EKONOMİ - 11 Şubat 2026 Çarşamba 13:40

Sinpaş Reserve "tatil evi" modeliyle turizm anlayışını yeniden tanımlıyor

A
A
A
Sinpaş Reserve "tatil evi" modeliyle turizm anlayışını yeniden tanımlıyor

Sinpaş, Marmaris’te turizmi mevsimsellikten çıkararak yıl geneline yayan yeni projesi Sinpaş Reserve’i tanıttı.


"Tatil evi" konseptiyle geliştirilen proje, klasik devre mülk anlayışının ötesine geçerek, ikinci konut konforunu profesyonel işletme altyapısı, wellness odaklı yaşam modeli ve sürdürülebilir turizm yaklaşımıyla bir araya getiriyor. Toplam 692 devre mülkten oluşan Sinpaş Reserve, Marmaris’te kesintisiz bir turizm ve hizmet ekonomisi oluşturmayı hedefliyor. Proje, bireysel kullanıcılar için uzun vadeli, planlı ve nitelikli bir tatil deneyimi sunarken, bölge ekonomisine de yılın 12 ayına yayılan kalıcı katkılar sağlamayı amaçlıyor. Değişen beklentiler ve yaşam tarzlarıyla birlikte tatil anlayışının da dönüştüğüne referans olarak yükselen proje her yıl farklı otellerde konaklamak yerine aidiyet hissi oluşturan, planlı ve uzun vadeli tatil çözümlerine olan ilgiyi merkeze alıyor. Sinpaş Reserve, "tatil evi" yaklaşımıyla kullanıcılarına tanıdık bir konfor alanı sunarken, Marmaris’in yalnızca yaz sezonuna bağlı kalmayan bir destinasyon kimliği kazanmasına katkı sağlıyor. Modern wellness ve sağlıklı yaşam trendlerini odağına alan proje, termal imkanlar, kapsamlı SPA ve wellness alanlarıyla sağlık odaklı konaklama deneyimini öne çıkarıyor. Profesyonel işletme modeli sayesinde hem kullanıcıya uzun vadeli değer sunuluyor hem de yerel esnaf, hizmet sektörü ve istihdama kalıcı katkı sağlanıyor.



Marmaris’te sürdürülebilir ve kesintisiz bir ekonomik döngü


Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olan Sinpaş Reserve, "tatil evi" kavramını yeniden tanımlarken, esnek kullanım kurgusu, profesyonel işletme altyapısı, yüksek hizmet standartları ve yatırım değerini aynı potada buluşturan bütüncül yapısıyla Marmaris’te sürdürülebilir ve kesintisiz bir ekonomik döngü oluşturmayı hedefliyor.



"Nitelik, turizm deneyiminin merkezinde yer alıyor"


Türkiye turizminde beklentilerin sayılarla birlikte dönüştüğünü belirten Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, "Son veriler Türkiye turizminin büyüdüğünü ve gelirlerin arttığını gösteriyor. Özellikle ziyaretçi başına gecelik harcamanın 100 dolar seviyesine ulaşması, daha uzun süreli, planlı ve kaliteli deneyimlere yönelindiğini ortaya koyuyor. Bu tablo, ürünün ve yatırım anlayışının da değişmesi gerektiğini gösteriyor. Dünya turizmi artık yalnızca sezonluk tatil değil; sağlıklı yaşam, wellness, spor, deneyim ve uyku turizmi gibi yeni dinamikler etrafında şekilleniyor. Artık tek odak yaz tatili değil. Sağlık turizmi, sürdürülebilir turizm, doğa ve macera turizmi, spor, wellness ve kongre turizmi gibi alanlar öne çıkıyor. Günümüzde nitelik, turizm deneyiminin merkezinde yer alıyor" dedi.



"Güney Ege yıl boyunca yaşayan bir destinasyon kimliği kazanmalı"


Marmaris’in ötesinde Güney Ege ölçeğinde bir dönüşüm hedeflediklerini ifade eden Çelik, "Güney Ege, Türkiye turizminin en istikrarlı büyüyen bölgelerinden biri haline geldi. Bölge her yıl milyonlarca ziyaretçi ağırlıyor ancak profilin daha uzun süreli ve daha yüksek harcama potansiyeline sahip bir yapıya evrilmesi gerekiyor. Marmaris; termal kaynakları, doğa-kültür-deniz potansiyeli, gastronomisi ve erişilebilirliğiyle bu dönüşüm için çok güçlü bir merkez. Güney Ege, mevsimsellik algısını geride bırakan ve 12 ay yaşayan bir destinasyon kimliği kazanmalı" diye konuştu.



"Ekonomik çarpan etkisini yılın 12 ayına yayacağız"


Dört mevsim turist ağırlayan bir projeye imza atmaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Çelik, "Yaz sezonuyla sınırlı geleneksel turizm döngüsünü kırarak bölgenin ekonomik çarpan etkisini yılın 12 ayına yaymayı hedefliyoruz. Sezonluk istihdamdan kalıcı istihdama geçişi hızlandırarak yerel işletmelerin ve tedarik zincirlerinin kesintisiz faaliyet göstermesine imkan sağlamayı amaçlıyoruz. Sinpaş Reserve, yalnızca bir kullanım modeli sunmuyor; bölgeye düzenli gelir üreten, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir turizm ekonomisi inşa ediyor. Kızılbük projemizde kısa sürede ulaştığımız yüzde 85 satış oranı, geliştirdiğimiz yaklaşımın güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Sinpaş Reserve ile bu deneyimi yeni bir aşamaya taşıyoruz. Hedefimiz Türkiye turizmine güven veren, yatırım değeri yüksek, uzun vadeli ve sürdürülebilir projeler geliştirmek" şeklinde konuştu.



"Türk aileleri tatilde de rutin ve aidiyet arıyor"


Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, son dönemde değişen tatil tercihlerini değerlendirerek, "Yapılan güncel araştırmalar, insanların tatilde de rutin arayışının güçlendiğini gösteriyor. Her yıl yeniden plan yapmak yerine, kendilerini ait hissettikleri, tanıdık ve zahmetsiz tatil modellerine yöneliyorlar. Türk aile yapısının dinamiklerine baktığımızda aile ve arkadaşlarla aynı dönemlerde bir araya gelme, birlikte vakit geçirme ve bu buluşmaları sürdürülebilir bir düzene oturtma isteğinin çok güçlü olduğunu görüyoruz. Kızılbük GYO olarak geliştirdiğimiz ürünlere gösterilen ilgi ve müşteri deneyimlerimizden hareketle satışlarımızın önemli bir bölümü, ailelerin ve arkadaş gruplarının her yıl aynı zaman diliminde birlikte tatil yapabilmek amacıyla gerçekleştirdiği tercihlerden oluşuyor. Bu tablo, tatilde dahi planlama, bakım ve işletme detaylarıyla uğraşmadan yalnızca birlikte geçirilen zamana odaklanma beklentisinin arttığını ortaya koyuyor. Uzun yıllar tercih edilen klasik yazlık modeli ise bakım, tadilat, güvenlik ve artan maliyetler nedeniyle giderek bir yüke dönüşüyor. Tatil evi yaklaşımı, aynı mutluluk ve konforu profesyonel işletme güvencesiyle hiçbir efor sarf etmeden daha düşük maliyetler ve daha yüksek bir hizmet standardıyla sunarak bu ihtiyaca güçlü bir yanıt veriyor."



Sinpaş Reserve "tatil evi" modeliyle turizm anlayışını yeniden tanımlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce DTSO Çözüm Masası çözüm sağlıyor DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Çözüm Masası toplantıları üyelerin yaşadığı sorunların çözüme katkı sağlıyor. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) İkinci Meslek Komitesi (İnşaat müteahhitleri, inşaat malzemeleri satışı, yapı denetimi, savunma sanayi, teknik hizmetler) tarafından organize edilen Genişletilmiş Çözüm Masası toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan DTSO Başkan yardımcısı İbrahim Canpolat, "Düzce Belediye Başkanımız Dr. Faruk Özlü’nün katılımı ile geçtiğimiz aylarda gerçekleştiğimiz toplantıda sektörümüzün önemli sorun ve taleplerini kendilerine iletmiştik. Bu konularda çözüm yönünde atılan adımlar bizler için son derece kıymetli. Destekleri için kendilerine teşekkür ediyoruz. Önceki toplantıya katılamayan üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda, daha geniş katılımlı bir program yapma kararı aldık. Bugün de inşaat sektörümüzde yaşanan gelişmeleri, karşılaştığımız sorunları ve ihtiyaçları birlikte değerlendirmek üzere bir araya geldik" ifadelerinde bulundu. DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık, farklı sektörlerde Çözüm Masası programlarına devam ettiklerini belirterek, "Üyelerimizin belediye ve diğer kurumlarla alakalı birçok talepleri ve çözüm bekleyen birçok gündemleri oluyor. Belediye başkanımızla yapmış olduğumuz istişarelerde yüz yüze toplantı yapmanın ve hemen aksiyon almanın daha yararlı olacağı kanaatine vardık. İkinci Meslek Grubumuzla başladığımız toplantılara Gümüşova OSB ile devam ettik. Bugün de yine ikinci meslek grubumuz ile bir aradayız" dedi. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, toplantıda yaptığı konuşmada bir araya gelmenin, ortak akıl üretmenin ve sorunlara anında çözüm yolları aramanın faydalı olacağını belirterek, bu ve benzer birliktelikleri önemli bulduklarını ifade etti. Toplantı, üyelerin sorun ve taleplerini gündeme getirmesi ile devam etti. Mutfak Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya; Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Günden, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Nurhan Kartal, DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Başkan Yardımcısı İbrahim Canpolat, yönetim ve meclis üyeleri, Düzce Belediyesi İmar Müdürü Kalender Aydın ve DTSO üyeleri katıldı.
Van Van’da el emeğiyle üretilen bağlamalar birçok ülkeye gönderiliyor Van’da bağlama ustası Tevhid Topal tarafından tamamen el emeğiyle üretilen ve 25-30 yıl kullanılabilen bağlamalar, Amerika ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye gönderiliyor. Van’da bağlama ustalığı yapan Tevhid Topal, 1979 yılında Erzurum’da babası Aşık Dermani olarak bilinen İbrahim Topal ile başladığı mesleğini 1992 yılında Van’a taşıdı. Babasından devraldığı bağlama yapımını kültürel bir miras olarak sürdüren Topal, atölyesinde tamamen el emeğiyle kişiye özel ve üst düzey bağlamalar üretiyor. Makine kullanmadan çalışan Topal’ın atölyesinden ayda ortalama bir ya da bir buçuk bağlama çıkıyor. Seri üretim yerine kaliteyi önceleyen usta, bağlama yapımında ağacın seçimi, kuruluğu ve işçiliği ön planda tutuyor. Ürettiği bağlamalar 25-30 yıl kullanılabiliyor. Üretilen her bağlama teslim edilmeden önce detaylı şekilde test ediliyor. Ses dengesi ve performansı kontrol edilen enstrüman, ardından sahibine ulaştırılıyor. Amerika, Almanya ve Yeni Zelanda başta olmak üzere birçok ülkeye bağlama gönderen Topal, Türkiye’nin farklı illerinden de özel sipariş alıyor. İHA muhabirine konuşan bağlama ustası Tevhid Topal, 1979 yılında babasıyla birlikte Erzurum’da bağlama yapımına başladıklarını belirtti. Şu anda ağırlıklı olarak özel sipariş üzerine çalıştığını ifade eden Topal, "Yurt dışına da gönderiyorum, il dışına da. Kişiye özel, üst düzey bağlamalar üretiyorum. Yaptığım bağlamalar 25-30 yıl kullanılabiliyor. Örneğin geçen yıl, 28 yıl önce yaptığım bir bağlama bakım için tekrar bana geldi. Bu da işi doğru ve sağlam yaptığımızın bir göstergesidir. Amerika, Almanya, Yeni Zelanda gibi ülkelere bağlama gönderdik; hatırladıklarım bunlar. Ayda ortalama bir ya da bir buçuk bağlama yapıyorum; iki olmuyor. Çünkü her şeyi elle yapıyorum, makine kullanmıyorum. Sonuç güzelse ki yüzde 98 oranında güzel oluyor elhamdülillah. Bağlama yaptığımız müşteri mutlu olduğunda biz daha da mutlu oluyoruz. Çok güzel duygular yaşıyoruz" dedi. "Bir ağaca ses vermek anlatılmaz bir duygu" Yaptığı bağlamaları ilk etapta kendisinin test ettiğini dile getiren Topal, "İnceliyorum, çalıyorum, deneyimliyorum; ardından müşterimize teslim ediyoruz. Bir ağaca ses vermek anlatılmaz bir duygu. Gerçekten harika bir histir. Şu ana kadar yaklaşık 10 çırak yetiştirdim. Ancak bu işi doğrudan meslek edinmek için gelen çırak pek yok. Bu biraz üzücü. Yine de gönüllü, hobi olarak yapan arkadaşlar var; bildiğimiz her şeyi onlara aktarıyoruz" diye konuştu. Fabrikasyonla günde 15-20 bağlama üretildiğini hatırlatan Topal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Genelde büyük şehirlerde, belli başlı iki ilde yapılıyor bu üretim. Bende ise ayda bir bağlama çıkıyor. Aradaki fark; ağacın seçimi, kuruluğu, kalitesi ve işçilikten kaynaklanıyor. Başta da söylediğim gibi, benim yaptığım bağlama 30 yıl kullanılırken, seri üretim bir bağlama en fazla 5 yıl, hatta 2-3 yıl içinde ömrünü tamamlayabiliyor."