EKONOMİ
ÇAYKUR sezonun ilk gününde 900 ton çay aldı 21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:33:10 Çay İşletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürlüğü, sezonun ilk gününde üreticiden 900 ton çay alarak üretime başladı. ÇAYKUR Genel Müdürlüğü’nün 2026 yaş çay sezonunu açmasıyla müstahsiller sıcak havayı da fırsat bilerek çay bahçelerine girmeye başladı. Kurum, birinci sürgünün başladığı 21 Mayıs’ta 900 ton çay alımı yaptı. Fabrikalarda üretimin başladığını belirten ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, "Birinci gün çay getiren oldu. Genelde fabrikalarımızın yarısından çoğunda çay var. 900 ton çay aldık. Bugün inşallah iki katına çıkmasını bekliyoruz. Herhangi bir sıkıntımız yok. Aldığımız çayları taze taze fabrikaya getirip üretime verdik bile. Şu anda bazı fabrikalarımızda bugün itibarıyla üretim normal şartlar altında devam edecek. Çayın en güzel bekleyeceği yer bahçedir, yerindedir. Toplayıp bir yerde stoklamak çayın kalitesini bozar. Biz çayın tamamına da talibiz. Hepsini alacağımızı da açık açık söylüyoruz. 700 kilo kotayla zaten sürgünün tamamını alabilecek bir kapasiteye sahibiz" ifadelerini kullandı. Ardeşen Merkez Mahallesi’nde yeni sezonda bahçesine girerek çay toplamaya başlayan müstahsil Hasan Özyanık ise, "Çay güzel. Tam anlamında büyümese de toplanabilecek kıvama geldi. Tüm müstahsillere hayırlı ve bol kazançlar diliyorum. Alın teri kurumadan çayımızın parasını da alacağız inşallah. Çaya bu yıl açıklanan miktar da güzel ama destekleme verselerdi de çok güzel olurdu" dedi. Havaların soğuk gitmesinden dolayı sürgünün geciktiğini vurgulayan Özyanık, "Havaların soğuk olması çayı olumsuz yönde etkiledi. Normal şartlarda Mayıs ayının 10’unda bu çaya başlanmış olması lazımdı "diye konuştu.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:14 Emrina A.Ş.’den Mekke’de yeni nesil konaklama modeli Emrina Danışmanlık Organizasyon Reklam İnşaat ve Bilişim Hizmetleri A.Ş. (Emrina A.Ş.), Mekke’de hayata geçireceği ‘7Days Residence Club-Mecca’ projesiyle umre ve hac ziyaretlerine yönelik uzun vadeli bir konaklama modeli geliştirdiğini duyurdu. Emrina A.Ş., Mekke’de Harem-i Şerif’e yakın lokasyonlarda hayata geçireceği ‘7Days Residence Club-Mecca’ projesiyle umre ve hac ziyaretlerine yönelik uzun vadeli konaklama modeli geliştirdiğini duyurdu. Proje çerçevesinde 4 ve 5 yıldızlı oteller ile lüks 1+1 servisli dairelerin satın alınması, kiralanması ve yeniden renovasyona tabi tutulması amaçlandı. Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan Emrina A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Emrah İnanç, üyelerine uzun yıllar boyunca her yıl 7 gün sabit fiyat avantajıyla konaklama imkanı sunmayı hedeflediklerinin altını çizerek, "Model kapsamında Mekke’de Harem-i Şerif’e yakın konumdaki tesisler yüksek konfor standartlarına uygun şekilde yeniden düzenlenecektir. 7Days Residence Club-Mecca kapsamında ilk etapta Mekke’de 97 odalı lüks bir otel projesi için sözleşme imzalandık. Her odası 2 kişilik olarak planlanan otel, ultra lüks 4 yıldızlı konfor standartlarına uygun şekilde yeniden tasarlanacak. Hac dönemi sonrasında başlayacak renovasyon sürecinin ardından otelin Ocak 2027 itibarıyla misafirlerine hizmet vermeye başlamasını hedefliyoruz. Bu projede üyeler, 9 yıl boyunca her yıl 7 gün konaklama hakkından yararlanabilecek" diye konuştu. Masar projesi içerisinde 113 lüks 1+1 servisli daire İnanç, proje ile yalnızca ticari bir konaklama modeli değil, aynı zamanda Mekke’ye gelen ziyaretçilere daha konforlu, planlı ve güvenli bir deneyim sunmayı hedeflediklerini söyleyerek, "Mekke’nin en prestijli gelişim alanlarından biri olan Masar projesi içerisinde Harem-i Şerif’e yaklaşık 850 metre mesafede yer alan 113 adet lüks 1+1 servisli daire projesi için de ortaklık konusunda anlaşmaya vardık. Ocak 2030 itibarıyla hizmete alınmasını planladığımız bu lüks residence dairelerde, ailelerin konforlu şekilde konaklamasına uygun geniş yaşam alanları sunacağız. Dairelerde 4 ila 6 kişinin rahatlıkla konaklayabileceği bir yapıyı hedeflerken, bu projede üyeler 11 yıl boyunca her yıl 7 gün kullanım hakkına sahip olacak. 2027 yılı içerisinde Mekke’de Harem-i Şerif’e yakın bölgelerde yaklaşık 30 otel projesini satın alma, kiralama veya iş birliği modeliyle portföyüne dahil ederek renovasyona tabi tutmayı hedefliyoruz. Bu projelerle üyelerimize uzun süreli, sabit fiyatlı ve uygun taksit imkanlarıyla Mekke’de konforlu konaklama ayrıcalığı sunmayı amaçlıyoruz. 7Days Residence Club-Mecca modeli sayesinde üyelerimiz, umre dönemlerinde otel arama, yüksek sezon fiyatlarıyla karşılaşma ve rezervasyon belirsizliği gibi sorunlardan uzaklaşarak, sabit tarihli veya esnek tarihli şekilde 7 günlük konaklama rezervasyonlarını kolaylıkla yapabilecek. Bu proje ile yalnızca ticari bir konaklama modeli değil, aynı zamanda Mekke’ye gelen ziyaretçilere daha konforlu, planlı ve güvenli bir deneyim sunma hedefindeyiz" açıklamasında bulundu.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:02 Aydın Sanayi Odası’nda Ticaret Bakanlığı’ndan ‘UR-GE İyi Uygulama’ ödülü Aydın Sanayi Odası, Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen Responsible Sorumluluk ve Uluslararası Rekabet Zirvesi kapsamında, UR-GE Projesi Desteği İyi Uygulama Ödülü almaya hak kazandı. Aydın Sanayi Odası tarafından yürütülen ve Aydın’da ilk olan UR-GE Projesi çerçevesinde "Makine İmalatı ve Tedarikçileri Kümesi"ne yönelik gerçekleştirilen eğitim faaliyetinin ödül alması Aydın için guru kaynağı oldu. Ticaret Bakanlığı Söğütözü Yerleşkesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ödül töreninde, UR-GE Projesi Desteği kapsamında başarılı uygulama örneklerini hayata geçiren iş birliği kuruluşlarına plaketleri takdim edildi. Aydın Sanayi Odası adına ödülü, Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın elinden aldı. Zirve programı kapsamında sürdürülebilirlik, sorumlu iş yapma kültürü, döngüsel değer zincirleri, kapalı döngü sistemlerin tedarik zincirine entegrasyonu ve UR-GE projelerinde iyi uygulama örnekleri gibi başlıklarda paneller düzenlendi. Programda Ticaret Bakanlığı temsilcilerinin yanı sıra OECD, uluslararası kuruluşlar, sektör temsilcileri ve iş birliği kuruluşları da yer aldı. Aydın Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, ödül töreni sonrasında yaptığı değerlendirmede, Aydın sanayisinin ihracat yolculuğunda ortaya koyduğu kararlılığın böylesine anlamlı bir platformda takdir edilmesinin büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. Başkan Maraş, açıklamasında "Üyelerimizin üretme azmi, ihracata olan inancı ve uluslararası pazarlarda daha güçlü yer alma hedefi, AYSO olarak yürüttüğümüz çalışmaların temel motivasyonunu oluşturmaktadır. Aydın Sanayi Odası olarak biz, üyelerimizin yanında olmayı yalnızca kurumsal bir görev değil, aynı zamanda Aydın sanayisine karşı taşıdığımız en büyük sorumluluklardan biri olarak görüyoruz. Sanayicilerimizin dünya ile rekabet edebilmesi, yeni pazarlara açılması ve ihracatta kalıcı başarılar elde etmesi için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz." dedi. UR-GE Projesi’nin başarılı şekilde yürütülmesinde emeği geçenlere de teşekkür eden Başkan Maraş, açıklamasının devamında "Bu süreçte projenin planlanması, takibi ve etkin biçimde uygulanmasında özverili çalışmalarıyla önemli katkılar sunan UR-GE Proje Yöneticimiz Mine Seçkin’e ayrıca teşekkür ediyorum. Makine İmalatı ve Tedarikçileri sektörüne yönelik UR-GE Projemizde yer alan, projeye sahip çıkan, ortak hedefler doğrultusunda iş birliği kültürünü güçlendiren ve ihracat vizyonuyla sürece değer katan tüm üyelerimizi de gönülden tebrik ediyorum. Aydın Sanayi Odası olarak üyelerimizin ihracat yolculuğunda daha cesur adımlar atması, küresel değer zincirlerinde daha görünür hale gelmesi ve Aydın sanayisinin adını uluslararası alanda daha güçlü duyurması için proje üretmeye, yol göstermeye ve üyelerimizle birlikte yeni başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğiz." İfadelerine yer verdi.
