SPOR - 17 Mayıs 2026 Pazar 18:27

Galatasaray’ın efsaneleri, UEFA Kupası’nın 26. yıl dönümünde bir araya geldi

A
A
A
Galatasaray’ın efsaneleri, UEFA Kupası’nın 26. yıl dönümünde bir araya geldi

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, UEFA Kupası’nın kazanılmasının 26. yıl dönümünde Galatasaray Lisesi’nde dönemin başkanı Faruk Süren, teknik direktörü Fatih Terim ve kaptanı Bülent Korkmaz ile bir araya geldi.

Galatasaray’ın 17 Mayıs 2000 tarihinde finalde İngiliz ekibi Arsenal’i penaltılarla yenerek UEFA Kupası’nı kazanmasının 26. yıl dönümü dolayısıyla Galatasaray Lisesi’nde etkinlik düzenlendi. Etkinliğe Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, dönemin kulüp başkanı Faruk Süren, teknik direktörü Fatih Terim ve kaptanı Bülent Korkmaz ile mevcut yönetim kurulu üyeleri katıldı.

Dursun Özbek: "Her sene 17 Mayıs’ta kupada emeği geçen efsanelerimizle bir araya geliyoruz"

UEFA Kupası’nın kazanılmasının 26. yılı olduğunu söyleyen Dursun Özbek, "Galatasaray’ın çok önemli zaferlerin birisi olan UEFA Kupası için her sene 17 Mayıs’ta kupada emeği geçen efsanelerimizle bir araya geliyoruz. Bugün özellikle başkanıma, hocama ve kaptanıma çok teşekkür ediyorum. Bizi kırmadılar, buraya geldiler. Bugünün anısına beraber olacağız, hatırlarımızı paylaşacağız. Onlara teşekkür ediyorum. Galatasaray’ın bundan sonraki Avrupa kupaları için buluşmalar, bu görüş alış-verişler bize destek veriyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

Faruk Süren: "Bundan bir kupa alınacaksa yine onu Galatasaray başaracaktır"

İlk defa bir Türk takımının bu kupayı kazandığını ifade eden Faruk Süren, "26 yıl önce bugün bu kupayı kazandık. İlk defa bir Türk takımı UEFA Kupası’nı kazanmıştı. 26 yıllık süre içinde bir, iki kere daha Galatasaray’ın bu işi yapmasını umut ediyorduk, olmadı. Bundan sonra emin ki bir kupa alınacaksa yine onu Galatasaray başaracaktır. Bizi topladığı için, hatırladığı için başkana teşekkür ediyoruz. Hem kaptanım hem teknik direktörümüz imparator Fatih Terim burada" diye konuştu.

Fatih Terim: "Galatasaray, ümit ederim ki kendi rekorunu kendi kıracaktır"

Bu davet için Dursun Özbek’in kendisini iki gün önce aradığını belirten Fatih Terim ise, "Başkanımın 4 yıllık periyot içerisindeki şampiyonluğunu ve başarısını tebrik ediyorum. Yönetimi de tebrik ediyorum. Daha önceden öğrencim, şimdi de meslektaşım olan Okan (Buruk) hocaya gönül dolusu tebriklerimi yolluyorum. Galatasaray, ümit ederim ki kendi rekorunu kendi kıracaktır. Galatasaray, o güçtedir. O gün görünüşte bu kupayı kaldıran kaptanımız ve takımımız gibi gözükebilir. Esasında o kupayı kaldıran Galatasaray’ın kendi değerleridir. Taraftarıyla, camiasıyla, lisesiyle, futbol takımı ve yönetimiyle bu kupayı kaldırmıştır. Bulunduğumuz yer de tarihi bir yer. Burası bir okul değil, bir fikir yeri. Zaten Galatasaray’ın genlerinde olan Avrupa başarısı gelmiştir. Bu yolda hep beraber çalışan, her beraber yürüyen ve hep beraber inanan bir yürüyüş şeklidir bu. O gün emeği geçen herkesi, taraftarları tebrik ediyorum. Hiçbir ciddi başarı tesadüf değildir. 4 senelik bir çalışmanın, beraber uğraşmanın ve beraber inanmanın başarısıdır UEFA Kupası. UEFA Kupası’ndan sonra ne dediğimi hatırlıyorum. ’Çocuğum olmuş gibi hissediyorum’ dedim. Sevincimi tarif edememiştim. 26 yılda ne kadar önemli olduğu da anlaşılmıştır. Bu başarıda emeği geçen futbolculara bu güzel kupayı ülkeye getirdikleri için teşekkür ediyorum. Biz ’acaba’yı kaldırdık. Biz hep beraber ’olur’ dedik" değerlendirmesinde bulundu.

Bülent Korkmaz: "İnşallah Galatasaray’ın bundan sonraki hedefi UEFA Şampiyonalar Ligi kupası olur"

Davet için teşekkür eden Bülent Korkmaz da, "Başkanımız Faruk Süren’in de dediği gibi Avrupa Kupası ilk olarak Galatasaray Kulübü’ne gelmiştir. Bunun mutluluğunu 26 sene geçmesine rağmen yaşıyoruz. O sevgi ve saygıyı hala görüyorum. İnşallah Galatasaray’ın bundan sonraki hedefi UEFA Şampiyonalar Ligi Kupası olur. İnşallah en kısa sürede bu kupayı da kaldırırız. Böylece ne kadar büyük bir kulüp ve camia olduğumuzu gösteririz" ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından toplu fotoğraf çekimi yapıldı.

Oğuzhan Ort - Mehmet Ekrem Ceylan - Saycan Sayım

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Gelin evine nostaljik sürprizle gittiler Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşayan Saltuğ Taşlıdağ, hurdalıktan alarak babasıyla birlikte 4 ayda restore ettiği 1952 model pembe cipi düğün öncesi nişanlısı Ece Demirkıran’a hediye etti. O anlar renkli görüntülere sahne oldu. Konacık Sanayi Sitesi’nde babası Murat Taşlıdağ ile birlikte eski araçların restorasyonunu yapan Saltuğ Taşlıdağ (28), nişanlısı Ece Demirkıran (26) için sıra dışı bir sürpriz hazırladı. Hurdalıkta terk edilmiş 1952 model bir cipi satın alan Taşlıdağ, babasıyla birlikte atölyelerinde hummalı bir çalışma başlattı. Gece gündüz demeden aracı tepeden tırnağa yenileyen baba-oğul, 4 ay gibi kısa bir sürede cipi modern teknolojiyle uyarlayarak pembeye boyadı. Konacık’taki atölye önünde tamamlanan pembe cip için çeyiz gönderme töreninde özel bir kortej oluşturuldu. Pembe tüllerle süslenen araç, davul-zurna eşliğinde çekiciye yüklendi. Çeyizlerin de develere yüklendiği geleneksel törende, çekici üzerindeki pembe cip ve beraberindeki konvoy Gümüşlük Mahallesi’ne doğru hareket etti. Caddelerde pembe cipi ve kalabalık konvoyu gören vatandaşlar ilgiyle izledi. Hazırladığı sürprizle ilgili basın mensuplarına açıklama yapan Saltuğ Taşlıdağ, "Babamla birlikte 4 ay süren bir çaba sonucunda 1952 model cipi 2026’ya uyarladık. Daha teknolojik hale getirdik. 1941 yılında üretildi. Biraz daha Bodrum’a uygun daha sportif iki çeker vaziyette eşime yaptık. Bugün ağırlık töreni var çeyizler gidiyor. Bunu da kızın çeyizi olarak teslim edeceğiz. Plakamızı özel aldık. Eşimin adı Ece, plakamız Ece 225. 25 Erzurumlu olduğumuz için 22-5 ise düğün tarihimiz 22 Mayıs ve tek seferde çıkarmış olduk. Eşime sürpriz olacak. Rengi özel olarak seçtik. Pembe Türkiye’de tek dünyada 2 adet var eşsiz kılan şey 2 adetten bir tanesi sadece pembe trafikte gezecek, diğeri müzede duruyor" dedi. Baba Murat Taşlıdağ ise, cip restorasyonunun baba mesleği olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: "Biz baba mesleği olarak ciplerle uğraşıyoruz. 