GÜNDEM - 08 Ocak 2026 Perşembe 15:06

Tulpar Hackathonu’nda yenilikçi fikirler yarıştı

A
A
A
Tulpar Hackathonu’nda yenilikçi fikirler yarıştı

Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ), yenilikçi fikirlerin vitrine çıktığı ve genç girişimcilerin kıran kırana mücadele ettiği Tulpar Advance Up Hackathonu’na ev sahipliği yaptı. ETÜ Tulpar Uzay ve Roket Kulübü’nün öncülüğünde düzenlenen etkinlik, 26-28 Aralık tarihleri arasında yoğun bir katılımla üniversite kampüsünde gerçekleştirildi.


ETÜ Tulpar Uzay ve Roket Kulübü’nün öncülüğünde düzenlenen etkinlikte Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç yazılımcılar, mühendislik öğrencileri ve teknoloji meraklıları tarafından oluşturulan 23 takım, toplam 32 saatlik aralıksız bir geliştirme sürecine dahil oldu. Katılımcılar yarışma boyunca; yazılım geliştirme, algoritma tasarlama, problem çözme ve proje yönetimi becerilerini sergileyerek gerçek dünya sorunlarına yenilikçi çözümler üretmeye çalıştı.


Etkinlik süresince mentörler eşliğinde çalışan takımlar hem teknik hem de multidisipliner yaklaşımlarıyla dikkat çekti. Heyecan dolu maratonun sonunda jüri üyeleri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda Birincilik ödülü Advance KTU’nün olurken ikincilik Team Ciona "Reborn"un üçüncülük ise SYNTAX takımının oldu.


Ödül töreninde konuşan Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Demir Aydın, organizasyonun her yıl düzenlenmesini hedeflediklerini belirterek: "Bu değerli organizasyonun gerçekleşmesine katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza desteklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz. ETÜ, bilimsel ve teknolojik üretime öncülük eden bir yükseköğretim kurumu olarak gençlerin hayal gücünü, problem çözme becerilerini ve girişimcilik potansiyellerini geliştiren etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam edecek. Yerli ve milli teknoloji hamlesine katkı sunacak her öğrencimiz, bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu yılın Tulpar Advance Up Hackathonu’na katılım sağlayan tüm öğrencilerimizi, fikrini projeye dönüştüren genç girişimcileri ve sürece büyük emek koyan Tulpar Uzay ve Roket Kulübüne ve danışman hocamız Doç. Dr. Murat Aydemir’e teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.



Tulpar Hackathonu’nda yenilikçi fikirler yarıştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Ürkütücü görüntüsüne rağmen afiyetle tüketiliyor Sivas’ın kış sofralarının vazgeçilmez lezzeti kelle, 16 saatlik zahmetli hazırlık süreci ve taş fırında pişirme tekniğiyle hem yöre halkından hem de turistlerden yoğun ilgi görüyor. Enerji ve şifa kaynağı olarak bilinen doğal kelle, 300 liradan satışa sunuluyor. Sivas mutfağının köklü yöresel lezzetlerinden kelle, özellikle kış aylarında sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Kuzu ya da koyun başının özenle temizlenip uzun süre kaynatıldıktan sonra taş fırında saatlerce pişirilmesiyle hazırlanan kelle, yaklaşık 16 saatlik zahmetli bir sürecin ardından servise hazır hale geliyor. Kelle, soğuk kış günlerinde enerji vermesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle yöre halkı tarafından sıkça tercih ediliyor. Tamamen doğal yöntemlerle pişirilen kelleler, servis öncesi balta yardımıyla ortadan ikiye bölünerek sunuluyor. Sabah erken saatlerde kelle yiyen vatandaşlar, akşama kadar tok kalıyor. Soğuk havalar ile birlikte kelleye olan talep daha da çok artarken, Sivas’a gelen turistler de bu yöresel lezzeti tatmadan şehirden ayrılmıyor. Yüzde yüz doğal olan bu lezzet, 300 liradan satışa sunuluyor. "İnsanlar, kelle yemeden yapamıyor" Kelle ustası Eren Sönmez, kış aylarının gelmesiyle birlikte kelleye talebin arttığını söyleyerek, "Sivas’ın vazgeçilmezi kelle, geçmişten günümüze kadar yaşayan bir gelenektir. Özellikle kış aylarının tercih edilen yemeğidir. Havalarda soğudu ve dışarıdan gelenlerle beraber yüksek bir rağbet var. Doğal bir besin kaynağı ve uzun yıllarda böyle gider diye düşünüyorum. Her şey bir anda olup bitmiyor zahmetli bir iş. Kanının temizlenmesi için suya atılıyor. Bir gün boyunca böyle bir süreçten geçiyor. Ocağı yaktıktan sonra belli bir sıcaklığa ulaştıktan sonra içeri atıyoruz. Sabaha hazır halde gidip geldiğimizde hazır olmuş bizi bekliyor ve sonra satışa sunuyoruz. Öğleden sonra fırına atarız sabah geldiğimizde hazır olur. Yaklaşık 15-16 saat ocağın içinde bekliyor. Hem dinleniyor hem de pişiyor, baya bir zahmetli süreçten geçiyor. Yöreye göre bu alışkanlık değişiyor. Bizim burada kızarmış kelle yenir. Başka yerlerde bunun çorbası daha çok tüketilir. Tercih meselesi ama kızarmış kellenin yeri ayrıdır. İnsanlar sabah kelle yemezse rahat edemiyor. En az haftada bir gün yiyorlar" dedi. "Ben de kelle hastasıyım" Kellenin Sivas için vazgeçilmez olduğunu söyleyen Çetin aydın, "Sivas’ta kelle sabahları kahvaltı yerine yenir. Sivas’ın vazgeçilmez yemeklerindendir. Sivas denince akıllara kelle gelir. Kış mevsiminde kelleye rağbet daha fazladır. Ben de kelle hastasıyım" diye konuştu.
Mersin Sınıf öğretmenlerine Türkiye Yüzyılı maarif modeli anlatıldı Silifke İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin sahadaki uygulamalarını güçlendirmek amacıyla "Uygulamalı Eğitim Çalıştayı" düzenlendi. Çalıştay, ilçe genelinde görev yapan sınıf öğretmenleri ile modelin hazırlayıcıları olan akademisyenleri bir araya getirdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programın açılış konuşmasını yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Fevzi Kültiğin Eroğlu, çocuklar için atılan her adımın geleceğin inşasında büyük bir değer taşıdığını vurgulayarak, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öğretmenler aracılığıyla sınıflarda hayat bulacağını ifade etti. Ardından İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Kutlutekin Baş, modelin bütüncül eğitim anlayışıyla öğrencilerin akademik, sosyal ve değerler eğitimi yönlerinden dengeli bir şekilde gelişmesini hedeflediğini belirtti. Çalıştay kapsamında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Türkçe Dersi Koordinatörleri Prof. Dr. Emre Ünal ve Prof. Dr. Hüseyin Anılan tarafından Türkçe öğretim programına ilişkin sunumlar gerçekleştirildi. İlkokul Matematik Programı Koordinatörü Prof. Dr. Veli Toptaş, matematiğin günlük yaşamla ilişkilendirilerek üst düzey düşünme becerilerini geliştiren yönlerine dikkat çekti. İlkokul Hayat Bilgisi Programı Koordinatörü Dr. Sinan Arı ise hayat bilgisi dersinin öğrencinin kendisini, toplumunu ve dünyayı tanımasına katkı sağlayan değer temelli yapısını ele aldı. Program sonunda, Maarif Modeli’nin hazırlanmasında emeği geçen akademisyenlere günün anısına plaket takdimi yapıldı. Plaketler, Silifke Kaymakamı Abdullah Aslaner tarafından takdim edildi. Toplu fotoğraf çekiminin ardından çalıştay, soru-cevap paneli ile devam etti. İki gün sürecek olan Uygulamalı Eğitim Çalıştayı ile öğretmenlerin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin felsefi ve teknik boyutlarını doğrudan uzmanlarından öğrenerek teorik bilgileri sınıf ortamına aktarabilecek uygulama becerileri kazanmaları hedefleniyor.
Denizli Tavas’a Yeryüzü Pazarı kuruluyor DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin gastronomi yolunun merkezinde bulunan Tavas ilçesinde ‘Yeryüzü Pazarı’ (Tavas Earth Market) kurulması için başvuru yapıldı. Tarladan sofraya, doğal üretimi desteklemek, tüketicilerle yerel üreticileri buluşturmak amacıyla Tavas Bağ Pazarının Yeryüzü Pazarı olması için başvuru yapıldığı belirtildi. Prof. Dr. Bertan tarafından oluşturulan doğayla iç içe geleneksel köy yaşantısı ve tarihi doku ile birleştirilerek oluşturulan "Denizli Tavas Gastronomi Yolunda" yer alacak olan yeryüzü pazarında, yerel üreticiler kendi ürettikleri ürünlerini doğru ücretle, taze, mevsiminde, sağlık kurallarına uygun bir şekilde doğrudan tüketiciyle buluşturacak. Tavas Yeryüzü pazarında, yerel üreticilerle tüketicilerin buluşmasının yanında üretim yöntemlerinin, sürdürülebilir tarımın konuşulduğu, bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı, atölyelerin gerçekleştiği kültürel mirasın aktarıldığı ve kırsal kalkınmanın sağlandığı alanlar oluşturulacak. Dünyada 110, Türkiye’de 7 Yeryüzü Pazarı (Foça, Tarsus, Şile, Kapadokya-Uçhisar, Adana, Kastamonu ve Muğla) bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Bertan; Tavas Yeryüzü Pazarının sadece bir yerel pazar projesi olmadığını aynı zamanda "Denizli Tavas Gastronomi Yolunun" merkezi olacağını ifade etti. Tavas Yeryüzü Pazarında Gastronomi Atölyeleri (Kuru Patlıcan Dolması, Gelin Turşusu, Tavas Yanık Koyun Yoğurdu - Bakraç Yoğurt, Kaşık Helva, Tavas Baklavası) yapılacak pazarda ayrıca Tel Kırma Atölyesi, Terrekota Atölyesi, Tavas Zeybeği gösterileri, Kızılcabölük dokuma ustaları tarafından el dokuması tezgahlarında uygulamalı gösteriler sunulacak. Unutulmaya yüz tutmuş yöresel lezzetler (İçli-Dışlı Tahanlı Pide, Gelin Turşusu, Toga Aşı, Şipit, Tavas Yanık Koyun Yoğurdu (Bakraç Yoğurt), Etli Pekmezli Kabak Aşı, Top Tarhana (Etli), Yavan Tarhana Aşı, Kuru Patlıcan Dolması, Tavas Güveci, Soğan Aşı, Tutmaç Aşı, Bisi Bisi, Erişte, Kaşık Helva, Tavas Baklavası, Gaygana Tatlısı, Tenem Helva, Kuyruk Helvası, Saraylı Tatlısı, Un Helvası) hazırlanacak olup, reçeteleri ve hikayeleri anlatılarak gelen ziyaretçiler için tadım alanları oluşturulacak. Denizli Tavas Gastronomi Yolunda (Cankurtaran – Karataş - Pınarlık - Kızılcabölük - Vakıf - Tavas) yer alan değerler şöyle yer alıyor; Karataş Mesireliği, Hanife ve Ahmet Paralı Yöresel El Sanatları ve Tekstil Müzesi, Vakıf, Heracleia-Salbace Antik Kenti, Bağ Pazarı, Yarengüme Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, Kültür ve Sanat Evi (Tavas Gastronomi Müzesi: Tel Kırma, Tavas Zeybeği, İçli-Dışlı Tahanlı Pide, Tavas Yanık Koyun Yoğurdu (Bakraç Yoğurt), Tavas Güveci, Kaşık Helva, Tavas Baklavası.