel lezzetler misafirlere ikram edilirken; Türk mutfağının yalnızca yemeklerden ibaret olmadığı; üretim gelenekleri, pişirme teknikleri, ritüelleri ve kültürel aktarımıyla yaşayan güçlü bir miras katılımcılara aktarıldı.
İzmir EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı "Özbekistan-Türkiye 4. Rektörler Forumu"na katıldı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı tarafından düzenlenen "4. Özbekistan-Türkiye Rektörler Forumu" iki ülkeden üniversitelerin rektörleri, üst düzey yöneticilerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Buhara Devlet Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde "Küresel Rekabet Gücü İçin Özbekistan-Türkiye Yükseköğretim İşbirliğinin Geliştirilmesi" yaklaşımıyla gerçekleştirilen foruma Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı da katılarak önemli temaslarda bulundu. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, ilk olarak Özbekistan Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bakhodir Turayev ile bir araya geldi. Ardından Türk yükseköğretim vizyonu doğrultusunda üniversitelerarası ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli yeni iş birliği protokollerine imza attı. Forum kapsamında düzenlenen "Geleceğinin Mühendisleri: Üniversite Sanayi Entegrasyonu ve Ortak Teknolojik Çözümler" başlıklı oturumda konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Türkiye-Özbekistan Rektörler Forumu vesilesiyle bugün sizlerle bir araya gelmekten büyük onur duyuyorum. İki ülkemizin ortak tarihinden ve köklü bilim geleneğinden gelen kardeşliğin, bu forumda akademik bir muhtevaya kavuşacak olması başlı başına anlamlı bir gelişmedir. Bugün mühendislik alanında konuştuğumuz hemen her başlığın merkezinde artık ortak bir kavram bulunmaktadır o da yapay zekadır. Yapay zeka; yalnızca bilgisayar bilimlerinin ya da yazılım mühendisliğinin konusu olmaktan çıkmış; enerjiden tarıma, sağlıktan gıda güvenliğine, akıllı altyapılardan robotik sistemlere kadar bütün mühendislik alanlarını dönüştüren yatay bir teknoloji haline gelmiştir. Bu nedenle ‘geleceğin mühendisi’ derken artık yalnızca kendi disiplininin temel bilgilerine hakim bir mezundan söz etmiyoruz. Geleceğin mühendisi; veriyi anlayabilen, yapay zekayı doğru ve sorumlu biçimde kullanabilen, farklı disiplinlerle birlikte çalışabilen, sanayinin gerçek problemlerine çözüm geliştirebilen ve toplumsal faydayı önceleyen bir mühendis olacaktır" dedi. "Yapay zeka mühendislik eğitiminin düşünme biçimini değiştirdi" Sektörel görünüm hakkında konuşan Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Bu dönüşümün izdüşümünü hemen her alanda görüyoruz. Yeşil enerjide; talep tahmini, akıllı şebeke yönetimi ve karbon ayak izi takibi yapay zeka ile daha etkili hale gelmektedir. Akıllı tarımda; sensörlerden, uydu ve İHA görüntülerinden gelen veriler hastalık tespitinde, verim tahmininde ve erken uyarı sistemlerinde belirleyici olmaktadır. Gıda güvenliğinde; üretimden tüketime kadar izlenebilirlik, kalite kontrol ve risk tahmini giderek daha fazla veri analitiği ve karar destek sistemleriyle güçlenmektedir. Nanoteknoloji gibi ileri araştırma alanlarında ise deneysel verinin yapay zeka ile analiz edilmesi, laboratuvar altyapılarımızın değerini artıran önemli bir katman oluşturmaktadır. Bu tablo bize şunu göstermektedir: Yapay zeka artık tek başına bir teknoloji başlığı değil; mühendislik eğitiminin düşünme biçimini değiştiren temel bir dönüşümdür" diye konuştu. Üniversitelerin sorumluluğuna vurgu yapan Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Bu dönüşüm karşısında üniversitelerin görevi yalnızca yeni dersler açmak değildir. Asıl mesele; eğitim, araştırma, sanayi iş birliği ve girişimcilik boyutlarını birlikte ele alan bütüncül bir model kurabilmektir. Öğrencilerimizi yalnızca ders alan bireyler olarak değil; problem tanımlayan, prototip geliştiren, takım çalışması yapan ve teknoloji transferine katkı sunan genç mühendis adayları olarak yetiştirmeliyiz" dedi. Üç önemli başlıkta iş birliği Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Bu noktada Türkiye ile Özbekistan arasında çok güçlü bir ortaklık potansiyeli bulunduğuna inanıyorum. Türkiye’nin mühendislik alt yapısı ve sanayi tecrübesi ile Özbekistan’ın genç nüfus dinamizmi ve hızla büyüyen teknoloji ekosistemi; ortak tarihî ve kültürel bağlarımızla birleştiğinde, yapay zeka temelli mühendislik eğitimi ve araştırma iş birlikleri için son derece elverişli bir zemin sunmaktadır. Bu çerçevede, üzerinde birlikte düşünebileceğimiz başlıca üç alanın öne çıktığını değerlendiriyorum. Birincisi, yapay zeka ve ilgili mühendislik alanlarında akademik iş birliği imkanlarıdır. İkincisi, ortak araştırma temalarının belirlenmesidir. Üçüncüsü ise öğrenci düzeyinde iş birliği imkanlarıdır. Bu başlıkların her birinin hangi modelle ve hangi öncelik sırasıyla hayata geçirileceği, karşılıklı görüşmelerimizin ve bu forum sonrasında kurumlarımız arasında devam edecek istişarelerin konusudur" diye konuştu. "Yapay zekanın takipçisi değil üreteni olacağız" Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Türkiye ile Özbekistan; ortak tarih, ortak dil ve ortak medeniyet köklerini paylaşan iki kardeş ülke olarak, yapay zeka çağının yalnızca takipçisi değil, ortak değer üreten iki aktörü olma potansiyeline sahiptir. Üniversitelerimiz arasında kurulacak iş birliklerinin, bu potansiyeli somut akademik ve teknolojik çıktılara dönüştüreceğine inancım tamdır. Bu vesileyle, foruma emeği geçen tüm kıymetli akademisyenlere teşekkürlerimi sunuyor; gerçekleştirilecek çalışmaların iki ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Akademik birikimimizi uluslararası alana taşıyoruz" Özbekistan temasları ile ilgili genel bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Musa Alcı, "Ülkemizin köklü yükseköğretim kurumlarından birisi olarak uluslararası arenada akademik iş birliği ağımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Köklerimizden gelen güçlü bağlar ve ortak kültürel mirasımızdan aldığımız ilhamla Türk Dünyasıyla akademik iş birliklerimizi daha ileriye taşıyoruz. Üniversitemizin 71 yıllık bilgi birikimini; bilim, Ar-Ge, inovasyon ve toplumsal fayda odaklı projeler aracılığıyla uluslararası arenaya taşıyoruz. Bu kapsamda Özbekistan üniversiteleri ile var olan bağlarımızı yeni projelerle, akademik çalışmalarla taçlandırıyoruz. Araştırma-geliştirme ve inovasyon alanları başta olmak üzere ortak çalışmalarla bilim dünyasına ve literatüre katkı sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Özbekistan’ın farklı eğitim kurumuyla iş birliği anlaşmaları imzaladıklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Programımız kapsamda üniversitelerarası ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli temaslarda bulunarak yeni iş birliği protokollerine imza attık. Forum vesilesiyle bir dizi ikili görüşme gerçekleştirdik. Akademik iş birliklerimize yönelik mutabakat zabıtlarını imzaladık. Üniversitemiz ile Özbekistan’ın farklı yükseköğretim kurumları arasındaki akademik ilişkilere yeni bir ivme kazandırdık" dedi.
Van Van’da bıçak bileme ustalarının yoğun bayram mesaisi Van’da Kurban Bayramı öncesinde bıçak bileme ustalarında yoğunluk oluşturmaya başladı. Van’da Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, kurban ibadetini yerine getirecek olan vatandaşlar hazırlıklarına hız verdi. Kurban kesim işlemlerinin sorunsuz ve hızlı yapılması amacıyla ellerindeki körelen bıçak, satır ve baltaları biletmek için vatandaşlar, bıçak bileme ustalarının dükkanlarında yoğunluğa neden oldu. Kentteki bıçakçılar, artan talebi karşılayabilmek adına mesai saatlerini artırdı. Vatandaşların bir kısmı kurban kesimi için sıfır bıçak almayı tercih ederken, geneli ise evlerindeki eski bıçakları bileyerek geri kazandırmayı seçiyor. Her bayram dönemi benzer bir yoğunluk yaşandığını ifade eden bıçak bileme ustaları, vatandaşların genellikle son günleri tercih etmesinden dolayı sıkışıklık yaşandığını söylüyor. Son günlerde oluşan aşırı yoğunluğun işçilik kalitesini etkileyebileceğini belirten ustalar, vatandaşların daha güvenli ve keskin aletlerle bayrama girmesi için bileme işlerini şimdiden tamamlamaları gerektiği uyarısında bulundu. "İşler son güne bırakılınca yeterince itina gösteremiyoruz" İHA muhabirine konuşan bıçak bileme ustası Erdal Duran, Kurban Bayramı dolayısıyla işlerinin hareketlendiğini belirtti. Vatandaşın bileme işini genellikle son güne bıraktığını ve bu durumdan dolayı yoğunluk yaşadıklarını hatırlatan Duran, "Bu yoğunluktan dolayı işimize özen gösteremiyoruz. Müşterilerden bu konuda hem biz şikayetçi oluyoruz hem de onlar itina gösteremediğimizden dolayı şikayetçi oluyor. O yüzden bıçaklarını biraz erken getirip bilemelerini yaptırmaları daha iyi ve uygun olur. Bizler için de onlar açısından da daha rahat olur" dedi. Son günde gelen müşteriyi yoğunluktan dolayı 3-4 saat bekletmek zorunda kaldıklarını dile getiren Duran, "Ama şu anda getirmiş olsa, 15-20 dakika içerisinde hazırlayıp verebiliyoruz. Son günlerde yoğunluktan dolayı sabahlıyoruz. Gelen müşteriyi geri çevirdiğimizde onlar da mağdur oluyor, biz de mağdur oluyoruz. Yok diyemiyoruz. Evet dediğimizde ise biz sıkıntı yaşıyoruz" diye konuştu. "Bilenmeyen bıçaklar hayvan için eziyet oluyor" Kurbanlık hayvanın ibadete uygun ve eziyet çekmeden kesilmesi için bıçak kalitesinin önemli olduğunu ifade eden Duran, "Bıçakların, kurbanlık hayvanın acı çekmemesi, rahat bir şekilde kesilebilmesi için normalde şimdi bilenmesi lazım. Bıçak kesmediği zaman hayvan için de eziyet olmuş oluyor. O yüzden şimdiden getirilip bilenmesi daha güzel olur" şeklinde konuştu.