Otomotiv ihracatı eylülde yüzde 10 artarak 3 milyar doları geçti
03 Ekim 2025 Cuma - 12:33 Otomotiv ihracatı eylülde yüzde 10 artarak 3 milyar doları geçti Türkiye’nin genel sekreterlik bazında en fazla ihracat yapan ikinci birliği olan Uludağ İhracatçı Birliklerinin (UİB) 2025 yılı eylül ayı ihracatı, 3 milyar 899 milyon 100 bin dolar olarak gerçekleşti. UİB’in açıkladığı 2025 eylül ayı ihracat rakamlarına göre, aylık ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10 artışla 3,9 milyar dolara çıkarken, yılın 9 aylık ihracat tutarı da yüzde 12,5’lik artışla 31 milyar 514 milyon 150 bin dolara yükseldi. UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik, "Uludağ İhracatçı Birlikleri olarak değerli üyelerimizin de gayretli çalışmalarıyla eylül ayında da ihracatımızı artırmaya devam ettik. Global ekonomide yaşanan olumsuzluklara rağmen ihracata yönelik faaliyetlerimize aralıksız devam ediyoruz. Yılı yine rekorla kapatmayı hedefliyoruz" ifadesini kullandı. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliğinin (OİB) eylül ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,7 oranında artarak 3 milyar 259 milyon 885 bin dolar olarak gerçekleşirken, yılın 9 aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 14,7’lik artışla 26 milyar 695 milyon 989 bin dolara ulaştı. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), eylül ayında 99 milyon 960 bin dolar ihracata imza attı. UTİB’in Ocak-Eylül dönemi ihracatı ise 908 milyon 573 bin dolar olarak gerçekleşti. Eylül ayı ihracatı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2’lİk artışla 68 milyon 116 bin dolar olan Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin (UHKİB) 9 aylık ihracatı toplamı ise 666 milyon 23 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti. Eylül ayında 23 milyon 590 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliğinin (UMSMİB), bu yılın 9 aylık dönemindeki ihracatı ise 219 milyon 667 bin dolar düzeyinde gerçekleşti. Eylül ayında 30 milyon 117 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 9 aylık dönemde toplam 142 milyon 998 bin dolarlık dış satışa imza attı.
"Turizmde sürdürülebilirliği yenilikle sağlayacağız"
03 Ekim 2025 Cuma - 12:21 "Turizmde sürdürülebilirliği yenilikle sağlayacağız" İstanbul Turizm Fuarı kapsamında düzenlenen oturumlarda Türk turizmin sorunları ve geleceği masaya yatırıldı. Sektör temsilcileri, maliyet artışları ve döviz kuru baskısı altında yeni bir denge arayışına girdiklerini belirttiler. Cornelia Diamond Golf Resort & Spa Genel Müdürü Zafer Alkaya, İstanbul Turizm Fuarı kapsamında düzenlenen ‘2025 Sezon Değerlendirmesi, 2026 Beklentiler’ oturumunda yaptığı konuşmada sektörün yeni bir denge arayışında olduğunu söyledi. Alkaya, "2025 sezonunun her açıdan sınayıcı oldu ancak aynı zamanda sektöre yeni fırsatlar sundu. Maliyetlerle kur arasına sıkıştığımız bir dönem geçiriyoruz. Karlılık oranları düşük seyrediyor. Fakat bu tablo bize farklılaşma, katma değer üretme ve hizmet modellerimizi yeniden tanımlama zorunluluğunu da hatırlatıyor" dedi. Alkaya, son dönemde müşterilerin rezervasyon kararlarını daha kısa vadede verdiğini belirterek, "Turizmin sürdürülebilirliği için erken rezervasyonu cazip hale getirecek yeni adımlar atmalıyız. Erken rezervasyonun avantajlarını tekrar gündeme taşıyabilirsek hem misafirler hem işletmeler daha sağlıklı bir sezon planlaması yapabilir" değerlendirmesinde bulundu. Her şey dahil sisteminin Türkiye turizminin markalaşmasında büyük payı olduğunu hatırlatan Alkaya, modelin artık yeni nesil beklentilerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Her şey dahil ruhunu koruyarak, içeriği yenilikçi hizmetlerle zenginleştirmeli, kişiselleştirilmiş deneyimler sunmalıyız. Hedefimiz yalnızca sayıyı artırmak değil, kişi başı gelirleri yükseltecek nitelikli büyümeyi sağlamak olmalı" dedi. Zafer Alkaya ayrıca sektörün en önemli sorunlarından biri olarak nitelikli iş gücüne dikkat çekti. Yerli personelin turizme yönelmesi için mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve çalışma koşullarının cazip hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Şile’de bu yıl palamut avı beklenenin çok altında kaldı
03 Ekim 2025 Cuma - 12:15 Şile’de bu yıl palamut avı beklenenin çok altında kaldı Şile’de bu yıl palamut avı beklenenin çok altında kaldı. Balıkçılar, sert poyraz rüzgarlarının denizin dengesini bozduğunu, suyun soğumasıyla birlikte palamutun göç yollarını değiştirdiğini belirtti. Hem tezgâhlarda hem de sofralarda palamutun yokluğu dikkat çekiyor. Balıkçı Osman Sarı, bu yıl deniz şartlarının palamut için uygun olmadığını dile getirdi. Sarı,"Mevsim rüzgarları bu yıl palamutu vurdu. Sert poyraz rüzgarları denizleri soğuttu, döllenme şartları oluşmadı. Karadeniz’in suyu çok soğuktu, Sinop’a kadar gittim, denize bile girilemedi. Şimdi de Eylül’den itibaren deniz suyu çok sıcak. Bu küresel değişimler balığın göç yollarını da etkiledi. Bu yüzden yeni nesil palamut yok" dedi. Tezgâh fiyatlarını değerlendiren balıkçı esnafı Cüneyt Çiçek ise palamutun azlığının fiyatları artırdığını söyledi. Çiçek, "Geçen senenin çeyreği bile yok. 500 liraya satılan palamut var, 300-350 liraya da boyları var. Ama balık daha da azalırsa fiyat 800-1000 liraya çıkabilir. Hamsi, sardalya, istavrit, mezgit gibi küçük balıklar bol ama palamut piyasayı belirleyen balık, bu sene yok" diye konuştu. Geçen seneki bolluğun aksine bu yıl tezgâhlarda palamudun neredeyse görünmediğini aktaran balıkçı Samet Kaba da fiyatların vatandaşın cebini zorladığını söyledi. Kabak"Geçen sene palamut tane 100 liraydı, bu sene 450-500 liradan gidiyor. Çifti bin lirayı buluyor. Bulmak da zor. İnşallah lüfer bol olur, sarıkanat, lüfer bekliyoruz" ifadelerine yer verdi. Balıkçılar, palamuttaki bu yokluğun ardından gözlerini lüfer sezonuna çevirmiş durumda.
Uluslararası Rekabet Akademisi, AREL TEKMER’de kuruluyor
03 Ekim 2025 Cuma - 12:09 Uluslararası Rekabet Akademisi, AREL TEKMER’de kuruluyor Uluslararası Rekabet Akademisi A.Ş., faaliyetlerine İstanbul Arel Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Merkezi (AREL TEKMER) bünyesinde başlıyor. Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik yeni bir girişim hayata geçiriliyor. İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Uğur Özgöker öncülüğünde kurulacak Uluslararası Rekabet Akademisi A.Ş., faaliyetlerine İstanbul Arel Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Merkezi (AREL TEKMER) bünyesinde başlayacak. Hedef, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak Uluslararası Rekabet Akademisi A.Ş. uluslararası ticaret, rekabet politikaları, inovasyon ve stratejik yönetim alanlarında faaliyet gösterecek. Akademi, hem özel sektör hem de kamu kurumları ile iş birliği yaparak Türkiye’nin rekabetçilik kapasitesini artırmayı hedefliyor. Ayrıca, akademik bilgi birikimini iş dünyasına aktararak küresel pazarlarda uygulanabilir stratejiler geliştirmeyi planlıyor. Şirketlerin ve girişimcilerin uluslararası standartlara uygun çözümler üretmesi için akademi bünyesinde eğitim programları, sertifikasyon süreçleri, araştırma projeleri ve danışmanlık hizmetleri verilecek. Türkiye’nin rekabetçilik yol haritasına katkı AREL TEKMER bünyesinde kurulacak Uluslararası Rekabet Akademisi A.Ş., Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmayı, girişimcilere yeni fırsatlar sunmayı ve akademik çalışmaların iş dünyasıyla entegrasyonunu sağlamayı hedefliyor. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma vizyonuna katkı sağlaması beklentisi ile projeye destek veren Revak Vakfı, akademiye hem maddi hem de manevi katkı sağlayacak. Özellikle genç girişimcilere yönelik burs ve fon programları ile ön plana çıkan Revak Vakfı yönetimi, desteklerinin gerekçesini şu ifadelerle açıkladı: "Vizyonumuz, bilgi üretimini toplumsal faydaya dönüştürmek ve rekabetçi bir ekonomi için insan kaynağını güçlendirmektir. Uluslararası Rekabet Akademisi bu vizyonumuzla birebir örtüşmektedir." AREL TEKMER, girişimlere ekosistem sağlıyor Akademinin çalışmalarını sürdüreceği AREL TEKMER, teknoloji odaklı girişimlere mentorluk, yatırım desteği ve altyapı sağlayan bir merkez olarak öne çıkıyor. Arel Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren merkez, girişimcilere sağladığı ekosistem ile akademinin projelerine ev sahipliği yapacak. Prof. Özgöker: "Türkiye’nin rekabet gücünü yükseltmeyi amaçlıyoruz" Prof. Dr. Uğur Özgöker, yıllardır uluslararası ilişkiler, Avrupa Birliği ekonomisi, rekabet hukuku ve küresel ticaret alanlarında çalışmalar yürütüyor. Özgöker, akademinin vizyonunu şu sözlerle açıkladı: "Türkiye’nin küresel pazarlarda daha güçlü bir aktör olması için akademik bilgi ile iş dünyasını bir araya getireceğiz. Amacımız sadece bilgi üretmek değil, aynı zamanda bu bilgiyi ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmektir."
ANTGİAD yeni döneme başlangıç yaptı
03 Ekim 2025 Cuma - 11:39 ANTGİAD yeni döneme başlangıç yaptı Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), 2025-2026 çalışma döneminin ilk Genişletilmiş Üye Toplantısını 2 Ekim akşamı bir otelde gerçekleştirdi. Toplantının ilk sunumunu ANTGİAD Genel Sekreteri Av.Neslihan Yalçın yaptı. Yalçın, yaz sezonu boyunca gerçekleştirdikleri etkinlikleri tek tek sıraladı. Yaz aylarında hem sosyalleşme, hem dinlenme hem de üyelerin kenetlenme duygusunu güçlendirici onlarca etkinlik yaptıklarını belirten Yalçın, ANTGİAD yeni sezona daha dinamik bir şekilde giriyor dedi. Açılış konuşmasını ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş yaptı. Toplantının konuk konuşmacısı ise ekonomist Murat Muratoğlu oldu. "Ekonomi sadece rakam değildir" Konuşmasında dünya, Türkiye ve Antalya ekonomisini değerlendiren Yavaş, küresel risklere dikkat çekerek şunları söyledi: "Yüksek faizler girişimcinin önüne duvar örüyor. Finansmana ulaşmak zor, finansman maliyetleri yüksek. Ama sadece faiz yetmez. Ekonomi, hukuk güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır. Borsanın ibresi şirket bilançolarına bakmalı. Oysa bizde borsa, son dakika haberleriyle yönünü şaşırıyor. Küçük yatırımcılar zarar ederken, spekülatörler kazanıyor." "Hizmet sektöründeki ölçüsüz kâr hırsı hepimizi zorluyor" Turizm ve hizmet sektöründeki fiyat dengesizliklerini eleştiren Yavaş, "Bir feribotla Yunan adasına gidip yemek yemek, Ege’de orta halli bir restorandan ucuz hale geldiyse bir yerde yanlış var demektir. Antalya’da iki kişilik hesap, Atina’da dört kişilik sofrayla eşitse bu ölçüsüz kâr hırsıdır. Bu anlayış, hem iç hem dış turizmi baltalıyor, hep birlikte bindiğimiz dalı kesiyoruz" dedi. "Öngörülebilirlik olmadan ekonomi olmaz" Emlak vergilerindeki fahiş artışlara değinen Yavaş, öngörülebilirliğin önemini şu sözlerle vurguladı: "100 bin liralık bir emlak vergisinin bir anda 1-2 milyon liraya çıkması kabul edilemez. Bu adeta bir servet vergisidir. Böyle bir uygulama sadece iş dünyasını değil, tüm toplumu yeni bir enflasyon dalgasıyla karşı karşıya bırakır. Vergi her zaman öngörülebilir olmalıdır. Bu aşırı vergi artışı mutlaka makul bir seviyeye çekilmelidir" "Her genç 18 yaşında meslek ehliyeti almalı" Yavaş, nitelikli eleman açığının iş dünyasının en büyük sorunlarından biri olduğunu belirtti. Sürekli değişen eğitim politikalarının gençleri çıkmaza sürüklediğini vurgulayan Yavaş şunları söyledi: "Her gencimiz 18 yaşına geldiğinde bir meslek ehliyetine sahip olmalı. Elektrik, yazılım, aşçılık, marangozluk fark etmez. Üniversiteye gitse de gitmese de genç ‘elimde bir meslek var’ diyebilmeli. Bu model işsizliği azaltır, üretime güç katar, gençlere özgüven verir." ANTGİAD’ın bu konuda somut adımlar attığını belirten Yavaş, yakın zamanda hayata geçirilen iş garantili meslek kursuyla ilgili, "ANTGİAD öncülüğünde İŞKUR, Halk Eğitim Merkezi, ATSO ve İNKAY işbirliğiyle açtığımız ön muhasebe kursunda 18 gencimizi seçtik. Üç ayın sonunda bu gençler ön muhasebe ehliyeti alacak, ANTGİAD üyelerimizin şirketlerinde iş garantisine kavuşacak. Üstelik kurs süresince asgari ücretleri Halk Eğitim Merkezi tarafından karşılanacak. Bu model, Türkiye’ye örnek olmalı. Bu başarı, siz değerli üyelerimizin desteğiyle mümkün oldu. Sizlerle gurur duyuyorum. ANTGİAD sizinle büyük, sizinle güçlü" ifadelerine yer verdi. "Barınma sorunu gençlerin hayallerini yıkıyor" Yavaş, gençlerin eğitim yolculuğunu doğrudan etkileyen barınma krizine de dikkat çekerek, "Hayalindeki üniversiteyi kazanacak puanı alan gencimiz artık başka şehre gidemiyor. Çünkü kira ödeyemiyor, yaşam maliyetlerini karşılayamıyor. Bunun iki sonucu var: Kent ekonomileri kan kaybedecek ve gençlerimiz hayallerinden vazgeçmek zorunda kalacak. Bu da gençlerimizde ömür boyu sürecek mesleki mutsuzluk oluşturacaktır" diye konuştu. "Planlama devletin başucu sözcüğü olmalıdır" Antalya’daki müze ve Atatürk Devlet Hastanesi süreçlerine değinen Yavaş, "Müzemiz yıkıldı, oysa etap etap yenilenebilirdi. Atatürk Devlet Hastanesi şehrin ortasında çok büyük bir ihtiyacı karşılıyor. Yeni bir merkezi hastane yapılmadan mevcut yapının yıkılması büyük plansızlıktır. Planlama her alanda bir ülkenin geleceğinin pusulasıdır. Planlama yoksa geriye sadece tesadüfler ve krizler kalır" dedi. Başkan Yavaş, 28-30 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek TÜRKONFED 26. İş Dünyası Zirvesi hakkında da bilgi verdi Yavaş, "Antalya, Isparta ve Burdur iş dünyasının ortak sesi BAKSİFED’in ev sahipliğinde düzenlenecek zirvede Türkiye’nin dört bir yanından iş insanları buluşacak. ANTGİAD’ın güçlü desteği ve işbirliği ile gerçekleşecek zirve ; vizyonumuzu büyütecek, ufkumuzu genişletecek, ülkemizin geleceğine ışık tutacak tarihi bir buluşma olacak" dedi. Murat Muratoğlu’ndan Türkiye Ekonomisinin Geleceği sunumu Toplantının konuşmacı konuğu ekonomist Murat Muratoğlu, "Türkiye Ekonomisinin Geleceği" başlıklı sunumunda küresel ve ulusal ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Girişimcilere, iş insanlarına ve yatırımcılara çok boyutlu öngörüler sunan Muratoğlu’nun konuşması yoğun ilgiyle izlendi. 29 Ekim Cumhuriyet Balosu Konuşmasının sonunda Ercan Yavaş, ANTGİAD’ın bir sonraki buluşmasının geleneksel 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Balosu olacağını duyurarak, "Bizler Atatürk’ün ‘en büyük eserim’ dediği Cumhuriyet’in yılmaz savunucularıyız. Cumhuriyet Bayramımızda bir kez daha haykıracağız: Biz Cumhuriyetiz, biz demokrasi, özgürlük ve adaletiz. Ve Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacağız. Ne mutlu Türküm diyene" diye konuştu. Salondan bu sözlere coşkulu alkışlar yükseldi. Yoğun katılımın olduğu ANTGİAD Genişletilmiş Üye Toplantısı, samimi bir atmosferde sona erdi.
Şırnak’ta 5 bin dekar alandan 300 ton susam rekoltesi bekleniyor
03 Ekim 2025 Cuma - 11:00 Şırnak’ta 5 bin dekar alandan 300 ton susam rekoltesi bekleniyor Şırnak’ın Kumçatı bölgesinde çiftçiler, tescilli Dergul tahininin ham maddesi olan susamın hasadına imece usulü başladı. Bu yıl 5 bin dekar alanda ekili susamdan 300 tonun üzerinde rekolte bekleniyor. Mayıs-haziran döneminde ikinci ürün olarak ekimi yapılan susam, eylül-ekim aylarında imece usulüyle geleneksel yöntemlerle hasat ediliyor. Çiftçiler, aileleri ve komşularıyla orakla biçip demetledikleri susamları güneş altında yaklaşık 2 hafta kuruttuktan sonra dövme işlemine alıyor. Türk Patent ve Marka Kurumunca 2023 yılında coğrafi işaret ile tescillenen, tarihi su değirmenlerinde hazırlanan Dergul (Kumçatı) tahinine rağbet artınca yöredeki çiftçiler, bu yıl 5 bin dekar alanda ikinci ürün olarak susam ekimine ağırlık verdi. Kumçatı beldesi ve civar köylerinde Gabar ve Cudi Dağı eteklerindeki arazilerde üreticilerin oraklarla imece usulü ile yaptığı susam hasadına Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Sezgin de eşlik etti. Sezgin, İHA muhabirine yaptığı açıklamada bu yıl 5 bin dekar alan üzerinde ikinci ürün olarak ekimi gerçekleştirilen susam hasadından 300 ton rekolte beklediklerini ifade etti. Sezgin, "Kumçatı bölgesindeki çiftçilerimiz bu yıl susam hasadına başladı. Mayıs-haziran döneminde ikinci ürün olarak bölgemizde ekilişi gerçekleşen susamın eylül-ekim döneminde hasadı yapılmaktadır. Burada hasat işlemi geleneksel usulle devam etmektedir. Bölgemizdeki çiftçilerimiz, aile üyeleri, komşularıyla imece usulüyle arazilere girerek susamlarını hasat etmektedir. Bugün görmüş olduğunuz arazide gün batımına kadar yaklaşık 20 dekarlık arazide susam hasadını hep beraber gerçekleştireceğiz. 2024 yılında Şırnak ili Kumçatı bölgesinde, lokal bir bölgedir burası, 2 bin 500 dekar susam tarımı gerçekleşti. Bu tarımda yaklaşık 175 ton susam elde ettik. Bununla beraber o bölgede ticarete konu oldu. Şırnak Dergul tahini olarak coğrafi işaret alan tahinimizin ham maddesi bölgede üretilmektedir. Susam, bu bölgede yetişmekte, bu bölgede su değirmenlerinde öğütülerek tahin haline gelmektedir. Coğrafi işareti almasıyla beraber hem bölgemizde hem de ülkemizde Şırnak Dergul tahini tüketimi artmıştır. Bu artışa bağlı olarak da 2025 yılında ekiliş alanımız 5 bin dekara ulaşmış, bu yıl da 300 tonun üzerinde bir rekolte elde etmeyi hedeflemekteyiz" dedi. Tahin üretiminin özellikle kırsalda yaşayan kadınlara ve aile ekonomisine önemli katkı sağladığını aktaran Sezgin, "Tüketimi artan Şırnak Dergul tahini, hem bölgede hem de bölge dışında ticarete konu olmakta. İlimizde kadınlarımıza, aile ekonomisine, köylümüze, ticari anlamda katma değerli bir şekilde hane halkına değer getirmektedir. Köylülerimiz susamları hasat etmekte ve demetler oluşturmaktadır. Güneşte yaklaşık 2 hafta kuruduktan sonra dövme işlemi gerçekleştirerek, susamlar tamamen harman edilmiş olacak. Daha sonra bunun tahine giden yolculuğu başlayacaktır" ifadelerini kullandı. Çiftçi Selahattin Demir ise susam hasadının şenlik havasında geçtiğini belirterek, "Susam hasadı imece usulü yapılıyor. Kendi akrabalarımız, komşularımızla birlikte eğlenerek, şarkı söyleyerek, piknik yaparak yapıyoruz, orakla biçiyoruz. Burada biçerdöver kesinlikle girmiyor, hiçbir makine girmiyor. Tamamıyla elle yapılıyor. Bunlar kurutulduktan sonra dövülerek soyulması, kurutulması, taşta kavrulması, ondan sonra değirmende öğütülmesi işlemleri var. Bunlar zaten sırayla yapılıyor" şeklinde konuştu.
Craft İstanbul’a Bursa damgası
03 Ekim 2025 Cuma - 10:58 Craft İstanbul’a Bursa damgası Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden üniversitelerin, bağımsız el sanatları atölyelerinin ve olgunlaşma enstitülerinin katıldığı ‘Craftİstanbul Fuarı’nda Bursa Kent Akademisi’nin standı büyük ilgi gördü. İstanbul Yenikapı’daki Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde yapılan Craftİstanbul 6. Uluslararası El Sanatları ve Tasarım Fuarı’na, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yenilikçi eğitim ve gelişim platformu Bursa Kent Akademisi de katılım sağladı. 100’ü aşkın katılımcının bulunduğu fuara 50’si uluslararası olmak üzere 600’e yakın el sanatçısı ve tasarımcı katıldı. 60’a yakın workshop, 20’yi aşkın konferans ve panelin gerçekleştirildiği fuara, el sanatları üreticileri, ustalar ve sanatkârlar, tasarımcılar, öğrenciler ve yayıncıların yanı sıra konuyla ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri ilgi gösterdi. Bursa Kent Akademisi’ne yoğun ilgi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılında ‘Eğitim yolculuğunuzda yeni bir kapı, istihdamda güçlü bir başlangıç’ mottosuyla kurduğu Bursa Kent Akademisi de Craftİstanbul Fuarı’nda yerini alarak kentin zengin kültürel mirasını, el sanatlarını ve tasarımlarını katılımcılarla buluşturdu. Filografi gümüş kazaz, deri işçiliği, kumaş bebek broş yapımı, tahta baskı kumaş çanta, ebru, çini, seramik, ve ciltleme gibi birçok sanat ve zanaat dalında hazırlanan eserler sergilenirken, Umurbey İpek Üretim ve Tasarım Merkezi’nde üretilen ipek halı ve kumaş dokumaları büyük ilgi gördü. Bursa Kent Akademisi tarafından düzenlenen atölyelere katılan ziyaretçiler, seramik biçimlendirme, ebru sanatı, kumaş bebek broş yapımı, modern Coptic Stitch defter dikimi ve deri gözlük kılıfı yapımı etkinliklerinde kendi üretimlerini yapma fırsatı buldu. "Kültürümüzü yaşatmaya devam edeceğiz" Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, el sanatlarının geçmişi bugüne; bugünü ise yarına aktaran en önemli değerlerden olduğunu söyledi. Geleneksel üretimleri yaşatmanın kültürel hafızayı koruma anlamına geldiğini belirten Yıldız, "Bursa, ipeğin, çininin, ebrunun, ahşap oymacılığının, dokumanın ve daha nice zanaatın başkentidir. Bursa Kent Akademisi çatısı altında her yaştan bireye yönelik mesleki, teknik ve sanatsal eğitimler veriliyor. Bursa Kent Akademisi, 24 eğitim merkezi, 11 uzmanlık okulu ve 1 ipek üretim-tasarım merkezi ile kent yaşamına dokunan eğitimleriyle dikkat çekiyor. Bugüne kadar 983 yüz yüze ve çevrim içi eğitim düzenleyerek binlerce kişiye ulaştı. Kent Akademisi, mesleki ve teknik eğitimlerden bilişim teknolojilerine, kadın kooperatiflerine yönelik girişimcilik programlarından gençler için sanat atölyelerine kadar geniş bir yelpazede eğitim imkanı sunuyor. Akademide bireyler kendi potansiyelini keşfederken, Bursa’nın sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine de katkı sağlanıyor" dedi.
Şifa bulduğu ilikli kemik suyunu markalaştırarak kendi işini kurdu
03 Ekim 2025 Cuma - 10:50 Şifa bulduğu ilikli kemik suyunu markalaştırarak kendi işini kurdu Yalova’da kadın girişimci Dilek Öztürk, ileri derecede kemik erimesi hastalığını ilikli kemik suyu ve kolajen formülleri sayesinde yenerek sağlığına kavuştu. Kendisi gibi şifa arayanlardan gelen taleplerin artması üzerine kendi markasını kuran kadın girişimci, Türkiye’nin dört bir yanına ürünlerini gönderiyor. 9 yıl boyunca kemik erimesiyle mücadele veren ve hatta yolda yürüyemez hâle gelen Öztürk, ağrılarını hafifletmek için başladığı araştırmalar sırasında keşfettiği ilikli kemik suyu formülü sayesinde sağlığına kavuştu. Kendisi gibi şifa arayanların taleplerinin her geçen gün artması üzerine kendi marka tescilini alan kadın girişimci, Yalova Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün de destekleriyle Safran köyünde üretime geçti. Evli ve bir çocuk annesi olan 54 yaşındaki Dilek Öztürk, 40 yaşında hastalığına teşhis konulduğunu belirterek, "Yolda yürüyemez hâle gelmiştim, desteksiz adım atamıyordum. Artık kemiklerim kendiliğinden kırılacak seviyedeydi. 9 yıl mücadele ettim. Şimdi ise koşabiliyorum" dedi. Hastalığı sürecinde serum tedavilerinin ağır yan etkileri nedeniyle farklı bir yol aradığını ifade eden Öztürk, doktorunun önerisiyle ilikli kemik suyu ve kolajen üzerine araştırma yaptığını söyledi. Pandemi döneminde üç ay boyunca tarifleri inceleyerek kendi formülünü geliştirdiğini söyleyen Öztürk, ilk kürün sonunda ağrılarında azalma hissettiğini belirtti. Öztürk, genç büyükbaş hayvan kemiklerini kullanarak üretim yaptıklarını belirterek, "Kemikler 12 saat suda bekletilip yıkanıyor, ardından düşük ısıda fırınlanıyor. 30 saat pişirme sürecinden geçiyor. Bitki karışımlarıyla destekleniyor. Kimyasal kesinlikle kullanmıyoruz. Ev usulü ama çok daha titiz bir şekilde yapıyoruz" ifadesini kullandı. Müşterilerinden gelen olumlu geri dönüşlerin kendisini çok mutlu ettiğini kaydeden Öztürk, "Ankara’da bir müşterimin oğlu, bağırsak problemi nedeniyle kortizon kullanıyordu. Bana sürekli ağlayarak telefon açıyordu. Şimdi tamamen iyileşti, kortizonu bıraktı. Böyle haberler beni işime daha çok bağlıyor" diye konuştu.
Eylül’de en çok üniversite eğitim ücreti pahalandı
03 Ekim 2025 Cuma - 10:47 Eylül’de en çok üniversite eğitim ücreti pahalandı Eylül ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Buna göre, geçen ay yüzde 61,67 fiyat artışı görülen üniversite eğitim ücreti en fazla pahalanan ürün olurken, en fazla ucuzlayan ise yüzde 17,29 azalışla havayolu ile yolcu taşımacılığı oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2025 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 3,23 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 25,43 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,29 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 38,36 artış olarak gerçekleşti. Eylül ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla söz konusu ayda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Eylül ayında en fazla fiyat artışı yüzde 61,67 ile üniversite eğitim ücretlerinde yaşandı. En çok ucuzlayan ise yüzde 17,29 azalışla havayolu ile yolcu taşımacılığı oldu. En fazla fiyat artışı yaşanan bazı ürünler; diğer konaklama hizmetleri (öğrenci yurtları) yüzde 36,62, yumurta yüzde 19,84, taze balık yüzde 19,16, otobüs ile şehir içi yolcu taşımacılığı yüzde 13,45, taze sebzeler (patates hariç) yüzde 11,95 oldu. En çok ucuzlayan bazı ürünler; sağlık sigortası yüzde 5,75, evcil hayvanlar ile ilgili ürünler yüzde 5,29, ev ile ilgili diğer temizlik malzemeleri (bulaşık süngeri, çöp torbası vb.) yüzde 3,94, karayolu ile şehirler arası yolcu taşımacılığı yüzde 2,59 olarak gerçekleşti.