TEKNOLOJİ - 15 Şubat 2026 Pazar 09:12

ETÜ YÜTAM ve TÜBİTAK BİLGEM arasında ileri teknoloji iş birliği arayışı

A
A
A
ETÜ YÜTAM ve TÜBİTAK BİLGEM arasında ileri teknoloji iş birliği arayışı

Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Yüksek Teknoloji Araştırma Merkezi (YÜTAM) ile TÜBİTAK BİLGEM arasında ileri teknoloji alanlarında iş birliği olanakları görüşüldü.


Görüşmeler kapsamında, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fatih Yetim ve YÜTAM Müdürü Prof. Dr. Abdulkerim Karabulut eşliğinde YÜTAM’da incelemelerde bulunan TÜBİTAK BİLGEM Proje Yöneticisi Dr. Ömer Salihoğlu ve beraberindeki heyet ile iş birliği olanakları ve proje süreçleri değerlendirildi.


Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, iş birliğinin ileri teknoloji alanlarında üniversite-sanayi iş birliğini güçlendireceğini ve genç araştırmacılara yeni fırsatlar sunacağını ifade etti.



ETÜ YÜTAM ve TÜBİTAK BİLGEM arasında ileri teknoloji iş birliği arayışı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Bakan Bayraktar: "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin, enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirterek, "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor" dedi. Bakan Bayraktar, Taşucu Limanı’ndan Somali’ye gidecek 7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi ‘Çağrı Bey’ için düzenlenecek uğurlama törenine katılmak üzere Mersin’e geldi. Mersin programına valilik ziyareti ile başlayan Bakan Bayraktar, Valilik Şeref Defterini imzalayıp Vali Atilla Toros ile bir süre görüştükten sonra AK Parti Mersin İl Başkanlığına geçti. Burada partilileriyle bir araya gelen Bakan Bayraktar yaptığı konuşmasında, Mersin’in, Türkiye’nin en önemli şehirlerinden bir tanesi olduğunu belirterek, "Çünkü her yönüyle büyük bir potansiyele sahip. Tarım deseniz öyle, sanayi deseniz öyle, lojistikte Türkiye’nin ekonomisine can veren şehirlerden bir tanesi. Limanıyla, diğer unsurlarıyla. Enerjisiyle inşallah dediğim gibi hem Türkiye’de hem dünyada artık adı duyulacak bir şehir haline geliyor. Dolayısıyla bu anlamda bizim ülkemiz için göz bebeği şehirlerimizden, büyüyen ve çok daha büyük bir büyüme potansiyeli olan şehirlerimizden bir tanesi" diye konuştu. Mersin’in, bu büyümenin getirdiği belli zorluklarla da karşı karşıya olduğunu söyleyen Bayraktar, "Yani nüfusumuz artıyor, ihtiyaçlarımız artıyor, özellikle altyapı ihtiyacımız, enerji altyapısındaki ihtiyaçlarımız artıyor. Bu anlamda da biz bu ihtiyaçların karşılanması için, sabah buraya ilk geldiğimiz dakikadan itibaren İl Başkanımız, il yönetimindeki arkadaşlarımız, vekillerimiz, zaten onlarla her zaman Ankara’da da burada da bir aradayız. Onlar şehrin sorunlarını, beklentilerini bizlere ifade ediyorlar. Biz de şehrimizdeki bu sorunları, sıkıntıları nasıl giderebiliriz, nasıl çözümler üretebiliriz onlarla ilgili özellikle bu sabahtan itibaren istişarelerimizi tekrar yaptık. Verimli toplantılar yaptığımızı düşünüyorum. İnşallah bunların neticelerini sizler de hissedeceksiniz" ifadelerini kullandı. Yapılan bu işlerin, elektrik ve doğal gaz gibi aslında temel evrensel hizmetler olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Yani bunlarsız hayat, elektriksiz bir hayatı düşünmek mümkün değil. Tabii biz bir taraftan da bu hizmetleri sunarken, bunun arkasında neler yaptığımızı, yani enerjide Türkiye’nin hedeflerini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunda enerjideki hedeflerimizi de böyle özellikle dava ve yol arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde kısaca ifade ediyoruz" şeklinde konuştu. "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak" Türkiye’nin enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirten Bakan Bayraktar, şöyle devam etti: "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor. Diyebilirsiniz ki ’yapmayalım.’ Ama yapmadan da bu sefer işte ihtiyacımız olan enerjiyi karşılama şansımız yok. Ve elektrik ihtiyacı özellikle başta büyük bir hızla artıyor. Şimdi Mersin’in altyapısıyla ilgili bu sabah yaptığımız toplantıda, temel öne çıkan şeylerden birisi, özellikle kırsaldaki ihtiyaçlar. Evet şebeke eskiyor, 30 yıllık 40 yıllık şebekemiz yaşlanıyor ama başka bir şey daha var. Kırsalda eskiden sadece belki aydınlatma amaçlı kullandığımız elektrik, bugün artık her beyaz eşyanın olduğu, klimaların olduğu, yakında elektrikli araçların olduğu bir ihtiyaç sürecine doğru gitmiş. Dolayısıyla bu talep artmış. Bu artan talebin önümüzdeki süreçte daha da artacağını öngörüyoruz. Onun için bizim enerji ithalatımız artabilir." "Ne yapıyoruz bunun için" diyerek konuşmasını sürdüren Bakan Bayraktar, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye denizlerinde ve karalarında doğal gaz arıyor, petrol arıyor. Yurt içinde arıyor, yurt dışında arıyor. İnşallah bugün öğleden sonra çok özel bir törene Taşucu’nda şahitlik yapacağız. Dolayısıyla petrolünü, doğal gazını arayan, üreten, Gabar’da Türkiye’nin en kaliteli petrolünü üreten, Karadeniz’in derinliklerinden kendi doğal gazını çıkarıp 4 milyon haneye sunan bir Türkiye haline geldi ülkemiz. Çok kısa bir süre içerisinde. İnşallah daha da üretimimiz artacak ve bu alandaki dışa bağımlılığımızı günden güne azaltacağız. İşte yenilenebilir enerji yapıyoruz, diğer santrallerimiz inşallah Akkuyu, biraz önce ifade ettiğim gibi Türkiye’nin elektrik ihtiyacını tek başına yüzde 10’nu karşılayacak. Mersin’le ilgili raporlara bakıyordum; Mersin şu anda net ithalatçı bir şehrimiz. Yani ürettiği elektrikten daha çoğunu tüketiyor. Ama Allah’ın izniyle Akkuyu devreye girdiği gün itibarıyla Mersin, elektrik ihracatçısı bir şehrimiz haline geliyor. Yani Türkiye’nin enerjisine enerji katacak. İnşallah ekonomisine güç kattığı gibi bu alanda da gerçekten örnek önemli illerimizden biri haline gelecek. Ve bunun etrafında da tabii inşallah sanayi, özellikle üretim, istihdam bu anlamda da gençlerimize çok farklı iş kapıları da burada açılmış olacak. Hakikaten uluslararası evsafta bir şehir, daha da o özelliğine sahip olacak." "Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek" Bu anlamda yapılan çalışmaların hem Mersin’e hem Türkiye’ye faydalı hizmetler olması temennisinde bulunan Bayraktar, "Bu anlamda biz gece gündüz demeden, yorulmadan, durmadan mücadeleye devam edeceğiz. Ve şuna inanıyorum; Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, işte o zaman Türkiye hakikaten çok daha güçlü bir ekonomiye sahip, çok daha bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek. Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir ısrarla, inatla, güçlü bir kararlılıkla onun liderliğinde bu hedefe erişeceğimize yürekten inanıyorum" dedi.
Konya BÜSAT, savunma sanayinde Türkiye’nin en aktif kümelenmesi olacak Konya Sanayi Odası (KSO) öncülüğünde kurulan Bütünsel Güvenlik, Sağlık ve Teknoloji Kümelenmesi (BÜSAT) 2026 Yılı Stratejik Planlama Çalıştayı gerçekleştirdi. Stratejik plan hedeflerinin belirlendiği toplantıda, BÜSAT’ın savunma sanayinde Türkiye’de en aktif kümelenmelerden biri olacağı vurgulandı. BÜSAT’ın 2026 yılı stratejik hedeflerinin belirlendiği toplantıda, bu hedeflere ulaşmak için yapılacak çalışma başlıkları da istişare edildi. Toplantının açılışında konuşan Konya Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özen, odanın sektörler arasında iş birliği yapılmasına öncülük eden kümelenme faaliyetlerine büyük önem verdiğini söyledi. Özen, oda öncülüğünde kurulan kümelenmelerden ve yürütülen projelerden bahsederek, "Savunma, otomotiv, döküm, ayakkabı, tarım makinaları gibi sektörlerde kurduğumuz kümelenmelerimiz sektörlerimizin, dayanışma ve birlikte iş yapma kültürünün gelişmesine önemli katkılarda bulunuyor. BÜSAT kümelenmemiz de özellikle savunma sanayi alanında çok güzel işler gerçekleştiriyor. İnşallah bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da daha güzel işlere hep birlikte imza atacağız" dedi. BÜSAT, kurumsal yapısını ve etki alanını güçlendiriyor Daha sonra konuşan BÜSAT Başkanı Hıfsı Soydemir de, BÜSAT olarak şehirde savunma sanayinin gelişmesine yönelik yaptıkları çalışmaları anlattı. BÜSAT’ın 2026 yılı stratejik hedeflerine yönelik bilgi veren Soydemir, "BÜSAT olarak stratejik hedefimizi 4 ana başlıkta belirledik. Üyelerimiz arasında ortak üretim faaliyetleri oluşturmak, rekabet gücünü artırmak için iş birlikleri geliştirmek ve orta projeler yürütülmesi için alt yapı oluşturmak. Bütünsel güvenlik, havacılık ve sağlık sektörleri başta olmak üzere yerli katkı payını artırmaya yönelik destek olmak. Yenilikçilik, inovasyon ve girişimcilik kültürünün geliştirilmesine katkı sağlamak. Kümelenme konusunda referans oluşturmak, kurumsal iletişim faaliyetleri yapmak ve diğer kümelenme çalışmalarına katkıda bulunmak. Bu ana hedeflerimiz doğrultusunda, yıllık çalışma planlarımızı ve çalışma gruplarımızı da belirledik. İnşallah, hayata geçireceğimiz çalışmalarla sektördeki en aktif kümelenmelerden biri olacağız. Çalışmalarımıza katkı sunan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Toplantının devamında, BÜSAT’ın hedeflerine ulaşması için çalışma grupları oluşturularak, yapılması gereken faaliyetler ve iş planı üzerine istişarelerde bulunuldu. Çalıştay kapsamında ayrıca, Savunma Sanayii Başkanlığı Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanı Zübeyde Arslanoğlu, başkanlıklarının çalışmalarına yönelik bilgiler verdi. Arslanoğlu, ileri malzeme ve imalat teknolojileri, kuantum ve ileri algılayıcı teknolojiler, biyoteknoloji ve enerjik sistem teknolojileri ile otonomi ve yeni nesil haberleşme teknolojileri alanlarında geliştirilen projeleri anlatıp, sanayicilerin bu konularda alabilecekleri aksiyonları paylaşarak, katılımcıların sorularını cevaplandırdı. Çalıştayda katılımcılara, küresel ekonomik savaşların en yoğun olduğu bugünkü ortamda stratejik önem kazanan iki kritik başlıkta; ‘Şirketlerde Kurumsal Hafıza Güvenliği’ ve ‘İş Dünyasında İstihbarata Karşı Koyma’ başlıklarında eğitimler verildi. BÜSAT tarafından organize edilen toplantıya; KSO Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özen, BÜSAT Başkanı Hıfsı Soydemir, Savunma Sanayii Başkanlığı Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanı Zübeyde Arslanoğlu, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Vehbi Konarılı ile 40’a yakın küme üyesi firmanın üst düzey yöneticileri katıldı.
İzmir Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü’nde umut veren veriler Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nur Olgun, çocukluk çağı kanserlerinde elde edilen başarıların umut verdiğini söyledi. Prof. Dr. Olgun, "2002-2024 yılları arasında kayıt sistemine toplam 52 bin 907 hasta kaydedildi. Bu hastalarda 5 yıllık sağkalım oranının yüzde 70’in üzerinde olması, ülkemizde çocuk onkolojisi alanında ulaşılan seviyeyi açıkça göstermektedir. Çocuklarımız için umut var, bilim var, gelecek var" dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Onkoloji Bölümü Sorumlusu ve Türk Pediatrik Onkoloji Grubu (TPOG) Nöroblastom Protokolleri Koordinatörü Prof. Dr. Nur Olgun, 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Olgun, bu günün amacını "çocukluk çağında görülen kanserlere dikkat çekmek, erken tanının önemini vurgulamak ve bu zorlu süreçte çocuklar ile ailelerine destek olmak" olarak özetledi. Çocukluk çağı kanserlerinin erişkin kanserlerinden farklı özellikler taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Olgun, "Çocuklarda görülen kanserler biyolojik yapıları, seyirleri ve tedaviye verdikleri yanıt açısından erişkin kanserlerinden ayrılır. En sık lösemiler, beyin tümörleri, lenfomalar, nöroblastom, Wilms tümörü ve kemik tümörleri ile karşılaşıyoruz. Sevindirici olan ise, günümüzde çocukluk çağı kanserlerinin önemli bir bölümünün tamamen tedavi edilebilir hale gelmiş olmasıdır" diye konuştu. 2002 yılından bu yana kayıt tutuluyor Türkiye’de çocukluk çağı kanserlerine yönelik sistematik kayıtların 2002 yılında başladığını hatırlatan Prof. Dr. Olgun, bu alandaki büyük hasta serilerinin ülkemiz için çok değerli olduğunu vurgulayarak, "2002-2024 yılları arasında çocukluk çağı kanserleri kayıt sistemine toplam 52 bin 907 hasta kaydedilmiştir. Bu hastalarda 5 yıllık sağkalım oranının yüzde 70’in üzerinde olması, ülkemizde çocuk onkolojisi alanında ulaşılan seviyeyi ve uygulanan tedavilerin başarısını açıkça göstermektedir" dedi. Bu verilerin, erken tanı, standartlaştırılmış ulusal protokoller ve multidisipliner yaklaşımın önemini ortaya koyduğunu belirten Olgun, kayıt sistemlerinin güçlendirilmesinin gelecekteki iyileştirmeler için kritik olduğunu ifade etti. Belirtiler konusunda dikkatli olunmalı Erken tanının hayat kurtarıcı rolüne vurgu yapan Olgun, ailelerin bazı belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Uzamış ateş, nedeni açıklanamayan kilo kaybı, solukluk, morarma, kemik ağrıları, vücutta şişlikler, halsizlik ve iştahsızlık gibi bulgular önemlidir. Bu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmez ancak uzun sürüyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır. Erken tanı, tedavi başarısını doğrudan etkileyen en kritik faktördür." Son yıllarda çocuk onkolojisinde önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Olgun, kemoterapi, cerrahi ve radyoterapinin yanı sıra kök hücre nakli, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapilerin giderek daha fazla kullanıldığını söyledi. Ayrıca genetik ve moleküler düzeyde yapılan çalışmaların kişiye özel tedavi yaklaşımlarının önünü açtığını belirtti. Bu ilerlemelerin en çarpıcı örneklerinden birinin ileri evre nöroblastom hastalarında görüldüğünü vurgulayan Olgun, şu bilgiyi paylaştı: "1992 yılında yüksek risk nöroblastom hastalarında sağkalım oranı yalnızca yüzde 6 iken, bu oran TPOG NB 2003, 2009 ve 2020 protokolleri ile yaklaşık yüzde 65’e yükselmiştir. Bu önemli artış; risk gruplamasında moleküler ve sitogenetik faktörlerin dikkate alınması, hedef tedaviler ve immünoterapi uygulamaları gibi yeni tedavi stratejileri sayesinde mümkün olmuştur." Olgun, bu gelişmelerin büyük ölçüde Dünya Sağlık Örgütü ve diğer uluslararası kuruluşların desteklediği küresel iş birlikleriyle daha da hız kazandığını sözlerine ekledi. Kanserle mücadelenin yalnızca tıbbi bir süreç olmadığını ifade eden Olgun, "Çocukların eğitimden ve sosyal hayattan kopmaması, oyun oynayabilmesi ve yaşıtlarıyla iletişim kurabilmesi çok önemlidir. Aynı şekilde ailelerin de psikolojik ve sosyal destek alabilmesi, tedavi sürecini olumlu yönde etkiler. Bu mücadele bir ekip işidir" dedi. Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü’nün topluma önemli bir sorumluluk hatırlattığını belirten Prof. Dr. Nur Olgun, sözlerini şöyle tamamladı: "Her çocuk sağlıklı bir geleceği hak eder. Farkındalık arttıkça erken tanı oranları yükselir ve daha fazla çocuk hayata tutunur. Bugün atılan her adım, yarın daha fazla çocuğun gülümsemesi demektir. Çocuklarımız için umut var, bilim var ve gelecek var."
Mersin Bakan Bayraktar: "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin, enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirterek, "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor" dedi. Bakan Bayraktar, Taşucu Limanı’ndan Somali’ye gidecek 7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi ‘Çağrı Bey’ için düzenlenecek uğurlama törenine katılmak üzere Mersin’e geldi. Mersin programına valilik ziyareti ile başlayan Bakan Bayraktar, Valilik Şeref Defterini imzalayıp Vali Atilla Toros ile bir süre görüştükten sonra AK Parti Mersin İl Başkanlığına geçti. Burada partilileriyle bir araya gelen Bakan Bayraktar, yaptığı konuşmasında, Mersin’in, Türkiye’nin en önemli şehirlerinden bir tanesi olduğunu belirterek, "Çünkü her yönüyle büyük bir potansiyele sahip. Tarım deseniz öyle, sanayi deseniz öyle, lojistikte Türkiye’nin ekonomisine can veren şehirlerden bir tanesi. Limanıyla, diğer unsurlarıyla. Enerjisiyle inşallah dediğim gibi hem Türkiye’de, hem dünyada artık adı duyulacak bir şehir haline geliyor. Dolayısıyla bu anlamda bizim ülkemiz için göz bebeği şehirlerimizden, büyüyen ve çok daha büyük bir büyüme potansiyeli olan şehirlerimizden bir tanesi" diye konuştu. Mersin’in, bu büyümenin getirdiği belli zorluklarla da karşı karşıya olduğunu söyleyen Bayraktar, "Yani nüfusumuz artıyor, ihtiyaçlarımız artıyor, özellikle altyapı ihtiyacımız, enerji altyapısındaki ihtiyaçlarımız artıyor. Bu anlamda da biz bu ihtiyaçların karşılanması için, sabah buraya ilk geldiğimiz dakikadan itibaren İl Başkanımız, il yönetimindeki arkadaşlarımız, vekillerimiz, zaten onlarla her zaman Ankara’da da burada da bir aradayız. Onlar şehrin sorunlarını, beklentilerini bizlere ifade ediyorlar. Biz de şehrimizdeki bu sorunları, sıkıntıları nasıl giderebiliriz, nasıl çözümler üretebiliriz onlarla ilgili özellikle bu sabahtan itibaren istişarelerimizi tekrar yaptık. Verimli toplantılar yaptığımızı düşünüyorum. İnşallah bunların neticelerini sizler de hissedeceksiniz" ifadelerini kullandı. Yapılan bu işlerin, elektrik ve doğalgaz gibi aslında temel evrensel hizmetler olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Yani bunlarsız hayat, elektriksiz bir hayatı düşünmek mümkün değil. Tabii biz bir taraftan da bu hizmetleri sunarken, bunun arkasında neler yaptığımızı, yani enerjide Türkiye’nin hedeflerini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunda enerjideki hedeflerimizi de böyle özellikle dava ve yol arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde kısaca ifade ediyoruz" şeklinde konuştu. "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak" Türkiye’nin, enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirten Bakan Bayraktar, şöyle devam etti; "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor. Diyebilirsiniz ki ’yapmayalım’. Ama yapmadan da bu sefer işte ihtiyacımız olan enerjiyi karşılama şansımız yok. Ve elektrik ihtiyacı özellikle başta büyük bir hızla artıyor. Şimdi Mersin’in altyapısıyla ilgili bu sabah yaptığımız toplantıda, temel öne çıkan şeylerden birisi, özellikle kırsaldaki ihtiyaçlar. Evet şebeke eskiyor, 30 yıllık 40 yıllık şebekemiz yaşlanıyor ama başka bir şey daha var. Kırsalda eskiden sadece belki aydınlatma amaçlı kullandığımız elektrik, bugün artık her beyaz eşyanın olduğu, klimaların olduğu, yakında elektrikli araçların olduğu bir ihtiyaç sürecine doğru gitmiş. Dolayısıyla bu talep artmış. Bu artan talebin önümüzdeki süreçte daha da artacağını öngörüyoruz. Onun için bizim enerji ithalatımız artabilir." "Ne yapıyoruz bunun için?" diyerek konuşmasını sürdüren Bakan Bayraktar, şu ifadeleri kullandı; "Türkiye denizlerinde ve karalarında doğalgaz arıyor, petrol arıyor. Yurt içinde arıyor, yurt dışında arıyor. İnşallah bugün öğleden sonra çok özel bir törene Taşucu’nda şahitlik yapacağız. Dolayısıyla petrolünü, doğalgazını arayan, üreten, Gabar’da Türkiye’nin en kaliteli petrolünü üreten, Karadeniz’in derinliklerinden kendi doğalgazını çıkarıp 4 milyon haneye sunan bir Türkiye haline geldi ülkemiz. Çok kısa bir süre içerisinde. İnşallah daha da üretimimiz artacak ve bu alandaki dışa bağımlılığımızı günden güne azaltacağız. İşte yenilenebilir enerji yapıyoruz, diğer santrallerimiz inşallah Akkuyu, biraz önce ifade ettiğim gibi Türkiye’nin elektrik ihtiyacını tek başına yüzde 10’nu karşılayacak. Mersin’le ilgili raporlara bakıyordum; Mersin şu anda net ithalatçı bir şehrimiz. Yani ürettiği elektrikten daha çoğunu tüketiyor. Ama Allah’ın izniyle Akkuyu devreye girdiği gün itibariyle Mersin, elektrik ihracatçısı bir şehrimiz haline geliyor. Yani Türkiye’nin enerjisine enerji katacak. İnşallah ekonomisine güç kattığı gibi bu alanda da gerçekten örnek önemli illerimizden biri haline gelecek. Ve bunun etrafında da tabii inşallah sanayi, özellikle üretim, istihdam bu anlamda da gençlerimize çok farklı iş kapıları da burada açılmış olacak. Hakikaten uluslararası evsafta bir şehir, daha da o özelliğine sahip olacak." "Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek" Bu anlamda yapılan çalışmaların hem Mersin’e hem Türkiye’ye faydalı hizmetler olması temennisinde bulunan Bayraktar, "Bu anlamda biz gece gündüz demeden, yorulmadan, durmadan mücadeleye devam edeceğiz. Ve şuna inanıyorum; Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, işte o zaman Türkiye hakikaten çok daha güçlü bir ekonomiye sahip, çok daha bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek. Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir ısrarla, inatla, güçlü bir kararlılıkla onun liderliğinde bu hedefe erişeceğimize yürekten inanıyorum" dedi.