GÜNDEM - 10 Ocak 2026 Cumartesi 10:07

Atatürk Üniversitesinde tarım öğretiminin 180. Yılına anlamlı kutlama: "Gelecek tarımda, tarım bilimde yükseliyor"

A
A
A
Atatürk Üniversitesinde tarım öğretiminin 180. Yılına anlamlı kutlama: "Gelecek tarımda, tarım bilimde yükseliyor"

Türkiye’de modern tarım öğretiminin başlamasının 180. yıl dönümü, tarımın ve hayvancılığın merkezi Erzurum’da, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen geniş kapsamlı bir programla kutlandı.


Akademik dünyadan siyarete, yerel yönetimlerden sektör temsilcilerine kadar pek çok önemli ismi bir araya getiren etkinlikte, tarımın dünü, bugünü ve "Tarım 4.0" vizyonuyla şekillenecek geleceği ele alındı.


Programa Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun yanı sıra, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Eski Bakanı Dr. Mehmet Mehdi Eker, Erzurum Vali Vekili Mustafa Berk Çelik ve Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Önceki Dönem Erzurum Milletvekili Adnan Yılmaz, Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Önder Çalmaşur ile akademisyenler, ziraat mühendisleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.


Akademik Vizyon ve Şehir Bütünleşmesi


Programın açılışında konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin akademik birikimini şehrin ve ülkenin kalkınma hedefleriyle birleştirme kararlılığını vurguladı. Rektör Hacımüftüoğlu, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Bugün sadece bir kutlama yapmıyoruz; 180 yıllık bir birikimin üzerine yeni nesil bir gelecek inşa ediyoruz. Atatürk Üniversitesi olarak akademik vizyonumuzu, şehrimizin potansiyeliyle aynı potada eritiyoruz. Ziraat Fakültemiz, bilimsel üretkenliği ve öğrenci odaklı yaklaşımıyla bu vizyonun en güçlü lokomotiflerinden biridir. Tarımda dijitalleşme ve bilimsel veriyle desteklenen üretim, ülkemizin gıda güvenliğinin teminatıdır."


Siyaset ve Yerel Yönetimden Tam Destek


Etkinliğe katılan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Eski Bakanı Dr. Mehmet Mehdi Eker, Erzurum Vali Vekili Mustafa Berk Çelik ve Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, yaptıkları konuşmalarda tarımsal eğitimin stratejik önemine değindiler. Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Önder Çalmaşur ise fakültenin yönetim anlayışını "bilimsel üretkenlik ve güçlü iş birliği" olarak tanımlayarak, emeği geçen tüm akademisyenlere teşekkür etti.


Kutlama etkinlikleri kapsamında Prof. Dr. Fikrettin Şahin, "Tarımsal Biyoteknolojinin Gelişim Süreci ve Küresel Tarıma Etkileri" başlıklı ufuk açıcı bir sunum gerçekleştirdi. Şahin, küresel iklim krizi ve artan nüfus karşısında tarımsal biyoteknolojinin sunduğu çözümlere dikkat çekti.


Başarı ve Vefa Bir Arada


Programın en anlamlı anları, akademik başarıların ödüllendirildiği ve 30 yıllık mezunların ağırlandığı plaket töreninde yaşandı.


Akademik Performans Ödülleri: 2024 yılı değerlendirmelerinde profesör, doçent, doktor öğretim üyesi ve araştırma görevlisi kategorilerinde ilk üçe giren akademisyenlere plaketleri takdim edildi.


Bilime Uluslararası Katkı: Prof. Dr. Sezai Ercişli, Bosna Hersek’ten aldığı uluslararası ödül vesilesiyle ayrıca tebrik edildi.


30. Yıl Vefası: 1994-1995 eğitim-öğretim yılında Ziraat Fakültesinden mezun olan isimlere "Ziraat Mühendisliğinde 30. Yıl" plaketleri verildi.


Üreticiye Saygı: Bilimin sahadaki uygulayıcıları olan başarılı çiftçiler Oktay Karakaş, Murat Erbay ve Mevlüt Koçan, tarımsal üretime katkılarından dolayı onurlandırıldı.


Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü öğrencilerinin dinletisiyle renklenen program, toplu fotoğraf çekimi ve iyi dileklerle sona erdi. Türkiye’nin en köklü ziraat fakültelerinden biri olan Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi, 180. yıl kutlamalarıyla tarım eğitimindeki öncü rolünü bir kez daha tescillemiş oldu.



Atatürk Üniversitesinde tarım öğretiminin 180. Yılına anlamlı kutlama: "Gelecek tarımda, tarım bilimde yükseliyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Ankaralı ebru sanatçısı geleneksel baskı sanatını yerinde öğrenmek için Tokat’a geldi Ankara’da yaşayan ebru sanatçısı Kültür Yolu Festivali’nde etkilendiği geleneksel Tokat baskı sanatını öğrenmek için Tokat Belediyesi BELMEK kurslarına katılarak kültürel mirası yerinde inceliyor. Ankara’da ikamet eden ve 30 yılı aşkın süredir ebru sanatıyla ilgilenen emekli Turizm Bakanlığı personeli Adalet Özdürük, Tokat Belediyesi tarafından açılan BELMEK kurslarında geleneksel Tokat baskı sanatını öğrenmek üzere Tokat’a geldi. Kültür Yolu Festivali ilham oldu Sanatçı Adalet Özdürük, Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali’nde izlediği Tokatlı baskı sanatçısının kendisinde büyük bir ilgi uyandırdığını belirterek, bu sanatı yerinde öğrenme kararı aldığını ifade etti. Özdürük, "Otuz yıldan beri ebru sanatıyla ilgileniyorum. Kültür Yolu Festivali’nde izlediğim baskı sanatı beni çok etkiledi. Bu sanatı gerçekten öğrenmem gerektiğini düşündüm ve Tokat’a gelmeye karar verdim" dedi. Tokat baskı sanatını yerinde öğreniyor Tokat’ın köklü el sanatları mirasının önemli unsurlarından biri olan Tokat baskı sanatıyla BELMEK kurslarında tanıştığını dile getiren sanatçı, "Tokat’ta çok güzel karşılandık. Tokat Belediyesi BELMEK kurs merkezinde kalıpları, boyaları ve teknikleri öğreniyoruz. Bu sanat gerçekten çok hoşuma gitti ve devam etmeyi düşünüyorum" diye konuştu. Öğrendiklerini Ankara’ya taşıyacak Tokat’ta edindiği bilgi ve tecrübeleri Ankara’da da uygulamayı planladığını belirten Özdürük, BELMEK kurslarının özellikle kadınlar için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Özdürük, "Özellikle ev hanımları için bu kurslar çok büyük bir imkân. Hem üretmek hem de kültürel bir değeri yaşatmak açısından çok kıymetli. Bu imkânları bizlere sunan Tokat Belediye Başkanımız Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’na teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. BELMEK kursları kültürel mirası yaşatıyor Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun öncülüğünde hayata geçirilen BELMEK kursları, geleneksel el sanatlarını yaşatmanın yanı sıra kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımına da katkı sağlıyor. Kurslar, Tokat baskı sanatı başta olmak üzere kentin kültürel değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılmasına imkân sunuyor.
Ankara Başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan Tunahan’ın avukatı: "Mansur Yavaş geçmiş olsun ziyareti bile yapmadı" Ankara’da başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan Tunahan Yılmaz’ın avukatı Aslıhan Ergün Ercan, "Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, geçmiş olsun ziyareti bile yapmadı. İdareye başvurduğum zaman, Ankara Büyükşehir Belediyesi benimle görüşmedi. Ben defalarca haber gönderdim yine ilgilenmedi. Aileyi ziyaret etmedi, bir derdiniz var mı, herhangi bir sıkıntınız var mı demedi" dedi. Ankara’da 7 Aralık 2023’te Keçiören Kafkaslar Mahallesi’nde okula giderken sahipsiz köpeklerin saldırısına uğrayan ve ağır yaralanan Tunahan Yılmaz davasında yeni bir gelişme yaşandı. Ankara 8. İdare Mahkemesi, Tunahan’ın ailesinin açtığı manevi tazminat davasında Ankara Valiliği, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Keçiören Belediyesi’nin toplam 5 milyon lira manevi tazminat ödemesine hükmetti. Mahkeme kararında, Tunahan’ın okula giderken saldırıya uğradığı an hatırlatıldı ve olayın hizmet kusuru oluşturduğu değerlendirilerek, ilgili kurumların görevlerini yerine getirmediği belirtildi. Bu nedenle tazminatın söz konusu kurumlarca ödenmesine karar verildi. Tunahan’ın yaşadığı fiziksel ve psikolojik travmanın ağır olması, uzun süren tedavi süreci ve yaşanan sancıların kararın temelini oluşturduğu kaydedildi. Mahkeme, tazminatın ’manevi acıyı hafifletme amaçlı’ olduğunu belirtti. Tunahan’ın avukatı Aslıhan Ergün Ercan, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) verdiği özel röportajda, mahkeme kararının benzer davalar açısından önemli bir emsal teşkil etmesi gerektiğini belirtti. "Sokaktaki tüm köpekleri toplamak zorundalar" Tunahan Yılmaz’ın başıboş köpekler tarafından saldırıya uğradığını ve bu olayın ne ilk ne de son olacağını belirten Ercan, "Tunahan evladımızın manevi tazminat davası sonuçlandı. Maddi tazminat davası devam ediyor. Manevi tazminat davasında çektiği acı, ızdırap için mahkeme 5 milyon lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Aynı zamanda gerekçeli kararda idarelerin sorumluluğunu kusursuz olsalar dahi sorumlulukların devam ettiğini belirtti. Çünkü olay, eski 5199 sayılı yasanın güncel olduğu dönemlerde gerçekleşti. O dönemde olmasına rağmen idarenin kusurunu kabul etti ve müştereken ilçe belediyesi ve valiliği sorumlu tuttu. Aynı zamanda manevi tazminatın Tunahan’ın acıları için yeterli olmadığını mahkeme de bir nebze olsun beyan etmiş oldu. ’Biz bu kararı acısı için değil, aslında aynı zamanda idarelere bir uyarı vermek için veriyoruz’ dedi. Bu bugüne kadar görülmüş araştırmalarımıza göre emsal niyetinde rekor bir tazminat. Çünkü bundan sonra biz kısırlaştırdık sokağa saldık gibi bir artık kurtulma yolları yok. Sokaktaki tüm köpekleri toplamak zorundalar, hepsini muhafaza etmek zorundalar. Okula giderken korkan çocuklar, vatandaşlar, camiye giden vatandaşlar, giderken yolunu değiştirmek zorunda olan insanlar, korkudan dolayı kaçıp yaralanan insanlar, hiçbir şey olmasa bile sadece korkmaları bile tazminat davaları açmaları için yeterli. Vatandaşlarımızın hizmet kusuru nedeniyle idarelere dava açmasını tavsiye ediyorum. Bununla ilgili emsal kararımız çıktı. Artık daha rahat yapabilirler" diye konuştu. "Mansur Yavaş, geçmiş olsun ziyareti bile yapmadı" Tunahan’ın ağır yaralanması üzerine ne büyükşehir belediyesinden ne de ilçe belediyesinden herhangi bir ziyaret yapılmadığını ve bu durumun da Tunahan’ın ailesini bir hayli düşündürdüğünü açıklayan Ercan, "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, geçmiş olsun bile ziyareti yapmadı. İdareye başvurduğum zaman, Ankara Büyükşehir Belediyesi benimle görüşmedi. Ben defalarca haber gönderdim yine ilgilenmedi. Aileyi ziyaret etmedi, bir derdiniz var mı, herhangi bir sıkıntınız var mı demedi. Herhangi bir sıkıntı varsa giderelim denmedi. Bunu hiç umursamadılar. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya çok ciddi ilgilendi, onu ayrıca belirteyim. Merkezi yönetim ilgilendi diyebilirim. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Tunahan’ın yaralandığı sene, yaklaşık 200 milyon lira başıboş köpekler için bütçe ayırmış. 5 bin ayrı noktada beslenme noktası yaptırmış. 200 milyonun karşılığında Tunahan acıları için 5 milyon aldı. Bu kalemler çok farklı yerlerde kullanılabilir. Köpekler kutsal varlıklar değil. Biz hayvanları seviyoruz. Türk halkı olarak merhametimiz çoktur, hepsini seviyoruz. Köpeğin de bir kutsallığı yok. Zarar verdiği noktada fare de öyle, yılan da öyle. Ne zarar veriyorsa bertaraf edersin, kontrolü de elinde tutarsın, faydalanacaksan faydalanırsın. 9 yaşındaki bir çocuk her türlü güvenlik önlemi altında, güvenli bir sokakta okuluna gidebilmek zorunda. Türkiye bu halde olmak zorunda. Bizim mücadelemiz de bunun için. Bugün başıboş köpek, yarın başka bir şey. Yine de mücadele edeceğiz. Ülke bizim, çocuklar bizim" şeklinde konuştu.