EKONOMİ
Bakan Bayraktar, Filyos’tan Gabar’a bağlandı: "2026’da daha fazla üreteceğiz" 01 Ocak 2026 Perşembe - 02:53:03 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yeni yıl akşamında Zonguldak’taki Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisleri’nden Şırnak’ın Gabar Dağı’nda bulunan Seyit Onbaşı Sondaj Kulesi Lokasyonu’na telekonferansla bağlanarak sahadaki TPAO ve TPİC personelinin yeni yılını kutladı. Yeni yıl gecesini sahada geçirdiklerini vurgulayan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji güvenliği ve enerji bağımsızlığı hedefleri doğrultusunda ülkenin dört bir yanında yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Bayraktar, "Yeni yıl akşamında sahadayız. Sizler farklı yerlerde Türkiye’nin her yerinde. Ülkemizin enerji güvenliği için, enerji bağımsızlığı için yürüttüğümüz projeler kapsamında farklı lokasyonlardasınız. Bizde Filyos’tayız. Akşamdan beri burada çok önemli toplantılar yaptık. Burada ki işçi kardeşlerimizle, mühendis kardeşlerimiz ile birlikte olduk. Hep söylüyoruz, Gabar çok önemli bir örneği, küçük bir örneği. Terörsüz Türkiye ile, terörsüz bölge ile inşallah Gabar gibi nice önemli projeleri, milli projeleri hayata geçireceğiz" dedi. AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar ile telefon görüşmesi yaptığını belirten Bayraktar, "Onun şahsında tüm Şırnaklı kardeşlerimizin yeni yılını tebrik ediyorum. Sahada fedakarca çalışan tüm arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Kazasız, belasız bir mesai diliyorum. 2026 yılında da birlikte çok daha güzel işler yapacağız" ifadelerini kullandı. Telekonferansta konuşan Şırnak Valisi Birol Ekici ise Gabar’daki üretimin Türkiye için stratejik önem taşıdığını belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve sizlerin de gayreti ile bugün itibari ile günlük 80 bin varil petrol üretiyoruz. Burada yoğun bir şekilde kar yağıyor. Ama 3 bin 500 çalışanımızla 149 kuyuda 7 gün 24 saat devam ediyoruz. Arkamda milli ve yerli kulemiz daima petrol aramaya ediyor, işçilerimiz çalışıyor. Arkamızda da Seyit Onbaşı kulemiz var ve 2 bin 700 metre kazmış durumdayız. Kazmaya da devam ediyoruz. Gelecek yıla daha ümit ile bakıyoruz. Bugün itibari ile 80 bin varil çok önemli bir katkıdır ülkemize ve enerji politikamıza. Ama önümüzde ki yılla birlikte, 2026 yılından çok daha umutluyuz. Çok daha fazla kuyu kazacağız ve çok daha petrol üretmek için var gücümüzle gayret göstermeye devam edeceğiz" dedi. AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar da 2026 yılına ilişkin beklentileri dile getirerek, "tesislerinin temel atma töreni inşallah olacak olan bir yıl olur. İnşallah 2026 yılında 100 bin varile ulaşırız. O zaman Şırnak halkı olarak kapınızı çalarız. Şırnak’ta bir petrol rafinerisinin kurulması talebimizi orada hep beraber size arz edeceğiz. Bunu da yapacağınızdan zerreyi miskal şüphemiz yok. Size de başarılar diliyorum" diye konuştu. Filyos’tan Gabar’a kurulan telekonferansa; Şırnak Valisi Birol Ekici, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, TPİC Genel Müdürü Yunus Selçuk Arık, TPAO Şırnak Bölge Müdürü Oğuz Şahin, Şırnak Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Birlik, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul, Şırnak İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak ile çok sayıda TPAO ve TPİC çalışanı katıldı.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 23:32 Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin: "KKTC’de gerçekleştireceğimiz fiber dönüşüm seferberliği ortak refahı önceleyen bir gelecek vizyonudur" Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında, KKTC’nin fiber optik altyapısının Türk Telekom tarafından kurulması ve hızlı internete kavuşması için imzalanan iş birliği protokolü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanmasının ardından Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Resmi gazetede yayımlanan karara göre Türkiye ile KKTC arasında fiber optik altyapının geliştirilmesi ve fiber optik kablolar üzerinden sunulan hizmetlerin hanelere ve işletmelere ulaştırılmasını amaçlayan iş birliği protokolü onaylandı. Protokolle, KKTC genelinde dijital altyapının güçlendirilmesi ve haberleşme hizmetlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Resmi Gazete’de yayımlanan karar sonrası değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla Fiber Dönüşüm Protokolü’nün yürürlüğe girmesiyle birlikte, Türk Telekom olarak dijital çağın altyapısını bölgenin tamamıyla buluşturma hedefimizi yeni bir aşamaya taşıyoruz. Türkiye’den denizaltı kablolarla güçlü fiber ağımızı ulaştırdığımız KKTC’de şimdi de işletmelere ve hanelere kadar fiber internet götürülmesine yönelik dönüşümü, bölgenin teknoloji taşıyıcısı olarak Türk Telekom’un gerçekleştirecek olması bizler için büyük gurur. Altyapı yatırımlarının yanında KKTC’nin eğitimden ekonomiye, sağlıktan kamu hizmetlerine kadar birçok alanda dijitalleşmesini destekleyecek bir fiberleşme seferberliği ile Ada’nın dijital geleceğini inşa edeceğiz. Kuzey Kıbrıs’ta başlayan bu dönüşüm, yalnızca bir altyapı yatırımı değil; sürdürülebilir kalkınmayı, dijital eşitliği ve ortak refahı önceleyen uzun soluklu bir gelecek vizyonudur" dedi.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 16:31 Osmangazi’den pazarlarda hizmeti güçlendirecek protokol Osmangazi Belediyesi, ilçede kurulan pazar yerlerinde vatandaşlara daha kaliteli hizmet sunabilmek amacıyla Bursa Seyyar Pazarcılar Odası ile ortak bir protokole imza attı. Osmangazi’de yaşayan vatandaşlara 7/24 daha nitelikli hizmet sunmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi, pazar yerlerindeki hizmet kalitesini artırmak amacıyla Bursa Seyyar Pazarcılar Odası ile iş birliği yaptı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ile Bursa Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı Refik Aksu arasında başkanlık makamında imzalanan protokol kapsamında, ilçede kurulan pazar yerlerinin daha çağdaş, düzenli ve sağlıklı bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. Pazar Yerleri Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 8. bendine istinaden, pazar yerlerinin işletilmesine ilişkin bazı hizmetlerin belirli süreli protokollerle meslek kuruluşları eliyle yürütülebilmesine imkan tanınıyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediyesi ile Bursa Seyyar Pazarcılar Odası arasında hazırlanan ortak protokol sayesinde, Osmangazi ilçesindeki pazar yerlerinde hizmet kalitesi daha da artırılacak. Ayrıca ilçe genelinde yapılan araştırmalar, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları görüşleri ile vatandaşların talepleri doğrultusunda pazar yerlerinde düzeninin temin edilmesi için meyve ve sebze pazarlarının bazı hizmetlerinin Bursa Seyyar Pazarcılar Odasına yaptırılması sağlanacak. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Osmangazi İlçesi’nde hizmet kalitesini arttıracak protokolün hayırlı olması temennisinde bulundu.
Şap mağduru üreticiler destek bekliyor
04 Aralık 2025 Perşembe - 09:48 Şap mağduru üreticiler destek bekliyor Bursa’nın Yenişehir ilçesinde hayvancılıkta derin yaralar bırakan şap hastalığı sönmeye başlarken, üreticiler yaşadıkları zararın giderilmesini, destek verilmesini bekliyor. Yenişehir’in kırsal Marmaracık Mahallesi’nde hayvancılık yapan Aytaç Avşar, küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yaptığını söyledi. Şap hastalığının binlerce üreticide olduğu gibi kendi ahırlarında da büyük zararlara yol açtığını dile getiren Avşar, "Şap sönmeye başladı ama ağır hasar bıraktı. Ölü doğumlar, buzağı ve atmaları, kilosuna ulaşmadan kesime giden hayvanlar, damızlık özelliğini yitirdiği için kesilen büyükbaşlar oldu." dedi. Hayvanlarının gözlerinin önünde adeta eridiğini anlatan Avşar, "Ahırımda 10 hayvanım vardı 4 kaldı. Büyükbaş ve küçükbaştan zararım 1,5 milyon liraya ulaştı. Kırsalda hayvancılıkla geçimimizi sağlamaya çalışırken şap pandemisi yıktı geçti, herşeyi alt üst etti." diye konuştu. Şapın sönmeye başladığını dile getiren Avşar, şunları söyledi: "Halen topallyaan, süt vermeyen hayvanlar var. Annesiz kalan buzağılar, kuzularımız bulunuyor. Hayvanların tırnaklarındaki yaraları temizliyoruz, mineral ve vitamin takviyeleriyle elimizde kalanla devam etmeye çalışıyoruz. Hayvancılıkla uğraşıp şap nedeniyle zarar gören biz üreticiler destek bekliyoruz. Et ve süt üreticileri ciddi zarar içindeler ve ayağa kalkmaları için desteğe ihtiyaçları var. Biz elimizdekilerle mücadele etmeye çalışıyoruz ama yalnız kalıyoruz."
Yerin 700 metre altında zorlu mücadele: Karanlıklar içinde hem kendilerinin hem de ülkenin geleceği için mesai yapıyorlar
04 Aralık 2025 Perşembe - 09:25 Yerin 700 metre altında zorlu mücadele: Karanlıklar içinde hem kendilerinin hem de ülkenin geleceği için mesai yapıyorlar Adana’nın Feke ilçesinde yerin 700 metre altında zorlu mesai yapan maden işçileri, savunma sanayinde de kullanılan çinko üreterek hem kendilerinin hem de ülkenin geleceği için alın teri döküyor. Feke ilçesinde dünyanın en zor meslekleri arasında yer alan maden işçiliğini yerin yüzlerce metre altında mesai yaparak ülke ekonomisine katkı sunan işçiler 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nde de çalışmalarını sürdürüyor. Ülke ekonomisine katkı sunmak için 550 milyon yıllık fay dokuları arasında çinko cevheri çıkaran madenciler, zorlu şartlara rağmen kasklarındaki fenerler ve maden ocağı içindeki aydınlatma ile dayanışma içinde zorlu mesailerini sürdürüyor. Günlerini karanlık galerilerde geçiren madenciler, hazırlanan kontrol listelerini tamamlayıp tüm güvenlik tedbirlerini aldıktan sonra üretime başlıyor. Yaklaşık 50 kişilik ekip, yer altı ve yer üstünde oluşturulan güvenlik zinciri ile özellikle son yıllarda savunma sanayisinde yoğun kullanılan çinko madenini aylık 500–750 ton arası cevher üreterek ülke ekonomisine kazandırılıyor. İhlas Haber Ajansı muhabirleri, yerin 700 metre altındaki bu zorlu mesaiyi yerinde görüntülerlerken maden işçilerinin aldığı tedbirler ve zorlu mesaileri de kameralara yansıdı. Depremler nedeniyle güvenlik seviyesini en üst düzeyde tutan madenciler, çatlak ve gevşemeleri titizlikle kontrol ederek galerileri adeta ilmek ilmek işliyor. Maden mühendislerinin incelemesine göre cevher üretilen bölgedeki fay dokularının yaşı 550 milyon yıl olarak tespit edildi. "Sevdiğimiz iş olduğu için zorluk yok" 30 yıllık madenci ve ocak çavuşu Sıtkı Özcan, yerin altında çalışmanın disiplin gerektirdiğini belirterek "Yaklaşık 300–400 metre derindeyiz. Sevdiğimiz için bize zor gelmiyor. Tahkimata, çatlaklara ve kavlaklara dikkat ettiğimiz sürece burası da güvenlidir. Dalgınlık en büyük risktir. Daha önce kömürde çalıştım, çok zordu. Atletle 30 derecede çalışıyorduk. Şu an bu maden onlara göre cennet" dedi. "Zincirin bir halkası koparsa sistem yürümez" H2O2 Peroksit Enerji ve Üretim A.Ş. İşletme Müdürü Raşit Kemal Sönmez ise, üretim süreçlerini titizlikle ve üst düzey tedbir ile ilerlediğinin altını çizerek " Adana’nın Feke ilçesinde çinko madenciliği yapıyoruz. Eski ocaklar 400–450 metreye kadar iniyor fakat bizim üretim kotlarımız 740–750 bantlarında. Cevheri tesisimizde işleyip ülke genelinde sevk ediyor ve İran’a ihraç ediyoruz. Toplam 55 kişiyiz, 40’ı yer altında çalışıyor. Günlük 500–750 ton cevher üretiyoruz. Çinko, savunma sanayisinden telefon üretimine kadar birçok alanda kullanılıyor. Bu işin temeli samimiyet ve ekip çalışmasıdır. Zincirin bir halkası koparsa sistem yürümez" diye konuştu. 12–13 yıldır madencilik yapan Ali Altınsoy ise " 600–700 metrelerde çalışıyoruz" derken 7 yıllık madenci Abdullah Topuz da" yer altı da güzel, yer üstü de. Çatlak ve patlamalara karşı dikkatliyiz, tedbir olduktan sonra çalışmalara devam ederken çok severek yaptığımız bir iş" diye konuştu. 15 yıllık madenci ve ateşçi Emrah Köken, ailesinin yer altında çalıştığı için kaygı duyduğunu belirterek "Deprem ve kaza ihtimali nedeniyle tedirgin oluyorlar. Ama biz içeri girdiğimiz anda dışarıdaki her şeyi bırakıp işe odaklanırız. Emekli oldum ama devam ediyorum. İşin zorluğu var ama alışınca kolaylaşıyor "ifadelerini kullandı. "Biri zarar görse bize olmuş gibi üzülüyoruz" 22 yıllık baş çavuş Oruç Ergen, yer altı psikolojisinin farklı olduğunu kaydederek " Tüm ekibin can güvenliğinden sorumluyuz. Nizami yapılmazsa tehlikeli bir iştir. Metal madenlerinde de göçük ve su baskını riski vardır. Çalışanlarla bir can bağı oluşuyor, biri zarar görse bize olmuş gibi üzülüyoruz. Bu yüzden önce dikkat ve güvenlik" diye bilgi verdi.
Köprübaşı’nda kış çileği 200 TL’den alıcı buluyor
04 Aralık 2025 Perşembe - 08:27 Köprübaşı’nda kış çileği 200 TL’den alıcı buluyor Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde dört mevsim devam eden çilek üretimi, Aralık ayında da yoğun talep görüyor. Kilosu 200 liradan satılan çilekler, hem pazarlarda hem de tarladan kendi toplamak isteyen vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor. Köprübaşı ilçesinde yaklaşık 4 bin dekar alanda gerçekleştirilen çilek üretimi, kış mevsiminde de aralıksız sürüyor. İlçede yetiştirilen çilekler, bahar ve yaz sezonlarının ardından Aralık ayında da hasat edilerek Manisa’nın yanı sıra çevre il ve ilçelere gönderiliyor. Kış ayında da üretime devam ettiklerini söyleyen çilek üreticisi Rahim Özcan, örtü altında 6 dekar alanda üretim yaptığını belirterek, "Köprübaşı çileği hem açık arazide hem de sera altında yetişiyor. Fiyatlar sezonuna göre gayet iyi. Kilosu 200 liradan başlıyor, toptancı ilgisi güzel. Hatta bazı alıcılar kendileri tarlaya girip topluyor. Yüzümüz gülüyor, cebimiz para görüyor. İlçemizde dört mevsim çilek hasadı yapılabiliyor. Köprübaşı çileği artık markalaşmış bir ürün" dedi. Köprübaşı çileğinin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret ile tescillendiğini hatırlatan Özcan, ürünün her mevsim aranır hale geldiğini vurguladı. Köprübaşı İlçe Tarım ve Orman Müdürü Alptekin Sağıroğlu ise çilek üretiminin ilçe ekonomisi için önemine değinerek, "Toplam 4 bin dekarda yaklaşık 500 üreticimiz çilek yetiştiriyor. Kış sezonunda üretimi artırmak için tünel sera çalışmalarını genişletiyoruz. Köprübaşı çileği tadı, aroması ve kalitesiyle fark oluşturuyor. Çiftçilerimize teknik desteği sürdürüyoruz. Allah kazançlarını bereketli eylesin" ifadelerini kullandı.
Samsun’un dört tarımsal havzası, Türkiye Yüzyılı’nın üretim gücüne yön veriyor
03 Aralık 2025 Çarşamba - 22:04 Samsun’un dört tarımsal havzası, Türkiye Yüzyılı’nın üretim gücüne yön veriyor Samsun’da yürütülen tarımsal faaliyetler, ilin sahip olduğu dört tarımsal havzanın sunduğu büyük potansiyel doğrultusunda yeniden ele alındı. Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında yapılan toplantı ile ildeki tarımsal faaliyetler değerlendirildi. Toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kurumların bölge ve il müdürleri ile ilçe ziraat odası başkanları katıldı. Vali Tavlı toplantıda yaptığı konuşmada, "4 tane tarımsal havza üzerindeyiz. 3’ü Çarşamba, Bafra ve Vezirköprü, 4.’sü de Karadeniz. Balıkları, su ürünlerini temin ettiğimiz Karadeniz de tarımsal havzamız. Yakakent’te Su Ürünleri İşleme İhtisas OSB kuruyoruz. 20’ye yakın firma kültür balıkçılığı yapıyor. Bir taraftan da Türkiye’nin balık avcılığında marka firmalarımız, kooperatiflerimiz var. O anlamda da çok şanslı bir ildeyiz" dedi. Tavlı organize sanayi bölgelerinden söz ederek, "Organize sanayi bölgelerimizde tarımsal işletmelerimiz var. 11 tane OSB’miz var şu anda, 7’si faal. Terme ve Yakakent’te de inşallah Ocak ayında tahsislere başlarız diye değerlendiriyoruz. Organize Teknoloji Bölgeleri diyoruz, sağ olsun Büyükşehir Belediye Başkanımız ekibiyle beraber bu projelerin altyapısının inşasında bizlere destek oluyor. Tabii Organize Teknoloji Bölgeleri dediğimizde en az yüzde 50-60’ında tarımsal işletmeler var. Sanayi deyince hep fabrika, kimya, savunma sanayii akla geliyor ama bizim buradaki OSB’lerimizin içinde tarımsal üretimden gelen katma değeri işleyen ve gıda olarak Türkiye’ye, dünyaya sunan işletmeler var" diye konuştu.
Yozgat’ta 927 bin onsluk altın tespit edildi
03 Aralık 2025 Çarşamba - 20:52 Yozgat’ta 927 bin onsluk altın tespit edildi Yozgat’ta tespit edilen 927 bin onsluk altın hakkında Ahlatcı Holding yetkilileri açıklamalarda bulundu. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı ve beraberindeki heyet, Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan’ı ziyaret etmesinin ardından düzenlenen basın açıklamasında altın rezervi hakkında bilgiler verdi. Ahmet Ahlatcı, Kanada merkezli Eldorado Gold Corporation’ın Türkiye’deki şirketi Tüprag Madencilik’ten Sarıkaya’daki yedi sahayı aldıklarını ifade ederek, "Şirketimizi kurduk. Ekiplerimizi oluşturduk. Burada ne kadar ne var, diye araştırmaya başladık. Bize devrederken burada 250-300 bin ons gibi bir miktar var denildi. İki şirket arasında pazarlık yaparak aldık. 7 sahanın yalnızca bir tanesinde, bir tanesinin de bir kısmında 927 bin ons altın tespit ettik. Sondaj yapmadığımız bir bölüm var, yapınca artacağını düşünüyoruz. İnşallah 1 buçuk milyon onsa gider" dedi. "İlk altını 2027’nin başında alırız diye düşünüyoruz" Altını çıkartma çalışmalarında bin kişinin çalışacağını söyleyen Ahlatcı, "Altın bu halde ise 4 milyar dolar civarında. Ekonomimize büyük bir destektir. Her çıkarılan altının yüzde 71’i devletimize dönüyor. Çalışmalarımız başladı. Şu anda 50 kişiyle sahadayız. Sondajlar yapılıyor. İlk altını 2027’nin başında alırız, diye düşünüyorum. 3 buçuk milyon ons altın çıksın istiyoruz. Müspet tespit 927 bin onstur. Bu 4 milyar dolar, Türk Lirası olarak da 170 milyar Türk Lirası yapar" dedi.
SSB Başkanı Görgün: "Savunma sanayiinde ürettiğimiz her teknoloji günlük hayatta karşılık bulacak bir dönüşümün parçası haline gelmiştir"
03 Aralık 2025 Çarşamba - 18:26 SSB Başkanı Görgün: "Savunma sanayiinde ürettiğimiz her teknoloji günlük hayatta karşılık bulacak bir dönüşümün parçası haline gelmiştir" Savunma Sanayii Başkanı (SSB) Haluk Görgün, "Savunma sanayiinin kalbinde ürettiğimiz her teknoloji, sadece cephede değil; hastanede, fabrikada, metro hattında, enerji tesisinde, afet alanında, hatta günlük hayatın içinde karşılık bulacak bir dönüşümün parçası haline gelmiştir" dedi. ASELSAN tarafından Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğüne bağlı hastanelerde kullanılması amacıyla ve tamamen milli imkanlarla ‘HealthView ADR-M100 Mobil Dijital Röntgen Cihazları geliştirildi. Medikal görüntüleme alanında ilk ürün olma özelliği taşıyan ASELSAN Mobil Dijital Röntgen Cihazları, ASELSAN ile Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş. (USHAŞ) arasında imzalanan sözleşmeyle hastanelere teslim edildi. Programda açılış konuşması gerçekleştiren Savunma Sanayi Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayinin, yalnızca güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir alan olmaktan çıktığını ve insan kaynağı, teknoloji ve sürdürülebilir kalkınmanın ana itici güçlerinden biri haline geldiğini dile getirdi. "Savunma alanında geliştirdiğimiz mühendislik birikimini optimize ederek toplumsal faydaya dönüştürmek zorundayız" Bugün teslim edilen mobil röntgen cihazlarının savunma sektörünün teknik birikimini sivil üretimle buluşturan somut bir örnek olduğunu dile getiren Görgün, "Savunma projelerinde elde ettiğimiz modüler tasarım yetkinliği, elektronik ve yazılım ekosistemimiz, yüksek hassasiyet isteyen üretim kabiliyetlerimiz ve milli test-sertifikasyon altyapımız, sivil ihtiyaçlara yönelik ürünlerin hem çok daha hızlı geliştirilmesine hem de küresel pazarlarda rekabet edebilecek düzeyde maliyet avantajı kazanmasına imkan vermektedir. Bu noktadan hareketle, savunma alanında geliştirdiğimiz karmaşık platform ve alt sistemlerin ardındaki mühendislik birikimini; tıbbi cihazlardan endüstriyel sensörlere, akıllı enerji altyapılarından ulaşım sistemlerine uzanan geniş bir yelpazede yeniden optimize ederek toplumsal faydaya dönüştürmek zorundayız" açıklamasında bulundu. "Savunma sanayiinde ürettiğimiz her teknoloji günlük hayatta karşılık bulacak bir dönüşümün parçası haline gelmiştir" Görgün, maliyetleri düşüren ölçek ekonomisini, ortak tedarik modellerini, çok daha kolay erişilebilen yerli alt bileşenleri ve hızlı saha kurulumuna imkan veren modüler üretim stratejilerini sivil alanlara taşımanın hem kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltacağını hem de Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracağını belirtti. Görgün, "Hiç şüphesiz yüksek hacimli sivil kullanım, savunma odaklı sistemlerde de birim maliyetleri aşağı çekecek; böylece daha sürdürülebilir bir üretim modeli oluşacak, tedarik zinciri yönetimi çok daha dayanıklı bir yapıya kavuşacaktır. Bugün savunma sanayiinin kalbinde ürettiğimiz her teknoloji, sadece cephede değil; hastanede, fabrikada, metro hattında, enerji tesisinde, afet alanında, hatta günlük hayatın içinde karşılık bulacak bir dönüşümün parçası hâline gelmiştir" ifadelerine yer verdi. "Ortaya koyduğumuz yaklaşım, Türkiye’nin bir teknoloji sağlayıcısına dönüşmesine zemin hazırlıyor" Savunma sanayi sektörü olarak, ‘kolay temin edilen, gecikme ve tedarik problemi yaşatmayan, doğrudan sahaya indirilebilen hızlı üretim stratejileri’ geliştirme konusunda kararlı olduklarının altını çizen Görgün, "Türkiye’nin yerli mühendislik gücünü yalnızca güvenlik alanında değil, toplumun tüm ihtiyaçlarında seferber edecek bu vizyon; bizi savunma ağırlıklı bir ekosistemden, yüksek teknoloji ihracatını çeşitlendiren, sivil-sanayi dengesini güçlendiren, küresel ölçekte rekabet eden bir teknoloji devletine taşıyacaktır. Bugün ortaya koyduğumuz bu yaklaşım, Türkiye’nin yalnızca ürün ihraç eden bir ülke olmasının ötesine geçerek, küresel değer zincirlerini şekillendiren bir teknoloji sağlayıcısına dönüşmesine de zemin hazırlıyor" dedi. Görgün, ASELSAN’ın sahip olduğu vizyon bilinci ile sadece savunma sanayii alanında teknolojiler geliştirilmediğini, kent güvenliği, yapay zeka destekli video analiz, raylı sistem sinyalizasyonu, elektrikli tren çekiş sistemleri, afet ve acil durum uyarı sistemleri, enerji altyapısı yazılımları gibi çeşitli alanlarda da önemli teknolojik çalışmalar yaptığını ifade etti. ASELSAN’ın sivil alanda gerçekleştirdiği teknolojilere de değinen Görgün, "Şehir güvenliği projeleriyle 25 ilde 38 bin kamerayı yöneten sistem altyapısı kuran ASELSAN, raylı sistemlerde bin kilometrelik sinyalizasyon tecrübesi ve elektrikli tren çekiş sistemleriyle 4 farklı hattın modernizasyonunu üstlenmiştir. Ayrıca 20 bin kilometre boru hattı boyunca kurulan akıllı ikaz ve alarm sistemleri ile afet risklerine karşı erken uyarı kapasitesi oluşturulmuştur. Bu alanlarda geliştirilen çözümler, sadece yurt içinde değil, yurt dışında da etkin olarak kullanılmaktadır" şeklinde konuştu. "26 farklı ülkeye sağlık sistemleri ihraç eder duruma geldik" Görgün, ASELSAN’ın sağlık teknolojileri alanında geliştirdiği özgün ve yenilikçi çözümlerle, Türkiye’nin medikal cihazlarda dışa bağımlılığını azalttığının altını çizerek, "Firmamız, mobil dijital röntgen cihazından kalp-akciğer makinesine, ventilatörden Heartline OED cihazına kadar pek çok sağlık sistemini yerli imkanlarla geliştirmiş ve bugün 26 farklı ülkeye sağlık sistemleri ihraç eder duruma gelmiştir. EC sertifikası sayesinde Avrupa Birliği içerisinde serbest dolaşıma sahip olan ASELSAN sağlık sistemleri, bugüne kadar yaklaşık 70 milyon dolarlık teslimat başarısına ulaşmıştır. Firmamız sağlık teknolojileri alanında sahip olduğu 20 patent, 5 uluslararası tasarım ödülü ve 8 faydalı model ile bu alandaki öncü kimliğini pekiştirmektedir" ifadelerine yer verdi. "Geliştirilen röntgen cihazı, ASELSAN’ın patentli ürünleri arasına katılan altıncı özgün teknolojidir" Teslimatı gerçekleştirilen röntgen cihazlarına ilişkin de bilgilendirmelerde bulunan Görgün, şunları kaydetti: "Bugün teslimatı yapılacak 30 adetlik, HealthView ADR-100M Mobil Dijital Röntgen Cihazı, ASELSAN tarafından geliştirilen, kompakt yapısı, yüksek çözünürlüklü dijital dedektörü, 16-bit görüntü işleme kapasitesi, yapay zekâ destekli görüntü analizi ve düşük radyasyon dozuna sahip yapısıyla öne çıkan bir sistemdir. Radyoloji hekimleri ve teknikerleriyle yakın iş birliği içinde geliştirilen bu cihaz, ASELSAN’ın patentli ürünleri arasına katılan altıncı özgün teknolojidir. EC sertifikası ve taşınabilirliği sayesinde afet alanları, sahra hastaneleri ve kırsal bölgelerde kullanım imkanı sunan bu cihaz, yüksek yerlilik oranı ve modüler yapısı ile teknolojik bağımsızlığımızı da güvence altına almaktadır." Görgün, Sağlık Bakanlığına teslim edilen röntgen cihazlarının, kamu sağlık altyapısının yerli ve milli sistemlerle güçlendirilmesi adına atılmış önemli bir adım olduğuna dikkati çekerek, "Ülkemiz genelindeki hastane, seyyar klinik ve acil müdahale birimlerinde yaygın biçimde kullanılacak olması, hem teşhis süreçlerini hızlandıracak hem de ülkemizin sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltarak stratejik bir kazanım sağlayacaktır" dedi. Program, SSB Başkanı Haluk Görgün’ün konuşmasını ardından, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun konuşmasıyla devam etti.
Uluslararası sivil toplum kuruluşları GTO’da buluştu
03 Aralık 2025 Çarşamba - 17:00 Uluslararası sivil toplum kuruluşları GTO’da buluştu Gaziantep Ticaret Odası (GTO), her yıl gerçekleştirerek geleneksel hale getirdiği ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarıyla bölge önceliklerini masaya yatırdığı donör toplantısını "Uluslararası Kaynakların Bölgesel Kalkınmaya Katkısı ve İş Birliği imkanları" konu başlığıyla gerçekleştirdi. 2025 yılında bölgede yapılan projeler ve çalışmaların değerlendirilerek 2026 yılı planlamalarının yapıldığı toplantıda Alman Uluslararası İşbirliği Kuruluşu (GIZ), Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Sparkassenstiftung, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Birleşmiş Milletler Çocuklar İçin Uluslararası Yardım Fonu (UNICEF), Dünya Gıda Programı (WFP), Birleşmiş Milletler Nüfüs Fonu (UNFPA), Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women), World Vision, Gaziantep Kızılay Toplum Merkezi ve HABİTAT Derneği’nin temsilcileri yer aldı. "Her zorlukta yan yana durduk" GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, toplantının açılışında yaptığı konuşmada iş birliği kültürünün önemine vurgu yaparak, "Bu buluşmalar bizlere her yıl ‘Neredeyiz, ne yapıyoruz, neyi birlikte başarabiliriz?’ sorularını yeniden sorma fırsatı veriyor. Her kurumun farklı öncelikleri olsa da ortak hedef, bölgede daha güvenli, güçlü ve dayanıklı bir gelecek inşa etmek" dedi. Yıldırım, Gaziantep’in geçmişte olduğu gibi bugün de güçlü bir dayanışma kültürüyle hareket ettiğini hatırlatarak, "Suriye göçünden pandemiye, depremden ekonomik krizlere kadar her zorlukta yan yana durduk. Her zaman da birlikte ürettik. Sizlerle olan iş birliklerimiz bizim için kıymetli bir yol arkadaşlığına dönüştü" ifadelerini kullandı. Yerelde kurulan güçlü diyalog ve samimi iş birliğinin, ulusal ve uluslararası ölçekte ödüllere varan başarılara kapı araladığını söyleyen Yıldırım, uluslararası kaynakların bölgesel kalkınmaya katkısının her zamankinden daha önemli olduğunu vurguladı. "Yeni iş birliklerine her zamanki gibi hazırız" 2026 yılı için GTO’nun önceliklerini kısaca paylaşan Yıldırım, "İstihdamın artırılması ve iş gücünün güçlendirilmesi, firmaların yeşil dönüşüm ve dijitalleşme süreçlerinde daha çok desteklenmesi, girişimcilik ve dışa açılmanın geliştirilmesi, gastronomi, tarım ve fark oluşturan endüstrilerde yeni projelerin teşvik edilmesi, tasarım, markalaşma ve yenilik kültürünün yaygınlaştırılması hayata geçirilecek projelerde ve yürütülecek çalışmalarda önemli başlıklar. Dünya genelinde yaşanan savaşlar, krizler ve ekonomik dalgalanmalar bölge ekonomisini doğrudan etkiliyor. Planlarımızı yaparken ayaklarımızı yere sağlam basmak zorundayız. Kolay değil ama biz bu şehirde zoru her zaman birlikte aştık, GTO olarak biz çözüm üretmeye ve iş birliğine her zamanki gibi hazırız" diye konuştu. Toplantının devamında GTO İş Geliştirme Danışmanı Figen Çeliktürk’ün moderasyonunda gerçekleştirilen oturumda Gaziantep Ticaret Odasının çalışmaları ve gelecek planları hakkında GTO Genel Sekreter Yardımcısı Gülbin Çalışkantürk bilgi verirken uluslararası sivil toplum kuruluşu temsilcileri de değerlendirmelerde bulunarak kurumlarının faaliyetleri ve 2026 planları hakkında katılımcıları bilgilendirdi.
Samsun, Karadeniz’in lojistik üssü oldu
03 Aralık 2025 Çarşamba - 16:28 Samsun, Karadeniz’in lojistik üssü oldu Türkiye Yüzyılı’nın üretim üssü Samsun, artık yalnızca fabrika bacalarıyla değil, Karadeniz’in en büyük lojistik gücüyle de Türkiye’nin ticaret rotasını yeniden şekillendiriyor. Samsun Valiliği, Türkiye’nin ilk intermodal lojistik yapısı olan Samsun Lojistik Merkezi’nin (SLC) bölge ekonomisine sağladığı katkıları paylaştı. Toplam 680 bin metrekarelik alana kurulu olan merkezde 225 bin metrekarelik bölüm kapalı depolama alanlarına ayrılıyor. İnşası tamamlanan farklı ölçeklerdeki depoların toplam büyüklüğü 93 bin 750 metrekareye ulaşıyor. Paletli yüke uygun 15 depo 80 bin metrekare, kuru dökme ürünlere uygun 11 depo ise 13 bin 750 metrekare alanı kapsıyor. 2026’nın ikinci yarısında tren vagonlarına entegre konveyör bant sistemli yeni kuru yük depolarının tamamlanması hedefleniyor. Depo kiralamanın yanı sıra elleçleme, mobil gümrük, konteyner depolama, açık saha kiralama, proje kargo, tır parkı ve ofis kiralama hizmetleri sunulan merkez; Yeni OSB’ye 2 km, Toros ve Yeşilyurt Limanlarına 2,5 km, Samsun Limanı’na 18 km, havalimanına ise 8 km uzaklıkta bulunuyor. Merkezde 26 ile 350 metrekare arasında değişen ofis alanlarının yanı sıra 15 depo, 12 firma ve kuruma kiralanmış durumda. Stratejik konumu ile Karadeniz çanağının dağıtım, toplama ve konsolidasyon merkezi haline gelen SLC; hava, kara, deniz ve demiryolunun kesişim noktasında yer almasıyla uluslararası ticarette dikkat çekiyor. Yeni İpek Yolu üzerinde, "Çin-Merkez ve Batı Asya" koridorunda bulunması ve Viking Demiryolu Hattı’na entegre yapısı merkeze küresel rekabette önemli bir avantaj sağlıyor. Bu kapsamda hem ulusal hem uluslararası işletmelerin pazarlara erişimini kolaylaştırmak, bölgede lojistik maliyetleri artıran engelleri azaltmak ve kamu-özel sektör koordinasyonunu geliştirmek merkezin öncelikli stratejileri arasında yer alıyor. Mobil gümrük hizmetiyle ihracata hız kazandıran merkezde, Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle 18 Ocak 2021’den bu yana ihracat işlemleri gerçekleştiriliyor. Açılıştan Aralık 2025’e kadar 5 bin 312’nin üzerinde ihracat gümrüklemesi yapıldığı bildirildi. SLC, faaliyetlerini lojistik pazarının iki ana segmenti olan şirketler ve endüstri alanlarında yoğunlaştırıyor. Sanayiciler, imalatçılar, dağıtımcılar, ihracatçılar, lojistik hizmet sağlayıcıları ve nakliyeciler merkezin başlıca paydaşlarını oluşturuyor. Tarım, gıda, ahşap ve mobilya, hızlı tüketim malları, otomotiv, inşaat, sağlık, kimya, askeri malzemeler, elektronik, enerji ve perakende sektörleri ise merkezin hizmet verdiği ana endüstriler arasında yer alıyor. Kamu mülkiyetinde olması nedeniyle bürokratik süreçlerin hızlanması, geniş depolama alanları, proje lojistiğine uygun esnek hizmetler, intermodal taşımacılık imkânı ve Samsun Gümrük Müdürlüğü’nün merkez içindeki özel ofisi, firmalara önemli avantajlar sağlıyor. Ayrıca kamyon park alanlarından sosyal tesislere, bakım ünitelerinden bankacılık ve posta hizmetlerine kadar geniş bir destek altyapısı sunuluyor. Merkezin envanterinde 45 ton konteyner istifleyici, portal vinçler, loderler, forkliftler, yol süpürme araçları, çöp kamyonu, itfaiye aracı, ambulans ve binek araçların yer aldığı güçlü bir destek filosu bulunuyor.