EKONOMİ - 15 Şubat 2026 Pazar 12:16

BÜSAT, savunma sanayinde Türkiye’nin en aktif kümelenmesi olacak

A
A
A
BÜSAT, savunma sanayinde Türkiye’nin en aktif kümelenmesi olacak

Konya Sanayi Odası (KSO) öncülüğünde kurulan Bütünsel Güvenlik, Sağlık ve Teknoloji Kümelenmesi (BÜSAT) 2026 Yılı Stratejik Planlama Çalıştayı gerçekleştirdi. Stratejik plan hedeflerinin belirlendiği toplantıda, BÜSAT’ın savunma sanayinde Türkiye’de en aktif kümelenmelerden biri olacağı vurgulandı.


BÜSAT’ın 2026 yılı stratejik hedeflerinin belirlendiği toplantıda, bu hedeflere ulaşmak için yapılacak çalışma başlıkları da istişare edildi. Toplantının açılışında konuşan Konya Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özen, odanın sektörler arasında iş birliği yapılmasına öncülük eden kümelenme faaliyetlerine büyük önem verdiğini söyledi. Özen, oda öncülüğünde kurulan kümelenmelerden ve yürütülen projelerden bahsederek, "Savunma, otomotiv, döküm, ayakkabı, tarım makinaları gibi sektörlerde kurduğumuz kümelenmelerimiz sektörlerimizin, dayanışma ve birlikte iş yapma kültürünün gelişmesine önemli katkılarda bulunuyor. BÜSAT kümelenmemiz de özellikle savunma sanayi alanında çok güzel işler gerçekleştiriyor. İnşallah bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da daha güzel işlere hep birlikte imza atacağız" dedi.



BÜSAT, kurumsal yapısını ve etki alanını güçlendiriyor


Daha sonra konuşan BÜSAT Başkanı Hıfsı Soydemir de, BÜSAT olarak şehirde savunma sanayinin gelişmesine yönelik yaptıkları çalışmaları anlattı. BÜSAT’ın 2026 yılı stratejik hedeflerine yönelik bilgi veren Soydemir, "BÜSAT olarak stratejik hedefimizi 4 ana başlıkta belirledik. Üyelerimiz arasında ortak üretim faaliyetleri oluşturmak, rekabet gücünü artırmak için iş birlikleri geliştirmek ve orta projeler yürütülmesi için alt yapı oluşturmak. Bütünsel güvenlik, havacılık ve sağlık sektörleri başta olmak üzere yerli katkı payını artırmaya yönelik destek olmak. Yenilikçilik, inovasyon ve girişimcilik kültürünün geliştirilmesine katkı sağlamak. Kümelenme konusunda referans oluşturmak, kurumsal iletişim faaliyetleri yapmak ve diğer kümelenme çalışmalarına katkıda bulunmak. Bu ana hedeflerimiz doğrultusunda, yıllık çalışma planlarımızı ve çalışma gruplarımızı da belirledik. İnşallah, hayata geçireceğimiz çalışmalarla sektördeki en aktif kümelenmelerden biri olacağız. Çalışmalarımıza katkı sunan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.


Toplantının devamında, BÜSAT’ın hedeflerine ulaşması için çalışma grupları oluşturularak, yapılması gereken faaliyetler ve iş planı üzerine istişarelerde bulunuldu.


Çalıştay kapsamında ayrıca, Savunma Sanayii Başkanlığı Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanı Zübeyde Arslanoğlu, başkanlıklarının çalışmalarına yönelik bilgiler verdi. Arslanoğlu, ileri malzeme ve imalat teknolojileri, kuantum ve ileri algılayıcı teknolojiler, biyoteknoloji ve enerjik sistem teknolojileri ile otonomi ve yeni nesil haberleşme teknolojileri alanlarında geliştirilen projeleri anlatıp, sanayicilerin bu konularda alabilecekleri aksiyonları paylaşarak, katılımcıların sorularını cevaplandırdı. Çalıştayda katılımcılara, küresel ekonomik savaşların en yoğun olduğu bugünkü ortamda stratejik önem kazanan iki kritik başlıkta; ‘Şirketlerde Kurumsal Hafıza Güvenliği’ ve ‘İş Dünyasında İstihbarata Karşı Koyma’ başlıklarında eğitimler verildi.


BÜSAT tarafından organize edilen toplantıya; KSO Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özen, BÜSAT Başkanı Hıfsı Soydemir, Savunma Sanayii Başkanlığı Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanı Zübeyde Arslanoğlu, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Vehbi Konarılı ile 40’a yakın küme üyesi firmanın üst düzey yöneticileri katıldı.



BÜSAT, savunma sanayinde Türkiye’nin en aktif kümelenmesi olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir: "İstanbul tüm Türkiye’yi şahlandıracak bir sorumluluğa sahip" AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Mahalle Başkanları İstişare ve Değerlendirme kampı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Bizim Cumhurbaşkanımıza bir İstanbul borcumuz var. İstanbul’un yükselişi Türkiye’nin yükselişidir. İstanbul sadece kendisini değil, tüm Türkiye’yi de şahlandıracak bir sorumluluğa sahip" dedi. "Her Mahallesiyle, Her Hikâyesiyle İstanbul" teması ve "İstanbul’da Bir Olmak" sloganıyla AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Mahalle Başkanları İstişare ve Değerlendirme Kampı, 13-15 Şubat 2026 tarihleri arasında yoğun katılım ve güçlü bir teşkilat ruhuyla Ankara Kızılcahamam’da gerçekleştirildi. Üç gün süren programda; mahalle teşkilatlarının sahadaki performansı, koordinasyon mekanizmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin stratejik yol haritası kapsamlı şekilde ele alındı. Programın ilk gününde, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan bir sunum gerçekleştirdi. Ardından düzenlenen "Teşkilat Zirvesi - Kuruluştan Geleceğe" oturumunda, AK Parti teşkilat yapısının dünden bugüne geçirdiği dönüşüm ve geleceğe dair vizyon başlıkları istişare edildi. Zirvenin moderatörlüğünü AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş üstlenirken; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, Amasya Milletvekili Haluk İpek, Ekrem Erdem, Mustafa Ataş, İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu ve İstanbul Milletvekili Erkan Kandemir tecrübelerini paylaştı. "Biz Türkiye’nin vicdanıyız" Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Biz sadece iktidar değiliz. Biz bu siyasi hareketin, bu partinin ve Türkiye’nin vicdanıyız. Bizim için bu bir parolaya dönüştü" dedi. Kamp programının önemine değinen Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş, "Toplantımızın hayırlara vesile olmasını, bu kamp programının da önemli bir dönemin başlangıcı olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" diye konuştu. "İstanbul’un yükselişi Türkiye’nin yükselişidir" Programın ikinci günü, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’in mahalle başkanlarına hitabıyla başladı. Ekonomik iyileşmenin de hissedilebilir bir şekilde yaşanmasıyla yıl sonu itibarıyla, 2027’ye girerken AK Parti dikiz aynasına baktığında arkasında kimseyi görmeyecek duruma geleceğini söyleyen Özdemir, şöyle konuştu: "Bir yıllık süreçte her türlü sıkıntıya, zorluğa rağmen toplumumuzla bağımızı daha da kuvvetlendirdik. Anketlerimizde, İstanbul’da şu anda önemli bir ilerlemenin var olduğunu ifade etmek istiyorum. Kazandığımız 2023 seçimine göre dahi daha iyi bir noktadayız. Belediye Başkanlıklarımızda, ilçe belediyelerimizde 6 puan Nisan ayına göre daha yukarıdayız. Büyükşehirde de Nisan ayına göre daha ileri noktadayız. Bunları düzenli aralıkta ölçerek, ipi göğüsleyeceğimiz güne kadar bu yolculuğu devam ettireceğiz. Hepimiz biliyoruz, mermeri delen suyun sertliği değil sürekliliğidir. Gayretle, aşkla ve şevkle çalışacağız, bizim Cumhurbaşkanımıza bir İstanbul borcumuz var. İstanbul’un yükselişi Türkiye’nin yükselişidir. İstanbul aynı zamanda sadece kendisini değil, tüm Türkiye’yi de şahlandıracak bir sorumluluğa sahip. Bu sorumluluk bilinciyle hep birlikte kendi evlatlarımızı, kendi torunlarımızı gözümüzün önüne getirerek onların daha güzel bir geleceğe sahip olması için, onların bizim çektiğimiz sıkıntıları çekmemesi için, onların üniversite kapılarında özgürlük mücadelesi çekmemesi için çalışacağız." "Tayyip Erdoğan zamanında yaşayanlar diye bir kavram olacak" İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın gerçekleştirdiği söyleşide, gençlik çalışmaları ve sivil toplum perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Mahalle Başkanlarından gelen soruları da cevaplandıran Bilal Erdoğan, "Dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın evladı olarak bu duygu nasıl bir şeydir?" sorusuna, "Çok güzel bir duygu. Sadece oğlu olarak değil, gerçekten Türkiye’yi izleyen birisi olarak da kendimi çok şanslı hissediyorum. Neden? Gerçekten Tayyip Erdoğan zamanında yaşayanlar diye bir kavram olacak. Tayyip Erdoğan’dan sonra anlatacaklar, herkes böyle ağzını açıp dinleyecek. ‘Vay be siz gördünüz mü? Gerçekten siz onun teşkilatında mıydınız?’ diyecekler. ‘Hiç elini tuttun mu?’ diyecekler. Gerçekten Tayyip Erdoğan tarihimiz açısından öyle biri. Ben inanın bunları söylerken babamı anlattığımı düşünerek söylemiyorum. Gerçekten ben bir tarihi figürü anlatan bir siyaset bilimci, iktisatçı, ekonomist, akademisyen gibi hissediyorum kendimi. Çok şanslıyız. O anlamda ben oğlu olduğum için, daha çok gördüğüm ve zaman geçirdiğim için de kendimi gerçekten çok şanslı hissediyorum" dedi.