Son Dakika
|
İBB iştirak şirketine operasyon: 57 gözaltı
Çorlu’da silahlı kavga ihbarına giden 2 polis şehit oldu
Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Süper Lig’e veda eden son takım Antalyaspor oldu
Trump: "İran için zaman daralıyor"
Bakan Fidan Almanya’ya gidiyor
Galatasaray’ın efsaneleri, UEFA Kupası’nın 26. yıl dönümünde bir araya geldi
Pakistan İçişleri Başkanı Naqvi’den Tahran’a resmi ziyaret
Sözcü Çelik’ten Tekirdağ’da şehit olan polisler için başsağlığı mesajı
Çorlu’da 2 polisin şehit olduğu saldırıda detaylar ortaya çıktı
EKONOMİ
KUTO Başkanı Akdoğan, Vali Varol’a Kuşadası’nda eşlik etti
17 Mayıs 2026 Pazar - 23:23:14
Aydın Valisi Dr. Osman Varol, Kuşadası’nda gerçekleştirdiği çarşı ziyaretleri kapsamında esnafla bir araya gelerek ilçedeki ticari hayatı yerinde inceledi. Ziyaretlere Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan ve Meclis Başkanı Bülent İlbahar da eşlik etti. İlçe genelinde yapılan programda Aydın Valisi Dr. Osman Varol ve beraberindeki heyet, çarşı merkezinde faaliyet gösteren iş yerlerini tek tek gezdi. Esnafla sohbet eden heyet, vatandaşların talep, öneri ve beklentilerini dinleyerek notlar aldı. İlçedeki ekonomik hareketlilik, turizm sezonuna hazırlık süreci ve yerel ticaretin genel durumu üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaretler sırasında Kuşadası’nın önemli noktalarından biri olan Kervansaray da program kapsamında yer aldı. Tarihi yapıda incelemelerde bulunan Vali Varol ve KUTO yetkilileri, bölgenin kültürel miras değeri ile turizm potansiyeli üzerine istişarelerde bulundu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 23:01
Isparta’da elma piyasasında stok iddialarına yanıt
Isparta’da soğuk hava depolarında bekleyen elmalarla ilgili gündeme gelen "stokçuluk" iddiaları üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü açıklama yaptı. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, depolardaki ürünlerin rutin satış süreci içinde olduğunu belirterek, "Isparta’da bu sezon ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildi. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Şu anda bu ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kalmış olup, ekim ayından bu yana yaklaşık yüzde 90’ı satılmıştır. İlde elma stokçuluğu değil, normal ve rutin bir satış sürecinin devam ettiği görülmektedir" dedi. Isparta’da geçtiğimiz günlerde soğuk hava depolarında bekleyen yaklaşık 50 bin ton elmanın alıcı beklemeye devam etmesi, kamuoyunda üretici ve tüccarın stok yaptığı yönünde tartışmalara neden oldu. Konuya ilişkin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden açıklama geldi. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul, bu sezon Isparta’da ekim ayında yaklaşık 800 bin ton elma hasadı gerçekleştirildiğini, bunun 507 bin tonunun atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında muhafaza altına alındığını ifade etti. Tuğrul, depolardaki ürünlerin yalnızca yüzde 8-9’luk kısmının kaldığını ve bu ürünlerin de hazirana kadar kademeli şekilde satışa sunulmasının beklendiğini aktardı. "Ekim ayında hasat edilen ürün hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" Tuğrul, "Isparta elmacılığın ağırlıkta olduğu bir il. Yıllık ortalama 1 milyon ton civarında elma üretimiyle Türkiye’de en ön sırada yer alıyoruz. Geçen yıl don olayları nedeniyle yaklaşık 800 bin ton civarında üretim gerçekleşti. Bunun 507 bin tonu soğuk hava depolarında muhafaza altına alındı. Ekim ayında hasat edilen ürün yıl boyunca satışa sunuluyor. Yıllık ortalama 800 bin ile 1 milyon ton arasında olan üretimin yaklaşık 500 bin tonu, il genelindeki 116 soğuk hava deposunda muhafaza edilerek yıl içerisinde satılıyor" dedi. "Elmada stokçuluk değil, rutin satış sürüyor" Tuğrul, son günlerde gündeme gelen elmada stokçuluk iddialarına ilişkin, "507 bin ton elmanın şu anda yalnızca yüzde 8-9’luk kısmı depolarda kaldı. Bu da 15 Haziran’a kadar satılmaya devam ediyor. Atmosfer kontrollü soğuk hava depolarında ise satışlar haziran sonu, hatta temmuz ayına kadar sürüyor. Ekim ayından bu zamana kadar ürünün yüzde 90’ı satıldı. Geriye kalan ürün ise söylendiği gibi tüccara değil, üreticiye ait elma. Geçtiğimiz hafta yaptığımız tespitlerde depodaki ürünün sadece yüzde 32’sinin tüccara, geri kalan kısmının ise üreticiye ait olduğunu belirledik. Dolayısıyla ilde elma stokçuluğu değil, normal rutin bir satışın devam ettiği görülmektedir" açıklamasını yaptı. "Elma fiyatlarında maliyetler etkili oluyor" Elmaların soğuk hava depolarına kasalarla girdiğini ve yıl boyunca bu şekilde muhafaza edildiğini belirten Tuğrul, "Ürünler birinci kalite, ikinci kalite, üçüncü kalite ve meysu olarak ayrılıyor. Bir kısmı da meyve suyu fabrikalarına gidiyor. Elma fiyatlarında zaman zaman artış oluyor. Geçen yıl sezon ortasında fiyat yaklaşık 45 lira civarındaydı. Bunun içerisinde ikinci ve üçüncü kalite ürünler de bulunuyor. Bozulan elmalarla birlikte maliyetler 45 liranın çok daha üzerine çıkıyor. Paketleme ve benzeri maliyetler eklendiğinde fiyatlar giderek yükseliyor. Dolayısıyla buradaki 45 liralık fiyatla karşılaştırma yapmak şu an çok yerinde değil. Bazı yerlerde elmanın 100 lira olması, ürünün işlenmesiyle ilgili. Bu süreçte stokçuluk veya yüksek kâr söz konusu değil. Şu anda bununla ilgili piyasa araştırmalarını zaten kontrol altında tutuyoruz" şeklinde konuştu. Bu yıl elma rekoltesinde 1 milyon ton beklentisi Bu yıl elma rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını beklediklerini dile getiren Tuğrul, "Geçen yıl don olaylarından çok etkilenmedik ancak lokal olarak etkilenen bölgeler nedeniyle üretim 800-850 bin ton civarında gerçekleşti. Bu sene ise 1 milyon ton üzeri bir beklentimiz var" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 22:55
Rize’de çay sezonu karşılama programı düzenlendi
Rize’de yeni çay sezonu, düzenlenen hasat, yarışmalar ve tadım programı ile başladı. Rize’nin Ardeşen ilçesinde çay sezonu, "Bir Yaprakla Başlar" sloganıyla düzenlenen renkli bir programla karşılandı. İlçeye bağlı Elmalık Mahallesi’ndeki etkinlik, Ardeşen Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde çeşitli kurumların katkılarıyla gerçekleşti. İlk çay hasadının yapıldığı programda, çay toplama yarışması ve butik çay tadımı katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Bölge halkının yoğun ilgi gösterdiği etkinlikle çay kültürünün yaşatılması ve yeni nesillere aktarılmasının hedeflendiği belirtildi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 22:53
TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var"
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mayıs 2026 Cuma- 12:53
Savunma sanayinde Sivas üs oluyor
2
15 Mayıs 2026 Cuma- 09:41
Tüccarların depo oyunu: Elmalar depolandı, ucuza satılmak istenmiyor
3
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 07:43
Karadeniz Ereğli’de üreticilere yüzde 75 hibe destekli fidan dağıtıldı
4
17 Mayıs 2026 Pazar- 09:22
Karadeniz’de büyüyor, dünyaya satılıyor
5
17 Mayıs 2026 Pazar- 10:37
Elazığ’da 1 ton 200 kiloluk isimsiz tosun, alıcısını bekliyor
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:09
Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ön başvuru süreci tamamlandı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı; illerin kendi ekonomik dinamikleriyle kalkınmasını esas alırken, sürdürülebilir büyüme ve bölgesel eşitlik politikalarına da katkı sunmayı hedefliyor. 1 Ağustos 2025 tarihinde başlayan program kapsamında, illerde yatırım fırsatlarının artırılması ve sanayi altyapısının güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen ön başvuru süreci, 30 Eylül 2025 itibarıyla tamamlandı. Ön başvuru sürecinin ardından projelerin ön değerlendirme ve fizibilite süreçleri başlatılmış oldu. Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) olarak süreç boyunca, tüm paydaşlarla yakın işbirliği sağlanmış; bölge içi ve bölge dışı toplantılar ve ziyaretler gerçekleştirilmiş, yatırımcılarla telefon, e-posta ve diğer iletişim kanalları aracılığıyla temas kurulmuştur. Ayrıca teknik yardım masaları kurularak gün boyu yatırımcılara destek verildi. Program kapsamında, her ile 4 öncelikli yatırım konusu belirlenerek, yapılacak potansiyel yatırımlar bu konular üzerinde şekillendirildi. Bu yaklaşım sayesinde iller, kendi güçlü yanlarını ve ekonomik dinamiklerini ön plana çıkararak, bölgesel kalkınmayı destekleyecek yatırımlar gerçekleştirmeyi planlıyor. Program çerçevesinde iller için belirlenen öncelikli yatırım konuları ise şu şekilde oldu; Kayseri; Elektrikli Ev Aletlerinde veya Ölçüm Cihazlarında Kullanılan Yüksek Katma Değerli Ürünlerin İmalatı, Sivil Havacılık Ürünleri İmalatı, Enerji Depolama Sistemleri Üretim Tesisi, Mobilya Sektöründe İleri-Geri Bağlantılı Katma Değeri Yüksek Ürünlerin Üretimi. Sivas; Havacılık, Raylı Sistemler ve Otomotiv Endüstrileri İçin Mekanik Bağlantı Elemanları İmalatı, Ulaşım Araçlarında Kullanılan Elektriksel ve Diğer Ara Bağlantı Sistemleri / Ekipmanları İmalatı, Alçı Plaka Üretimi, Optik Ürünler İmalatı. Yozgat; Paketlenmiş Hazır Gıda Üretim Tesisi, Bakliyat Ürünlerinden Katma Değerli Hazır Gıda Üretimi, Tarım ve Bahçecilik Makinalarının Aksam ve Parçaları İmalatı, Asgari 1000 Büyükbaş Kapasiteli Entegre Besi ve Et Ürünleri İşleme Tesisi. Yerel Kalkınma Hamlesi hakkında yapılan yoğun çalışmalar sonucunda, toplamda 43 ön başvuruya ulaşıldı, böylece düzey 2 bölgeler (26 bölge) arasında TR72 Bölgesi (Kayseri, Sivas, Yozgat), Türkiye genelinde 3. sırada yer alma başarısını gösterdi. Ön başvurusu gerçekleştirilen 43 yatırımın toplam büyüklüğü yaklaşık 11 milyar TL olup yatırımlarla 2006 ilave istihdamın gerçekleşmesi bekleniyor. Bu süreçte, ajans tarafından yatırımcıların bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesine büyük önem verildi, bölge genelinde 937 kişinin katıldığı 48 bilgilendirme etkinliği, 175 yüz yüze görüşme, 253 telefon görüşmesi ve 34 dijital etkinlik gerçekleştirildi. Böylece toplamda bin 399 potansiyel yatırımcı Yerel Kalkınma Hamlesi hakkında belgilendirildi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:03
Erzurum, maya üretiminde bölgesel merkez olma yolunda
Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilen "Erzurum Maya Üretim Tesisi Fizibilite Çalışması" projesiyle şehrin tarımsal potansiyeli sanayi ile bütünleştirilerek bölgesel kalkınma adına önemli bir adım atıldı. KUDAKA 2025 Yılı Fizibilite Desteği programına sunulan "Erzurum Maya Üretim Tesisi Fizibilite Çalışması" projesi, Erzurum’u stratejik bir gıda ürünü olan mayanın üretim merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde yürütülecek ve 6 ay sürecek olan fizibilite çalışması kapsamında, Erzurum’da modern bir maya üretim tesisinin kurulmasına ilişkin teknik, ekonomik ve çevresel analizler gerçekleştirilecek. Modern bir maya üretim tesisi için yatırımın yol haritası çizilecek Erzurum’da tarımsal sanayi sonucunda ortaya çıkan yan ürünlerin işlenerek ekonomiye kazandırılması amacıyla hayata geçirilen fizibilite çalışması sonunda hazırlanacak kapsamlı rapor, potansiyel yatırımcılar için güvenilir bir yol haritası sunacak. Raporda pazar analizi, hammadde tedarik zinciri, yatırım maliyetleri ve finansal geri ödeme süreleri gibi kritik başlıklar yer alacak. Erzurum’un stratejik konumu sayesinde, kurulacak tesisin sadece iç pazara değil, Azerbaycan gibi komşu ülke pazarlarına ihracat yapma potansiyeli de projenin hedefleri arasında bulunuyor. Doğu Anadolu için stratejik bir girişim Türkiye genelinde sınırlı sayıda aktif maya üretim tesisinin bulunduğu ve bu tesislerin büyük çoğunluğunun Marmara ve Ege bölgelerinde yer aldığı dikkate alındığında, Erzurum’da yürütülecek bu çalışma Doğu Anadolu Bölgesi için stratejik bir adım olarak değerlendirilmektedir. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen şehrin kalkınma vizyonuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Erzurum artık sadece tarımsal üretim değil, işlenmiş tarım ürünleri ve sanayi odaklı projelerle de öne çıkıyor. KUDAKA’nın desteğiyle başlattığımız bu çalışma, Erzurum’u maya üretimi gibi stratejik bir alanda söz sahibi yapacak." KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven ise, proje ile ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Erzurum’un sanayi potansiyelini çeşitlendirerek yeni ekonomik değerler oluşturmayı hedefliyoruz. Maya üretimi, sadece gıda sanayisi açısından değil, aynı zamanda biyoteknoloji ve ihracat potansiyeli açısından da önemli bir alan. Bu fizibilite çalışması, bölgemizde sürdürülebilir bir üretim ekosisteminin oluşmasına katkı sağlayacaktır." KUDAKA ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle başlatılan çalışma tamamlandığında elde edilecek rapor, Erzurum’un sanayi yatırımlarına yeni bir yön verecek, bölgedeki tarımsal ürünlerin katma değerli üretim zincirine dahil edilmesine zemin hazırlayacak.
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:51
Bursa moda ile buluşuyor
Türkiye’nin tekstil merkezi olarak bilinen ancak son yıllarda yaşanan sıkıntılar sebebiyle bu unvanını kaybetmekle karşı karşıya kalan Bursa’da yeniden moda ve tasarım rüzgarı esecek. Bursa’nın moda merkezi haline gelmesi için yıllardır tasarım, defile ve sergi gibi kültürel aktivitelerle adını yurt dışına taşıyan modacı Yaşariye Doğan’ın girişimleriyle başlatılan ve bu yıl 8. düzenlenen Bursa Fashion Week, bu yıl da 10-11-12 Ekim tarihlerinde Avrupa, Ortadoğu ve Asya’dan bir çok yerli ve yabancı modacıyı, tasarımcıyı, sanatçıyı ve iş dünyasını Bursa’da buluşturmaya hazırlanıyor. Bursa Sanayi ve Ticaret Odası (BTSO), Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi başta olmak üzere pek çok kukum, kuruluş ve tekstil sektörünün önde gelen firmalarının işbirliğinde Bursa Fashion Week Yürütme Komitesi tarağından düzenlenen uluslararası organizasyon defile, yarışma, sergi gibi görsel zenginliğin yanısıra kültürel ve sanatsal öğeleri kentin tarihi kimliğiyle de pekiştirecek renkli etkinliklere imza atacak. Meslek liseleri de katılıyor Meslek liselerinde okuyan genç tasarımcıların desteklenmesini amaçlayan Bursa Fashion Week ‘e bu yıl Bursa’dan Osmangazi Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Mudanya Dörtçelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Necatibey Kız Mesleki ve Teknik Adadolu Lisesi, Zübeydehanım Kız Mesleki ve Teknik Aadolu Lisesi, Hüseyin Özdilek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, İstanbul’dan Fatih Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Küçükçekmece Atatürk Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Tokat’tan Zübeydehanım Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olmak üzere toplam 8 kız meslek lisesinden öğrenciler katılıyor. Genç tasarımcılar yarışacak Her yıl olduğu gibi bu yıl da genç tasarımcıların yarışacağı "Kültürel Mozaik Tasarım Yarışması" için jüri özel komitesi oluşturuldu. Başkanlığını İstanbul Beykent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Duygu Atalay Onur’un yaptığı komitede Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarım bölümünden Doç. Dr. Zeynep Kırkıncıoğlu, TRT Sanatçısı Ayfer Er, Organizatör -Koreograf Başak Gürsoy, Elyaf Tekstil Sami Bilge, İnoksan Endüstriyel Mutfak Vehbi Varlık, Tiyatrocu Safa Zengin, EVO Holding Evrim Yaşlak ile Evren Yaşlak, Estetik Plastik Cerrah Dr. Elvan Bayraktar ve Emelya Konfeksiyon Tekstil Yaşariye Doğan bulunuyor. Dereceye girenlere teşvik amaçlı para ödülünün verileceği yarışmanın Jüri Başkanı Doç. Dr. Duygu Atalay organizasyonla ilgili olarak "Bursa kültürel mirası ve üretim gücüyle sadece bir sanayi şehri değil aynı zamanda bir moda başkenti olma yolunda ilerliyor. Genç tasarımcıların yeteneklerini sergileyeceği bu platform uluslararası arenada ülkemizi temsil edecek genç beyinlerin yetişmesine imkan sağlıyor" diye konuştu. 10 Ekim’de Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde başlayacak olan moda etkinliği Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi GUHEM, Panoroma 1326 Fetih Müzesi, Kozahan, Kapalıçarşı başta olmak üzere tarihi ve kültürel mekanların gezilerini kapsarken, defile, gösteri, sergi, mini konserle renkli görüntülere sahne olacak organizasyon ünlü ses sanatçısı Melihat Gülses’in onur konuğu olduğu 12 Ekim’deki gala gecesi ile sona erecek.
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:40
Karadeniz’in Mavi Teknoloji Ekosistemi Trabzon’da buluştu
Avrupa Birliği’nin Interreg Next Karadeniz Havzasında Sınır Ötesi İşbirliği Programı kapsamında desteklenen ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) tarafından uygulanan Blue Gates projesi faaliyetlerinden olan Black Sea-BlueTech Demo Days toplantısı Trabzon’da gerçekleştirildi. Karadeniz’de mavi ekonominin teknoloji odaklı dönüşümünü hızlandırmayı amaçlayan etkinlikte DOKA, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO), Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna’dan proje ortakları ile Norveç’in balıkçılık teknolojilerinde söz sahibi firma yetkilileri, sektör temsilcileri, yatırımcılar ve girişimcilerini bir araya getiren program teknoloji tabanlı akıllı izleme, entegre su ürünleri üretimi ve ileri işleme teknolojileri, su ürünleri yetiştiriciliğinde RAS sistemleri, akıllı izleme teknolojileri gibi alanlarda ölçeklenebilir çözümleri vitrine çıkaracak. Trabzon’da bir otelde gerçekleştirilen toplantının açılışında konuşan OctoAqua Ceo’su Ertuğrul Gündoğdu, Türkiye’yi sürdürülebilir, yenilikçi ve destek katma değerli üretimle dünya ligine taşımayı amaçlandıklarını belirterek "OctoAqua olarak Mavi Ekonomi geleceğini sadece konuşmakla kalmayıp uygulamalarla güçlendirmeyi hedefliyoruz. Zonguldak’tan sonra Karadeniz’in kalbi Trabzon’da sektörün geleceğini şekillendiren değerli paydaşlarımızla buluşmak bizler için büyük mutluluk. Norveç ve Türkiye arasında uzun yıllar süren dostluk ve ortaklık üretim kültürü ve bugün mavi ekonomi dönüşümünde somut sonuçlar veriyor. Bu işbirlikleri sayesinde kapalı devre sistemler, çevre dostu üretim modelleri ve dijital çözümler artık ülkemizde hayat buluyor. Bizim amacımız Türkiye’yi sürdürülebilir, yenilikçi ve destek katma değerli üretimle dünya ligine taşımak. Bugün burada kurulacak her bağlantı atılacak her adım bu vizyonun bir parçası olacak" dedi. Serdar Öztürk: "En yüksek finansmanı Karadeniz havzasından biz sağlıyoruz" Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdür Yardımcısı Serdar Öztürk ise yaptığı konuşmada, "Sınır ötesi işbirliği programları başkanlığımız tarafından 2003 yılından beri yürütülüyor. İki işbirliğine ilk olarak Bulgaristan ile başlamıştık. Sonra 2007 yılında Karadeniz’e başladık. Bu iki programın başarısıyla bütçe döneminde Akdeniz havzasına dahil olduk. 2007-2013 döneminde alışma safhasındaydık ikinci yıl daha performans gösterdik ama 21-27’nin ilk çağrısında 48 tane projenin 26 tanesinde Türk kurum ve kuruluşları yer alıyor. İkinci çağrıda ise 52 tane projenin 45’inde Türkler var. 60 tane kurum ve kuruluşumuz bu projelerin içerisinde ve uzak ara en yüksek finansmanı Karadeniz havzasından biz sağlıyoruz. Bunu gerçekleşmesinde gerçekten buradaki bütün kurumların emeği var hepsine çok büyük teşekkürlerimi sunuyorum. Bu başarıyla Akdeniz’de aynen devam etmeyi düşünüyoruz ve önümüzdeki dönemde yani 2028-34’te ise yeni programlara katılma hedefimiz var" diye konuştu. DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar: "Uzun bir değer zincirinin ekosistemini buluşturduk" Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Kemal Akpınar da, Kalkınma ajansı olarak yaklaşık iki yıldır üç sonuç odaklı program üzerinden bölgeyi kalkındırmaya katkı sağladıklarını dile getirerek "Bu toplantı sadece demo günleri toplantısı olmayacak. Karadeniz’in mavi geleceği için yenilikçi çözümlerle birlikte yeni teknolojileri birbirine bağlayan bir ekosistemi geliştirme çabası olarak görüyoruz. Bu salonda kıyımızdaki limanlardan, laboratuvarlara, tersanelerden su ürünleri işletmelerine, akademiden hızlandırıcılara uzanan uzun bir değer zincirinin ekosistemini buluşturduk. Kalkınma ajansı olarak yaklaşık iki yıldır üç sonuç odaklı program üzerinden bölgemize bölgesel kalkınmaya katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bunlardan bir tanesi de mavi ekonomik sonuç odaklı programımız. Sonuç odaklı programlar ajanslarımızın aslında üç yıllık orta vadeli programı niteliğinde bölgesel kalkınma planlarımızı orta vadede uygulayacağımız aslında enstrümanlarla birbirini bağladığımız orta vadeli bir yaklaşım olarak uyguladığınız bir program" şeklinde konuştu. "Önümüzdeki dönemde yeni bir Avrupa birliği projesi olarak mavi ekonomiye odaklanmaya devam edeceğiz" "Mavi ekonomi programı kapsamında şimdiye kadar üç tane Avrupa birliği projesi uyguladık bu da onlardan bir tanesi" diyen Akpınar, "Önümüzdeki dönemde de tekrar bir Avrupa birliği projemiz Başkanlığımızın katkısıyla geçti. İnşallah önümüzdeki dönemde yeni bir Avrupa birliği projesi olarak mavi ekonomiye odaklanmaya devam edeceğiz. Mavi ekonomi deniz ve su ekosistemleri sürdürülebilir ekonomik devretmeli çerçevesinde çizmekte bu çerçevede araç olarak kullanılan teknoloji ve yenilik çözümler daha az kaynaklı daha çok üretebilmenin ekosistemi tahrip etmeden büyümenin sağlanması ve mavi ekonomi sektörlerinin kazanımlarının artırılmasına katkıda bulunacaktır. Karadeniz coğrafyası baktığımız zaman aslında mavi ekonomi buranın sadece bugünü değil kadim bir birikimin aslında geleceği taşındığı bir nokta olarak görüyoruz. Su ürünlerinden kıyı ekosistemlerde gemi inşa sanayiden balıkçılık teknolojilerine kadar pek çok konuyu liman ticaret bağlantılarından lojistik çözümlere kadar pek çok konuyu mavi ekonomik tüm sektörlerini ve aktörlerini bir arada bulunduran bir ekosisteme aslında ev sahipliği yapıyor. Kalkınma ajansı olarak da aslında bu potansiyeli harekete geçirmek adına hem uyguladığımız bu tip uluslararası fonlar ve projelerle birlikte yine analiz ve planlama çalışmalarımızla birlikte yine sektörel ekosistemi geliştirecek işbirliği çalışmaları ile birlikte mavi ekonomiye ve bölgemizin kalkınmasına hizmet etmeye devam edeceğiz inşallah. Bugün gerçekleştirilen etkinlikte tek seferlik bir etkinlik olarak görmüyoruz" ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından toplantıda ‘Karadeniz’de Mavi Ekonomide Teknolojik Dönüşüm’ isimli panel gerçekleştirildi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:25
"Hepsiburada Tech Academy" ikinci dönem mezunlarını verdi
Hepsiburada ve 42 Türkiye iş birliğiyle düzenlenen Hepsiburada Tech Academy, ikinci dönem mezunlarını verdi. Hepsiburada ve 42 Türkiye iş birliğiyle düzenlenen Hepsiburada Tech Academy, ikinci dönem mezunlarını verdi. Program, yazılım geliştirme, ürün yönetimi, kullanıcı deneyimi ve veri bilimi gibi alanlarda öğrencilere kapsamlı bir eğitim sunarak, teknoloji dünyasına dair derinlemesine bilgi edinmelerini sağladı. Eğitim süreci boyunca katılımcılar, meslek tanıtım oturumları, atölye çalışmaları ve mülakat simülasyonları gibi etkinliklerle kariyerlerine dair gerekli becerileri kazandılar. Eğitimi başarıyla tamamlayan öğrenciler, sertifikalarını alarak kariyer yolculuklarında yeni bir adım attılar. Genç yeteneklere ilham sağlıyor Hepsiburada Tech Academy, öğrencilerin teknoloji dünyasında farklı alanları tanımalarını ve teknoloji şirketlerinin işleyişini gözlemlemelerini sağladı. Program kapsamında katılımcılar, yazılım geliştirme, ürün yönetimi, kullanıcı deneyimi ve veri ürünleri gibi konularda uzmanlarla bir araya gelerek bilgilerini derinleştirdiler. Ayrıca, çevik yöntemler ve yazılım geliştirme süreçleri hakkında eğitim alıp, kendi projelerini hayata geçirme fırsatını buldular. Teknoloji operasyonları ve robotik süreç otomasyonu ekiplerinin çalışma dinamiklerini yerinde gözlemlediler. "Türkiye’nin ve dünyanın dönüşümünde en büyük pay onların olacak" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Hepsiburada Müşteri Deneyimi ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Grup Başkanı (CHRO) Esra Beyzadeoğlu ise şunları söyledi: "Genç yetenekler bizim için yalnızca geleceğin çalışanları değil; geleceğin liderleri, karar vericileri ve ilham veren rol modelleri. Hepsiburada olarak biz, onların potansiyelini açığa çıkaracak fırsatlar sunmayı, cesaretlerini artırmayı ve hayallerini gerçeğe dönüştürmeleri için yanlarında olmayı öncelik görüyoruz. Bu yıl ikincisini gerçekleştirdiğimiz Tech Academy de bu anlayışın en güzel yansımalarından biri. Burada yalnızca teknoloji öğrenmiyor, aynı zamanda farklı disiplinlerden uzmanlarla bir araya geliyor, iş hayatına dair gerçek deneyimler kazanıyor ve kendi yollarını çizerken ihtiyaç duyacakları özgüveni geliştiriyorlar. Biz gençlerimizin potansiyeline inanıyoruz; çünkü yarının değişiminde en büyük katkıyı onlar sunacak. Amacımız, her bir gencin kendi potansiyelini fark ettiği, üretmenin gücünü hissettiği ve geleceği şekillendirdiği bir yolculukta yanında olmak." "Türkiye’nin girişimcilik ve teknoloji vizyonunu hayata geçirecek asıl güç gençlerin elinde" Programın açılış konuşmasını yapan Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen, "Bizler, gençlerin sahip oldukları merakı, üretme arzusunu ve yenilikçi bakış açılarını desteklediğimiz ölçüde onların potansiyelleri açığa çıkıyor. Hepsiburada Tech Academy gibi programlar, gençlerimizin hem teknik becerilerini geliştirmelerine hem de iş dünyasının gerçek dinamiklerini deneyimleyerek kendi yol haritalarını çizmelerine katkı sağlıyor. Biz Bilişim Vadisi olarak bu süreci, gençlerin yarının teknoloji ekosistemine hazırlanmalarını sağlayan bir köprü olarak görüyoruz. Gençler burada sadece teknik bilgi edinmiyor, aynı zamanda ekip olmayı, fikirlerini projelere dönüştürmeyi ve cesaretle denemeyi öğreniyor. Türkiye’nin girişimcilik ve teknoloji vizyonunu hayata geçirecek asıl güç onların ellerinde. Bizim için önemli olan, bu yolculukta gençlerimizin yanında durmak, potansiyellerini keşfetmelerine ve ülkemizi geleceğin öncü teknoloji merkezlerinden biri haline getirecek adımları atmaları için onlara destek olmak" diye konuştu.
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:18
Almanya’dan sipariş edilen Togg otomobilleri trenle Avrupa’ya gidiyor
Türkiye’de üretilen Togg otomobilleri, Almanya’daki sahiplerine teslim edilmek üzere Gebze’den trenle yola çıktı. Togg yüklü trenler dün gece Avrasya Tünelinden geçerek Bulgaristan’a ulaştı. Türkiye’nin iktisat tarihinde bir ilk yaşandı, yerli üretim elektrikli otomobiller Almanya’daki müşterilerine teslim edilmek üzere Edirne’den çıkış yaptı. Avrupa’ya ihraç edilen yerli otomobil Togg’ları taşıyan tren, Marmaray hattından geçerken görüntülendi. Marmaray’dan geçerken görüntülenen vagonlar dolusu Togg, İstanbul üzerinden Kapıkule Sınır Kapısı’na ulaşarak Türkiye’den çıkış yaptı. Vagonlardaki araçların büyük çoğunluğunu T10X modelleri oluştururken, sedan tarzı T10F modelinden de trende yer alması dikkat çekti. Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Slovenya ve Çekya üzerinden geçerek araçların 14 Ekim Salı günü Almanya’ya ulaşması planlanıyor. İhracat treni Marmaray hattını kullanarak Avrupa’ya ilerliyor Marmaray hattı (Halkalı-Gebze Banliyö Tren Hattı), gece 00.30 ile 05.00 saatleri arasında yük taşımacılığına açılıyor. Bu saatlerde kaydedilen görüntülerde, trenlere yüklenen Togg’ların İstanbul’dan Kapıkule Sınır Kapısı’na taşındığı görülüyor. Taşıma sırasında, Marmaray’ın tüp geçidi de aktif olarak kullanılıyor. Araçlar, Boğaz’ın altındaki bu stratejik geçidi geçerek Avrupa Yakası’na ulaşıyor ve yolculuklarına devam ediyor. TOGG yetkilileri ise araçların Salı günü Almanya’da olacağını doğrulayarak, teslimat planlamasının henüz netleşmediğini belirttiler. Vergi avantajları sebebiyle Türkiye’den daha hesaplı anahtar teslim fiyatı ile Almanya’da satılan araçlar, dünya markası elektrikli otomobiller ile çetin bir rekabet yarışında büyük ilgi görüyor. Avrupa’daki Türkler kadar, Almanlarında yakından ilgilendiği Türk otomobilleri, yazılım üstünlüğü, renk zenginliği ve Euro NCAP üst seviye başarısı ile de Avrupa’da çok konuşuluyor. TOGG Ekim ayından itibaren bu yıl her ay 200 araç teslim edilecek şekilde planlama yapıyor. 2025 yılı sonunda ihracat edilen TOGG sayısının bin adedi aşacağı öğrenildi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:55
Almanya’dan sipariş edilen TOGG otomobilleri trenle Avrupa’ya gidiyor
Türkiye’de üretilen TOGG otomobilleri, Almanya’daki sahiplerine teslim edilmek üzere Gebze’den trenle yola çıktı. TOGG yüklü trenler dün gece Avrasya Tünelinden geçerek Bulgaristan’a ulaştı.
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:38
Trenle Avrupa’ya TOGG ihracatı
Almanya’ya ihraç edilen yerli otomobil Togg’ları taşıyan tren, Marmaray hattından geçerken görüntülendi. Gebze’den geçerken görüntülenen vagonlar dolusu Togg, İstanbul üzerinden Kapıkule Sınır Kapısı’na ulaşarak Türkiye’den çıkış yaptı. Görüntülerde, onlarca Togg’un Avrupa’ya sevk edilmek üzere yola çıktığı anlar kameralara yansıdı. Vagonlardaki araçların büyük çoğunluğunu T10X modelleri oluştururken, trenin Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Slovenya ve Çekya üzerinden geçerek Salı günü Almanya’ya ulaşması planlanıyor. Marmaray hattı (Halkalı-Gebze Banliyö Tren Hattı), gece 00.30 ile 05.00 saatleri arasında yük taşımacılığına açılıyor. Taşıma sırasında, Marmaray’ın tüp geçidi de aktif olarak kullanılıyor. Araçlar, boğazın altından geçerek Avrupa yakasına ulaşıyor ve yolculuklarına devam ediyor.
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:28
Yapay zekalı yeni modeller yenilenmiş telefon pazarını canlandırdı
Dünya teknoloji devlerinin yapay zekâ entegrasyonu ile sundukları yeni modellerin cazibesi, yenilenmiş telefon pazarını da hareketlendirdi. Yenilenmiş elektronik ürün marketi EasyCep, hızlanan pazarda tüketicilerin cihaz satışlarını kolaylaştırmak üzere 300’den fazla noktada ‘Mağazada Anında Nakit’ uygulamasını başlattı. Yapay zekadaki hızlı ilerleme akıllı telefon dünyasını da değiştiriyor. Üreticilerin, yapay zekâ entegrasyonlu yeni modellerle tüketicilere farklı deneyimler sunma telaşında son olarak geçtiğimiz günlerde Apple, tanıttığı iPhone 17 ile dünya çapında yankı buldu. Akıllı telefon dünyasındaki bu keskin dönüşüm, tüketicilerin cihaz değiştirme döngüsünü hızlandırarak yenilenmiş telefon pazarına hareket kazandırdı. "Son aylarda mağazalarımızda ve online platformumuzda talebin arttığını görüyoruz. Bu ilgi, hem tüketicilerin yeni teknolojili cihazlara olan talebindeki artıştan hem de sektördeki büyümeden kaynaklanıyor" açıklamasını yapan EasyCep Kurucu Ortağı ve CEO’su Mehmet Akif Özdemir, "2024 yılında 250 bin adet cihazın yenilendiği sektörümüzün bu yıl 600 bin adede ulaşmasını bekliyoruz. Tüketicilerin yenilenmiş telefonun sunduğu avantajları keşfetmesi, pazardaki büyümenin en önemli lokomotifi oldu. Biz de akıllı telefonlarını satıp yenisini almak isteyenler için ‘Mağazada Anında Nakit’ uygulamasını başlattık. Kullanıcılar, ön teklif formunu online doldurduktan sonra cihazlarını mağazaya getirerek hızlı bir kontrolün ardından ödemelerini anında banka hesabına havale olarak alabiliyor. EasyCep olarak yalnızca online platformlarla sınırlı kalmıyor; bugün 56 farklı şehirdeki 300’den fazla fiziksel noktamız ile tüketicilere her yerde ulaşarak güveni ve erişilebilirliği standardımız haline getiriyoruz" dedi. Yapılan açıklamaya göre, markanın tüketicileri telefonlarını yenilemeye teşvik eden uygulamaları arasında avantajlı takas, 3 ay ödeme erteleme ve satın alma yerine kiralama modeli gibi seçenekler yer alırken, yenilenmiş telefonlarda 12 aya varan vade seçeneği, 12 ay garanti ve veri güvenliği talebi güçlendiriyor.
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:27
Muğla’da Bin 434 kişilik ‘İŞKUR Gençlik Programı’ başvuruları başladı
Öğrencilerin mesleki gelişimlerini desteklemeyi, geleceğe ilk adımlarını atmalarını sağlamayı ve iş hayatına katılımlarını kolaylaştırarak mesleki deneyim kazanmalarına yardımcı olmayı amaçlayan ‘İŞKUR Gençlik Programı’ başvuruları Muğla’da başladı. Gençler için hayata geçirilen bu program kapsamında, devlet üniversiteleri ile iş birliği içinde öğrenciler iş gücü piyasasıyla tanıştırılacak. Muğla’da, İŞKUR ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi iş birliğiyle toplam bin 434 Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencisi, sürdürülebilir kampüs faaliyetlerinin yanı sıra kampüs altyapı ve bakım çalışmalarının, sosyal ve kültürel etkinliklerin, akademik ve idari süreçlerin, toplumsal hizmet ve iş birliği çalışmalarının, öğrenci gelişim ve uyum faaliyetlerinin, dijital dönüşüm ve inovasyon süreçlerinin, girişimcilik ekosistemi faaliyetlerinin desteklenmesinde görev alacak. Programa; 18 yaşını doldurmuş, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, İŞKUR’a kayıtlı, emekli olmayan, son bir ay içinde uzun vadeli sigortaya tabi bir işte çalışmamış, işsizlik ödeneği almayan ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin aktif öğrencisi olan kişiler başvurabilecek. Uzaktan eğitim veya açık öğretim öğrencileri ise programa başvuru yapamayacak. Programa katılan öğrencilere, günlük net 1.083 TL, ayda 14 gün katılım halinde 15 bin 162 TL ödeme yapılacak. Ayrıca, Genel Sağlık Sigortası, Meslek Hastalığı ve İş Kazası Sigorta Primleri de İŞKUR tarafından karşılanacak. Başvurular, 09-13 Ekim 2025 tarihleri arasında e-Devlet, İŞKUR e-Şube, Alo 170, Muğla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ve İŞKUR Hizmet Merkezleri üzerinden yapılabilecek. Noter kurası ise 17 Ekim 2025 Cuma günü saat 09.00’da, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi A Salonu’nda gerçekleştirilecek. Gençlik Programı kapsamında öğrenciler haftada en fazla 3 gün ve 22,5 saat çalışacak.
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:23
Samsun Havalimanı 9 ayda 1,2 milyona yakın yolcu ağırladı
Samsun Çarşamba Havalimanı’nda yılın 9 aylık döneminde (ocak-eylül) toplam 1 milyon 187 bin 789 yolcu taşındı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, 2025 yılı Eylül ayına ilişkin hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini açıkladı. Buna göre, eylül ayında iç hat yolcu trafiği 125 bin 428, dış hat yolcu trafiği ise 19 bin 233 oldu. Böylece ay boyunca toplam 144 bin 661 yolcuya hizmet verildi. Eylül ayında Samsun Çarşamba Havalimanı’na iniş-kalkış yapan uçak sayısı iç hatlarda bin 459, dış hatlarda 180 olmak üzere toplam bin 639’a ulaştı. Aynı dönemde yük (kargo+posta+bagaj) trafiği ise bin 438 ton olarak kayıtlara geçti. Ocak-eylül döneminde ise havalimanında 12 bin 922 uçak iniş-kalkış yaparken, taşınan yük miktarı 11 bin 166 ton, yolcu trafiği ise 1 milyon 187 bin 789 kişi olarak gerçekleşti.
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:23
Denizli’de kuraklığa karşı alınacak tedbirler masaya yatırıldı
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulanmakta olan "Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı" çerçevesinde son yıllardaki iklim değişikliklerinin etkisiyle artan kuraklık tehlikesinin meteorolojik veriler ışığında değerlendirilmesine yönelik "Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi" toplantısı Denizli’de düzenlendi. Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde, Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi Komisyonu Denizli Vali Yardımcısı Abdullah Kadıoğlu başkanlığında valilik toplantı salonunda bir araya geldi. Toplantıya Denizli İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, ilçe kaymakamları, belediye başkanları, kamu kurumları temsilcileri, sulama içme suyu ve üretici birlikleri, kooperatif başkanları ile diğer sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Vali Yardımcısı Abdullah Kadıoğlu, t; "Tarımsal kuraklık eylem planı çerçevesinde gerçekleştirilen Kuraklık İl Kriz Merkezi toplantısını düzenlemek için toplanıldığını, son yıllarda iklim değişikliği ile ilgili yağış rejiminin seyrine bağlı olarak tüm dünya ve ülkemizin kuraklık tehdidi ile karşı karşıya olduğunu, İlimiz olarak bu komisyon marifetiyle konunun değerlendirileceğini, yağışlı bir sezon olmasını temenni ettiğini, alınması gerekli tedbirlerin söz konusu olduğunu, yapılacak toplantıda alınacak Tavsiye Kararları doğrultusunda çalışmaların devam edeceğini ve alınan Tavsiye Kararlarının uygulanması için tüm paydaşlar tarafından hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirtti. Denizli Vali Yardımcısı Abdullah Kadıoğlu başkanlığında sırasıyla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, TARSİM Denizli Bölge Müdürlüğü, Denizli Meteoroloji Müdürlüğü ile DSİ 21. Bölge Müdürlüğünce Denizli’nin tarımsal verileri, kuraklıkla mücadele de yapılan çalışmalar, meteorolojik veriler ve su kaynaklarının potansiyeli ile ilgili sunumlar yapıldı. Toplantıda, tarımsal kuraklıkla mücadele stratejisi ve eylem planı çerçevesinde; İklim değişikliğinin oluşturabileceği olumsuz durumlara karşı alınabilecek ve kuraklığın düzeyini en aza indirgeyecek tedbirleri belirlemek üzere kararlar alınarak 2023-2027 kuraklık eylem planına yönelik çalışmaların aktarılması ve ileriye dönük yapılması gerekli işlemlerle ilgili tavsiye kararlarının alınmasıyla son buldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder