Son Dakika
|
Antalya’da akran zorbalığı!
MHP Genel Başkanı Bahçeli’den CHP’ye kongre için ’9 Eylül’ önerisi
Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Büyük Çamlıca Camii'nde bayram mesajı!
Acemi kasaplar hastaneye koştu!
MHP lideri Bahçeli, Merhum Türkeş’in kabrini ziyaret etti
Artvin’de sağanak taşkınlara neden oldu
Demokrasi şehitleri mağdurları ilk kez Dolmabahçe’de
Arafat'ta 2 milyon Müslüman hacı oldu
Sele kapılan amca ve yeğenin son görüntüleri ortaya çıktı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Transparent Steel Church Revives Belgium’s Historic Herkenrode Abbey
CHP’den 3 bayram sonra AK Parti’ye bayram ziyareti
Kesmek için büyükbaş hayvanı 6’ıncı kata çıkardı
ABD ordusu Doğu Pasifikte uyuşturucu taşıyan tekneyi vurdu: 2 ölü
İran’dan "kırmızı çizgi" açıklaması: "Geri adım atmayacağız"
Büyükçekmece'de bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel'in kabrinde hüzünlü bayram
Putin resmi ziyaret için Kazakistan’da
New York’ta binlerce Müslüman bayram namazında buluştu
EKONOMİ
Kasaplarda kıyma çekme telaşı başladı
28 Mayıs 2026 Perşembe - 15:07:29
SAMSUN (İHA) – Kurban Bayramı’nın ikinci gününde kurbanlık telaşı yerini kıyma çektirme yoğunluğuna bıraktı. Samsun’da vatandaşlar, kestikleri kurban etlerini kıyma yaptırmak için kasapların önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Kent genelinde kasaplarda hareketlilik yaşanırken, vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren dükkanların önünde sıraya girdi. Kasaplar, artan yoğunluk nedeniyle gün boyu vatandaşlara et parçalama ve kıyma çekme hizmeti verdi. Samsun Kasaplar Odası’na kayıtlı işletmelerde kıymanın kilogramının 30 TL’den çekildiği öğrenilirken, bir kasaba günlük ortalama 500 ila 600 kişinin geldiği belirtildi. Samsun Kasaplar Odası Başkanı Ömür Şen, bayram dönemlerinde her yıl benzer yoğunluğun yaşandığını ifade ederek, "Her sene olduğu gibi bu sene de yoğunluk var. Bütün kasap esnaflarımızda yoğunluk var. İnsanlar kurbanlarını kesti, bizler de yardımcı oluyoruz. Etlerini parçalıyoruz, kıymalarını çekiyoruz" dedi. Sokakta yapılan kıyma çekimine dikkat çeken Şen, bunun halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirterek, "Rahatsız olduğumuz konu dışarıda sokağın ortasında kıyma çekilmesi. Sokağa makine koyup kıyma çekiyorlar. Bu konuda cezalar caydırıcı değil. İnsan sağlığıyla oynanmasın" ifadelerini kullandı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:54
Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı "bacasız fabrikaya" dönüştü
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:47
Çekirdek karpuzun hasadı başladı: 3 ayda hasat ediliyor, 1 ayda tükeniyor
Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Karacaören’de yetiştirilen çekirdek karpuzunun hasadı başladı. Kumluca İlçesine bağlı Karacaören Mahallesinde dar bir alanda üretilen çekirdek karpuzda beklenen hasat başladı. Alakır Çayı havzasında dar bir alanda üretilen karpuzlar sabahın erken saatlerinde seralardan hasat ediliyor ve ilçe merkezinde satışa sunuluyor. Şubat ayında toprakla buluşan karpuz fidanları 3 ay içinde oluşup hasat edilecek hale geliyor. Çekirdek karpuz, kilosu 60 TL’den satılıyor. Yaklaşık 20 yıl önce mahallede ilk defa kış mevsiminde karpuz yetiştirmeyi deneyen Halil Çatal; "Bu çekirdek karpuzun rengi pembe, içi pamuk şekeri gibi ağızda eriyen bir çeşittir. Biraz kabuğu kalın olsa da bu karpuzun orijinali bu şekildedir. Bu her yerde olmaz. Bizim buraya has olduğu için Karacaören çekirdek karpuzu olarak Kumluca halkına sunmaktayız. 20 Mayısta başlar 20 Haziranda biter. Çok kısa bir periyodda bulunur. Ama tat ve şeker oranı yüksek olduğu için halkımızın tercih ettiği bir karpuzdur" dedi. "Dönümden 4 ton civarında karpuz hasat ediyoruz" Karpuzların sadece ilçe halkına yeterli olduğunu ve dışarıya satılmadığını belirten Çatal, "Kumluca halkına ancak yeter. Fazla bir rekolte yok. Dışarı satmıyoruz. Çünkü kendi ilçemiz e ancak yetiyor. Karacaören karpuzunu gören fiyatın bakmaz. Tadına bakar. Karacaören karpuzu olduğunu bilen de fiyat sormaz. 20 Şubat’ta dikiyoruz, 20 Mayıs’ta hasat ediyoruz. Dönümden 4 ton civarında karpuz hasat ediyoruz. Aşı karpuz olsa dönümden 8 ile 10 ton karpuz çıkar. Ama biz tatlı olsun az olsun diyoruz" dedi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:40
Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı sektör oldu
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. (MÇ-İK-
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Mayıs 2026 Pazar- 10:55
Kurban Bayramı için tescilli tatlıların üretimi gece gündüz devam ediyor
2
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:17
Dangalak domatesin hasadı başladı
3
29 Kasım 2021 Pazartesi- 12:19
Kahta’daki fırıncılar düşük maliyetle un alabilecek
4
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:27
Fethiye Ölüdeniz-Kayaköy yolları yenilendi
5
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 13:38
Sinop fuarlarına "Amazon" dokunuşu
20 Eylül 2025 Cumartesi - 10:11
Tarım işçilerinden ’Yevmiye’ eylemi: Budama işçisi 2500 TL alıyor, tarım işçisi de en az 1500 almalı
Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’da aracılar ve tarım işçileri bin liralık yevmiyeyi az bulduklarını belirterek eylem yaptı. Günlük bin 500 TL talep eden işçiler, yevmiyelerin artmadığı takdirde, tarla ve bahçelere gitmeyeceklerini söyledi. Türkiye narenciye üretiminin 3’te 1’ini tek başına karşılayan Adana’da limon hasadı başladı. 1 ay içerisinde mandalina, portakal ve greyfurt hasadının da başlaması beklenirken geçtiğimiz Ocak ayında Adana, Mersin ve Hatay’da 2025 yılının tarım işçisi yevmiyeleri aracı payı dahil bin TL olarak belirlendi. İşçiler, aldıkları yevmiyeden yüzde 10’unu aracılara verince ellerine 900 TL kaldı. Fiyat düşük eylemi İşçiler ve aracılar, Doğankent Mahallesi’nde toplanıp fiyatların düşük kaldığını öne sürerek eylem yaptı. Bu sırada konuşan Çukurova Tarım Aracıları Dernek Başkanı Mehmet Celal Şenateş, "Şuanda işçilerin eline 900 TL kalıyor. Bu 900 TL içerisinde işçinin yemeği, giydiği kıyafet ve yediği yemek kendisine ait. Herhangi bir primi, sigortası maalesef yok. 1 ay içerisinde toplam 14-15 gün işe gidiyoruz ve bu işçileri kurtarmıyor. Bizler bin 600 TL yevmiye istiyoruz" dedi. "İşçi bulamıyoruz" Yakıcı güneş altında günde 8-10 saat çalıştıklarını ifade eden Şenateş, "Narenciye bahçeleri bu sene yandı biz yine tarlalarda, bahçelerdeydik. Domates ve narenciye hasadı olarak 650 milyon ton hasat yapılıyor. Bütün işçiliği Çukurova’nın tarım işçileri yapıyor. Şuan ki fiyat çok düşük kaldı. Fındık toplayan işçi bin 400- bin 500 TL alıyor. Çay toplayan işçi 3 bin TL alıyor. İşçiler, işe çıkmayacaklarını söylüyor ve biz işçi bulamıyoruz" diye konuştu. "İşçiler İç Anadolu bölgesine veya Karadeniz bölgesine gitti" Ceyhan’dan eyleme katılan Gülçin Hanter ise, "En azından bin 500 lira ücret talep ediyoruz. Bu şartlarda işçi bulamıyoruz. İşçiler şuanda İç Anadolu bölgesine veya Karadeniz bölgesine gitti. Oralarda daha yüksek para kazanıyorlar" şeklinde konuştu. Tarım işçisi Aydın İzol ise yevmiyesine zam yapılmadığı takdirde işe çıkmayacağını söyledi. İzol, "Antalya’dan yeni geldim ve orada budama işçisinin yevmiyesi 2 bin 500 lira, narenciye işçisinin yevmiyesi bin 500 lira. Bizim burada da en az bin 500 lira olmalı. Bu parayı almazsam işe çıkmayacağım" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından grup, alkışlarla dağıldı.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 09:33
Kar suyuyla sulanan, beyaz fasulyede hasat zamanı
Adana’nın Feke ilçesinde bin 300 rakımda kar suyuyla sulanarak yetiştirilen beyaz fasulyede hasat başladı. Türkiye’nin tarımda önemli üretim merkezlerinden Adana’da birçok ürün yetiştiriliyor. Tufanbeyli ve Feke ilçelerinde ise fasulye de ekilerek özenle yetiştiriliyor. Feke ilçesinde bağlı Gedikli Mahallesi’nde ise üreticiler yüksek rakımlı bölgelerde fasulyeleri kar suyuyla büyütüyor. Yetişen fasulye bu dönemde hasat ediliyor. İlçede birçok üreticinin bahçelerinde ekimini yaptığı beyaz fasulye hasadın ardından eleme işlemlerinden geçirilerek tüketiciye gönderiliyor. Yüksek rakımlı verimli topraklarında yetişen fasulyenin, lezzetiyle fark oluşturduğunu belirten üreticiler, bu yıl ürünün kilosunun 100 ile 125 TL arasında satıldığını söyledi. "Verim geçen yıllara göre daha iyi" 10 dönüm alanda üretim yapan İbrahim Gün, "Bu yılki hasat başladı. Bin 300 rakımda yetişiyor ve yemeklerde içine et koymadan kısa sürede pişmesiyle lezzetiyle iddialıyız. Bu yıl verim geçen yıllara göre daha iyi. Burada fasulyeyi şinik ile satarız. Şinik 8 kilo gelir, şu an 800 ile bin TL arasında alıcı buluyor" dedi. Bölgede Tufanbeyli’nin fasulyesinin de ünlü olduğunu aktaran Gün," Feke Gedikli beyaz fasulyesini yemeden kimse fasulye yedim demesin. Kar suları ile sulanan fasulyemizin tadı bambaşkadır" şeklinde konuştu.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 09:18
Sivas’ta ağustos ayında bin 56 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ağustos ayına ilişkin konut satış istatistiklerini paylaştı. Verilere göre 2024’ün ağustos ayında 811 konut satılan Sivas’ta bu yılın aynı ayında bin 56 konut satıldı. Bin 56 konutun 110’unu ipotekli satışlar, 946’sını ise diğer satışlar grubu oluşturdu. TÜİK konutların satış durumuna göre istatistikleri de paylaştı. Buna göre Sivas’ta Ağustos ayında satılan bin 56 konutun 435’ini ilk satış 621’ini ise ikinci el satış teşkil etti.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 09:14
KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Oflaz oldu
Karabük Demir Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Demir görevinden ayrıldı. Yerine yönetim kurulu üyelerinden Muhammet Ali Oflaz getirildi. Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, yönetim kurulunda gerçekleşen görev değişikliğine ilişkin bilgilere yer verildi. Açıklamada, "Şirketimiz Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Demir’in görevinden ayrılması nedeniyle, boşalan yönetim kurulu başkanlığı görevine Yönetim Kurulu Üyemiz Muhammet Ali Oflaz seçilmiştir" ifadeleri kullanıldı.
19 Eylül 2025 Cuma - 22:10
Tokat’ın özel kirazı ürün vermedi, 5 milyon dolarlık kayıp yaşandı
Tokat’ta yetişen ve normallerine göre iki kat iri olan ’Ziraat 0900’ cinsi kiraz bu yıl don felaketi nedeniyle ürün vermedi. Önceki yıllarda 5 milyon dolarlık gelir sağlayan kiraz, bu yıl üreticiyi üzdü.
19 Eylül 2025 Cuma - 18:03
Bakan Işıkhan: "SGK ve İŞKUR’un teşvik tutarı 954 milyar lirayı aştı"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2002’den bugüne kadar Türkiye genelinde işverenlerimiz için ödenen SGK ve İŞKUR teşvik tutarı ise 954 milyar lirayı aşmıştır" dedi. Bakan Işıkhan, İstanbul’da gerçekleştirilen MÜSİAD Yönetim Kurulu Toplantısı’na katılarak iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle bir araya geldi. Burada bir konuşma yapan Bakan Işıkhan ardından iş dünyası temsilcilerinden gelen talep, öneri ve soruları yanıtladı. Türkiye’nin yerli ve milli kalkınma sürecini başarıyla yürüttüğünü ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla yürüdüğünü belirten Işıkhan, "Bu dönemde, birlik ve beraberliğimizin her zamankinden daha büyük anlamlar ifade ettiğini herkes tarafından biliniyor. Özellikle de küresel konjonktürün içerisinden geçtiği kritik süreç ve bölge coğrafyamızın maruz bırakıldığı kaos ortamı göz önünde bulundurulduğunda, çalışma hayatı başta olmak üzere geleceğin güçlü Türkiye’sine hızla ulaşmamızı sağlayacak her alanda, el ele vermemiz ve aynı safta mücadele etmemiz, karşılaşılması muhtemel her türlü soruna karşı ortak akılla hareket etmemiz açısından oldukça önemlidir. İş dünyasının paydaşları olarak hiç kuşkusuz en büyük ve ortak arzumuz; yatırım, istihdam, üretim ekseninde sürdürdüğümüz kalkınma hamlelerini başarıyla hedefine ulaştırmak ve inşallah hep birlikte büyümektir" açıklamasında bulundu. "İstikrarlı toparlanma sürecine girdik" Işıkhan, hali halihazırdaki sert dezenflasyon politikalarına rağmen ekonomik büyüme ve iş gücü göstergelerinde önemli iyileşmeler kaydederek istikrarlı bir toparlanma sürecine girildiğini vurgulayarak, "Bu minvalde; doğal afetler, küresel krizler, bölgesel savaşlar gibi piyasaları derinden etkileyecek ve çalışma hayatına risk oluşturabilecek gelişmelerin olumsuz etkisini en aza indirmek için önlemler almaya devam ediyoruz. Öte yandan, bildiğiniz gibi istihdam ve nitelikli işgücü, Bakanlık olarak Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz ve orta vadeli planlarımız doğrultusunda öncelikli gündem maddelerimiz arasında yer almaktadır. Kalkınma hamlelerimizin başarıya ulaşması için bu konuya hep birlikte hassasiyetle eğilmemiz büyük önem arz etmektedir. Bu sebeple yatırımlarımızı artıracak, kayıtlı istihdam oranlarını yukarı taşıyacak ve nitelikli işgücünü yetiştirecek yapısal çözümler başta olmak üzere bu sürece katkı sağlayacak her türlü proje ve programı hayata geçirmek için gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. "SGK ve İŞKUR’UN teşvik tutarı 954 milyar lirayı aştı" İşverenler, yatırımcılar ve çalışanları başta olmak üzere her kesimin şartsız ve istinasız bir şekilde, yanında olmayı sürdürdüklerini ifade eden Bakan Işıkhan, "2002’den bugüne kadar Türkiye genelinde işverenlerimiz için ödenen SGK ve İŞKUR teşvik tutarı ise 954 milyar lirayı aşmıştır. Bildiğiniz gibi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 4,8 büyüme kaydettik ve böylece 20 çeyrektir kesintisiz büyüme başarımızı sürdürmekteyiz. Bu güçlü gidişat istihdama da yansımaktadır. İşsiz sayısı 164 bin kişi azalarak 2 milyon 828 bine geriledi, işsizlik oranı ise yüzde 8’e gerilemiş durumda. İstihdam edilenlerin sayısı 32 milyon 582 bine ulaştı. Özellikle gençlerimizde işsizlik oranı bir ayda neredeyse 1 puan azalarak yüzde 15’e gerilemiş durumda. Üstelik tüm bu gelişmelerin, etrafımız ateş çemberiyle sarılı iken yaşanıyor olması, kalkınma sürecimizdeki olumlu seyrin sağlam temeller üzerinde gerçekleştiğinin de bir göstergesidir" ifadelerini kullandı. "Son 20 çeyrektir istikrarla büyüyoruz" Son 20 çeyrektir Türkiye ekonomisinin istikrarla büyüdüğüne dikkat çeken Işıkhan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Azalan enflasyon, artış eğilimindeki istihdam rakamlarımız bir yana, bir takım odakların aksi yöndeki tüm manipülasyonlarına rağmen, Türkiye’nin yatırım, üretim, ihracat anlamında hala en güvenilir ülkeler arasındaki yerini muhafaza etmesi, bu gayretlerimizin en büyük motivasyon kaynağıdır. Diğer bir motivasyon kaynağımız ise elbette, ülkemizin en zor zamanlarında ve dönüm noktalarında, her türlü finansal riske rağmen milletimizin gücüne inanarak yerli sermayeye omuz vermiş MÜSİAD gibi sivil toplum kuruluşlarımızın varlığıdır. Bugün sizlerin, enflasyonla mücadelemiz sürecinde de çok ciddi fedakarlıklar yaptığınızı biliyoruz. İhtiyaçlarınızı ve beklentilerinizi çok yakından takip ediyoruz. Türkiye’nin ekonomisine, üretimine, istihdamına olduğu kadar; demokrasisine, kültürüne, hak ve hukuk mücadelesinde de önemli katkıları bulunan, Anadolu sermayesinin yükselen sesi ve dayanışma ağı olarak gördüğümüz MÜSİAD’ın desteklerine yakından şahidiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yine sizlerle birlikte, saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın çizdiği Türkiye Yüzyılı ideali istikametinde aynı dayanışma ruhu ve aynı kararlılıkla omuz omuza yürümeye devam edeceğimize yürekten inanıyorum." "MÜSİAD güçlü yol arkadaşlarımızdan biri olmaya devam edecek" Bakan Işıkhan, Türkiye’nin potansiyelinin kullanabilmesi için çalışmaya üretmeye ve güçlenmeye devam etmesi gerektiğine dikkati çekerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye’nin; sahip olduğu tüm potansiyeli kullanabilmesi için, yatırımcısından işçisine kadar milletimizin her bir ferdinin milli ekonomimizle birlikte büyüyebilmesi, sadece kendine yetebilen değil, dünyadaki adaletsizlikler karşısında insanlığın da umudu olmaya devam edebilen bir Türkiye için; Gazze başta olmak üzere zulüm altındaki tüm mazlum coğrafyalarımızdaki vahşete son verebilmek için sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde var gücümüzle çalışmaya üretmeye ve güçlenmeye inşallah sizlerle birlikte devam edeceğiz. Gerek ulusal gerekse uluslararası hiçbir mücadele alanında; durma, duraksama ve tereddüt etme lüksüne sahip olmadığımız bir dönemden geçtiğimizi ifade etmek istiyorum. Bu noktada, geçmişin ekonomik ve sosyal badirelerine büyük bir azimle göğüs germiş ve bu hususta derin bir tecrübeye sahip MÜSİAD’ın siz değerli mensuplarına güvenimiz tamdır. Türkiye olarak sanayicisi, iş adamı, siyasetçisi, esnafı, bürokratı, memuru, işçisi ve emekçisiyle hep birlikte el ele verdiğimizde önümüzde maddi ya da manevi hiçbir engelin kalmayacağına da yürekten inanıyorum."
19 Eylül 2025 Cuma - 16:44
İş Bankası’ndan tenise destek
İş Bankası, Türkiye Tenis Federasyonu tarafından 1-5 Ekim 2025 tarihlerinde Gaziantep Mehmet Şimşek Tenis Kompleksi’nde düzenlenecek Doğu ve Güneydoğu Anadolu Takım Şampiyonası’na sponsor oldu. İş Bankası, Türkiye Tenis Federasyonu (TTF) ile yaptığı iş birliğiyle tenisin yaygınlaşması, gençlere fırsat eşitliği sağlanması, kadınların spora katılımının teşvik edilmesi, ekonomik ve sosyal etki oluşturması hedefleriyle gerçekleştirilen Doğu ve Güneydoğu Anadolu Takım Şampiyonası’nın sponsorluğunu üstlendi. İş birliğine ilişkin imza töreninde konuşan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Tenis Federasyonu’nun bu güzel projesine destek olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu sponsorluğu, federasyonun hayallerini uzun vadeli olarak desteklemenin ilk adımı olarak gördüklerini belirtti. Tenis Federasyonu ile kısa süre önce bir yatırım fonu aracılığıyla ilk iş birliğini başlattıklarını söyleyen Aran, "Bu iş birliğini de bundan sonra muhtemelen yılın sonuna doğru duyuracağımız daha büyük bir anlaşmanın geçişi olarak yorumlamanızı özellikle istirham ediyorum" dedi. "Tenisi kolay ulaşılabilir bir spor haline getirmek, başarı hikayeleri oluşturarak umut olmak arzusundayız" 20 yıldır satrancın ülkede gelişimine destek verdiklerini anımsatan Aran, bu sponsorluğun ilk yıllarında Türkiye’ye davet ettikleri Garry Kasparov’un bir gazetecinin "Türkiye’den de bir Kasparov çıkar mı?" sorusuna verdiği yanıtta, "Niye olmasın? 65 milyon nüfusa sahip bir ülkesiniz. Önemli olan ona nasıl ulaşacağınızı, onu nasıl bulacağınızı projelendirmeniz" dediğini anlattı. Aran, "Bu soru ve yanıt satrançta 20 yıllık yol haritamızı şekillendirdi. 40 binin üzerinde okulda satranç sınıfı açtık. Her yaştan çocuk ve gençlerimizin şampiyonalara katılımını, milli takım kampların desteklenmesini, dünya şampiyonlarıyla karşılaşmasını sağladık. Ne mutlu ki 2006 yılında neredeyse sıfırdan başladığımız bu yolculukta artık bizim Avrupa şampiyonu, dünya şampiyonu olan 12-13 yaşında büyük ustalarımız, dünya şampiyonlarını yenen gençlerimiz var. Türkiye’nin 81 ilinden, bine yakın ilçesinden ve hatta 18 binin üzerindeki köyünden açık tenis şampiyonu olacak çocuklarımızı bulmak, tenisi sevdirmek, öğretmek, kolay ulaşılabilir bir spor haline getirmek, başarı hikayeleri oluşturarak umut olmak arzusundayız. Genelde karşımızda bu hayali kuran federasyonlar, yönetimler gördüğümüz zaman bu adımı atıyoruz. Ne mutlu ki tenis de şu anda böyle idealist bir federasyon başkanına sahip. Umarım bizim de desteğimizle bu yolculuk yıllar süren güzel bir başarı hikayesi olur" ifadelerini kullandı. "TTF ve İş Bankası iş birliği, tenisi ülkenin dört bir yanına taşıyor" Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Şafak Müderrisgil, "1-5 Ekim 2025 tarihlerinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenecek Doğu ve Güneydoğu Anadolu Takım Şampiyonası’nı İş Bankası iş birliğiyle gerçekleştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu organizasyon, yalnızca bölgedeki gençlerimize fırsat eşitliği sunmakla kalmayacak; kız çocuklarının ve kadınların spora katılımını teşvik ederek sosyal ve ekonomik bir etki oluşturmayı da hedefleyecek" dedi. Bu şampiyonanın aynı zamanda, 2026 yılı itibarıyla hayata geçirecekleri yeniden yapılandırılmış Türkiye Tenis Ligi’nin de ilk adımı olduğunu söyleyen Müderrisgil, "Tüm yaş kategorilerini ve ülkemizin her bölgesini kapsayacak, rekabetçi ve marka değeri yüksek bir lig kurmak en önemli hedeflerimiz arasında. İş Bankası’nın gençlere, kadınlara ve toplumsal gelişime odaklı vizyonunun, Türk tenisinin geleceğe dair hedefleriyle örtüşmesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Bu değerli iş birliği sayesinde, tenisi ülkemizin dört bir yanına yayarak çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatına tenis sporunu daha güçlü şekilde katmayı amaçlıyoruz" dedi. Toplam 230 sporcu korta çıkacak Gaziantep Mehmet Şimşek Tenis Kompleksi’nde gerçekleşecek "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Takım Şampiyonası"nda 38 erkek, 26 kadın takımından toplam 230 sporcu korta çıkacak. 13-30 yaş grubundaki sporcuların yer aldığı organizasyona Ardahan, Batman, Bitlis, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Hakkari, Iğdır, Malatya, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van illerinden 42 kulüp katılacak. Spor fonuyla başlayan iş birliği büyüyor İş Bankası Grubu’nun tenis alanındaki iş birlikleri bu şampiyona ile sınırlı değil. Temmuz ayında Grubun iştiraklerinden İş Portföy ile Türkiye Tenis Federasyonu iş birliğinde "TTF Tenise Destek Değişken Fon" kuruldu. Spor odaklı etki yatırımı niteliğindeki bu yatırım fonu, yatırımcıların birikimlerini değerlendirirken aynı zamanda genç ve gelecek vaat eden sporculara finansal destek sağlıyor.
19 Eylül 2025 Cuma - 16:27
Ruhsatı iptal edilen AVM’de iş yerlerine kapanış tebligatı
Samsun’da ruhsatı mahkeme kararıyla iptal edilen CityMall AVM’deki iş yerlerine, Atakum Belediyesi tarafından "Faaliyetinizi sonlandırın" tebligatı gönderildi. Atakum Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’nün işletmelere ilettiği yazıda, AVM’nin 2021 yılında yapı ruhsatının mahkeme kararıyla iptal edildiği, bu nedenle yapı kullanma izin belgesi bulunmayan bağımsız bölümlerde iş yeri ruhsatı verilemeyeceği hatırlatıldı. Tebligatta, AVM içindeki tüm iş yerlerinin faaliyetlerini durdurması gerektiği belirtildi. Süreçle ilgili bilgi veren Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, AVM ruhsatlarının büyükşehir belediyeleri tarafından verildiğini vurgulayarak, "Biz ilçe belediyesi olarak sadece iş yeri açma ruhsatlarını düzenledik. Ancak Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin mahkeme kararı doğrultusunda AVM ruhsatını iptal etmesi üzerine bizim de işletmelere verdiğimiz ruhsatları iptal etmemiz gerekti. Dün itibarıyla tüm iş yerlerine gerekli tebligatları gönderdik" dedi. Yıldız, bundan sonraki süreçte Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin AVM’nin ana girişini mühürlemesi gerektiğini belirterek, "Biz iş yeri ruhsatlarını iptal ettik. AVM’yi mühürleme yetkimiz yok. O işlemi Büyükşehir Belediyesi yapacak" ifadelerini kullandı. CityMall AVM yönetimi ise konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı.
19 Eylül 2025 Cuma - 16:18
Antalya Tarım Konseyi Başkanı Çandır: "Teke yöresi keçilerini kaybetti"
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, "Son 30 yılda Türkiye’nin keçi varlığı yüzde 19 oranında artarken, üzülerek belirtmek isterim ki Antalya’da aynı dönemde keçi varlığımızın yarısını kaybettik. Buna rağmen 628 bin baş keçi varlığımızla hala ülke genelinde ikinci sırada yer alıyoruz" dedi. Antalya Tarım Konseyi (ATAK), Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü iş birliğiyle "Akdeniz Bölgesi Keçi Çalıştayı" düzenlendi. ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, keçinin sadece bir üretim aracı değil, bir yaşam biçimi, bir kültür, bir miras olduğunu belirterek, "Bugün bu toprakların en kadim dostu, Yörük kültürünün direği, Torosların vazgeçilmez değeri keçiyi konuşmak için bir aradayız" dedi. Dünya keçi varlığının 2024 yılında 1,1 milyar başa ulaştığını, Türkiye’nin 10,8 milyon baş keçi ile dünya sıralamasında 20. sırada olduğunu kaydeden Çandır, "Son 30 yılda Türkiye’nin keçi varlığı yüzde 19 oranında artarken, üzülerek belirtmek isterim ki, Antalya’da aynı dönemde keçi varlığımızın yarısını kaybettik. Buna rağmen 628 bin baş keçi varlığımızla hala ülke genelinde ikinci sırada yer alıyoruz" diye konuştu. Türkiye’de 2024 yılı kırmızı et üretiminin yüzde 70,4’ünün sığır, yüzde 24,2’sinin koyun ve yüzde 4,7’sinin keçi etinden sağlandığını söyleyen Çandır, "Ülkemizde 2024 yılında üretilen 22,5 milyon ton çiğ sütün yalnızca yüzde 2,1’i keçi sütünden elde edilmiştir. Keçi sütü üretimi son yıllarda düşüş gösterse de Antalya 24 bin ton üretim ile öne çıkmakta ve kentimizde çiğ süt üretiminin yaklaşık yüzde 11’i keçiden elde edilmektedir" dedi. "Keçi eti mutfağımıza kazandırılmalı" Keçi etinin sağlıklı olduğunu vurgulayan Çandır, "Keçi etinin ne kadar kıymetli olduğunu biz değil uzmanlar söylüyor. Keçi eti daha az yağlı, daha sağlıklı, sindirimi kolay, kolesterolü düşüktür. Doğal ortamda yetiştiği için lezzeti soframıza bambaşka bir değer katmaktadır. Bu nedenle sağlıklı Akdeniz mutfağına, Torosların en doğal ürünü keçiyi mutlaka ama mutlaka kazandırmalıyız" diye konuştu. Türkiye’nin et ithal eden bir ülke olduğunu, keçi etinin kırmızı etin en ulaşılabilir alternatifi olduğunu vurgulayan Çandır, "Hem üretici için maliyeti düşük hem tüketici için sağlıklı ve uygun fiyatlı bir seçenektir. Yani bu işin kazananı hem köylümüz, hem şehrimiz hem de soframız olacaktır" dedi. "Makiyi kontrol ediyor, yangın riskini azaltıyor" Keçinin yıllardır ağaçlara zarar verdiği gerekçesiyle ormanlardan uzak tutulduğunu ve sonuçlarının ağır olduğunu belirten Çandır, "Oysa planlı ve kontrollü otlatılan keçiler, ormana zarar vermek bir yana makiyi kontrol ediyor, yangın riskini azaltıyor, doğayla uyum içinde yaşıyor" diye konuştu. Avrupa’da keçi eti ve sütüne ciddi bir talep olduğunu vurgulayan Ali Çandır, "Eğer biz ürünlerimizi doğru etiketler, coğrafi işaretlerle tesciller, uluslararası pazarlarda tanıtır ve modern yöntemlerle pazarlarsak keçimiz, dünya sofralarında hak ettiği yeri bulur. Böylece hem kültürümüzü yaşatır, hem üreticimize yeni kapılar açar hem de gençlerimizi bu alana yönlendirebiliriz" dedi. "Çoban olmazsa keçi olmaz" Çobanın keçinin sürdürülebilirliği için önemine dikkat çeken Çandır, "Çoban olmadan keçi olmaz. Çobanların emeğini korumak, onlara sosyal güvence sağlamak ve mesleğin itibarını yükseltmek, hepimizin ortak sorumluluğudur" diye konuştu. Çalıştayın keçinin hak ettiği değeri bulmasına katkı sağlamasını dileyen Çandır, "Keçiye sahip çıkmak, sadece küçükbaş hayvancılığı korumak demek değildir. Keçiye sahip çıkmak, Yörük kültürünü, geleneğimizi, Torosların ruhunu yaşatmak demektir. Bu buluşmadan çıkacak fikirler, keçinin sofralarda hak ettiği yeri bulmasına, üreticimizin güçlenmesine, doğamızın korunmasına ve kültürümüzün yaşatılmasına büyük katkı sağlayacaktır" diye konuştu. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası ve Tarım Konseyi öncülüğünde hocaların ve kurumların desteğiyle çalıştayı düzenlediklerini belirten Çandır, "Antalya’mızın yanı sıra Isparta, Burdur, Muğla, Hatay, Mersin, Kilis ve Adana’dan gelerek bizleri yalnız bırakmayan siz değerli misafirlerimiz, çalıştayımıza güç kattınız. Katılımınız ve desteğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, çalıştayımızın başarılı geçmesini diliyorum. Unutmayalım ki keçi Torosların nefesi, sofralarımızın bereketidir" dedi. Antalya Tarım Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal ise, bitkisel üretim merkezi olarak bilinen Antalya’nın keçi varlığı sayısına dikkat çekerken, küçükbaş yetiştiriciliğine uygun bir coğrafyaya sahip olduğunu belirtti. "Buğday ile koyun gerisi oyun" diyen Erkal, keçi etinin koktuğuna yönelik aslı olmayan algının toplumdaki tüketim alışkanlığını değiştirdiğini söyledi. Erkal, Türkiye’nin insan nüfusuna eşdeğer küçükbaş varlığına ulaşılması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Tarım ve Orman Bakanlığı HAYGEM Genel Müdür Yardımcısı Erkan Alkan da, "Ülkemizde 58 milyon küçükbaş hayvan var. 2024 yılında 5 milyon civarında keçi kesildi. Koyun eti tüketimi kişi başına 7,11 kilo, keçi eti 1,16 kilogram. Keçi eti tüketimi çok az. Şu an süt üretiminin 482 bin tonu keçi sütü" diye konuştu. Alkan, verilen desteklerle keçi yetiştiricisi ve keçi sayısını artırmayı hedeflediklerini anlattı. Toplantıya katılan akademisyenler, keçi yetiştiriciliğinin devamı için yapılması gerekenler, keçinin ekonomiye kazandırılması için yürütülmesi gereken politikalar, çobanların sorunları ve çözüm önerilerine değindi. Çalıştaya ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, Tarım ve Orman Bakanlığı HAYGEM Genel Müdür Yardımcısı Erkan Alkan, Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, ATAK İcra Kurulu üyeleri BAİB Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Top ve Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ATB yönetim, meclis ve komite üyeleri, Antalya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Murat Karabayoğlu, Antalya Damızlık Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zaliha Öztürk, akademisyenler, yetiştiriciler ile sektör paydaşları katıldı.
19 Eylül 2025 Cuma - 16:15
Yalova Makine İhtisas OSB, ’Yeşil OSB’ yolunda ilerliyor
Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın katkılarıyla Doğu Marmara Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen "Yeşil OSB Hazırlık Kapasitesi Geliştirme" projesine imza attı. İmza töreni, MARKA Genel Sekreteri Dr. Mustafa Çöpoğlu ve Yalova OSB yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Proje çerçevesinde, Yeşil OSB olma yolunda uygulanacak stratejiler belirlenecek ve bu stratejiler doğrultusunda katılımcılara eğitimler verilecek. Eğitim içerikleri, ’Yeşil OSB’ kriterleri, su yönetimi, enerji verimliliği ve sera gazı azaltımı gibi tematik alanları ele alacak. Böylece OSB’de faaliyet gösteren firmaların çevreye duyarlı üretim modellerine geçiş süreci hızlanacak. Proje ile üretim tesislerinde sera gazı salınımının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve etkin su yönetiminin sağlanması hedefleniyor. Yalova Makine İhtisas OSB, bu proje sayesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Yeşil OSB kriterlerini yerine getirerek bölgenin çevreye duyarlı üretim merkezi olma yolunda önemli bir adım daha attı. Yalova OSB yetkilileri, yalnızca kendi sınırları içinde değil, çevre yerleşim alanlarında da daha temiz ve sürdürülebilir bir yaşam ortamı oluşturmayı hedefleyerek Yeşil OSB vizyonunu kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti.
19 Eylül 2025 Cuma - 15:41
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kooperatiflerimize toplam 3 milyar liralık kredi imkanı sunacağız"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Destek programından bir defa faydalanan kooperatiflerimizin 5 sene geçmeden tekrar başvuru yapamaması kuralını 4 yıla indiriyoruz. Ayrıca Kredi Garanti Fonu bünyesinde kooperatiflerimizin kullanımına münhasır yeni bir destek mekanizması oluşturuyoruz. TESKOMB tarafından yatırılacak 100 milyon liralık fonla kooperatiflerimize toplam 3 milyar liralık kredi imkanı sunacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı Tanıtım Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Kooperatifler Buluşması 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı Tanıtım programında sizlerle bir arada olmaktan, sizlerle hasret gidermekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Programımızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Allah muhabbetimizi ve dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Bu güzel buluşmaya vesile olan Ticaret Bakanlığımız ile Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonumuza şükranlarımı iletiyorum. Birazdan genel hatlarını paylaşacağımız 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Strateji ve Eylem Planı’nın ülkemiz ve milletimiz için, kooperatiflerimiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Yine konuşmamın hemen başında, siz kardeşlerimin şahsında Türkiye’nin kalkınma çabalarına alın teriyle, sermayesi ve emeğiyle destek olan tüm girişimcilere, bütün kooperatiflerimize minnettarlığımı ifade ediyorum" ifadelerini kullandı. "Kooperatifçilik; kişinin emeğini kolektif güce dönüştüren adil bir sistemdir" "Bu ülkenin, bu milletin bir ferdi olarak esnaf ve sanatkar kardeşlerimle yol yürümekten her zaman gurur duydum. Her zaman şeref duydum. Asırlardır Anadolu’yu ve Trakya’yı mamur eden, dahası ebedi vatanımız olan bu topraklarda dayanışmanın bir nevi kitabını yazan Ahilik geleneğimizin günümüzdeki temsilcileri sanatkar ve esnaf kardeşlerimizdir. Hırsın, tamahın, fırsatçılığın, bir an evvel köşeyi dönmenin dünyada veba gibi yayıldığı şu günlerde, bu köklü geleneğimizin temsil ettiği ticaret ahlakına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Ahilik kültürümüzün özünde yer alan dürüstlük, paylaşma, karşılıklı yardım ve güven ilkeleri, aslında bugünün kooperatifçilik ruhunu şekillendiriyor. Milletimizin yüzyılların içinden süzülüp gelen imece kültürünün de ete kemiğe büründüğü modern yapıların başında kooperatifler geliyor. Kooperatifçilik; birlikte üretme, birlikte yönetme, birlikte kazanma felsefesiyle kişinin emeğini kolektif güce dönüştüren adil bir sistemdir. Bu sistem, özellikle dezavantajlı grupların ekonomik hayata katılımını kolaylaştıran, yerel kalkınmayı destekleyen özgün bir iş birliği modelidir. Küçük üretici de, girişimci kadın da, genç çiftçi de kooperatif çatısı altında birdir, beraberdir, tek başına olduğundan çok daha güçlüdür. Değerli misafirler, bakınız burada şunun altını özellikle çizmek istiyorum. Türkiye olarak gerçekten çok dinamik bir ticari hayata sahibiz. İnsanımız yetiştiriyor, üretiyor, satıyor. 81 vilayetimizle birlikte dünyaya el emeği, göz nuru ürünlerini ulaştırmanın mücadelesini veriyor. Hanım kardeşlerimiz, gençlerimiz, üreticilerimiz kooperatifler bünyesinde güç birliği yaparak zorlukları birlikte aşıyorlar. Aynı zamanda birlikte kazanıyorlar. Özellikle tarımdan sanayiye, kadın girişimciliğinden enerjiye birçok alanda kooperatifler, yerel kalkınmanın temel aktörleri haline gelmiştir" diye konuştu. "Kooperatifler sadece ülkemizde değil, son yıllardır dünyada da ön plana çıkmaya başlamıştır" Türkiye’de 6,5 milyonu aşkın vatandaşın ortağı olduğu 62 bin kooperatifin faaliyet gösterdiğini kaydeden Cumhubaşkanı Erdoğan, "Bunu Türkiye’nin ticari ve ekonomik hayatı adına çok kıymetli bir kazanım olarak gördüğümüzü hassaten ifade ediyorum. Ancak Avrupa Birliği’nde 165 milyonu aşkın kooperatif ortağı ile 250 bin kooperatif olduğu düşünüldüğünde, bu alanda henüz arzu edilen seviyede olduğumuzu ne yazık ki söyleyemeyiz. Dikkate değer bir başka husus şudur. Kooperatifler sadece ülkemizde değil, son yıllardır dünyada da ön plana çıkmaya başlamıştır. Vahşi kapitalizmin acımasız dişlileri arasında ezilmek istemeyen yerel üreticiler, güvenli bir limanı olarak kooperatiflere sığınıyor. Bilhassa bütçe, network, teknolojik kapasite itibariyle pek çok devleti geride bırakan küresel şirketlerle rekabette, değil bireyler, değil makro işletmeler, yerel ölçekte büyük firmalar bile çoğu zaman yetersiz kalıyor. Belli başlı alanlarda tekelleşen bu şirketlerin agresif fiyat politikalarıyla küçükleri yuttuğuna şahit oluyoruz. Giderek daha ürkütücü boyutlara ulaşan bu durum, kooperatifçiliği teşvik eden temel faktördür. Şu rakamlar, küresel düzeyde bir arayışın en somut işaretidir. Uluslararası Kooperatif Birliği’nin verilerine göre, dünya genelinde 3 milyon kooperatif bulunuyor. Dünya nüfusunun yüzde 12’si bir kooperatifin iş ortağıdır. Kooperatiflerin toplam cirosu ise 2,4 trilyon doları geçiyor. 2025 yılının Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kooperatifler Yılı ilan edilmesini bu bakımdan çok yerinde bir karar olarak görüyoruz" dedi. "Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı’nın ülkemizin kooperatifçilik vizyonunu bir adım daha ileriye götüreceğine inanıyorum" Hükümet olarak kooperatifçilik kültürünü daha da yaygınlaştırmaya özel önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2012 yılında açıkladığımız eylem ve strateji planımızın önceliği, mevzuatla ilgili sıkıntıların aşılması ve dağınıklığın giderilmesiydi. Hamdolsun bu doğrultuda ciddi yol aldık. Ama halen önümüzde kat etmemiz gereken bir mesafe var. 2025-2029 yıllarını kapsayan yeni planla inşallah bunu başaracağız. Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı’nın ülkemizin kooperatifçilik vizyonunu bir adım daha ileriye götüreceğine inanıyorum. Strateji belgesinin temel gayesi, kooperatifçiliğe daha elverişli bir ortam oluşturma, sektöre olan güveni artırma, kooperatifleri daha verimli, etkin, sürdürülebilir, rekabet edebilir bir yenilikçi kılmaktır. Plan beş politika ekseninde, iki amaç, altı hedef ve 23 faaliyet ile bunlara ilişkin performans göstergelerinden oluşuyor. Strateji belgesinde dijitalleşmeden yeni kooperatif türlerine, mevzuatın güncel gelişmelere uyarlanmasından kooperatiflerin kurumsal ve finansal kapasitelerinin artırılmasına kadar pek çok hedefe yer verdik. Türk kooperatifçiliğinin gelecek beş yılına kılavuzluk yapacağına inandığım planın hazırlanmasında emeği geçenleri gönülden tebrik ediyorum. Kooperatiflerin kuruluşunu teşvik etmek, mevcut kooperatiflerimizin ise ticari kapasitelerini artırmak üzere çalışmaya devam ediyoruz. Bu minvalde, beş sene önce, 2020 yılında Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı KOPDES’i uygulamaya geçirdik. KOPDES’le ülkemiz genelinde 772 kooperatifin 826 projesine toplam 110,5 milyon liralık hibe desteği verdik. Geçtiğimiz yılbaşında kooperatiflerin faydalanabileceği destek kalemlerinde iki kat artışa gitmiştik. Bu yıl destek rakamını 2,5 katına çıkardık. Kooperatiflerimize sunulan makine, ekipman, demirbaş alım desteği 400 bin liradan 1 milyon liraya; sergi ve fuar katılım desteği 60 bin liradan 150 bin liraya; nitelikli personel istihdamı desteği bir personel için yıllık 204 bin liradan 266 bin 400 liraya, iki personel için 408 bin liradan 532 bin 800 liraya yükselttik. Kooperatiflerimizin merakla beklediği 2025 yılı için başvuru sonuçlarını 22 Eylül’de inşallah açıklıyoruz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyorum" diye konuştu. "Kooperatiflerimize toplam 3 milyar liralık kredi imkanı sunacağız" Konuşmasında müjde üstüne müjde açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kooperatiflerimizden gelen yoğun talep üzerine önümüzdeki sene inşallah desteğe ayırdığımız bütçeyi kayda değer ölçüde artıracağız. Bir diğer müjdemiz şudur. Destek programından bir defa faydalanan kooperatiflerimizin beş sene geçmeden tekrar başvuru yapamaması kuralını dört yıla indiriyoruz. Ayrıca Kredi Garanti Fonu bünyesinde kooperatiflerimizin kullanımına münhasır yeni bir destek mekanizması oluşturuyoruz. TESKOMB tarafından yatırılacak 100 milyon liralık fonla kooperatiflerimize toplam 3 milyar liralık kredi imkanı sunacağız. İhracat desteklerinden kooperatiflerimizin yararlanabilmesi için de ayrı bir çalışma yürütülüyor. Yöresel ürünlerin perakende sektöründeki payının artırılması bir başka önceliğimizdir. Büyük mağaza ve zincir mağazaların satış alanlarında yöresel ürünlere ayrılan en az yüzde 1’lik raf oranını kooperatiflerimiz tarafından üretilen ürünlere ayırıyor ve bu oranı yüzde 2’ye çıkartıyoruz. Yine, kadın kooperatiflerinin ürünlerindeki barkod ücretleri ile gıda kontrol laboratuvarlarınca yapılan gıda analizi için ödedikleri ücretlerde indirime gidiyoruz. Kadın kooperatiflerimizin elektronik ticaret pazar yerlerine ödedikleri komisyon oranlarının düşürülmesi için Ticaret Bakanlığımız ile elektronik ticaret firmaları arasında iş birliği protokolü yapılacak. Engelli kardeşlerimiz ile gençlerimizi de tabii ki unutmadık. Yüzde 80 engelli ve 18-24 yaş arası gençlerin emek ve ticari gayretlerinin ekonomiye kazandırılması gayesiyle sosyal kooperatifçilik kanun taslağı için çalışmalara başlıyoruz. Kendileri kargaşa, kaos ve kriz içindeler. İstiyorlar ki Türkiye de aynı girdabın içinde debelenip dursun. Şimdiye kadar bu uğurda her yolu denediler ama muvaffak olamadılar. Kendi şahsi ikbal kavgalarının faturasını millete ödetmeyi başaramadılar. Bundan sonra da ülkemize ve ekonomimize zarar veremeyecekler. Kalbi ülkemiz için çarpan tüm kardeşlerimi, Türkiye Yüzyılı ve Ticaretin Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda daha güçlü, daha müreffeh bir gelecek için dayanışma ruhunu büyütmeye ben sizleri davet ediyorum. Vatanımızın dört bir ucunda büyük bir özveriyle çalışan tüm esnaflarımıza ve kooperatiflerimize teşekkür ediyorum" dedi.
19 Eylül 2025 Cuma - 15:33
Murzioğlu: "Yeni dönemin temellerini birlikte atıyoruz"
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) tarafından, 2026-2029 yıllarını kapsayacak çalışmalarına yön vermek amacıyla ‘Paydaş Çalıştayı’ düzenlendi. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, stratejik planlamanın kurumsal gelişimdeki önemine vurgu yaparak, yeni dönemin temellerini hep birlikte attıklarını kaydetti. Samsun TSO, önümüzdeki dört yıl boyunca kurumsal gelişimini, hizmet kapasitesini ve temsil gücünü artırmak amacıyla stratejik plan hazırlık çalışmalarına başladı. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ve Meclis Başkanı Haluk Akyüz’ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen paydaş çalıştayında, paydaş kamu kurum ve kuruluşları temsilcileri, oda ve borsa temsilcileri, iş insanları derneklerinin temsilcileri, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri ile iş insanlarının görüş ve katkıları alındı. "Yeni dönemin temellerini birlikte atıyoruz" Programın açılış konuşmasını yapan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, stratejik planlamanın kurumsal gelişimdeki önemine vurgu yaptı. Samsun TSO’nun geleceğini şekillendirecek stratejik planlama sürecinin en önemli adımlarından birini attıklarını ifade eden Murzioğlu, "Burada, odamızın kurumsal gücünü, hizmet kapasitesini ve temsil kabiliyetini bir adım daha ileriye taşıyacak yeni dönemin temellerini birlikte atmak üzere bir araya geldik. Bu süreç sadece bir planlama çalışması değil, aynı zamanda katılımcılık ilkesine dayalı bir vizyon oluşturma hedefi taşıyor. Bunun için siz değerli iç paydaşlarımızın sektörel tecrübesi ve yapıcı katkıları yalnızca bugünkü çalıştayın değil, önümüzdeki dört yıl boyunca şekillendireceğimiz stratejik yol haritamızın da en kıymetli dayanağı olacak" dedi. "Çalıştaydan beklentilerimiz, Samsun TSO’nun güçlü ve gelişime açık yönlerini birlikte ele almak" Stratejik planlamanın önemine dikkat çeken Murzioğlu, sadece hedef belirlemenin yeterli olmadığını vurgulayarak, "Stratejik planlama, bir kurumun hedeflerine nasıl, ne zaman ve hangi kaynaklarla ulaşacağını sistematik şekilde kurgulamasıdır. Biz de bu süreci daha gerçekçi, uygulanabilir ve katılımcı bir yaklaşımla yürütmeyi hedefliyoruz. Çalıştaydan beklentilerimiz, Samsun TSO’nun güçlü ve gelişime açık yönlerini birlikte ele almak, dış çevredeki fırsat ve riskleri birlikte değerlendirmek. En önemlisi, odamızın üyeleriyle ve sizlerin temsil ettiği kurumlarla olan bağını daha da güçlendirecek öncelikleri birlikte belirlemeyi hedefliyoruz. Hepinize sürece verdiğiniz destek için teşekkür ediyor, verimli ve ilham verici bir çalıştay olmasını diliyorum" diye konuştu. "Samsun, bölgesel kalkınmanın lokomotifi olacak" Çalıştaya katılan Tekkeköy Kaymakamı ve Vali Yardımcısı Vekili Enver Hakan Zengince yaptığı değerlendirmede, Samsun’un sahip olduğu potansiyelin bölgesel kalkınma açısından büyük bir fırsat sunduğunu vurguladı. Zengince, "Samsun, coğrafi konumu, sanayi altyapısı, tarımsal üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla Karadeniz’in en stratejik şehirlerinden biridir. Bugün burada, bu potansiyeli daha da ileriye taşıyacak bir yol haritasını konuşuyor olmamız son derece kıymetli" ifadelerine yer verdi ve kamu kurumları ile özel sektörün iş birliği içinde hareket etmesinin kalkınma hedeflerine ulaşmada büyük rol oynayacağını kaydetti. Akademik destek ve anket çalışması Konuşmaların ardından, stratejik planlama sürecine bilimsel bir temel kazandırmak amacıyla Samsun TSO’nun akademik danışmanlığını yürüten Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Naci Murat moderatörlüğünde, Samsun TSO’nun stratejik önceliklerine ışık tutmak, üye memnuniyeti ve hizmet kalitesine katkı sağlamak amacıyla uzmanlar tarafından hazırlanan sorulardan oluşturulan anket çalışması gerçekleştirildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder