Son Dakika
|
Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı!
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çiftçiler Günü Programı'nda açıklamalar
Özkan Yalım yeni bir ek ifade vermek üzere Çağlayan Adliyesine götürüldü
Sarıyer’de İETT otobüsü alev topuna döndü
İzmir’de taksiciye bıçaklı gasp girişimi araç kamerasında
Adalet Bakanı Gürlek: "15 bin sözleşmeli personel alımı yapacağız"
Şarkıcı Yusuf Güney adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İstanbul merkezli 16 ilde DEAŞ operasyonu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Galatasaray’ın Uruguaylı yıldızı Torreira’ya yumruklu saldırı
Yaş çay alım fiyatı 35 lira olarak belirlendi
Vali Tavlı’dan sel açıklaması: "Can kaybı ve yaralanma yok, iş yerlerinde zararlar mevcut"
Dışişleri Bakanı Fidan, Katar Türk Okulu'nun inşaatını ziyaret etti
Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde "Mukaddes emanetler" sergisi ziyarete açıldı
Manavgat’da ’pes’ dedirten görüntü cezasız kalmadı
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
EKONOMİ
Muş’ta hayvan pazarlarında beklenen hareketlilik yaşanmıyor
12 Mayıs 2026 Salı - 23:12:13
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Muş’taki hayvan pazarlarında beklenen hareketlilik yaşanmadı. Kurban Bayramı öncesinde satışların beklenen seviyeye ulaşmaması Muşlu besicileri endişelendirirken, üreticiler hem yerli hayvancılığın korunması hem de üreticinin ayakta kalabilmesi için destekleyici adımlar atılmasını talep etti. Hayvan pazarlarında önceki yıllara göre daha sakin bir ortamın hakim olduğunu belirten besicilerden Yavuz Tektimur, vatandaşların ekonomik nedenlerle daha düşük bütçeli kurban tercihine yöneldiğini dile getirdi. Tektimur, kurbanlık yetiştirmenin uzun ve maliyetli bir süreç olduğunu ancak emeklerinin karşılığını almakta zorlandıklarını belirterek, "Muş’ta hayvancılık yapıyorum. Ben atalarımdan, babalarımdan duyduğum kadarıyla kurban evin kapısında kesilir. Biz çocukken camiye gidip geldiğimizde, kişinin kurbanını kendi kapısının önünde kesip komşusuna, yakınındaki insanlara dağıtacağı yönünde bir anlayış vardı" dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 23:08
Yaş çay alım fiyatı 35 lira olarak belirlendi
Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı yaş çay alım fiyatının kilogram başına 35 lira olarak belirlendiğini açıkladı.
12 Mayıs 2026 Salı - 22:59
2026 yılı yaş çay taban fiyatı 35 TL oldu
AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, "2026 yılı yaş çay alım fiyatı 35 TL olarak belirlenmiştir. ÇAYKUR tarafından gerekli açıklama bilahare yapılacaktır" dedi. Geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sonrasında dönemin Tarım ve Hayvancılık Bakanı tarafından açıklanan yaş çay taban fiyatı bu yıl AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu tarafından açıklandı. Meclis kürsüsünde söz alan Milletvekili Mertoğlu, 2025 yılında 25 TL olarak açıklanan yaş çay taban fiyatının bu yıl 35 TL olduğunu dile getirdi. Mertoğlu, "AK Parti Rize Milletvekili yaş çay taban fiyatını meclis kürsüsünden açıkladı. Mertoğlu, "2026 yılı yaş çay alım fiyatı 35 TL olarak belirlenmiştir. ÇAYKUR tarafından gerekli açıklama bilahare yapılacaktır. Yıllık enflasyon oranının üzerinde yapılan bu artışla birlikte üreticimizin alın teri korunmuş, çay müstahsillerimizin yanında olunduğu bir kez daha ortaya konmuştur. Çay; Rize ve bölgemiz için sadece bir tarım ürünü değil; emeğin, bereketin ve geçimin adıdır. Her zaman üreticimizin yanında olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a çay üreticilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum" dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 21:16
Türkiye ile Belçika arasında 15 milyar dolarlık ticaret hedefi
"Türkiye-Belçika İş Forumu" İstanbul’da gerçekleştirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle, çok sayıda bakan ve 200 firmadan 400’den fazla Belçikalı iş insanı ile birlikte Türkiye’ye gelen Belçika kraliçesi Mathilde’in katılımlarıyla gerçekleştirilen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen üst düzey temaslarda; Türkiye-Belçika ekonomik ve ticari ilişkilerinin stratejik boyutu kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmelerde; ticaret hacminin 15 milyar dolara yükseltilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve enerjiden savunma sanayiine, lojistikten dijital ve yeşil dönüşüme kadar birçok alanda iş birliğinin daha da güçlendirilmesi yönündeki güçlü irade bir kez daha teyit edildi. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetleriyle Türkiye ye ziyaret eden Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki Belçikalı Bakanlar, üst düzey yetkililer ve iş dünyası temsilcileri ile "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da bir dizi temas ve programa katıldı. "Ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak irade teyit edildi" Program kapsamında Ticaret Bakanı Bolat, Belçika Kraliçesi Mathilde ile gerçekleştirdiği ilk görüşmede; Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaret ve Savunma Bakanı Theo Francken, Brüksel-Başkent Bölgesi Bakan-Başkanı Boris Dillis, Flaman Bölgesi Başbakanı Mathias Diependaele ve Valon Bölgesi Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet’ün de katılımlarıyla, Türkiye-Belçika ekonomik iş birliği ve ticaret ilişkileri stratejik boyutlarıyla ele alındı. Taraflar, mevcut ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak iradelerini bir kez daha teyit etti. "Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı" 2012 yılında gerçekleştirilen son Belçika Ekonomi Misyonu’nun ardından, 14 yıl sonra Belçika devletinin 200’ü aşkın Belçikalı şirketten 420 iş insanıyla yeniden Türkiye ye böylesine üst düzey bir ziyaret gerçekleştirmesi son derece önemli ve anlamlı olarak değerlendirildi. Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında düzenlenen, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği, "Türkiye-Belçika İş Forumu"nun resmi açılış programı, Belçika Kraliçesi Mathilde başta olmak üzere Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta, Türkiye ve Belçika’nın Avrupa ekonomisinin birbirini tamamlayan iki güçlü aktörü olduğu vurgulanarak; ticaret, yatırım, sanayi, enerji, dijital dönüşüm ve yeşil ekonomi başta olmak üzere tüm alanlarda iş birliğinin daha ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. ‘Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması’ imzalandı Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret alanında değil; yatırım, teknoloji ve ortak imalat ekseninde de giderek daha derin ve nitelikli bir yapıya kavuştuğu memnuniyetle değerlendirildi. Enerji, lojistik, dijitalleşme, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatları kapsamlı şekilde ele alınırken, özellikle e-ticaret ve küresel tedarik zincirleri bakımından iki ülkenin birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Program kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. "Türkiye’nin üretim kapasitesi ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssüdür" Türkiye ve Belçika’nın köklü ekonomik ilişkilerini yeni bir vizyonla daha da güçlendirme iradesini güçlü biçimde ortaya koyduğu belirtilirken; Türkiye’nin üretim kapasitesi, genç ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssü olarak öne çıktığı ifade edildi. Belçika’nın Avrupa’daki güçlü lojistik ve finans ekosisteminin ise bu ortaklığı daha da kıymetli hale getirdiği vurgulandı. 2025 yılında 9,2 milyar doları aşan ticaret hacmi ve karşılıklı artan yatırımların stratejik ortaklığın sağlam temelini oluşturduğu, ortak hedefin ise ticaret hacmini dengeli ve sürdürülebilir şekilde 15 milyar dolara çıkarmak olduğu kaydedildi. "Bölgemizde yaşanan son gelişmeler, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini gösteriyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılım sağladığı görüşmede; Türkiye ile Belçika ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Belçika’nın ticari ilişkilerden savunma sanayiine, enerjiden tarıma kadar birçok alanda iş birliği potansiyeli bulunduğunu, ilişkileri geliştirmek için adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, bölgede yaşanan son gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini bir kez daha gösterdiğini, tam üyeliğimize kadar geçecek süreçte Gümrük Birliği’nin yeni koşullara göre güncellenmesinin öncelikli başlıklardan biri olduğunu ve AB’nin savunma girişimlerine katılımımızın müşterek menfaat gereği olduğunu vurguladı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen "Yatırım Öğle Yemeği" programında da Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyasının önde gelen temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda, iki ülke arasındaki 9,2 milyar dolarlık toplam ticaret hacminin yanı sıra yatırım potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı. "İlişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaşıldığı ifade edildi" 719 Belçikalı firmanın Türkiye’de yaklaşık 5 milyar dolar tutarında doğrudan yatırım gerçekleştirmesi ve Belçika’nın Türkiye’ye yatırım girişlerinde 8. sırada yer almasının önemine dikkat çekildi. Türk firmalarının ise Belçika’da 750 milyon dolarlık yatırımla, Belçika’yı Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerinde üs olarak değerlendirmelerinin önemli olduğu ifade edildi. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin yatırım reform süreciyle birlikte ortaya çıkan yeni fırsatlar ve Türk yurtdışı müteahhitlik sektörünün uluslararası tecrübesi çerçevesinde Belçika’da ve üçüncü ülkelerde geliştirilebilecek iş birlikleri değerlendirildi. Lojistik, enerji, petrokimya, sağlık, inşaat ve sanayi gibi stratejik sektörlerde karşılıklı yatırımların artmasının, ilişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaştığını açıkça ortaya koyduğu ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret hacmiyle değil; karşılıklı yatırımlar, ortak projeler ve entegre üretim ağlarıyla daha ileri seviyeye taşınmasının hedeflendiği vurgulandı. "Türkiye, Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez stratejik bir ortak" Günün devamında, Belçika Kraliçesi Mathilde’in himayelerinde düzenlenen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaretten Sorumlu Savunma Bakanı Theo Francken ve beraberindeki Belçikalı Bakanlarla gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin stratejik derinliği ve geleceğe dönük ortak vizyon kapsamlı biçimde ele alındı. 200’e yakın Belçikalı şirketten 400’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı ekonomi misyonunun, mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğini daha da derinleştirmeyi hedeflediği belirtilirken; Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez ve Belçika için stratejik bir ortak olduğu birlikte teyit edildi. "Ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı" Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Belçika’nın Türkiye’de 5 milyar dolarlık yatırımları ve 719 Belçikalı şirketin ülkemizdeki varlığı ekonomik entegrasyonun somut göstergesi olarak değerlendirildi. Karşılıklı yatırımların artırılması ve üçüncü ülkelerde ortak proje geliştirilmesi imkanları ele alınırken, "Türkiye-Belçika JETCO III. Dönem Toplantısı"nın 2027 yılında Brüksel’de gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. "‘Made in EU’ düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı" Enerji, lojistik, ulaştırma, bilgi-iletişim teknolojileri, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm alanlarında iş birliği potansiyeli değerlendirilirken; Avrupa Birliği ve küresel tedarik zincirleri bakımından Türkiye ile Belçika’nın birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Görüşmelerde ayrıca, Avrupa Birliği sanayi politikalarının geleceği açısından önem taşıyan "Made in EU" düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı; Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki derin entegrasyonu ve Avrupa değer zincirlerine sunduğu kritik katkının bu düzenleme içinde hakkıyla yansıtılması gerektiği vurgulandı. AB sanayi ve ticaret politikalarındaki güncel düzenlemeler ile Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu. Yeşil dönüşüm ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda iş birliğinin güçlendirilmesi, e-ticaret alanındaki düzenlemelerde ortak yaklaşım geliştirilmesi ve vize süreçlerinin iyileştirilmesi konularında daha yakın iş birliği tesis edilmesi hususlarında yapıcı bir anlayış geliştirildiği ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığını her alanda daha ileri taşımaya yönelik güçlü iradenin bir kez daha teyit edildiği belirtildi. "Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi" Programın sonunda, "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen resepsiyonda, Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Gün boyunca gerçekleştirilen İş Forumu, heyetler arası üst düzey ikili görüşmeler, çalışma toplantıları, Yatırım Öğle Yemeği ve firmalar arası B2B görüşmelerin son derece yoğun ve verimli geçtiği ifade edildi. Bu temasların, Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığının güçlü ve çok boyutlu yapısını açık biçimde ortaya koyduğu vurgulandı. "Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu vurgulandı" "Belçika Ekonomi Misyonu"nun, Belçika ile mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi ve yüksek seviyelere taşınması bakımından adeta bir mihenk taşı olduğu ifade edilirken; Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerinin gün boyunca sergilediği yüksek düzeyli katılım ve etkileşimin, ilişkilerin dinamizmini ve geleceğe dönük potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı ve küresel değer zincirlerine entegrasyon vizyonu açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu, bu ortak zeminin yeni iş birliği alanlarını daha görünür kıldığı kaydedildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, program vesilesiyle Belçika Kraliçesi Mathilde’e, Belçikalı üst düzey mevkidaşlara ve "Belçika Ekonomi Misyonu" programına katılım sağlayan tüm Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerine teşekkürlerini ifade etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
12 Mayıs 2026 Salı- 15:04
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
3
12 Mayıs 2026 Salı- 15:35
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala hayvan pazarları kurulmaya başladı
4
12 Mayıs 2026 Salı- 16:17
Harley kültürüne karşılık Türk tasarımcıdan BÖRÜ motosiklet geldi
5
12 Mayıs 2026 Salı- 13:06
Ankara’da yeni nesil stratejik analiz sistemi kuruluyor
27 Ekim 2025 Pazartesi - 12:48
CarrefourSA, Ordu’nun lezzetlerini müşterileri ile buluşturuyor
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde sürdürülen nitelikli tarım ve hayvancılık projeleri Aybastı’da yerli üreticiye katkı sağlıyor. Proje kapsamında doğal ve katıksız ürünler CarrefourSA’da Gürata markasıyla müşterilerle buluşuyor. Ordu’nun Aybastı ve Kabataş ilçeleri arasında kurulan SÜTMAR Süt Ürünleri Tesisi, yaklaşık 3 bin üreticinin ürettiği sütü işleyerek hem çiftçiye ekonomik katkı sağlıyor hem de sağlıklı ve katkısız ürünleri tüketiciyle buluşturuyor. Tesis, Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin yakın zamanda üreticilere dağıttığı büyükbaş hayvanların sütlerini de işleyerek tam bir yerli üretim zinciri oluşturdu. Carrefoursa’da Gürata markasıyla müşterilerle buluşuyor Ulusal market zincirlerinin atadığı bağımsız denetim firmaları tarafından başarıyla geçen kalite kontrol süreçlerinin ardından, SÜTMAR üretimi peynir ve tereyağı ürünleri Türkiye genelinde satışa sunuldu. CarrefourSA’larda Gürata markası altında Gürata Eski Kaşar, Kolot Peyniri, Taze Kaşar, Tereyağı ve Göbek Kaşar çeşitleri CarrefourSA raflarında yer alıyor. "Yerel üreticilere sunduğumuz katkı, CarrefourSA’nın güçlü dağıtım ağıyla daha geniş kitlelere ulaşma fırsatına dönüşüyor" diyen CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, "Gürata iş birliğimiz bunun en güzel örneklerinden biri. Doğrusu CarrefourSA’da vizyonumuzla, yerel ürünlere destek veriyor, CarrefourSA gücüyle pazar hacmini büyütüyor ve yerel üreticilerimizin emeklerini müşterilerimiz ile buluşturuyoruz. Böylece hem üreticinin gelirini artırıyor hem de müşterilerimize güvenilir, katkısız ve doğal ürünler sunuyoruz" dedi. Ordu Büyükşehir Belediyesi, üretimi artırma konusunda da aktif rol alıyor. Binlerce dekar alanda çiftçilere yem bitkisi tohumu desteği verilerek süt üretimi sürdürülebilir hale getirildi. Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler’in "Ordu’yu zenginleştiriyoruz" mottosu ile hayata geçirdiği bu çok yönlü kırsal kalkınma modeli, hem üreticiyi güçlendiriyor hem de Ordu’nun doğal ürünlerini Türkiye ile buluşturuyor. Yerli üreticiye destek, tüketiciye güvenli gıda Türkiye’nin dört bir yanında raflara giren Aybastı Eski Kaşarı, Kolot Peyniri ve Tereyağı, tamamen katkısız, yerli üretim ve denetimden geçmiş ürünler olarak öne çıkıyor. Yerel üreticiler için güçlü bir pazar oluşturan bu sistem, genç çiftçilerin köyde kalmasını sağlarken kentteki tüketiciye de sağlıklı ürün sunuyor. Süt evleri ve süt tanklarıyla güçlü altyapı Ordu Büyükşehir Belediyesi, süt üretiminde kaliteyi artırmak ve üreticinin ürününü sağlıklı koşullarda saklamasını sağlamak için il genelinde ‘Süt Evleri’ kurdu. Ayrıca üreticilere modern süt tankları dağıtılarak hijyenik ve uzun ömürlü depolama imkânı sunuldu. Böylece hem üreticinin geliri arttı hem de işlenen süt ürünlerinin raf ömrü ve kalitesi güvence altına alındı.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 12:44
DİSİDER Başkanı Akbaş: ‘’Barış ve normalleşme, kalkınmanın anahtarıdır’’
Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, terör örgütü PKK’nın mayıs ayında kendini feshetmesi, 11 Temmuzda silahların yakılması ve Türkiye’den tüm unsurlarıyla çekildiğini açıklaması, Türkiye’nin geleceği açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirildiğini söyledi. DİSİDER Başkanı Akbaş, terör örgütü PKK’nın ülke sınırlarından çekildiğini açıklamasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Bu gelişmenin uzun yıllardır toplumsal huzuru, ekonomik istikrarı ve bölgesel kalkınmayı olumsuz etkileyen bir sürecin sona ermesi yönünde güçlü bir umut doğurduğunu belirten Akbaş, ’’Bu noktaya Terörsüz Türkiye Projesi başlatan Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu kararlı siyasi irade, diğer siyasi partilerin sürece verdiği destek, toplumun her kesiminde yükselen barış talebi, halkın sağduyusu ve diyalog zeminlerinin güçlenmesiyle gelinmiştir. Yıllar süren acıların, kayıpların ve gerilimlerin ardından artık toplumun her ferdi, geleceğini çatışma değil, uzlaşı üzerine inşa etmek istemektedir. Bu ortak irade, ülkemizin en büyük kazanımıdır. Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası Derneği (DİSİDER) olarak bizler, bu açıklamayı barışın, diyalogun ve toplumsal bütünleşmenin önünü açacak tarihi bir fırsat olarak görmekteyiz. Kalıcı barışın sağlanması yalnızca güvenlik açısından değil üretim, yatırım, istihdam ve refah açısından da ülkemizin geleceği için en büyük kazanım olacaktır. Huzur olmadan kalkınma, barış olmadan üretim olmaz. Barışın kalıcı hale gelmesi girişimciliğin, sanayinin, ihracatın ve turizmin güçlenmesini sağlayacak, Diyarbakır başta olmak üzere tüm bölgenin potansiyelini ortaya çıkaracaktır. Bu yeni dönemde hepimize düşen görev, geçmişin acılarında değil geleceğin ortak refahında buluşmaktır. Toplumun tüm kesimlerini sağduyuya, dayanışmaya ve sürece katkı sunmaya davet ediyoruz. Barışın temeli, birlikte üretmekten geçer. DİSİDER olarak, ülkemizin huzuru, kalkınması ve geleceği için üzerimize düşen her sorumluluğu almaya hazırız’’ dedi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:51
BTÜ ve Gürsu Belediyesi’nden istihdam için güç birliği
Bursa Teknik Üniversitesi ve Gürsu Belediyesi kadın, genç ve dezavantajlı bireylerin istihdamını desteklemek üzere iş birliği yapıyor. BTÜ’nün akademik birikimi ve Gürsu Belediyesi’nin yerel yönetim gücüyle; istihdam, girişimcilik ve mesleki gelişim alanlarında örnek çalışmalara imza atılacak. Bursa Teknik Üniversitesi ve Gürsu Belediyesi arasında "Kadın ve Genç İstihdamın Beceri Ve Girişimcilik Odaklı Desteklenmesi Protokolü" imzalandı. BTÜ ev sahipliğinde, Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık tarafından imzalanan protokolle, kadın, genç ve dezavantajlı bireylerin istihdamı desteklenecek. Gürsu Belediyesi bünyesinde "Kollektif Kariyer Merkezi" tarafından yürütülecek olan çalışmalarda BTÜ de yer alacak. Bu kapsamda BTÜ, gençleri beceri ve girişimcilik odaklı destekleyecek, ulusal ve uluslararası projelerde paydaş olarak gençlere yer verecek. Firmalar üzerinde yapılacak anket ve sektörel fizibilite çalışmalarına altyapı ve personel desteği sağlayacak. Yeni mezun gençlerin istihdam taleplerini Kollektif Kariyer Merkezi’ne yönlendirecek. "Hedef sürdürülebilir toplumsal katkı" Protokol imza töreninde konuşan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitelerin sadece akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda toplumun kalkınmasına katkı sunan dinamik yapılar olması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Kadınların, gençlerin ve dezavantajlı grupların istihdamına yönelik bu tür iş birliklerini son derece kıymetli buluyoruz. Bursa Teknik Üniversitesi olarak, bilgi birikimimiz ve akademik insan kaynağımızla bu sürecin aktif bir paydaşı olmaktan mutluluk duyuyoruz. Girişimcilik, beceri geliştirme ve sektörel analizler yoluyla gençlerin istihdam edilebilirliğini artırmayı, toplumsal katkıyı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz." "Akademiyle istihdama katkı sağlayacağız" Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise teknolojinin gelişmesiyle birlikte iş gücüne olan talebin değiştiğini belirterek, "Gürsu Belediyesi olarak, meslek sahibi olamamış bireyleri, yeni mezunları, kadınları ve engelli vatandaşlarımızı iş gücü piyasasına entegre etmek amacıyla Kollektif Kariyer Merkezi’ni kurduk. BTÜ’nün de desteğiyle vatandaşlarımızın istihdamına katkı sunacağız. Özellikle kadınlar ve gençlerin farkındalığını artırmayı, mesleki eğitimlerle nitelikli iş gücü sağlamayı ve mentörlük faaliyetleriyle sürdürülebilir gelişimi hedefliyoruz" dedi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:48
Tağşiş ile mücadelede en önemli ayak bilinçli tüketici
Edremit’te düzenlenen FestOlive Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali’nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ve Edremit Zeytin ve Zeytinyağı Ticaret Borsası Başkanı Tarkan Denizer, zeytinyağının bir kültür olduğunu vurgularken, tağşişle mücadelenin en önemli ayağının bilinçli tüketici olduğunu ifade ettiler. Balıkesir’in Edremit ilçesi Zeytinli Mahallesi’nde Varol Zeytincilik’e ait zeytin bahçesinde festival kapsamında yapılan zeytin hasadında konuşan Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, "FestOlive Edremit’in amacı, zeytinyağı kültürünü vatandaşlarımızla buluşturmak ve bölgemizin kıymetli markalarını dünyaya tanıtmak. Zeytinyağı bir kültürdür; her zeytinyağı aynı değildir ve fabrikasyon ürünü değildir. Gerçek fabrika, arkamızda gördüğünüz zeytin ağacıdır. Bu ağaçtan doğal yollarla elde edilen zeytinyağları her yıl farklı tat ve nefasetle sofralara ulaşır. Bu nedenle festivalimiz çok önemli çünkü Türkiye’nin ilk Zeytinyağı Tadım Festivali olma özelliğini taşıyor. Uzman tadımcılarımız eşliğinde Edremit’e gelin, zeytinyağının kültürel yolculuğuna hep birlikte çıkalım" dedi. Zeytin ve zeytinyağının bölge için bir yaşam biçimi olduğunu dile getiren Çetin, "Edremit Körfezi, Ayvalık’tan Burhaniye’ye, Küçükkuyu’ya kadar uzanan coğrafyasıyla, Kaz Dağları ve Madra Dağları’nın bereketiyle Türkiye’nin en kaliteli zeytinyağlarının üretildiği yerdir. Bu kültürü yaşatmak, tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir" ifadelerini kullandı. Tağşişle mücadelenin bilinçli tüketiciyle mümkün olacağını vurgulayan Edremit Zeytin ve Zeytinyağı Ticaret Borsası Başkanı Tarkan Denizer ise, "Biz zeytini nasıl meşakkatle topladığımızı biliyoruz ama misafirlerimiz de görsün istiyoruz. Ürettiğimiz bu nadide ürünün içinde binbir emek var. İyi bir zeytinyağının nasıl hasat edildiğini, nasıl üretildiğini öğrenen tüketici, kötüyle mukayese edebilir. Tağşişin ne olduğunu bilmek, iyi zeytinyağını tanımakla başlar. Bu mücadelede en önemli görev bilinçli tüketiciye düşüyor. Siz doğruyu bilirseniz, biz üreticiler de arkanızdan geliriz" şeklinde konuştu. Zeytin bahçesinde toplanan zeytinler daha sonra fabrikaya görtürülerek burada zeytinyağı üretim adımları katılımcılara tek tek gösterildi. Ayrıca üretilen yağ için tadım yapıldı.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:48
Tağşiş ile mücadelede en önemli ayak bilinçli tüketici
Edremit’te düzenlenen FestOlive Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali’nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ve Edremit Zeytin ve Zeytinyağı Ticaret Borsası Başkanı Tarkan Denizer, zeytinyağının bir kültür olduğunu vurgularken, tağşişle mücadelenin en önemli ayağının bilinçli tüketici olduğunu ifade ettiler. Balıkesir’in Edremit ilçesi Zeytinli Mahallesi’nde Varol Zeytincilik’e ait zeytin bahçesinde festival kapsamında yapılan zeytin hasadında konuşan Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, "FestOlive Edremit’in amacı, zeytinyağı kültürünü vatandaşlarımızla buluşturmak ve bölgemizin kıymetli markalarını dünyaya tanıtmak. Zeytinyağı bir kültürdür; her zeytinyağı aynı değildir ve fabrikasyon ürünü değildir. Gerçek fabrika, arkamızda gördüğünüz zeytin ağacıdır. Bu ağaçtan doğal yollarla elde edilen zeytinyağları her yıl farklı tat ve nefasetle sofralara ulaşır. Bu nedenle festivalimiz çok önemli çünkü Türkiye’nin ilk Zeytinyağı Tadım Festivali olma özelliğini taşıyor. Uzman tadımcılarımız eşliğinde Edremit’e gelin, zeytinyağının kültürel yolculuğuna hep birlikte çıkalım." dedi. Zeytin ve zeytinyağının bölge için bir yaşam biçimi olduğunu dile getiren Çetin, "Edremit Körfezi, Ayvalık’tan Burhaniye’ye, Küçükkuyu’ya kadar uzanan coğrafyasıyla, Kaz Dağları ve Madra Dağları’nın bereketiyle Türkiye’nin en kaliteli zeytinyağlarının üretildiği yerdir. Bu kültürü yaşatmak, tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir." ifadelerini kullandı. Tağşişle mücadelenin bilinçli tüketiciyle mümkün olacağını vurgulayan Edremit Zeytin ve Zeytinyağı Ticaret Borsası Başkanı Tarkan Denizer ise, "Biz zeytini nasıl meşakkatle topladığımızı biliyoruz ama misafirlerimiz de görsün istiyoruz. Ürettiğimiz bu nadide ürünün içinde bin bir emek var. İyi bir zeytinyağının nasıl hasat edildiğini, nasıl üretildiğini öğrenen tüketici, kötüyle mukayese edebilir. Tağşişin ne olduğunu bilmek, iyi zeytinyağını tanımakla başlar. Bu mücadelede en önemli görev bilinçli tüketiciye düşüyor. Siz doğruyu bilirseniz, biz üreticiler de arkanızdan geliriz." şeklinde konuştu. Zeytin bahçesinde toplanan zeytinler daha sonra fabrikaya görtürülerek burada zeytinyağı üretim adımları katılımcılara tek tek gösterildi. Ayrıca üretilen yağ için tadım yapıldı.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:40
Enerjisa Enerji, altyapı yatırımları için 340 milyon ABD doları tutarında finansman sağladı
Enerjisa Enerji, Türkiye’nin enerji altyapısının güçlendirilmesi amacıyla Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB), Hollanda Girişimci Kalkınma Bankası (FMO) ve Finance in Motion-Yeşil Büyüme Fonu (GGF) ile toplam 340 milyon ABD doları karşılığı Türk lirası tutarında uzun vadeli sürdürülebilirlik bağlantılı finansman anlaşması imzaladı. Türkiye’nin önde gelen elektrik dağıtım ve perakende satış ve müşteri çözümleri şirketlerinden Enerjisa Enerji, elektrik enerjisi altyapısı ve şebeke modernizasyonu yatırımlarına devam ediyor. Enerjsa Enerji, şimdi ise dört uluslararası finans kuruluşu olan Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB), Hollanda Girişimci Kalkınma Bankası (FMO) ve Finance in Motion - Yeşil Büyüme Fonu (GGF) ile yeni yatırımların finansmanı için toplam 340 milyon ABD doları karşılığı Türk lirası tutarında sürdürülebilirlik bağlantılı, uzun vadeli bir kredi anlaşması imzaladı. Daha iyi bir gelecek için 340 milyon dolar finansman Bu altı yıllık uzun vadeli finansman ile Enerjisa Enerji’nin görevli dağıtım şirketleri AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ’ın hizmet verdiği 14 ildeki elektrik enerjisi altyapısının güçlendirilmesi ve şebeke modernizasyonu hedeflenirken; özellikle de depremden etkilenen bölgelerde şebeke yatırımlarına odaklanılacak. Dağıtım iş kolunun yanı sıra, hisselerinin tamamına sahip olduğu elektrikli araç şarj operatörü Eşarj’ın şarj ağının genişletilmesi için de bu finansman kullanılacak. Uluslararası finans kuruluşlarından alınan söz konusu kredi, şirketin 2024 yılında kamuoyuna duyurduğu ‘Sürdürülebilirlik Bağlantılı Finansman Çerçevesi’ kapsamında yer alıyor. Finansmanın Sürdürülebilirlik Bağlantılı Hedefleri ise şirketin faaliyet gösterdiği dağıtım bölgelerindeki kayıp kaçak oranının düşürülmesi aracılığıyla sera gazı emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra şirket içi yönetim kademelerinde kadın temsilinin artırılması ile kadın erkek eşitliğine katkıda bulunulması. Pınar: "Uluslararası finans kuruluşlarıyla kurduğumuz iş birlikleri, ülkemizin enerji dönüşümüne ivme kazandıracak" Şimdiye kadar şirketin imzaladığı en büyük kredi anlaşmasına dair yorumlarını ileten Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar; uluslararası finans kuruluşlarıyla yapılan iş birliğinin, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecine duyulan güveni yansıttığını belirterek, "Bu anlaşma, Enerjisa Enerji’nin yeni enerji çağında sorumluluk üstlendiğinin bir göstergesidir. Biz enerjiyi yalnızca bir kaynak değil, kalkınmanın ve toplumsal gelişimin ana unsuru olarak görüyoruz. Başta Toroslar bölgesinde olmak üzere hizmet verdiğimiz her şehirde yürüttüğümüz altyapı ve şebeke modernizasyon projeleriyle daha dirençli, akıllı ve verimli bir enerji sistemi inşa ediyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız ve Eşarj’a ait elektrikli araç şarj altyapımızla ülkemizin düşük karbonlu geleceğine katkı sunarken, uluslararası finans kuruluşlarıyla kurduğumuz bu uzun vadeli iş birlikleriyle Türkiye’nin enerji dönüşümüne ivme kazandırıyoruz. Şeffaflık, güven ve sürdürülebilirlik ilkelerimiz doğrultusunda, herkes için daha iyi bir gelecek hedefiyle yatırımlarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Söz konusu anlaşma, düzenlenen bir törenle imza altına alındı. Törene Enerjisa Enerji’yi temsilen CFO Philipp Ulbrich, Hazine, Risk, Yatırımcı İlişkileri ve Vergi Direktörü Cem Gökmen Gökkaya ve şirketin finans, hukuk ve sürdürülebilirlik profesyonelleri ile IFC, AIIB, FMO ve GGF kurumlarını temsilen sırasıyla Laura Vecvagare, Stefen Shin ve SungMin Hwang, Jeesun Han ve Pim van Dijke, Başak Egemen’in yanında kurumların çeşitli birimlerinden yöneticiler katıldı. Ulbrich: "Disiplinli finansal yönetim anlayışımız ve sürdürülebilirlik odaklı stratejimiz sayesinde uluslararası finans kuruluşlarının uzun vadeli güvenini kazanmaya devam ediyoruz" Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich yaptığı değerlendirmede, sağlanan 340 milyon dolar tutarındaki uzun vadeli finansmanın, şirketin zorlu piyasa koşullarında dahi sürdürülebilir büyümesini finanse edebilme kapasitesini gösterdiğini belirtti. Ulbrich, "Uluslararası finans kuruluşlarından sağladığımız bu tür kaynaklar, yalnızca finansman değil; vadeleri nedeniyle sürdürülebilir büyüme ve enerji dönüşümünde stratejik bir kaldıraçtır. Enerjisa Enerji’nin uzun vadeli yatırım stratejisine ve finansal istikrarına olan güveni yansıtmaktadır. Güçlü bilanço yapımız, etkin nakit akışı üreten iş modelimiz ve disiplinli maliyet ve faiz yönetimimiz sayesinde şirketimiz uluslararası finans kuruluşlarının uzun vadeli güvenini kazanmaya devam ediyor. Türkiye’nin enerji altyapısının modernizasyonu ile, Türkiye’nin enerjisine öncülük ediyoruz" dedi. Şirkete söz konusu finansmanı sağlayan uluslararası finans kuruluşlarından IFC’nin Altyapı ve Doğal Kaynaklar Bölge Başkanı Laura Vecvagare ise "Bu finansman, Enerjisa’nın elektrik dağıtım ağını modernize etmek ve genişletmek, depremlerden zarar gören altyapıyı güçlendirmek ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerini desteklemek için ihtiyaç duyulan uzun vadeli kaynağı sağlama açısından kritik bir rol oynuyor. Sağlam enerji altyapısı, ekonomik büyümeyi desteklemenin ve istihdam oluşturmanın yanı sıra, sanayilerin etkin şekilde faaliyet göstermesini sağlar ve güvenilir enerji kaynaklarına erişimini kolaylaştırır" dedi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:25
tabii’nin yeni sezonu tanıtıldı
Dijital platform tabii’nin yeni sezonu, "tabii ile evindesin, izlediğine değsin" temasıyla düzenlenen özel bir etkinlikle tanıtıldı. TRT’nin uluslararası dijital platformu tabii’nin yeni sezon etkinliğinde, platformun hikâye anlatıcılığındaki içten ve ilham verici dünyası konuklarla buluştu. TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı’nın ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT yönetimi, üst düzey bürokratlar, sanatçılar, dizi ve film sektörü profesyonelleri ile kültür-sanat ve spor camiasının önde gelen isimleri katıldı. Ezgi Sütçü ve Alp Kırşan’ın sunuculuğunu üstlendiği etkinlikte, platformun merakla beklenen yeni orijinal yapımları ve sevilen dizilerinin yeni sezonları tanıtılırken, gişe rekortmeni filmlerden büyük beğeni toplayan dizi ve belgesellere, UEFA yayınlarından prestijli spor turnuvalarına uzanan özel bir içerik dönemi duyuruldu. Etkinlikte, pop müzik sanatçısı Emre Altuğ da sahne aldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran: "tabii’nin dünyası Türkiye’nin dünyası" Programa katılan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran; TRT’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı "Türkiye Yüzyılı"na iletişim alanında katkı veren çok önemli bir kurum olduğunu ve tabii’nin dünyasını Türkiye’nin dünyası olarak gördüğünü söyledi. Türkiye’nin özgün hikayelerinin, platform içerisinde çok sayıda yapım ile karşılık bulduğunu dile getiren Duran, "Önemli bir misyonu gerçekleştiriyoruz. Benim gözümde bu sıradan bir lansman değil. Yapıtları gördükçe ne kadar emek olduğunu, ne kadar önemli bir misyonun yerine getirildiğini tekrar tekrar anlayacağız" dedi. "Yerelle evrenseli bir araya getirmenin özgün bir tecrübesini yaşıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ’tabii’ ile ilgili söylediği bir ifadeyi aktaran Duran, "Türkiye denilince doğuyla batının, kuzeyle güneyin birleştiği ve bu topraklarda kültürün yeniden sentezlendiği bir noktadayız. Dolayısıyla biz gerçekten yerelle evrenseli bir araya getirmenin özgün bir tecrübesini yaşıyoruz. Burada TRT’nin ve tabii’nin yapımlarına katkı veren sizlerin çok büyük bir emeği var" ifadesini kullandı. Bütün insanlığın paylaşacağı ortak değerlerin ve duyguların bulunduğunu vurgulayan Duran, "Bir annenin, bir bireyin ya da zulme uğramış olan bir ferdin yaşadıklarını elbette bütün dünyaya anlatabilirsiniz. Bugün Gazze’de yaşananları, oradaki soykırımı anlatan yapıtların bütün insanlığa hitap etmesi gibi, ortak acılarımızı, kaygılarımızı anlatan yapıtlar da çok değerli. İnşallah TRT’den ve tabii’den bu tür yapımlar da bekliyoruz. Bizler aşırılıklardan beslenen sapkınlığı normalleştirmeye çalışan ve aile değerlerini tahrip eden kültürün dışında ama bütün insanlığı kucaklayan evrensel ürünler üretmek durumundayız. Bu imkana sahibiz. Bu imkana sahip olduğumuzu ve ne kadar zengin olduğumuzu bize açıkça gösteren de tabii dünyası" dedi. "Kendi değerlerimiz temelinde bütün insanlığı kucaklayan ürünler üretmek gerekiyor" Duran, uluslararası platformlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, "Geçmişte sinemayla, gazeteyle, televizyonla yapılan bir takım kültürel dayatmaların, bugün farklı yöntemlerle dijital mecralarda devam ettiğini görüyoruz. Elbette insanların ürettiği bu birikime bigane kalamayız ama bunun pasif bir alıcısı da olamayız. O halde bunların farkında olarak kendi değerlerimiz temelinde bütün insanlığı kucaklayan ürünler üretmek gerekiyor. tabii de gayretiyle dünyada bazı çevrelerin üretmiş olduğu kültürel hegemonyaya direniş göstermektedir. Ama bu sade bir direniş değil. Aynı zamanda hem meydan okuyan hem de kendi ürününü ortaya koyan ve insanlığın diğer bütün parçalarını da kucaklayan bir yaklaşım" görüşünü paylaştı. Platformun başarısını Türkiye’nin son yıllarda ortaya koyduğu başarıyla paralel gördüğüne işaret eden Duran, "Türkiye bugün nasıl çevresinde ve küresel ölçekte huzura, barışa, istikrara katkı sağlamaya çalışıyorsa, nasıl Cumhurbaşkanımız ve ekibi birçok uluslararası olayda arabulucu olup, çatışmaları dindirmeye çalışıyorsa, benzer bir şekilde bizim kültür insanımız da dünyaya seslenecek kültür ürünleri ortaya koyuyor. Bu elbette önce bizim için ama tabii, bizim için ve tabii aslında herkes için" dedi. TRT Genel Müdürü Sobacı: "tabii, bir platform olmanın çok ötesinde" TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ise programın sadece bir yeni sezon başlangıcı olmadığını, aynı zamanda TRT ailesi olarak ortak inşa ettikleri büyük bir hayalin ve dijital medyaya yönelik stratejik mimari anlayışın bir adım daha ileriye taşındığını simgelediğini belirtti. Bu sezonla birlikte, içerik üretiminde ulaşılan seviyenin daha ileriye taşındığını, dijital yayıncılık alanındaki değer ve insan odaklı yaklaşımın da daha görünür kılındığını aktaran Sobacı, "İçinden geçtiğimiz dönemin belirsizlikleri, kaygıları ve hayatın karmaşası karşısında insana insan olduğunu hatırlatacak, zihnini berraklaştıracak, yüreğine dokunacak bir içerik arayışı hepimizin ortak ihtiyacıdır. Ne var ki böylesi içeriklere erişmek her geçen gün daha da zorlaşıyor" değerlendirmesinde bulundu. Sobacı, dijital içerik üretiminde bazı eğilimlerin bilinçli şekilde baskın hale getirilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, şöyle devam etti: "İzleyen artık insan olmaktan çıkarılmış, istatistiğin, büyük verinin ve küresel trendlerin parçası olmuştur. Burada artık ’İnsanlar neye değer verir?’ sorusu yerine ’İnsanlar neden hoşlanır?’ sorusu hakimdir. Daha açık şekilde ifade etmek gerekirse dijital içerik endüstrisi, küresel ölçekte bir değersizleştirme ve hatta cinsiyetsizleştirme dayatmasının pratik sahasına dönüşmüş durumdadır. Böylesi bir küresel dayatma altında insan değerlerinden arındırıldığı için aile kurumu örselenmekte, birey yalnızlaşmakta ve kültürel çeşitlilik tahrip edilmektedir. İşte tam da bu noktada, uluslararası dijital platformumuz, bir platform olmanın çok ötesinde bir anlam ifade ediyor." "Aile ve toplum yapımızı sapkın ideolojilerden korumak hepimizin ortak sorumluluğudur" tabii ile değersizleştirmeye yönelik küresel dalgaya karşı değer odaklı şahsiyetli bir duruş ortaya konulduğunun altını çizen Sobacı, şunları dile getirdi: "tabii ile biz, küresel içerik endüstrisinin her geçen gün daha da sığlaşan yapısına karşı, değerlerimizi gözeten, şiddete, müstehcenliğe ve yozlaşmaya yer vermeyen, aileyi merkeze alan ve kendi hikayemizi güçlü biçimde anlatan içeriklerle izleyicilerimizin karşısına çıkıyoruz. Bu bağlamda 2025 yılının, ülkemizde ’Aile Yılı’ olarak ilan edilmesi, bizim bu yaklaşımımıza ayrı bir anlam kazandırmıştır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dikkat çektiği üzere çocuklarımızı ve gençlerimizi zararlı akımlardan, aile ve toplum yapımızı sapkın ideolojilerden korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak, biz de bu sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz. Bu nedenle gerek geleneksel, gerekse dijital mecralarımızda aile dostu içerikleri yaygınlaştırmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Aileyi ve toplumumuzu tahrip etmeye çalışan sapkınlıklara karşı şerh düşüyoruz. Uluslararası dijital platformumuz tabii, işte bu gayretimizin kıymetli bir yansımasıdır." Sobacı, platform içeriklerine ilişkin de bilgiler vererek, "Yaklaşık 2,5 yıl önce kurduğumuz tabii, bu süre zarfında uluslararası ölçekte dikkat çeken bir başarı çizgisi ortaya koydu. Onlarca ülkede erişilebilen, beş farklı dilde içerikler sunan ve izleyici kitlesini her geçen gün daha da büyüten küresel bir markaya dönüştü. Bugüne dek 60’dan fazla orijinal yapım, 600’ün üzerinde film ve dizi, yine 600’ü aşkın belgesel ve program ile toplam 22 bin saati aşkın içeriği izleyicilerimize sunduk, 13 milyon üye sayısını aştık, dünyanın farklı coğrafyalarında milyonlarca insana eriştik" açıklamalarında bulundu. tabii’nin kuruluş aşamasında öncelikli hedeflerinden birinin platformun özgün ve güçlü bir içerik kütüphanesi kazandırmak olduğunu aktaran Sobacı, artık odaklarının daha seçici ve daha sürdürülebilir bir üretim modeliyle, etki gücü yüksek ve küresel ölçekte ses getirecek niş yapımlar üretmek olduğunu vurguladı. Platformun insanlık için daha adil bir dijital dünya oluşturma niyetlerinin nişanesi olduğunu söyleyen Sobacı, "Zira bizler, ülkemizi dijital içerik dünyasında kurucu bir özne olarak konumlandırmanın mücadelesini veriyoruz. Kurucu bir özne olarak da değerlerin tüketildiği masalarda oturmayı reddediyor; insanlığı, kendi değerlerimizden oluşan bir masanın etrafında buluşturmaya çalışıyoruz. Bu sürecin, uzun soluklu bir emek ve samimi bir gayretle mümkün olacağının bilincindeyiz. Bu yüzden, bu süreci adım adım ama kararlılıkla yürütüyoruz" dedi. Platformun ilgi gören gala gecesinde, izleyicilerin platformla kurduğu duygusal bağı ev sıcaklığında hissettiren özgün bir tasarım kurgulandı. Etkinlik alanı; Leyla Hâli, P.A.Y. ve Binbir Gece Masalları gibi yeni orijinal yapımlardan ilham alan evin bölümleri ile bir "tabii evi"ne dönüştürüldü. Etkinliğin garaj bölümüne kurulan TRT arşivi, ziyaretçilere nostaljik anlar yaşatırken, çocuklar ise kendileri için hazırlanan özel odada, tabii Çocuk’un hem eğlenceli hem öğretici içeriklerinin keyfini çıkardı. Yeni sezona başlangıç Etkinlikte yeni sezonun öne çıkan dizilerinden seçilen sahneler, fragmanlar ve platformun başarılarını anlatan çarpıcı verilerle tabii’nin yeni dönem vizyonu tanıtıldı. Sunuculuğunu Ezgi Sütcü ve Alp Kırşan’ın üstlendiği gecede, pop müziğin sevilen ismi Emre Altuğ, enerjisi, sahne performansı ve dillerden düşmeyen şarkılarıyla konuklara keyifli anlar yaşattı. Ünlü oyuncuların, yapımcıların, senaristlerin ve sektörün önde gelen simalarının katıldığı etkinlik, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Platformun yeni sezonunda pek çok yeni orijinal yapım yer alıyor. Cansu Dere ve İbrahim Çelikkol’un başrollerini paylaştığı "Binbir Gece Masalları"; başrollerinde Taner Ölmez, Caner Şahin ve Özge Özberk’in yer aldığı, İslam dünyasının en büyük âlimlerinden biri olan Gazâlî’nin hayatını konu alan "İmam-ı Gâzalî"; savaşın yıkımından kaçan bir ailenin umut dolu yolculuğunu konu alan "Asylum"; her bölümünde farklı bir hikâye anlatan, Birkan Sokullu, Devrim Özkan, Zafer Algöz ve Serdar Orçin gibi isimlerin yer aldığı "P.A.Y."; Melis Sezen’in başrolünde olduğu "Leyla Hali"; gerçek olaylardan esinlenen, Murat Yıldırım ve Hande Doğandemir’i buluşturan "Kara Kış"; gündemin hızla değiştiği bir haber ajansında geçen absürt olayları konu alan "Muhabir"; Ertan Saban ile Dilan Çiçek Deniz’in başrollerini paylaştığı "Persona" gibi yeni orijinal diziler izleyiciyle buluşacak. Ayrıca "Gassal", "Yeşil Deniz Milenyum" ve "Küçük Dahi İbn-i Sina" gibi sevilen dizilerin yeni sezonları da yakında platformda yer alacak. Gişe rekortmeni filmler, dünyanın dört yanında beğeniyle izlenen dizi ve belgeseller, UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi ve UEFA Konferans Ligi karşılaşmaları ve farklı dallarda birbirinden çekişmeli spor müsabakaları da, platform ekranlarında izleyicilerle buluşmaya devam edecek.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:13
Kırmızı ete zam beklentisi
Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, üreticilerin girdi maliyetlerine her gün eşit oranda zam geldiğini söyleyerek, "Üreticimizin daha fazla zarar etmemesi ve üretime devam edebilmesi için maalesef et fiyatlarının yükselmesi lazım" dedi. Girdi maliyetlerinin arttığı dönemde et fiyatlarının 3 yıldır stabil kaldığını söyleyen Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, "Tabi şap olayı daha Türkiye’nin gündeminde ve şu anda hala kısım kısım devam ediyor. Bakanlığımızın çok yoğun bir aşılaması sonunda belli bir durulma görülmektedir. Bu arada bizim yerli besilik hayvan alan üreticimiz gerçekten şu anda çok büyük bir sıkıntıda. Çünkü ham maddenin her gün arttığı samanın, yemin ve girdi maliyetlerinin her gün eşit oranda arttığı bir durumda son 3 yıldır et fiyatları stabil şekilde duruyor. Biz üretici olarak et fiyatlarının yükselmesini istemeyiz ama nihayetinde biz de bir tüketiciyiz. Tüketicilerimizin de ucuz fiyata yemesini isteriz. Fakat bizim girdi maliyetlerimiz eğer yükseliyorsa et fiyatlarının da yükselmesi lazım. Eğer biz eti kendi değerinde fiyatlara satamazsak bir şap hastalığı geçirdik, üretim zaten çok geriye gitti. Bu sefer de zarar edersek, bizim üreticilerimiz hiç üretim yapamaz hale gelecekler. O yüzden et fiyatları yükselmesin deniliyor ama maalesef et fiyatlarının yükselmesi lazım. Şu anda karkas etin 600 civarına çıkması lazım ki üreticimizin rahat bir nefes alması lazım. Şu an karkas fiyatları 450 bandında. Bunun 600 bandına çıkması lazım yoksa bizim üreticimiz para kazanamaz. Tabi yurtdışından gelen ithal hayvanlar belki belli bir nebze bu fiyatı kurtarıyor ama gelen hayvanların kapasitesi yüzde 10. Yani kapasitemizin yüzde 6-7 oranında hayvan verilmekte. Yerli üretimden eti tedarik ediyoruz biz" dedi. Aras, ülke şartlarına göre fiyat belirlenmesi gerektiğini söyleyerek, "Maalesef şu anda yerli aldığımız hayvanların alımı da çok pahalı olduğu için et üretimi de pahalı. Girdi fiyatları, yem fiyatları, saman fiyatları hepsi yüksek ama ülkemizde yıllık yüzde 35 ile 50 arasında enflasyon olan bir yerde eğer 3 yıl boyunca et fiyatları stabil şekilde duruyorsa burada bir sorun vardır. Siz ithalatla eti getirip de burada fiyatları bir düzene koymak istiyorsanız o zaman üreticiye de bir sıkıntı vardır. Üreticinin elindeki malın yüksek olması lazım, kendini kurtarır şekilde olması lazım ki üreticilerimizin üretimi devam ettirebilmesi için. Et pahalı diyemeyiz ve bizim kendi ülke şartlarımıza göre et fiyatlarını oluşturmamız lazım. Yabancı ülkelere göre et fiyatlarını oranlarsak yanlış yapmış oluruz. Bu sefer de ithalatla baskılayıp et fiyatlarını düşürme konusuna gelirsek ve bu sistemden devam edersek yerli üretici diye piyasada kimseyi bulamayız. Üreticimiz para kazanamadığı için zaten yavaş yavaş bu sistemden çekiliyor. Zaten şu an kapasitelerinin yüzde 30-40’ı boş ve daha çok boşalacak. Bu sefer de daha çok ithalata yöneleceğiz. Acil olarak üreticimizin kendini koruması ve ürettiği hayvanları değerinde satabilmesi için belli bir fiyat oranına gelmesi lazım. Enflasyon oranına ve üreticinin şu anda ayakta kalması için karkas et fiyatlarının 600 TL bandına çıkması lazım diyoruz" ifadelerini kullandı.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:13
Aral: "Ülkemizin tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda çalışıyoruz"
Samsun Yurt Savunma Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Aral, "Samsun Yurt Savunma Grup şirketleri olarak bizler, Cumhuriyet’imizin bize kazandırdığı bu değerlere her zaman sahip çıkıyor, savunma sanayiinde yerli ve milli çözümlerimizle ülkemizin tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda çalışıyoruz" dedi. Zafer Aral yaptığı açıklamada, "Dünya sahnesindeki 2 bin 234 yıllık Türk varlığının, çağdaş kimliğini kazandığı büyük yürüyüşün 102. yılında; gururumuz, coşkumuz ve inancımızla Cumhuriyet’imizi kutluyoruz. Nice yüzyıllar boyunca, bağımsız, güçlü ve üretken bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. 29 Ekim, milletimizin özgürlük ve bağımsızlık yolundaki kararlılığının, çağdaş bir devlet olma iradesinin en güçlü ifadesidir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet’imiz, sadece bir yönetim biçimi değil; aklın, bilimin, üretimin ve bağımsızlığın teminatıdır. Samsun Yurt Savunma Grup şirketleri olarak bizler, Cumhuriyet’imizin bize kazandırdığı bu değerlere her zaman sahip çıkıyor, savunma sanayiinde yerli ve milli çözümlerimizle ülkemizin tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda çalışıyoruz. Bu bilinçle geliştirdiğimiz her ürün, ürettiğimiz her teknoloji, sadece Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve güvenlik güçlerimizin gücüne güç katmakla kalmıyor; aynı zamanda Cumhuriyet’imizin en büyük dayanağı olan bağımsız ve güçlü Türkiye idealini geleceğe taşıyor. Bağımsızlığın sürdürülebilirliğini, ancak üretimle, teknolojiyle ve güçlü bir sanayi altyapısıyla koruyabiliriz. Bu anlayışla, savunma sanayiinin ülkemizin hem güvenliği hem de barışı için taşıdığı stratejik rolün farkındayız" ifadelerini kullandı. Aral, sözlerini şöyle tamamladı: Cumhuriyet’imizin temel ilkeleriyle uyumlu olarak, ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesinden aldığımız ilhamla, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın barışına katkı sağlayan teknolojiler üretmeye devam ediyoruz. Yerli ve milli teknolojilerimizle ülkemizin uluslararası alandaki imajına ve etkinliğine katkıda bulunuyoruz. Özellikle son dönemde bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmelerde Türkiye’nin üstlendiği sorumluluklar da bu çabaların ne kadar değerli olduğunu somut şekilde ortaya koymaktadır. Cumhuriyet’imizi bize emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanı için fedakarlık gösteren tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum."
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:08
Mersin’de LGS’ye hazırlanan öğrencilere destek
Mersin Büyükşehir Belediyesi, LGS’ye hazırlanan öğrenciler için kurs merkezlerinde günlük yaklaşık 3 bin öğrenciye sıcak öğle yemeği desteği verdiği bildirildi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Liselere Giriş Sistemi (LGS) sınavına hazırlanan öğrencilere hem eğitim hem de öğle yemeği desteği sağlıyor. Mersin merkez ve Tarsus’ta bulunan 15 Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi’nde günlük yaklaşık 3 bin öğrenciye öğle yemeği veriliyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Aşhanesi’nde Gıda Mühendisleri denetiminde hazırlanarak kurs merkezlerine ulaştırılan yemek hizmeti sayesinde sabah kursa gelen öğrenciler okul öncesi, öğleden sonra kursa katılanlar ise okul dönüşü sıcak öğle yemeği imkanından yararlanıyor. Öğrencilerin zihinsel gelişimlerinin yanı sıra fiziksel ve zihinsel gelişimlerine de katkı sunmayı amaçlayan Büyükşehir Belediyesi bu hizmetle sağlıklı ve dengeli beslenme imkanı da sağlıyor. "Öğrencilerin fiziksel ve zihinsel gelişimleri için beslenmenin öneminin farkındayız" Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Eğitim Hizmetleri Şube Müdürü Cem Karakuş, merkez ilçelerde ve Tarsus’ta bulunan 15 LGS Kurs Merkezi’nde günlük yaklaşık 3 bin öğrenciye öğle yemeği desteğinde bulunduklarını anlattı. Karakuş"Bunu geçen yıllarda da uygulamıştık. Velilerimizden ve öğrencilerimizden gelen memnuniyetle, öğle yemeği hizmetimizi bu yıl da artırarak sürdürüyoruz. Öğrencilerimizi zihinsel alanda desteklerken, aynı zamanda hem fiziksel hem de zihinsel gelişimleri için beslenmelerinin öneminin farkındayız. Bunu da aşhanemizde pişen ve Gıda Mühendisleri tarafından denetlenen yemeklerimizle sağlıyoruz" dedi. Karakuş, sabah kursa gelen öğrencilerin okula gitmeden, öğleden sonra grubunun ise okul dönüşü öğle yemeklerini yediğini sözlerine ekledi. Kurs merkezinden de öğle yemeklerinden de çok memnun olduğunu kaydeden 12 yaşındaki Miraç Karvar, "Okuldan çıktıktan sonra buraya geliyoruz. Buranın yemek imkanları bizi gerçekten çok iyi etkiliyor. Yemekler çok güzel, annemin yaptıkları gibi. Kurs merkezinin öğle yemeği imkanı olmadan önce, maddi şartlardan dolayı çok zorlanıyorduk" diye konuştu.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:07
Hisarcık’ta salamura zeytin yapımı yaygınlaştı
Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde vatandaşların son yıllarda sağlıklı ve ucuza mal olan salamura yeşil ve siyah zeytin yapımına yöneldiği bildirildi. Zeytinin hasat döneminin başlamasıyla ilçe pazarına Manisa’nın Akhisar ilçesinden getirilen siyah ve yeşil zeytinler vatandaşlardan büyük rağbet görüyor. İlçede son yıllarda evlerde salamura zeytin yapımının yaygınlaştığına dikkat çeken zeytin satıcısı Mustafa Korkmaz, "Akhisar’dan getirdiğimiz yeni mahsul yeşil zeytinin kilosunu 70-120 TL, siyah zeytinin kilosunu ise 100-160 TL arasında satıyoruz. Bu yıl zeytin üretimindeki düşüş yüzünden fiyatlar biraz yüksek olsa da halk sağlıklı ve piyasa fiyatının altında mal ettiği salamura zeytini tercih ediyor. Ayrıca halkımızın satın aldığı yeşil zeytinleri makinede kırıp veya çizerek teslim ediyoruz. Böylece vatandaş çizme ve kırma zahmetinden kurtulmuş oluyor. Satışlarımız çok iyi gidiyor" dedi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:04
Van’da 31 kilometrelik enerji hattı tamamlandı: Çalışmalarda yabani kuşlar gözetildi
Van’ın İpekyolu ilçesinde 31 kilometrelik yüksek gerilim hattı tamamlandı. Çalışmalar, yabani kuş üreme alanları gözetilerek yürütüldü. Erçek Mahallesi’nden Organize Sanayi Bölgesi’ne 31 kilometrelik yüksek gerilim hattı çekildi. Hat çalışmaları sırasında yabani kuşlar da gözetildi. Van’da enerji altyapısını güçlendirmek amacıyla Erçek Mahallesi’nden Van Organize Sanayi Bölgesi’ne kadar uzanan 31 kilometrelik yüksek gerilim hattı tamamlandı. Zorlu arazi şartlarında yürütülen çalışma, bölgedeki sanayi tesislerinin enerji ihtiyacını güvenli şekilde karşılamayı hedefliyor. Çalışmalar sırasında doğaya ve yaban hayatına zarar verilmemesi için özen gösterildi. Özellikle Erçek Gölü çevresinde yaşayan yaban kuşlarının göç yolları ve beslenme alanları dikkate alınarak direklerin konumları belirlenerek çekilen enerji hattı tellerine kırmızı beyaz toplar yerleştirildi. Van merkez ile Erçek arası 4 devre 4.77 kW enerji nakil hattı çektiklerini ifade eden firma yetkilisi Tekin Çelik, "Güneş enerjisinden enerji sağlanan bir sistem bu. İşimizde şu anda son safhasındayız. Allah nasip ederse bugün bitim noktasındayız. İnşallah vatana millete hayırlı olur. Yaklaşık 31 kilometrelik alana 304 direk üzeri 4 devre olarak hat çektik. Bayağı bir uzun bir hat. Arazinin kod yapısına göre yaklaşık 15 metre ile 25 metre arası direk kullanılıyor. Bazı durumlarda bu 30’a çıkıyor, 15’e iniyor. Bu arada bu yükselip indikçe ara mesafeyi de etkiliyor. Yaklaşık 100 metre ile 200-250 metre arası bir fark oluşturuyor" dedi. "Bizim ekip futbol takımı gibi" İşlerinin zorluğunu anlatan Çelik, "Birincisi gurbet ellerde olmak. İkincisi, doğa şartlarında çalışıyorsun. Mesela birincisi ayda da, ikinci ayda da olabilir, soğuk hava şartlarında. Yine aynı şekilde Ağustos ayında da olsan sıcağın etkisi sonuçta dışarıdasın. Ama her türlü şartlarında bu iş yapılıyor. Bu işi de yaparken güvenlik ön planda. Yüksekte çalışırken kemersiz çıkma kesinlikle yok. Örneğin ölü akım oluyor bunlarda, endeksiyon akımı diye. Onun önlemini topraklamalarla alıyoruz. Bu şekilde devam ediyoruz. Bir de arkadaşlarımız bu işin ustası. Aceminin bu işle çalışma şansı yok. Yani bu işte çalışmayan bir insanın gelip de bu işte çalıştığı anda hata yapmama şansı yok. Bu işte aynen futbol takımı gibi. Usta takım gibi kadroyla hatasız çalışacaksın" diye konuştu. Yaban kuşları için reflektörlü top Elektrik nakil hatlarına yerleştirilen kırmızı-beyaz toplar hakkında bilgi veren Çelik, "Bunlar birinci derecede direklerin boyuna göre örneğin 18-20 metre civarı yüksek olan direklerde yerden yüksek olduğu için birinci derece oluyor. Birinci derecedeki manası helikopter ve uçakların uçuşunu kontrol altına almak. Arkamızdaki bölgede de bunu yoğunlaştırdık. Arka kısımda helikopter ve uçaklara göre vurduk. Geri kısmımızdaki olayda da burada biliyorsunuz bir kuş cenneti var. Burada kuşların uçuşunu kuşların tellere gelmeme, telleri görmesi babında reflektör kullanarak topların sayısını sıklaştırarak yerleştirdik. Harici bir reflektör yaparak kuşların tellere gelmemesini engellemek için kullandık. Uyarıcı kırmızı direklerin tepesine kamera konacak. Kameradan kuşların tellere irtibatı zaman aşımıyla bakılarak tellere değiyor mu değmiyor mu kontrol yapılacak. Ona göre yetkililer farklı bir karar verecek" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder