GÜNDEM - 08 Ocak 2026 Perşembe 13:57

Çelebi’den ocak zammı tepkisi

A
A
A
Çelebi’den ocak zammı tepkisi

Demokrat Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı İshak Çelebi, ocak ayında yapılan memur ve emekliler için belirlenen zam oranlarını yaptığı basın açıklamasında sert bir dille eleştirdi. Çelebi, "Ocak zammı komedi dükkanından çıkmış gibi" dedi.


Genel başkan Çelebi, yaptığı açıklamada şunları kaydetti; "Memur ve emeklilerin hayat standartlarını belirleyecek olan ocak zammı, komedi dükkânından çıkmış gibi duruyor. Memur ve emeklinin her geçen gün düşen alım gücü, aile geçimini idame etme ihtimalinden çok uzaktır. Hükümetin bu konuya yaklaşımı politik çıkarlarından öteye geçmezken yetkili sendika da vefa borcunun karşılığında cılız tepkilerle kitlesini kontrol altında tutuyor. Kiraların bir aylık maaşa yakın olduğu bir ülkede geçinmek marifet ister. Maaşının üçte ikisini kiraya veren memurun huzur içinde çalışıp da kamu hizmeti vermesinde kalite bekleyemezsin. Ülke kaynaklarını adil dağılımını sağlayamayan bir yönetim, çalışanlara da hak ettiği ücreti veremez."


"Öğretmenlerimiz geçim derdine düşmüş durumda"


Çelebi, öğretmenlere ayrı bir yer ayırarak açıklamalarına şöyle devam etti. "Bu zam oranlarıyla tüm memurlarda olduğu gibi öğretmenlerimizin de yaşam standardı düşmeye devam etmektedir. Öğrencilerine sunduğu eğitim öğretim faaliyetlerini en iyi nasıl yerine getireceğini düşünmesi gereken öğretmenlerimizin, kredi kartı ekstresini nasıl kapatabileceğini düşünüyor olması ne kadar acı bir gerçektir. Hem hükümetin hem de yetkili sendikanın vicdanının sızlıyor olması gerekirken duyarsızlığın zirvesinde yaşıyor olmaları sorunun daha da derinleşeceğini göstermektedir. Hükümet yanlış politikalarının bedelini memur üzerinden öderken yetkili sendika da tepedekilerin çıkarlarını koruma adına asli görevini ihmal etmektedir" diye konuştu.


Ek ders ücretlerine özel zam yapılmalı


Başkan Çelebi, öğretmenlerin aldığı ek ders ücretlerinin yetersiz olduğuna değinerek hükümete şu önerilerde bulundu. "Ek ders ücretlerine özel zam yapılarak ek derslere değer kazandırılmalıdır. Sadece 15 saat maaş karşılığını dolduran öğretmen ile 15 saat ek ders ücreti alan öğretmen arasında komik denilecek kadar küçük bir fark vardır. Ücret düşük olunca öğretmen ek ders almak istemiyor. Bu durum hem idareyi hem de öğrencileri mağdur ediyor. Bakanlığa şiddetle öneriyoruz: Ek ders ücretleri en az yüzde 100 oranında artırılmalıdır. Bu artırım eğitim alanında birçok soruna çare olacaktır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Yeniköy Kemerköy Enerji, Çalışan Gazeteciler Günü’nde yerel basınla bir araya geldi Yeniköy Kemerköy Enerji, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü öncesinde yerel basın mensuplarıyla Yeniköy Sosyal Tesisleri’nde bir araya geldi. Buluşmada şirketin 2026 vizyonu paylaşılırken, sahada yürütülen zeytin ağaçlarının taşınmasına yönelik uygulamalar hakkında da kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Yeniköy Kemerköy Enerji, yeni yılın ilk günlerinde yerel basın temsilcileriyle bir araya gelerek hem bölge gündemine hem de sahada yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Buluşmada şirketin 2026 yaklaşım ve planlamaları paylaşılırken, zeytin ağaçlarının taşınmasına yönelik uygulamalar hakkında da teknik bilgilendirme yapıldı. Küresel ölçekte yanıltıcı bilginin en ciddi risklerin başında geldiğini belirten ve kamuoyunu doğru bilgilendirmenin önemine dikkat çeken Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, "Yerel basın, bu coğrafyanın hafızasıdır. Bölgemizdeki tüm kritik süreçleri en yakından gözlemleyerek, tanıklık ederek, bölgenin nabzını tutuyor ve kamuoyunun doğru bilgilenmesini sağlıyorsunuz. Kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasına katkı sağlayan tüm gazetecilerin gününü içtenlikle kutluyorum" dedi. 2025 yılında yerli kaynaktan üretimle 500 milyon dolarlık ithalat engellendi Geçtiğimiz yıl Türkiye elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 2,2’sini karşılayan Yeniköy Kemerköy Enerji, 500 milyon dolarlık doğal gaz ithalatının önüne geçti. Şirketin Türkiye’nin elektrik arz güvenliğindeki rolüne de dikkat çeken Burak Işık, "Yerli linyit kaynaklarına dayalı üretimin, özellikle baz yük ihtiyacının karşılanmasında kritik bir fonksiyon üstleniyor. Santralin kesintisiz üretiminin yalnızca bölgesel değil, ulusal elektrik şebekesinin dengesi açısından da stratejik önem taşıyor. Küresel enerji jeopolitiğinde risklerin arttığı bu dönemde, Yeniköy Kemerköy Enerji olarak ülkemizin sürdürülebilir elektrik arz güvenliği için aralıksız çalışıyoruz" dedi. Işık, 2025 yılında yerli kaynaktan elektrik üretimi için önemli bir adım daha attıklarını hatırlatarak, "Kurulu gücü 42 megavat (MW) olacak güneş enerji santrali (GES) tesisimiz için ÇED olumlu kararı alındı" ifadelerini kullandı. "2026 vizyonu: Planlı, bilimsel ve sürdürülebilir yaklaşım" Burak Işık, şirketin 2026 vizyonunun; enerji üretimini devam ettirirken, sahadaki tüm uygulamaları planlı, bilimsel ve uzun vadeli bir bakış açısıyla ele almak üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Işık, bu yaklaşımın, üretim faaliyetleri ile doğal çevrenin birlikte ele alındığı, sahadaki uygulamaların bilimsel veriler ışığında yönetildiği bir anlayışı esas aldığını belirterek, "Bugüne kadar enerji, maden ve çevrenin birbirine zıt iki kavram olmadığını anlatma sorumluluğuyla, bilimin öncülüğünde hareket ettik, bundan sonraki süreçte de aynı kararlılıkla çalışmalarımızı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Zeytin ağaçlarına yönelik çalışmalara ilişkin bilgilendirme Buluşmada, son dönemde kamuoyunda yer alan "ağaçları maviye boyadılar" ve "zeytinleri katlettiler" şeklindeki paylaşımlar hakkında da teknik çerçevede bilgi verildi. Işık, bu iddialara ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Bu tür gerçek bilgiden uzak haberler sahadaki bilimsel çalışmaları gölgede bırakmayı amaçlıyor. Bizim yaklaşımımız çok net: Tüm uygulamalarımız kayıt altındadır, bilimsel verilere dayanır ve ilgili kamu kurumlarıyla üniversitelerin denetimine açıktır. Bu kurumların yanı sıra bağımsız bir kuruluş olan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) tarafından zeytin taşıma sürecimiz ayrıca paydaşlarımız adına izlenmektedir." "Bordo bulamacı ve kaolin uygulamaları yapıyoruz" Sahadaki teknik uygulamalara değinen Işık, "Taşıma öncesinde ve taşıma sırasında, zeytin ağaçlarının zarar görmemesi için bordo bulamacı uygulaması yapılıyor. Bu uygulama, budama sonrası ağaçları mantar ve bakteri kaynaklı hastalıklara karşı korumak amacıyla tarımda uzun yıllardır kullanılan standart bir yöntem. Süreçte ayrıca besleyici bitkisel aktivatörlerle destekleme yapılıyor ve kaolin kaplaması ile ağaçların dış etkenlere karşı dayanıklılığı artırılıyor" ifadelerini kullandı. Üniversite destekli saha izleme çalışmaları Yürütülen uygulamaların üniversite iş birlikleriyle takip edildiğini belirten Burak Işık, Ankara Üniversitesi ile sürdürülen çalışmalara da dikkat çekerek, şöyle devam etti: "Daha önce aynı yöntemlerle taşınan 151 zeytin ağacının tamamının kök tuttuğu ve sürgün verdiği, üniversite ile yürütülen saha izleme çalışmalarıyla tespit edildi. Bu veriler, uyguladığımız yöntemlerin sahadaki karşılığını net biçimde gösteriyor." Yeni fidanlarla zeytin varlığı destekleniyor Işık, çalışmaların yalnızca mevcut ağaçlarla sınırlı kalmadığını vurguladı: "Taşınan her bir zeytin ağacı için yeni zeytin fidanları dikiliyor. Böylece sahadaki çalışmalarla eş zamanlı olarak bölgedeki zeytin varlığının korunması ve güçlendirilmesi hedefleniyor." Buluşma, yerel basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi. Yeniköy Kemerköy Enerji yetkilileri, sahada yürütülen çalışmalar ve planlamalarla ilgili sürecin şeffaflık ilkesi doğrultusunda ele alındığını, kamuoyunun doğru ve düzenli biçimde bilgilendirilmesini önemsediklerini ifade etti. Şirket, önümüzdeki dönemde de yerel basınla temasını sürdürerek, yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi paylaşımına açık bir iletişim anlayışıyla devam edeceğini belirtti.
Adana Radyoloji uzmanları hematolojik hastalıklarda görüntüleme için Adana’da buluştu "Tarihin İzlerini Görüntülemede Sürmek: Hematolojik Hastalıklarda Radyoloji" başlıklı eğitim toplantısı, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi ev sahipliğinde radyoloji asistan ve uzmanlarını bir araya getirdi. Eğitim toplantısının açılış konuşmasında Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Radyoloji Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Hülya Özdemir, hematolojik hastalıkların bölge açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Ulusal toplantıların dahi ertelenmek zorunda kaldığı zorlu bir dönemde bu bilimsel etkinliğin gerçekleştirilebilmesine katkı sunan hastane yönetimine ve Merkez Müdürü Prof. Dr. Birol Özer’e teşekkür etti. Toplantının özellikle Çukurova bölgesinde görev yapan radyoloji hekimleri için önemli bir eğitim fırsatı sunduğunu vurguladı. Türk Radyoloji Derneği (TRD) Adana Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tuğana Akbaş da açılış konuşmasında, antik çağlardan beri kadim uygarlıklara ev sahipliği yapmış olan Çukurova Bölgesi’nde sık görülen hematolojik hastalıkların izlerinin Adana Arkeoloji Müzesindeki Geç Hitit Dönemi Heykelinde bile görünür olduğunu ifade etti. Yöremizdeki radyoloji hekimlerinin, toplantıda ele alınan hematolojik hastalıkların radyolojik bulgularını bilmesinin önemine dikkat çekti. Arkeologların insan kalıntılarında hastalık tanısı koymak için kullandığı radyolojik yöntemlere ve bilimsel çalışma örneklerine değindiği açılış konuşmasını; sunum gerçekleştiren öğretim görevlilerine, katılımcı radyoloji uzmanları ve asistanlarına, TRD Adana Şubesi üyelerine ve toplantıya ev sahipliği yapan Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezine teşekkürlerini ileterek sonlandırdı. Bilimsel program kapsamında; pediatrik hematolojik hastalıklarda görüntüleme, lösemi ve hemoglobinopatiler, çocukluk çağında lenf nodu ve lenfoma görüntüleme gibi başlıklar ele alındı. Bunun yanı sıra hematolojik hastalıklarda meme tutulumundan, hematolojik hastalıklarda akciğer patolojileri ve hematolojik hastalıklarda santral sinir sistemi tutulumuna kadar birçok konu uzman konuşmacılar tarafından güncel literatür eşliğinde münazara edildi. Adana başta olmak üzere çevre şehirlerden yoğun ilgi göstererek gelen 100’e yakın katılımcı, sunumların hem teorik hem de günlük pratiğe yönelik olması nedeniyle son derece faydalı geçtiğini ifade etti.
İstanbul A101’in Yeni CFO’su İbrahim Ersoy oldu A101’in yaptığı yeni atamalar doğrultusunda önemli bir transfer daha gerçekleşti. İbrahim Ersoy yeni dönemde CFO |İcra Kurulu Üyesi olarak görev alacak. Türkiye’nin en yaygın perakende zincirlerinden biri olan A101’de üst düzey bir atama daha gerçekleştirildi. Çok uluslu şirketlerde 20 yılı aşkın deneyime sahip olan İbrahim Ersoy, A101’in Chief Financial Officer (CFO) | İcra Kurulu Üyesi olarak görevine başladı. Yapılan açıklamaya göre, kariyerine 2003 yılında FedEx Türkiye’de Finans Müdürü olarak başlayan Ersoy; daha sonra Vodafone Türkiye’de üst düzey görevlerde bulundu. Bu dönemde şirketin yatırım kararları, stratejik iş geliştirme projeleri ve finansal sürdürülebilirlik alanlarında kritik katkılar sağladı. 2024 yılından itibaren ise Vodafone Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev aldı. Şirketteki yeni görevinde geniş bir fonksiyonel yelpazeden sorumlu olacak olan Ersoy; finans, mali işler, insan kaynakları, hukuk, iç denetim ve sürdürülebilirlik birimlerinin yönetimine liderlik edecek. Ersoy’un liderliğinde, A101’in operasyonel süreçlerinde yüksek verimlilik ve sürdürülebilir değer oluşturma odağı ön planda olacak. Şirket, güçlü liderlik yapısı ve kurumsal yönetim anlayışıyla büyümesini sağlam temeller üzerinde sürdürmeyi hedefliyor. Finansal sürdürülebilirlik, operasyonel altyapısı ve müşteri deneyimini merkezine alan şirket, yönetim kadrosunu alanında deneyimli liderlerle güçlendirerek uzun vadeli büyüme vizyonunu hayata geçirmeye devam edecek.