EKONOMİ - 19 Eylül 2025 Cuma 16:18

Antalya Tarım Konseyi Başkanı Çandır: "Teke yöresi keçilerini kaybetti"

A
A
A
Antalya Tarım Konseyi Başkanı Çandır: "Teke yöresi keçilerini kaybetti"

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, "Son 30 yılda Türkiye’nin keçi varlığı yüzde 19 oranında artarken, üzülerek belirtmek isterim ki Antalya’da aynı dönemde keçi varlığımızın yarısını kaybettik. Buna rağmen 628 bin baş keçi varlığımızla hala ülke genelinde ikinci sırada yer alıyoruz" dedi.


Antalya Tarım Konseyi (ATAK), Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü iş birliğiyle "Akdeniz Bölgesi Keçi Çalıştayı" düzenlendi. ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, keçinin sadece bir üretim aracı değil, bir yaşam biçimi, bir kültür, bir miras olduğunu belirterek, "Bugün bu toprakların en kadim dostu, Yörük kültürünün direği, Torosların vazgeçilmez değeri keçiyi konuşmak için bir aradayız" dedi.


Dünya keçi varlığının 2024 yılında 1,1 milyar başa ulaştığını, Türkiye’nin 10,8 milyon baş keçi ile dünya sıralamasında 20. sırada olduğunu kaydeden Çandır, "Son 30 yılda Türkiye’nin keçi varlığı yüzde 19 oranında artarken, üzülerek belirtmek isterim ki, Antalya’da aynı dönemde keçi varlığımızın yarısını kaybettik. Buna rağmen 628 bin baş keçi varlığımızla hala ülke genelinde ikinci sırada yer alıyoruz" diye konuştu.


Türkiye’de 2024 yılı kırmızı et üretiminin yüzde 70,4’ünün sığır, yüzde 24,2’sinin koyun ve yüzde 4,7’sinin keçi etinden sağlandığını söyleyen Çandır, "Ülkemizde 2024 yılında üretilen 22,5 milyon ton çiğ sütün yalnızca yüzde 2,1’i keçi sütünden elde edilmiştir. Keçi sütü üretimi son yıllarda düşüş gösterse de Antalya 24 bin ton üretim ile öne çıkmakta ve kentimizde çiğ süt üretiminin yaklaşık yüzde 11’i keçiden elde edilmektedir" dedi.



"Keçi eti mutfağımıza kazandırılmalı"


Keçi etinin sağlıklı olduğunu vurgulayan Çandır, "Keçi etinin ne kadar kıymetli olduğunu biz değil uzmanlar söylüyor. Keçi eti daha az yağlı, daha sağlıklı, sindirimi kolay, kolesterolü düşüktür. Doğal ortamda yetiştiği için lezzeti soframıza bambaşka bir değer katmaktadır. Bu nedenle sağlıklı Akdeniz mutfağına, Torosların en doğal ürünü keçiyi mutlaka ama mutlaka kazandırmalıyız" diye konuştu.


Türkiye’nin et ithal eden bir ülke olduğunu, keçi etinin kırmızı etin en ulaşılabilir alternatifi olduğunu vurgulayan Çandır, "Hem üretici için maliyeti düşük hem tüketici için sağlıklı ve uygun fiyatlı bir seçenektir. Yani bu işin kazananı hem köylümüz, hem şehrimiz hem de soframız olacaktır" dedi.



"Makiyi kontrol ediyor, yangın riskini azaltıyor"


Keçinin yıllardır ağaçlara zarar verdiği gerekçesiyle ormanlardan uzak tutulduğunu ve sonuçlarının ağır olduğunu belirten Çandır, "Oysa planlı ve kontrollü otlatılan keçiler, ormana zarar vermek bir yana makiyi kontrol ediyor, yangın riskini azaltıyor, doğayla uyum içinde yaşıyor" diye konuştu.


Avrupa’da keçi eti ve sütüne ciddi bir talep olduğunu vurgulayan Ali Çandır, "Eğer biz ürünlerimizi doğru etiketler, coğrafi işaretlerle tesciller, uluslararası pazarlarda tanıtır ve modern yöntemlerle pazarlarsak keçimiz, dünya sofralarında hak ettiği yeri bulur. Böylece hem kültürümüzü yaşatır, hem üreticimize yeni kapılar açar hem de gençlerimizi bu alana yönlendirebiliriz" dedi.



"Çoban olmazsa keçi olmaz"


Çobanın keçinin sürdürülebilirliği için önemine dikkat çeken Çandır, "Çoban olmadan keçi olmaz. Çobanların emeğini korumak, onlara sosyal güvence sağlamak ve mesleğin itibarını yükseltmek, hepimizin ortak sorumluluğudur" diye konuştu.


Çalıştayın keçinin hak ettiği değeri bulmasına katkı sağlamasını dileyen Çandır, "Keçiye sahip çıkmak, sadece küçükbaş hayvancılığı korumak demek değildir. Keçiye sahip çıkmak, Yörük kültürünü, geleneğimizi, Torosların ruhunu yaşatmak demektir. Bu buluşmadan çıkacak fikirler, keçinin sofralarda hak ettiği yeri bulmasına, üreticimizin güçlenmesine, doğamızın korunmasına ve kültürümüzün yaşatılmasına büyük katkı sağlayacaktır" diye konuştu.


İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası ve Tarım Konseyi öncülüğünde hocaların ve kurumların desteğiyle çalıştayı düzenlediklerini belirten Çandır, "Antalya’mızın yanı sıra Isparta, Burdur, Muğla, Hatay, Mersin, Kilis ve Adana’dan gelerek bizleri yalnız bırakmayan siz değerli misafirlerimiz, çalıştayımıza güç kattınız. Katılımınız ve desteğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, çalıştayımızın başarılı geçmesini diliyorum. Unutmayalım ki keçi Torosların nefesi, sofralarımızın bereketidir" dedi.


Antalya Tarım Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal ise, bitkisel üretim merkezi olarak bilinen Antalya’nın keçi varlığı sayısına dikkat çekerken, küçükbaş yetiştiriciliğine uygun bir coğrafyaya sahip olduğunu belirtti. "Buğday ile koyun gerisi oyun" diyen Erkal, keçi etinin koktuğuna yönelik aslı olmayan algının toplumdaki tüketim alışkanlığını değiştirdiğini söyledi. Erkal, Türkiye’nin insan nüfusuna eşdeğer küçükbaş varlığına ulaşılması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.


Tarım ve Orman Bakanlığı HAYGEM Genel Müdür Yardımcısı Erkan Alkan da, "Ülkemizde 58 milyon küçükbaş hayvan var. 2024 yılında 5 milyon civarında keçi kesildi. Koyun eti tüketimi kişi başına 7,11 kilo, keçi eti 1,16 kilogram. Keçi eti tüketimi çok az. Şu an süt üretiminin 482 bin tonu keçi sütü" diye konuştu. Alkan, verilen desteklerle keçi yetiştiricisi ve keçi sayısını artırmayı hedeflediklerini anlattı.


Toplantıya katılan akademisyenler, keçi yetiştiriciliğinin devamı için yapılması gerekenler, keçinin ekonomiye kazandırılması için yürütülmesi gereken politikalar, çobanların sorunları ve çözüm önerilerine değindi. Çalıştaya ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, Tarım ve Orman Bakanlığı HAYGEM Genel Müdür Yardımcısı Erkan Alkan, Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, ATAK İcra Kurulu üyeleri BAİB Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Top ve Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ATB yönetim, meclis ve komite üyeleri, Antalya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Murat Karabayoğlu, Antalya Damızlık Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zaliha Öztürk, akademisyenler, yetiştiriciler ile sektör paydaşları katıldı.



Antalya Tarım Konseyi Başkanı Çandır: "Teke yöresi keçilerini kaybetti"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivasspor için taraftarlardan destek çağrısı! Sivasspor’da olağan genel kuruldan başkan adayı çıkmaması sonrası yönetimin divan heyetine devredilmesiyle başlayan geçici süreç devam ederken, taraftardan dikkat çeken bir destek çağrısı geldi. Elli Sekiz Taraftar Derneği adına konuşan Fatih İlter, Sivaslıları ve şehrin ileri gelenlerini Sivasspor’a sahip çıkmaya davet etti. Dernek binasında açıklama yapan İlter, kulübün içinde bulunduğu durumun hem şehirde hem de ülke genelinde üzüntüyle karşılandığını söyledi. İlter, taraftar olarak tribünlerde yeniden birlik ve canlılık oluşturmak için çaba gösterdiklerini belirterek, "Yaşar Yabalı kardeşimizle bir olup tribünlere tekrardan bir canlılık getirmeye çalıştık. Ancak Sivasspor’un şu anda içinde bulunduğu durumdan dolayı Sivasspor taraftarı gerçekten üzgün. Şehrimizin ileri gelenleriyle birlikte kendimizi Sivasspor’u düzeltmek için ve Sivasspor’u daha iyiye taşıyabilmek için bir takım çalışmalar yapmaktayız. Ülkemizin ve şehrimizin en büyük değerlerinden birisi olan Sivasspor bu durumda olması bizden ziyade ülkenin her yerindeki futbol severleri biliyoruz ki derinden üzüyor. Bu durumun düzelmesi için herkesin elini taşın altına koyması gerekmektedir" dedi. "Sivas camiasına yakışmamaktadır" İlter, özellikle AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in geçmişte kulübe verdiği destekleri hatırlatarak, yeniden öncülük etmesini beklediklerini ifade etti. İlter, "Sivasspor’un düzlüğe çıkması için ülkemizin ve şehrimizin ileri gelenlerinden AK Parti Grup Başkanımız Abdullah Güler bugüne kadar sağ olsun desteklerini hiç esirgemedi Sivasspor’un düzelmesi adına, Sivasspor’un iyi gitmesi adına bugüne kadar hep bizi desteklediler. Siyasi anlamda kendisinden destek gördük bugüne kadar. Sivaslı iş adamları, Sivaslı zenginler, Sivaslı esnaflar bugüne kadar Sivasspor üzerinden hep nemalanıp şu anda Sivasspor’u tanımazdan gelenleri gerçekten tarih unutmayacaktır. Kötü günde Sivasspor’un yanında olan iyi günde asla unutulmayacaktır. Şu anda Sivas içerisinde bulunduğu durum hiç iç açıcı değildir ve başkan bulamamaktayız. Koskoca Sivas şehrine, koskoca Sivas camiasına bu yakışmamaktadır kesinlikle. Biz Abdullah Güler başkanımızdan yine Sivasspor’a sahip çıkmasını Sivasspor’un yok olmaması adına kendisinden bir takım adımlar beklemekteyiz. Eğer kendisi yine bizlere yardımcı olursa gerçekten çok sevineceğiz. Bugüne kadar Sivasspor’a ağabeylik yapmıştır. Sivasspor’a sahip çıkmıştır. Bundan sonra da yapacağından hiçbir şüphemiz yoktur. Eğer ki kendisi öncülük eder ve bir yönetim oluşmasına yardımcı olursa biz ona kesinlikle ömrümüz boyunca minnettar kalacağız" ifadelerini kullandı. "Sivasspor bu şehrin reklam yüzüdür" Sivasspor divan heyetiyle görüşmeler yaptıklarını da aktaran İlter, kulübün sahipsiz olmadığını belirterek, "Biz dernek olarak, grup olarak elimizden geldiği kadar koşturuyoruz, gerekli yerlerle istişareler yapıyoruz. Divan kurulumuzu burada ağırladık. Kendileri de korkmayın. Kesin müsterih olun. Bunun bir çözümü bulunacak dediler. Sivasspor asla sahipsiz değil. Elimizden geldiği kadar arkasındayız. Şehrin ileri gelenleri maddi anlamda bizlere yol açarlarsa, bir yönetim oluştururlarsa Sivasspor’umuz bu kötü günleri geride bırakacaktır. Tekrar Süper Lig’e çıkacağımızdan eminiz. Sivasspor’un yeri her zaman Süper Lig’dir. Burası bildiğiniz gibi zorlu bir deplasmandı Süper Lig’de. Ancak bunu kaybetmenin üzüntüsü gerçekten bizi derinden yaralıyor. Sivasspor bu şehrin en büyük değeridir. Sivasspor bu şehrin reklam yüzüdür. Bu şehir reklam yapacaksa bu şehre yatırım yapılacaksa, bu öncelikle Sivasspor sayesinde olacaktır. Sivasspor üzerinden esnaflık yapanlar, Sivasspor üzerinden reklam yapanlar lütfen bunu unutmasınlar. İlerleyen zamanlarda bu kendilerine de dönecektir. Sivasspor’umuza hep birlikte sahip çıkıp Sivasspor’un hak ettiği yere hep beraber taşımayı bekliyoruz" diye konuştu.