8 yıldır Bodrum’dayız. Gelinimizi Bodrum’dan aldık. Bir cipte gelinimize yaptık. Bundan önce zaten her eve bir cip kampanyası başlatmıştım. İlk evde gelinimin aracı olsun istedik. Bugün mutlu günümüz, ağırlıkta en ağırı olsun dedik, gelinime hayırlı olsun. Biz hurda cipleri toplayıp hayata döndürüyoruz geçen yıllarda 2-3 tane Bodrum-Muğla ve Fethiye emniyetine buna benzer cipler yapmıştık." Karşısında pembe tüllerle sarılı cipi görünce büyük mutluluk yaşayan gelin Ece Demirkıran ise kendisi için çok özel bir anı olduğunu belirterek, "Çok mutluyum. Bu güzel hediyeyi bana layık gördükleri için nişanlıma, müstakbel eşime çok teşekkür ederim. Çok şaşırdım, Türkiye’de bu model askeri cipte pembe renk tek. Benim için yeniden restore ettiler. Hepsi özel olarak seçilmiş ve emek emek yapılmış" ifadelerini kullandı.
Bartın Bartın’da gençler ilk kez aşk acısını dindiren şelaleyi gördü Bartın’da 19 Mayıs Gençlik Haftası kapsamında gençler, Küre Dağları Milli Parkı’nın eşsiz doğasında gerçekleştirilen doğa yürüyüşü ile aşk acısını dindiren şelale olarak bilinen Ulukaya Şelalesi’ni ilk kez gördü. Gençlerle birlikte Ulukaya Kanyonu’ndan şelaleye uzanan yaklaşık 7 kilometrelik yolu yürüyen eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, açıklamaları esnasında yağmur bastırınca soru soran gazetecilere, ’’Biraz daha yağmurun altında kalırsak hastaneye ihtiyacımız olacak’ diyerek espri yaptı. 19 Mayıs Gençlik Haftası kapsamında Bartın’da Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Drahna Vadisi’ndeki bayraklı tepeden Ulukaya Şelalesi’ne giden yaklaşık 7 kilometrelik yolda doğa yürüyüşü gerçekleştirildi. Yürüyüşe üniversite ve lise öğrencilerinin yanı sıra Bartın Valisi Nurtaç Arslan, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, önceki dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ulus Kaymakamı Fırat Kadiroğlu, belediye başkanları, il ve ilçe protokolü de katıldı. Bayraklı tepede buluşan doğa severler, Küre Dağları Milli Parkı’nda yer alan Drahna Vadisi’nden Ulukaya Kanyonu, Ulukaya Şelalesi’ne uzanan kilometrelerce yola yürüdü. Güneşli havada eşsiz doğada yürüyen grup, bölgedeki endemik ve nadir görülen bitki türlerini de yakından gördü. Yürüyüş yapılan bölgede çocukluğunu geçirdiğini belirten Yılmaz Tunç, gençlerle birlikte yıllar önce gezip dolaştığı yerleri yeniden görmenin mutluluğunu yaşadı. Katılımcılara bölgeyi ve hatıralarını anlatan Tunç, çocukken yüzdükleri çayda ise elini yüzünü yıkadı. Yürüyüşün son düzlüğünde doğa severler aşk acısını dindiren şelale olarak ünlenen Ulukaya Şelalesi’ne ulaştı. İhtişamlı kayaların arasından görkemli bir şekilde akan şelalenin de önünden geçildiği yürüyüş, Küre Dağları Milli Parkı Ziyaretçi Merkezi’nde son buldu. Yürüyüş boyunca sık sık resim çekilen gençlere köfte ekmek ikram edildi. Yılmaz Tunç, burada yaptığı açıklamada ziyaretçi merkezine dönüştürülen alanın eskiden kendisinin de okuduğu ilkokul olduğunu ifade etti. Tunç, tüm gençlerin 19 Mayıs Cumhuriyet Bayramı’nı da kutladı. Açıklamalar esnasında bastıran yağmur nedeniyle zor anlar yaşayan Yılmaz Tunç, Bartın’daki hastanelerin yeni binaya taşınması ile ilgili soruya da cevap verdi. Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile taşınmanın başlandığını belirten Tunç, Bartın Devlet Hastanesi ile taşınmanın sona ereceğini kaydetti. Tunç, şiddetini arttıran yağmura rağmen soru sormak isteyen gazetecilere, ’’Biraz daha yağmurun altında kalırsak hastaneye ihtiyacımız olacak" diyerek espri yaptı. Tunç’un esprisi yanındaki Vali Arslan ve gazetecileri güldürdü. Adalet Bakanlığına yapılacak alımlarla ilgili soruya da cevap veren Tunç, aranan şartları sağlayan gençlerin bir an önce başvurularını yapmalarını söyledi. Tunç ve berberindeki protokol daha sonra alandan ayrılırken, gençler ise bölgedeki kamp ve etkinliklerine devam etti.
İstanbul Gaziosmanpaşa’da "Sokak Stili Graffiti Festivali" renkli görüntülere sahne oldu Gaziosmanpaşa Belediyesi, sokak sanatı ile müziğin buluştuğu sıra dışı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. "Sokak Stili Graffiti Festivali", iki gün boyunca yerli ve uluslararası graffiti sanatçılarını bir araya getirdi. Sanatçıların performanslarını ziyaretçilerin önünde sergilediği etkinlik, canlı ve renkli bir atmosferde geçti. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından "Sokak Stili Graffiti Festivali" düzenlendi. Festivale Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, çok sayıda sanatçı, sanatsever ve vatandaş katıldı. İki gün boyunca yerli ve uluslararası graffiti sanatçılarını bir araya getiren etkinlik için Gaziosmanpaşa Meydanı’nda belediye bahçesini çevreleyen özel duvarlar oluşturuldu. Birbirinden güzel, rengarenk eserlerin ortaya çıktığı çalışmalarda sanatçılar, meydanı adeta bir açık hava sanat galerisine dönüştürdü. Vatandaşlar, ortaya çıkan eserleri yakından inceleme fırsatı buldu. Festival kapsamında gerçekleştirilen DJ performansları, canlı müzik etkinlikleri ve breakdance gösterileri de özellikle gençlerden büyük ilgi gördü. Hip-hop kültürünün farklı disiplinlerini bir araya getiren organizasyon, renkli ve enerjisi yüksek anlara sahne oldu. Katılımcılar, sanatçılarla birebir sohbet ederek, graffitilere dair bilgi aldı. Festivalde uluslararası ve yerli birçok önemli isim yer aldı. Turbo (Tunç Dindaş) ve Amok156 (Veysel Önder), Türk graffiti kültürünün doğmasını sağlayan kurucu isimler olarak Sokak Stili Graffiti Festivali’nde aynı kadroda buluştu. 1985’ten beri üretim yapan Türkiye’nin ilk graffiti sanatçılarından biri olan Turbo ile 1980’lerde Berlin Duvarı üzerinde yaptığı işler ve Berlin graffiti sahnesindeki etkisiyle Türk graffiti kültürünün Almanya hattını şekillendiren isimlerden biri olan Amok156, bu kültürün iki farklı şehirde paralel biçimde gelişmesini sağlayan önemli isimler olarak festivale büyük katkı sağladı. Gaziosmanpaşa’nın sokaklarında yıllardır üretim yapan WTK Crew’un öne çıkan ismi MCROY da festivalde yer alan sanatçılar arasındaydı. MCROY, festival kadrosunda hem WTK üyeliğiyle hem kendi tag’iyle yer alarak iki gün boyunca üretim yaptı. Türkçe rap’in tanınmış MC ve prodüktörlerinden Da Poet (Ozan Erdoğan), Sokak Stili Grafiti Festivali’nde yıllar sonra hem DJ setinde hem de writer kadrosunda yer aldı. Festivalde Da Poet’in aynı anda DJ ve writer kimliğiyle yer alması, hip-hop kültürünün temel elementlerinin tek bir sanatçıda buluştuğu dikkat çekici anlardan biri oldu. Sokak stilinin dört çocuk sanatçısı festivalde yer aldı Sokak Stili Graffiti Festivali’nin çocuk sanatçı kadrosundaki DOĞA, MAEN JR, TUANA ve ZRA, festival alanında kendilerine ayrılan bölümlerde üretim yaptı. Çocuklar kendi sanatlarını icra ederken, aynı zamanda deneyimli isimlerle bir arada çalışma imkanı buldu. Çocuk sanatçıların yanında babaları da yer aldı. Kuşaklar arası bağı güçlendiren etkinlik, baba-çocuk ve usta-çırak ilişkileri üzerinden devam eden kültürün yansımalarını da gözler önüne serdi. İstanbul’da uzun yıllar sonra bu kapsamda gerçekleştirilen ilk graffiti festivali olma özelliği taşıyan etkinlik, her yaştan ziyaretçinin katılımıyla tamamlandı. Festival boyunca ortaya çıkan eserler büyük beğeni toplarken, organizasyon Gaziosmanpaşa’nın kültürel hayatına ayrı bir renk kattı. "Çok güzel eserler çıktı ortaya" Festivalde güzel eserler çıktığını belirten Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, "Gaziosmanpaşa’da dün başladığımız, bugün devam eden, iki gün sürecek graffiti festivalimiz Sokak Stili 2026 ismiyle ve gerçekten dünyaca ünlü graffiti sanatçılarıyla çalıştığımız, İstanbul’da yıllar sonra -belki 2014’teydi yanlış hatırlamıyorsam en son yapılan- 12 sene sonra yapılmış bu denli büyük ve, eee, güzel bir organizasyon oldu. Gerçekten 70’e yakın sanatçımız var. Bunların 46 tanesi graffiti sanatçısı ve bu anlamda dünyaca ünlü Türk sanatçılarımız var. Amok956 gibi, Russell gibi, Copic Star gibi, Dopet gibi arkadaşlarımız bugün burada sahne aldılar, sanatlarını icra ettiler. Ve 4 nesil graffiticiyi bugün bir arada toplamış olduk. 10 yaşında arkadaşımız da boyuyor, işte ilk eserini 80’li yıllarda, 85’te icra etmiş arkadaşlarımız da bugün boyadılar burada. Ve gerçekten çok güzel eserler çıktı ortaya" dedi. Festivali düzenli olarak yapmak istediklerini ifade eden Karadeniz, "Bizim niyetimiz inşallah önümüzdeki süreçte bu graffiti festivalini, tekrarını düzenlemek, hatta mümkünse düzenli olarak yapmak, yıllara yaymak. Gerçekten zannediyorum genç arkadaşlarımız artık duygularını, hislerini bu sanatla yansıtıyorlar. 19. yüzyılda insanların hislerini yansıtmaları farklı bir yollaydı, bugün başka bir yol var. Ve biz gençlerimizin hissini, fikrini, duygusunu, düşüncesini her zaman çok önemsiyoruz. Dolayısıyla da ben katılım sağlayan tüm arkadaşlarımıza, tüm sanatçılarımıza, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Önümüzdeki yıllarda da daha büyüklerini yapmayı ümit ediyorum. Ve hem Gaziosmanpaşa’dan hem de dışarıdan, çevre ilçelerden gelen misafirlerimize de teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. "Toplamda 70 tane sanatçı arkadaşımız arka plan, ön plan çalıştılar" Karadeniz, "Toplamda 70 tane sanatçı arkadaşımız arka plan, ön plan çalıştılar. Gerçekten yoğun bir organizasyon oldu, yoğun bir emek oldu. Almanya’dan gelen var, Belçika’dan gelen var. İzmir’den, Kocaeli’den gelen arkadaşlarımız var. Yurt dışı, yurt içi birçok sanatçımızla gerçekten önemli bir festivale imza atmış olduk. İnşallah devamı gelir" ifadelerini kullandı. Başkan Vekili Eray Karadeniz, vatandaşları 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle düzenlenen Sagopa Kajmer konserine de davet etti.