EKONOMİ
Türkiye ile Gana arasında stratejik sektörlerde 10 milyar dolarlık anlaşma 26 Mayıs 2026 Salı - 21:24:14 Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akwasi Opong Fosu ve Gana Cumhuriyeti parlamentosu milletvekillerinden oluşan heyet, Türkiye ile Gana arasında ekonomik ve ticari ilişkilere katkı sağlamak amacıyla Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) Genel Merkezi organizasyonuyla Ankara’ya ziyaret gerçekleştirdi. Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Akwasi Opong Fosu ve heyeti Ankara’da kamu kurumları ve çok fazla sayıda SANKON üyesi şirketleri ve fabrikaları ziyaret ederek temaslarda bulundu. Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr Akwasi Opong Fosu, Türkiye ile Gana arasında ekonomik ve ticari ilişkilere katkı sağlamak amacıyla inşaat, altyapı ve üst yapı, enerji, teknoloji, sağlık yatırımları, tekstil, gıda, ilaç sanayi, savunma sanayi, altın madenleri, petrol ve akaryakıt gibi stratejik ve önemli sektörleri kapsayan anlaşmaya imza attı. Anlaşma ile Türk şirketlerinin Afrika kıtasındaki devletlerde faaliyet gösteren Afrika Küresel Acil Yatırımları Merkezi AGEC ile SANKON iki ülke arasında ticari hacmi 10 milyar doları bulan ekonomik ve ticari işbirliği yapacak. Türkiye ile Gana arasında yapılan imza töreninde anlaşmayı Türk şirketleri adına SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu imzalarken Gana Cumhuriyeti adına eski Ekonomi Bakanı ve yeni mevcut hükümette Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akwasi Opong Fosu Afrika Küresel Acil Yatırımlar Merkezi AGEC Başkanı sıfatıyla imzaladı. Ekonomik ve ticari işbirliği anlaşması imza töreninde konuşan SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu, "Yapılan bu anlaşmanın iki ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacağına olan inancımız tamdır. Türk şirketleri olarak Gana Cumhuriyetindeki projelerde görev almaya hazırız, bugün imzaladığımız anlaşmanın şartlarını yerine getirmeye, Türkiye ile Gana arasında ekonomik ve ticari ilişkilerimize katkı sağlamaya, bundan sonraki süreçlerde de büyük bir kararlılıkla devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan döneminde Türkiye ile Gana arasında ekonomik ve ticari ilişkilerimiz çok güçlendi. Türkiye Cumhuriyeti ile Gana Cumhuriyeti arasında her alanda güçlü ve stratejik ortaklığımız ve işbirliğimiz var. Türk şirketleri olarak bu gelişmeleri büyük bir memmuniyetle karşılıyor, en güçlü duygularımızla destekliyoruz" dedi. Cevahiroğlu, iki ülke arasında yapılan ekonomik ve ticari işbirliği anlaşmasının yapılmasında Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Gana Cumhuriyeti Hükümetine teşekkür etti. Cevahiroğlu, "Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akwasi Opong Fosu ve heyeti‘ne Gana Cumhuriyeti Parlamentosu Milletvekillerine iki ülke arasında yapılan güçlü ekonomik işbirliği anlaşmasının imzalanmasında destek ve katkılarından dolayı teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akwasi Opong Fosu ise. Türkiye ile Gana ilişkilerine değinerek, "İki ülke arasında güçlü tarihi bağlarımız var, Gana Cumhuriyeti olarak Türkiye ile ilişkilerimize çok önem veriyoruz ve bu ilişkilerimizi daha ileri seviyelere çıkarmak için heyetle Ankara’ya ziyaret gerçekleştirdik. Burada çok verimli temaslarda bulunduk. Türkiye ile Gana arasında Ekonomik ve Ticari işbirliği anlaşmasının yapılmasından dolayı çok mutluyuz. Türkiye ile Gana arasındaki ekonomik ilişkilerimizin güçlenmesine destek ve katkılarından dolayı SANKON Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu’na teşekkür ederim" şeklinde konuştu. Dr Akwasi Opong Fosu, Afrika Küresel Acil Yatırımlar Merkezi AGEC kuruluşu başkanı sıfatıyla imzaladığı protokolün başta Gana olmak üzere bütün Afrika kıtasındaki projeleri kapsadığını da açıkladı. Türkiye ile Gana arasında ekonomik ve ticari işbirliği anlaşması imza töreninden sonra Gana Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Abdul Nasıru Deen, Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr Akwasi Opong Fosu ve Gana Cumhuriyeti Parlamentosu Milletvekillerine, SANKON heyetine Büyükelçilik konutunda yemek daveti verildi. Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr Akwasi Opong Fosu ve heyeti temaslarını tamamlayarak Ankara’dan ayrıldı.
26 Mayıs 2026 Salı - 15:50 Alpedo’dan 200 milyon liralık yatırım Kahramanmaraş’ın coğrafi işaretli dünyaca ünlü Maraş Dondurması’nın üreticilerinden olan Alpedo, 200 milyon liralık öz sermayesi ile yaptığı yatırımla yeni dolum ünitelerini hayata geçirdi. Alpedo Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Pekel, yeni yatırımla birlikte hem üretim kapasitesini hem de kaliteyi artırdıklarını söyledi. 1963 yılında Kahramanmaraş’ta 80 metrekarelik bir dükkanda temelleri atılan Alpedo, geride bıraktığı 63 yılda yaptığı yatırımlarla büyümeye devam ediyor. Alpedo Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Pekel, hem dondurmanın kalitesini hem de üretim kapasitesini artırma adına son olarak bu yatırımları hayata geçirdiklerini söyledi. "Dondurma üretim kapasitemiz 80 ton" Soğutma kapasitesini artırma ve yenileme yatırımının yanı sıra, 3 dolum ünitesi ve yenileme hattını hayata geçirdiklerini kaydeden Pekel, kaliteyi daha üst seviyelere taşımak için tam otomatik CIP ünitesini, tüm ürün imalat bölümünü kapsayacak şekilde yenilediklerini belirtti. Pekel, "Çiğ süt alımı için çok yönlü bir tesis kurduk. Bu tesisin amacı, çiğ sütü alıp, pastörizasyon ve standardizasyon işlemlerini yaptıktan sonra, üretim bölümüne vermek. Ayrıca tam otomatik pişirme sistemleri ile de saatlik 20 bin litre süt pişirme kapasitesine ulaştı. Üretim altyapımızı AB standartlarına uygun şekilde yenileyerek, kalite noktasında piyasadaki rekabet gücümüzü artırdık. Şu an itibarıyla günlük 80 ton dondurma üretim kapasitesine sahibiz" diye konuştu. "Gerçek meyvelerle üretilen dondurma çeşitlerini artıracağız" Şu anda üretimlerinin yüzde 80’ini iç piyasaya sunarken yüzde 20’lik kısmını da ihraç ettiklerini belirten Yaşar Pekel, yeni yatırımlarla birlikte 4 ay tam kapasite ile çalışırken, hedefleri doğrultusunda, ihracatı artırarak 8 ay tam kapasite ile çalışmak istediklerini söyledi. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde ihracatı yüzde 50’ye çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Pekel, "Bir taraftan ihracatı artırmak için çalışma yaparken, diğer taraftan da üretim geliştirme (ÜRGE) bölümümüz, ülkelerin kendine has damak tatlarına göre en uygun dondurmayı reçetelendirmek için çalışıyor. Geleneksel dondurmaların yanı sıra gerçek meyvelerle ürettiğimiz ürünlerin çeşitliliğini artırarak, coğrafi işaretli meyveleri de kullanarak, yeni tatlar elde ederek tüketicinin damak tadına hitap etmek istiyoruz" dedi. Kahramanmaraş’ın önde gelen dondurma üreticilerinden Alpedo, gerçek meyvelerle hazırladığı ürün yelpazesiyle dikkat çekiyor. Firma, 22 farklı çeşit dondurmayı doğal içeriklerle üretirken, klasik dondurma çeşitlerinin yanı sıra sütlü meyveli alternatiflere de ağırlık veriyor. Alpedo Yönetim Kurulu Üyesi Yaşar Pekel, dondurma üretiminde kalite ve çeşitliliği ön planda tuttuklarını belirterek, "Klasik dondurma çeşitlerinin yanı sıra sadece sorbe değil, sütlü meyveli dondurma üretimi de gerçekleştiriyoruz" dedi. Firma, Alpedo’nun yanı sıra "Stone" ve "Dondurmam Gaymak" markalarıyla da üretim yapıyor. Bu markalar altında toplamda 120 çeşit dondurma üretimi gerçekleştiren şirket, geniş ürün gamıyla hem yurt içinde hem de yurt dışında büyümesini sürdürüyor. Alpedo’nun doğal içeriklere dayalı üretim anlayışı ve artan ürün çeşitliliği, markayı sektörde öne çıkaran unsurlar arasında yer alıyor. "Yeni yatırımla enerjinin yüzde 100’ünü kendi tesislerimizden karşılayacağız" Alpedo’nun Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Bursa, Gaziantep, Adana, Kayseri, Diyarbakır gibi 20 ilde bölge müdürlükleri bulunduğunu, 25 bin olan satış noktasını bu yıl 34 bine çıkardıklarını ve 2027’de bu rakamı 42 bine çıkarmayı hedeflediklerini belirten Yaşar Pekel, son olarak şunları söyledi: "Yaptığımız makine yatırımlarının yaklaşık yüzde 80’lik kısmını, kendi bünyemizde oluşturduğumuz teknik ekiplerle kendi atölyelerimizde üretiyoruz. Hedefimiz önümüzdeki yıllarda üretim yaptığımız makinaların tamamını kendi tesisimizde tasarlayıp üreterek dışa olan bağımlılığımızı tamamen ortadan kaldırmak. Ayrıca fabrikamızın çatısında 1.3 MW’lık Güneş Enerji Santrali (GES) bulunuyor ve tükettiğimiz enerjinin yüzde 20’sini buradan karşılıyoruz. Bunun yanında Batman’da 5.2 MW’lık GES kuracağız. Bu GES tamamlandığında da tükettiğimiz enerjinin yüzde 100’ünü kendi tesislerimizden karşılamayı hedefliyoruz." Yapılan bu yatırımlarla Alpedo hem üretim gücünü artırmayı hem de global pazarda daha güçlü bir oyuncu olmayı hadefliyor.
Doğu ve Güneydoğu’nun cazibe merkezi olacak mobilyacılar sitesinde çalışmalar sürüyor
30 Eylül 2025 Salı - 10:38 Doğu ve Güneydoğu’nun cazibe merkezi olacak mobilyacılar sitesinde çalışmalar sürüyor Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın vizyon projelerinden biri olan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin mobilya ihtiyacını karşılayacak mobilyacılar sitesinde çalışmalar hızla devam ediyor. 2022 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından Güneykent Mahallesi’nde bulunan 80 bin 400 metrekarelik alan Elazığ Belediyesine tahsis edilmişti. Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın girişimi sonucunda alanın mobilyacılar sitesi olarak yapılmasına karar verilmesinin ardından 2025 yılının mayıs ayında ilk kazma vuruldu. Geçen süre zarfında 8 bin metrekarelik alanda çalışmalar tamamlanırken, 90 gün içerisinde 32 bin metrekare alanın daha yapılarak tamamlanması planlanıyor. Tamamlandığında Elazığ başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin cazibe merkezlerinden birisi olacak projenin 2027 yılının sonlarına doğru tamamen bitirilip hizmete açılması planlanıyor. Çalışmalar hakkında bilgi vere Elazığ Mobilyacılar Sitesi Başkanı Erkan Taşkın, "Burası 80 bin 400 metrekare alan üzerinde şuan inşaat çalışması yürütüyoruz. Yaklaşık 60 civarında iş yerimiz olacak. 2022 yılında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum tarafından Elazığ Belediyesine tahsis edilerek mobilyacılar sitesi için verilen arazide bugün, yaklaşık 8 bin metrekare inşaat alanımız tamamlandı. 16 bin metrekarenin de montaj işlemi başladı. Bundan sonra 8 bin metrekare daha yapılacak. Yaklaşık 90 gün içerisinde 32 bin metrekare inşaatımız bitmiş olacak. Projemiz, 2027 yılının sonuna kadar tamamlamayı planlıyoruz. Projemiz Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları himayesinde ilerliyor. Genellikle bu projelerin yapıldığı illerde mobilya pazarında bir yükseliş, satışlarda bir hızlanma ve şehrin sadece mobilyaya değil, diğer esnaflara da katkıları oluyor. Kayseri’den Doğu’ya doğru gelince şuan tek proje Elazığ’da yapılıyor. Çevre illerde muadili yok. Burada sosyal alanlar da olacak. Mobilyanın yanında olması gereken bütün donatılar olacak. Burada üretim zorunluluğu var. Devletimizin de araziyi vermesinin nedenlerinden birisi mağazalarda üretim zorunluluğu olmasıdır" dedi.
Kümbet’te yetiştirilen doğal patatesin hasadı başladı
30 Eylül 2025 Salı - 10:37 Kümbet’te yetiştirilen doğal patatesin hasadı başladı Eskişehir’in Kümbet mahallesinin verimli topraklarında doğal yöntemlerle yetiştirilen patatesin hasadı başlarken kurak ve zorlu iklim şartlarına rağmen dekar başına 4 ton patates çıktı. Seyitgazi ilçesine bağlı Kümbet mahallesinde patates üretimi sürüyor. Bölgenin ekim yapmaya müsait topraklarında doğal yöntemlerle yetiştirilen patatesin hasadı başladı. Yaşanan kurak ve zorlu iklim şartlarına rağmen alınan verim üreticinin yüzünü güldürdü. Üreticiler, dekar başına yaklaşık 4 ton patates çıktığını ifade etti. Çuvallara doldurulan patatesler, römorklara yerleştirerek tüketicilerle buluşturulmak üzere yola çıktı. "Allah ağız tadıyla yedirmeyi nasip etsin" Bölgede tarla sahibi olan Arif ünlü, "2025 yılı patates hasadımızı gerçekleştirdik. Doğal hayvan gübresi ve sadece suyla baktığımız patatesimiz kuraklığa ve iklim şartlarına rağmen yüzümüzü güldürdü. Allah bin bereket versin. Bir dekara 4 ton patates aldık. Allah ağız tadıyla yedirmeyi nasip etsin. Herkese hayırlı, bereketli ürünler kaldırmayı diliyorum" dedi. "Görüyorsunuz, gayet mükemmel" Çiftçi Gazi Erarslan, "Kümbet köyünün meşhur patatesini söküyoruz. Görüyorsunuz, gayet mükemmel. Hayırlı müşteriler olsun. Allah yedirmek nasip etsin" şeklinde konuştu. "Çuvallarımız tamamen doldu" Ülkü Gökçe ise "Köyümüzün sarı ve kepekli patatesi çok güzeldir. Eşe, dosta tavsiye ederiz. Maşallah, çuvallarımız tamamen doldu. Allah hayırlı müşteriler versin" diye konuştu.
Doğu ve Güneydoğu’nun cazibe merkezi olacak mobilyacılar sitesinde çalışmalar sürüyor
30 Eylül 2025 Salı - 10:32 Doğu ve Güneydoğu’nun cazibe merkezi olacak mobilyacılar sitesinde çalışmalar sürüyor Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın vizyon projelerinden biri olan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin mobilya ihtiyacını karşılayacak Mobilyacılar Sitesinde çalışmalar hızla devam ediyor. 2022 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum tarafından Güneykent Mahalle’sinde bulunan 80 bin 400 metrekarelik alan Elazığ Belediyesine tahsis edilmişti. Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın girişimi sonucunda alanın Mobilyacılar Sitesi olarak yapılmasına karar verilmesinin arından 2025 yılının mayıs ayında ilk kazma vuruldu. Geçen süre zarfında 8 bin metrekarelik alanda çalışmalar tamamlanırken, 90 gün içerisinde 32 bin metrekare alanın daha yapılarak tamamlanması planlanıyor. Tamamlandığında Elazığ başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin cazibe merkezlerinden birisi olacak projenin 2027 yılının sonlarına doğru tamamen bitirilip hizmete açılması planlanıyor. Çalışmalar hakkında bilgi vere Elazığ Mobilyacılar Sitesi Başkanı Erkan Taşkın, "Burası 80 bin 400 metrekare alan üzerinde şuan inşaat çalışması yürütüyoruz. Yaklaşık 60 civarında iş yerimiz olacak. 2022 yılında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum tarafından Elazığ Belediyesine tahsis edilerek mobilyacılar sitesi için verilen arazide bugün, yaklaşık 8 bin metrekare inşaat alanımız tamamlandı. 16 bin metrekarenin de montaj işlemi başladı. Bundan sonra 8 bin metrekare daha yapılacak. Yaklaşık 90 gün içerisinde 32 bin metrekare inşaatımız bitmiş olacak. Projemiz, 2027 yılının sonuna kadar tamamlamayı planlıyoruz. Projemiz Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları himayesinde ilerliyor. Genellik bu projelerin yapıldığı illerde mobilya pazarında bir yükseliş, satışlarda bir hızlanma ve şehrin sadece mobilya değil, diğer esnaflara da katkıları oluyor. Kayseri’den Doğu’ya doğru gelince şuan tek proje Elazığ’da yapılıyor. Çevre illerde muadili yok. Burada sosyal alanlar da olacak. Mobilyanın yanında olması gereken bütün donatılar olacak. Burada üretim zorunluluğu var. Devletimizin de araziyi vermesinin nedenlerinden birisi mağazalarda üretim zorunluluğu olmasıdır" dedi. (MK-CK-
Ordu’da sütün değeri artıyor
30 Eylül 2025 Salı - 10:30 Ordu’da sütün değeri artıyor Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından, çiğ süt altyapısını geliştirmek amacıyla süt toplama merkezleri ve aile işletmelerine ev tipi süt soğutma tankı desteğinde bulunuldu. Sütün sağlıklı ve değerinde satılmasının önünü açan uygulama, süt üreticilerinin de yüzünü güldürdü. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, tarım ve hayvancılık alanında üretim ve verimin artması amacıyla üreticilere desteğini sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi tarımın farklı alanlarında olduğu gibi süt sığırcılığını da yaygınlaştırmak, süt üretimini ve kalitesini artırmak amacıyla önemli projeler hayata geçirdi. Çiğ süt altyapısını geliştirerek sütün kalitesini ve pazar değerini artırmak amacıyla 9 farklı lokasyonda 25,5 ton kapasiteli süt toplama merkezi kurulurken, 30 aile işletmesine 200 ve 300 litre kapasiteli ev tipi süt soğutma tankı desteği verdi. Süt üreticileri memnun Fatsa ilçesinde süt sığırcılığı yapan üreticilerden Yunus Çakır ve Muhammet Aynacı, Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen ev tipi süt soğutma tanklarının kendilerine büyük kolaylık sağladığını söylediler. Sütü soğuk zincir bozulmadan bekletmelerinin ekonomik olarak da kendilerine katkı sağladığını ifade eden üreticiler, "Süt sığırcılığını severek yapıyoruz. Bu işleri yaparken sütü muhafaza altında tutmak bizi çok zorluyordu. Büyükşehir Belediyemiz de bu hususta bize yardımcı oldu, süt tankı desteğinde bulundular. Birkaç gün sütümüzü çok rahatlıkla bu tanklarda saklayabiliyoruz. Bizim gerçekten kurtarıcımız oldu. Artık müşterilerimize sütümüzü rahat bir şekilde sunabiliyoruz. Bu sayede sütümüzü de değerinde satabiliyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Mehmet Hilmi Güler’e desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdiler.
Gümüşhane’de genç muhtarın Türkiye’ye ilham veren başarı hikayesi
30 Eylül 2025 Salı - 10:21 Gümüşhane’de genç muhtarın Türkiye’ye ilham veren başarı hikayesi Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinin zorlu coğrafyaya sahip Akçal Köyündeki genç girişimci Said Tüfekçi ve ailesinin yazdığı başarı hikayesi herkese ilham veriyor. Bursa’da doğan ve üniversite eğitimini Gümüşhane Üniversitesi’nde tamamlayan Said Tüfekçi (35) büyük şehir imkanlarını bir kenara bırakarak 2016 yılında memleketi Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Akçal köyüne geri döndü. Veteriner Sağlık Teknikerliği bölümü mezunu olan Tüfekçi, eşi Aslı Tüfekçi ve emekli olduktan sonra köye dönüş yapan anne ve babasının büyük desteğiyle tarım ve hayvancılık sektörüne adım attı. Köyünde 2 büyükbaş hayvanla başladığı yolculuğunu devlet desteğiyle zaman zaman 50 hayvana kadar çıkaran ve daha sonra yoğun talep üzerine süt sığırcılığına geçen Tüfekçi, ailesiyle birlikte süt ürünleri üreterek ülkenin dört bir yanına gönderiyor. Çalışma azmi ve kararlılığıyla bölgede veteriner teknikeri olarak vatandaşlara da hizmet veren Tüfekçi, 2024 yılı yerel seçimlerinde de köyüne muhtar seçildi. "Başarımızın tek kaynağı aile ve inanmak" diyerek zorlukları nasıl aştıklarını anlatan Tüfekçi, devlet desteklerinin bu başarıdaki kilit rolünü vurguladı. Karadeniz’in en zorlu coğrafyalarından birine sahip köyünde "Traktör kullanacak arazimiz yok" sözleriyle bölgenin çetin koşullarını özetleyen Tüfekçi, aldığı veterinerlik eğitimi sayesinde hayvan sağlığı ve verimliliği konusunda bilimsel yaklaşımları hem kendi hayvanların da hem de vadideki diğer köylerde uyguluyor. Bir çiftçi olmanın ötesine geçerek bir girişimci kimliği sergileyen Tüfekçi, "Bursa’da doğdum. 2010 yılına kadar Bursa’da yaşadım. Eğitim öğretimi orada tamamladım. Daha sonra Gümüşhane Üniversitesi Laborant ve Veteriner Sağlık Bölümünü 2010 ve 2012 yıllar arasında bitirdim. Bayburt, Gümüşhane, Giresun ve Kastamonu illerinde çalıştım, kendimi geliştirdim. 2016 yılında memlekete dönüş yaptım. Burada anne, baba, kız kardeşim, eşimle beraber tarım ve hayvancılık sektörüne başladık" dedi. "Zor coğrafyada ailemizle bir olarak başarılara imza atıyoruz" "Aileyle beraber hareket ettiğimizden dolayı istediğimiz hedeflere ulaştık ve ulaşmaya da devam ediyoruz" diyerek birlik ve beraberliğin önemini vurgulayan Tüfekçi, devletin bu konudaki desteklerine özel bir parantez açarak "2024 yerel seçimlerinde muhtar olarak köyümüze seçildim. Ve muhtar olduktan sonra köyümüze de güzel işler yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Devletimizin desteğiyle beraber bu noktalara geldik. Zor coğrafyada başarılara imza atıyoruz. Teknoloji zor bizim bölgelerde. Traktör gitmiyor. Küçük makine ekipmanlarla idare ediyoruz. Burada başarılı olabilmek için en uygun, en sağlıklı ekipmanları seçerek, zamanı satın almak için uğraşıyoruz" diye konuştu. "Devlet desteğiyle işleri büyüttük, şimdi süt hayvancılığına geçtik" Süt ve besi hayvancılığıyla başladığını ve son dönemde süt hayvancılığına döndüğünü anlatan Tüfekçi, "Büyükşehirlerdeki eşim, dostum ve arkadaşlarım sürekli benden tereyağı, peynir istedi. Baktım daha çok talep var şu an 20 büyükbaş simental hayvana çevirdim hayvanlarımızı. Önceki dönemlerde 40 büyükbaş hayvana kadar çıktık. Yaşam koşulları günden güne artıyor. Zorluklarla uğraşıyoruz. Özellikle pandemiden dolayı ekonomi bayağı bir sıkıntı yaşadı. Yeni bina yaptık, yaşam alanı oluşturduk, ahırı büyüttük. Bu şekil olunca 2 büyükbaştan 40 büyükbaşa kadar bazen 50 bazen 30 oldu. İnişli çıkışlı dönemlerimiz oldu. Devletimizin bu konuda çok büyük destekleri oldu. Tarım ve Orman Bakanlığından destek aldık. Ziraat Bankası da özellikle devletimizin desteği de bu konuda eksik olmadı. Hepsine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Zorluklarla başarılı olabilmek için inanmak gerekiyor" Küçüklükten beri köy yaşamı istediğini ve 2016 yılında evlendikleri eşinin de kendisine destek verdiğini aktaran Tüfekçi, "Zorluklarla başarılı olabilmek için inanmak gerekiyor. İnandığın yoldan vazgeçmeyeceksin. Merdivenleri sağlam bir şekilde yavaş yavaş, adım adım, emin adımlarla çıkarak bu noktaya geldik. Ve bu noktadan da devam ederek yaşamımızı bu şekilde insanlara sağlıklı organik ürünler elde ederek yaşamımızı bu şekilde sürdürüyoruz. Annem Fadime, babam Salih, kız kardeşim Merve Tüfekçi ile hareket ediyoruz. Bazen ben yaylada olmadığım zaman annem ve babam gidiyor hayvanlara yardımcı oluyor. Ben dışarı işlerini götürüyorum. Köye gelmemin en büyük sebebi, beni köye teşvik eden annem ve babamdır. Karadeniz insanının emekli olunca en büyük hayali köye ev yapmaktır. O hayalinin peşinden giderek biz de onların yolundan devam ettik. Ve beraber mutlu mesut bir yaşam sürdürüyoruz" dedi. "Aile olarak bu yolda çok güzel bir şekilde ilerliyoruz" Muhtar Tüfekçi’nin Samsun’un Çarşamba ilçesinden olan eşi Aslı Tüfekçi ise üniversite okurken Şiran’da tanıştıklarını belirterek, "Yollarımız burada kesişti. Eşimin bana teklifiydi bu aslında. Beraber el ele versek köye gitsek hayvancılıkla uğraşsak bu sektöre atılsak benimle bu yolda ilerler misin diye. Ben de kabul ettim. Zaten yabancı değilim. Kendi ailem de bu sektörün içerisinde. Benim bu yolda yürümemin, çaba göstermemin büyük sebebi de kayınvalidem. Çok destek oluyor bize. Aile olarak bu yolda çok güzel bir şekilde ilerliyoruz. Yani evet coğrafya biraz yorucu, biraz zor ama el ele verdikten sonra yapılmayacak hiçbir iş yok. Severek yapmanız lazım. Sevmezsen seni burada zorla kimse tutamaz. Bu yolda bir şeyleri başarabilmen için önce hedefini koyman lazım daha sonra bu yolda yürümen lazım. Çok şükür biz onu atlatıyoruz, yolumuza devam ediyoruz" diye konuştu. "Onda küçüklükten beri hayvanlara karşı ilgi vardı" Tüfekçi ailesinin annesi Fadime Tüfekçi de oğlunun isteği üzerine eşinin emekli olması sonucu Bursa’dan köye dönüş yaptıklarını kaydederek, "10 yıl önce geldim. Çocuğum buraya gelmek istedi, oralarda durmak istemedi, büyük şehirde durmadı. Çok sevmedi yani orayı. Vatanımız olunca da kendi memleketimize geldik. Onda küçüklükten beri hayvanlara karşı ilgi vardı. Buraya geldik 2 tane ineğimiz vardı. Ondan sonra Allah’a hamdolsun büyüttük. Ben de çocuğumun yanına gelmek istedim. Beni Bursa’da bağlayan bir şey yoktu. Benim bir oğlum, iki kızım var. Çekirdek aile olarak hep beraber ben de oğluma yardımcı oluyorum. Bazı zorluklar oluyor. Kolay bir şey yok. Nereye gidersen git çalışmadan ekmek yok. Burada kendi işimiz, kendi malımız. Çocuğuma yardımcı oluyorum. Hep birlikte bir hayat sürüyoruz" ifadelerini kullandı. (RE-ÖS-Y)
Iphone 17 almak için 30 tır karpuz ya da 2 tır domates satmak gerekiyor
30 Eylül 2025 Salı - 10:21 Iphone 17 almak için 30 tır karpuz ya da 2 tır domates satmak gerekiyor Haftalardır "geldi geliyor satışa çıktı" diye gündemi meşgul eden Iphone 17’ye çiftçi gözünden ve tarımsal üretim açısından bakıldığında ilginç rakamlar ortaya çıkıyor. Iphone 17 256 GB olan en düşük fiyatlısı 80 bin lira olarak açıklanırken; Iphone Pro Max 2 TB olanı 220 bin liradan satılıyor. Rengine, modeline, satan firmaya göre bu fiyatlar arasında Iphone 17 modelinden alınabiliyor. Çiftçi tarafından bakılacak olursa bu telefonlara ulaşmaları çok da kolay olmayacak. Üreticiler gübre, mazot, işçilik, ilaçlama gibi girdi maliyetlerinin bir tekini bile karşılamadan sadece tarladan çıkış fiyatı üzerinden ürün satarak bu lüks iletişim aracını almak isterlerse epeyce bir tarım ürününü gözden çıkarmak zorunda kalacak. Örneğin en düşük fiyata sahip 80 bin liralık yeni modelden almak isteyen bir domates üreticisi, kilosu 4 lira olan salçalık domatesten 20 ton ürün satması gerekiyor. Şu anda Balıkesir’in Edremit ve Ayvalık ilçesinde yağlık zeytinin kilosu 40 lira olduğu göz önüne alındığında Iphone 2 ton yeşil zeytine denk geliyor. Bursa’nın Karacabey ve Balıkesir’in Sındırgı ilçelerinde kilosu ortalama 10 lira olan yağlık biberden ise çiftçiler, 8 ton satması durumunda yeni telefon alabiliyor. En stratejik ürün olan buğdayın kilosu bugünlerde 14 liradan alıcı buluyor. Konyalı bir hububat üreticisi yaklaşık 5,7 ton ürün satarak telefon akımına ayak uydurabiliyor. Adana ve Şanlıurfalı pamuk üreticisinin ise kilosu 31 lira olan ürününden 2,5 ton satması gerekiyor. En yüksek modeli için daha çok ürün gerekiyor En yüksek model olan Iphone Pro Max 2 TB’ye ulaşmak çiftçiler için çok zor görünüyor ve daha çok ürünü gözden çıkarması gerekiyor. 220 bin liralık telefon için salçalık domatesten 55 tona ihtiyaç duyuluyor. Başka bir ifadeyle bir çiftçi, giderlerini hiç karşılamadan hasat ettiği domatesin 24 tonluk bir tır hesabıyla 2 tırdan fazla kısmını gözden çıkarmak zorunda kalıyor. Yeşil zeytin üreticisi ise kilosu 40 lira olan yağlık zeytinden 5,5 ton satarak bu telefona sahip olabiliyor. Buğday çiftçisi ise en yüksek modeli için 15 tonun üzerinde yani 15 bin 714 kilogram buğday satması gerekiyor. Pamuk üreticisi 7 bin 96 kilogram ürün satarak, kapya biber çiftçisi de yaklaşık bir tır dolusu yani 22 bin kilogramı elden çıkararak Iphone 17’nin en yüksek modeline ulaşabiliyor. Yaz aylarında 30 kuruşa kadar düşen karpuz üzerinden hesapla, 220 bin liralık telefonun karşılığı 733 ton karpuz; başka bir ifadeyle 30 tır dolusu karpuz yapıyor.
Dış ticaret açığı Ağustos ayında yüzde 15,8 azaldı
30 Eylül 2025 Salı - 10:20 Dış ticaret açığı Ağustos ayında yüzde 15,8 azaldı Ağustos ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,8 azalarak 5 milyar 4 milyon dolardan, 4 milyar 211 milyon dolara geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayı Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı. TÜİK ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2025 yılı Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,2 azalarak 21 milyar 729 milyon dolar, ithalat yüzde 3,9 azalarak 25 milyar 940 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Ağustos döneminde ihracat yüzde 4,3, ithalat yüzde 5,6 arttı Genel ticaret sistemine göre ihracat 2025 yılı Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,3 artarak 178 milyar 18 milyon dolar, ithalat yüzde 5,6 artarak 238 milyar 159 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ağustos ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat yüzde 0,9 arttı, ithalat yüzde 2,2 azaldı Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2025 Ağustos ayında yüzde 0,9 artarak 20 milyar 114 milyon dolardan, 20 milyar 301 milyon dolara yükseldi. Ağustos ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 2,2 azalarak 20 milyar 405 milyon dolardan, 19 milyar 963 milyon dolara geriledi. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret fazlası Ağustos ayında 338 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 0,6 azalarak 40 milyar 264 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 101,7 oldu. Dış ticaret açığı Ağustos ayında yüzde 15,8 azaldı Ağustos ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,8 azalarak 5 milyar 4 milyon dolardan, 4 milyar 211 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ağustos ayında yüzde 81,5 iken, 2025 Ağustos ayında yüzde 83,8’e yükseldi. Dış ticaret açığı Ocak-Ağustos döneminde yüzde 9,7 arttı Ocak-Ağustos döneminde dış ticaret açığı yüzde 9,7 artarak 54 milyar 813 milyon dolardan, 60 milyar 140 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak-Ağustos döneminde yüzde 75,7 iken, 2025 yılının aynı döneminde yüzde 74,7’ye geriledi. Ağustos ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,9 oldu Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2025 Ağustos ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,9, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 2,7, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 oldu. Ocak-Ağustos döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,3, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 oldu. Ağustos ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 68,3 oldu Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2025 Ağustos ayında ara mallarının payı yüzde 68,3, sermaye mallarının payı yüzde 14,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 16,5 oldu. İthalatta, 2025 Ocak-Ağustos döneminde ara mallarının payı yüzde 68,9, sermaye mallarının payı yüzde 14,4 ve tüketim mallarının payı yüzde 16,4 oldu. Ağustos ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,9 oldu Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2025 Ağustos ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,9, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 2,7, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 oldu. Ocak-Ağustos döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,3, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 oldu. Ağustos ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 68,3 oldu Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2025 Ağustos ayında ara mallarının payı yüzde 68,3, sermaye mallarının payı yüzde 14,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 16,5 oldu. İthalatta, 2025 Ocak-Ağustos döneminde ara mallarının payı yüzde 68,9, sermaye mallarının payı yüzde 14,4 ve tüketim mallarının payı yüzde 16,4 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat yüzde 5,4 azaldı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2025 Ağustos ayında bir önceki aya göre ihracat ve ithalat sırasıyla yüzde 5,4, yüzde 4,8 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2025 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 1,9 artarken, ithalat yüzde 3,5 azaldı. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 4,2 oldu Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Ağustos ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,9’dur. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 4,2’dir. Ocak-Ağustos döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5’tir. Ocak-Ağustos döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,7’dir. Ağustos ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 82,3’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 11,4’tür. Ocak-Ağustos döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 81,0’dır. Ocak-Ağustos döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 11,2’dir. Özel ticaret sistemine göre ihracat 2025 yılı Ağustos ayında 19 milyar 556 milyon dolar oldu Özel ticaret sistemine göre, 2025 yılı Ağustos ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,4 azalarak 19 milyar 556 milyon dolar, ithalat yüzde 2,7 azalarak 24 milyar 608 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ağustos ayında dış ticaret açığı yüzde 7,3 azalarak 5 milyar 450 milyon dolardan, 5 milyar 52 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ağustos ayında yüzde 78,4 iken, 2025 Ağustos ayında yüzde 79,5’e yükseldi. İhracat 2025 yılı Ocak-Ağustos döneminde 161 milyar 509 milyon dolar oldu Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2025 yılı Ocak-Ağustos döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 artarak 161 milyar 509 milyon dolar, ithalat yüzde 6,2 artarak 222 milyar 767 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Ağustos döneminde dış ticaret açığı yüzde 10,4 artarak 55 milyar 466 milyon dolardan, 61 milyar 257 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak-Ağustos döneminde yüzde 73,6 iken, 2025 yılının aynı döneminde yüzde 72,5’e geriledi.
EGİAD’dan ‘Tersine beyin göçü’ çağrısı
30 Eylül 2025 Salı - 10:18 EGİAD’dan ‘Tersine beyin göçü’ çağrısı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ile GreaTR arasında, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye dönüşünü teşvik etmek amacıyla ’Tersine Beyin Göçü’ programı kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. Türkiye’de son yıllarda artan beyin göçü, nitelikli iş gücünün kaybı nedeniyle ekonomik büyüme, inovasyon ve teknoloji alanlarında ciddi etkiler oluşturuyor. TÜİK verileri ve uluslararası raporlar, özellikle genç yeteneklerin yurtdışına yönelme eğiliminde belirgin bir artış olduğunu ortaya koyuyor. Ancak küresel trendler, bu göçün tersine çevrilebileceğine işaret ediyor. "Tersine Beyin Göçü" olarak adlandırılan bu süreçte, yurtdışında eğitim almış veya kariyer yapmış gençlerin uygun şartlar sağlandığında ülkelerine dönerek bilgi, deneyim ve sermayelerini Türkiye’ye taşıma eğilimi artıyor. Bu çerçevede Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), nitelikli insan kaynağının ülkeye geri kazandırılması amacıyla önemli bir adım attı. EGİAD, GreaTR iş birliğiyle düzenlediği "Tersine Beyin Göçü" Semineri ile iş dünyası temsilcileri ve genç yetenekleri stratejik bir vizyonla bir araya getirdi. Seminer ve Protokol Dün EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleşen seminerde, yurtdışında eğitim almış gençlerin Türkiye’ye dönüş motivasyonları, ekosistemin sunduğu imkanlar ve iş dünyası için yaratacağı fırsatlar ele alındı. Etkinliğe, GreaTR Kurucu Ortakları Talya Nisari ve Araz Alemfamian konuşmacı olarak katıldı. Seminer sonunda EGİAD ve GreaTR arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. Bu protokol kapsamında EGİAD üyelerinin şirketleri, GreaTR’ın kurduğu Tersine Beyin Göçü Platformuna bir yıl boyunca ücretsiz erişim hakkı elde ederek yurtdışındaki nitelikli Türk genç yeteneklere doğrudan ulaşma imkanı kazandı. Araştırmadan bulgular GreaTR ve FutureBright iş birliğinde hazırlanan "Tersine Beyin Göçü Araştırma Raporu"na göre: Yurtdışındaki gençlerin yüzde 61’i, Türkiye’de yaşam ve çalışma şartları yurtdışıyla benzer hale gelirse geri dönmek istediğini belirtiyor. Motivasyonlar arasında ülkeye hizmet etme arzusu, aile bağları ve kültürel aidiyet öne çıkıyor. Gençlerin beklentileri arasında adil çalışma şartları, iş-özel hayat dengesi ve rekabetçi ücretler dikkat çekiyor. Her şirketin tersine beyin göçü politikası olmalı Tersine beyin göçü, Türkiye için stratejik bir fırsat sunduğunu belirten EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, "Gençlerimiz, yurtdışında kazandıkları vizyon ve deneyimleri Türkiye’ye taşımak istiyor. Bizlere düşen, onlara bu katkıyı sağlayabilecekleri zemini hazırlamaktır. Artık her şirketin bir tersine beyin göçü politikası olmalı; çünkü gençler sadece dönmek istemiyor, aynı zamanda değer görmek ve potansiyellerinin tanındığını hissetmek istiyor" dedi. EGİAD - GreaTR ortaklığı Özhelvacı, protokolün önemine de dikkat çekerek "Bugün imzaladığımız iş birliği protokolü, EGİAD üyelerine stratejik bir avantaj sağlayacak. Bu sayede üyelerimiz, global tecrübelerle donanmış genç yeteneklerle doğrudan temas kurma imkânına sahip olacak. Bu ortaklığın, iş dünyamız için uzun vadeli kazanımlar yaratacağına inanıyoruz" diye ekledi. Gelecek nesillere çağrı İzmirli iş dünyası ailelerine seslenen Özhelvacı, ‘Tersine Beyin Göçü’ gerçekleştirmeleri için çağrıda bulunarak "Biz, bu gençlerimizin de eğitim ve deneyimlerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönerek ister aile şirketlerinde ister farklı sektörlerde aktif rol almalarını arzu ediyoruz. Derneğimiz, iş dünyasının yurt dışında okuyan çocukları için Türkiye’de cezbedici bir sosyal ortam oluşturmaktadır. Tüm faaliyetlerimizle bu ortamı sağladığımıza inanıyoruz. Amacımız, yurt dışındaki tüm gençlerimizin ‘Türkiye’de bana uygun bir gelecek var’ diyerek gönül rahatlığıyla evlerine dönebilmeleridir" ifadelerini kullandı. 110’dan fazla yetenek Türkiye’deki şirketlere geri geldi GreaTR Kurucu Ortağı Araz Alemfamian da seminer kapsamında yaptığı konuşmada, GreaTR’nın 2020 yılında tersine beyin göçü platformu olarak başladığını dile getirerek "Yurt dışında eğitim alan genç Türk yeteneklerini Türkiye’de önde gelen şirketler ile bir araya getiriyoruz. Bizden önce bu gençlerin yurt dışına gittikten sonra Türkiye ile ortak bağ kurabilecekleri bir ortak platform arayışı vardı. Biz de bu sorundan yola çıkarak hem gençler yurt dışına gittikten sonra maddi ve manevi karşılıklarını alabilecekleri şirketler ile tanışsınlar hem de şirketler yurt dışında en iyi okullarda eğitim almış genc yetenekleri şirketlerine katarak büyümelerine katkı sağlasınlar diye GreaTR kurduk. GreaTR şu anda 30 ülke 140 şehir 290 üniversiteden en iyi Türk yetenekleri barındıran bir platform haline geldi. Bu 5 sene içinde 110’dan fazla yeteneği Türkiye’deki şirketlere getirdik. Tersine Beyin göçü platformunu kurmakla bu yolculuğumuz hızlanarak ilerleyecek" sözlerini kullandı. Yurtdışındaki Türklerin yüzde 23’ü İzmir’de çalışmak istiyor GreaTR Kurucu Ortağı Talya Nisari ise konuşmasında 2025 Şubat ayında Türkiye’nin ilk Tersine Beyin Göçü Raporu’nu yayınladıklarına dikkat çekerek, "Burada yurt dışında okuyan fakat geri dönen Türklerin yüzde 23’ü İzmir’de çalışmak istiyordu. EGİAD ile iş birliği de bu şekilde başlamış oldu. Tersinebeyingocu.org adındaki Web sitesine Türkiye’deki şirketler iş ilanı koyuyor. Sadece yurt dışında okuyan dünyanın en iyi 150 üniversitesinden mezun veya okuyan öğrencilerin bu ilanlara başvuru yapması hedefleniyor. EGİAD ile iş birliği kapsamında çoğunlukla Marmara’da olan bu kitleyi Ege Bölgesi’ne de açıyoruz. Yurt dışında okuyan Türkler geri döndüklerinde Ege Bölgesi’nde iyi şirketlerine ilanlarını görebilecekler" dedi. EGİAD’ın düzenlediği Tersine Beyin Göçü Semineri ve GreaTR ile imzaladığı iş birliği protokolü ile son buldu. Beyin göçü sorununa çözüm üretmek ve nitelikli insan kaynağını ülkemize kazandırmak için stratejik bir adım olarak öne çıkan etkinlikte EGİAD, tersine beyin göçünü sadece ulusal bir mesele değil, aynı zamanda iş dünyasının geleceği için kritik bir yatırım alanı olarak görmeye devam edeceğini belirtti.
Altın susamda ‘Deli Mehmet’ bereketi
30 Eylül 2025 Salı - 10:11 Altın susamda ‘Deli Mehmet’ bereketi Rengi, tadı, aroması ve üretim şekli ile ‘Altın Susam’ olarak adlandırılan Gökova Susamı’nda yolma ve istiflemeden sonra silkme ve elekle eleme aşaması da tamamlanarak üreticiden tüketiciye ulaştırılması için son aşama tamamlanmak üzere. Gökova Körfezi’nin ünlü ‘Deli Mehmet’ rüzgarının iyotlu esintisi ile zengin bir aramoya sahip ‘Altın Susam’ üreten çiftçiler, her geçen yıl yaşanan işçi sıkıntısı nedeniyle üretimde son nesil olduklarını açıkladılar. Dünyaca ünlü mavi yolculuğun en önemli noktalarından Gökova Körfezi uç kesiminde yer alan Akçapınar, Akyaka, Gökova, Gökçe, Şirinköy ve Ataköy mahallelerinin ovasında yetişen Gökova Sarı Susam hasadı elekleme işlemlerinin ardından tamamlanıyor. 90 günlük ekim, yolma, silkme ve elekleme döneminin ardından sarı susam başta Japonya olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde alıcı buluyor. Tamamen geleneksel yöntemlerle makine ve benzeri hiçbir araç kullanılmadan üretilen Gökova Sarı Susamı kokusu ve aroması nedeniyle büyük talep görüyor. 90 günlük bir üretim dönemi bulunan Gökova Sarı Sumanı daha çok tahin ve Muğla’da simitlerde kullanılmasının yanında Japonlar tarafından sezon ortasında tarlada ürün tamamen alınarak Japonların geleneksel yemeği suşi üzerine tat vermesi amacıyla serpiliyor. Aroması ve kokusu Gökova Körfezi’nin esintisinde Gökova Sarı Susam’ın en büyük özelliklerinden aromasının kokusu Gökova Körfezi üzerinden kıyıya esen iyotlu meltem rüzgarından kaynaklanıyor. Deniz üzerinden özellikle geceleri esen meltem susama hem tat veriyor, hem de aromasını yükseltiyor. Nisan ayında hafif yağmur ve Gökova Körfezinde esen ‘Deli Mehmet’ rüzgarı susamdaki yağ ve iyot oranını yükseltiyor. "İşçi bulmakta zorlanıyoruz" Susam üreticisi Mehmet Sarıoğlu, "Gökova Körfezinden aldığı iyotlu hava ile aroması, yağı ile bütün bölgelerde üretilen susamlar içinde en kaliteli susam budur. Yağ oranı yüksektir, aroması yüksektir. Rekoltesi de yüksektir. Bizim susamımız sarı susam, altın sarısı dedikleri. Fiyatımız geçen seneki rakamımız 150 TL civarındaydı. Bu sene 200 olur üstü olur. Altı kurtarmaz. En büyük sıkıntımız işçi sıkıntısı. Bu işi yapacak insanlar artık azaldı. Yani biz son kuşağız. Bizden sonra yapacak olan yok bu işi. Geçen seneki verime göre biraz daha iyi bu sene. Nisan yağmurları oldu en azından. Nisan yağmuru toprağımızı biraz daha bereketlendirdi. Bu susam tamamen doğal. Ekimden yolmaya kadar, yolmadan silkime kadar her şey doğal. Bütün işçilik tamamen el emeği. Kesinlikle üretim aşamasında araç gereç kullanmıyoruz. Yolmada işçi var, silkmede işçi var. Çalışan biziz yani el emeği" dedi.
NTO’nun Coğrafi İşaretli Ürünler Mobil Tanıtım Aracı lansmanı yapıldı
30 Eylül 2025 Salı - 10:11 NTO’nun Coğrafi İşaretli Ürünler Mobil Tanıtım Aracı lansmanı yapıldı Nazilli Ticaret Odası’nın bölgedeki coğrafi ürünleri tanıtma amacıyla hazırladığı mobil aracın lansmanı yapıldı. Coğrafi işaretli Karacasu Çömleği, Dedebağ Keşkeği, Nazilli Kar Helvası, Nazilli Pidesi, Bozdoğan Cevizli Sucuğu ve Olukbaşı Oğlak Çevirme Kebabı ile ünlü Nazilli’nin ürünlerinin tanıtımı için kolları sıvayan Nazilli Ticaret Odası Yönetimi, bu ürünlerin her platformda tanıtılması için Mobil Tanıtım Aracı hazırladı. Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Arslan, Meclis Başkanı Süleyman Gürbüz ve oda yönetiminin ev sahipliğinde Oda Hizmet Binasında düzenlenen lansmana Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, Yenipazar Belediye Başkanı Malik Ercan, ADÜ Nazilli İ.İ.B.F. Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Onur Durukal ve davetliler katıldı. Coğrafi İşaretli Ürünler Mobil Tanıtım Aracı’nda sunumu yapılan coğrafi işaretli ürünlerden Nazilli Pidesi ve Olukbaşı Oğlak Çevirme Kebabı, davetlilere görsel şölen sunarken, tanıtımın ardından konuklara ikram edildi. "Mirasımıza sahip çıkıyoruz" Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Arslan, yaptığı konuşmada, "Bu topraklarda yetişen ürünlerin çeşitliliği ve lezzeti, doğal olarak eşsiz bir gastronomi kültürü oluşturmuştur. Doğal ve organik yapısı ile bilinen sebze ve meyvelerimizden yaptığımız yemekler, pideler ve mutfak ürünleri bu topraklarda bizden önce yaşayanların bıraktığı önemli bir mirastır. Her biri ayrı değerde olan bu mirasa sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyoruz. Yöremize özgü bu değerlerin vasıflarını kaybetmeden gelecek nesillere aktarılması için Türk Patent Kurumu nezdinde coğrafi işaret çalışmaları yapıyoruz. Coğrafi işaret tescili alınmış bir ürün; sadece belirlenen şehir veya bölgede üretilebilir anlamında tescillenmiş oluyor. Aynı zamanda üretim tekniği ve bölgeye özgü malzemeler de tescil edildiğinden coğrafi işaretli ürünler bölgenin adeta markası olmaktadır" "Miraslarımızdan 7’si coğrafi işaret aldı" Başkan Nuri Arslan, " Nazilli Ticaret Odası olarak bu güne kadar; Nazilli Kar Helvası, Bozdoğan Sucuğu, Nazilli Pidesi, Karacasu Keşkeği, Karacasu Çömleği, Olukbaşı Oğlak Çevirme Kebabı ve Bozdoğan Pidesi ürünlerimizin coğrafi işaret tescilleri alınmış olup çalışmalarımız devam etmektedir. Bu ürünlerimizin yurt genelindeki fuar ve organizasyonlarda tanıtılması, bilinirliklerinin arttırılması için bir tanıtım aracına ihtiyaç olduğunu gördük. Sadece bu amaç doğrultusunda kullanmak üzere enerjisini kendisi üreten, TV ve ses yayını yapabilen, derin dondurucu ve diğer ekipmanlara sahip çok amaçlı bir aracı Nazilli’ye kazandırdık. Ankara’da her yıl yapılan odalar birliği genel kuruluna ülkenin dört bir yanından 3 binden fazla oda borsa temsilcisi ve bürokrat katılmaktadır. Bu yıl yapılan yöresel ürünler etkinliğine aracı götürdük ve çok olumlu tepkiler aldık. Misafirler kıymalı ve tahinli pide ocağının başında uzun kuyruklar oluşturdular. Keza oğlak çevirme kebabımız yoğun ilgi gördü. Hem görsel anlamda hem de ikram anlamında Ticaret Odası Standı ve tanıtım aracımız etkinliğin yıldızı olmuştur" dedi. "Anuga Gıda Fuarına katılan ve stant açan tek odayız" Başkan Arslan konuşmasının sonunda önümüzdeki Cuma sabahı Almanya’da gerçekleştirilecek olan Avrupa’nın en büyük gıda fuarı olan Anuga Gıda Fuarı’na üyelerini götürerek stant açacaklarını ifade etti. Arslan, "Aydın bölgesinde yöresel ürünler noktasında Nazilli Ticaret Odası kadar önem veren başka bir oda yoktur. Biz 2023 yılından beri Avrupa’nın en büyük fuarı olan Almanya-Anuga Gıda Fuarına katılan ve stant açan tek odayız. Geçen dönemde Türkiye’den de tek odaydık. Yeni fırsatlar, yeni ihracat kanalları ve vizyonlarını genişletme anlamında üyelerimizi bu fuara götürüyoruz. Her seferinde de en azından 1-2 firmamız ihracata başlıyor. Bu da bizim iftihar kaynağımız" dedi. "Emeği geçenleri gönülden kutluyorum" Çalışmalarından dolayı oda yönetimini tebrik eden Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, "Nazilli Ticaret Odası’nın hayata geçirdiği Mobil Tanıtım Aracı ile coğrafi işaretli ürünlerimizin ülkemizin dört bir yanında tanıtılacak olması bizler için kıymetli bir kazanımdır. Bu değerli çalışmanın Sultanhisar’ımıza ve tüm bölgemize hayırlı olmasını diliyor, Nazilli Ticaret Odası Başkanı Nuri Arslan ve emeği geçenleri gönülden kutluyorum" dedi. "Tebrik ediyorum" Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik de konuşmasında, "Nazilli Ticaret Odamızın Coğrafi İşaretli Ürünler Tanıtım Aracı lansmanına katıldığım için çok mutluyum. Ata miraslarımız olan değerlerimize sahip çıktıkları ve tanıtımında katkıda bulundukları için emeği geçen başta Oda Başkanımız Nuri Aslan olmak üzere tüm üyelerimizi tebrik ediyor, hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. Coğrafi İşaretli Ürünler Mobil Tanıtım Aracı tanıtım lansmanı coğrafi işaretli ürünlerin tanıtıldığı sunumun ardından Nazilli Pidesi ve Olukbaşı Oğlak Çevirme Kebabı ikramı ile son buldu.