POLİTİKA - 18 Ekim 2025 Cumartesi 12:43

Kürşad Zorlu’dan Özgür Özel’e tepki: "Atatürk’ün milliyetçiliği Türkiye’yi şikayet etmek değil, yüceltmektir"

A
A
A
Kürşad Zorlu’dan Özgür Özel’e tepki: "Atatürk’ün milliyetçiliği Türkiye’yi şikayet etmek değil, yüceltmektir"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Elazığ’da yaptığı konuşmada CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarına Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı üzerinden yanıt vererek, "Milliyetçilik memleketi kalkındırmak ve yüceltmektir" dedi. Zorlu ayrıca, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda tüm siyasi partilerin söylem ve eylemlerine dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.


Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Elazığ’a gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, partililerle bir araya geldi. AK Parti İl Başkanlığı’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulunan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarına yanıt veren Zorlu, Atatürk’ün milliyetçilik anlayışına vurgu yaparak "Milliyetçilik, memleketi yüceltme ülküsüdür" dedi. Zorlu ayrıca "Terörsüz Türkiye" hedefini yineleyerek tüm partilere sağduyu çağrısında bulundu.



"Türk dünyası yüzyılı hedefi için çalışıyoruz"


Yaklaşık 7 aylık süreç içerisinde gerek yurt içinde gerek uluslararası organizasyonlar kapsamında çok ciddi faaliyetlere imza attıklarını ve bütün hedeflerinin Türk dünyası yüzyılına ulaşabilme idealine katkı sağlamak olduğunu ifade eden Zorlu, " Bu anlamda Elazığ’ımız başta olmak üzere ülkemizin dört bir yanında Türk dünyası yüzyılına ilerleyebilmek bağlamında bizlere teşkilatlarımıza büyük görev düşmektedir. Çünkü Türk devletlerinin birbiriyle yakınlaşması, bugün küresel sistemde meydana gelen gelişmeler, kırılmalar, kaoslar, karşı karşıya olduğumuz sınamalarla birlikte çok daha büyük önem arz etmektedir. Türkiye yüzyılı hedefimizin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümüz Türk dünyası yüzyılı hedefi bizlerin bu sürece olan katkısı ve inanmışlığıyla çok daha ileri bir noktaya taşınacaktır. Bildiğiniz gibi son dönemde hükümetimizin ortaya koyduğu tedbirlerle ekonomideki politikalarımız, hedeflerimiz yolunda ilerlemeye devam etmektedir. Şu rakamları özellikle vermek istiyorum. 2002 yılında ülkemizin hasılası 236 milyar dolardı. Bugün 1,5 trilyon dolarlık bir seviyeye ulaşmıştır. Ve şuranın altını özellikle çizmek istiyorum. Bugün Merkez Bankamızın rezervleri çok şükür 190 milyar dolarlık bir seviyeye ulaşmıştır. Yine dış ticarette geldiğimiz nokta çok önemlidir. Ve sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada ortaya koyduğumuz birçok proje ile hayata geçirilen hizmetlerle hizmet siyasetinin adresi çok şükür bugün AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan liderliğidir. Bu anlamda Türk devletleri ile ilişkiler yine cumhurbaşkanımızın vizyoner iradesiyle bir hayalin gerçeğe dönüştüğü bir fotoğrafı ortaya koymaktadır. Türk Devletleri Teşkilatı adıyla 2009 Nahçıvan Antlaşması’nın ardından tesis edilen uluslararası organizasyonda 8 Türk devleti artık resmi olarak Türk adı altında bir aradadır. Bugün 2.1 trilyon dolarlık milli hasılası yaklaşık 5 milyon kilometrekare yüz ölçümü ve 250 milyon nüfusu aşan kapasitesi ile Türk devletlerinin işbirliği artık sadece kendi aramızda değil bulunduğumuz bölgelerde de coğrafyalarda güvenliğin, huzurun, barışın adresi olabilme konumuna erişmiştir" diye konuşu.



"Polemik siyaseti değil, milliyetçilik memleketi yüceltme ülküsüdür"


CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Türkiye’yi Avrupa ülkelerine şikayet ettiğini ifade eden Zorlu, Atatürk’ün milliyetçiliği üzerinden Özel’e cevap vererek, "Bizler bu vizyonla bu hizmet siyasetiyle milletimizi esas alan anlayışla hareket etmeye çalışırken bir de bakıyorsunuz ana muhalefet partisine içeride hızla artan bir biçimde popülizme ve polemik siyasetine dışarıda ise bir bakıyorsunuz şikayet siyasetine odaklanmışlar. Avrupa’nın başkentlerinde ülkelerini, seçilmiş cumhurbaşkanını şikayet etme politikası izliyorlar. Polemik şikayet siyaseti bir tarafta ise Hazar’ın petrolünü buraya getirme çalışan, bölgesinde arabuluculukta artık liderlik konumuna gelmiş olan, Gazze’de ateşkesi sağlama iradesi gösteren bir liderle karşı karşıya gelelim. Oysa ki bakın Atatürk’ün çok önemli bir sözü vardır. Dış siyaset iç kurumlarla ve iç siyasetle ilişkilidir. Peki iç siyasetin merkezi nedir, memleketi kalkındırmak, memleketin güvenliğini sağlamak ve ülkemizi her anlamda yüceltmek ülküsüdür. Milliyetçilik budur. Türk dünyasını birleştirme idealidir. Doğudan batıya, kuzeyden güneye tüm ülkemizin insanlarını kucaklayan birlik ve dayanışma ruhunu hayata geçmektir. Milli Savunma Sanayi’ni yerlileştirmektir. Bunu gerçekleştiren Recep Tayyip Erdoğan’dır. Dolayısıyla biz tüm mensuplarımızla liderimizin yolunda inşallah bu vizyona odaklanmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu


Bir gazetecinin PKK elebaşlarından Duran Kalkan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile ilgili bir açıklamasının sorulması üzerine terörsüz Türkiye vurgusu yapan Zorlu, "Terörsüz Türkiye mottosuyla başlayan bir komisyon oluştu biliyorsunuz. Ben de o komisyonun AK Parti’de temsil edilen üyelerinden bir tanesiyim. Büyük bir sorumluluk ve sağduyu içerisinde bu süreci yürütüyoruz. Çünkü eğer gerçekten amacımız dayanışmamızı, kardeşliğimizi, huzurumuzu esas almaksa burada soğukkanlı ve çok dikkatli davranmak mecburiyetindeyiz. Biz sürecin başından beri bu anlayışla hareket ediyoruz. Ve bir sözümüz var. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği üzere şehitlerimizi, gazilerimizi başta olmak üzere milletimizin vicdanını kanatacak hiçbir şeye izin vermeyeceğiz. Bu tarz açıklamaları doğrusu bizim bu irademize zarar vermeye muktedir bir açıklama olarak görmüyorum. Doğrusu biz bu anlayışımızı sürdürdüğümüz müddetçe inşallah hedefimize sonuna kadar ulaşacağız. Her türlü provokasyona karşı çok dikkatli olmak mecburiyetindeyiz. Tüm siyasi partilerimiz bu konunun tüm paydaşlarının söz ve eylemlerine dikkat etme sorumluluğu bizim kadar bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.


Zorlu’ya, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş, Ejder Açıkkapı ve Mahmut Rıdvan Nazırlı, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Elazığ Merkez İlçe Başkanı Hasan Çalışkan, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Burcu Tüver eşlik etti.



Kürşad Zorlu’dan Özgür Özel’e tepki: "Atatürk’ün milliyetçiliği Türkiye’yi şikayet etmek değil, yüceltmektir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Kamera şüphelinin fotoğrafını çekti: Arılığa giren şahıs, kameraya zarar verdi Mersin’in Erdemli ilçesinde arılığa giren kapüşonlu bir şahıs güneş enerjili güvenlik kamerasını kırarak devre dışı bıraktı. O anlar kurulu kamera sistemince kayıt altına alınırken olayın hırsızlık girişimi olabileceğini belirten arıların sahibi Ebubekir Sadak, "Kamerayı profesyonelce kırıp devre dışı bırakıyor. Amacı arıları çalmak mı yoksa çevreye zarar vermek mi bilemiyoruz" dedi. Olay, geçtiğimiz günlerde Erdemli ilçesi Tabiye Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, bölgede arıcılıkla uğraşan Ebubekir Sadak, geçtiğimiz pazar günü arılığında talihsiz bir olay yaşadı. Güvenlik önlemi amacıyla kovanları gören noktaya takılan güvenlik kamerası bir şahıs tarafından tahrip edildi. Kamera devre dışı kalmadan hemen önce ise şahsın fotoğrafını kayda aldı. Olaydan 2 gün sonra durumu fark eden Sadak, emniyet güçlerine haber verdi. "Profesyonelce kamerayı devre dışı bıraktı" Yaşanan süreci anlatan arıcı Ebubekir Sadak, "Geçtiğimiz pazar günü başımızdan talihsiz bir olay geçti. Muhtemelen hırsızlık girişimi olacaktı. Güneş enerjisiyle çalışan ve bize anında bildirim gönderen bir kamera taktırdık. Şüpheli şahıs görüntülerde mevcut, kapüşonlu ve sırt çantalı. Arka taraftan kendini göstermeden gelip kamerayı profesyonelce kırarak devre dışı bırakıyor" ifadelerini kullandı. Daha önce bölgede benzer hırsızlık ve zarar verme olaylarının yaşandığını dile getiren Sadak, "Arka tarafta komşuların bahçe dinamoları var. Daha önce o dinamoların kabloları çalınmıştı. Şahıs onlara zarar vermek için mi geldi yoksa akşamına gelip arıları mı çalacaktı bilemiyoruz. Şu an için arılarımızda bir eksiklik yok ama kameramıza zarar vermiş durumda" ifadelerini kullandı. Arıcı, meslektaşları ve bahçe sahiplerini uyardı Bölgedeki diğer arıcıları ve komşularını dikkatli olmaya çağıran Sadak, "Daha önce komşumuzun arılarını zehirlediler, hırsızlık olayları yaşadık. Biz tedbirimizi alıp kamera taktırdık ancak o gün yağmur ve yoğunluk nedeniyle anlık takip edemedik. Çevremizdeki insanların bu tür olaylarla karşılaşmaması için önlemlerini almalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu. Şahsın görüntülerinin emniyet mensuplarıyla paylaşıldığı ve olayla ilgili incelemenin sürdüğü öğrenildi.
İstanbul Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler: Hastaya şiddet ve tükürme kamerada Beylikdüzü’ndeki bir yaşlı bakım merkezinde ortaya çıkan görüntülerde hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddialara göre kurumda benzer olayların daha önce de yaşandığı öne sürüldü. Olay, Kavaklı Mahallesi Gardenta Sokak’taki Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde yaşandı. İddiaya göre bakım merkezi çalışanları hastalara kötü muamelede bulunurken ve şiddet uygularken kameralara yansıdı. Güvenlik kamerası kayıtlarında bir hastanın itilerek yere düşürüldüğü, olay sonrası hastanın baş bölgesinde yara oluştuğu görüldü. Aynı merkezde çekildiği belirtilen başka bir cep telefonu görüntüsünde ise bir bakım personelinin yaşlı hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddiaya göre olayların ardından herhangi bir personel hakkında işlem yapılmadı. Şiddete maruz kalan hastanın ise kafasını kendisinin vurduğu yönünde işlem yapılarak hastaneye sevk edildiği öne sürüldü. Görüntülerin daha sonra kurum kameralarından silindiği iddia edilirken, öte yandan bakım merkezinde hijyen sorunlarının da uzun süredir devam ettiği iddia edildi. Kurumda sık sık uyuz vakalarının görüldüğü, bakım merkezinin temiz olmaması nedeniyle vakaların sona ermediği öne sürüldü. "İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor" Hastalara şiddet uygulanan kurumun eski çalışanı Havin Nur Kuş, "Bahsettiğimiz bakım merkezinde yaklaşık 8 ay boyunca sağlık personeli olarak çalıştım. 27 Nisan’da da işten istifamı verdim ve istifamı verdikten yaklaşık iki ya da üç saat sonra çalıştığım süre içerisinde sorumluluğumda olan bir hastama böyle bir şiddet yapılıyor. İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor. Yara oluştuğu için de bu adli vaka olmasın ya da bize polis gelmesin diye üstü kapatılıyor. Hasta aynı gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarına yatışı yapılıyor. Kafasını kendisi kırdığını söylüyorlar. Kamera kayıtları siliniyor. Kamera kaydını bir arkadaşım silinmeden önce alıyor, arkadaşından da ben alıyorum. Aldığım gün zaten sabahında da kamera kayıtlarını gerekli mercilere verdim. Zaten kurumda kurucumuz değiştiğinden beri mobbing uygulanıyordu ve personele karşı tutumları hiç hoş değildi. Dediğim gibi orada sağlık personeliydim ve bakım personellerimiz bize asla göz yummayacağımız şeyler söyleyip hiç olmayan davranışlarda bulunuyordu. Biz bunları sineye çekiyorduk. Sadece bu bir olay değil. İkinci olayda da hastama tüküren yine bir bakım personeli. Bakım personelimiz hastaya tükürüyor, videoyu çeken arkadaşımız görüntüyü müdüre gerekli şekilde sunuyor ve müdür sadece şunu söylüyor. İşte yapmayın böyle şeyler deyip başka bir şey yapmıyor. Hiçbir şekilde bir tutanak mevcut değil elimizde, veya bir uyarı mevcut değil. Zaten uyuz vakaları bitmeyen bir kuruluş. Ne zaman kuruma bir denetim vesaire sağlık, sosyal güvence gelse uyuz vakalarınız bitmiyor şeklinde uyarılarda bulunuyorlar" şeklinde konuştu.
Gümüşhane Gümüşhane’de taştan fışkıran ’draba çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane’nin tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde sert kayaların arasından fışkıran ve halk arasında "dolama" çiçeği olarak bilinen draba çiçekleri, görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı draba olan, yöre halkının ise "dolama" çiçeği dediği çiçekler, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahalle sakinlerinden Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek, "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimli e bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" dedi. Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhane’mize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (dolama) çiçeği nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor.