Son Dakika
|
ABD basını anlaşmayı duyurdu: Trump'ın onayı bekleniyor"
Mardin’de iki aile arasında silahlı kavga: 2 ölü, 7 yaralı
Antalya’da akran zorbalığı!
MHP Genel Başkanı Bahçeli’den CHP’ye kongre için ’9 Eylül’ önerisi
Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Büyük Çamlıca Camii'nde bayram mesajı!
Acemi kasaplar hastaneye koştu!
MHP lideri Bahçeli, Merhum Türkeş’in kabrini ziyaret etti
Artvin’de sağanak taşkınlara neden oldu
Demokrasi şehitleri mağdurları ilk kez Dolmabahçe’de
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Transparent Steel Church Revives Belgium’s Historic Herkenrode Abbey
SOLOTÜRK'ten İstanbul Boğazı’nda selamlama uçuşu
CHP’den 3 bayram sonra AK Parti’ye bayram ziyareti
Kesmek için büyükbaş hayvanı 6’ıncı kata çıkardı
ABD ordusu Doğu Pasifikte uyuşturucu taşıyan tekneyi vurdu: 2 ölü
İran’dan "kırmızı çizgi" açıklaması: "Geri adım atmayacağız"
Büyükçekmece'de bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel'in kabrinde hüzünlü bayram
Putin resmi ziyaret için Kazakistan’da
EKONOMİ
Kasaplarda kıyma çekme telaşı başladı
28 Mayıs 2026 Perşembe - 15:07:29
SAMSUN (İHA) – Kurban Bayramı’nın ikinci gününde kurbanlık telaşı yerini kıyma çektirme yoğunluğuna bıraktı. Samsun’da vatandaşlar, kestikleri kurban etlerini kıyma yaptırmak için kasapların önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Kent genelinde kasaplarda hareketlilik yaşanırken, vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren dükkanların önünde sıraya girdi. Kasaplar, artan yoğunluk nedeniyle gün boyu vatandaşlara et parçalama ve kıyma çekme hizmeti verdi. Samsun Kasaplar Odası’na kayıtlı işletmelerde kıymanın kilogramının 30 TL’den çekildiği öğrenilirken, bir kasaba günlük ortalama 500 ila 600 kişinin geldiği belirtildi. Samsun Kasaplar Odası Başkanı Ömür Şen, bayram dönemlerinde her yıl benzer yoğunluğun yaşandığını ifade ederek, "Her sene olduğu gibi bu sene de yoğunluk var. Bütün kasap esnaflarımızda yoğunluk var. İnsanlar kurbanlarını kesti, bizler de yardımcı oluyoruz. Etlerini parçalıyoruz, kıymalarını çekiyoruz" dedi. Sokakta yapılan kıyma çekimine dikkat çeken Şen, bunun halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirterek, "Rahatsız olduğumuz konu dışarıda sokağın ortasında kıyma çekilmesi. Sokağa makine koyup kıyma çekiyorlar. Bu konuda cezalar caydırıcı değil. İnsan sağlığıyla oynanmasın" ifadelerini kullandı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:54
Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı "bacasız fabrikaya" dönüştü
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:47
Çekirdek karpuzun hasadı başladı: 3 ayda hasat ediliyor, 1 ayda tükeniyor
Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Karacaören’de yetiştirilen çekirdek karpuzunun hasadı başladı. Kumluca İlçesine bağlı Karacaören Mahallesinde dar bir alanda üretilen çekirdek karpuzda beklenen hasat başladı. Alakır Çayı havzasında dar bir alanda üretilen karpuzlar sabahın erken saatlerinde seralardan hasat ediliyor ve ilçe merkezinde satışa sunuluyor. Şubat ayında toprakla buluşan karpuz fidanları 3 ay içinde oluşup hasat edilecek hale geliyor. Çekirdek karpuz, kilosu 60 TL’den satılıyor. Yaklaşık 20 yıl önce mahallede ilk defa kış mevsiminde karpuz yetiştirmeyi deneyen Halil Çatal; "Bu çekirdek karpuzun rengi pembe, içi pamuk şekeri gibi ağızda eriyen bir çeşittir. Biraz kabuğu kalın olsa da bu karpuzun orijinali bu şekildedir. Bu her yerde olmaz. Bizim buraya has olduğu için Karacaören çekirdek karpuzu olarak Kumluca halkına sunmaktayız. 20 Mayısta başlar 20 Haziranda biter. Çok kısa bir periyodda bulunur. Ama tat ve şeker oranı yüksek olduğu için halkımızın tercih ettiği bir karpuzdur" dedi. "Dönümden 4 ton civarında karpuz hasat ediyoruz" Karpuzların sadece ilçe halkına yeterli olduğunu ve dışarıya satılmadığını belirten Çatal, "Kumluca halkına ancak yeter. Fazla bir rekolte yok. Dışarı satmıyoruz. Çünkü kendi ilçemiz e ancak yetiyor. Karacaören karpuzunu gören fiyatın bakmaz. Tadına bakar. Karacaören karpuzu olduğunu bilen de fiyat sormaz. 20 Şubat’ta dikiyoruz, 20 Mayıs’ta hasat ediyoruz. Dönümden 4 ton civarında karpuz hasat ediyoruz. Aşı karpuz olsa dönümden 8 ile 10 ton karpuz çıkar. Ama biz tatlı olsun az olsun diyoruz" dedi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:40
Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı sektör oldu
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. (MÇ-İK-
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Mayıs 2026 Pazar- 10:55
Kurban Bayramı için tescilli tatlıların üretimi gece gündüz devam ediyor
2
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:17
Dangalak domatesin hasadı başladı
3
29 Kasım 2021 Pazartesi- 12:19
Kahta’daki fırıncılar düşük maliyetle un alabilecek
4
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 13:38
Sinop fuarlarına "Amazon" dokunuşu
5
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:27
Fethiye Ölüdeniz-Kayaköy yolları yenilendi
19 Eylül 2025 Cuma - 10:53
160 yıldır aynı tohumdan acı biberi üretiyorlar
Bilecik’in Çukurören köyüne özgü acı biberin üretimi yaklaşık 160 yıldır genetiği değiştirilmemiş aynı tohumlarla üretilirken, ’Kırmızı Altın’ diye adlandırılan biberin dizim işi başladı. Mübadele döneminde Yunanistan’dan Bilecik’e gelen göçmenlerin getirdiği tohumlarla 160 yılı aşkın üretimi yapılan acı biberde, hasat heyecanı yaşanıyor. Türk Patent ve Marka Kurumunca coğrafi işaret belgesiyle tescillenen kırmızıbiber köylüler tarafından toplandıktan sonra köylüler tarafından balkonlarda, çatılarda, ev duvarlarında kurutuluyor. Bunun yanı sıra cadde ve sokakları da süsleyen, kurutulduktan sonra makinelerle pul biber haline getirilen değerli ürün, başta Ankara, İstanbul, İzmir ve Eskişehir olmak üzere birçok ile satılıyor. "Bizden sonra bu işi yapacak yok ve artık köyümüzde de fazla insan kalmadı" Köyde kırmızıbiber üretimi yapan Müşerref Aydeniz, "Bu bizim ekmeğimiz, ata tohumumuz 160 senedir. Bizler hasadımızı yaptığımız biberlerimizde güzellerini ayırarak bir dahaki sene için kendimize tohum üretiyoruz. Mart ayında ekeriz, mayıs ve haziran ayında da aşılama yaparız. Eylül ve ekim ayında da topluyoruz. Bu bizim yıllardır geçim kaynağımız, çocuklarımız okuttuk, evlendirdik, torunlarımızın sünneti yaptık, onlar evlendirdik. Artık köyümüzde genç kalmadı, ben 60 yaşındayım en genç biziz. Bizden sonra bu işi yapacak yok ve artık köyümüzde de fazla insan kalmadı" dedi. Müşerref Aydeniz ayrıca hasat yaptıkları biberleri tek tek iplere dizerek güneşte kuruttuklarını, daha sonra toz haline getirerek tüccarlara sattıklarını söyledi. "Türkiye’nin her tarafına gönderiyoruz" Çukurören Köyü Muhtarı Muhittin Dündar ise, köyün geçim kaynağı olan kırmızıbiber dizim işine başladıklarını anlatarak, "Biberlerimizi Mart ayında önce sıralar içinde çimlerini yetiştiriyoruz. Çimler yetiştikten sonra Nisan, Mayıs, Haziran aylarında bahçelerimizde aşılıyoruz. Görmüş olduğunuz gibi Eylül ayında biberlerimiz kızarıyor böyle kızardıktan sonra hasat ederek, eşlerimizle beraber bunları böyle diziyoruz. Bunun özelliği ata tohumu olması ve 160 yıldır aynı tohumdan üretilmesi. Havalar sıcak olduğu zaman bir ay içerisinde doğal bir şekilde kurur. Kuruduktan sonra pazara hazır şekilde olmuş oluyor. Makinelerimizde kıyıp pul biber haline getiriyoruz. Pazarlamasını da kendimiz yapıyoruz. Türkiye’nin her tarafına Bursa’ya, İstanbul’a, İzmir’e, Eskişehir’e her tarafa gönderiyoruz" dedi.
19 Eylül 2025 Cuma - 10:41
Kızılbük Thermal Wellness Resort kapılarını açtı
Marmaris İçmeler'de bulunan ve yaklaşık 30 yıldır metruk halde olan turizm tesisi Kızılbük GYO yatırımıyla hayata geçirilerek Türk turizmine kazandırıldı. Turizm kompleksinin hizmete açılması ile birlikte Marmaris'te turizm sezonu sadece yaz dönemi değil artık dört mevsime yayıldı.
19 Eylül 2025 Cuma - 10:32
Başkan Günel "Birlikte güçlüyüz, turizmcilerimizin yanındayız"
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, turizmcilerle bir araya geldikleri toplantının ardından yaptığı açıklamada "Birlikte güçlüyüz, turizmcilerimizin yanındayız" dedi. Başkan Günel açıklamasında, "Turizm kentimizin en önemli kaynağı. 2025 sezonunu değerlendirmek ve 2026 yılına hazırlanmak için, Aydın Turist Rehberleri Odası, Kuşadası Ticaret Odası, esnaf ve otelciler birliği temsilcileriyle bir araya geldik. Hem geride bıraktığımız sezonu ele aldık hem de önümüzdeki sezonda Kuşadası turizmini daha da ileriye taşıyacak adımları konuştuk. 2026 sezonuna umutla bakıyoruz" şeklinde konuştu. Başkan Günel, sezonun devam eden canlılığına dikkat çekerek, "Şu an Kuşadası’nda sarı yaz dönemini son derece bereketli geçiriyoruz. Eylül ve ekim aylarını kapsayan bu özel süreçte otellerimizdeki doluluk oranı yüzde 80’lere ulaştı. Almanya ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinden gelen yabancı turistlerin yoğun ilgisiyle kentimiz yaz sezonunu aratmayan bir hareketlilik yaşıyor. Yerli misafirlerimizin de tatil için ilçemizi tercih etmeyi sürdürmesi bizleri ayrıca sevindiriyor" dedi. Kuşadası’nın yeni yatırımlarla gücünü artıracağını belirten Başkan Günel, "2026 yılında hizmete girecek 4 uluslararası marka zincir otel ile yaklaşık 3 bin nitelikli yatak kapasitesi kazanacağız. Alt ve üst yapı yatırımlarımız, çevre düzenlemelerimiz ve plajlarımızda yaptığımız iyileştirmelerle birlikte Kuşadası turizmde özlenen günlerine adım adım geri dönüyor" diye konuştu. 2025 yılının ilk 8 ayında 400 kruvaziyer gemisini ağırlayarak 679 bin yolcuyu misafir eden Kuşadası, sezon sonunda 1 milyon yolcu hedefiyle kruvaziyer turizminde rekor üstüne rekor kırıyor. Bu başarı, kentin Akdeniz’in yeniden parlayan yıldızı olduğunu bir kez daha gösteriyor. Başkan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Turizmcilerimizin yanındayız. Kuşadası’nı geleceğe taşımak için ortak akılla çalışmaya, birlikte üretmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki birlikte güçlüyüz. Kuşadası turizmdeki başarılarını sürdürecek ve çok daha parlak günlere kavuşacak"
19 Eylül 2025 Cuma - 10:27
Engebeli arazide tropikal meyve başarısı: 104 dönümlük serada 20’den fazla çeşit meyve yetiştiriliyor
Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Güney Mahallesi’nde 104 dönümlük engebeli arazi üzerinde kurulu seralarda tropikal meyve üretiliyor. Muzdan avokadoya, mangodan papayaya kadar birçok tropikal meyve, zorlu coğrafi ve iklim durumlarına rağmen başarıyla yetiştiriliyor. Bu seralarda genellikle Afrika bölgesinde yetişen kahve ve kakao ağaçları da ekilerek, farklı meyveler elde edilmeye çalışılıyor. Akdeniz Bölgesi’nin en önemli tropikal meyve üreticiliğinin yapıldığı yerlerden Alanya’da zorlu engebeli arazilerde üretilen meyveler tüketicilerin sofraları ile buluşuyor. Alanya’nın Güney Mahallesi’nde 104 dönüm engebeli arazide kurulan devasa seralarda üretilen meyveler hem yurt pazarında hem ise ihracatta önemli rol alıyor. Engebeli araziler seraya dönüştürüldü Bölgenin doğal yapısı itibarıyla düz tarım arazilerinin kısıtlı olduğu Güney Mahallesi’nde yıllar önce başlatılan arazi ıslah ve düzenleme çalışmaları ile tarıma elverişli hale getirilen 104 dönümlük alan, bugün modern seralara ev sahipliği yapıyor. Yer yer eğimli araziler üzerinde maksimum alan kullanımı sağlayan seralarda kullanılan sistemler, hem üretim verimliliğini artırıyor hem de iklim şartlarına karşı bitkilerin direncini yükseltiyor. Sıcaklıklar 46 dereceye ulaşıyor Gün içerisinde seraların iç sıcaklığının 46 dereceyi bulduğu görülürken, bu zorlu iklim şartlarına rağmen tropikal ürünler başarıyla yetiştiriliyor. Özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklık nedeniyle üreticilerin çalışma saatleri sabah erken saatlere ve akşam serinliğine göre ayarlanıyor. Üreticiler, bitkilerin sıcak havadan etkilenmemesi için sulama ve gölgelendirme sistemlerini titizlikle kullanıyor. Organik gübre ve doğal sulama sistemi kullanılıyor Serada yetiştirilen tüm ürünlerde organik gübreleme yöntemleri tercih ediliyor. Kimyasal kullanmadan gerçekleştirilen bu üretim modeli, hem çevreyi koruyor hem de ürünlerin kalitesini artırıyor. Ayrıca serada ihtiyaç duyulan sulama, bölgeye özgü bir yöntemle sağlanıyor. Yer altı suları özel havuzlarda depolanarak filtreleniyor ve damla sulama sistemi ile meyvelere ulaştırılıyor. Bu sayede hem su israfı önleniyor hem de her bitkiye ihtiyacı kadar su verilerek verimlilik artırılıyor. Enerji güneşten sağlanıyor Seranın elektrik ihtiyacı ise tamamen güneş panellerinden karşılanıyor. Seranın kenarlarına kurulan geniş güneş enerji sistemi sayesinde hem elektrik tasarrufu sağlanıyor hem de fazla üretilen enerji devlete satılarak gelir elde ediliyor. Hem iç piyasaya hem ihracata Yetiştirilen tropikal meyveler, hasat sonrası hem iç piyasada tüketiciyle buluşuyor hem de yurt dışına ihraç ediliyor. Özellikle muz ve avokadonun yurt dışı talebi artarken, papaya ve mango gibi daha özel ürünler ise butik pazarlara gönderiliyor. Bu sayede hem bölge üreticisi kazanıyor hem de Türkiye ekonomisine katkı sağlanıyor. Alanya’nın tropikal tarımda önemli bir merkez haline geldiğini belirten üreticiler, son yıllarda iklim değişikliği ile birlikte bu tür ürünlere olan ilginin arttığını ifade ediyor. Seracılıkta kullanılan modern teknikler ve doğal üretim yöntemleri sayesinde ürünlerin kalitesinin her yıl daha da arttığı belirtiliyor. Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı ve aynı zamanda Güney Mahallesi’ndeki 104 dönümlük seraların işletme sahibi olan Ali Hüddoğl, "Benim bahçemde 20’den fazla çeşit var. Bölgemizde 40’tan fazla tropikal meyve üreticiliği var. Üreticilerimiz ürettiği ürünlerden memnun. Bizler bu işi aşk ile yapıyoruz. Atamızdan gelen bu çiftçiliği yerine yetirmeye çalışıyoruz. Bizim ek işimiz değil, tek işimiz tropikal meyve üretmek. İthal gelen tropikal meyvelerde zorlandığımız dönemler oluyor. Yetkililerden yerel üreticileri ve yerli üretimi desteklemelerini istiyoruz. Hasat döneminde yurt dışından gelen meyvelere gümrük vergisi ve ek kısıtlama getirilmesini talep ediyoruz. Bahçemizden papayanını 70 lira, muzun 50 lira, avokadonun kilogramını 150 lira, ejder meyvesinin kilogramını ise 200 liradan gönderiyoruz’’ dedi.
19 Eylül 2025 Cuma - 10:25
Net UYP açığı 343,9 milyar dolar oldu
Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) Temmuz ayı itibarıyla eksi 343,9 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Temmuz ayı Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu Temmuz ayı itibarıyla eksi 343,9 milyar ABD doları oldu. Temmuz ayı itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki ay sonuna göre yüzde 4,2 oranında artışla 378,4 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise yüzde3,4 oranında artışla 722,3 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Rezerv varlıklar 19,3 milyar ABD doları artarak 169.2 milyar ABD doları ile tarihsel olarak en yüksek değere ulaştı. Varlık kalemleri bir önceki ay sonuna göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde1,1 oranında artarak 70,6 milyar ABD doları ve diğer yatırımlar kalemi ise yüzde3,6 oranında azalarak 134,3 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankaların yabancı para efektif ve mevduat varlıkları yüzde 13,2 oranında azalarak 40,9 milyar ABD doları oldu. Yükümlülükler altındaki portföy yatırımları alt kalemlerinden Genel Hükümet’in yurt dışı tahvil yükümlülükleri yüzde 6,3 oranında artarak 44,4 milyar ABD doları oldu. Yükümlülükler alt kalemleri bir önceki aya göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi, BIST 100 endeksindeki artışın etkisiyle, yüzde 6,0 oranında artışla 220,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Portföy yatırımları kalemi yüzde 7,8 oranında artarak 125,8 milyar ABD doları ve diğer yatırımlar kalemi yüzde 0,7 oranında artarak 375,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti.
19 Eylül 2025 Cuma - 10:21
Engebeli arazide tropikal meyve başarısı: 104 dönümlük serada 20’den fazla çeşit meyve yetiştiriliyor
Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Güney Mahallesi’nde, 104 dönümlük engebeli arazi üzerinde kurulu seralarda tropikal meyve üretimi tüm hızıyla devam ediyor. Muzdan avokadoya, mangodan papayaya kadar birçok tropikal meyve, zorlu coğrafi ve iklim durumlarına rağmen başarıyla yetiştiriliyor. Bu seralarda genellikle Afrika bölgesinde yetişen kahve ve kakao ağaçları da ekilerek farklı meyveler elde edilmeye çalışılıyor. Akdeniz bölgesinin en önemli tropikal meyve üreticiliğinin yapıldığı yerlerden Alanya’da zorlu engebeli arazilerde üretilen meyveler tüketicilerin sofraları ile buluşuyor. Alanya’nın Güney mahallesinde 104 dönüm engebeli arazide kurulan devasa seralarda üretilen meyveler hem yurt pazarında hem ise ihracatta önemli rol alıyor. Engebeli araziler seraya dönüştürüldü Bölgenin doğal yapısı itibarıyla düz tarım arazilerinin kısıtlı olduğu Güney Mahallesi’nde, yıllar önce başlatılan arazi ıslah ve düzenleme çalışmaları ile tarıma elverişli hale getirilen 104 dönümlük alan, bugün modern seralara ev sahipliği yapıyor. Engebeli arazilerin üzerine özel olarak inşa edilen bu seralar, yer yer eğimli araziler üzerine kurularak maksimum alan kullanımı sağlıyor. Seralarda kullanılan sistemler, hem üretim verimliliğini artırıyor hem de iklim şartlarına karşı bitkilerin direncini yükseltiyor. Sıcaklıklar 46 dereceye ulaşıyor Gün içerisinde seraların iç sıcaklığının 46 dereceyi bulduğu görülürken, bu zorlu iklim şartlarına rağmen tropikal ürünler başarıyla yetiştiriliyor. Özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklık nedeniyle üreticilerin çalışma saatleri sabah erken saatlere ve akşam serinliğine göre ayarlanıyor. Üreticiler, bitkilerin sıcak hava stresinden etkilenmemesi için sulama ve gölgelendirme sistemlerini titizlikle kullanıyor. Organik gübre ve doğal sulama sistemi kullanılıyor Serada yetiştirilen tüm ürünlerde organik gübreleme yöntemleri tercih ediliyor. Kimyasal kullanmadan gerçekleştirilen bu üretim modeli, hem çevreyi koruyor hem de ürünlerin kalitesini artırıyor. Ayrıca serada ihtiyaç duyulan sulama, bölgeye özgü bir yöntemle sağlanıyor. Yer altı suları özel havuzlarda depolanarak filtreleniyor ve damla sulama sistemi ile meyvelere ulaştırılıyor. Bu sayede hem su israfı önleniyor hem de her bitkiye ihtiyacı kadar su verilerek verimlilik artırılıyor. Enerji güneşten, katkı ekonomiye Güney mahallesindeki 104 dönüm arazinin üzerine kurulan seranın elektrik ihtiyacı ise tamamen güneş panellerinden karşılanıyor. Seranın kenarlarına kurulan geniş güneş enerji sistemi sayesinde hem elektrik tasarrufu sağlanıyor hem de fazla üretilen enerji devlete satılarak gelir elde ediliyor. Hem iç piyasaya hem ihracata Yetiştirilen tropikal meyveler, hasat sonrası hem iç piyasada tüketiciyle buluşuyor hem de yurt dışına ihraç ediliyor. Özellikle muz ve avokadonun yurt dışı talebi artarken, papaya ve mango gibi daha özel ürünler ise butik pazarlara gönderiliyor. Bu sayede hem bölge üreticisi kazanıyor hem de Türkiye ekonomisine katkı sağlanıyor. Alanya’nın tropikal tarımda önemli bir merkez haline geldiğini belirten üreticiler, son yıllarda iklim değişikliği ile birlikte bu tür ürünlere olan ilginin arttığını ifade ediyor. Seracılıkta kullanılan modern teknikler ve doğal üretim yöntemleri sayesinde ürünlerin kalitesinin her yıl daha da arttığı belirtiliyor. Alanya tropikal meyve üreticileri birliği başkanı ve aynı zamanda Güney mahallesinde bulunan 104 dönüm seraların işletme sahibi olan Ali Hüddoğlu ‘’ Benim bahçemde 20’den fazla çeşit var. Bölgemizde 40’tan fazla tropikal meyve üreticiliği var. Üreticilerimiz ürettiği ürünlerden memnun. Bizler bu işi aşk ile yapıyoruz. Atamızdan gelen bu çiftçiliği yerine yetirmeye çalışıyoruz. Bizim ek işimiz değil tek işimiz tropikal meyve üretmek. İthal gelen tropikal meyvelerde zorlandığımız dönemler oluyor. Yetkililerden yerel üreticileri ve yerli üretimi desteklemelerini istiyoruz. Hasat döneminde yurt dışından gelen meyvelere gümrük vergisi ve ek kısıtlama getirilmesini talep ediyoruz. Bahçemizden papaya 70 lira, muz 50 lira, avokadonun kilogramı 150 lira, ejder meyvesinin kilogramı ise 200 liradan gönderiyoruz’’ dedi.
19 Eylül 2025 Cuma - 10:19
Gaziantep’te salça çekim işletmelerinden randevulu hizmet
Gaziantep’in geleneksel lezzetlerinden biber salçasının yapım telaşı başladı. Biber çekimi yapan ustalar, yaşanan yoğunluk nedeniyle randevu usulü çalışıyor. Gastronomi kenti Gaziantep’te sonbahar mevsimiyle birlikte biber salçası çekimi yapan işletmeler yoğun mesai harcıyor. İşletmeler, yaşanan yoğunluk nedeniyle randevu usulü çalışıyor. Ustalar biber çekimini belirledikleri gün ve saatte hazırladıktan sonra müşterilere teslim ediyor. İşletmelerde yoğun mesai dönemi Kentte kış hazırlıklarıyla birlikte salça üreticileri de acı ve tatlı biber salçası üretimi için hazırlıklarını tamamladı. Biber hasadı sonrası kentteki işletmelerin yolunu tutan vatandaşların salça ihtiyacını karşılamak için işletmeler yoğun mesai harcıyor. Yemeklerde kullanılan salça, büyük bir titizlikle hazırlanıyor. Çekilen biberler güneşte kurutuluyor Biber çekimi yapan işletmeler, acı ve tatlı biberleri makinelerde çeşitli işlemlerden geçirdikten sonra salçaya dönüştürüyor. İşletmelerde hazırlanan salça, daha sonra kıvamını bulması ve kırmızılaşması için güneşte kurutuluyor. Yaklaşık 10 gün güneşte bekletilen salça, bidonlara konularak sahiplerine teslim ediliyor. Günlük 30 ton biber çekimi yapılıyor İşletmeler çekimle birlikte biberin kilogramını ise 19 TL’den satıyor. 24 saat boyunca mesai yapan işletmelerde günlük 30 ton biber çekimi yapılıyor. Hazır salçalara güvenmeyip ev ekonomisine katkı sunmak isteyen vatandaşlar ise kent merkezindeki biber satıcılarına akın etti. Pazardan çuvallarla salçalık biber satın alan vatandaşlar bin bir emek ve zahmetle biberleri eliyle temizliyor. Evlerin teras katları kırmızıya büründü Vatandaşlar kırmızı acı ve tatlı biberleri, ev veya bahçelerinde uzun ve zahmetli sürecin ardından salçaya dönüştürüyor. Salça sezonu nedeniyle kent genelindeki evlerin teras katları ve damlar kırmızıya büründü. Salça işletmecisi Mehmet Kaya, kentte yetişen biberlerin tarlalardan veya hal pazarından getirilerek kadınlar tarafından temizlendiğini ve makinelerden geçirildikten sonra güneşte biber salçasına dönüştüğünü söyledi. Salça sezonunun başladığını belirten Kaya, vatandaşların satın aldıkları acı ve tatlı biberleri kendilerine getirdiğini ve makine sistemiyle salça yaparak teslim ettiklerini ifade etti. "Bütün yemeklerimizde salça kullanıyoruz" Biberleri hijyenik bir ortamda salçaya dönüştürdüklerini belirten Kaya, "Her yıl sonbahar mevsiminde salça yapımına başlarız. Gaziantep gastronomi şehri olduğu için bütün yemeklerimizde salça kullanıyoruz. Sonbahar mevsiminde ev hanımları bize biberlerini getirir veya bizden biber alırlar, biz de çekimini yapıp kendilerine teslim ederiz. En küçük çekirdek aile 100 kilo, daha büyük aileler ise 300 kiloya kadar biber alıyor. Bizden alınan veya bize getirilen biberleri hijyenik bir ortamda çekip veriyoruz. Ev hanımları çekilen biberleri daha sonra eve götürüp damlarda güneşin altında kurutup yemeklerine koyuyor" dedi. "Randevulu hizmet veriyoruz" Sezonun yoğun geçtiğini ve günde yaklaşık 30 ton civarında biber çekimi yaptıklarını bildiren Kaya, "Bu yoğunluğumuz kasım ayına kadar devam ediyor. Yoğunluk nedeniyle daha çok randevu usulü ile çalışıyoruz. Vatandaşımızın mağdur olmasını istemiyoruz. Vatandaşlarımız bizi telefonla arıyor, bizde biber çekimi için gün ve saatini belirliyoruz. Vatandaşlarımıza belirlenen gün ve saatte salçasını teslim ediyoruz" diye konuştu. "Gaziantepliler salçayı çok tüketiyor" Salçanın Gaziantep’in vazgeçilmez ürünleri arasında yer aldığını ve hemen hemen tüm yemeklerde de salça kullandıklarını belirten vatandaşlardan Evin ise "Salça dönemi işletmelere gidiyoruz. Aldığımız biberleri çektirip evimizin damına getiriyoruz ve damda güneşin altına seriyoruz. Bir hafta boyunca da güneşin altında bekletiyoruz. Tuzunu atıyoruz, domates salçasını katıyoruz ve kuruduktan sonra da bidonlara doldurup kış için hazırlıyoruz" şeklinde konuştu.
19 Eylül 2025 Cuma - 10:09
Beşeri sermaye endeksi 2023 yılında 0,690 oldu
Beşeri sermaye endeksi, 2021 yılında 0,693 iken 2022 yılında 2021’e göre yüzde 0,5 artarak 0,696 oldu. 2023 yılında 2022’ye göre yüzde 0,9 azalarak 0,690 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2021-2023 İl Seviyesinde Beşeri Sermaye Endeksi verilerini paylaştı. Buna göre, beşeri sermaye endeksi, 2021 yılında 0,693 iken 2022 yılında 2021’e göre yüzde 0,5 artarak 0,696 oldu. 2023 yılında 2022’ye göre yüzde 0,9 azalarak 0,690 oldu. Endeksin alt bileşenleri olan hayatta kalma 2023 yılında 2022’ye göre yüzde 0,3 azalarak 0,985 olurken, sağlık 2023 yılında 2022’ye göre yüzde 0,2 artarak 0,966, eğitim ise 2023 yılında 2022’ye göre yüzde 0,8 azalarak 0,725 oldu. AB ortalama endeks değerinin Türkiye’den yüksek olduğu görüldü Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin 2020 yılında endeks değerinin ortalaması 0,730 oldu. AB-27 içinde endeks değeri en yüksek olan ülkelerin sırasıyla, 0,796 ile Finlandiya, 0,795 ile İsveç ve 0,793 ile İrlanda olduğu görüldü. Endeks değerinin en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla 0,584 ile Romanya, 0,614 ile Bulgaristan ve 0,665 ile Slovakya oldu. Beşeri sermaye endeksinin en yüksek olduğu il Çanakkale oldu 2023 yılında il seviyesinde en yüksek beşeri sermaye endeksine sahip il, 0,781 ile Çanakkale oldu. Bu ili, 0,761 ile Antalya, 0,756 ile Erzincan, 0,755 ile Eskişehir ve 0,749 ile Rize izledi. Beşeri sermaye endeksi en düşük olan il 0,599 ile Şırnak olurken, bu ili sırasıyla Ağrı, Şanlıurfa, Gümüşhane ve Muş izledi. Beşeri sermaye endeksinin en çok arttığı il Çanakkale oldu Beşeri sermaye endeksinin 2021-2023 yılları arasında en çok artış gösterdiği ilk beş il sırasıyla 0,026 puan ile Çanakkale, 0,022 puan ile Uşak ve 0,017 puan ile aynı değer artışına sahip Siirt, Antalya, Erzincan oldu. Aynı dönemde, beşeri sermaye endeksinin düşüş gösterdiği iller sırasıyla 0,066 puan azalış ile Hatay, 0,059 puan azalış ile Adıyaman, 0,048 puan azalış ile Kahramanmaraş, 0,024 puan azalış ile Manisa ve 0,022 puan azalış ile Malatya oldu.
19 Eylül 2025 Cuma - 09:59
DenizBank 270 milyon dolarlık yeşil tahvil ihracı gerçekleştirdi
DenizBank, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Uluslararası Finans Kurumu ve Proparco iş birliğiyle, Türkiye’de üç uluslararası finans kuruluşunun ortak katılımıyla gerçekleştirilen yeşil tahvil ihracı kapsamında, 270 milyon dolar kaynak sağladı. DenizBank, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ve Proparco iş birliğiyle, Türkiye’de üç uluslararası finans kuruluşunun ortak katılımıyla gerçekleştirilen yeşil tahvil ihracı kapsamında, 270 milyon dolar kaynak sağladı. 5 yıl vadeli tahvil, bankanın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi doğrultusunda; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, yeşil bina yatırımları, emisyon azaltımı, su ve atık yönetimi ile sürdürülebilir ulaşım projelerinin finansmanında kullanılacak. DenizBank Hazine, Finansal Kurumlar ve Yatırım Grubu Genel Müdür Yardımcısı Bora Böcügöz, uzun yıllardır çalışmakta oldukları EBRD, IFC ve Proparco ile Türkiye’nin karbonsuzlaşma sürecine katkı sağlamak üzere yapılan yeni iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde, "Aşırı hava olayları, gıda güvenliği tehditleri, su kıtlığı ve biyoçeşitlilik kaybı, yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal açıdan da önemli riskler oluşturuyor. Bu tablo karşısında finans sektörüne düşen sorumluluk ise her zamankinden daha fazla. Banka olarak ekonomik kalkınma ve çevresel sürdürülebilirliği bir arada destekleyen finansal çözümler üretmeyi önceliğimiz haline getirdik. Yeşil tahvil ihracımızla, 270 milyon dolarlık kaynağı, iklim değişikliğinden kaynaklı risklerin azaltılmasına hizmet eden projelere uzun vadeli finansman desteği olarak aktaracağız. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirliği finansal ürün ve hizmetlerimize daha fazla entegre ederek, çevre, toplum ve gelecek için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. IFC Türkiye ve Orta Asya Direktörü Wiebke Schloemer, konuyla ilgili değerlendirmesinde, "DenizBank’ın yeşil tahviline yaptığımız yatırım, Türkiye’de sürdürülebilir finansman ekosisteminin gelişimi açısından son derece önemli. Yatırımın yönlendirildiği işletmelerde iklim direncinin artırılmasının yanı sıra, yeni iş ve istihdam alanları oluşturularak ekonomik büyüme de destekleniyor. IFC olarak, çevre odaklı hedeflerimizi, istihdam ve kalkınma hedefleriyle bütün halinde ele alıyor; Türkiye’nin yeşil ekonomiye geçiş sürecine katkı sunmaya yönelik yatırımlarımızı kararlılıkla devam ettiriyoruz" dedi. EBRD Türkiye Başkan Yardımcısı Oksana Yavorskaya, konuyla ilgili değerlendirmesinde, "EBRD olarak, sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu finansman araçları için kaynak ayırmaya büyük önem veriyoruz. 270 milyon dolarlık yeşil tahvil ihracı da, söz konusu yaklaşımımızın güçlü bir örneğini oluşturuyor. Bankanın Türkiye’de düşük karbon ekonomisine geçiş sürecini hızlandırmaya yönelik çalışmalarının paydaşı olmaktan memnuniyet duyuyoruz" dedi. Proparco Finansman Direktörü Emmanuelle Riedel Drouin, konuyla ilgili değerlendirmesinde, "Proparco’nun Türkiye’de gerçekleştirdiği ilk yeşil tahvil ihracında, güven duyduğumuz paydaşlarımız EBRD ve IFC ile birlikte DenizBank’ın yanında olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu işlem, gezegenimizi koruma konusundaki güçlü taahhüdümüzün bir göstergesi olarak bizim için önem arz ediyor. Aynı zamanda, Türkiye’de yeşil tahvil piyasasının gelişimi, iklim dostu yatırımların ölçeğinin genişletilmesi ve bakanın sürdürülebilirliği merkeze alan çalışmalarını ileri taşımasında da itici güç olacağına inanıyoruz" dedi.
19 Eylül 2025 Cuma - 09:44
Yerli çeliğe güçlü destek
Ticaret Bakanlığı tarafından Dahilde İşleme Rejimi’ne (DİR) yönelik yapılan yeni düzenlemeyle, Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) süreleri kısaltılırken, ihracatta kullanılacak ürünlerin üretiminde en az yüzde 25 oranında yurt içi tedarik şartı getirildi. OYAK Genel Müdürü ve Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, getirilen yeni düzenlemenin yerli çeliğe olan talebi destekleyici nitelikte olduğunu ve çelik sektöründe yerli üreticilerin kapasite kullanımlarına olumlu yönde etki edeceğini ifade etti. Dahilde İşleme Rejimi’ne yönelik yapılan yeni düzenlemeyle birlikte, dahilde işleme süreleri kısaltılırken, ihracatta kullanılacak ürünlerin üretiminde en az yüzde 25 yurt içi temin şartı getirildi. Yeni düzenleme, Türkiye’nin artan üretim kapasitesi ve çeşitlenen çelik kaliteleri dikkate alındığında ihracatçı firmalar için herhangi bir engel teşkil etmezken, yerli üretime olan talebi artıracak. Son yıllarda yerli çelik üreticilerinin büyük yatırımlar gerçekleştirdiği Türkiye, gerek çelik üretim miktarı gerekse çelik kalite çeşitliliği açısından kendi kendine yeten konumunu sürdürüyor. Yerli üretimin korunmasına yönelik Ticaret Bakanlığı’nın uygulamaya aldığı düzenlemeyi sektörün geleceği için olumlu bir adım olarak değerlendiren OYAK Genel Müdürü ve Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, şunları kaydetti: "Türk sanayisinin geleceği yerli üretim kapasitesini güçlendirmekten geçiyor. Grup şirketlerimizle birlikte ülkemiz sanayisine yön veren yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ticaret Bakanlığımızın yürürlüğe aldığı bu yeni düzenleme ile birlikte, çelik sektöründe hem iç piyasanın dengesi korunacak hem de ülkemizin ürettiği katma değer içeride kalacak. Bu sayede, stratejik sektörlerimizin başında gelen ve birçok sektörün temel taşı olan çelik sektörünün geleceği güvence altına alınacak." Haksız rekabete karşı yerli üreticilerin desteklenmesinin hem çelik hem de ilgili diğer sektörler açısından önemli olduğunu vurgulayan Yalçıntaş, "Ticaret Bakanlığımızın uygulamaya aldığı bu düzenlemenin, ithalat kaynaklı döviz çıkışı ile ihracat kaynaklı döviz girişi arasında geçecek sürenin kısalmasıyla dış ticaret dengesine de olumlu etkisi olacak. Yeni düzenleme, yerli üreticiyi destekleyecek ve adil olmayan rekabet şartlarının önüne geçecek. Yerli çeliğe olan talebin artmasıyla birlikte kapasite kullanım oranlarımız yükselecek, yatırımların önü açılacak ve en önemlisi Türk sanayisi güç kazanacak" diye konuştu.
19 Eylül 2025 Cuma - 09:38
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 41,3870 liradan, euro ise 48,7610 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarışı’da 41,3850 liradan alınan dolar 41,3870 liradan, 48,7590 liradan alınan euro ise 48,7610 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 41,31 liradan, euro ise 48,76 liradan satılmıştı.
19 Eylül 2025 Cuma - 09:24
Beta Enerji, 130 milyon dolarlık yeni kampüsünün ilk etabını devreye aldı
Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, Adana’da Avrupa’nın tek çatı altında en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden olan 130 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiği kampüsünün ilk etabını devreye aldı. Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, yatırımla 420 milyon dolar ciro, 240 milyon dolar da ihracat hedeflediklerini açıkladı. Türkiye’nin en önemli transformatör üreticilerinden Beta Enerji, Avrupa’nın tek çatı altında en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden biri olan ’Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nün ilk etabını devreye aldı. Şirket, transformatör sektöründeki küresel talep artışını öngörerek 2022 yılında temellerini attığı kampüs ile üretim kapasitesini ve ihracat ağını hızla büyütmeyi hedefliyor. "Transformatöre olan ihtiyaç artırıyor" Yatırıma ilişkin Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Dağsuyu, "Yeşil ve dijital dönüşüm, elektrikli araçların yaşama entegrasyonu, kentleşme ve enerjiye hiç ulaşamayan bölgelerdeki yatırımlar ve eskiyen altyapıların yenilenmesi transformatöre olan ihtiyacı artırıyor. Bu ihtiyaca cevap vermek için 2022 yılında yatırımına başladığımız Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nün ilk etabını devreye aldık. Yeni kampüsümüzde Nisan 2025 itibarıyla güç transformatörleri, beton köşk ve yüksek gerilim anahtarlama sistemleri üretimine başladık. 2026 yılı sonuna kadar dağıtım transformatörleri üretimini de yeni yatırımımıza taşımayı hedefliyoruz" dedi. "İhracatta 5 yıllık hedef 130 ülkeye ulaşmak" Enerjinin AVM’si olma vizyonuyla hareket ettiklerini vurgulayan Dağsuyu, yeni kampüsle beraber müşterilerin ihtiyaç duyduğu tüm ürünleri tek bir merkezden temin edebileceği kompleks bir yapı sunduklarına dikkat çekerek, şunları söyledi: "Yaklaşık yarım asırdır, uluslararası standartlara uygun yüksek kalitede transformatörler üretiyoruz. Halihazırda ürettiğimiz ürünlerin yanında yüksek gerilim (YG) anahtarlama ürünleri ve çok yüksek güçlerde özel güç transformatörleri gibi yeni ürün kategorilerine yatırım yaparak ürün portföyümüzü genişlettik. Kampüsümüzün 2026 sonunda tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte dağıtım transformatörlerinde en az 3 kat, güç transformatörlerinde ise en az 25 kat üretim artışı hedefliyoruz. Bu üretim kapasitesiyle birlikte, ihracat yapılan ülke sayısını kısa vadede 100, beş yıl içinde ise 130’a çıkarmayı amaçlıyoruz. Finansal hedeflerimiz de bu yatırımla birlikte büyüyor. Tesisimiz tam kapasiteye ulaştıktan sonra 420 milyon dolar ciro, 240 milyon dolar ihracat hedefimiz var. Özellikle Avrupa ve Amerika kıtası, Türk cumhuriyetleri ve Afrika kıtası öncelikli pazarlarımız arasında yer alıyor. Ayrıca bu kampüsle toplam istihdam sayımız tam kapasite ile yaklaşık bin 200 kişiye ulaşacak." "Teknolojik dönüşüm ve sürdürülebliir üretim" Yeni kampüs yatırımının yalnızca üretim değil, teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilirlik vizyonuyla da şekillendirildiğine vurgu yapan Dağsuyu, "Endüstri 4.0 teknolojileriyle donatılan kampüsümüzde otomasyon sistemleri, IoT entegrasyonu, yapay zeka destekli kamera ve sensör sistemleri, büyük veri analitiği gibi çözümlerle üretim süreçlerini yöneteceğiz. RFID sistemleriyle mamül stok, demirbaş ve personel takibi süreçlerini de dijital ortamda sürdüreceğiz. Ayrıca hem operasyonel verimliliği artırmayı hem de karbonsuz bir üretim modeline geçmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. "2030’da yüzde 30 emisyon azaltım hedefi" 2030’da yüzde 30 emisyon azaltım hedefi ve sürdürülebilirlik ile çalışan memnuniyetini de ön planda tuttuklarını ifade eden Dağsuyu, "Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nü LEED sertifikasyon kriterlerine uygun olarak çevreye duyarlı bir yapıda hayata geçirdik. Mevcut fabrikada çatıya kurulu GES ile elektrik ihtiyacının yüzde 80’ini karşılarken, yeni kampüsün çatısına kurulacak 8 MW’lık güneş enerji sistemiyle, tesisin tüm enerji ihtiyacını yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı planlanıyoruz. 2030 hedeflerimiz arasında karbon emisyonlarını yüzde 30 azaltmak, ambalaj malzemelerinin yüzde 100 geri dönüştürülebilir olmasını sağlamak, su tüketimini 2025-2030 arasında yüzde 20 azaltmak yer alıyor" diye konuştu. "20 bin metrekare sosyal alan" Kampüse 20 bin metrekarelik sosyal alan inşa ettiklerini de anlatan Dağsuyu, "İnsan kaynağımızı verimli kullanarak, çalışanlarımızın mutluluğunu ve gelişimini ön planda tutan bir bakış açısını benimsiyoruz. Kampüsümüzü 115 bin metrekarelik dev bir alan üzerine kurduk, bunun yaklaşık 80 bin metrekaresi kapalı alan. Yüksekliği 30 metreyi buluyor. 20 bin metrekare sosyal alanıyla, sadece üretim değil, çalışanlarımız ve paydaşlarımız için de bir yaşam alanı sunuyoruz. Bu alanla sadece çalışmak değil, yaşamak da mümkün olacak. Sosyal alanımızı konaklama tesisinden, eğitim merkezine, spor tesislerinden etkinlik alanlarına, kafeteryadan dinlenme mekanlarına kadar çeşitli birimlerden oluşturduk" diyerek sözlerini tamamladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder