GÜNDEM - 28 Mart 2026 Cumartesi 17:33

YÖK Başkanı Özvar, Erzurum Teknik Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi’nin açılışını gerçekleştirdi

A
A
A
YÖK Başkanı Özvar, Erzurum Teknik Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi’nin açılışını gerçekleştirdi

Yükseköğretim Kurulu Başkanı (YÖK) Prof. Dr. Erol Özvar, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Bilim İletişimi Ofisi’nin açılışını yaptı.


Özvar, açılış töreninde yaptığı konuşmada, Bilim İletişimi Ofislerinin, üniversitelerin üretmiş olduğu nitelikli bilgi, teknoloji, araştırma ürünleri ve diğer her türlü çıktının, toplumla buluşması noktasında faaliyet gösteren bir "arayüz" görevi gördüğünü ifade etti.


"Üniversitelerimiz artık sadece kampüs duvarları içerisinde değil kampüsün dışına çıkarak toplumla, şehirle, köyle, kasabayla buluşuyorlar. İşte ofisimiz böylesine bir buluşmaya öncülük ve rehberlik edecektir." ifadelerini kullanan Özvar, Bilim İletişimi Ofislerinin, özellikle köylerde somut sorunları ve soruları toplayıp bunların çözümüyle ilgili cevapları yeniden vatandaşla, toplumla buluşturması gerektiğini ifade etti.


Yerel yöneticilerle iş birliğinin gerekliliğine işaret eden Özvar, "Muhtarlarımız, valilerimiz, emniyet müdürlerimiz ve mümkünse belediye başkanlarımızla temas halinde yürütülecek çalışmalar, üniversitelerin toplumla buluşmasını güçlendirecek ve yükseköğretim kurumlarının toplum nezdindeki itibarını artıracaktır." dedi.


"Halkımıza doğrudan dokunmanız, onlarla temas etmeniz çok kıymetli"


Üniversitelerin tüm akademik ve mesleki kapasitesinin sahaya taşınması gerektiğini belirten Özvar, ziyaretlerde farklı disiplinlerden uzmanların yer almasının önemine değinerek şöyle dedi:


"Üniversitelerinizin bütün alanlardaki kapasitesini hizmete açmamız gerekiyor. Ziyaretlerimizde bir diş hekimimizin olması, psikiyatrımızın, uzman doktorumuzun, psikoloğun, veterinerin, ziraatçı hocamızın olması çok kıymetli. Onlarla beraber gidip orada çay içmek, onları dinlemek, sohbet etmek, o sorunları not etmek asıl önemli konulardan bir tanesi. Bu sorunların not edilmesi ve bir envanterinin çıkartılması üniversitelerimiz açısından gelecekte çok önemli bir araştırma konusu da olacaktır. Dolayısıyla yaptığımız bütün ziyaretlerin kayıt altına alınması en önemli başlıklar arasında yer almaktadır."


Bilim iletişimi faaliyetlerinin üniversitelerin topluma açık ve erişilebilir olduğunu göstermesi açısından da önemli olduğunu belirten Özvar, bu anlamda da ofis çalışanlarına, öğrencilere ve akademisyenlere önemli görevler düştüğünü dile getirdi.


Özvar, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesinin rektörlerine bu kapsamda yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ederek "Erzurum’daki halkımıza doğrudan dokunmanız, onlarla temas etmeniz çok kıymetli. Bunun devamını diliyorum." diye konuştu.



YÖK Başkanı Özvar, Erzurum Teknik Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi’nin açılışını gerçekleştirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Johannes Brahms’ın ’Ein deutsches Requiem’ eseri Ankaralı sanatseverlerle buluştu Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu (DÇK), DenizBank Konserleri kapsamında Johannes Brahms’ın "Ein deutsches Requiem" eserini Ankaralı sanatseverlerle buluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu, romantik dönem repertuvarının en derinlikli ve etkileyici eserlerinden biri olan Johannes Brahms’ın ’Ein deutsches Requiem’ adlı eserini sanatseverlerle buluşturdu. CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da şef Jan Schumacher’in yönettiği konserde, soprano Ceren Aydın ve bariton Kartal Karagedik solist olarak sahne aldı. Piyanoda Gülce Sevgen ve Filiz Peker, timpanide ise Can Kıyıcı yer aldı. "Benim için çok özel bir şehir Ankara" Konser öncesinde İHA muhabirinin sorularını yanıtlayan müzik direktörü Jan Schumacher, "Frankfurt Üniversitesi müzik direktörüyüm ve tüm dünyada şeflik yapıyorum. Bu akşam çok özel bir konserimiz var. Yohannes Brahms’ın Requiem’ini seyrediyoruz. Bu harika bir konser. Burada olduğum ve Devlet Çok Sesli Korosu sanatçıları ile çalışmaktan çok mutluyum. İki harika piyanistimiz var. Onlar, Filiz ve Gülçin, her zaman Requiem’le çalışıyorlar. Ve iki mükemmel solistleri var: Ceren ve Kartal. Daha önce de Ankara’daydım ama hiç bu kadar harika bir alanda olmadım. Konser için çok heyecanlıyım. Benim için çok özel bir şehir Ankara. Ankara’da daha önce birçok kez bulundum ama bu salonda ilk kez konser yapıyorum" diye konuştu.
İstanbul İletişim Başkanı Duran: "Geliştirdiğimiz kapasiteleri savunma sanayii dahil birçok ülkeyle paylaşmakta hiçbir mahzur görmüyoruz" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, çevresindeki birçok bölgedeki politikalarına, Balkanlar’dan Afrika’ya, Orta Asya’ya, Orta Doğu’ya kadar birçok alanda istikrarı ve güvenliği öncelediği gibi iş birliğini de yine öncelemektedir. Geliştirdiğimiz kapasiteleri savunma sanayii dahil birçok ülkeyle paylaşmakta hiçbir mahzur görmüyoruz. Geçmişte Türkiye ile aynı şekilde paylaşılmayan, müttefiklerimizin bile bizimle paylaşmadığı kapasiteleri biz güvenliği, istikrarı sağlamak için birçok ülkeyle paylaşıyoruz. Buradaki amaç elbette bir bölgesel barışın, bir bölgesel iş birliğinin sağlanmasıdır" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı tarafından ‘Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı’ temasıyla düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nin (STRATCOM) "İleriye Dönük Perspektifler: Yeni Uluslararası Sistemde Düzen" başlıklı kapanış oturumunda konuştu. Panellerin başarıyla tamamlandığını belirten Duran, "STRATCOM Zirvesi 2026’nın iki gün süren yoğun ve verimli panellerin ardından başarıyla tamamlanmasının gururunu yaşıyoruz. Zirvede uluslararası güvenlikten stratejik iletişime, diplomasi ve küresel iş birliğinden uluslararası sınamalara ve gündemlere kadar birçok kritik konu ele alındı. Katılımcılar, güncel jeopolitik gelişmeler ışığında görüşlerini paylaşarak zirveye değerli bir perspektif kazandırdı. Dünya genelindeki hızlı değişimler, devletlerarası iş birliğinin ve etkili iletişimin önemini her zamankinden daha görünür kılıyor. Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi, bu bağlamda ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi ve deneyim alışverişi için eşsiz bir platform sundu. Katılımcılar arasındaki canlı etkileşimler, zirvenin verimli geçmesini sağladı. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz, dün yaptığı konuşmasında küresel sistemin dönüşümü, güç ve meşruiyet dengesi, kriz dönemlerinde liderliğin rolü ve Türkiye’nin adil bir uluslararası düzen arayışındaki öncü yaklaşımı üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bugün zirvemize teşrif eden Dışişleri Bakanımız Sayın Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel rolü ve küresel diplomasiye dair değerlendirmeleriyle kıymetli katkı sağladı. MİT Başkanımız Sayın İbrahim Kalın stratejik güvenlik ve bölgesel gelişmeler; Savunma Sanayii Başkanımız Sayın Haluk Güngör savunma teknolojileri ile savaş kavramının geçirdiği dönüşüm konularında değerli bilgiler paylaştı. Program boyunca kıymetli panelistlerimiz, uzman akademisyenler, deneyimli gazeteciler ve alanında öncü isimler, küresel ve bölgesel gelişmelerin stratejik iletişim üzerindeki etkilerini aktararak zirvenin bilgi zenginliğine değerli katkılar sundu. Katılımcıların aktif katılımı, zirvenin interaktif, üretken ve ilham verici bir ortamda gerçekleşmesini sağladı" dedi. "Son 5-6 yılda yaşananlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haklılığını ortaya koymaktadır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Dünya 5’ten büyüktür" sözüne vurgu yapan Duran, "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Dünya 5’ten büyüktür’, ‘Daha adil bir dünya mümkündür’ sözleri uluslararası sistemdeki adaletsizliklere, eşitsizliklere ve sorunlara dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu mesajı sadece mazlumların konumunu anlatmak için ortaya koyduğu bir çağrı değil, aynı zamanda dünyanın değerlere ve normlara dayalı yeniden kurulması gerektiğine işaretidir. Son 5-6 yılda yaşananlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haklılığını ortaya koymaktadır. Biz Türkiye olarak aslında 2010’lu yıllardan itibaren karşılaştığımız siber saldırılar, dezenformasyon kampanyaları ve Türkiye’ye yönelik diğer konularla birlikte bir direnç geliştirdik. Bu çerçevede de stratejik iletişime öncelik verdik. Bu itibarla STRATCOM’da öncelikle Türkiye’nin bu meselesini dünyaya anlatmak, Cumhurbaşkanımızın vizyonunu dünyaya göstermek birinci amacımız oldu. İkinci amacımız, kendi hikâyemizi kendimiz anlatmak ama buna diğer ülkeleri de katmak. Çevremizdeki bölgelerde söyleyecek sözü olan ve mevcut sistemin sıkıntılarından rahatsız olan, yeni bir ses getirmek isteyenlere de bir platform oluşturduk" diye konuştu. "Türkiye, çevresindeki, birçok bölgedeki politikalarına, Balkanlar’dan Afrika’ya, Orta Asya’ya, Orta Doğu’ya kadar birçok alanda istikrarı ve güvenliği öncelediği gibi iş birliğini de yine öncelemektedir" İletişim Başkanı Duran, dünyada az sayıda aktörün hikayeyi belirlediğine vurgu yaparak, "Biz kendi hikayemizi kendimiz yazalım ve birlikte yazalım istedik. Onun için de çok sayıda ülkenin buraya katılması, burada görüşlerini, dünyanın nereye gitmesi gerektiğini birlikte anlatmalarını istedik. Bu platformun da bugün bu amaca hizmet ettiğini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Uluslararası sistemdeki değişim nereye gidiyor? Dünyanın artık çok kutuplu olduğunu biliyoruz ama bu çok kutupluluk ne demek? Nasıl bir hizalanma olacak? Büyük güçler, küresel güçler, bölgesel güçler nasıl politikalar belirleyecekler? Bu henüz netleşmiyor ama öte taraftan da az önce bahsettiğim çatışmalar, savaşlar devam ediyor ve gelen dünyanın riskleri çok açık. Biliyorsunuz bu son savaşta tedarik zincirlerinden güvenliğe kadar, tarım alanına kadar birçok konuda sıkıntı ortaya çıktı. Bir düzen arayışı dedik, çünkü şunu biliyoruz; bugün dünya adaletsiz, eşitsiz bir durumda ve mevcut sistem çökme işaretleri veriyor. Küresel ve bölgesel güçler kendi meselelerini savaşla, çatışmayla çözmeye çalışıyorlar. Bizim zamanında Cumhurbaşkanımız liderliğinde ifade etmiş olduğumuz ’bu sistem değişmeli’ mesajı aslında değerleri ve normları terk etmek değildi. Aksine biz bu gelen dünyanın sorunlarını gördüğümüz için haykırıyorduk. Yapılması gereken şey, değerlere ve normlara dayalı olarak adaleti önceleyen, birlikteliği önceleyen bir sistemin kurulmasıydı. Kendi söylemlerimizi, kendi çözüm önerilerimizi hep birlikte nasıl hayata geçirebiliriz? Diplomasiden medyaya kadar hangi alanda neler yapılabilir? Bunlar geniş bir şekilde konuşuldu. Savaş istemiyoruz, çatışma istemiyoruz ne bölgemizde ne küresel düzlemde. Diplomasinin, uzlaşmanın, birlikte etkileşimin ve çözüm bulmanın dünyasını arıyoruz. Aksi takdirde büyük güçler ve bölgesel güçler kendi çözümleri olarak savaşı, çatışmayı dayatırlarsa, dünyamızın geleceğinin daha karanlık olacağı açıktır. Yeni bir dünya için, daha aydınlık bir dünya için sözü olanları bir araya getirmeye çalıştık ve kendi sözümüzü de ifade ettik. STRATCOM’un önümüzdeki dönemde katılımda bulunan ülkelerde çeşitli toplantılarla yıl boyunca devam etmesini, bu anlatıları, bu çözüm önerilerini toplamasını ve sonra da her yıl İstanbul’da bunu bir araya getirerek dünyaya buradan bir toplu mesaj ama sadece bizim mesajımız değil, katılanların, sözü söyleyenlerin hepsinin mesajı olarak bir araya getirmek istiyoruz. Bizim savunma sanayiine verdiğimiz ehemmiyet de bununla alakalıdır. Türkiye, çevresindeki, birçok bölgedeki politikalarına, Balkanlar’dan Afrika’ya, Orta Asya’ya, Orta Doğu’ya kadar birçok alanda istikrarı ve güvenliği öncelediği gibi iş birliğini de yine öncelemektedir. Geliştirdiğimiz kapasiteleri savunma sanayii dahil birçok ülkeyle paylaşmakta hiçbir mahzur görmüyoruz. Geçmişte Türkiye ile aynı şekilde paylaşılmayan, müttefiklerimizin bile bizimle paylaşmadığı kapasiteleri biz güvenliği, istikrarı sağlamak için birçok ülkeyle paylaşıyoruz. Buradaki amaç elbette bir bölgesel barışın, bir bölgesel iş birliğinin sağlanmasıdır" şeklinde konuştu. Zirvede uluslararası güvenlikten stratejik iletişime, diplomasi ve küresel iş birliğinden uluslararası sınamalara kadar birçok kritik konu ele alındı.