EKONOMİ
Başkan Alan: "Sanayi sitesinde söylem dönemi bitti eylem dönemine geçilmeli" 05 Mayıs 2026 Salı - 20:50:36 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitesinin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarla istişarelerde bulunduklarını dile getiren Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik" dedi. Elazığ Ticaret ve sanayi Odası aylık Meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan ile Meclis Üyeleri katıldı. Bu şehrin her sorununun, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın da sorunu olduğunu ve buna asla duyarsız ve ilgisiz kalamayacaklarını ifade eden Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, "Zira biz biliyoruz ki ulaşımda, eğitimde, kültür-sanatta yeterince gelişememiş bir şehrin ekonomisi de gelişemez, kabuğunu kıramaz. Sosyal faaliyetlerin az olduğu şehirler iş dünyası ve yatırımcının ilgisini çekmez. Yatırımcısı değer görmeyen ve kadir kıymeti bilinmeyen bir şehre de yeni yatırımcılar gelmez" diye konuştu. Ağır geçen bir kış mevsimin ardından yine zaman zaman afet derecesine varan ve özellikle tarımsal alanların zarar görmesine sebep olan bir mevsimi yaşadıklarını ifade eden Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, oda olarak tarım alanları zarar gören üreticilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için ilgili kurumlar nezdinde girişimlerini anında başlattıklarını dile getirdi. Önceki günlerde Elazığ Sanayi Sitesindeki esnafları ziyaret ettiklerini ifade eden Başkan Alan; "Alın teriyle helal kazanç için her sabah kepenklerini besmeleyle açan Sanayi Sitesi esnaflarımızı ziyaret ettik. Emekle yoğrulan, güler yüz ve muhabbetle dolan her bir işyerimizde esnaflarımızın samimi gayretleri ve özverili çalışmalarının şehrimiz insanına ne kadar önemli katkılar sunduğunu bizzat gördük. Şehrimiz ekonomisinin bel kemiği olan esnaflarımızla sohbet edip sanayi sitesinin fiziki kapasitesinin yetersizliği ile yaşanan diğer sorunlar ve çözüm yollarını istişare ettik. 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitemizin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarımızla istişarelerde bulunduk. Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik. Konunun kesin çözümü adına önümüzdeki hafta Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında tüm milletvekillerimiz ve esnaf temsilcileriyle bir araya gelerek nihai çözüm için somut adımlar atmayı hedefliyoruz. Ve artık bu sorun bitsin istiyoruz. Sanayi Sitesi gezimizde esnaflarımızla yaptığımız görüşmeler sonrası, mevcut Sanayi Sitemizin günümüz ihtiyaçlarına cevap vermediği ve bu sorunun artık sorun olmaktan çıkarılıp çözüme odaklanılmasına yönelik çağrımıza kayıtsız kalmayıp problemi TBMM kürsüsünden dile getirerek bizlere destek veren MHP Milletvekilimiz Semih Işıkver’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Diğer milletvekillerimiz ve Sanayi Sitesi esnaflarımızın katılımlarıyla odamız çatısı altında yapacağımız toplantıyla bu meselenin çözümüne odaklanalım istiyoruz" şeklinde konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:52 Manisa’ya 50 bin dolarlık uluslararası hibe Manisa Büyükşehir Belediyesi, Bloomberg Philanthropies tarafından desteklenen "Gençlik İklim Eylemi Fonu" (YCAF) kapsamında 50 bin dolarlık hibe almaya hak kazandı. Dünya genelinde sadece 300 şehrin kabul edildiği programla Manisalı gençlerin iklim projelerine 5 bin dolara kadar finansal destek sağlanacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir çevre projeleriyle uluslararası arenada büyük bir başarıya imza attı. Bloomberg Philanthropies desteğiyle yürütülen Gençlik İklim Eylemi Fonu’na kabul edilen Manisa, kente kazandırılan 50 bin dolarlık kaynağı tamamen gençlerin fikirleri için kullanacak. 15-24 yaş arası gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol almasını hedefleyen program kapsamında, gençlerin geliştireceği projelere 1.000 ile 5.000 dolar arasında mikro hibe desteği verilecek. Şeffaf ve katılımcı bir süreçle yürütülecek başvurular, bağımsız bir değerlendirme komitesi tarafından incelenecek. Seçilen projeler, tamamen gençlerin liderliğinde belediyenin teknik desteğiyle hayata geçirilecek. Programın her aşamasını yakından takip edeceğini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, gençlerin enerjisini ve hayal güçlerini kentin iklim stratejisine dahil edeceklerini vurguladı. Proje süreci sonunda elde edilen başarılar, Dünya Günü (Earth Day) etkinlikleri kapsamında küresel platformlarda Manisa imzasıyla paylaşılacak. Başarı halinde hibe ikiye katlanacak Manisa’nın iklim değişikliğine karşı direncini artıracak olan bu stratejik adım, aynı zamanda yeni bir kapıyı da aralıyor. Programın ilk yılının başarıyla tamamlanması durumunda Manisa, ikinci yıl için de aynı miktarda hibe alma hakkına sahip olacak. Bu sayede gençlerin çevre vizyonu, kentin sürdürülebilir geleceğinde kalıcı bir yer edinecek.
Büyükşehir, Fethiye otogarını baştan sona yeniliyor
17 Kasım 2025 Pazartesi - 15:08 Büyükşehir, Fethiye otogarını baştan sona yeniliyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, Fethiye Şehirlerarası Otobüs Terminalini uzun bir hukuk mücadelesinden sonra devralarak daha kaliteli hizmet sunabilmek için başlattığı yenileme çalışmalarına devam ediyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, Fethiye Şehirlerarası Otobüs Terminalinde devraldığı günden bu yana birçok birimin koordinasyonuyla altyapıdan çevre düzenlemesine, güvenlikten yolcu konforuna kadar pek çok alanda önemli iyileştirmeler gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi’nin koordineli çalışmalarıyla Fethiye Şehirlerarası Otobüs Terminali, hem yolcular hem de terminal esnafı için daha güvenli ve konforlu bir yapıya doğru hızla dönüşüyor. Altyapı ve güvenlik yenilendi Terminalde internet, kamera ve elektrik hatlarında büyük ölçüde yenileme yapıldı. İnternet ve kamera altyapısı tamamen elden geçirilirken, yaklaşık 36 adet güvenlik kamerasının montajı tamamlandı. Güvenlik ofisine canlı izleme monitörü yerleştirildi ve terminal giriş çıkışlarında bariyer sistemleri yenilendi. Turnike alanı tel örgüyle kapatılarak güvenli hale getirildi, açıkta bulunan elektrik kabloları beton ve pano içerisine alınarak riskler ortadan kaldırıldı. Terminaldeki bazı noktalarda kırık mazgallar yenilendi, X-Ray alanında düzenleme yapılarak beton zemin seramikle kaplandı. Güvenlik personeli eğitimlerinin ardından personelin sertifikalandırma süreci başlatıldı. Kapsamlı yapısal ve çevresel düzenlemeler yapıldı Ekiplerin koordineli çalışmasıyla terminal genelinde çok sayıda yapısal düzenleme yapıldı. Peron sayısı 9’dan 13’e çıkarıldı, bozuk kaldırımlar yenilendi, kilit parke döşemeleri gerçekleştirildi. Terminal otoparkında yaya yolu çizgileri, yönlendirme levhaları ve acil toplanma alanı işaretlemeleri yapıldı. Depolama alanında bozuk zeminler iş makineleriyle iyileştirildi; terminal içindeki kırık ve çamurlu bölgeler doldurularak düzenlendi. Yolcu konforu için yeni düzenlemeler Yolcu bekleme salonu, mescit ve bebek bakım odasında tamirat ve boya çalışmaları tamamlandı; klima montajları yapılarak bu alanlar modern bir görünüme kavuşturuldu. Ayrıca yeşil alan planlaması yapılarak peyzaj çalışmaları tamamlandı. Terminalde kesintisiz şekilde devam eden yenileme çalışmaları sayesinde hem işletme verimliliği arttı hem de yolcu ve terminal esnafının kullanım şartları iyileştirildi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Süleyman Özdemir, terminalde devam eden çalışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Muğla Büyükşehir Belediyemize ait Fethiye Otogarı’nı 2024 yılında teslim aldıktan sonra ivedilikle yenileme çalışmalarına başladık. Önce İlgili Bakanlıktan T1 yetki belgemizi aldık. Sonrasında Bebek Bakım Odası, Yolcu Bekleme Salonu, X-Ray Cihazı bunları yaparak vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Ayrıca otogarımızda bulunan tuvaletleri yenileyerek vatandaşlarımızın hizmetine ücretsiz olarak sunduk. Otogarımızın tek giriş ve çıkış noktasını belirledik ve otogardaki güvenliği sağlamış bulunmaktayız. Ayrıca otogarımızın genelinde bakım, onarım ve peyzaj çalışmalarımızı da tamamladık. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın talimatları doğrultusunda yenileme çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Fethiye’nin, Muğla’nın önemli turizm merkezlerinden birisi olması nedeniyle terminalin hem yolculara, hem de esnafa güven veren, konforlu ve çağın ihtiyaçlarına cevap veren bir yapıya kavuşmasının önemli olduğunu, terminali devraldıktan sonra başlattıkları çalışmaların yalnızca fiziki bir yenileme değil; aynı zamanda vatandaşların kent içi ve şehirlerarası ulaşımda kendini güvende hissettiği, rahatça hizmet alabildiği bir ortamı oluşturma çabası olduğunu açıkladı.
"Çalışan sağlığı, kurumsal başarının teminatı"
17 Kasım 2025 Pazartesi - 14:55 "Çalışan sağlığı, kurumsal başarının teminatı" Şirketler, kurumsal sağlık sigortaları ile çalışanlarına özel sağlık hizmetlerine hızlı erişim, etkili tedavi imkânı ve yüksek memnuniyet sağlıyor. Kurumların en değerli varlıkları kuşkusuz çalışanları. Çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlığını korumak ise şirketlerin en önemli görevlerinden biri. Bu gereklilik artık sadece bir yan hak değil; şirketlerin verimliliği, itibarı ve sürdürülebilirliği açısından da stratejik bir konu haline geldi. Brooklyn Sigorta & Reasürans Brokerliği A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Selin Pehlivan, "Kurumsal sağlık sigortası, bir mali koruma aracı olmanın ötesinde; kurum kültürünü güçlendiren, çalışan bağlılığını artıran bir yönetim politikasıdır. Biz de her kurumun yapısına, bütçesine ve vizyonuna uygun sağlık planları geliştiriyoruz" dedi. Kurumlara özel sağlık sigortası Kurumsal sağlık sigortalarının, şirketlerin çalışanlarına özel sağlık hizmetlerine hızlı erişim, etkili tedavi imkânı ve yüksek memnuniyet sağladığını vurgulayan Pehlivan, "Her şirketin dinamiği farklı. Biz, insan kaynakları politikası ve çalışan profiline göre poliçeyi yeniden kurguluyoruz. Böylece kurumun sağlık yatırımı, çalışan bağlılığına doğrudan katkı sağlıyor" dedi. Kurumsal tamamlayıcı sağlık sigortası SGK’lı çalışanlara yönelik kurumsal tamamlayıcı sağlık sigortalarının, işletmelere yüksek fayda ve düşük maliyet dengesi sunduğunun altını çizen Pehlivan, SGK anlaşmalı özel hastanelerde fark ücretini karşılayan bu sistemin, şirketlerin çalışan memnuniyetini artırırken, bütçe yönetimini de kolaylaştırdığını ifade etti. Pehlivan, "Tamamlayıcı sağlık sigortası, özellikle geniş ekiplere sahip kurumlar için en rasyonel çözümlerden biri. Şirketler hem çalışanına değer veriyor hem de sağlık giderlerini planlı hale getiriyor" diye konuştu.
Nefes kredisinin kredi hacmi 50 milyar liraya yükseltildi
17 Kasım 2025 Pazartesi - 14:43 Nefes kredisinin kredi hacmi 50 milyar liraya yükseltildi Siirt Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Güven Kuzu, TOBB Nefes Kredisinin üçüncü paketinde önemli bir genişleme yapıldığını belirterek, toplam kredi hacminin 25 milyar liradan 50 milyar liraya yükseltildiğini duyurdu. Ekonomik dalgalanmaların işletmeler üzerindeki baskısını azaltmayı hedefleyen Nefes Kredisinin, düşük faiz oranları ve uygun geri ödeme şartlarıyla KOBİ’ler için önemli bir fırsat sunduğunu ifade eden Kuzu, özellikle finansmana erişimde zorluk yaşayan işletmelerin bu paketle ciddi bir rahatlama sağlayacağını vurguladı. STSO olarak üyelerin ihtiyaçlarını yakından izlediklerini Kuzu, ekonomik canlılığın korunması ve işletmelerin ayakta kalması için finansmana erişimin kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Kuzu, "Bu kapsamda yaptığımız girişimlerin sonuçlanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz. Üyelerimiz için önemli bir imkan daha sağlanmış oldu" dedi. Yeni kredi paketi kapsamında başvuruların 19 Kasım Çarşamba günü başlayacağını belirten Kuzu, başvuru süreçlerinin belirlenen bankalar üzerinden yürütüleceğini ve STSO’nun üyelerine gerekli yönlendirmeleri yapmayı sürdüreceğini ifade etti. Nefes Kredisi sürecine katkılarından dolayı TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür eden Kuzu, tüm STSO üyelerini bu finansman desteğinden yararlanmaya davet etti. Başvurular, TOBB’a bağlı oda ve borsa üyesi işletmelere açık olacak. 19 Kasım 2025’te başlayacak başvurularda her işletme en fazla 1,5 milyon lira kredi kullanabilecek. Kredi, 6 ay anapara ödemesiz olmak üzere toplamda 36 aya kadar vadelendirilecek. 24 aya kadar yüzde 33, 24 ay üzeri için yüzde 32 faiz oranı uygulanacak. STSO, üyelerinin sürdürülebilir büyümesini desteklemek amacıyla bu finansman fırsatını yakından takip edeceklerini açıkladı.
Türk Eğitim-Sen: "Öğretim üyelerinin erken emeklilik süreci hakkında YÖK’e yazı gönderdik"
17 Kasım 2025 Pazartesi - 14:36 Türk Eğitim-Sen: "Öğretim üyelerinin erken emeklilik süreci hakkında YÖK’e yazı gönderdik" Türk Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Kamil Terzi, öğretim üyelerinin yaş haddinden emeklilik sürecine ilişkin yaşanacak sorunlara dikkat çekerek Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) resmî yazı gönderdiklerini açıkladı. 1 Temmuz 2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7033 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda yapılan düzenleme gereği öğretim üyelerinin görevle ilişiğinin kesilmesini gerektiren yaş haddi 67 olarak belirlenmişti. Halihazırda yürürlükte olan Geçici 55. madde, belirli devlet üniversitelerinde öğretim üyelerinin 75 yaşına kadar istihdam edilebilmesine imkân tanıyordu. Ancak bu geçici düzenleme 31 Aralık 2025 tarihinde sona erecek. Türk Eğitim-Sen’den gönderilen yazıda, mevcut düzenleme ile 67 yaşını doldurmuş çalışanların yaş haddinden emekli olmalarının 2025-2026 eğitim yılında çok sayıda programda ders, danışmanlık, yürütülen TÜBİTAK-AB projeleri, sağlık ve mühendislikte klinik-saha hizmetleri gibi yapılan tüm iş ve işlemlerde aksamalara neden olacağı belirtildi. YÖK’e gönderildiği belirtilen yazıda şu ifadelere yer verildi: "Nitelikli insan kaynağının korunması, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinin aksamaması, akreditasyon ve kalite güvencesi gerekliliklerinin sürdürülebilmesi, Eğitim-öğretim ve araştırmanın sürekliliği gibi birçok husus göz önünde bulundurularak hali hazırda yaş sınırı nedeni ile emekli olmak durumunda olan çalışanların mağduriyetinin engellenmesi ve kamu yararının gözetilmesi için gerekli tedbirlerin alınması adına eğitim sendikaları başta olmak üzere sürecin bütün tarafları ile birlikte planlanarak, TBMM nezdinde girişimde bulunulması ancak süreç sonuçlanıncaya dek Geçici 55/2’nin 31.12.2030’a uzatılması yönündeki geçiş tedbirinin ilgili Bakanlıklar ve Komisyonlarla koordinasyon içinde desteklenmesini arz ederiz."
Çalışanlar performans değerlendirmenin zam ve terfi kararları için yapıldığını düşünüyor
17 Kasım 2025 Pazartesi - 14:02 Çalışanlar performans değerlendirmenin zam ve terfi kararları için yapıldığını düşünüyor Çalışanların yetkinliklerini, iş süreçlerine katkılarını ve gelişim alanlarını bütüncül biçimde ele alıp geri bildirim vermek üzere belirli periyotlarda yapılan performans değerlendirme konusunda anket düzenlendi. 598 kişinin katılımıyla düzenlenen ankete göre, çalışanların yüzde 66’sı performans değerlendirme sürecinin ağırlıklı olarak zam ve terfi kararları için yapıldığını, her iki çalışandan biri de performans değerlendirmelerinde kıdemlilerin daha avantajlı olduğunu düşünüyor. Özellikle kurumsal şirketlerdeki insan kaynakları süreçlerinin önemli bir parçası olan performans değerlendirme, düzenli ve şeffaf bir şekilde yapıldığında hem şirket kültürünü güçlendiriyor hem de çalışanların kariyer yolculuğunu destekliyor. Ancak uygulamadaki amaç ile çalışanların bu süreci nasıl değerlendirdiği farklılık gösterebiliyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK’nın LinkedIn üzerinden yaptığı anket, çalışanların performans değerlendirmeye yönelik bakış açılarını ortaya koydu. Çalışanların performans değerlendirmeyi gelişim odaklı görmüyor Ankete katılanların yüzde 66’sı şirketlerinde yapılan performans değerlendirmenin amacının terfi ve zam kararları olduğunu söyledi. Bunu yüzde 19 ile hedeflerle uyumu ölçmek, yüzde 8 ile çalışan bağlılığını artırmak, yüzde 7 ile de eğitim ve gelişim planı oluşturmak izledi. Maaş ve terfi konusunda performans değerlendirme belirleyici Çalışanlara göre performans değerlendirmedeki sonuçlar özellikle maaş artışı ve terfi kararlarının alınmasında önemli bir role sahip. Her 100 çalışandan 21’i performans değerlendirmenin maaş artışı ve terfi kararlarında yüzde 100 etkili, 30’u ise kısmen etkili olduğunu ifade etti. Performans değerlendirmenin bu kararın alınmasında düşük bir paya sahip olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 25, hiç etkili olmadığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 24 oldu. Kıdemlilerin daha avantajlı olduğu düşünülüyor Ankette, performans değerlendirmede kıdemin etkisinin olup olmadığı da soruldu. Çalışanların yüzde 50’si, yani her iki çalışandan biri kıdemlilerin avantajlı olduğunu belirtirken yüzde 25’i yeni çalışanların avantajlı olduğunu, yüzde 25’i ise kıdemin bu süreci etkilemediğini savundu. "Ödül-ceza mekanizması gibi görülüyor" Kolay İK COO’su Tunca Üçer, çalışanların performans değerlendirmeyi gelişim odaklı bir araçtan ziyade ödül-ceza mekanizması olarak gördüğünü söyledi. Bu yaklaşımın uzun vadeli bir gelişim kültürü oluşturmayı zorlaştırdığını vurgulayan Üçer şöyle devam etti: "Performans değerlendirmenin asıl amacı, çalışanların güçlü yönlerini ortaya çıkarmak, gelişim alanlarını netleştirmek ve sürdürülebilir bir geri bildirim kültürü inşa etmek olmalı. Ancak eğitim ve gelişim planlamasının yüzde 7 gibi düşük bir oranda kalması, çalışanların bu sürecin gelişimlerini yeterince desteklemediğini düşündüklerini ortaya koyuyor. Öte yandan çalışanlar, performans sistemlerinin kritik kararlara yeterince yansımadığını ifade ediyor. Bu da süreçlerin güvenilirliği ve şeffaflığına dair algıyı zayıflatıyor. Terfi-kıdem ilişkisine yaklaşımları ise performans değerlendirmelerinde fırsat eşitliği beklediklerine işaret ediyor. Şirketler performans değerlendirmelerini karar süreçleriyle daha görünür biçimde ilişkilendirdiğinde hem güven hem bağlılık artacaktır."
Bursa kestane şekeri AB’den coğrafi işaret tescili aldı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 13:32 Bursa kestane şekeri AB’den coğrafi işaret tescili aldı Bursa Kestane Şekeri, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) girişimleriyle Avrupa Birliği’nden (AB) coğrafi işaret tescili aldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, "Bursa Kestane Şekeri’mizin adını dünyaya taşıması; üreticilerimize, ticaretimize ve ihracatımıza önemli katkılar sağlayacak. Kentimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. BTSO, Bursa’nın geleneksel lezzetlerini uluslararası ölçekte markalaştırmak amacıyla coğrafi işaret tescil çalışmalarını sürdürüyor. Bugüne kadar yurt içinde yedi farklı ürünün tescil sürecine öncülük eden BTSO, AB’den coğrafi işaret tescili alınması konusunda da önemli ilerlemeler kaydetti. Yapılan çalışmalar sonucunda Bursa Siyah İnciri, Gemlik Zeytini ve Bursa Şeftalisi’nin ardından Bursa Kestane Şekeri de kentin AB’den tescil alan dördüncü ürünü oldu. Bursa kestane şekeri tescillendi BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın coğrafi yapısı, tarımsal üretimi, tarihi ve kültürel çeşitliliği ile geleneksel ürünler bakımından Türkiye’nin en zengin şehirlerinden biri olduğunu belirtti. Sahip oldukları değerleri koruyarak gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini ifade eden Burkay, "Bu doğrultuda şehrimize özgü geleneksel ve yöresel ürünler için coğrafi işaret tescili alma çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bursa Kestane Şekeri için yürüttüğümüz Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescil sürecini başarıyla tamamladık. AB Komisyonu, yaptığımız başvuruyu uygun bularak resmi tescili gerçekleştirdi. Bu tescil, kestane şekerinin kökeni, üretim yöntemi ve kültürel bağlarıyla Bursa’ya ait olduğunu tüm dünyaya belgelemiştir" dedi. Coğrafi işaret tescilinin yerel üreticiye ve ülke ekonomisine önemli katma değer sağlayacağını vurgulayan Burkay, "Bu tescil, kestane şekerinin doğru şartlarda üretilmesini güvence altına alırken, ulusal ve uluslararası tanıtımını da güçlendirecek. Bursa Kestane Şekeri’mizin dünya çapında bilinirliğinin artması, üreticilerimize, ticaretimize ve ihracatımıza önemli katkılar sunacaktır. Kentimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Bursa Kestane Şekeri, kestane meyvesinin kabuklarının soyulup şurup içinde pişirilerek şekerlendirilmesiyle elde edilen geleneksel bir üründür. Bursa’da 1900’lü yılların başından bu yana meşhur Şekerciler Çarşısı’nda kestane şekeri üretimi yapılmaktadır. O dönemlerde Ankara’dan Bursa’ya gelen heyetlerin dönüşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e kestane şekeri götürdükleri de bilinmektedir. Uzun yıllar boyunca kestane şekerinin üretim merkezi Bursa, AB tescili ile bunu belgelemiş oldu.
Nefes Kredisi iki katına çıkarıldı, ilk 6 ay ödeme yok
17 Kasım 2025 Pazartesi - 13:32 Nefes Kredisi iki katına çıkarıldı, ilk 6 ay ödeme yok KOBİ’lere finansman desteği için başlatılan ikinci TOBB Nefes Kredisi paketi, yoğun talep üzerine 25 milyar liradan 50 milyar liraya çıkarıldı. Başvurular 19 Kasım’da başlıyor. KOBİ’lerin uygun şartlarla finansmana erişimini kolaylaştırmayı hedefleyen TOBB Nefes Kredisi, iş dünyasından gelen yoğun talep üzerine iki katına çıkarıldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların işbirliğiyle yürütülen kredinin hacmi 25 milyar liradan 50 milyar liraya yükseltildi. İş dünyasının yoğun talebi sonrasında TOBB’un girişimleri sonucu artırılan Nefes Kredisi’ne başvurular 19 Kasım Çarşamba itibariyle başlayacak. Krediye TOBB’a bağlı tüm Oda-Borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. İşletmeler, TOBB Nefes Kredisi başvurularını Halkbank, Vakıfbank, Ziraat Bankası, Denizbank, Garanti Bankası, Akbank, Yap Kredi ve Ziraat Katılım şubelerine yapabilecek. Artırılan kredi hacminde mevcut koşullar aynen devam edecek. Bir firma azami 1,5 milyon lira kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz şekilde azami 36 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yüzde 33, 24 ay üzerinde ise yüzde 32 faizle kullandırılacak. Temmuz ayında verilen ilk TOBB Nefes Kredisi ile 23 bin 515 firmaya 30 milyar lira destek sağlanmıştı. Böylece TOBB Nefes Kredisi ile bu yıl KOBİ’lere sağlanan toplam destek 80 milyar Türk Lirası’na ulaşmış olacak. Konu üzerine açıklamalarda bulunan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KOBİ’lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Sürekli vurguladığım en önemli problem finansmana erişim. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırı krediye erişimi zorlaştırıyor. Böyle bir dönemde KOBİ’lerimize destek olmak için yeni bir kaynak oluşturduk. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve Bankalar güç birliği yaptık. Amacımız zor günlerde KOBİ’lerimizin yanında durup çarkların dönmesini sağlamak. Temmuz ayında birinci Nefes Kredisi’ni hayata geçirdik. KOBİ’lerimize 30 milyar lira destek sağladık. İkinci Nefes Kredisi’ne ise 2 Ekim tarihinde başladık. Bu paketten şu an itibariyle 20 bin civarında firmamız yararlandı. 25 milyar Türk Lirası büyüklüğündeki kredi hacmi dolmak üzere. Oda-Borsa Başkanlarımız ve iş dünyamızdan gelen yoğun talep üzerine kredi tutarının artırılması yönündeki beklentimizi ilgili makamlara ilettik. Yaptığımız girişimler sonucu kredi hacmi 50 Milyar Türk Lirası’na yükseltildi. Böylece sadece 2025 yılı içerisinde TOBB Nefes Kredisi ile KOBİ’lere sağladığımız destek 80 milyar Türk Lirası’na ulaşmış olacak. Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen’e ve katılan tüm banka yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. KOBİ’lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması; daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir" Bir firmanın azami olarak 1,5 milyon lira kredi kullanabileceği TOBB Nefes Kredisi’ne TOBB’a bağlı Oda-Borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz şekilde azami 36 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yüzde 33, 24 ay üzeri yüzde 32 faizle kullandırılacak.
Avrupalı turistlerin dönüşüyle 2026 Pamukkale ve Karahayıt için yıldız yıl olacak
17 Kasım 2025 Pazartesi - 13:08 Avrupalı turistlerin dönüşüyle 2026 Pamukkale ve Karahayıt için yıldız yıl olacak UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan Pamukkale ve Karahayıt termal suları son dönemlerde Avrupa ülkelerin ilgisi çekmeye başladı. Avrupa tur şirketlerinin bölgede faaliyet gösteren otellerle yeni sözleşmeler imzalaması ve 2026 rezervasyonlarına sezon öncesi gösterilen ilgi 2026 yılının Pamukkale ve Karahayıt için yıldız bir yıl olacağına işaret ediyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan Pamukkale Hierapolis Örenyeri, her yıl yaklaşık 2,5 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor. Genel olarak yereli turistleri ve Uzak Doğu ülkelerinden ve Latin ülkelerinden turistleri ağırlayan Pamukkale ve Karahayıt artık Avrupa ülkelerinin de dikkatini çekiyor. Son yıllarda Avrupa ülkeleri tarafından gösterilen ilgi Avrupa tur şirketlerininde dikkatini çekerek bölgedeki oteller ile yeni sözleşmeler imzalamaya başladı. Uzak Doğu ve Latin ülkelerinin yanı sıra artık Avrupa ülkelerinden turist kafilelerini ağırlamayı hazırlanan Pamukkale ve Karahayıt için 2026 yılında ziyaretçi sayısının rekor kırması bekleniyor. 2026 yılı için Pamukkale ve Karahayıt’a ilginin yoğun olduğunu ve bölgede faaliyet gösteren birçok otelin 2026 rezervasyonlarını doldurduğunu belirten Adempira Termal Otel Genel Müdürü Recep Altuntaş, "2026 yılı sezonunda Ocak, Şubat ve Mart aylarına olan ilgi yoğun ama Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarının rezervasyonlarında geçen yıla kıyasla bir düşüş var ama sezon gelinde güzel bir ilgi var. Sezon geneline bakıldığında bölgedeki tüm otellerimiz hemen hemen dolu. Yıl sonuna kadar yoğun bir ziyaretçiyle sezonu tamamlayacağımıza inanıyoruz. 2026 yılının Eylül, Ekim ve Kasım aylarında yani son baharda ziyaretçi sayısında rekor kıracağımıza inanıyoruz. Kış sezonunda da iç pazar adı verdiğimiz etken devreye giriyor. Yılbaşı tatili, sevgililer günü ve okulların yarı yıl tatiline girmesi gibi özel günler kış sezonunu hareketlendiriyor" dedi. Son dönemlerde Avrupa ülkelerinden bölgeye yoğun ilgi göstermeye başladığını ifade eden Recep Altuntaş, "Pamukkale ve Karahayıt Termal kaplıcalarına son dönemlerde, Uzak Doğu ve Latin ülkelerinden yoğun bir ilgi var. Önceden Avrupa ülkelerinden çok bir ilgi görmüyorduk ama yine son dönemlerde oralardan da yeni misafirlerimiz ilgi göstermeye başladı. Bölgemizde yeni tur şirketlerin anlaşmalar yapıyor. Bölgemize yeni şirketlerin gelmesinin de 2026 sezonuna büyük katkı sağlayacağına ve yıldız bir sezon yaşayacağımıza inanıyoruz" şeklinde konuştu.
Fırat EDAŞ, zorlu kış şartlarına karşı sahada önlemlerini aldı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 12:57 Fırat EDAŞ, zorlu kış şartlarına karşı sahada önlemlerini aldı Fırat EDAŞ, zorlu mevsim koşullarına karşı saha ekipleri ve operasyon ağıyla Doğu Anadolu’da kesintisiz enerji sağlamak için çalışmalarına devam ettiğini duyurdu. Doğu Anadolu Bölgesi’nde kesintisiz elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), zorlu kış şartlarına karşı hazırlıklarını tamamladı. Bölgenin sert iklim koşullarına rağmen enerji arzında kesinti yaşanmaması için sahadaki tüm ekip ve ekipman gücüyle koordineli biçimde çalışmalarını sürdürüyor. Yapılan açıklamaya göre; bölge genelinde 589 arıza, onarım ve bakım çalışanı, 200 araç, 2 mobil trafo ve 100 mobil jeneratör ile 7/24 görev başında olan şirket, geniş operasyon ağı sayesinde enerji sürekliliğini güvence altına alıyor. Fırat EDAŞ yetkilileri, hava koşullarının en zorlu olduğu dönemlerde dahi abonelere güvenli ve sürdürülebilir enerji ulaştırmak için kararlılıkla çalıştıklarını vurguladı. Şirketten yapılan açıklamada, "Fırat EDAŞ olarak önceliğimiz, mevsim koşulları ne olursa olsun enerjinin sürekliliğini sağlamak. Bölgemiz coğrafi yapısı ve iklim koşulları açısından zorlu bir bölge olsa da saha ekiplerimizin özverili çalışmaları ve güçlü operasyon altyapımız sayesinde vatandaşlarımızın yaşam konforunu kesintisiz enerjiyle desteklemeye devam ediyoruz. Kış aylarına yönelik tüm hazırlıklarımızı tamamladık; olası riskleri önceden tespit ederek gerekli bakım ve güçlendirme çalışmalarını planlı bir şekilde gerçekleştirdik. Hedefimiz, her zaman olduğu gibi bu kış da bölge halkına güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir enerji sunmak" ifadelerine yer verildi.
Garanti BBVA ve Togg iş birliği ile dijital taşıt kredisi entegrasyonu
17 Kasım 2025 Pazartesi - 12:44 Garanti BBVA ve Togg iş birliği ile dijital taşıt kredisi entegrasyonu Garanti BBVA, Togg ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında tüzel müşterilerine yönelik dijital taşıt kredisi entegrasyonunu hayata geçirdi. Togg’un mobil uygulaması Trumore üzerinden araç seçimi yapan tüzel müşteriler, Garanti BBVA fiyatlamasıyla ön onay limitlerini görüntüleyebilecek, şubeye gitmeye gerek kalmadan mobil üzerinden kredi kullanımını tamamlayabilecek. Garanti BBVA, Türkiye’nin mobilite alanındaki önde gelen girişimlerinden Togg ile iş birliğini geliştirerek tüzel müşterilere özel dijital taşıt kredisi entegrasyonunu devreye aldı. Bu yeni süreç sayesinde tüzel müşteriler, Togg’un mobil uygulaması Trumore üzerinden araçlarını seçerken Garanti BBVA’nın kredi tekliflerini görebiliyor ve ön onay limitlerini görüntüleyebiliyor. Krediyi kullanmak istediklerinde ise mobil uygulamaya yönlenerek tüm süreci dijital olarak, şubeye gitmeye gerek kalmadan tamamlayabiliyor. Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Koray Öztopçu şunları söyledi: "Garanti BBVA olarak vizyonumuz, müşterilerimizin finansal yolculuklarının her adımında yanlarında olmak ve onlara en iyi deneyimi sunmak. Türkiye’nin önemli değerlerinden biri olan Togg ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği ile tüzel müşterilerimizin araç sahibi olma süreçlerini tamamen dijital, kolay ve erişilebilir bir hale getiriyoruz. Müşterilerimiz artık Trumore üzerinden araçlarını seçerken, kredi süreçlerini de hızlı ve güvenli bir şekilde dijital olarak tamamlayabiliyor. Biz bu entegrasyonu sadece bir finansman kolaylığı olarak değil, aynı zamanda müşteri deneyimini iyileştiren ve sürdürülebilir mobilite ekosistemine katkı sağlayan önemli bir adım olarak görüyoruz."
Malatya’da zirai donun etkileri için Üniversite ve Borsa arasında iş birliği protokolü imzaladı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 12:36 Malatya’da zirai donun etkileri için Üniversite ve Borsa arasında iş birliği protokolü imzaladı Malatya Ticaret Borsası ile İnönü Üniversitesi arasında ’Zirai Don Felaketinin Malatya’nın Sosyal ve Ekonomik Hayatına Etkisinin Analizi’ protokolü imzalandı. Ticaret Borsası’nda yapılan imza protokolüne Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan, İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Tuncel, Dekan Yardımcısı Murat Sezik, İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Uğur ve İktisat Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfur Bayat katıldı. 12 Nisan’da etkili olan zirai don olayının Malatya ekonomisine etkisini analiz etmek amacıyla hazırlanan projenin imza protokolünde konuşan Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan, "Türkiye genelinde 12 Nisan’da etkili olan zira don felaketinde Malatya etkilendi. İnönü Üniversitesi, zirai don sonrasında yaşanan her sıkıntıda bizlerle beraber iş birliği yaptı. Çok teşekkür ediyorum. 12 Nisan zirai don hadisesini 3 aşamada ele alacağımız bir çalışma yapacağız. Bu çalışmada birinci aşamada özellikle Malatya’da yaşanana zirai donun önce kayısı ağaçları üzerinde oluşturduğu etki, bununla beraber projenin ikinci aşamasında da özellikle zirai donun neden olduğu ekonomik kaybı, Malatya ekonomisine vermiş olduğu zararları hep beraber çalışacağız. Üçüncü aşamasında da bu projeyle zira donun sosyal etkisini ölçülmesini sağlayacağız. Bunu İnönü Üniversitesinden hocalarımızla araştırıp, raporlaştırıp yetkili kurumlara ileteceğiz, Malatyalılarla paylaşacağız" dedi. Başkan Özcan bu projenin zirai donun kayısı ağaçlarına, üreticilerin ve şehrin ekonomisine verdiği zararı ortaya koyacağını söyledi. Projenin ikinci paydaşı olan İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Tuncel ise, zirai don hadisesiyle birlikte büyük bir ekonomik kaybın olduğunun altını çizdi. Dekan Prof. Dr. Gökhan Tuncel, "Kayısının ekonomik girdisi şehrin can damarlarından birini oluşturuyor. Bu girdi birçok sektörü birbiriyle destekliyordu. Biz bu sektörlerin analizlerini yapmak istiyoruz. Hangi sektör nasıl etkilendi. Ekonomik etkiyle beraber sosyal açıdan da etkilenmeler oldu. Beyaz eşyanın alımından ev, otomobil ve hatta evlenmelere kadar bu süreçte etkilenmeler oldu. Bu tür sosyal etkilerin tamamını ele alan bir çalışma yapmak istiyoruz. Bundan sonraki süreçlere de rehberlik edecek bir çalışma olacak. Sahadan aldığımız veriler üzerine sistematik bir raporlama yapacağız. Burada kurumlar arası iş birliği önemli. Ticaret Borsası ile yakından çalışma imkânı bulduk. Bu çalışmaya sahip çıkılması lazım" diye konuştu.