EKONOMİ
Savunma sanayide üretim sürüyor, istihdam artıyor: Bin 200 kişi bu tesisten geçimini sağlıyor 12 Mart 2026 Perşembe - 23:52:14 Sinerji Yüksek Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Duman, şirket bünyesinde çalışan sayısının bin 200 kişiye ulaştığını söyledi. Duman, Kırıkkale’de üretim ve teknoloji alanında yürütülen çalışmaların şehrin istihdamına ve ekonomik gelişimine katkı sağladığını ifade etti. Sinerji Yüksek Teknoloji A.Ş. tarafından Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen iftar programında Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Duman, yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Duman, davete katılan basın mensuplarına teşekkür ederek Ramazan’ın toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir dönem olduğunu söyledi. Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Duman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu yerli ve milli üretim vizyonunun savunma sanayisinin gelişimine önemli katkı sağladığını belirtti. Duman, bu süreçte kamu ve özel sektörün birlikte önemli projelere imza attığını dile getirdi. Yaklaşık 12 yıldır faaliyetlerini sürdüren Sinerji Yüksek Teknoloji’nin üretim ve teknoloji alanındaki çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Duman, savunma sanayisinin Türkiye için stratejik bir alan olduğuna dikkat çekti. Makine ve Kimya Endüstrisi’nin (MKE) savunma sanayisinde önemli bir kurum olduğunu vurgulayan Duman, yerli üretim altyapısının güçlenmesinde MKE’nin önemli rol üstlendiğini ifade etti. Duman ayrıca, kamu ve özel sektör iş birliğinin Türkiye’nin üretim kapasitesini artırdığını söyledi. Sinerji Yüksek Teknoloji’nin Kırıkkale’de önemli bir istihdam kaynağı olduğunu belirten Duman, şirket bünyesinde binin üzerinde personelin görev yaptığını, grup şirketleriyle birlikte bu sayının yaklaşık bin 200 kişiye ulaştığını kaydetti. Şirket olarak sosyal sorumluluk çalışmalarına da önem verdiklerini ifade eden Duman, Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine yönelik yardım faaliyetleri yürüttüklerini kaydetti. Bu çalışmaların daha sistemli yürütülmesi amacıyla Sinerji Derneği’nin kurulduğunu ve ilerleyen süreçte vakfa dönüştürülmesinin planlandığını söyledi. Duman, amaçlarının Kırıkkale’de üretim yapmak, istihdam oluşturmak ve şehrin ekonomik gelişimine katkı sağlamak olduğunu ifade etti.
12 Mart 2026 Perşembe - 20:48 Bursa’da kadın dayanışması aynı sofrada buluştu Bursa’nın iş dünyası ve sivil toplum temsilcisi kadınları, ’Kadın Dayanışmasıyla Aynı Sofrada Ramazan’ iftarında bir araya geldi. Beş güçlü kadın STK’nın iş birliğiyle düzenlenen geceden elde edilen gelirle, ihtiyaç sahipleri için kurulacak bin kişilik iftar sofrasına ve mühendis kızların eğitimine destek sağlandı. Bursa’nın önde gelen beş kadın sivil toplum kuruluşu, Ramazan ayının paylaşma ruhunu anlamlı bir organizasyonda buluşturdu. Bursa Ticaret Borsası koordinatörlüğünde faaliyetlerini yürüten Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD), Bursa Soroptimist Kulübü ve Uludağ Soroptimist Kulübü iş birliğinde düzenlenen iftar programı, kadın dayanışmasının güçlü bir örneğine sahne oldu. Villa Verde’de düzenlenen iftar programı, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu kadınların birlikteliğiyle buluşturdu. Geceye katılarak kadın liderlerin dayanışmasına destek veren Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa’nın üretim ve sivil toplum kültürüne vurgu yaptı. Bursa’nın her alanda örnek bir şehir olduğunu belirten Matlı, "Bu akşam burada gördüğümüz birliktelik, Bursa’nın dayanışma ruhunun güzel bir yansımasıdır. Kadınların üretimde, sanayide, eğitimde ve girişimcilikte daha güçlü şekilde yer alması yalnızca bireysel başarıların değil, aynı zamanda ülkemizin ekonomik kalkınmasının ve refahının artmasının da en önemli unsurlarından biridir" dedi. Bursa Ticaret Borsası olarak eğitime her zaman öncelik verdiklerini ifade eden Özer Matlı, gecede şu önemli desteği de paylaştı; "Bu anlayışla Bursa Ticaret Borsası olarak, mühendis adayı kız öğrencilerimizin eğitimine sunacağımız burs desteğinin yanı sıra, ben de bu akşam eşim Şahika Matlı adına aynı tutardaki burs desteğini şahsi olarak üstlenmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Genç kızlarımızın eğitimine katkı sunmak, ülkemizin yarınlarına yapılabilecek en kıymetli yatırımdır. Kadınlarımızın iş hayatında daha güçlü yer alması için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz." Programın ev sahiplerinden Bursa Soroptimist Kulübü Başkanı Sedef Sinoplu, kadınlar için en iyisini hedefleyen bir gönüllü hareketi olduklarını belirterek başladığı konuşmasında, kadınların ve kız çocuklarının hayatını iyileştirmenin öncelikli hedefleri olduğunu vurguladı. Toplumun geleceğinin kız çocuklarının eğitimine bağlı olduğunu ifade eden Sinoplu, "Bir kız çocuğu eğitim aldığında sadece kendi hayatı değil, bir toplumun geleceği değişir. Kadınlar birlikte hareket ettiğinde şehirler gelişir; üretimde yer aldığında ekonomi güçlenir. Biz bugün burada sadece bir günü kutlamıyoruz. Aynı zamanda kadınların gelecekteki yolculuğunu daha güçlü kılmak için bir araya geliyoruz. Çünkü biz sadece konuşan değil, değişime yön veren kadınlarız" diyerek kadın dayanışmasının dönüştürücü gücüne dikkat çekti. Uludağ Soroptimist Kulübü Başkanı Hanife Yeşil, 8 Mart sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kadınların ve kız çocuklarının özgür ve onurlu bir yaşam sürdürebilmesi için farkındalık günü olduğunu hatırlattı. Soroptimistlerin kız kardeşlik ruhuyla hareket ettiğini vurgulayan Yeşil, "Bizler, eğitim, fırsat eşitliği ve dayanışma yoluyla kadınlarımızın potansiyelini ortaya çıkarmak için çalışıyoruz. Bugün burada sergilenen bu tablo, kadın dayanışmasının ne kadar güçlü ve dönüştürücü olduğunun en kıymetli örneğidir. Amacımız, daha eşit ve umutlu bir gelecek için kadınların ışığını hep birlikte büyütmektir" dedi. Gecede söz alan TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, kadınların mühendislikten girişimciliğe kadar her alanda büyük bir değer üreticisi olduğunu vurguladı. Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir" sözüne atıfta bulunan Öztürk gecenin en anlamlı müjdesini paylaşarak şunları söyledi: "Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Özer Matlı’nın değerli destekleriyle, bugün burada bulunan her misafirimiz adına yapılan bağış desteği sayesinde TÜMKAD&TEV Bursa Fonumuz kapsamında mühendis adayı genç kadınlarımızın bir yıllık bursu karşılanacaktır. Bu anlamlı destek, sadece öğrencilerimizin eğitim yolculuğuna katkı sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda geleceğin kadın mühendislerinin yetişmesine de güçlü bir katkı olacaktır. Bu anlamlı destek için Sayın Özer Matlı’ya gönülden teşekkür ediyorum." BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ise konuşmasında, kadın dayanışmasının sadece bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Eşitliğin bir lütuf değil, hak olduğunu vurgulayan Şençayır, "Cumhuriyet kadınları olarak sadece geçmişle gurur duymuyor, geleceği de inşa ediyoruz. Çünkü biz kadınlar tarih boyunca hayatın kurucu gücü olduk. Bugün burada sadece yemek paylaşmıyoruz; vizyonu, sorumluluğu ve umudu paylaşıyoruz. Kadın güçlenirse ekonomi güçlenir, kadın birbirine omuz verdiğinde gelecek değişir. Biz yan yana geldiğimizde yalnızca bir masa dolmaz, koca bir şehir ayağa kalkar" dedi. Şençayır ayrıca, katılımcıların bağışlarıyla Gönül Sofrası Aşevi’nde verilecek bin kişilik iftar yemeğinin, kadın dayanışmasının somut bir iyiliğe dönüşmüş hali olduğunu belirterek tüm destekçilere teşekkür etti. TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ise, kadın dayanışmasının gücü ile Ramazan’ın bereketini aynı sofrada buluşturmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Şen, "Bugün burada sadece bir iftar sofrasını paylaşmak için değil; kadın dayanışmasının gücünü ve iyiliğin çoğaldıkça büyüdüğünü birlikte göstermek için bir aradayız. Bazen en güçlü bağlar, en samimi sohbetler ve en anlamlı dayanışmalar aynı sofrada başlar. Bu anlamlı gecede aynı sofrada buluşmamıza vesile olan dayanışmanın, paylaşmanın ve iyiliğin çoğalarak büyümesini diliyorum" dedi. Kadınların ortak değerler etrafında kenetlenmesinin topluma kattığı değeri hatırlatan Şen, "Kadınların üretimde, girişimcilikte ve toplumsal hayatta daha güçlü yer alması, ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor" dedi. Gecede elde edilecek gelirin bir bölümü ile yapılacak iftar desteğinin yanı sıra, Bursa Ticaret Borsası’nın da bu anlamlı programa katılan her bir misafir adına ek katkı sunarak mühendis kızlara ilave burs desteği vereceğini açıklayan Şen, "Kadınların eğitimine ve geleceğine verilen bu anlamlı destek dolayısıyla, Kurulumuzun koordinasyonunu yürüten Bursa Ticaret Borsası’nın kıymetli Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Özer Matlı ile Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. İftar programının ardından konuk yazar Canan Ekinci Yılmaz, gerçekleştirdiği söyleşi ile davetlilere keyifli ve ilham dolu anlar yaşattı. Kadın hikayeleri ve dayanışmanın toplumsal dönüştürücü gücü üzerine yapılan söyleşi, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.
12 Mart 2026 Perşembe - 17:16 Büyükşehir emeğe değer kattı, Ondan Yerel Market hizmete açıldı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, yerel üreticileri desteklemek ve şehrin gastronomi alanında markalaşma sürecini hızlandırmak hedefiyle içerisinde coğrafi işaretli ürünlerden BAÇEM’in yüzde 100 doğal krem balına kadar Balıkesir’in tüm lezzetlerini tek çatıda buluşturan "Ondan Yerel Market"in açılışını gerçekleştirdi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın; kurtuluşun, kuruluşun, tarihin, turizmin ve tarımın şehri Balıkesir’e yepyeni bir yüz kazandıracak Ondan Yerel Market’in açılışını gerçekleştirdi. Açılış törenine Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanı sıra CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, Demokrat Parti Balıkesir İl Başkanı Işın Gümüşyay, ilçe belediye başkanları, Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Rahmi Kula, BESOB Başkanı Fehmi Erdem, STK temsilcileri, muhtarlar, vatandaşlar ve basın mensupları katıldı. "Raflarda sadece ürün yok. Kadın emeği, kooperatif dayanışması ve ortak üretim kültürü var" diyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Ondan Yerel Market’te İvrindi kuzusundan Manyas kelle peynirine, Balya tereyağından Havran mandalinasına, Edremit zeytininden, Gömeç bamyasına kadar şehrin tüm lezzetlerinin yer alacağını belirtti. Ondan Yerel Market’te kooperatif ürünlerinin dışında satılmasında sakınca olmayan, Türk Gıda Kodeksi’ne uygun coğrafi işaretli ürünlerin yanı sıra Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığına bağlı "BAÇEM"in ürettiği ürünler de satışa sunulacak. "Balıkesir, gastronomi şehridir" Tarım şehri Balıkesir’in her ürünün yetiştiği, zeytinin ve peynirin en güzel çeşitlerinin üretildiği ender bir şehir olduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "İvrindi’mizin kuzusu, Manyas’ımızın kelle peyniri, Balya’mızın tereyağı, Havran’ımızın mandalinası, Edremit’imizin ve tüm Körfezimizin zeytini ve zeytinyağı, Gömeç’imizin bamyası, Sındırgı’mızın susamı. Doğamızın ve kültürümüzün bize sunduğu bu zenginliklerin yok olup, unutulup gitmesine izin vermemek için Büyükşehir Belediyesi olarak çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Ürünlerimizin katma değerini artıracak ve markalaşmasına katkı sunacak projeler hayata geçiriyoruz. Bunun en bilinen örneği Tarımda Balıkesir Modeli kapsamında gerçekleştirdiğimiz alımlar ve katma değer çalışmalarıdır. Bizim amacımız Balıkesir’in peynirini, zeytinini, etini, sütünü, balını, kaymağını Türkiye’ye mâl etmek, Türkiye ve hatta dünya çapında bir Balıkesir markası oluşturmaktır. Burası bir gastronomi şehridir ve bunun hakkını sonuna kadar vermeliyiz. Şu anda Balıkesir’imizde büyük bir gastronomi festivali hazırlıklarımızı neredeyse bitirdik. Merkezimizde bunu hayata geçireceğiz. Sonrasında yine Ayvalık’ımızda gastronomi festivalimiz var, diğer ilçelerimizde var. Balıkesir’imizde de bunu uluslararası bir noktaya taşıyıp ürünlerimizi bütün Türkiye’ye, dünyaya tanıtmak gibi bir hedefimiz var. Ondan Yerel Market’imiz gerçekten Balıkesir’in bir markası olma yolunda hızla ilerleyecektir" diye konuştu. "Ondan Yerel Market, emeğin değer bulduğu bir yer olacak" Ondan Yerel Market’in, Balıkesir markasının önemli bir parçası olacağını dile getiren Akın, "Biz, burada sadece bir market açmıyoruz, emeğin değer bulduğu, üreticinin görünür olduğu bir dayanışma alanı kuruyoruz. Amacımız, yalnızca üretimi artırmak değil, üreticimizin emeğinin gerçek karşılığını almasını sağlamak. Ondan Yerel Market’imizde Balıkesirli üreticilerimizin alın teriyle raflara yerleştirilen ürünlerimiz var. Burada; Balıkesir Merkez ve tüm ilçelerimizdeki kooperatiflerimizi bir çatıda buluşturduk. Üretici kooperatiflerimizden temin edilen taze, doğal ve katkısız gıdalar hemşehrilerimizle buluşacak. Bu raflarda sadece ürünler de yok. Bu raflarda kadın emeği, kooperatif dayanışması ve ortak üretim kültürü var" şeklinde konuştu. Akın, krem balı tanıttı Ondan Yerel Marketler de kooperatif ürünlerinin dışında satılmasında sakınca olmayan, Türk Gıda Kodeksi’ne uygun coğrafi işaretli ürünlerin satışının da yapılacağı bilgisini veren Akın, "Marketlerimizde Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığımıza bağlı BAÇEM’imizin ürettiği ürünler de mevcuttur. BBB Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığının Gönen’den doğal bal kullanarak ürettiği krem bal da raflarda yerini aldı. Doğal balın kontrollü kristalizasyon yöntemiyle işlenmesi sonucu elde edilen, sürülebilir kıvama sahip özel bir bal olan krem balın üretim sürecinde herhangi bir katkı maddesi kullanılmazken; ürün tamamen yüzde 100 doğal bal niteliği taşıyor. Krem balı, Türkiye’de kurumsal olarak ürettik. Hem çocuklarımız için sağlıklı hem güvenli. Tamamen doğal. Hayırlı ve uğurlu olsun. Bu şehirde herkesin emeği değerlidir. Herkes bu hikâyenin parçasıdır. Hep birlikte çalışarak Balıkesir’imizi Türkiye’nin marka şehirlerinden biri yapacağız. Burası İzmir’le İstanbul arasında sıkışıp kalan bir şehir olmayacak. Hem yurt içinde hem de yurt dışında memleketimizi en güzel biçimde tanıtmaya devam edeceğiz. Ondan Yerel Market’imiz şehrimize ve hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 16:56 Zirai dondan zarar gören üreticilere fidan desteği Muğla Büyükşehir Belediyesi, Köyceğiz’de geçtiğimiz yıl yaşanan şiddetli don nedeniyle ağaçları zarar gören üreticilere destek olmak amacıyla fidan dağıtımı gerçekleştirdi. Çalışma kapsamında üreticilere bin 500 adet narenciye fidanı desteği sağlandı. Geçen yıl mart ayında etkili olan soğuk hava dalgası nedeniyle bölgede birçok üreticinin ağaçları zarar görmüş, tarımsal üretimde kayıplar yaşanmıştı. Muğla Büyükşehir Belediyesi, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla daha önce bitki besleme desteği ile zirai ilaç desteğinde bulunmuş ve Akdeniz sineği ile mücadele kapsamında kapan dağıtımı gerçekleştirmişti. Son olarak yapılan fidan desteği ile üreticilerin yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Köyceğiz Zaferler Mahallesi Muhtarı Sedat Ayhan, 2025 yılında yaşanan don olayının ürünlerde büyük hasara yol açtığını belirterek, "2025 yılında büyük don oldu. Dondan kısım kısım büyük hasarlar oldu. Bu hasarları kapatmak için çok değerli kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a buradan sonsuz teşekkürlerimi gönderiyorum. İlk anda zirai ilaç dağıttı. Yazın Akdeniz sineği için kapanlar dağıttı. Şimdi de eksikleri kapatmak için bize fidan gönderdi. Kendisine çok teşekkür ediyorum" dedi. Köyceğiz Döğüşbelen Mahallesi Muhtarı Selçuk Gökpınar ise geçen yıl mart ayında yaşanan soğuk hava akımının üreticileri mağdur ettiğini ifade ederek, "Geçen sene Mart ayında yaşanan soğuk hava akımından dolayı meydana gelen ağaçlarda kurumadan dolayı üreticimiz mağdur olmuştu. Bu mağduriyetin giderilmesinde faydası olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a, Tarımsal Daire Başkanlığına, bu fidanların dağıtımında yardımcı olan emekçi kardeşlerimize teşekkür ederiz. Üreticilerimiz adına ve köyüm adına" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, tarımsal üretimin Muğla için stratejik öneme sahip olduğunu ve üreticilere destek olmaya devam edeceklerini, geçen yıl yaşanan zirai don olayında üreticilerin mağduriyetini en aza indirmek için hızlı şekilde harekete geçtiklerini ve bitki besleme, zirai ilaç ve kapan desteklerinin ardından bugün fidan dağıtımıyla çiftçilerin yeniden üretime devam etmelerini sağladıklarını açıkladı.
TÜRMOB Başkanı Yıldız: "Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak"
13 Şubat 2026 Cuma - 14:03 TÜRMOB Başkanı Yıldız: "Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak" Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, "Kamu harcamalarında etkinlik ve şeffaflığın artırılması, vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır" dedi. TÜRMOB Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, gerçekleştirdiği basın toplantısıyla ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin, son dönemde enflasyonla mücadele, faizler, kamu mali dengeleri, kayıt dışı ekonomi ve istihdam piyasasındaki gelişmeler çerçevesinde önemli bir eşikten geçtiğini vurgulayan Yıldız, TÜRMOB olarak ekonomik politikaların şeffaf, öngörülebilir ve kurumsal yapıyı güçlendiren bir çerçevede yürütülmesinin mali müşavirlik ve denetim mesleği açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti. "Enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlanabilmesi için öngörülebilirliğin güçlendirilmesi kritik önemde" Son dönemde enflasyon oranlarında gözlenen seyrin fiyat istikrarının halen ekonomi politikalarının merkezinde yer aldığını gösterdiğini aktaran Yıldız, "Enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlanabilmesi için para politikası ile maliye politikasının uyumunun sürdürülmesi, kamuda sahici tasarruflara gidilmesi ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi kritik önemdedir. Enflasyonun düşeceğine ilişkin beklentilerin bozulması faizlerin indirilmesini de zorlaştırmaktadır" açıklamasında bulundu. "Milli gelire en büyük katkı hizmetler tarafından gelmektedir" Yıldız, milli gelirde kaydedilen büyüme oranlarının yanı sıra, büyümenin niteliği ve sürdürülebilirliğinin de yakından izlenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Milli gelire en büyük katkı hizmetler tarafından gelmektedir. Üretim tarafının katkısı nispeten azalmıştır. Tüketim ağırlıklı büyüme yapısının yerini; üretim, yatırım, verimlilik artışı ve ihracat odaklı bir yapıya bırakması, orta ve uzun vadede makroekonomik dengelerin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Katma değerli ürün ve hizmet üretmenin önemi çok daha belirgin hale gelmiştir. Büyümenin bu şekilde desteklenmesi, ekonomik dayanıklılığı artıracaktır. Büyümenin niteliği, vergi politikalarının oluşturulmasını da etkileyecektir" ifadelerine yer verdi. "Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak" Bütçe dengesinin sağlanması, ekonomik istikrarın temel unsurlarından biri olduğunun altını çizen Yıldız, "Bütçe gelir ve giderlerinin seyri, mali disiplinin korunması ve kaynakların etkin kullanımı açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Kamu harcamalarında etkinlik ve şeffaflığın artırılması, genel kabul görmüş bütçe ilkelerinin ve denetiminin etkin olarak hayata geçirilmesi, vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır. Vergi, ödenebilir olmaktan çıkıp, katlanılmayacak bir yüke dönüşmemelidir" şeklinde konuştu. "Türkiye’de kara paranın aklanması olaylarının, MASAK tarafından takibi sıkılaştırılmakta" Yıldız, Türkiye’de kayıt dışı ekonominin, vergi tabanını daraltan, sosyal güvenlik sistemini zayıflatan ve rekabet eşitliğini bozan yapısal bir sorun olarak önemini koruduğunu ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti: "TÜİK ve OECD verilerine göre son yıllarda Türkiye’de kayıt dışı istihdam oranında düşüş yaşansa da özellikle küçük ölçekli işletmeler, hizmet sektörü, tarım ve geçici çalışma alanlarında kayıt dışılık hala belirgin seviyededir. Kayıt dışı ekonomi; OECD ülkelerinde ortalama yüzde 15-20 civarında hesaplanırken, bu oranın Türkiye’de yüzde 25-30 civarında olduğu hesap ediliyor. Yüksek vergi ve prim yükleri, denetim kapasitesi, nakit ekonomisinin yaygınlığı, göç ve düşük vasıflı işgücü gibi faktörler kayıt dışılığı besleyen unsurlar arasında görünüyor. Ayrıca Türkiye’de kara paranın aklanması olayları, MASAK tarafından takibi sıkılaştırılmakta. Dijitalleşme, e-fatura/e-arşiv fatura uygulamaları, pos ve banka hareketlerinin izlenmesi gibi politikalar kayıt dışılığı azaltma yönünde ilerleme sağlasa da kalıcı çözüm için vergi sisteminin sadeleşmesi, işgücü maliyetlerinin dengelenmesi, kayıtlı olmayı teşvik eden mekanizmalar ve toplumsal vergi uyumunun artırılması kritik öneme sahip bulunmaktadır." "Türkiye’nin vergi reformuna ihtiyacı var" Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yıldız, Türkiye’de vergi sistemine ilişkin soruya, "Türkiye’de gerçekten vergi sistemi çok karmaşık hale geldi. Şöyle söyleyelim, ’bir şirket hangi vergi oranında, bir kurum hangi vergi oranında vergi ödeyecek’ diye sorsanız, eğer o şirket ihracatçıysa, aynı zamanda imalatçıysa, aynı zamanda teşvik belgeleri varsa inanın oranını söyleyemezsiniz. Yani bir saat çalışmanız lazım. Bu örnek bizde vergi sisteminin yamalı hale geldiğini gösteriyor. Bu taleplerimizi Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’a sunduk. Bu alanda bir vergi reformu çalışmasının, TÜRMOB tarafından yapılmasını destekleyeceklerini, bu yönde çalışma yapmamızın faydalı olacağını, vergi sistemin sadeleştirmesi yönde bir çalışma yapmamızda büyük fayda olacağını söylediler. Tabii bu reform lafı söylendikçe yıpranıyor ama Türkiye’nin de buna ihtiyacı olduğu bir gerçek" diye konuştu.
Ardahan’da hayvan hastalıkları ile mücadele toplantısı yapıldı
13 Şubat 2026 Cuma - 13:43 Ardahan’da hayvan hastalıkları ile mücadele toplantısı yapıldı Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli başkanlığında düzenlenen "2025-2026 Yılı Hayvancılık ve Hayvan Hastalıklarıyla Mücadele Değerlendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda, 2025 yılına ilişkin çalışmalar değerlendirilerek 2026 yılı planlama ve hedefleri ele alındı, buzağı ölümlerinin azaltılması ve hayvan hastalıklarıyla mücadelede daha etkin uygulamaların hayata geçirilmesine yönelik hususlar görüşüldü. Tarım ve Orman İl Müdür Vekili Harun Akıllı tarafından yapılan sunumda, hayvancılığın genel durumu ve üretim verileri, buzağı kayıpları ve mevcut durum tespiti, aşılama faaliyetleri, hayvancılık sektöründe karşılaşılan genel sorunlar, yürütülen projeler ile sondaj çalışmalarını kapsayan faaliyetler hakkında katılımcılara bilgi verildi. Toplantıya katılan STK ve kurum temsilcileri görüş ve önerilerini dile getirdi. Toplantı boyunca notlar alan Vali Mehmet Fatih Çiçekli, yaptığı konuşmada; "İlimiz açısından öncelikli konuların başında gelen hayvancılık alanında, geçtiğimiz dönem içerisinde yaşanan sorunları ve ihtiyaçları daha iyi anlamak, ortak akıl, fikir ve uygulama birliği içerisinde hareket etmek amacıyla bir araya geldik. Katılım sağlayan, destek veren, katkı sunan ve görüşlerini paylaşan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu toplantı, şahsım adına da ilimizi bu bakış açısıyla daha yakından ve detaylı tanımama vesile olmuştur. İnşallah hayırlı ve verimli bir sezon geçiririz." dedi. Toplantıya; Vali Mehmet Fatih Çiçekli, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Öztürk Emiroğlu, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Başkan Müşaviri Dr. Nebi Çelik, Ticaret Bakanlığı Uzman Müşavir Dr. Hayati Başaran, kurum müdürleri ve STK temsilcileri katıldı.
Turknet, ‘Türkiye’nin En Hızlı İnterneti’ seçildi
13 Şubat 2026 Cuma - 13:19 Turknet, ‘Türkiye’nin En Hızlı İnterneti’ seçildi Turknet, küresel ölçüm platformu Speedtest’in 2025 yılı son altı aylık Ookla Speedtest Intelligence verilerine göre, ‘Türkiye’nin En Hızlı İnterneti’ seçildi. Bağımsız internet performans ölçüm platformu Speedtest, Ookla Speedtest Intelligence verilerine dayanan 2025 yılı son altı aylık değerlendirme sonuçlarını açıkladı. Türkiye genelinde gerçek kullanıcılar tarafından gerçekleştirilen milyonlarca testin analiz edildiği sonuçlara göre Turknet, ‘Türkiye’nin En Hızlı İnterneti’ ödülünün sahibi oldu. Şirket, geçtiğimiz hafta ise ortalama indirme oranıyla 100 mbps sınırını aşarak Türkiye’de Steam Sabit İnternet İndirme Hızında liderliğini duyurmuştu. Gerçek kullanıcı deneyimi bağımsız ölçümlerle değerlendiriliyor Yapılan açıklamaya göre, Speedtest Awards kapsamında verilen ödül, teorik hız kriterleri yerine Türkiye’deki tüm internet servis sağlayıcılarını kapsayan, doğrudan kullanıcıların kendi bağlantıları üzerinden yaptığı gerçek zamanlı ölçümlere dayanıyor. Değerlendirme sürecinde; indirme ve yükleme hızlarının yanı sıra gecikme gibi kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen kritik metrikler, Ookla’nın küresel metodolojisiyle doğrultusunda analiz ediliyor. Sadece hız değil, uçtan uca yüksek performans Açıklamaya göre, şirketin elde ettiği bu başarı, hızı yalnızca yüksek Mbps değerleri olarak değil; kesintisiz, stabil ve uçtan uca yüksek performanslı bir dijital deneyim olarak ele alan teknoloji vizyonunun bir göstergesi. Şirketin hız liderliğinin arkasında, dünya standartlarında bağlantı teknolojilerini Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırma hedefi bulunuyor. Özellikle Gigafiber altyapısıyla 1.000 Mbps’ye varan eşit indirme ve yükleme (simetrik) hızları erişilebilir kılmayı amaçlayan şirket, altyapı yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Hızı sadece bir rakam değil; düşük gecikme süresi, yüksek bant genişliği ve stabil bağlantı ile uçtan uca bir deneyim olarak tanımlayan şirket, modern ağ mimarisi sayesinde kullanıcılarına dijital dünyada kesintisiz bir performans sunmaya odaklanıyor.
KTO Başkanı Öztürk: "Enflasyonla mücadeleye hep birlikte destek vermeliyiz"
13 Şubat 2026 Cuma - 13:18 KTO Başkanı Öztürk: "Enflasyonla mücadeleye hep birlikte destek vermeliyiz" Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, dezenflasyon sürecinin kesintisiz devam ettiğinin altını çizerek, enflasyona karşı el birliğiyle mücadele etmek gerektiğini söyledi. Konya Ticaret Odası (KTO)’da Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda 32. Metallerin İşlenmesi ile Kalıp İmalatı Meslek Komitesi İstişare Toplantısı yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. KTO Meclis Toplantı Salonu’nda, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk’ün başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda 32. Metallerin İşlenmesi ile Kalıp İmalatı Meslek Komitesi’ne bağlı KTO üyelerinin sorunları ve talepleri dinlendi, sektörün durumuyla ilgili istişarelerde bulunuldu. Konya Ticaret Odası’nın iş aleminin sorunlarının çözümü ve şehir ekonimisinin daha iyi noktalara taşınması konusunda istişareyle hareket ettiğini belirten Başkan Öztürk, bu çerçevede tüm sektörlerin temsilcileriyle bir araya gelmeye gayret gösterdiklerini söyledi. Meslek Komiteleri İstişare Toplantılarının bu anlamda oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Öztürk, "Bugünkü toplantımızın en önemli bölümü sizlerin görüş, öneri ve değerlendirmeleridir. Sektörünüzün karşılaştığı sorunları, beklentilerinizi ve çözüm önerilerinizi dinlemek; bizim için yol haritası niteliğindedir. Biz inanıyoruz ki; birlikte konuşur, birlikte düşünür ve birlikte hareket edersek, hem sektörümüz hem de şehrimiz için çok daha güçlü bir gelecek inşa ederiz" dedi. "Enflasyonla mücadeleye hepimizin destek vermesi gerekiyor" Başkan Öztürk, güncel ekonomik duruma ilişkin de bilgiler verdi. "Bugün geldiğimiz noktada küresel ekonomide dalgalanmalar devam ediyor" ifadelerini kullanan Başkan Öztürk, "Enflasyonla mücadele sürerken, para politikasındaki sıkı duruşun bir süre daha devam edeceği bir sürecin içerisindeyiz. Yüksek faiz oranlarının finansmana erişim maliyetlerini artırması, iş alemimiz açısından büyük sorun olarak hala önümüzde dursa da, faizlerde yaşanan indirimin 2026 yılında da devam etmesi ve enflasyondaki düşüşün belirginleşmesiyle yılın ikinci yarısından itibaren daha sağlıklı bir ekonomik ortama kavuşacağımızı düşünüyoruz. Dezenflasyon süreci kesintisiz devam ediyor. Yüksek enflasyon başta sabit gelirli vatandaşlarımız olmak üzere herkesi olumsuz etkileyen bir durum. Bu anlamda enflasyonla mücadeleye hepimizin destek vermesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Toplantılar sektörlere yön veriyor KTO 32. Metallerin İşlenmesi ile Kalıp İmalatı Meslek Komitesi Başkanı Muhsin Başarı da, Konya Ticaret Odası’nın meslek komiteleri ile yaptığı toplantıların büyük önem taşıdığını vurguladı. Gerçekleştirilen toplantıların sektörlere yön verdiğini belirten Başarı, "Odamız, yaptığı iştişare toplantıları ile sorunları dinliyor, taleplere kulak veriyor ve çözüm arıyor. Dolayısı ile bu toplantılardan dolayı KTO Başkanımıza ve Yönetim Kuruluna teşekkür ederiz. Bizler de komite olarak sektörümüzün sorunlarını çözmek amacıyla faaliyetlerimizi sürdürüyor. Bundan sonraki süreçte de el birliğiyle çalışmalarımıza devam edeceğiz" diye konuştu. Konuşmaların ardından KTO Üyelerine söz verilerek, sorun, görüş ve önerilerle ilgili istişarelerde bulunuldu.
Vodafone, 1 Nisan için geri sayıma başladı
13 Şubat 2026 Cuma - 12:59 Vodafone, 1 Nisan için geri sayıma başladı Dünyada birçok ülkede 5G hizmeti veren mobil operatör markası Vodafone’un bu hizmeti sunduğu toplam ülke sayısı Türkiye ile birlikte 23’e çıkacak. Şirket, ülke genelinde 5G farkındalığı oluşturmak ve müşterilerini 5G’ye hazırlamak amacıyla 5 Memnunbüs ile 81 ili gezecek. Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 1 Nisan’da başlayacak 5G hizmeti için hazırlıklarına aralıksız devam ediyor. Dünyada en fazla ülkede 5G hizmeti veren mobil operatör markalarından Vodafone’un bu hizmeti sunduğu toplam ülke sayısı Türkiye ile birlikte 23’e çıkacak. 1 Nisan itibarıyla 81 ilde 922 ilçenin ilk andan itibaren 5G’yi kullanabilmesini hedefleyen şirket, müşterilerini bu yeni teknolojiye hazırlamak ve 81 ilde 5G farkındalığı oluşturmak amacıyla 5 Memnunbüs ile 25 Mart’a kadar tüm Türkiye’yi gezecek. Özel donanımlı Memnunbüs araçlarında 5G sinyali için geri sayım yapılırken, 5G teknolojisi hakkında bilgi verilecek, 5G uyumlu telefon ve tarifelerde indirimler ve sürpriz hediyeler sunulacak. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy’un ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, şirketin 5G hazırlıkları ve 1 Nisan’a kadar yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verildi. Engin Aksoy, şunları söyledi: "Vodafone Grubu, 40 yıllık tecrübesiyle tüm dünyada yeni nesil genişbant teknolojilerin hayata geçmesinde önemli rol üstleniyor. Dünyada 5G’yi ilk deneyimleyen, ölçekleyen ve günlük hayata uyarlayan oyunculardan biriyiz. Bugün, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren mobil operatör markasıyız. 1 Nisan’da Türkiye ile birlikte toplam 23 ülkede 5G hizmeti veriyor olacağız. Dünyada 5 kıtada 5G deneyimine sahip ülkemizdeki tek operatör olarak bu teknolojiye dünden hazırız. 5G bizim için bir ‘ilk adım’ değil, globalde öğrendiğimizi, test ettiğimizi ve ölçeklediğimizi Türkiye’ye taşıdığımız ‘bir sonraki adım’ olacak. 1 Nisan itibarıyla 81 ilde 922 ilçede müşterilerimize en iyi 5G deneyimini sunacağız. Kapsama ve kullanıcı sayısı itibarıyla Vodafone’un dünyada yaptığı en büyük 5G lansmanı olacak. Güçlü bir 5G altyapısıyla, bu teknolojinin sağlayacağı gözle görülür hız ve kapasite artışını müşterilerimize yaşatacağız. 5G’ye sadece kendimizi hazırlamakla kalmıyor, bireysel ve kurumsal müşterilerimizin de bu teknolojiye hazır olmasına önem veriyoruz. Tüm Türkiye 5G’ye hazır olsun diye çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. 5G için geri sayıma çoktan başladık. Ülkece 5G farkını yaşayacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz." 81 ilde 5G tanıtımı Şirketin özel olarak donattığı toplam 5 Memnunbüs 81 ili gezmek üzere İstanbul’dan yola çıktı. Memnunbüs’lerin rotası tüm Türkiye’yi kapsayacak. Araçlarda 5G sinyali için geri sayım yapılırken, bilgilendirme masalarında ziyaretçilere 5G nedir, 5G’ye hazır olmak için neler yapılmalı gibi konularda bilgi verilecek; şirketin 5G’ye hazır tarifeleri ve Vodafone FLEX çatısı altında sunulan 5G telefon faydaları tanıtılacak.
Akbank’tan 600 milyon dolar tutarında tahvil ihracı
13 Şubat 2026 Cuma - 12:38 Akbank’tan 600 milyon dolar tutarında tahvil ihracı Akbank, 600 milyon dolar tutarında Basel-III uyumlu vadesiz ve 5,5 yıl sonra erken itfa opsiyonlu İlave Ana Sermaye Tahvil ihracını gerçekleştirdi. Banka tahvil ihracının rekor taleple tamamladığını duyurdu. Akbank, 600 milyon ABD doları tutarında Basel-III uyumlu vadesiz ve 5,5 yıl sonra erken itfa opsiyonlu İlave Ana Sermaye Tahvil (AT-1) ihracını gerçekleştirdi. Kupon oranı yüzde 7,95 olarak belirlenen işlem, kupon oranı yüzde 8 seviyesinin altına inen ilk Türk bankası AT-1 ihracı oldu. Akbank’ın Türkiye’de bir ilk özelliğini taşıyan 2024 tarihli ilk AT-1 ihracının ardından gelen bu ihraca yurt dışından yaklaşık 3.1 milyar ABD doları üzerinde tavan talep geldi. Fiyat revizyonları sonrasında 2.6 milyar ABD doları olan talep ile işlemde sonuç olarak 97 yurt dışı yerleşik yatırımcı yer aldı. Bu yatırımcıların yüzde 30.3’ü Birleşik Krallık, yüzde 29.1’i Amerika Birleşik Devletleri, yüzde 21.4’ü Avrupa, yüzde 14.3’ü Orta Doğu, yüzde 5’i ise Asya yerleşik. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "Başarılı eurobond ihracımızla Akbank’ın uluslararası piyasalardaki güçlü itibarının altını bir kez daha çizmiş olmaktan gurur duyuyoruz. Bankamızın güçlü sermayesi, sağlam bilançosu ve büyüme potansiyeli sayesinde ihracımızda uluslararası yatırım fonlarını ve özel bankaları da içeren 97 yatırımcı görev aldı. İlave ana sermaye tahvil ihracımıza 3.1 milyar ABD doları üzerinde tavan talep geldi. Bu ihraçla zaten güçlü olan sermaye yeterliliğimizi daha da pekiştirirken, Türk ekonomisine sağladığımız desteği artırmaya devam edeceğiz. İhracımıza gelen yüksek talep yatırımcıların Türk ekonomisine ve bankacılık sektörüne ilgisini ortaya koyuyor" dedi.
Fırat EDAŞ’tan okullarda enerji tasarrufu ve verimlilik eğitimi
13 Şubat 2026 Cuma - 12:30 Fırat EDAŞ’tan okullarda enerji tasarrufu ve verimlilik eğitimi Doğu Anadolu Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat EDAŞ, hizmet bölgesindeki illerde öğrenim gören yüzlerce öğrenciye yönelik enerji tasarrufu ve verimlilik eğitimleri düzenledi. Eğitim programı kapsamında ilkokul, ortaokul ve lise seviyesindeki öğrencilere enerjinin bilinçli kullanımı hakkında teknik bilgiler aktarıldı. Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), sürdürülebilir enerji yönetimi hedefleri doğrultusunda okullarda farkındalık eğitimleri gerçekleştirdi. Eğitimlerde, enerjinin üretim süreçleri, günlük hayatta uygulanabilecek tasarruf yöntemleri ve bilinçli tüketimin çevresel etkileri interaktif anlatımlarla ele alındı. Şirket tarafından yürütülen eğitim çalışmaları bölge genelinde belirlenen okullarda tamamlandı. Bu kapsamda, Elazığ’da Koç İlköğretim Okulu, Malatya’da Özal Ortaokulu ve deprem sonrası Kazancı Holding tarafından yapımı üstlenilen Ayşe Kazancı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Bingöl’de Alatepe İlköğretim Okulu, Tunceli’de ise Vali Mehmet Ali Türker İlkokulu bünyesinde farkındalık eğitimleri verildi. Özellikle deprem sonrası yeniden yapılandırılan bölgeleri de içerisine alan bu eğitimlerde, enerji verimliliğinin ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutları üzerinde duruldu. Yıl boyunca eğitimlerin devam edeceğini, eğitim programının içeriği ve hedefleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Fırat EDAŞ yetkilileri, enerji bilincine sahip nesiller yetiştirmenin uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerinin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Çocuklara ve gençlere yönelik yürüttüğü bu çalışmalarla; enerjinin verimli ve tasarruflu kullanımına ilişkin farkındalığın kalıcı hale gelmesini ve bu bilincin günlük yaşama yansımasını amaçladıklarını belirten Fırat EDAŞ, enerji dağıtım hizmetinin yanı sıra toplumsal sorumluluğunu da yerine getirerek bölgesel kalkınmaya katkı sunmayı sürdürüyor.
M1 Konya’daki festival, Sevgililer Günü’ne özel etkinliklerle devam ediyor
13 Şubat 2026 Cuma - 12:21 M1 Konya’daki festival, Sevgililer Günü’ne özel etkinliklerle devam ediyor M1 Konya AVM, 3 Şubat-1 Mart tarihleri arasında düzenlenen Hediyelik Eşya Festivali ile alışverişi atölye deneyimleri ve yapay zekâ destekli etkinliklerle buluşturuyor. Sevgililer Günü’ne özel çekiliş ve sürpriz hediyelerle zenginleşen festival, ziyaretçilere keyifli deneyimler sunuyor. Fiba Commercial Properties tarafından yönetilen M1 Konya Alışveriş Merkezi, 3 Şubat - 1 Mart tarihleri arasında düzenlenen Hediyelik Eşya Festivali ile ziyaretçilerine alışverişi deneyimle buluşturan renkli bir festival atmosferi sunuyor. Festival alanından alışveriş yapan ziyaretçiler, özel olarak kurgulanan atölye ve etkinliklerden faydalanabiliyor. Yapılan açıklamaya göre, her gün 12.00 - 21.00 saatleri arasında, günde 8 seans ve seans başı 16 kişi kapasitesiyle gerçekleştirilen atölyeler; ‘parçaları birleştir - boya - evine götür’ konseptiyle tasarlandı. Program kapsamında 14-15 Şubat’ta Çanta Yapım Atölyesi, 21-22 Şubat’ta Ramazan Davulcusu Yapım Atölyesi ve 28 Şubat - 1 Mart tarihlerinde Uçak Yapım Atölyesi ziyaretçilerle buluşacak. Festivalde teknoloji destekli deneyimler de yer alıyor. 13-15 Şubat tarihleri arasında çocuklara özel düzenlenecek yapay zeka photobooth etkinliğinde, ‘Büyüyünce ne olmak istersin?’ temasıyla oluşturulan özel görseller katılımcılara hatıra olarak sunulacak. 14 Şubat Sevgililer Günü’nde ise çiftlere özel yapay zeka photobooth deneyimi gerçekleştirilecek. Ayrıca Sevgililer Günü’ne özel düzenlenecek çekilişle ziyaretçilere özel hediyeler verilecek. Festival süresince her hafta sonu maskot ve yüz boyama aktiviteleriyle özellikle çocuklu ailelerin ziyaret deneyimi desteklenirken, tüm etkinliklerden festival alanından alışveriş yapan ziyaretçiler faydalanabiliyor.
TÜSEDAD: "Tereyağında ithalat iddialarının gerçeği yansıtmadığı açıktır"
13 Şubat 2026 Cuma - 12:16 TÜSEDAD: "Tereyağında ithalat iddialarının gerçeği yansıtmadığı açıktır" Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), tereyağı ithalatı konusunda Et ve Süt Kurumu üzerinde baskı oluşturulmaya çalışıldığı yönünde iddialar gündeme getirildiğini vurgulayarak, "Bu söylemler, sektörümüzde gereksiz bir tedirginliğe sebep olmakta ve piyasa istikrarını zedeleme riski taşımaktadır. Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıktır" ifadesini kullandı. TÜSEDAD’dan yapılan açıklamada, uzun süredir çiğ süt fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında seyretmesinin, üreticileri ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya bıraktığı, birçok işletmenin zarar etmesine, üretimden çekilmesine ve damızlık hayvan varlığının azalmasına neden olduğu belirtildi. Bu durumun, yalnızca sektör paydaşlarını değil, ülkenin hayvansal üretim sürdürülebilirliğini doğrudan etkilediği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bu olumsuz sürecin daha da derinleşmemesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından Et ve Süt Kurumu aracılığıyla yürütülen süt tozu regülasyonu uygulaması, üreticinin maliyet baskısı altında ezilmesini önlemeye yönelik stratejik bir müdahaledir. Regülasyon kapsamında üretilen süt tozlarının tamamı ihraç kaydıyla değerlendirilmekte olup iç piyasaya arz edilmesi söz konusu değildir. Öte yandan, tereyağı ithalatına ilişkin yetki Et ve Süt Kurumu’nda olup, piyasa regülasyon görevi gereği konuya ilişkin kararı veren yetkili mercidir. Verilen karar Tarım ve Orman Bakanlığı ilgili genel müdürlük ile istişare edilerek kesinleşmektedir." Bu düzenlemenin, piyasa istikrarının korunması ve üreticinin mağdur edilmemesi amacıyla tesis edilmiş bir kamu tasarrufu olduğu aktarılan açıklama, şöyle devam etti: "Uzun süredir tereyağı ithalatının kapalı tutulması ve ihracatın açık olması, iç piyasada üreticiyi ve çiğ süt fiyatlarını destekleyen önemli uygulamalardan biri olmuştur. Son dönemde yaşanan şap ve üç gün hastalığı nedeniyle süt arzında meydana gelen azalma, çiğ süt fiyatlarının sürdürülebilir seviyelere ulaşabileceğine dair beklenti oluşturmuş; üreticilerimizin üretime devam etme iradesini güçlendirmiştir. Ancak son günlerde; regülasyon kapsamında üretilen süt tozlarının iç piyasada satılacağı ve tereyağı ithalatı konusunda Et ve Süt Kurumu üzerinde baskı oluşturulmaya çalışıldığı yönünde iddialar gündeme getirilmektedir. Bu söylemler, sektörümüzde gereksiz bir tedirginlik yaratmakta ve piyasa istikrarını zedeleme riski taşımaktadır. Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıktır. Mevcut piyasa şartları dikkate alındığında, üreticiyi zayıflatacak herhangi bir uygulamanın hayata geçirilmesi kabul edilemez." Açıklamada, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekilerek, "Üreticilerimizin ve sanayicilerimizin, sektörel dengeyi bozmayı amaçlayan asılsız ve manipülatif söylemlere itibar etmemeleri gerektiğini önemle vurgularız." ifadesi kullanıldı.