EKONOMİ
Başkan Alan: "Sanayi sitesinde söylem dönemi bitti eylem dönemine geçilmeli" 05 Mayıs 2026 Salı - 20:50:36 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitesinin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarla istişarelerde bulunduklarını dile getiren Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik" dedi. Elazığ Ticaret ve sanayi Odası aylık Meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan ile Meclis Üyeleri katıldı. Bu şehrin her sorununun, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın da sorunu olduğunu ve buna asla duyarsız ve ilgisiz kalamayacaklarını ifade eden Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, "Zira biz biliyoruz ki ulaşımda, eğitimde, kültür-sanatta yeterince gelişememiş bir şehrin ekonomisi de gelişemez, kabuğunu kıramaz. Sosyal faaliyetlerin az olduğu şehirler iş dünyası ve yatırımcının ilgisini çekmez. Yatırımcısı değer görmeyen ve kadir kıymeti bilinmeyen bir şehre de yeni yatırımcılar gelmez" diye konuştu. Ağır geçen bir kış mevsimin ardından yine zaman zaman afet derecesine varan ve özellikle tarımsal alanların zarar görmesine sebep olan bir mevsimi yaşadıklarını ifade eden Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, oda olarak tarım alanları zarar gören üreticilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için ilgili kurumlar nezdinde girişimlerini anında başlattıklarını dile getirdi. Önceki günlerde Elazığ Sanayi Sitesindeki esnafları ziyaret ettiklerini ifade eden Başkan Alan; "Alın teriyle helal kazanç için her sabah kepenklerini besmeleyle açan Sanayi Sitesi esnaflarımızı ziyaret ettik. Emekle yoğrulan, güler yüz ve muhabbetle dolan her bir işyerimizde esnaflarımızın samimi gayretleri ve özverili çalışmalarının şehrimiz insanına ne kadar önemli katkılar sunduğunu bizzat gördük. Şehrimiz ekonomisinin bel kemiği olan esnaflarımızla sohbet edip sanayi sitesinin fiziki kapasitesinin yetersizliği ile yaşanan diğer sorunlar ve çözüm yollarını istişare ettik. 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitemizin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarımızla istişarelerde bulunduk. Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik. Konunun kesin çözümü adına önümüzdeki hafta Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında tüm milletvekillerimiz ve esnaf temsilcileriyle bir araya gelerek nihai çözüm için somut adımlar atmayı hedefliyoruz. Ve artık bu sorun bitsin istiyoruz. Sanayi Sitesi gezimizde esnaflarımızla yaptığımız görüşmeler sonrası, mevcut Sanayi Sitemizin günümüz ihtiyaçlarına cevap vermediği ve bu sorunun artık sorun olmaktan çıkarılıp çözüme odaklanılmasına yönelik çağrımıza kayıtsız kalmayıp problemi TBMM kürsüsünden dile getirerek bizlere destek veren MHP Milletvekilimiz Semih Işıkver’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Diğer milletvekillerimiz ve Sanayi Sitesi esnaflarımızın katılımlarıyla odamız çatısı altında yapacağımız toplantıyla bu meselenin çözümüne odaklanalım istiyoruz" şeklinde konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 17:52 Manisa’ya 50 bin dolarlık uluslararası hibe Manisa Büyükşehir Belediyesi, Bloomberg Philanthropies tarafından desteklenen "Gençlik İklim Eylemi Fonu" (YCAF) kapsamında 50 bin dolarlık hibe almaya hak kazandı. Dünya genelinde sadece 300 şehrin kabul edildiği programla Manisalı gençlerin iklim projelerine 5 bin dolara kadar finansal destek sağlanacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir çevre projeleriyle uluslararası arenada büyük bir başarıya imza attı. Bloomberg Philanthropies desteğiyle yürütülen Gençlik İklim Eylemi Fonu’na kabul edilen Manisa, kente kazandırılan 50 bin dolarlık kaynağı tamamen gençlerin fikirleri için kullanacak. 15-24 yaş arası gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol almasını hedefleyen program kapsamında, gençlerin geliştireceği projelere 1.000 ile 5.000 dolar arasında mikro hibe desteği verilecek. Şeffaf ve katılımcı bir süreçle yürütülecek başvurular, bağımsız bir değerlendirme komitesi tarafından incelenecek. Seçilen projeler, tamamen gençlerin liderliğinde belediyenin teknik desteğiyle hayata geçirilecek. Programın her aşamasını yakından takip edeceğini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, gençlerin enerjisini ve hayal güçlerini kentin iklim stratejisine dahil edeceklerini vurguladı. Proje süreci sonunda elde edilen başarılar, Dünya Günü (Earth Day) etkinlikleri kapsamında küresel platformlarda Manisa imzasıyla paylaşılacak. Başarı halinde hibe ikiye katlanacak Manisa’nın iklim değişikliğine karşı direncini artıracak olan bu stratejik adım, aynı zamanda yeni bir kapıyı da aralıyor. Programın ilk yılının başarıyla tamamlanması durumunda Manisa, ikinci yıl için de aynı miktarda hibe alma hakkına sahip olacak. Bu sayede gençlerin çevre vizyonu, kentin sürdürülebilir geleceğinde kalıcı bir yer edinecek.
Edremit zeytinyağı ve yeşil çizik zeytini için coğrafi işaret başvuruları başladı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 12:31 Edremit zeytinyağı ve yeşil çizik zeytini için coğrafi işaret başvuruları başladı Edremit Ticaret Odası tarafından yürütülen coğrafi işaret çalışmaları kapsamında "Edremit Zeytinyağı" ve "Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini" ürünleri için 2025-2026 yılı başvuru takvimi açıklandı. Edinilen bilgiye göre, coğrafi işaret başvurularında birinci dönem 5 Kasım - 25 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu döneme ait numune alımları ise 25 Kasım - 25 Aralık 2025 tarihleri arasında yapılacak. İkinci başvuru dönemi 5 Mayıs - 25 Mayıs 2026 olarak belirlenirken, numune alımları 25 Mayıs - 25 Haziran 2026 tarihleri arasında tamamlanacak. "Edremit Zeytinyağı" coğrafi işareti için başvuru yapacak üreticilerden Tarım ve Orman Bakanlığı Edremit İlçe Müdürlüğünden alınacak güncel ÇKS belgesi, tasiriye (zeytin sıkım belgesi) faturası, fason sıkım ve dolum sözleşmeleri, müstahsil makbuzu, marka tescil belgesi ve işletme kayıt belgeleri talep edilecek. "Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini" başvurularında ise güncel ÇKS belgesi, işletme kayıt belgeleri, marka tescil belgesi, müstahsil makbuzu veya faturalar ile fason üretim ve dolum sözleşmeleri istenecek. Her iki ürün için de üretim izlenebilirlik takip belgelerinin ibraz edilmesi gerekiyor. Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, coğrafi işaret sürecinin Edremit bölgesinin tarımsal değerlerine ulusal ve uluslararası ölçekte katkı sağlayacağını belirterek üreticileri başvuru dönemlerine ilişkin takvime dikkat etmeye çağırdı.
Balık tezgahlarına yakın markaj: 109 kişi ve işletmeye 2,5 milyon TL ceza
17 Kasım 2025 Pazartesi - 12:28 Balık tezgahlarına yakın markaj: 109 kişi ve işletmeye 2,5 milyon TL ceza Samsun’da İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri balık kaynaklarının korunması adına tezgahlardaki balık boylarını yakından denetiliyor. Ekipler, 2025 yılının 10 aylık döneminde yaptıkları 3 bin 384 denetimde 109 kişi ve işletmeye yaklaşık 2 milyon 432 bin TL ceza uyguladı. Samsun’da 45 kişilik bir ekiple su ürünleri denetimleri aralıksız sürerken, tezgâhlarda yasal boyun altındaki balıkları satanlara 7 bin 549 TL ile 1 milyon 511 bin TL arasında idari para cezası uygulanıyor. Kentte bu sezon yoğun olarak avlanan hamsilerin 10–11 santimetre boylarında olduğu, havaların soğumasıyla birlikte daha da yağlanıp büyümesinin beklendiği belirtiliyor. İl genelinde 1 Ocak–30 Ekim 2025 tarihleri arasında yapılan 3 bin 384 denetimde, kurallara uymayan 109 kişi ve kuruluşa toplam 2 milyon 432 bin TL ceza kesildi. "Balık tezgahlarında küçük boy balık gördüğünüzde ihbar edin" İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri Samsun Büyükşehir Belediyesi Balık Satış Pazarı’nda denetimler yaptı, balıkların boyunu ölçtü. Burada açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, "Balık kaynaklarının korunması adına denetim faaliyetleri, böylesine potansiyeli olan bir ilde oldukça büyük önem taşıyor. Bu kapsamda İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzde görevli denetim ekipleri tarafından sürekli olarak kontroller gerçekleştiriliyor. Bu konuda 45 personelimiz görev yapıyor. Balıkçı barınaklarında, balık halinde, yol kontrollerinde ve perakende satış yerlerinde düzenli denetimler yapılıyor. Şu anda yoğun olarak avlanan balıklara baktığımızda hamsi ve istavrit avcılığının öne çıktığını görüyoruz. Son günlerde hamsinin de artmaya başladığını gözlemliyoruz. Bunun dışında mezgit ve barbuna da rastlamamız mümkündür. Denetim sayılarına baktığımızda; il genelinde 1 Ocak’tan itibaren 3 bin 384 denetim gerçekleştirildi. Balıkçılık sezonunun açılışının yapıldığı 1 Eylül’den 30 Ekim’e kadar ise yoğun bir şekilde yapılan kontroller sonucunda bin 105 denetim tamamlandı. Bu dönemde bazı uygunsuzluklar tespit edildi ve bunlar arasında 109 kişi ve kuruluşa idari yaptırım uygulandı. Buradan özellikle vatandaşlarımıza, tüketicilerimize seslenmek istiyorum: Lütfen tezgâhlarda gördüğünüz küçük boydaki balıkları ihbar edin. Bu balıkları satın almayarak yapılan çalışmalara katkı sağlayabilirsiniz. Balıkçılara da ayrıca seslenmek istiyorum: Getirilen yasaklara uydukları takdirde balık kaynaklarının sonraki nesillere aktarılmasına imkân sağlamış oluruz. Bu noktada hem balıkçılarımızı hem de tüketicilerimizi duyarlı olmaya davet ediyorum. Yapılan bu denetimler sonucunda 109 kişi ve kuruluşa toplam yaklaşık 2,5 milyon TL ceza uygulandı. Bundan sonraki süreçte de denetimlerimiz aralıksız devam edecek" dedi.
Samsun, "betonarme prefabrik su deposu" üreten şehir oldu
17 Kasım 2025 Pazartesi - 12:17 Samsun, "betonarme prefabrik su deposu" üreten şehir oldu Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü Beton Boru Fabrikası’nda "betonarme prefabrik su deposu" üretimine başlandı. Samsun’un içme suyu ihtiyacını kesintisiz karşılamak, kırsal bölgelere yeni içme suyu depoları kazandırmak ve mevcut içme suyu depolarını yenilemek amacıyla prefabrik betonarme su deposu üretimini kendi bünyesinde hayata geçiren SASKİ Genel Müdürlüğü, kısa sürede önemli bir başarı elde etti. Tekkeköy ilçesindeki Beton Boru Fabrikası’nda, SASKİ Tesisler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen hummalı çalışmalar sonucunda ilk depo üretimi tamamlandı. Deneme üretiminin başarılı olmasıyla birlikte proje artık seri üretim aşamasına geçti. Yıllık 120 depo üretilecek, tasarruf 10 milyon lira Tamamen SASKİ’nin kendi imkânlarıyla üretilecek olan depolar 25 ve 10 metreküp hacminde olacak. Her yıl 120 adet üretilmesi planlanan depolar; hızlı kurulumu, yüksek dayanıklılığı ve uzun ömrüyle dikkat çekiyor. Yeni nesil bu depolar, özellikle kırsal bölgelerde su temininde yaşanan zorluklara kalıcı çözüm sunacak. Samsun’dan Türkiye’ye örnek model SASKİ Genel Müdürlüğü’nün bu yenilikçi projesiyle Samsun, su altyapısında kendi deposunu üreten ve yerli üretimle tasarruf sağlayan şehir haline geldi. Proje, hem yerli mühendislik gücünün hem de belediyenin üretken vizyonunun somut bir göstergesi oldu. Başkan Doğan: "Bu sadece bir altyapı yatırımı değil" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, projenin Samsun’un geleceğine yatırım olduğunu vurgulayarak, "Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğümüzce yürütülen Prefabrik Betonarme Su Deposu Üretimi Projesi başarıyla hayata geçti. İlk depomuz üretildi. Kısa sürede üreteceğimiz bu depoları ihtiyaç duyulan kırsal mahallelerimize anında kuracağız. Bu çalışma sadece bir altyapı yatırımı değil; yaşam kalitesini artıran sürdürülebilir bir çözüm örneğidir" dedi. Başkan Doğan ayrıca, yerli üretim sayesinde hem ekonomik tasarrufun hem de hizmet hızının artacağını sözlerine ekledi.
"Değer barışı ile emlak vergilerinde kolaylık sağlanabilir"
17 Kasım 2025 Pazartesi - 12:03 "Değer barışı ile emlak vergilerinde kolaylık sağlanabilir" Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Ülke genelinde rayiç değer haritaları oluşturulduktan sonra, bir defaya mahsus yapılacak bir ‘değer barışı’ ile emlak vergilerinde kolaylık sağlanabilir. Böylece sistem daha sağlıklı ve düzenli hale gelir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emlak vergisinde yaşanacak fahiş artışların önüne geçecek düzenlemeyi yakında Meclis’e sunacaklarını açıkladı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, artışların sadece emlak vergisi ile ilgili olmadığına dikkat çekerek, veraset ve intikal vergilerinden, değerli konut vergisine, emsal kira değerinden, tapu harcına kadar birçok kalemi etkilediğini söyledi. Emlak vergisini belirleyecek olan rayiç değerlerde bu yıl yaşanan artışların uzun süredir kamuoyunun gündeminde olduğunu hatırlatan Özelmacıklı, "4 yılda bir toplanan takdir komisyonları cadde ve sokak rayiç değerleri yeniden belirlendi. Arsa değerlerinde yaşanan yüksek artış, emlak vergisini de otomatik olarak artırıyor ve mükellefleri ciddi şekilde etkiliyor" ifadelerini kullandı. "Üst sınır getirilebilir" 2025 yılında yapılacak düzenlemenin, 2026 ile 2029 yılları arasında uygulanacak rayiç bedelleri belirlediğini kaydeden Özelmacıklı, "1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu kapsamında takdir komisyonunun dört yılda bir toplanması sonrasında bir değer belirleniyor. Komisyonun toplanmadığı yıllarda bu artışlar, yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde yapılıyor. Örneğin 2024 yılında yeniden değerleme oranı yüzde 43,93 çıkmıştı. Buna göre 2025 yılında emlak vergilerindeki artış yüzde 21,96 ile sınırlı kalmıştı. 2026 yılı için yeniden değerleme oranı yüzde 25,49 oldu. Belki ‘En fazla bir kat artırabilir’ gibi bir ek düzenlemeyle üst sınır gelebilir. Ayrıca yıllık artışlar yeniden değerleme oranının oranında yapılabilir. Aralık ayı içinde bu düzenlemenin çıkmasını bekliyoruz" dedi. Değer barışı önerisi Özelmacıklı, gayrimenkulde gerçek değerlerin şeffaf biçimde beyan edilmesi için yeni bir sisteme ihtiyaç olduğunu belirterek "değer barışı" önerisini şu ifadelerle dile getirdi: "Bugün en büyük sorun, alım-satım işlemlerinde gerçek satış bedeli yerine belediye rayicinin gösterilmesi. Bu hem kayıt dışılığı artırıyor hem de vergilerde ciddi dengesizliklere yol açıyor. Tapu harçlarının düşürülmesi gibi adımlarla vatandaşın gerçek değeri beyan etmesi teşvik edilebilir. Ayrıca ülke genelinde rayiç değer haritaları oluşturulduktan sonra, bir defaya mahsus yapılacak bir ‘değer barışı’ ile emlak vergilerinde kolaylık sağlanabilir. Böylece sistem daha sağlıklı ve düzenli hale gelir."
Batıçim, 2025 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 11:55 Batıçim, 2025 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayii A.Ş, 2025 yılının üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre grup üretimi tek merkezde toplayacak, Aliağa yatırımıyla kapasiteyi artıracak, enerji ve sürdürülebilirlik yatırımlarına hız verecek. Batıliman’ı halka arz sürecine hazırlayan grup Bornova’daki araziyle de gayrimenkul varlığında değer oluşturmaya odaklanıyor. Ege Bölgesi’nin köklü sanayi topluluklarından Batı Anadolu Şirketler Topluluğu’nun amiral gemisi Batıçim, üçüncü çeyrekte hem iç hem dış pazarlarda dengeli bir performans sergiledi. KAP’a yapılan açıklamaya göre şirket, üçüncü çeyrekte finansal disiplinini koruyarak brüt karını yaklaşık 1,2 milyar TL seviyesinde gerçekleştirdi ve brüt kâr marjını yıllık bazda yüzde 11,4 düzeyine taşıdı. Konsolide ciro, geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak artış göstermesine rağmen, enflasyon muhasebesinin etkisi ve önceki yıl aynı dönem rakamlarının bu yılın üçüncü dönem satın alma gücüne taşınması sonucunda reel bazda yüzde 21 oranında geriledi. Ancak, operasyonel kârlılığı destekleyen maliyet odaklı aksiyonlar, alternatif yakıt kullanımındaki artış, ihracat hacmindeki gerek miktarsal gerekse tutarsal büyüme ile Batıliman’da devreye alınan yatırımlar, kârlılık üzerinde dengeleyici bir etki oluşturdu. Toplam finansal borçluluk ise 6,2 milyar TL’den 5,7 milyar TL’ye düşerek yaklaşık yüzde 7,7 oranında azaldı. Yapılan KAP duyurusunda Batı Anadolu Şirketler Topluluğu’nun stratejik dönüşüm ve büyüme programının ana unsurları da kamuoyuyla paylaşıldı. Buna göre Grup; çimento üretimini tek merkezde toplamayı, Aliağa yatırımının devreye girmesiyle kapasite artırmayı, ihracat bazlı satışlarında büyümeyi ve nakliye maliyetlerinde önemli bir avantaj elde etmeyi, sürdürülebilirlik yatırımlarıyla enerji verimliliğini güçlendirmeyi ve karbon emisyonlarını azaltmayı, Batıliman’ı halka arz sürecine hazırlamayı ve Bornova’daki arazi üzerinden gayrimenkul değer realizasyonu oluşturmayı hedefliyor. KAP açıklamasında duyurulan 5 adımlı stratejik dönüşüm programının ana hatları şöyle: Tek çatı yapılanması Batıçim Bornova tesisinin Batısöke’ye kiralanarak üretim operasyonlarının tek merkezde birleştirilmesi planlanıyor. Bu adım, maliyet avantajı oluştururken operasyonel yükü azaltacak; Batıçim’i varlık yönetimi, portföy optimizasyonu ve iştiraklerde strateji geliştirme eksenine daha fazla odaklanan bir yapıya taşıyacak. Kapasite genişletme Aliağa-Nemrut bölgesinde planlanan kapasite artışı, grubun uzun vadeli büyüme planının ana eksenini oluşturuyor. Yatırımın 2027-2028 döneminde devreye alınması hedefleniyor; çimento satış hacminin 4,9 milyon tona ulaşması ve ihracat payının orta vadede yüzde 45-50 bandına taşınması öngörülüyor. Bu genişleme, Ege Bölgesi’ni ihracata en entegre üretim merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor. Sürdürülebilirlik yatırımları WHR (Atık Isı Geri Kazanımı) yatırımı ile yılda 70-75 GWh elektrik üretimi hedeflenirken, ATY (Alternatif Yakıt) uygulaması sayesinde 50 bin ton kömür ikamesi sağlanması planlanıyor. Bu yatırımların yıllık 5-5,5 milyon dolar düzeyinde ek EBITDA katkısı oluşturması bekleniyor. Sürdürülebilirlik odaklı aksiyonlar hem karbon azaltımına hem de maliyet yapısının iyileşmesine katkı sunuyor. Batıliman’ın halka arzı Batı Liman’da iskele ve rıhtım genişleme yatırımlarının önemli kısmı tamamlandı. Kayıtlı sermaye sistemine geçiş başvurusu yapıldı ve halka arz planlanıyor. 2030 hedefleri arasında 75 milyon USD ciro, 47 milyon dolar EBITDA ve yüzde 63 seviyesinde EBITDA marjı yer alıyor. Bu yapı, limanın orta-uzun vadeli değer potansiyelini güçlendiren temel kaldıraçlardan biri olarak konumlanıyor. Gayrimenkul değer realizasyonu Bornova’daki taşınmazın GYF veya PGF-GYO modelinde değerlendirilmesi planlanıyor. Amaç, düzenli nakit akışı oluştururken, portföy değerini artırmak ve grubun varlıklarının potansiyelini ortaya çıkarmak. Bu adım, gelir çeşitliliğini büyütmeyi hedefleyen uzun vadeli stratejinin bir parçası olarak ele alınıyor. Bölge ve ülke için üretmeye devam Üçüncü çeyrek sonuçlarını ve grubun stratejik dönüşüm programını değerlendiren Batı Anadolu Şirketler Topluluğu İcra Kurulu Üyesi ve Mali İşler Grup Başkanı Reşat Bağış Güngör, gelecek beş yıla yönelik vizyonun entegre üretim modeli, kapasite yatırımları ve kurumsal yapılanma ekseninde güçlendiğini söyledi. Güngör açıklamasında şu bilgileri paylaştı: "Şirket olarak üretim, enerji, lojistik ve liman faaliyetlerimizi tek çatı altında daha entegre ve rekabetçi bir yapıya taşıyacak kapsamlı bir dönüşüm programı yürütüyoruz. Üretim tesislerimizi konsolide eden, kapasitemizi Aliağa yatırımıyla güçlendiren ve iştirakimiz Batıliman’ı halka arz sürecine hazırlayan stratejik planımız; sürdürülebilirlik, verimlilik, finansal dayanıklılık ve uzun vadeli değer oluşturma odağında şekilleniyor. Bu dönüşümü yalnızca operasyonel değil, aynı zamanda kurumsal şeffaflık, uluslararası entegrasyon ve sermaye piyasalarıyla uyum perspektifiyle ele alıyoruz. Grup şirketlerimizin tamamının halka açık yapıya uygun hale getirilmesine yönelik programımızı yürütüyor, yeni halka arz planlarımızı hazırlıyor ve global standartlarda şeffaf bir yönetim modeli inşa ediyoruz. Ayrıca yurt dışında kurulacak yeni iştiraklerle ihracat hacmini büyütmeyi, yeni pazarlara erişimi artırmayı ve dış ticaret ağımızı çeşitlendirmeyi hedefliyoruz." Enerji, yakıt ve lojistik maliyetlerinin sektör üzerindeki etkisine dikkat çeken Güngör, enerji verimliliği teknolojileri, alternatif yakıt ve hammadde kullanımı, yenilenebilir enerji çözümleri ve lojistik optimizasyon projeleri gibi maliyet avantajı sağlayacak yatırımların devrede olduğunu belirtti. Tüm süreçlerde çevresel etkinin azaltılmasına ve karbon ayak izinin düşürülmesine öncelik verildiğini aktardı. Güngör, stratejik dönüşüm programının tamamlanmasıyla operasyonel verimlilik, FAVÖK performansı ve ihracat kapasitesinde kalıcı artış beklediklerini belirterek, 2030 yılı projeksiyonlarında çimento, beton, liman, lojistik ve enerji iş kollarında toplam 500 milyon doların üzerinde ciro ve yüzde 28’in üzerinde sürdürülebilir EBITDA marjı hedeflendiğini ifade etti. Bu projeksiyonlara gayrimenkul ve proje geliştirme iş kolunun potansiyel gelirlerinin dahil olmadığını, bu alan için ayrıca bir ‘Master Plan’ çalışmasının sürdüğünü söyledi. Güngör şöyle devam etti: "Batı Anadolu Şirketler Topluluğu olarak, sahip olduğumuz tüm şirketlerin gerçek potansiyelinin farkındayız. Amacımız, şirket değerini maksimize eden, uluslararası rekabet gücünü artıran, sürdürülebilir büyümeyi garanti eden kalıcı bir kurumsal yapı inşa etmek. Ülkemiz ve bölgemiz için değer üretmeye, istihdam sağlamaya, ihracat kapasitemizi büyütmeye ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunmaya devam edeceğiz."
Türk otomotiv endüstrisi, Schaeffler alım heyetini ağırladı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 11:41 Türk otomotiv endüstrisi, Schaeffler alım heyetini ağırladı Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) ve Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD), Türk otomotiv endüstrisinin küresel pazarlardaki gücünü tanıtmak ve yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirmek amacıyla Schaeffler satın alma heyeti ile bir araya geldi. OİB’den yapılan açıklamaya göre, OİB ve Schaeffler arasındaki görüşmeler, Türkiye otomotiv sektörünün uluslararası alandaki konumunu güçlendirmeye yönelik önemli bir adımı temsil etti. Programın ilk gününde heyet, Türkiye otomotiv tedarik sanayisinin yapısı, üretim kapasitesi ve yatırım potansiyeli hakkında detaylı bilgi almak üzere TAYSAD’ı ziyaret etti. TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, sektörün genel görünümü ve uluslararası rekabetçiliğine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. TAYSAD Başkanı Yakup Birinci, görüşmelere ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Schaeffler gibi küresel bir tedarikçiyle bir araya gelmek, Türkiye otomotiv tedarik sanayisinin uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu bir kez daha göstermektedir. 540’tan fazla üyemizle ve sağlam mühendislik ile Ar-Ge yetkinliğimizle sektörümüz yalnızca yüksek kaliteli bileşenler üretmekle kalmıyor, aynı zamanda bilgi birikimini ve inovasyonu da ihraç ediyor. Bu tedarikçi günü, iş birliği fırsatlarını keşfetmek ve küresel mobilite ekosisteminde sürdürülebilir büyüme için ortak stratejiler geliştirmek adına değerli bir platform olmuştur." Türk ihracatçılar, doğrudan iletişim kurma fırsatı yakaladı OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, program kapsamında yaptığı değerlendirmede "Düzenlenen alım heyetinin temel amacı, ülkemiz otomotiv OEM ve aftermarket sektöründe faaliyet gösteren ihracatçılarımızı, dünyanın en önde gelen otomotiv markalarından biri olan Schaeffler Grubu ile buluşturmaktır" ifadesini kullandı. Çelik, sektörün ihracat performansındaki istikrarlı artışı vurgulayarak şunları kaydetti: "TAYSAD ve OİB merkezinde gerçekleştirilen B2B görüşmelerinde 30’dan fazla Türk ihracatçı, Schaeffler temsilcileriyle doğrudan iletişim kurma fırsatı yakaladı. Bu görüşmeler, Türk tedarikçilerin üretim kabiliyetlerini küresel devlere tanıtmaları açısından büyük önem taşıyor. OİB olarak hedefimiz, bu tür stratejik iş birlikleriyle Türkiye’nin otomotiv ihracatındaki gücünü daha da pekiştirmektir." Etkinlik, Türk firmaları ile Schaeffler heyeti arasında potansiyel iş birliği fırsatlarının değerlendirildiği ikili görüşmelerle sona erdi.
"2026’da işletme sermayesi yönetimine odaklanan şirketler kazanacak"
17 Kasım 2025 Pazartesi - 11:13 "2026’da işletme sermayesi yönetimine odaklanan şirketler kazanacak" Dünya Bankası’nın 2024 tarihli Enterprise Surveys (İşletmeler Anketi) verilerine göre, Türkiye’de işletmelerin üçte biri finansmana erişimi en büyük zorluk olarak görüyor. Uzayan tahsilat vadeleri ve artan işletme maliyetleri, işletme sermayesini 2026’nın en kritik gündemlerinden biri haline getiriyor. Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, "İşletme sermayesini doğru yöneten şirketler önümüzdeki dönemin kazananları olacak" dedi. OECD’nin 2025 KOBİ Finansmanı ve Girişimcilik Görünümü raporuna göre küçük ve orta ölçekli işletmeler, artan faiz oranları ve küresel belirsizlikler nedeniyle giderek sıkılaşan finansman koşullarıyla karşı karşıya. Dünya Bankası’nın 2024 tarihli Enterprise Surveys (İşletmeler Anketi) verilerine göre, Türkiye’de işletmelerin yüzde 33’ü finansmana erişimi en büyük zorluk olarak görüyor. Bu tablo, şirketlerin nakit akışlarını yönetmesinin kritik önemini gözler önüne seriyor. Araştırmalara dayalı bu tabloyu değerlendiren Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, "İşletme sermayesini çevik bir yaklaşımla yöneten kurumlar, ekonomideki belirsizliklere karşı daha dayanıklı hale geliyor. Uzayan vadeler ve artan finansman maliyetleri ise şirketlerin sürdürülebilirliğini olumsuz etkiliyor. 2026’da işletme sermayesini etkin yöneten işletmeler kayda değer bir rekabet avantajı sağlayacak" dedi. Son dönemde şirketlerin finansal önceliklerinin değiştiğini söyleyen Ekemen Fidan, sözlerine şöyle devam etti: "2020 ve sonrasında işletmeler için en büyük risk, nakit akışındaki kırılganlık oldu. Artık her ölçekten firma, ödeme ve tahsilat süreçlerini gerçek zamanlı izlemek ve yönetmek istiyor. Fintek çözümleri tam da bu noktada devreye giriyor." "Vadeye dayalı işlemler artık sadece finansal değil, stratejik bir tercih" Octet verilerine göre ödeme süreçlerinde taksit sayısını artırma eğiliminin arttığı gözlemleniyor. 2024’ün üçüncü çeyreğine kıyasla 2025’in aynı döneminde tek çekim işlemlerin payı azalırken, 3 ve 12 taksitli işlemlerde belirgin bir artış görüldüğüne işaret eden Ekemen Fidan, 3 taksitli işlemlerin yüzde 59; 12 taksitli işlemlerin ise yüzde 52 oranında büyüdüğünü ve bu tablonun, işletmelerin daha kontrollü hareket ettiğini kanıtladığını belirtti. Bu eğilimin işletmelerin nakit akışını yayarak yönetmeyi ve ödeme vadelerini stratejik biçimde planlamayı tercih ettiğinin göstergesi olduğunu vurgulayan Ekemen Fidan, "Vadeye dayalı işlemler artık yalnızca finansal değil, stratejik bir tercih. Şirketler satışlarını artırırken aynı zamanda nakit dönüş hızlarını optimize etme ve işletme sermayelerini sürdürülebilir biçimde yönetme hedefiyle hareket ediyor" dedi. "Tahsilat hızını artırmak işletmelerin sürdürülebilirliğini belirliyor" Derya Ekemen Fidan, işletmelerin yeni büyüme alanının odağında finansal teknolojilerin bulunduğunu söyleyerek, "Tahsilat süreçleri geciktikçe işletmelerin esnek hareket edebilme kabiliyeti azalıyor. Bu kapsamda tahsilat hızını artırmak, işletmelerin büyüme stratejilerinin temel unsuru haline geldi. Biz de Octet Türkiye olarak, tahsilat ve ödeme çözümlerimizle şirketlerin nakit akışlarını rahatlatıyor ve işletmelerin operasyonel sürdürülebilirliğine katkı sağlıyoruz" şeklinde konuştu.
Artvin’de Butko Zeytininin hasadı devam ediyor
17 Kasım 2025 Pazartesi - 11:06 Artvin’de Butko Zeytininin hasadı devam ediyor Artvin’in Yusufeli ilçesinde yetiştirilen ve uluslararası alanda "Üstün Lezzet Ödülü" kazanan Butko Zeytini’nin hasadı devam ediyor. 2006 yılında Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Uluslararası Zeytinyağı Fuarı’nda "Üstün Lezzet Ödülü" kazanan Butko Zeytini, Çoruh Vadisi’nin mikroklima özelliği sayesinde Türkiye’nin farklı bölgelerinden yoğun talep görüyor. Yaklaşık 880 dekarlık alanda 25 bin zeytin ağacının bulunduğu bölgede, ağaçların boyları 8 ila 12 metre arasında değişiyor. Yüksek ağaçlardan zeytin toplamak için üreticiler merdiven kullanırken, toplanan zeytinler daha sonra sofralık ve yağlık olarak ayrılıyor. Zeytin hasadının devam ettiği bölgede zeytinlerini toplayan Mehmet Boztepe (69), zeytin ağaçlarına çocukları gibi baktıklarını söyledi. Boztepe yaptığı açıklamada "Babalarımız, dedelerimiz bu zeytin üretimini yaptılar, bizde onlardan devraldık. Biz suni gübre kullanırız. Ağaçlarımız sürekli sulanır. Bizde zeytin ağacı sallanmaz. Biz dalından tek tek toplarız. Bu nedenle yumuşamaz. Ama yere düşerse yumuşar. Suyumuz dağdan geliyor. Belli aralıklarda sulama yaparız" dedi. 95 yaşında zeytin hasadına katılıyor 95 yaşındaki Abdullah Toraman ise "Zeytin ağaçlarımızın en yaşlısı 100 yaşında olabilir. Bunu kimse bilmez. Çocukken zeytin toplamaya başladık. Köyden eşekle gelirdik zeytin toplamaya. Zeytini yükler geri götürürdük. Bu zeytinleri toplamak için ağaç merdivenleri yaptık. Şimdiki merdivenlerden daha sağlam onlar" ifadelerini kullandı. Bir başka üretici Aziz Yılmaz ise, "Biz zeytini sofralık ayırırız, yağlık ayırırız bi de beyaz ayırıyoruz üç çeşit. Yağımızı yağ fabrikasına çıkartırız. Asit oranı çok düşük olduğundan lezzet ödülü olmuştur. Çok ünlü bir yağımız var. Zeytinimizin özelliği de şudur; kabuğu incedir. Bir haftaya tatlanır. Zeytin bağlığımızın ne zaman oluştuğunu kimse bilmiyor. Yanı asırlık zeytin ağaçları. Biz ağaçlarımıza çok iyi bakarız. Çocuklarımıza bakar gibi bakarız" diye konuştu. Öte yandan Artvin’in Yusufeli ilçesinde yetişen ve "Üstün Lezzet Ödülü" ile uluslararası tanınırlık kazanan Butko Zeytini için coğrafi işaret tescil süreci başlatıldı. Bölge halkı tarafından nesiller boyu korunan asırlık zeytin ağaçları, hem ekonomik hem de kültürel değer olarak öne çıkarken, Artvin Ticaret Borsası’nın yürüttüğü çalışma ile ürünün marka değerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Turkcell, 2025’in 3’üncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 10:56 Turkcell, 2025’in 3’üncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı Turkcell, 3’üncü çeyreğe dair finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin güçlü büyümesini sürdürdüğüne vurgu yapan Genel Müdür Dr. Ali Taha Koç, "Bu çeyrekteki finansal ve operasyonel performansımızı, ülkemizin dijital geleceği için bir dönüm noktası olan 5G ihalesindeki başarımızla taçlandırdık. 3’üncü çeyrekte elde edilen 569 bin net faturalı mobil abone artışının katkısıyla toplam mobil abone bazımız 39 milyonu aştı. Büyük önem verdiğimiz veri merkezi ve bulut alanındaki gelirimiz, geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 51 büyüdü" dedi. Teknoloji ve iletişim şirketi Turkcell, 2025 yılının 3’üncü çeyreğinde de güçlü ve sürdürülebilir büyümesini devam ettirdi. Şirket, bu çeyrekte elde edilen 569 bin net faturalı mobil abone artışının katkısıyla toplamda 39 milyon abone bazına ulaştı. Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, sonuçlara ilişkin olarak şu değerlendirmelerde bulundu: "İlk 9 aydaki yüksek performansı, 5G ihalesindeki başarımızla taçlandırdık" Yılın 3’üncü çeyreğinde, güçlü finansal ve operasyonel sonuçlara imza attık. Bu performansı, ülkemizin dijital geleceği için bir dönüm noktası olan 5G yetkilendirme ihalesindeki başarımızla taçlandırmaktan büyük gurur duyuyoruz. 16 Ekim’de gerçekleşen ihalede, bir operatörün alabileceği en yüksek kapasite olan toplam 160 MHz frekans hakkını elde ederek liderliğimizi bir kez daha tescilledik. 30 yılı aşan deneyimimiz, Türkiye’nin dört bir yanını kapsayan geniş baz istasyonu ağımız ve hızla artan baz istasyonu fiberleşme oranımızla, 5G’ye hazır olmakla kalmayıp; bu dönüşüme liderlik etmeye de kararlıyız. "Mobil abone sayımız 39 milyonu aştı" Müşteri bazımızı genişletmeye bu dönemde de devam ettik. 3’üncü çeyrekte elde edilen 569 bin net faturalı mobil abone kazanımıyla, son 12 aydaki net faturalı abone artışımız 2 milyonu, toplam mobil abone bazımız ise 39 milyonu aştı. Gelire olan yüksek katkısı nedeniyle stratejik odağımızda yer alan faturalı abone oranımız ise yıllık bazda 4,6 puan artışla yüzde 79’a yükseldi. Diğer taraftan, abone bazımızı yapay zekâ destekli mikro-segment yaklaşımıyla yöneterek, ihtiyaç odaklı teklifler sunmaya devam ettik. Bununla birlikte, faturalı abone oranındaki artışın da etkisiyle Mobil Bileşik ARPU’da (M2M hariç) yıllık yüzde 11,9 büyüme elde ettik. Veri merkezi ve bulut gelirlerinde yüzde 51 büyüme ‘Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı’ vizyonuyla stratejik odak alanı olarak belirlediğimiz veri merkezi ve bulut işimize bugüne kadar toplam 545 milyon Euro yatırım yaptık. Pazar lideri olduğumuz veri merkezi ve bulut işimizde, yeni nesil veri merkezlerimizin aktif kapasitesi, bu çeyrekte 8,4 MW artarak 50 MW’a ulaştı. Toplam veri merkezi ve bulut gelirlerimiz ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 51 büyüme kaydetti. 4 ildeki güneş enerjisi santrallerinin toplam kapasitesi 37,5 MW’ye ulaştı Bir diğer stratejik yatırım alanı sürdürülebilirlikte de yine çok başarılı bir 3 ayı geride bıraktık. Verimlilik hedeflerimiz doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar sayesinde, Uşak, Van, Balıkesir ve Yozgat’ta faaliyet gösteren güneş enerjisi santrallerimizin toplam kapasitesi, üçüncü çeyrek itibarıyla 37,5 MW seviyesine ulaştı. Stratejik öneme sahip bu adımları, Türkiye’nin sürdürülebilir yarınlarına yönelik yatırımlar olarak görüyoruz. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,2 artışla 59,5 milyar TL konsolide gelir Yoğun 5G gündemiyle geçirdiğimiz üçüncü çeyrekte, finansal ve operasyonel göstergelerimiz de güçlü seyrini sürdürdü. Ana iş kolumuzdaki güçlü performansın yanı sıra techfin ve veri merkezi gibi stratejik odak alanlarımızdaki güçlü büyümelerin desteğiyle konsolide gelirlerimiz geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,2 artarak 59,5 milyar TL seviyesine ulaştı. Güçlü gelir performansımıza eşlik eden disiplinli maliyet yönetimimiz sayesinde FAVÖK yüzde 10,5 büyüyerek 26,2 milyar TL’ye yükseldi. Kaydettiğimiz yüzde 43,9 FAVÖK marjı ile güçlü operasyonel kârlılığımızı yılın üçüncü çeyreğinde de koruduk. Net kârımız ise 5,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. 6,2 milyon haneye uçtan uca fiber internet Sabit segmentte ise fiber odağımızı bu çeyrekte de devam ettirdik. Nette 33 bin yeni aboneyi Turkcell fiber kalitesiyle buluştururken, diğer operatörlerin altyapıları üzerinden gerçekleştirdiğimiz satışlarla birlikte toplam fiber abone sayımızı 55 bin artırdık. Üçüncü çeyrekte sabit genişbant alt yapısına yapılan yatırımların hızlanmasıyla 107 bin yeni haneye daha fiber erişimi sağladık ve toplamda 6,2 milyon haneye uçtan uca fiber servisimizi sunabilir hale geldik. Üçüncü çeyrek itibarıyla kaydettiğimiz yüzde 42,6 seviyesindeki abone dönüşüm oranı, fiber yatırımlarımızın ne kadar verimli ve doğru konumlandığını bir kez daha ortaya koydu. 100 Mbps ve üzeri hızlara sahip fiber abonelerimizin toplam bireysel fiber aboneleri içindeki payının yüzde 52’yi aşması, bireysel fiber aboneler içindeki 12 ay taahhütlü abone oranının yüzde 88’e yükselmesi ve gerçekleştirdiğimiz fiyat düzenlemeleri sayesinde bireysel fiber ARPU üçüncü çeyrekte yıllık bazda yüzde 17,3 büyüdü. Paycell’den yüzde 41,7’lik güçlü gelir artışı Konsolide gelirlerimizin yüzde 6’sını oluşturan techfin ekosistemimiz, üçüncü çeyrekte kaydettiği yüzde 20,0 gelir artışıyla grubun üzerinde büyüme performansını sürdürdü. Dijital ödeme markamız Paycell’in yüzde 41,7 seviyesindeki güçlü gelir artışına en büyük katkıyı POS ve mobil ödeme servisleri sağlarken, TR Karekod üzerinden tüm banka kartlarıyla ödeme, yurt dışına çift yönlü para transferi ve mobil temassız ödeme gibi kullanıcı deneyimini zenginleştirmeye yönelik adımlar bu artışı destekledi. Merkez Bankası tarafından mobil ödeme limitlerinin artırılması da Paycell’in işlem hacmi ve gelir artışına önemli katkı sağladı. Müşterilerine teknolojik ürünlerden taşıt kredisine kadar pek çok alanda hızlı ve esnek finansman çözümleri sunan Financell markamızın kredi portföyü yüksek seyreden kredi faiz oranlarına rağmen sağlıklı büyümesini sürdürerek 7,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. "Güçlü performansımız ışığında, 2025 hedeflerimizi yukarı yönlü olarak güncelledik" Yatırım yılı olarak ilan ettiğimiz 2025’in ilk 9 ayında çok başarılı bir performans sergiledik. Bu güçlü sonuçlar doğrultusunda, 2025 yılına ilişkin öngörülerimizi yukarı yönlü revize ettik. Gelir büyümesi beklentimizi, veri merkezi ve bulut gelirlerinde öngördüğümüz yaklaşık yüzde 43 büyüme ile birlikte yaklaşık yüzde 10, FAVÖK marjı hedefimizi ise yüzde 42-yüzde 43 aralığı olarak güncelliyoruz. Yoğun yatırım sürecimize rağmen, güçlü gelir büyümemizin de katkısıyla operasyonel yatırım harcamalarının satışlara oranı hedefimizi yaklaşık yüzde 23 seviyesine revize ediyoruz. "Ülkemize ve topluma değer üreten yatırımlarla yolumuza devam ediyoruz" Ülkemize ve topluma katkı sağlamanın verdiği gururla yolumuza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde müşterilerimize değer katan ürün ve hizmetleri artırırken, 5G teknolojisinin açacağı yeni fırsatlara odaklanacağız. Dijital geleceğimizi şekillendirme yolculuğunda attığımız her adımda yanımızda olan Yönetim Kurulumuza, çalışma arkadaşlarıma ve tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunarım.
Türkiye’nin en büyük rüzgar türbinlerinden biri Çerkeş’te devreye alındı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 10:55 Türkiye’nin en büyük rüzgar türbinlerinden biri Çerkeş’te devreye alındı Yenilenebilir kaynaklı enerji üretiminde Türkiye’nin öncü şirketlerinden biri olan Cengiz Enerji, Çankırı Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali (RES) kapasite artırımı kapsamında Türkiye’nin en büyük rüzgar türbinlerinden birini devreye aldı. 183 metre rotar çapı, 90 metre kanat uzunluğu ve 7,2 MW güce sahip dev türbinler sayesinde yüksek verimlilik elde edilerek, santralin yıllık elektrik üretimi ile karbon emisyonu azaltım kapasitesi önemli ölçüde artırıldı. Cengiz Holding’in grup şirketlerinden Cengiz Enerji tarafından yürütülen Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali kapasite artırımı projesi başarıyla tamamlandı. Yapılan açıklamaya göre, proje kapsamında santralin kurulu gücü 32,6 MW artırılarak toplam 82,6 MW’a yükseltildi ve kanat uzunluğu 90 metre olan, Türkiye’nin en büyük rüzgar türbinlerinden biri devreye alındı. Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir enerji arzını artırma hedefi doğrultusunda hayata geçirilen yatırım; ölçeği, teknolojik özellikleri ve çevresel etkisiyle öne çıkarken, DZ BANK’tan sağlanan yeşil finansman modeliyle de sürdürülebilir yatırımlara örnek teşkil ediyor. Cengiz Enerji İcra Kurulu Üyesi Mustafa Eskiçırak, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali, Cengiz Enerji’nin sürdürülebilir büyüme vizyonunun en somut örneklerinden biri oldu. Türkiye’nin en büyük kanat uzunluğuna sahip rüzgar türbinlerini devreye alarak yenilenebilir enerji üretiminde verimlilik ve çevresel etki açısından önemli bir adım attık. Bu ölçek ve teknik nitelikteki bir projenin başarıyla tamamlanması, güçlü finansal yapımız ve uluslararası iş ortaklarımızla yürüttüğümüz etkin koordinasyonun bir sonucudur. Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarımız, yalnızca bugünün enerji ihtiyacını değil, geleceğin karbon nötr ekonomisini de şekillendirmeye katkı sağlıyor." Yıllık 54 bin ton karbon salımı engellenecek Açıklamaya göre, yeşil kredi kapsamında tamamlanan kapasite artırımıyla birlikte Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali’nin kurulu gücü 82,6 MW’a ulaştı. Her biri 7,2 MW gücünde olan yeni türbinler, 183 metre rotor çapı ve 90 metre kanat uzunluğu ile Türkiye’de bugüne kadar kurulan en büyük kanatlı rüzgar türbinlerini oluşturuyor. Rekor uzunluktaki kanatlar sayesinde tek türbinden maksimum enerji üretimi sağlanıyor. Yıllık yaklaşık 54 bin ton karbon salımını engelleyecek Çerkeş Rüzgar Enerji Santrali hem çevreci teknolojileri hem de verimlilik performansıyla Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedeflerine önemli katkı sunacak.
DenizLeasing ve Proparco 50 milyon euro tutarında yeşil kredi anlaşması imzaladı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 10:50 DenizLeasing ve Proparco 50 milyon euro tutarında yeşil kredi anlaşması imzaladı DenizLeasing, Fransız Kalkınma Ajansı iştiraki Proparco ile 50 milyon euro tutarında kredi anlaşmasına imza attığını duyurdu. DenizLeasing, Fransız Kalkınma Ajansı iştiraki Proparco ile 50 milyon euro tutarında kredi anlaşmasına imza attı. Yapılan açıklamaya göre finansman, karbon emisyonlarını azaltan projelerin ve yenilenebilir enerji yatırımlarının desteklenmesinde kullanılacak. DenizLeasing, temin edilen kaynakla, temiz enerji yatırımlarını destekleyerek karbon salınımını azaltacak, yenilenebilir enerji üretimini genişletecek ve enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sunacak yatırımlara uygun koşullarda finansman sağlayacak. DenizLeasing Genel Müdürü Burak Koçak konuyla ilgili değerlendirmesinde: "DenizLeasing olarak enerji verimliliği, karbon azaltımı ve çevresel sürdürülebilirliği merkeze alan yatırımları desteklemek bizim için yalnızca finansal hedef değil, topluma karşı sorumluluğumuz. Paris Anlaşması’nın amaçlarıyla uyumlu şekilde Proparco ile gerçekleştirdiğimiz anlaşma da ülkemizin yeşil, düşük karbonlu ve sürdürülebilir ekonomiye geçiş sürecine, dolayısıyla iklim hedeflerine ulaşmasına katkı sunma vizyonumuzun somut bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde de yeşil dönüşüm yolculuğunda işletmelerin yanında yer alarak, çevreyle uyumlu bir ekonomik büyümenin destekçisi olmaya devam edeceğiz" dedi. Proparco CEO Yardımcısı Djalal Khimdjee, konuyla ilgili değerlendirmesinde, "DenizLeasing iş birliğimizle, kapsayıcı ve güvenilir ekonomik büyümenin temel unsurlarından yeşil finansı destekleme konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyoruz. Aynı zamanda, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarına sağladığımız destekle, Türkiye’nin net sıfır emisyon hedeflerine de katkı sunuyoruz. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan ‘İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme’ ile ‘İklim Eylemi’ hedeflerine hizmet edecek 50 milyon euro tutarındaki bu proje kapsamında, uzun yıllara dayanan DenizBank ortaklığımızın DenizLeasing ile güçlenerek devam etmesinden ayrıca mutluluk duyuyoruz" dedi.