EKONOMİ
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:54 Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı "bacasız fabrikaya" dönüştü Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:47 Çekirdek karpuzun hasadı başladı: 3 ayda hasat ediliyor, 1 ayda tükeniyor Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Karacaören’de yetiştirilen çekirdek karpuzunun hasadı başladı. Kumluca İlçesine bağlı Karacaören Mahallesinde dar bir alanda üretilen çekirdek karpuzda beklenen hasat başladı. Alakır Çayı havzasında dar bir alanda üretilen karpuzlar sabahın erken saatlerinde seralardan hasat ediliyor ve ilçe merkezinde satışa sunuluyor. Şubat ayında toprakla buluşan karpuz fidanları 3 ay içinde oluşup hasat edilecek hale geliyor. Çekirdek karpuz, kilosu 60 TL’den satılıyor. Yaklaşık 20 yıl önce mahallede ilk defa kış mevsiminde karpuz yetiştirmeyi deneyen Halil Çatal; "Bu çekirdek karpuzun rengi pembe, içi pamuk şekeri gibi ağızda eriyen bir çeşittir. Biraz kabuğu kalın olsa da bu karpuzun orijinali bu şekildedir. Bu her yerde olmaz. Bizim buraya has olduğu için Karacaören çekirdek karpuzu olarak Kumluca halkına sunmaktayız. 20 Mayısta başlar 20 Haziranda biter. Çok kısa bir periyodda bulunur. Ama tat ve şeker oranı yüksek olduğu için halkımızın tercih ettiği bir karpuzdur" dedi. "Dönümden 4 ton civarında karpuz hasat ediyoruz" Karpuzların sadece ilçe halkına yeterli olduğunu ve dışarıya satılmadığını belirten Çatal, "Kumluca halkına ancak yeter. Fazla bir rekolte yok. Dışarı satmıyoruz. Çünkü kendi ilçemiz e ancak yetiyor. Karacaören karpuzunu gören fiyatın bakmaz. Tadına bakar. Karacaören karpuzu olduğunu bilen de fiyat sormaz. 20 Şubat’ta dikiyoruz, 20 Mayıs’ta hasat ediyoruz. Dönümden 4 ton civarında karpuz hasat ediyoruz. Aşı karpuz olsa dönümden 8 ile 10 ton karpuz çıkar. Ama biz tatlı olsun az olsun diyoruz" dedi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:40 Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı sektör oldu Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. (MÇ-İK-
Bursa, Malezya’da güçlü tanıtım atağıyla öne çıkıyor
19 Eylül 2025 Cuma - 12:02 Bursa, Malezya’da güçlü tanıtım atağıyla öne çıkıyor Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği, Kestel Belediyesi ve Harmancık Belediyesi iş birliğiyle Bursa, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da düzenlenen MATTA Turizm Fuarı’nda güçlü bir tanıtım atağı gerçekleştirdi. THY Kuala Lumpur Ofisi ve Nilüfer Education katkılarıyla düzenlenen program kapsamında, Bursa heyeti 73 Malezyalı tur operatörü, medya temsilcisi ve seyahat influencerı ile bir araya gelerek şehrin eşsiz doğal güzelliklerini, tarihî zenginliklerini ve kırsal turizm imkanlarını tanıttı. Bursa, sahip olduğu turizm çeşitliliği ile Malezyalı turistler için Türkiye’nin en cazip destinasyonlarından biri olarak öne çıkarıldı. Bursa heyetinde Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz adına Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan ve Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol yer aldı. Hedef konaklama süresini 2,5 geceye çıkarmak Geçtiğimiz yıl Bursa’yı ziyaret eden Malezyalı turistlerin ortalama konaklama süresi 1,27 gece olarak kaydedildi. Yapılan tanıtım ve iş birliği çalışmalarıyla bu sürenin 2,5 gece üzerine çıkarılması, hem şehir merkezindeki hem de kırsal bölgelerdeki turizm alanlarına daha fazla turist çekilmesi hedefleniyor. Bursa ve Malezya’nın Johor Bahru kenti ile stratejik iş birliği Program kapsamında ayrıca Bursa ile Malezya’nın Singapur’a komşu kenti Johor Bahru arasında önemli görüşmeler gerçekleştirildi. Johor Bahru Belediye Başkanı Dato’ Haji Mohd Haffiz bin Haji Ahmad ve heyeti ile yapılan toplantıda, iki şehir arasında kültür ve turizm alanında iş birliği protokolü hazırlıkları başlatıldı. Ekim ayında imzalanması planlanan protokol; öğrenci değişim programları, tur operatörlerine yönelik tanıtım gezileri (fam trip), sosyal medya fenomenleri ve basın mensuplarına yönelik karşılıklı ziyaretler, kültürel projeler ve TV programı çekimlerini kapsıyor. Bu adımla Bursa, sadece Malezya pazarında değil, aynı zamanda Güneydoğu Asya bölgesinde de turizm diplomasisiyle konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. "Bursa, Malezya pazarında güçlü bir destinasyon olacak" Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği temsilcileri, gerçekleştirilen fuar ve iş birliği programlarının Bursa turizmine önemli katkılar sağlayacağını belirterek şunları ifade etti: "Bursa, sahip olduğu tarihî miras, doğal güzellikler ve zengin kültürel dokusuyla Malezyalı turistlerin ilgisini çeken en önemli şehirlerden biri haline geliyor. MATTA Fuarı’nda ve Johor Bahru ile geliştirdiğimiz işbirliği süreçlerinde attığımız adımlar, Malezyalı turistlerin Bursa’da daha uzun süre konaklamasına ve şehrimizin turizm gelirlerinin artmasına büyük katkı sağlayacaktır."
Hayvancılık destekleme miktarları artıyor
19 Eylül 2025 Cuma - 11:54 Hayvancılık destekleme miktarları artıyor Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, hayvancılık desteklemeleri çerçevesinde yapılan artışlarla birlikte yetiştiricilerin ne gibi imkanlardan faydalanabileceği konusunda bilgilendirici bir açıklama yaptı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayvancılık sektörüne yönelik desteklemelerde önemli artışlar yapıldı. 2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’de yayımlanarak 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe girdi. Hayvancılık desteklemeleri çerçevesinde gerçekleştirilen yeni düzenlemenin Eskişehirli yetiştiricileri yakından ilgilendirdiği belirtildi. "Büyükbaş hayvancılıkta buzağı desteği yüzde 40 artırılarak hayvan başına bin 400 TL olacak" İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yeni düzenlemeyle ilgili yapılan açıklamada, "Büyükbaş hayvancılıkta buzağı desteği yüzde 40 artırılarak hayvan başına bin 400 TL, malak desteği ise yüzde 180 yükseltilerek 2 bin 800 TL olacak. Küçükbaş hayvancılıkta kuzu/oğlak desteği yüzde 50 artırılarak hayvan başına 300 TL olarak belirlendi. Çoban desteği 150 baş üzerinden ilave 1,8 kat artışla 81 bin TL olarak ödenecek. Arıcılık desteği arılı kovan başına; üretici/yetiştirici örgütlerine üye üreticiler için 140 TL, üye olmayanlar için 100 TL olacak. İpek böceği desteği yüzde 10 artışla kilogram başına bin 100 TL, tiftik üretim desteği ise yüzde 100 artışla kilogram başına 160 TL olacak. Hayvan sağlığı desteği çerçevesinde ilk kez, hayvan tanımlama araçları ile bazı aşı bedelleri de destek kapsamına alındı. Bakanlıkça programlanan aşı uygulamaları sonrasında oluşan atıklar için büyükbaş ve küçükbaş hayvan sahiplerine verilen temel destekleme tutarı, geçen yıla göre yüzde 100 artırıldı. Su ürünleri yetiştiriciliği yapan işletmelere, ürettikleri türler ve üretim şekline göre yapılan temel destek oranları da yükseltildi. Su ürünleri desteğinde, üretici örgütlerinin etkinliğini artırmak amacıyla birlik ve tanıtım kesinti oranları yüzde 2’den yüzde 3’e çıkarıldı. Marmara Denizi’ne kıyısı olan 7 ilde, müsilajdan etkilenen balıkçı gemilerine, gemi başına ilave küçük ölçekli balıkçılık desteği verilecek. Hayvan gen kaynakları birim destek tutarlarında artışa gidildi, Ankara keçisine ilave destek verilmesi kararlaştırıldı. Bu yıl yeni uygulamaya başlanacak hayvan ve sürü sağlığı desteği kapsamında, hayvan tanımlama araçları ile bazı aşı bedelleri de destek kapsamına alındı" ifadeleri yer aldı.
Akbank ve GİB Entegrasyonu ile kredi değerlendirme süreçleri hızlanıyor
19 Eylül 2025 Cuma - 11:53 Akbank ve GİB Entegrasyonu ile kredi değerlendirme süreçleri hızlanıyor Akbank’ın Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ile hayata geçirdiği dijital entegrasyon sayesinde, tüzel müşterilerin kredi değerlendirme süreçlerinin hızlı, güvenli ve kolay şekilde gerçekleştirildiği belirtildi. Akbank, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ile gerçekleştirdiği dijital entegrasyon sayesinde tüzel müşterilerinin kredi değerlendirme süreçlerine hız ve kolaylık kattığını duyurdu. Bu yenilikçi adımla birlikte, kredi süreçlerinin en önemli aşamalarından biri olan mali veri temini artık dijital ortamda, KOBİ’lerin onayıyla otomatik olarak, güvenle gerçekleştirilecek. Yapılan açıklamaya göre, GİB ile kurulan web hizmeti aracılığıyla Akbanklıların bilanço ve gelir tabloları Akbank sistemine anında aktarılabiliyor. Böylece hem belgelerin fiziksel olarak temin edilmesi gerekliliği ortadan kalkıyor hem de değerlendirme süreçlerinde hız ve esneklik kazanılıyor. Zenginleşen veri tabanı sayesinde kredi değerlendirme süreçlerinin etkinliği artarken, daha sürdürülebilir ve verimli bir yapı oluşturuluyor. Banka, sunduğu bu yeni hizmetle hem mevcut hem de yeni tüzel müşterilerine kredi ve finansal işlemlerde yeni nesil bir deneyim sağlamayı hedefliyor. Akbank Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Banka olarak teknolojiyi müşterilerimizin büyüme yolculuklarına güç katan bir kaldıraç olarak görüyoruz. KOBİ’lerin rekabet güçlerini artıran ve işlerini geleceğe taşımalarına yardım eden çözümler geliştiriyoruz. Bu doğrultuda Gelir İdaresi Başkanlığı ile gerçekleştirdiğimiz entegrasyon, müşterilerimizi belge trafiğinin oluşturduğu zaman kaybından koruyor ve kredi süreçlerini çok daha hızlı, güvenli ve etkin hale getiriyor. İş birliği odaklı yaklaşımımız ve yenilikçi çözümlerimizle ekonomiye kalıcı değerler kazandırmaya devam edeceğiz."
İstanbul’dan Ordu’ya uzanan çiftçilik öyküsü başarıya dönüştü
19 Eylül 2025 Cuma - 11:46 İstanbul’dan Ordu’ya uzanan çiftçilik öyküsü başarıya dönüştü Yıllarca yaşadığı İstanbul’dan memleketine dönüş yaparak tarım ve hayvancılık ile uğraşmaya başlayan Ordu Mesudiyeli 36 yaşındaki Emrah Muammer Özer, Ordu Büyükşehir Belediyesinin tohum ve makine destekleri ile 200 dönüm atıl araziyi tarıma kazandırdı. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in çabası ve gayretiyle halkın hizmetine sunulan Tarım Makineleri Parkı’ndan üreticiler faydalanmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesinin sunduğu makineli tarım imkanından ve tohum desteklerinden yararlanan üreticiler hem daha fazla alanda üretim yapma imkânı buluyor hem de ekonomik kazançlarını arttırıyor. Tohum ve makine desteği genç çiftçiye can suyu oldu İstanbul’da otomotiv sektöründe çalışırken memleketi Ordu’ya dönme kararı alan 36 yaşındaki Emrah Muammer Özer de geçen yıl Mesudiye ilçesine bağlı Kale Mahallesi ve komşu mahallelerdeki âtıl arazileri ekmeye başladı. Özer, Ordu Büyükşehir Belediyesinin tarım makineleri parkından aldığı araçlar ve yine Büyükşehir Belediyesinden aldığı tohum destekleri ile 200 dönüm araziyi tarıma açtı. Siyez buğdayı ve arpa gibi ürünler başta olmak üzere 9 çeşit farklı tohum ekimi yapan Özer, yine Büyükşehir Belediyesinin tarım makineleri parkından aldığı makinelerle hasadını gerçekleştirdi. "Gelecek yıl hedefim 600 dönüm arazide üretim yapmak" Ordu Büyükşehir Belediyesinin destekleri ile üretime yönelen ve her geçen üretim alanlarını genişleten Özer, katkılarından dolayı Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler’e teşekkürlerini iletti. Verimli bir hasat sezonu geçirdiğini ve yeni yılda da Büyükşehir Belediyesinin destekleri ile üretim alanlarını 600 dönüme çıkarmak istediğini aktaran Özer, şöyle konuştu: "2024 yılında İstanbul’dan köyüme dönerek tarımsal faaliyetlere başladım. Ordu Büyükşehir Belediyemizin tohum ve makine ekipman destekleri ile 200 dönüm alanda üretim gerçekleştirdim. Şimdi ise hasadımızı gerçekleştiriyoruz. Verimli bir sezon geçirdik. Bu süreçte tohum desteği başta olmak üzere özellikle de Büyükşehrimizin tarım makineleri işlerimi çok kolaylaştırdı. Hem ekimde hem de hasat sezonunda bu makinelerden yararlandık. Bu destekler olduğu sürece gelecek yıl üretimimi 600 dönüm alana çıkarmak istiyorum. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımızın verdiği bu desteklerle birçok genç arkadaşımızda köyüne dönerek üretim yapmak istiyor. Biz de genç arkadaşlarımıza örnek olmaya çalışıyoruz. Bize bu imkanları sunan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Mehmet Hilmi Güler’e ve ekibine teşekkür ediyoruz."
ATO, İç Güvenlik Ekipmanları Fuarı’nda
19 Eylül 2025 Cuma - 11:40 ATO, İç Güvenlik Ekipmanları Fuarı’nda Ankara Ticaret Odası (ATO), ‘İç Güvenlik Ekipmanları Fuarı’na (İGEF 25) katıldı. ATO Başkan Yardımcısı Aktay açılışta yaptığı konuşmada, "Güvenlik ve savunma sanayiindeki teknolojik gelişmeler, ekonomik gelişmenin, kalkınmanın yolunu açıyor" dedi. ATO, bu yıl ikincisi düzenlenen ‘İç Güvenlik Ekipmanları Fuarı’nda stant açarak yer aldı. Fuarın açılış programına ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal ve ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay da katıldı. ATO’nun ICC Dünya Odalar Federasyonu’nun 14. Dünya Odalar Kongresi kapsamında düzenlediği ‘2025 Dünya Odalar Yarışması’nda ‘En İyi Oda İnovasyonu Projesi’ kategorisinde dünya birincisi olan yapay zekâ destekli sohbet robotu ’ATONET Akıllı Asistan’ fuar kapsamında tanıtıldı. ATO’nun fuardaki standını İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Aktaş da ziyaret etti. Bakan Yardımcısı Aktaş, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal ile ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay’dan proje hakkında bilgi aldı. Bakan Yardımcısı Aktaş ile birlikte fuar alanındaki diğer stantları ziyaret eden ATO heyeti, aralarında ATO üyelerinin de yer aldığı firmaların çalışmalarını yakından inceledi. "Güvenlik ve savunma sanayiindeki teknolojik gelişmeler, ekonomik gelişmenin, kalkınmanın yolunu açıyor" ATO Başkan Yardımcısı Aktay açılışta yaptığı konuşmada, güvenlik ve savunma sanayii alanındaki gelişmişlik düzeyinin ülkelerin iç ve dış güvenliği ile bölgesel istikrar, barış ve huzuru sağlamanın yanı sıra, ekonomik kalkınma açısından da önemine dikkat çekerek, şu ifadelere yer verdi: "Güvenlik ve savunma sanayiindeki teknolojik gelişmeler zamanla farklı sektörlere aktarılarak, ekonomik gelişmenin, kalkınmanın yolunu açıyor. Ülkemiz savunma sanayiinde 2002 yılını bir milat olarak kabul edebiliriz. O yıllarda savunma sanayimizde yerlilik oranı yüzde 20’ler düzeyindeydi. Bugün geldiğimiz noktada yerlilik oranı yüzde 80’leri aşıyor. Ankara gerek savunma, gerekse havacılık şirketleriyle öne çıkıyor. Şehrimizdeki savunma sanayii kuruluşları, dünyanın en büyük savunma sanayii kuruluşları listesine girmeyi başarıyor. Savunma sanayimiz ve güvenlik birimlerimizin kullandığı silah ve ekipmanlardaki yerli ve millilik oranındaki artış, sektördeki yerli firmalarımızın gücü bizleri gururlandırıyor." "Güvenlik sektörüne olan ilgi ülkemizin üretim gücünün açık bir göstergesi oldu" Aktay, İGEF 25’in iç huzuru, sınır içinde güvenliği korumayı sağlayacak ekipmanları tanıtırken aynı zamanda ekonomik ve sosyal gelişmeye de katkı sağladığını belirterek, "Fuarın savunma sanayiinin de başkenti Ankara’mızda yapılıyor olması ayrı bir anlam taşıyor. Geçtiğimiz yıl ilk kez kapılarını açan İGEF, güvenlik sektörüne olan ilginin ve ülkemizin bu alandaki üretim gücünün açık bir göstergesi oldu. Bu yıl 200’ün üzerinde yerli ve yabancı markanın katılımıyla sadece Türkiye’den değil, 40’a yakın ülkeden gelen alım heyetleri ve kamu temsilcileriyle birlikte fuar çok daha büyük bir çapa ulaştı" açıklamasında bulundu. "Bu fuar sadece bir ürün tanıtımı değil, güvenlik teknolojilerinde ortak akıl oluşturma zeminidir" İGEF 2025’in yerli üretimi destekleyen, Ar-Ge ve ihracata katkı sunan, uluslararası iş birliklerine zemin hazırlayan bir platform olduğunu kaydeden Aktay, "Bu fuar sadece bir ürün tanıtımı değil, aynı zamanda bilgi paylaşımı, vizyon geliştirme ve güvenlik teknolojilerinde ortak akıl oluşturma zeminidir. Ankara Ticaret Odası olarak önümüzdeki yıl da İGEF’in daha fazla katılımla gerçekleşmesi için yine her türlü desteği vereceğimizi ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
Garanti BBVA ve Huawei, akıllı saatlerde temassız ödeme kapsamını genişletiyor
19 Eylül 2025 Cuma - 11:09 Garanti BBVA ve Huawei, akıllı saatlerde temassız ödeme kapsamını genişletiyor Garanti Ödeme Sistemleri A.Ş. (GÖSAŞ), geçtiğimiz aylarda HUAWEI WATCH 5 ile duyurulan temassız ödeme deneyimini, şimdi Huawei’in diğer NFC destekli akıllı saatlerine de taşıyor. Garanti Ödeme Sistemleri A.Ş. (GÖSAŞ) ve Huawei Türkiye iş birliğiyle geliştirilen bu yenilik sayesinde BonusFlaş, geçtiğimiz aylarda HUAWEI WATCH 5’te temassız ödeme sunan ilk uygulamalardan olmuştu. Bugün ise BonusFlaş, Huawei’in NFC destekli diğer akıllı saat modellerinde de Garanti BBVA müşterilerine fiziki kart ya da cep telefonu taşımadan ödeme imkânı sağlıyor. Yapılan açıklamaya göre, BonusFlaş’ın teknolojik altyapısı sayesinde, Android destekli akıllı telefon kullanıcısı Garanti BBVA müşterileri artık NFC destekli Huawei akıllı saatlerin çoğu ile kasada kart ya da telefon arama derdine son veriyor. Yüksek güvenlik standartları ve pratik kullanımıyla öne çıkan uygulama, Huawei’nin zarif ve ileri teknoloji tasarımlarıyla birleşerek, temassız ödeme deneyimini bileklere taşıyor. "İnovasyonu müşterilerimizle birlikte büyütüyoruz" Garanti BBVA Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Kerem Orbay, iş birliğini şöyle değerlendirdi: "Temassız ödeme teknolojilerine yaptığımız yatırımlarla amacımız, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmek. Huawei ile geçtiğimiz aylarda duyurduğumuz iş birliğiyle ilk adımı atmıştık. Şimdi ise BonusFlaş’ı Huawei’in NFC destekli diğer saat modellerine de taşıyarak temassız ödeme deneyimini daha da yaygınlaştırıyoruz. Geleceğe yönelik iş birliğimizin devam edeceğini, yeni inovasyonları da müşterilerimizle buluşturmayı sürdüreceğimizi belirtmek isterim." Huawei Türkiye Tüketici Elektroniği Grubu CEO’su Wan Fei ise yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Giyilebilir teknolojilerin global lider markası olarak, tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de tüketicilerimizin son teknolojilerden faydalanması için iş birliklerimize yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Banka ile yaptığımız temassız ödeme iş birliği, bunun en güzel örneklerinden biri. Sadece yeni çıkacak HUAWEI WATCH GT 6 modelimiz için değil, hali hazırda satışı olan, belirli Huawei akıllı saatlerimiz için de geçerli olacak bu özellik ile, akıllı saat kullanıcılarının teknoloji deneyimini arttırmak, her zaman birinci önceliğimiz olacak. Sağlık ve spor alanında yoğun bir Ar-Ge çalışması yürütürken, bu tarz teknoloji entegrasyonlarını hiçbir zaman unutmuyoruz. Hedefimiz her zaman, tüketici ihtiyaçlarını anlayıp hem Türkiye’de hem de dünyada, tüketicilere hayatlarını kolaylaştıran son teknoloji ürünleri sunabilmek olacaktır. Bu iş birliğimiz için de emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum."
160 yıldır aynı tohumdan acı biber üretiyorlar
19 Eylül 2025 Cuma - 10:55 160 yıldır aynı tohumdan acı biber üretiyorlar Bilecik’in Çukurören köyüne özgü acı biberin üretimi yaklaşık 160 yıldır genetiği değiştirilmemiş aynı tohumlarla yapılırken, ’kırmızı altın’ diye adlandırılan biberin dizimine başlandı. Mübadele döneminde Yunanistan’dan Bilecik’e gelen göçmenlerin getirdiği tohumlarla 160 yılı aşkın üretimi yapılan acı biberde, hasat heyecanı yaşanıyor. Türk Patent ve Marka Kurumunca coğrafi işaret belgesiyle tescillenen kırmızıbiber köylüler tarafından toplandıktan sonra köylüler tarafından balkonlarda, çatılarda, ev duvarlarında kurutuluyor. Bunun yanı sıra cadde ve sokakları da süsleyen, kurutulduktan sonra makinelerle pul biber haline getirilen değerli ürün, başta Ankara, İstanbul, İzmir ve Eskişehir olmak üzere birçok ile satılıyor. "Bizden sonra bu işi yapacak yok ve artık köyümüzde de fazla insan kalmadı" Köyde kırmızıbiber üretimi yapan Müşerref Aydeniz, "Bu bizim ekmeğimiz, ata tohumumuz 160 senedir. Bizler hasadımızı yaptığımız biberlerimizde güzellerini ayırarak bir dahaki sene için kendimize tohum üretiyoruz. Mart ayında ekeriz, mayıs ve haziran ayında da aşılama yaparız. Eylül ve ekim ayında da topluyoruz. Bu bizim yıllardır geçim kaynağımız, çocuklarımız okuttuk, evlendirdik, torunlarımızın sünneti yaptık, onlar evlendirdik. Artık köyümüzde genç kalmadı, ben 60 yaşındayım en genç biziz. Bizden sonra bu işi yapacak yok ve artık köyümüzde de fazla insan kalmadı" dedi. Müşerref Aydeniz ayrıca hasat yaptıkları biberleri tek tek iplere dizerek güneşte kuruttuklarını, daha sonra toz haline getirerek tüccarlara sattıklarını söyledi. "Türkiye’nin her tarafına gönderiyoruz" Çukurören Köyü Muhtarı Muhittin Dündar ise köyün geçim kaynağı olan kırmızıbiber dizim işine başladıklarını anlatarak, "Biberlerimizi Mart ayında önce sıralar içinde çimlerini yetiştiriyoruz. Çimler yetiştikten sonra Nisan, Mayıs, Haziran aylarında bahçelerimizde aşılıyoruz. Görmüş olduğunuz gibi Eylül ayında biberlerimiz kızarıyor böyle kızardıktan sonra hasat ederek, eşlerimizle beraber bunları böyle diziyoruz. Bunun özelliği ata tohumu olması ve 160 yıldır aynı tohumdan üretilmesi. Havalar sıcak olduğu zaman bir ay içerisinde doğal bir şekilde kurur. Kuruduktan sonra pazara hazır şekilde olmuş oluyor. Makinelerimizde kıyıp pul biber haline getiriyoruz. Pazarlamasını da kendimiz yapıyoruz. Türkiye’nin her tarafına Bursa’ya, İstanbul’a, İzmir’e, Eskişehir’e her tarafa gönderiyoruz" dedi.