EKONOMİ
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:07 Alanya’nın yöresel değerleri Antalya’da görücüye çıktı Antalya’da düzenlenen 18. Uluslararası MEB Robot Yarışmasında oluşturulan tanıtım alanında Alanya’nın coğrafi işaretli ürünleri, başvuru sürecindeki yöresel lezzetleri ve kültürel değerleriyle dikkat çekti. Alanya Belediyesi, Alanya İlçe Tarım Müdürlüğü ve Alanya Ticaret Odası iş birliğinde hazırlanan Alanya standı, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Alanya’nın gastronomi kültürü, tarımsal üretim gücü ve geleneksel el sanatlarının bir arada tanıtıldığı stantta, tescilli ürünler ve coğrafi işaret başvuru süreci devam eden ürünler ziyaretçilere anlatıldı. Alanya’nın tescilli lezzetleri tanıtıldı Etkinlikte Alanya’nın coğrafi işaret tescili almış ürünleri ön plana çıkarıldı. Bölgenin kültürel hafızasını ve üretim geleneğini yansıtan ürünler arasında; Gülüklü Çorba, Fıstıklı Limonata, Alanya Avokadosu (Fuerte), Alanya Muzu (Bodur Cavendish), Alanya Yenidünyası ve Alanya Keçiboynuzu yer aldı. Ziyaretçilere Alanya’nın yöresel tatlarından özellikle fıstıklı limonata, göç çöreği, s pasta, muz ve yenidünya ikram edildi. Coğrafi işaret başvurusu yapılan ürünler de sergilendi Alanya standında ayrıca coğrafi işaret başvurusu yapılan ve onay süreci devam eden yöresel ürünler de tanıtıldı. Alanya’nın mutfak kültürünü, üretim çeşitliliğini ve geleneksel yaşamını yansıtan ürünler şu şekilde sıralandı: Alanya Mangosu, Alanya Kırtakişi, Alanya Çiğirdik, Alanya Öküz (Öksüz) Helvası, Alanya Laba Dolması, Alanya Taratorlu Patlıcanı, Alanya Bakla Piyazı, Alanya Göç Çöreği, Alanya İpek Böceği, Alanya Muz Lifi, Alanya Badem Kahvesi, Alanya Su Kabağı Ürünleri, Alanya Gölevez Yemeği. Başvuru süreci devam eden ürünlerin tanıtımıyla birlikte Alanya’nın tarım altyapısı, köklü mutfak kültürü ve zengin üretim mirasıyla öne çıkan önemli bir gastronomi merkezi olduğu da vurgulandı. Muz lifi ve ipek kozası ürünlerine büyük ilgi Etkinlikte Alanya’nın geleneksel üretim kültürünü yansıtan el emeği ürünler de sergilendi. Muz lifi ve ipek kozasından hazırlanan doğal ürünler ziyaretçilerin dikkatini çekerken, sürdürülebilir üretim anlayışı ve yerel zanaat kültürü katılımcılardan tam not aldı. Etkinlik boyunca coğrafi işaret çalışmalarının yerel üreticinin desteklenmesi, kültürel mirasın korunması, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve kentin marka değerinin artırılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Alanya standı, yöresel lezzetleri, tarımsal ürünleri ve kültürel zenginlikleriyle organizasyonun en yoğun ilgi gören alanlarından oldu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:41 KTO Başkanı Öztürk: "Fiyat istikrarının sağlanması, ürün arzının kesintisiz sürmesi önem taşıyor" KTO 9. Alışveriş Merkezleri, Süpermarket ve Bakkallarda Yapılan Perakende Ticaret Meslek Komitesi İstişare Toplantısında açıklamalarda bulunan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, sektörün enflasyonla mücadelede kritik rol üstlendiğini belirterek, "Fiyat istikrarının sağlanması, ürün arzının kesintisiz sürdürülmesi ve tüketicinin korunması açısından sektörümüzün dengeli şekilde işlemesi son derece önemlidir" dedi. Konya Ticaret Odası’nda (KTO) Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları devam ediyor. Son olarak KTO 9. Alışveriş Merkezleri, Süpermarket ve Bakkallarda Yapılan Perakende Ticaret Meslek Komitesi İstişare Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, sektörel sorunları çözmek, görüş ve öneriler üzerinde fikir alışverişinde bulunmak adına istişare toplantılarının verimli geçtiğini söyledi. Dünya ekonomisinin çok zorlu bir süreçten geçtiğine değinen Başkan Öztürk, Türkiye’nin buna rağmen üretim gücü, sanayi altyapısı ve girişimcilik kapasitesiyle bu süreci dirençli şekilde yönetmeye devam ettiğini dile getirdi. Konya’nın da bu süreçte üretim ve ihracat odaklı büyümesini sürdürdüğünü vurgulayan Başkan Öztürk; "Şehrimiz sanayisi, tarımı, ticareti ve girişimcilik kültürüyle Anadolu’nun üretim üslerinden biri olmayı sürdürmektedir. Özellikle nisan ayında elde ettiğimiz ihracat rakamları, Konya iş dünyasının azmini ve üretim gücünü bir kez daha ortaya koymuştur. Konya ihracatı; makine, otomotiv yan sanayi, savunma sanayi, gıda ve tarım başta olmak üzere birçok sektörde güçlü performansını sürdürmektedir" dedi. "İş aleminin yanında olmaya devam edeceğiz" Perakende ticaret sektörünün ekonominin en stratejik alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Başkan Öztürk, "Sektör doğrudan tüketiciye ulaşan, vatandaşımızın günlük hayatına temas eden ve özellikle gıda arzı açısından kritik öneme sahiptir. Alışveriş merkezleri, süpermarketler ve bakkallar; yalnızca ticari işletmeler değil, aynı zamanda tedarik zincirinin son halkasını oluşturan hayati yapılardır. Enflasyonla mücadele sürecinde de sektörünüz büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Fiyat istikrarının sağlanması, ürün arzının kesintisiz sürdürülmesi ve tüketicinin korunması açısından sektörümüzün dengeli şekilde işlemesi son derece önemlidir" ifadelerini kullandı. Konya Ticaret Odası olarak iş aleminin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Başkan Öztürk, çözüm odaklı çalışmaların süreceğini bildirdi. Meslek Komitesi adına konuşan KTO Meclis Üyesi Ali Kaya da, yapılan toplantıdan dolayı Başkan Öztürk’e teşekkür etti. Kaya, komite olarak sektörel sorunların çözümü için çalıştıklarını söyledi. Konuşmaların ardından KTO Üyelerine söz verilerek soru, talep ve önerileri dinlendi.
Yalova’da kadınların atık kağıttan ürettikleri sepetler ilgi görüyor
31 Ekim 2025 Cuma - 13:07 Yalova’da kadınların atık kağıttan ürettikleri sepetler ilgi görüyor Yalova’nın kaplıcalarıyla ünlü Termal ilçesinde kurulan kooperatifin üyesi kadınların atık kağıttan ürettikleri sepetler yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Ortanca Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi üyeleri başta atık gazetelerden olmak üzere kağıttan geri dönüşüm yaparak sepet üretimi gerçekleştiriyor. Kadınlar hem aile ekonomilerine hem çevre hem de ilçe turizmine katkı sağlıyor. Koperatif Başkanı Banu Günay, turizmin ön plana çıktığı ilçede kurulan kooperatif ile kadınlara destek sağlamak istendiğini söyledi. Kooperatifin üretim sürecinin tamamen el emeğine dayandığını söyleyen Günay, sepet üretimiyle ilgili verdiği bilgide, "Ham kâğıt, önce şeritler hâlinde kesiliyor, ardından ince demir çubuklarla sarılarak pipet formuna getiriliyor. Bu pipetler boyanıp vernikleniyor ve kuruduktan sonra örüme hazır hâle geliyor. Üretim süresi tamamıyla boyutuna bağlı. Küçük bir sepet 15 dakikada çıkarken, büyük olanlar bazen iki gün sürüyor. Her bir ürünümüz farklı bir emek, farklı bir sabır istiyor" dedi. Ürettikleri sepetlerin hem estetik hem de dayanıklı olduğuna vurgu yapan Günay, "Kâğıttan yapılmasına rağmen, bakanlar asla kâğıt olduğunu anlamıyor. Biz söyleyince şaşırıyorlar. Zaten amacımız da bir dönüşümün mümkün olduğunu göstermekti. Atıl bir kâğıdın, işlendikten sonra nasıl değerli bir ürüne dönüşebileceğini kanıtlamak istedik" diye konuştu.
CW Enerji’ye Kariyer.net’ten ’İnsana Saygı Ödülü’
31 Ekim 2025 Cuma - 12:50 CW Enerji’ye Kariyer.net’ten ’İnsana Saygı Ödülü’ Güneş enerjisi sektörünün öncülerinden CW Enerji, insan kaynakları alanında sergilediği yenilikçi, sürdürülebilir ve örnek uygulamalarıyla sektörde fark oluşturmaya devam ediyor. Çalışan memnuniyetini, sürekli gelişimi ve insan odaklı kurum kültürünü öncelik haline getiren CW Enerji, bu vizyoner yaklaşımıyla Kariyer.net tarafından verilen ve iş dünyasında saygın bir yere sahip olan ‘İnsana Saygı Ödülü’nün sahibi oldu. İşe alım süreçlerinde adaylara sağladığı hızlı ve şeffaf geri bildirim, çalışan gelişimine yönelik yaptığı sürekli yatırımlar ve işveren markası iletişiminde samimiyeti ön planda tutması sayesinde ödüle layık görülen CW Enerji, insan kaynakları stratejilerinin merkezine insanı koyduğunu bir kez daha kanıtladı. "’Her şey insanla başlar’ ilkesiyle hareket ediyoruz" Konu hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, ’İnsana Saygı Ödülü’nün kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. Sarvan, "Bu prestijli ödül insan odaklı kurum kültürümüzün, aday deneyiminde gösterdiğimiz özenin ve her bireye değer verme anlayışımızın somut bir yansımasıdır. ’Her şey insanla başlar’ ilkesiyle hareket ediyoruz. Sürdürülebilir başarının ancak mutlu, gelişime açık ve şirketine değer katan çalışanlarla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda attığımız adımların Kariyer.net gibi saygın bir platform tarafından takdir edilmesi bizleri çok mutlu etti. Bundan sonra da çalışma arkadaşlarımızın deneyimini en üst seviyede tutmaya, insan kaynakları alanındaki örnek uygulamalarımızı sürekli geliştirmeye devam edeceğiz" dedi. "Başarılarımızın temelinde insan var" Bu ödül ile insana değer veren yönetim anlayışlarını bir kez daha tescillemiş olduklarına dikkat çeken Sarvan, "İnsana Saygı Ödülü’nü almak bizim için büyük bir onur. Çünkü biz biliyoruz ki, başarılarımızın temelinde insan var. Çalışanlarımızın mutluluğunu ve gelişimini sürdürülebilir başarımızın anahtarı olarak görüyoruz. Bu ödül insan odaklı kurum kültürümüzün, aday deneyiminde gösterdiğimiz özenin ve her bireye değer verme anlayışımızın bir yansımasıdır. Bu ödülü almamızda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sarvan, insan kaynakları süreçlerinde aday deneyimini güçlendirmeye, çalışan bağlılığını artırmaya ve insan odaklı uygulamalarla sektörde fark oluşturmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi.
TAB Gıda, 2025’in üçüncü çeyreğinde güçlü büyümesini dijital dönüşüm ve marka ekosistemiyle sürdürdü
31 Ekim 2025 Cuma - 12:40 TAB Gıda, 2025’in üçüncü çeyreğinde güçlü büyümesini dijital dönüşüm ve marka ekosistemiyle sürdürdü TAB Gıda, dijital dönüşüm yatırımları ve güçlü marka ekosistemiyle sürdürülebilir büyümesine hız kesmeden devam ediyor. Sistem genelinde satışlar yüzde 49 artışla 17,4 milyar TL’ye ulaştı, dijital satışların payı yüzde 48 seviyesine yükseldi. Türkiye’nin önde gelen hızlı servis restoran zincirlerinden TAB Gıda, 2025 yılının üçüncü çeyreğini de güçlü finansal ve operasyonel sonuçlarla tamamladı. Sistem genelindeki satışlar, kendi işletmeleri ve franchise restoranları dâhil olmak üzere, yüzde 49 artışla 17,4 milyar TL seviyesine ulaştı. Şirket, üçüncü çeyrekte reel olarak yüzde 15 ciro artışı kaydederken, FAVÖK reel olarak yüzde 11 yükselerek 2,7 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı yüzde 22,3 seviyesinde gerçekleşerek şirketin kârlı ve sürdürülebilir büyüme stratejisini bir kez daha teyit etti. Net kâr ise reel olarak yüzde 31 artışla 944 milyon TL oldu. TAB Gıda Co-CEO’su Özgür Çetinkaya, üçüncü çeyrek sonuçlarına ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "2025’in üçüncü çeyreğinde de operasyonel gücümüz, ölçek avantajımız ve yenilikçi ürün stratejilerimizle büyüme ivmemizi koruduk. Bu dönemde 76 yeni restoran açarak yılın geride kalan dokuz aylık dönemindeki toplam restoran açılış sayısını 165’e çıkardık. Böylece toplam restoran sayımız 1.975’e ulaştı. Franchise restoranların portföyümüzdeki payı yüzde 44 ile şirket tarihimizdeki en yüksek seviyelerden birine çıktı. Güçlü bilanço yapımızı ve nakit pozisyonumuzu korumaya devam ediyoruz. Finansal borcumuzun yok denecek seviyede olması, büyüme stratejilerimizi güvenle sürdürmemize imkân tanıyor." "Dijital dönüşüm yatırımlarımız, büyümemizin itici gücü olmaya devam ediyor TAB Gıda Co-CEO’su Sinan Ünal üçüncü çeyrek sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Üçüncü çeyrekte toplam fiş sayımız yüzde 23 artışla 66,6 milyona ulaştı. Değer odaklı menülerimiz müşteri trafiğini desteklerken, premium ürünlerimiz ve kampanyalarımız ortalama sipariş tutarımızı artırdı. Özellikle marka iş birliklerimiz ve oyuncak kampanyalarımızın desteğiyle çocuk menüsü satışlarında yüzde 80 artış sağlayarak müşterilerimizden büyük ilgi gördük. Dijital satışlarımızın toplam satışlardaki payı yüzde 48 seviyesine ulaştı. Sistem genelinde kurulumunu tamamladığımız toplam 2 bin 400’e yakın self-servis sipariş ekranları müşteri deneyimini iyileştirirken, sipariş başına harcamaları artırmaya devam ediyor. Tıkla Gelsin, QR kod ve self-servis ekran kanallarındaki güçlü performans, kârlılığımıza önemli katkı sağlamayı sürdürüyor. "Güçlü marka ekosistemimiz, sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturuyor" TAB Gıda Co-CEO’su Gökhan Asok, "Şirket olarak 2025’in üçüncü çeyreğinde de büyümemizi tüm paydaşlarımızla birlikte sürdürdük. İnsan kaynağımız, franchise iş ortaklarımız ve yatırımcılarımızla birlikte oluşturduğumuz güçlü ekosistem, başarımızın en önemli temeli. Genç kitlelerle dijital platformlarda, ailelerle sahada güçlü bağlar kurmaya devam ediyoruz. Yalnızca bu yıl 22 festivalde yer alarak markalarımızı milyonlarca tüketiciyle buluşturduk. Stratejik hedeflerimiz doğrultusunda hem yeni restoran açılışlarıyla hem de mevcut müşteri tabanımızda ziyaret sıklığını artırmaya yönelik çalışmalarımızla büyümemizi pekiştiriyoruz. TAB Gıda’yı daha güçlü bir geleceğe taşımak için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Enerjisa Enerji, 2025’in ilk dokuz ayında finansal gücünü ve yatırım ivmesini korudu
31 Ekim 2025 Cuma - 12:30 Enerjisa Enerji, 2025’in ilk dokuz ayında finansal gücünü ve yatırım ivmesini korudu Bu yılın ilk dokuz ayında güçlü finansal sonuçlar elde eden elektrik dağıtım ve perakende satış şirketi Enerjisa Enerji, dayanıklı iş modeli ve disiplinli yatırım yaklaşımıyla zorlu makroekonomik koşullara rağmen operasyonel gelirlerini reel olarak yüzde 7 artırarak 42,6 milyar TL’ye ulaştırdı. 2025’in ilk dokuz ayında dayanıklı iş modeli ve yatırım disipliniyle istikrarlı büyümesini sürdüren Enerjisa Enerji, finansal sonuçlarını yatırımcıları ile paylaştı. Şirketin operasyonel gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 7 artışla 42,6 milyar TL’ye ulaşırken, özellikle dağıtım iş kolundaki güçlü performans bu büyümenin temelini oluşturdu. Disiplinli borçlanma stratejisi doğrultusunda, aynı dönemde 15,9 milyar TL tutarında tahvil ihracı gerçekleştiren şirket, piyasaya göre avantajlı maliyetlerle finansman sağladı. Dağıtım iş kolunda kalite ve verimlilik odaklı büyüm Yapılan açıklamaya göre, şirketin büyümesine en yüksek katkı, her zaman olduğu gibi elektrik dağıtım iş kolundan geldi. Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı ve Yatırım hacmi yıl sonu hedefleriyle uyumlu şekilde ilerledi. Dağıtım iş kolu, 2025’in ilk dokuz ayında stratejik şebeke yatırımlarını sürdürdü. Sürdürülebilir büyümesini yatırımlarıyla destekleyen Enerjisa Enerji, altyapı modernizasyonu ve akıllı şebeke yatırımlarının etkisiyle yatırımlarını 11,2 milyar TL seviyesine çıkardı. AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ aracılığıyla hizmet verdiği 14 ildeki kalite göstergeleri iyileşmeye devam ederken, dijitalleşme yatırımları da şebeke güvenilirliğini artırdı. Yatırımlar yıl sonu hedefleriyle uyumlu ilerliyor Açıklamaya göre, elektrik dağıtımın yanı sıra perakende satış iş kolunda operasyonlarını başarıyla sürdürmeye devam ediyor. Tüm iş kollarında faaliyetlerini başarı ile yürüten şirket, 2025 yılına ilişkin finansal beklentilerini değerlendirdi. 52-57 milyar TL Operasyonel Gelir, 21-24 milyar TL Yatırım ve 80-90 milyar TL Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı hedeflerini teyit etti. 2025 yılı içerisinde planlı yatırım kararlarının güncellenmesiyle, yıl sonuna kadar Baz Alınan Net Kar’ın yaklaşık 7,5 milyar TL seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu görünüm, şirketin Türkiye’nin enerji altyapısına yaptığı uzun vadeli yatırımların sürdürülebilir biçimde devam ettiğini ve finansal sağlamlığın korunduğunu gösteriyor. "Yıl sonu yatırım planlarımızı öngördüğümüz aralıkta sürdürmeye devam ediyoruz" Küresel ölçekte enerji arzı, iklim hedefleri ve dijital dönüşüm arasındaki dengenin giderek daha karmaşık hâle geldiğinin altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, "Böylesi bir dönemde başarı; dayanıklı bir iş modeline, doğru yatırımları zamanında yapma kabiliyetine ve güçlü bir insan kaynağına dayanıyor. Şirket olarak, dağıtım iş kolumuzda yürüttüğümüz altyapı modernizasyonu, dijitalleşme ve kalite odaklı yatırımlarla yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil, geleceğin enerji sistemini de sahada inşa ediyoruz. Müşteri Çözümleri şirketimiz ile yenilenebilir enerjiye, enerji verimliliğine ve Eşarj aracılığıyla e-mobiliteye yaptığımız yatırımlar, Türkiye’nin enerji dönüşümüne hız kazandırırken; finansal disiplinimiz yatırımcılarımıza uzun vadeli güven sunmaya devam ediyor. Tüm bu adımlar, ‘herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonumuzu sahada gerçeğe dönüştürmemizi sağlıyor" şeklinde konuştu. "Finansal disiplinimiz yatırımcılarımıza uzun vadeli güven sunmaya devam ediyor" Yıl boyunca yatırım planlarını öngörülen aralıkta sürdürmeye devam edeceklerini vurgulayan Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, "Zorlu makroekonomik koşullara rağmen şirket, finansal sağlamlığını ve kredibilitesini koruyarak yılın ilk dokuz ayında plan ve hedeflerinin üzerinde çok güçlü bir performans sergiledi. Disiplinli borçlanma stratejimiz sayesinde 2025’in ilk dokuz ayında 15,9 milyar TL tutarında tahvil ihracı gerçekleştirdik ve piyasa ortalamasının oldukça altında bir finansman sağladık. Net Finansal Borç / Son 12 Aylık Operasyonel Gelir oranımız 1,0x seviyesinde korunurken, serbest nakit akışımız -2,9 milyar TL’ye iyileşti. Finansal kuruluşların bize duyduğu güven sayesinde, geçtiğimiz hafta uluslararası finans kuruluşlarından 340 milyon ABD doları tutarında uzun vadeli bir finansman sağlamayı başardık. Düzenli temettü politikamız, yatırım ve gelir hedeflerimizi tutarlı biçimde gerçekleştirme kabiliyetimizle birleşerek, hem yatırımcılarımıza hem de kreditörlerimize uzun vadeli güven sunmaya devam ediyor. Bu performans, hem finansal disiplini ve karlı büyümeyi merkeze alan yönetim yaklaşımımızın somut bir yansımasıdır" dedi.
Üniversite sanayi işbirliğinde güçlü adım
31 Ekim 2025 Cuma - 12:07 Üniversite sanayi işbirliğinde güçlü adım Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), elektronik firmalarından ÖZDİSAN Elektronik A.Ş. ile kapsamlı bir işbirliği protokolüne imza attı. Sektör deneyimi ile akademinin gücünü birleştiren protokol, özellikle Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencilerine yönelik eğitim, proje ve Ar-Ge faaliyetlerini desteklemeyi hedefliyor. Gerçekleştirilen imza törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, ÖZDİSAN Genel Müdürü Mustafa Yurttaş, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Enes Yiğit ile akademisyenler, firma yetkileri ve öğrenciler katıldı. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, 50. yılını kutlayan bir araştırma üniversitesi olarak BUÜ’nün gücüne dikkat çekti. Üniversitenin araştırma ve dünya sıralamalarındaki yükselişinde, "taşıyıcı fakülte" olarak nitelendirdiği Mühendislik Fakültesinin kilit rol oynadığını belirten Rektör Yılmaz, üniversite-sanayi işbirliğinin önemine dikkat çekerek; "Bu tür iş birlikleri öğrencilere doğrudan dinamizm katıyor ve tecrübeyi işin ehli uzmanlardan öğrenme fırsatı sunuyor. ÖZDİSAN firmasına katkılarından ötürü teşekkür ediyoruz. İşbirlikleri sayesinde firmaların imkanlarını etkin olarak kullanabiliyoruz. Ancak burada asıl kıymetli olan şey karşılıklı bilgi birikiminin paylaşılmasıdır" dedi. Yılmaz, protokolün hayırlı olmasını dileyerek işbirliğinin artarak devam etmesi umudunu dile getirdi. ÖZDİSAN Genel Müdürü Mustafa Yurttaş ise üniversite-sanayi işbirliğindeki temel amaçlarının ticari kazançtan ziyade, devlete ve ülkeye katkıda bulunmak olduğunu söyledi. Öğrencilerin günümüz teknolojilerine adapte olmasını ve sanayiye hızlı bir şekilde geçiş yapmasını önemsediklerini dile getiren Yurttaş, üçüncü ve dördüncü sınıftan itibaren şirketlerinde deneyim kazanan öğrencilerin, mezun olduklarında gerçekten mühendis olarak çalışma hayatına atıldığını gözlemlediklerini aktardı. Deneyimsiz mezunların adaptasyon sorunları yaşadığına da değinen Yurttaş, bu nedenle üniversite ile işbirliğini çok önemsediklerini vurguladı. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Enes Yiğit da ÖZDİSAN ile işbirliklerinin bir yıl önce başladığını açıklayarak, firmanın sağladığı somut katkıları detaylandırdı. Prof. Dr. Enes Yiğit, geçen yıl 60 öğrencinin özel olarak, ARM işlemcilerinin Japon karşılığı olan Nuvaton mikro işlemcisi üzerine uzman personel mühendisleri tarafından eğitim aldığını belirtti. Bu eğitimlerin öğrencilerin yoğun katılımıyla tamamlandığını belirten Yiğit, bir yıllık başarılı sürecin ardından iş birliğini ileriye taşımak amacıyla eski bir çalışma odasının proje ve çalışma laboratuvarına dönüştürüldüğünü söyledi. Yiğit son olarak, bu protokol kapsamında projelerin ve firmanın desteklerinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğinin bilgisini aldıklarını ifade etti.
Murzioğlu: "Gücümüz birlikteliğimizdir"
31 Ekim 2025 Cuma - 12:01 Murzioğlu: "Gücümüz birlikteliğimizdir" Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Cumhuriyet’in 102. yılında üretim, yatırım ve istihdamla büyümeye kararlı olduklarını vurgulayarak, "Bizim gücümüz birlikteliğimizdir. Hedefimiz üretimde, ihracatta ve teknolojide öncü bir Samsun oluşturmaktır. Hep birlikte üretmeye, büyümeye ve geleceğe yürümeye devam edeceğiz" dedi. Samsun TSO Ekim Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Haluk Akyüz’ün başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda söz alan Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, iki toplantı arasındaki çalışmalara ilişkin meclis üyelerini bilgilendirerek, hem Cumhuriyet’in kuruluşunun 102’nci yılına dair duygularını hem de Samsun’un sanayi yatırımlarından ihracat performansına, bölgesel kalkınmadan insan kaynağının güçlendirilmesine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. "Bölgesel iş birliği Karadeniz’in kalkınması için kritik öneme sahip" Ekim ayı içerisinde Samsun TSO ev sahipliğinde düzenlenen TOBB Doğu Karadeniz Bölgesi Odalar ve Borsalar Müşterek Toplantısı hakkında meclis üyelerine bilgi veren Murzioğlu, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane’den gelen oda ve borsa başkanlarının katıldığı toplantıda; yatırım teşvikleri, finansmana erişim, lojistik altyapı, turizm, tarım ve sektörel iş birliği gibi başlıkların kapsamlı şekilde ele alınarak, değerlendirildiğini söyledi. Her ilin kendi potansiyelleri doğrultusunda ortak bir kalkınma stratejisi geliştirmesini amaçladıklarını belirten Murzioğlu, "Karadeniz’in ekonomik gücünü artırmak için bölgesel dayanışmayı ön plana çıkarmak zorundayız. Karadeniz’in ekonomik ve sosyal gelişimi için tüm oda ve borsaların ortak hareket etmesi gerektiği konusunda mutabık kaldık. Samsun-Sarp demiryolu hattı, bölge ekonomisinin omurgası niteliğinde. Bu hattın ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladık. Ayrıca, bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi ve finansmana erişimin kolaylaştırılması da öncelikli gündemlerimiz arasında yer aldı" diye konuştu. Sanayi yatırımlarıyla Samsun’un geleceğine yön veriliyor Murzioğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan’ın katılımıyla gerçekleştirilen sanayicilerle istişare toplantısında Samsun’un sanayi potansiyelinin ele alındığını da belirtti. Yeni teşvik modeliyle orta-yüksek teknoloji yatırımlarının destekleneceğini ifade eden Murzioğlu, "Bakanlığımızın açıkladığı model kapsamında Samsun’da en az dört yatırımın devreye alınması planlanıyor. Bu, şehrimizin sanayi gücünü daha da ileriye taşıyacak" şeklinde konuştu. "İnsan kaynağımızı güçlendirmek önceliğimiz" Murzioğlu ayrıca konuşmasında, Bafra TSO ve Çarşamba TSO ortaklığında, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı desteğiyle yürüttükleri İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi Geliştirme Projesi kapsamında düzenlenen eğitim programına da değinerek, "Proje, kurumsal verimliliği artırmanın yanı sıra yeşil ve dijital dönüşüm hedefleriyle de uyumlu. Bölgemizin insan kaynağı yapısına değer katacak önemli bir adımdır" açıklamasında bulundu. Kararlılık vurgusu Samsun’un ihracat performansına da değinen Murzioğlu, 2025 yılı Ağustos ayı itibarıyla ihracatın 117,7 milyon dolar, ithalatın ise 47,3 milyon dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Ocak-Ağustos döneminde toplam ihracatın 1 milyar 126 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Murzioğlu, konuşmasını, "Türkiye genelinde ihracat yüzde 4,3 artarken, Samsun’da binde 4’lük sınırlı bir düşüş yaşandı. Ancak ilimiz, Karadeniz’in ihracat merkezlerinden biri olma konumunu koruyor. Geçmiş yıllarda yaptığımız öngörüler bugün meyvelerini vermeye başladı. 2012’de basına yaptığımız bir demeçte, Samsun’un geleceği için sanayi altyapısının önemini vurgulamıştık. Bugün bu altyapıyı kazandırdık. İnşallah önümüzdeki beş yıl içinde bu çalışmaların somut sonuçlarını daha net göreceğiz. Bizim gücümüz birlikteliğimizdir. Cumhuriyetimizin 102’nci yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu büyük mirasın sorumluluğunu üretimle, yatırım gücüyle, istihdamla taşımaya kararlıyız. Hedefimiz üretimde, ihracatta ve teknolojide öncü bir Samsun oluşturmaktır. Hep birlikte üretmeye, büyümeye ve geleceğe yürümeye devam edeceğiz" sözleriyle tamamladı. Meclis, gündem maddelerinin görüşülüp karara bağlanmasının ardından sona erdi.
İzmir, iki önemli "Balıkçılık" toplantısına ev sahipliği yaptı
31 Ekim 2025 Cuma - 11:58 İzmir, iki önemli "Balıkçılık" toplantısına ev sahipliği yaptı İzmir, Ege’de balıkçılık sektörünün geleceğini şekillendirecek iki önemli etkinliğe ev sahipliği yaptı. İzmir Ticaret Odası Balıkçılık Çalışma Grubu’nun 39’uncu Toplantısı ile "Ege Denizi’nde Uluslararası Balıkçılık Yönetiminde Uyum ve İş Birliği İhtiyacı" Paneli, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Balıkçılık sektörünün önemli sorunlarının görüşüldüğü etkinliklerde, Ege Denizi’nde sürdürülebilir balıkçılık yönetimi, uluslararası iş birliği, bilim temelli ve uyumlu politika geliştirme konuları ele alındı. Akademisyenler, sektör temsilcileri ve kamu kurumlarından uzmanların katılımıyla gerçekleşen toplantılar, Ege’de iki kıyıdaş ülke arasında uyumlu balıkçılık yönetimi konusundaki ortak akıl arayışına önemli katkılar sundu. 80’in üzerinde temsilci katıldı Üniversiteler, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Liman Başkanlıkları, Birlikler ve Kooperatiflerden 80’in üzerinde temsilci, "Ege Denizi’nde Uluslararası Balıkçılık Yönetiminde Uyum ve İş Birliği İhtiyacı" başlıklı panelde bir araya geldi. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde, öğrencilerin de yoğun katılımıyla gerçekleştirilen panelin açılış konuşmasını, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Dereli yaptı. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdet Ünal moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Balıkçı İşadamları Derneği Başkanı Mehmet Şahin Çakan panelist olarak yer aldı. Çakan: "Balıkçılık dünyanın en güzel mesleği" Balıkçılığın dünyanın en güzel mesleği olduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Çakan, İzmir Ticaret Odası çatısı altında faaliyet gösteren İzmir Balıkçılık Çalışma Komitesi’nin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Karadeniz’de Eylül ayında göç balığının olmadığını belirten Çakan bu nedenle Karadeniz balıkçılarının, Marmara’daki ve Boğazdaki teknelerin de Ege Denizi’ne geldiğini belirtti. "Üzerimize düşeni yapmaya hazırız" Deniz patlıcanlarının denizlerin akciğeri gibi çalıştığını, ekosistemde bu kadar kilit rol oynayan bir türün aşırı avlanma sonucu yok olduğunu ifade eden Çakan, canlı deniz yaşamı üzerindeki kirlilik baskısına da değindi. Çakan, "Bu panel bir başlangıç olsun. Hep birlikte geleceğimizi planlayalım. Aksi takdirde çok önemli bir zenginliği kaybedeceğiz. Bizden sonra gelecek nesillere karşı hepimizin sorumluluğu var. İzmir Ticaret Odası olarak üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız" dedi. Dereli: "Balık stokları tükenme riskiyle karşı karşıya" Ege Denizi’ndeki balıkçılık kaynaklarının sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Dereli, iki ülkenin paylaştığı balık stoklarındaki tükenme olasılığının, tek ülkenin kullandığı stoklara göre %19 daha yüksek olduğu bilgisini paylaştı. Ege Denizi balıkçılık kaynakları için de bu riskin geçerli olduğunu belirten Dereli, Türkiye ve Yunanistan’daki tüm balıkçılık paydaşlarının birlikte uyum içinde çalışması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Dereli yaptığı sunumda, köpek balıklarının ve deniz memelilerinin endişe verici seviyede tükendiği, ticari balıkçılıkta birim çaba başına av miktarının hem Türkiye’de hem de Yunanistan’da sürekli azaldığı ve Ege Denizi’nde karaya çıkartılan türler için iki ülke tarafından uygulanan asgari avlanma boy düzenlemeleri arasında uyumsuzluklar olduğu bilgisini paylaştı. Uzmanlar Ege’deki tehlikeye dikkat çekti İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Batır, Ege Denizinde yaşanan uluslararası hukuk sorunlarını, alan kullanımıyla ilgili her iki kıyıdaş ülkenin savlarını ve Türk balıkçıların avcılık yapabileceği sahaları detaylarıyla paylaştı. Ege Denizinin biyolojik çeşitliliği ve stratejik önemine değinen Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdet Ünal, uyumlu düzenleyici kararların hayata geçirilmesiyle ilgili sorumluluğun resmi kurumlarda olduğunu vurguladı. Ünal, Avrupa Birliğinin Ege’yi de içine alan Akdeniz’deki Canlı Deniz Kaynaklarının Sürdürülebilir Yönetimiyle ilgili Konsey Tüzüğünün ve Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu çalışmalarının istenen uyumu sağlamada yeterli olamadığına dikkat çekti ve ilgilileri harekete geçmeye çağırdı. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Tosunoğlu yaptığı sunumda, avcılık uygulamalarında ülkemiz ile Yunanistan arasındaki düzenleme farklılıklarına ve bunların iki ülkenin balıkçılıkla ilgili kurumları tarafından giderilmesi gerektiğine değindi. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Avcılık ve Kontrol Daire Başkanlığı, Avcılık Düzenlemeleri Koordinatörü Yılmaz Asutay Turan, Ege Denizi’ndeki uluslararası sularda avcılık düzenlemeleri, taraf olunan uluslararası kuruluşlara ilişkin bilgi verdi. Uluslararası sularda avcılık faaliyetlerinin 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’na göre yapıldığını belirten TURAN, koruyucu yaklaşım sergileyen çalışmalarla Türkiye’nin 4’üncü kez Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu (GFCM) tarafından "Tam Uyum Ödülü aldığını ifade etti. Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan Dr. Ejbel Çıra Duruer ise, Uluslararası sularda avcılık ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın balıkçılık faaliyetlerinin izlenmesi kontrol ve denetimine yönelik çalışmaları hakkında bilgi verdi.
ATO Başkanı Baran: "İstihdamı zorlaştıran, üretimi ve ticareti ağırlaştıran düzenlemelerden, yüklerden kaçınmalıyız"
31 Ekim 2025 Cuma - 11:52 ATO Başkanı Baran: "İstihdamı zorlaştıran, üretimi ve ticareti ağırlaştıran düzenlemelerden, yüklerden kaçınmalıyız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi beklenen kanun teklifinin işverenlerin sosyal güvenlik yüklerini artırıcı düzenlemeler içerdiğini belirterek, "İstihdamı zorlaştıran, üretimi ve ticareti ağırlaştıran düzenlemelerden, yüklerden kaçınmalıyız. Mevcut kanun teklifinde yer alan düzenlemeler Meclis aşamasında yeniden değerlendirilmeli" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, yaptığı yazılı açıklamada geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen ve TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi beklenen ‘Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nde işverenler üzerindeki sosyal güvenlik yüklerini artırmaya yönelik düzenlemelerin yer aldığını belirtti. Baran, söz konusu düzenlemelerin ekonomi üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğini ifade ederek, "İstihdamı zorlaştıran, üretimi ve ticareti ağırlaştıran düzenlemelerden, yüklerden kaçınmalıyız. Devletimizin güçlü olması, özel sektörümüzün güçlü olmasıyla mümkün. Devlete vergisini, primini düzenli ödeyen işletmelerin yükünün arttığı değil, teşvik edildiği bir sistem hepimizin ortak çıkarına olacaktır. Mevcut kanun teklifinde yer alan düzenlemeler Meclis aşamasında yeniden değerlendirilmeli" ifadelerine yer verdi. "İşverenler istihdamı yük olarak değil, yatırım olarak görmeli" Baran, kanun teklifinde yer alan düzenlemeyle malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranının işveren hissesinin yüzde 11’den yüzde 12’ye yükseltilmesinin öngörüldüğünü belirterek, "Ayrıca kanun teklifiyle genç girişimcilere sağlanan Bağ-Kur prim desteğinin kaldırılması, uzun vadeli sigorta kolları prim oranının artırılması söz konusu. Diğer yandan Bağ-Kur sigortalılık süreleri durdurulanların ihya prim oranının yüzde 45’e yükseltilmesi öngörülüyor. En küçüğünden en büyüğüne hemen her işletmenin finansmana erişiminin zorlaştığı, dezenflasyon sürecinin devam ettiği bir ekonomik konjonktürde istihdam üzerine ek yük getiren bu düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. İşverenlerin istihdamı yük olarak değil, yatırım olarak gördüğü bir sistem kurmalıyız" diye konuştu. "Hizmet sektörü görmezden gelinmemeli" Baran, kanun teklifinde imalat dışı sektörlerde işverenlere Hazine tarafından sağlanan 4 puanlık işveren prim teşvikinin 2 puana düşürülmesine de yer verildiğini belirterek, istihdam deposu durumundaki ticaret dünyasının, hizmet sektörünün bu düzenlemeden olumsuz etkileneceğini kaydetti. Baran, "Bir süre önce istihdamı artırmak üzere 5 puan olarak uygulanan işveren prim desteği, ihtiyacı olan sektörlere aktarılmak üzere 4 puana düşürülmüştü. Mevcut kanun teklifinde yer alan düzenlemede ise imalat sektöründe bu oranın korunması, diğer sektörlerde 2 puana düşürülmesi öngörülüyor. Burada her ne kadar üretimin olumsuz etkilenmemesi yönünde bir hassasiyet gösterilse de ülkemizde gayrisafi yurtiçi hasılaya en fazla katkı ve istihdam sağlayan sektörlerin başında gelen ticaret ve hizmet sektörünün bu düzenlemeden olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz. Bu düzenlemenin ticaret ve hizmet sektöründeki işletmelerin yükünü artıracağı, istihdamı azaltacağı, kayıt dışı çalışmaya yol açacağı kanaatindeyiz. Dolayısıyla da kanun teklifinde yer alan bu düzenlemelerin ekonominin ve iş dünyasının gerçekleriyle tam örtüşmediğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. 200 milyar liralık ek istihdam yükü Baran, imalat sektörü dışındaki sektörlerde işveren prim teşvikinin yüzde 2 olarak uygulanması ve işveren prim oranlarının artırılması durumunda iş dünyasına getireceği maliyete de değinerek, "İmalat sektörü dışındaki sektörlerde bu desteğin 2 puana düşürülmesinin işverenlere 97,6 milyar liralık, yine işveren sigorta primlerindeki artışların da 111 milyar liraya yakın ek yük oluşturacağı belirtiliyor. Kanun teklifinin yasalaşması durumunda iş dünyasına yaklaşık 200 milyar liralık ek istihdam yükü söz konusu olacak" açıklamasında bulundu.
Başkan Büyüksimitci: "Kayseri’nin aylık ihracatı yüzde 6 arttı"
31 Ekim 2025 Cuma - 11:48 Başkan Büyüksimitci: "Kayseri’nin aylık ihracatı yüzde 6 arttı" Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Eylül ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi. Başkan Büyüksimitci, eylül ayında Kayseri’nin ihracatının bir önceki aya göre yüzde 6,29 oranında artarak 322 milyon 923 bin dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 2,92 oranında bir artış olduğunu açıklayan Başkan Büyüksimitci, Kayseri’nin ilk dokuz aylık ihracatın 2 milyar 812 milyon 682 bin dolar olduğunu, son 12 aylık ihracatın ise 3 milyar 783 milyon 967 bin dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Başkan Büyüksimitci, eylül ayında Kayseri’den 147 ülkeye ihracat yapıldığını, İtalya, ABD ve Irak’ın ihracat yapılan ülkeler sıralamasında ilk üç sırada olduğunu, mobilya, kablo ve elektrikli ev aletlerinin ise ihracatta en fazla paya sahip sektörlerin başında geldiğini açıkladı. Küresel ekonomide dalgalanmaların devam ettiğine dikkat çeken Başkan Büyüksimitci, "Dünya ticaretinde belirsizlikler hâlâ güçlü şekilde hissediliyor. Korumacılık eğilimleri, jeopolitik gelişmeler ve finansman maliyetlerindeki artış, ihracatçılarımızın önünde ciddi engel oluşturuyor. Buna rağmen Kayseri sanayisi, üretim ve dış ticaretteki kararlılığını koruyor" dedi. Sanayicilerin öncelikli beklentilerine vurgu yapan Büyüksimitci, "Öngörülebilir ekonomik ortam, erişilebilir finansman imkanları ve ihracat destek mekanizmalarının güçlendirilmesi; üretim, yatırım ve istihdamın sürdürülebilirliği adına büyük önem taşıyor. Mevcut ekonomik şartlar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve küresel rekabet baskısı dikkate alındığında, 31 Ekim itibari ile sona eren yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinin hem süresinin uzatılması hem de oranının artırılması büyük önem taşımaktadır. Destek oranının en az yüzde 5’e çıkarılması, ihracatçılarımıza ciddi bir nefes aldıracak ve üretim, yatırım ile istihdamın sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır. Bu düzenlemenin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmasını tüm üreticilere teşekkür ederek noktalayan Büyüksimitci, "Kayseri’nin üretim gücünü ileriye taşıyan tüm sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve emek veren çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Birlik, beraberlik ve ortak akılla hareket ettiğimiz sürece, şehrimizin ve ülkemizin kalkınma yolculuğunu daha da güçlü adımlarla sürdüreceğimize yürekten inanıyorum" diye konuştu.
Başkan Gülsoy; Eylül ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi
31 Ekim 2025 Cuma - 11:34 Başkan Gülsoy; Eylül ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Eylül Ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Eylül ayında 322 milyon 923 bin dolar ihracat, 146 milyon 174 bin dolar ithalat gerçekleştirildiğini belirten Başkan Gülsoy; "Yılın son çeyreğine toplam 2 milyar 812 milyon 682 bin dolarlık ihracatla giriyoruz. Bu başarı; alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğinin bir yansımasıdır. Dünya için üreten, ülkemiz için rekabet eden tüm firmalarımıza, çalışanlarına ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. TÜİK verilerine göre 2025 yılı Eylül ayı ihracat rakamlarını değerlendiren KTO Başkanı Ömer Gülsoy; "Eylül ayında 147 ülkeye, 322 milyon 923 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,94 artış, bir önceki aya kıyasla yüzde 6,29 oranında yine artış yaşanmıştır. İthalatımız ise 146 milyon 174 bin dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 29,53 artış, bir önceki aya oranla yüzde 7,26 artış gerçekleşmiştir. Yılın 9 ayını toplam 2 milyar 812 milyon 682 bin dolar ihracat ile kapattık. Geçen yıla oranla yüzde 1,15 oranında artış yaşandı. Yılın ilk 9 ayında toplam ithalatımız ise 1 milyar 331 milyon 474 bin dolar olmuştur. Geçen yılın ilk 9 ayına oranla yüzde 15,80 oranında artış yaşanmıştır" diye konuştu. Kayseri’den ihracat gerçekleştirilen ülkeler hakkında da bilgiler veren Gülsoy; "İhracat pazarlarımız; Almanya, ABD, Irak, Avusturya, İtalya, Romanya, Fransa, Romanya Birleşik Krallık ve Gürcistan’dır" ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy; "Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Çelik, Kimyevi Madde ve Mamulleri, İklimlendirme Sanayii, Makine ve Aksamları, Hazır Giyim ve Konfeksiyon, Halı, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamulleri, Deri ve Deri Mamulleri, Kuru Meyve ve Mamulleri, gibi sektörlerde artış yaşanırken Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Demir ve Demir Dışı Metaller, Tekstil ve Ham maddeleri, Madencilik Ürünleri gibi sektörlerde azalış gerçekleşmiştir" dedi. Küresel ekonomideki dalgalanmalara, artan maliyetlere ve jeopolitik belirsizliklere rağmen Türk ihracatının büyümesini sürdürdüğünü vurgulayan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, şunları dile getirdi; "İhracat, Türkiye ekonomisinin en önemli itici güçlerinden biridir. Kayseri olarak biz de bu büyümeye güçlü bir katkı sunuyor, ülkemizin üretim ve ihracat hedeflerine her geçen gün daha fazla destek veriyoruz. Dünya ve ülke ekonomimizdeki kırılganlıklar göz önünde bulundurulduğunda ihracatta atılacak her adım ve buna bağlı olarak her birim artış döviz girdisiyle birlikte ülkemiz ekonomisine en büyük katkıyı sunmaktadır. Özellikle finansman konusunda sıkıntıların arttığı bir dönemde firmalarımızın üretimlerini ve ticaretlerini devam ettirebilmeleri için ticari kredi kullanımı artırılmalıdır. Bu sebeple ticari kredilerde büyüme sınırının artırılmasını istiyoruz. Bununla birlikte, KOSGEB fuar katılımı destekleri yeniden verilmeye başlanılmalıdır. Sektörlerimiz şimdiden bunun eksikliğini yaşamaktadır. Fuar katılımı destekleri firmalarımızın sektörel gelişmeleri takip etmelerini ve dış ticaretlerini geliştirmelerine imkan sağlamaktadır. Biz ülkemizin gücüne, alınacak tedbirler ve kolaylaştırıcı adımlarla, ihracatımızı güçlendirebileceğimize inanıyoruz. Tüm zorlu şartlara rağmen üreten, rekabet eden ve Türk ürünlerinin dünyada var olması için çabalayan tüm firmalarımız ile çalışanlarına teşekkür ediyorum."