MAGAZİN - 21 Ağustos 2019 Çarşamba 14:43

Bardak, damacana, temizlik sopası ile konser verecekler

A
A
A
Bardak, damacana, temizlik sopası ile konser verecekler

Tepebaşı Belediyesi yaz okulları kapsamında düzenlenen “Müziğin Mutfağı” kursunda eğitim alan çocuklar, bardak, damacana, temizlik sopası, kaşık, tencere kapağı gibi her evde bulunan gereçlerle müziklere ritim tuttukları bir konser verecek.

Tepebaşı Belediyesi yaz okulları kapsamında düzenlenen “Müziğin Mutfağı” kursunda eğitim alan çocuklar, bardak, damacana, temizlik sopası, kaşık, tencere kapağı gibi her evde bulunan gereçlerle müziklere ritim tuttukları bir konser verecek.


Yaz okulları kapsamında 23 Nisan Çocuk Sanat Merkezi’nde 5 hafta boyunca 8-12 yaş arasındaki Tepebaşı Belediyesi’nin 23 Nisan Çocuk Sanat Merkezi, Yukarısöğütönü Belde Evi, Çukurhisar Çocuk Sanat Merkezi ve Aşağı Söğütönü Deneyimli Kafe birimlerinden 40 çocuğun katılımıyla “Müziğin Mutfağı” kursu düzenlendi. Müziğin evrenselliği ve birleştiriciliğinin ön plana çıktığı kursa katılan öğrenciler, bu süre zarfında müzik eğitmeni Ekin Yalçınkaya önderliğinde evlerinden getirdikleri bardak, damacana, temizlik sopaası, kaşık, tencere kapağı gibi gereçlerle çeşitli müziklere ritim tuttular. Eğitmen Yalçınkaya’nın sosyal medya üzerinden çocukların eğitimleri esnasında çektiği videoları paylaşmasıyla kurs, ünlü caz sanatçısı Başak Yavuz’un dikkatini çekti ve bir konser planlandı. Çocukların hünerlerini sergileyeceği konser ise, ünlü sanatçı Yavuz’un yanı sıra müzisyenler Banu Kanıbelli ve Uğurcan Kurt’un da katılımıyla 24 Ağustos Cumartesi günü saat 16.00’da Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde verilecek.



“Hem öğrenciler hem de veliler ilk başta çok şaşırdılar”


Konser öncesi son provada kursa ve konsere ilişkin açıklamalarda bulunan eğitmen Ekin Yalçınkaya, mutfak malzemeleriyle müziklere ritim tuttuklarını söyledi. Kursa katılan öğrencilerin ve velilerin ilk başta bir şaşkınlık yaşadığını ifade eden Yalçınkaya, “Kursa yeni gelen çocuklar ve aileleri ilk başta ‘Nasıl olacak?’, ‘Bu aletlerle ne yapılabilir?’ diyorlar. Ondan sonra dersimize şahit oluyorlar. Hem çocukların hem de ailelerinin ortaya çıkan performans çok hoşlarına gidiyor” dedi.



5 müzik dalından 8 esere ritim tutacaklar


Yalçınkaya, konserde klasik, caz, rock, folk rock ve türkü müzik dallarından toplam 8 esere ritim tutacaklarını da kaydetti.


Kursa sonunda bir konser vermeyi düşünmediklerini ancak ünlü caz sanatçısı Başak Yavuz’un kendileriyle iletişime geçmesinin ardından bir konser planladıklarını anlatan Yalçınkaya, şöyle devam etti:


“Aslında biz ilk başta bir konser vermeyi düşünmedik. Bu sadece 5 haftalık bir ders olacaktı. Fakat ben derste çektiğim videoları sosyal medya hesabımda paylaşınca Başak Yavuz bizim videomuzu gördü ve bizimle konser yapmak istediğini söyledi. Konser fikri böylelikle ortaya çıktı. İlk başta iki tane şarkıya eşlik edelim diye konuşuldu ama sonrasında kendisi bir iki tane de çocuk şarkısı ekleme fikrini sundu. Ben de Banu Kanıbelli’nin şarkılarından ekleme tavsiyesinde bulundum. O da, ‘O zaman Banu ablayı da konsere çağıralım’ dedi. Böylelikle de konserimiz daha da anlamlı hale gelmiş oldu.”



“İnsanların konserimizi çok beğeneceklerini düşünüyorum”


11 yaşındaki Melis Merve Yücel, kurs süresince çok eğlenceli vakit geçirdiklerini belirterek, verecekleri konseri heyecanla beklediğini söyledi.


11 yaşındaki Defne Taşkın ise, “Burada çok garip müzikler yapıyoruz” diyerek, şöyle konuştu:


“Mutfak eşyalarıyla ritim tutuyoruz. Buraya ilk geldiğimde çok şaşırmıştım ama adapte olduktan sonra çok keyifli vakit geçirdim. Damacana, vileda sopası, bardak gibi gereçlerle ritim tutacağımız konserimizin de çok güzel geçeceğine inanıyorum. İnsanların da konserimizi çok beğeneceklerini düşünüyorum.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrasında Alemdar’dan sert eleştiri Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi. TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi. "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Buluşması programı düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel ve çok sayıda milletvekili katıldı. Programda, Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan yatırımlar ve bölgede yürütülen çalışmalar ele alındı. "Üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, "Dayanışma, hemşerilik bağının nasıl canlı tutulduğunu gösteren güçlü bir tabloyu ortaya koymaktadır. Aynı şehirde yaşayan, benzer birikimleri paylaşan ve kökleri aynı yörelere uzanan insanlarımızın kurduğu bu ilişki, toplumsal dayanışmamızın en sağlam zeminlerinden birini oluşturmaktadır. Doğu ve Güneydoğu medeniyetlerin harmanlandığı, bu toprakların tarihi hafızasını ve kültürel birikimini ruhunda taşıyan müstesna bir coğrafyadır. Kadim şehirleri ve köklü mirasıyla bu bölgelerimiz, Türkiye’nin sarsılmaz gücünü ve zenginliğini de temsil etmektedir. Aynı zamanda bereketli toprakları, stratejik su kaynakları ve üretim kabiliyetiyle tarımın, ticaretin ve zanaatın can damarlarından biri konumundadır. Nesiller boyu aktarılan bu üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur. Ülkemizin gücüne güç katan kalkınma potansiyeline büyük destek olan bölgelerimizdir. Maalesef bu bölgelerimiz, uzun yıllar boyunca terörün gölgesinde baskılanmış, bu durum şehirlerimizin kalkınmasını, ekonomik büyümesini, sahip olduğu büyük potansiyeli tam anlamıyla kullanmasını engellemiştir. Ancak Türkiye, bu makus tarihi bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömme iradesini kararlılıkla sergilemektedir" şeklinde konuştu. "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Sağlanan huzur ortamıyla birlikte bölgede ekonomik hareketliliğin arttığını belirten Yılmaz, "Değerli hemşehrilerim, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da son yıllarda ortaya çıkan tempo, atılan adımların sahada nasıl bir karşılık bulduğunu açık bir şekilde gösteriyor. Bölgeler arası gelir farkının belirgin bir şekilde gerilemesi, GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığım payın artması ve ihracatı 2002 yılında sadece 800 milyon dolar olan ihracatın, geçtiğimiz yıl 13 milyar doları bulması bu değişimin bazı göstergelerinden olarak ifade edilebilir. Bu dönüşüm tabii ki kendiliğinden olmadı. Bu ekonomik gelişme kendiliğinden olmadı. Bunun arkasında bir zihniyet var. O zihniyeti de Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle ifade ediyor, batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. Bütün ülkemize, 86 milyona belli hizmetleri aynı standartta götüreceğiz. Bu zihniyetin bir neticesidir ki, Doğu ve Güneydoğu’ya bu dönemde muazzam kamu yatırımları yapılmış. 2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. "Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" Sadece kamu yatırımlarıyla bir bölgenin, bir ülkenin gelişmesinin mümkün olmayacağına da değinen Yılmaz, "Kamu yatırımlarının yanı sıra, özel sektör yatırımlarının da artması lazım. Burada, Doğu’dan, Güneydoğu’dan gelmiş, İstanbul’a, metropollere yatırım yapmış, birçok iş insanımız da var. Huzur, güven ortamı zamanında olsaydı, belki hiç gelmeyecekti bu insanlar, orada yatırım yapacaklardı. Sadece Doğu’da, Güneydoğu’da değil, tüm ülkemizden, iş dünyasının çok daha fazla özel sektör yatırımı yapabileceği bir ortamı da tesis etmiş durumdayız. Gerek, huzur güven ortamıyla, gerek altyapıya yaptığımız yatırımlarla, gerek insan kaynağına, eğitime yaptığımız yatırımlarla ve bunları tamamlayıcı sunduğumuz teşviklerle, Doğu Güneydoğu’da özel sektör yatırımlarına da ayrı bir güç veriyoruz. Bunun sonuçlarını önümüzdeki dönemde daha fazla göreceğiz. Sulama projelerimizle yüz binlerce hektar arazi sulanabilir hale gelmiş, organize sanayi bölgelerimiz genişletilmiş ve yüzbinlerce insanımıza iş imkanı sağlanmıştır. Tarımdan, sanayiye, ulaştırmadan, lojistiğe ulaşan bu yatırımlar, bölgenin üretim kapasitesini kalıcı bir şekilde güçlendiren bir değişim sürecinin kapısını açmıştır. Sloganlarla, içi boş tartışmalarla ne bir şehrin, ne de bir bölgenin bir yere ulaşması mümkün değil. Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" diye konuştu.