Son Dakika
|
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
DÜNYA
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü, 34 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Merz: "Tahran müzakere masasına dönmeli, bölgeyi ve dünyayı rehin almaktan vazgeçmeli"
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vershinin’den Anıtkabir’e ziyaret
Gaziantep’te eğitime fırtına engeli
CENTCOM Komutanı Cooper’dan İran’a ABD ordusundan uzak durması uyarısı
İnegöl’de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi
Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek düzenlenen törenle görevine başladı
EKONOMİ
Vezirköprü OSB’de yatırım süreci: Firmaların talepleri ve projeler değerlendirildi
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:15:38
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yapımı ve gelişim süreci devam eden Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde(OSB) yürütülen çalışmalar, düzenlenen müteşebbis heyeti toplantısında ele alındı. Toplantıya başkanlık eden Samsun Valisi Orhan Tavlı, bölgenin yatırım ve istihdam açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Vezirköprü Orman İşletme Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıda OSB’de gelinen son durum hakkında bilgilendirme yapıldı. Firmalardan gelen talepler değerlendirilirken, bölgenin karayolu bağlantı güzergahı ile yol genişletme çalışmalarına ilişkin süreç de masaya yatırıldı. Arsa satış ve tahsislerinde yatırımcıya kolaylık sağlanması amacıyla taksit süresinin 12 aydan 24 aya çıkarılması önerisi de görüşülen başlıklar arasında yer aldı. Toplantıda ayrıca OSB’nin içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanmasına yönelik Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen su isale hattı çalışmaları kapsamında planlanan depo projesi ele alındı. Küçük imalat ve tamirat alanlarının oluşturulmasına yönelik planlamalar da değerlendirildi. Toplantının ardından Vali Orhan Tavlı, beraberindeki heyetle birlikte Vezirköprü Karma Organize Sanayi Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Heyet, ilçenin tarım ve hayvancılık potansiyelini geliştirmesi hedeflenen Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB öneri alanını da yerinde inceledi. Program kapsamında ayrıca yapımı devam eden İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasında incelemelerde bulunularak çalışmalar hakkında bilgi alındı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:31
Emine Sabancı Kamışlı, EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nde İzmir iş dünyasıyla buluştu
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının dönüşüm ajandasına yön veren liderleri üyeleriyle buluşturduğu "EGİAD Dönüşüm Sahnesi" etkinlik serisinin yeni buluşmasını İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirdi. İş dünyasında güçlü liderliği ve sosyal etki odaklı yaklaşımıyla öne çıkan ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı’nın konuk olduğu etkinlikte, toplumsal dönüşüm, fırsat eşitliği ve sürdürülebilir sosyal etki modelleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, günümüz iş dünyasında dönüşümün yalnızca teknolojik ya da ekonomik bir başlık olmadığını vurgulayarak, "İçinde bulunduğumuz dönem, sıradan bir değişim süreci değildir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal ihtiyaçların kesişiminde şekillenen çok katmanlı bir dönüşüm çağındayız. EGİAD olarak bu süreci ‘Üçüz Dönüşüm’ yaklaşımıyla ele alıyor; yalnızca izleyen değil, dönüşüme yön veren bir iş dünyası olmayı hedefliyoruz" dedi. Özhelvacı, gerçek dönüşümün insanı merkeze alan, fırsat eşitliğini güçlendiren ve toplumsal fayda oluşturan bir anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti. EGİAD’ın kurumsal yapısına ve etkisine de değinen Özhelvacı, "EGİAD, 35 yılı aşan kurumsal hafızasıyla yalnızca bir iş dünyası örgütü değil; toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden, değer üreten ve dönüşüme liderlik eden bir yapıdır. Biz burayı aynı zamanda bir liderlik okulu olarak konumlandırıyoruz" diye konuştu. Dönüşüm Sahnesi: İlham veren liderlik platformu EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nin vizyonuna da değinen Özhelvacı, bu platformun yalnızca deneyim aktarımı değil, aynı zamanda bir etkileşim ve ilham alanı olduğunu vurgulayarak, "Bu sahne, genç iş insanlarının yeni bakış açıları kazandığı, kendi kurumlarında ve toplumda dönüşüm yapma cesareti bulduğu bir platformdur. Amacımız, başarı hikâyelerinin ötesine geçerek gerçek dönüşüm hikâyelerini görünür kılmaktır" diye konuştu. Kaan Özhelvacı, Esas Sosyal’in iş dünyası için önemli bir referans modeli olduğuna da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gençlerin istihdama katılımı yalnızca bireysel bir başarı değil; aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve sosyal adaletin temelidir. Esas Sosyal’in ortaya koyduğu model, iş dünyasına güçlü bir sorumluluk çağrısıdır. Diliyoruz ki bu buluşma; yeni iş birliklerine, yeni gönüllülere ve daha fazla gencin hayatına dokunacak sürdürülebilir projelere zemin hazırlasın. Çünkü gerçek dönüşüm, birlikte hareket ettiğimizde mümkün." EGİAD bu etkinin bir parçası EGİAD’ın Esas Sosyal programıyla doğrudan temas halinde olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, derneğin bu sosyal etki modelini yalnızca gözlemleyen değil, uygulayan bir paydaş olduğunu vurgulayarak, "EGİAD olarak Esas Sosyal’in oluşturduğu etkinin içindeyiz. Program kapsamında iki genç arkadaşımızı istihdam ederek bu dönüşümün somut çıktısına birebir tanıklık ediyoruz. Bu deneyim, sosyal etkinin gerçek gücünü bize doğrudan gösteriyor" dedi. Toplumsal dönüşümün güçlü modeli: Esas Sosyal Etkinliğin ana odağını oluşturan Esas Sosyal, gençlerin eğitimden istihdama geçiş süreçlerini destekleyen ve fırsat eşitliği temelinde şekillenen yapısıyla öne çıktı. Emine Sabancı Kamışlı, Esas Sosyal programlarının ortaya çıkış hikâyelerini, gelişim süreçlerini ve oluşturduğu etkileri katılımcılarla paylaştı. Emine Sabancı Kamışlı: "Her dört gencin biri işsiz" Emine Sabancı Kamışlı’nın İzmir’de katıldığı etkinlikte, iş dünyası sosyal etki odağında buluştu ve genç istihdamında fırsat eşitliği vurgulandı. Sabancı Kamışlı, "Bugün bir genç mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Bu bir sosyal problemdir ve biz bu problem için çalışıyoruz" dedi. Etkinlikte ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı Esas Sosyal’i, "Bugün 5 kıtada bir sürü ortakla el ele yürütüyoruz. Esas Sosyal adına 2015 senesinde baktık ki yapmamız gereken en önemli şeyleri yapmışız. Hangi alana odaklanacağımıza ve kimlerle yapacağımıza o sene karar verdik. Takımımızı etkili ve yetkin kurduk. Yapacağımız şeyin bir heves değil, sürdürülebilir bir iş olması lazım dedik. Sosyal yatırım diğer yatırımlardan farklıdır. Sosyal yatırımda hata yaparsan umudu etkilersin. Biz Esas Sosyal’i diğer işlerimize olan bakış açımızla kurduk. Esas Sosyal vakıf veya dernek değil, bir sosyal yatırım birimi. Kıt kaynakları israf etmeye gerek yok. Biz halihazırda var olan vakıflarla, derneklerle ve özel sektör kurumlarıyla iş birliği içinde çalışıyor, el ele veriyoruz" diye konuştu. "Düşünce lideri olduk" Sabancı Kamışlı, "Biz yurt dışında ülkemizi tanıtırken ‘Türkiye’nin şahane gelişmiş genç nüfusu var’ diyoruz. Bu yüzden gençler için bir şey yapalım diyerek işe koyulduk. Üniversite eğitimini tamamlamış ancak fırsat eşitsizliğine maruz kalmış gençlere yönelik çalışmalar yapalım ki onlar hayal edebilsin dedik. Bu çalışmaların ardından hayata geçirdiğimiz Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat, Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım ve Mezun Programlarıyla biz bir düşünce lideri olduk. Önemli olan bağış yapmak değildir, bir araya getirebilmektir. Bu bir araya gelişlerin sonucunda programların etrafında aralarında sivil toplum ve özel sektör kurumlarının da olduğu güçlü bir ekosistem oluştu" dedi. "İstihdama geçişte fırsat eşitsizliğine maruz kalan üniversite mezunu gençlerimiz için işe geçişini kolaylaştırdık" diyen Sabancı Kamışlı, "Bugün bizim programımızda işsizlik oranı yüzde 1. Program dışındaki bir genç ise mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Her dört gencin biri işsiz. Bu bir sosyal problemdir. Biz bu problem için çalışıyoruz. Sosyal yatırım anlayışıyla geri dönüşümün faydası paha biçilemez" ifadelerini kullandı. "Bugün sosyal yatırım modellerimizle ulusal ve uluslararası ödüller alıyoruz" diyen Sabancı Kamışlı, "Esas Sosyal ilk kurulduğunda 15 genç ile başlayan yolculuğumuzun bugün 5 bini aşkın kişi ve kurumdan oluşan geniş bir ekosisteme evrilmesi bizi mutlu ediyor. Paylaşımcı bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz programların etrafında 55 STK ve 70 Kurumsal Destekçimiz var. Gelen her bir fikir, bir iyilik daha oluşturuyor. Hepimiz emanetçiyiz önemli olan senden sonra yıllar boyunca yaşaması" diyerek sözlerini tamamladı. Çok paydaşlı iş birliği ile sürdürülebilir etki Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde Esas Sosyal Direktörü Özlem Akgün Eşmeler moderatörlüğünde İnci Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ece Elbirlik Ürkmez, Sadık Ventures Kurucusu Canberk Mersin, Koruncuk Vakfı Kaynak Geliştirme Müdürü ve Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat 4. Dönem Mezunu Hacer Yıldırım Gündüz’ün katılımıyla sosyal etki ekosistemi çok yönlü olarak ele alındı. Panelde iş dünyası, sivil toplum ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesinin sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda oluşturmadaki kritik rolü vurgulandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:49
UİB, Nisan ayında 4 milyar 18 milyon 719 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi
Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin (UİB) 2026 yılı Nisan ayı ihracatı, 4 milyar 18 milyon 719 bin dolar olarak gerçekleşti. UİB’in2026 Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Nisan ayındaki ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24 oranında artarak 4 milyar dolar olanUİB’in, yılın ilk dört ayındaki ihracat tutarı da yüzde 10’luk artışla 14 milyar 351 milyon 207 bin dolar olarak gerçekleşti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Nisan ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,2 oranında artarak 3 milyar 447 milyon 241 bin dolar olarak gerçekleşirken, bu yılın dört aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 10,7’lik artışla 12 milyar 301 milyon 424 bin dolara ulaştı. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB), Nisan ayı ihracatı yüzde 19 oranında artarak 117 milyon 175 bin dolar olarak gerçekleşirken, 2026’nın ilk dört ayındaki ihracat toplamı ise 418 milyon 440 bin dolara ulaştı. Nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 oranında artarak 79 milyon 896 bin dolar olan Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB), 4 aylık ihracatı toplamı ise 270 milyon 234 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti. Nisan ayında 17 milyon 712 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), 2026 yılının ilk dört aylık ihracatı ise 69 milyon 968 bin dolar düzeyinde gerçekleşti. Nisan ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 33’lük artışla 10 milyon 622 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 4 aylık dönemde toplam 48 milyon 176 bin dolarlık dış satışa imza attı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:38
Kırsalda süt üreticilerinin emeği kazanca dönüşüyor
Erzurum’un önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan İspir’de kırsal kalkınmayı güçlendirecek önemli bir proje hayata geçiriliyor. İspir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından desteklenen "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" projesi, kırsal mahallelerde faaliyet gösteren süt üreticilerinin emeğini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. Yaklaşık olarak 9 milyon 500 bin TL bütçeye sahip proje, ilçedeki süt üretim altyapısını güçlendirerek sütün hijyenik koşullarda toplanması, muhafaza edilmesi ve pazara ulaştırılmasını sağlayacak. Proje ile birlikte üreticilerin gelir seviyesinin artırılması, süt kalitesinin yükseltilmesi ve kırsal ekonominin sürdürülebilir şekilde büyümesi amaçlanıyor. Uzmanlar tarafından kırsal kalkınma açısından önemli bir model olarak değerlendirilen proje, aynı zamanda yerel yönetimlerin üretime dayalı kalkınma stratejilerinin sahadaki güçlü örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, İspir’in kalkınma stratejisini turizm, tarım ve hayvancılık ekseninde şekillendirdiklerini belirterek üretime dayalı projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal dönüşümün de anahtarı olduğunu ifade etti. "Toprağımızı işleyen çiftçimiz, İspir’in gerçek hazinesidir. Üretime verilen her destek aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır. İlçemizin ekonomik kalkınmasının tarım ve hayvancılıktan başka alternatifi olmadığını biliyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz günden bu yana üretime dayalı projeleri öncelikli gündemimiz haline getirdik" diyen Coşkun, belediye yönetim anlayışlarını "Birlikte Yönetim - Bütüncül Yaklaşım" ilkesi üzerine kurduklarını belirterek kamu kurumları, üreticiler ve yerel paydaşlarla güçlü bir iş birliği içinde çalıştıklarını dile getirdi. Soğuk zincir süt projesiyle başlayan dönüşüm hikâyesi projenin başlatılması ve sürdürülmesi konusunda büyük emek veren Başkan Coşkun; projenin öncesi ve gelinen mevcut durumu hakkında bilgi vererek projenin bölge ve bölge halkı için önemini şu ifadeler ile anlattı; "Bizim önceliğiniz her zaman vatandaşımızın memnuniyetini ve yaşam kalitesinin artması üzerine olmuştur. Bunun içinde halkımızın istek ve taleplerini dinleyerek ilçemizin potansiyelini ortaya çıkaracak, geleceğe değer katacak projeleri hayata geçirmek olmuştur. İlçemizin en büyük potansiyeli de tarım ve hayvancılık üzerinedir. Bizlerde bu mevcut potansiyelini açığa çıkarmak ve katma değere dönüştürmek üzere çalışmalar başlatarak "Soğuk Süt Zincir Projesini" ilçemizde çiftçilerimiz ve halkımız ile buluşturduk. Projenin ilk aşamasında ilgili müdürlük ve personelimiz ile proje stratejimizi belirlemek üzere 101 mahallemizi ziyaret edip çiftçilerimizi, üreticilerimizi ve hayvan sayılarımızı belirledikten sonra onların istek, talep ve sorunları üzerine bir çalışma planı hazırladık. İlk aşama 1 süt aracı ile 5 mahalleden süt toplamaya başladık. Daha sonra Çörmeli bölgesi diye adlandırdığımız 26 mahallemize eşit uzaklıkta bir merkezde süt toplama merkezi kurarak burayı hem toplama alanı hem de makine ikmal alanı olarak belirledik. Daha sonra Erzurum Ticaret Borsası ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile mahallelerimize ve çiftçilerimize süt toplama tankı ve süt sağım makineleri dağıtımını sağladık. İlgili birim müdürlüklerimiz tarafından mahallelerde örgütleme ve bilinçlendirme çalışmaları yaparak projenin sürdürülmesini sağladık. Daha sonrası süt toplama aracını 5 e yükselterek toplamda süt topladığımız mahalleleri 35 e çıkarttık ve yaklaşık olarak 200 üreticimizden süt alım yaparak yaklaşık olarak her yıl ortalama 200 ton sütün üreticilerden alınarak mandıralara ulaşımını sağladık. Geldiğimiz nokta itibari ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı KUDAKA ya sunmuş olduğumuz proje kapsamında 10 farklı mahallemizde süt toplama alanı kurarak sütün daha hijyenik korunması ve muhafazasını sağlayarak üreticilerimize desteğimizi sürdürmekteyiz. Oluşturulan kelebek etkisi ve örgütlenme sayesinde projenin diğer projelere ön ayak oluşturulması ve diğer projelerinde alt yapısını oluşturması sayesinde 101 mahalleye yayılarak tarım ve hayvancılık konusunda ilçemiz marka olacaktır." Başkan Coşkun, belediyecilik hizmetlerinin yalnızca rutin çalışmalarla sınırlı olmadığını belirterek, "İspir Belediyesi olarak klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın sorunlarını, istek ve taleplerini dinleyerek ilgili müdürlüklerimiz ve teknik personellimiz ile çalışmalar başlatarak bu sorunlar üzerine projeler üretiyoruz, geliştiriyoruz ve uyguluyoruz. Erzurum Valiliği ve Erzurum Ticaret Borsası tarafından tarım ve hayvancılıkta dönüşüm hikâyesi olarak adlandırdığımız "Soğuk Zincir Süt Projesi" de bunlardan bir tanesidir. Yine projenin gelişim sürecine ve sürdürülebilirliğine katkı sunmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza sunmuş olduğumuz "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" Projemiz onaylanmış olup bu yıl içerisinde hizmete başlayacağız" dedi. Soğuk zincir altyapısının kurulması ve üreticilerin örgütlenmesi sayesinde diğer projelerin de ön hazırlığının yapıldığını belirten İspir Belediyesi Proje Koordinatörü Hasan İşler, tarım ve hayvancılığın stratejik bir kalkınma aracı olarak ele alındığı bu çalışmaların, yerel yönetimlerin üretime dayalı ekonomik modeller geliştirmesine imkân sağladığını ifade ederek bölgede yürütülen yeni kalkınma projelerini değerlendirdi. Proje Koordinatörü Hasan İşler, bu tür projelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için yerelde güçlü bir altyapı desteğinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. İşler, İspir’in coğrafi olarak engebeli ve zor bir yapıya sahip olması, yaylacılık kültürünün güçlü şekilde sürdürülmesi, geleneksel ahır sistemlerinin yaygınlığı, tarım arazilerinin yeterince verimli kullanılamaması gibi faktörlerin, bütüncül bir kırsal kalkınma planını zorunlu kıldığını belirtti. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun’un ifade ettiği gibi, İspir Belediyesi’nin proje üreten, geliştiren ve uygulayan bir belediye olduğunu vurgulayan İşler, başlatılan bu çalışmanın diğer projelerle entegre şekilde ilerleyebilmesi için kapsamlı bir yerel kalkınma stratejisinin hazırlanmasının kritik olduğunu söyledi. Hazırlanacak bu stratejinin merkezinde ise kırsal kalkınma odaklı bir dönüşüm modeli yer alacak. Bu kapsamda çiftçilere yönelik kooperatifleşme modelleri, üretim planlaması ve destek mekanizmaları oluşturulacak; yem maliyetlerini azaltmaya yönelik yerel üretim ve tedarik zinciri çözümleri geliştirilecek. Ayrıca modern ve verimli hayvancılık için yeni nesil ahır sistemlerinin kurulması, gübre yönetim probleminin çözülmesi ve hayvansal atıkların biyogaz ve organik gübre üretimine entegre edilmesi planlanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca bir proje değil, aynı zamanda zincirleme bir kalkınma etkisi oluşturacağını belirten İşler, atılacak bu ilk adımın "kelebek etkisi" oluşturarak bölgedeki diğer tarım ve hayvancılık projelerine de zemin hazırlayacağını, uzun vadede ise Doğu Anadolu için örnek bir kırsal kalkınma modeline dönüşeceğini ifade etti. Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, şehir yaşamının ekonomik ve sosyal baskılarından uzaklaşmak isteyen çok sayıda girişimci ve gencin yeniden memleketlerine dönerek üretim odaklı faaliyetlere yöneldiğini belirtti. Başkan Coşkun, kırsalın yeniden bir cazibe merkezi haline geldiğini vurgulayarak, "Şehir yaşamı her birey için aynı ölçüde ekonomik fırsat üretmiyor. Buna karşılık kırsalda hayata geçirilen tarım ve hayvancılık projeleriyle birlikte İspir, üretim gücü yüksek, ekonomik potansiyeli artan ve kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmuştur. Bugün geldiğimiz noktada kırsal alanlarımız adeta tarım ve hayvancılığın yeniden altın çağını yaşamaktadır" dedi. Coşkun, özellikle gençlerin ve yatırımcıların köylerine dönerek üretim süreçlerine dahil olmasının bölge ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ifade ederek, "Tersine göç yalnızca nüfus hareketi değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşümdür. Üretim artmış, gelir düzeyi yükselmiş ve kırsal ekonomi şehirle rekabet edebilir bir seviyeye ulaşmıştır. Bu bizim için en büyük kazanımlardan biridir" ifadelerini kullandı. Başkan Coşkun, bu sürecin sürdürülebilir hale gelmesiyle birlikte İspir’in yalnızca göç veren değil, aynı zamanda göç alan bir ekonomik merkez haline geleceğini de sözlerine ekledi. İspir Belediye bünyesinde Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kurulmasının, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin daha profesyonel, kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması açısından kritik bir adım olduğunu ifade eden İspir Belediyesi Veteriner Hekimi Arif Özden, yürütülen çalışmaların sahadaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özden, özellikle süt üretimine dayalı projenin başlangıç aşamasında Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün aktif bir rol üstlendiğini belirterek, "Sahada gerçekleştirdiğimiz en önemli müdahalelerden biri hayvan sağlığı ve hastalık yönetimi oldu. Bu süreçte zamanında yapılan teşhis ve müdahalelerle üretim kayıplarının önüne geçtik, aynı zamanda üreticinin sisteme olan güvenini yeniden tesis ettik. Bu da süt verimliliğine dayalı projenin temelini oluşturdu" dedi. Yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilere düzenli olarak hayvan sağlığı, besleme teknikleri, süt kalitesinin artırılması ve modern hayvancılık yöntemleri konusunda eğitimler verildiğini belirten Özden, bu sürecin yalnızca teknik bir destek değil aynı zamanda kırsal örgütlenmeyi güçlendiren bir yapı oluşturduğunu vurguladı. Özden, "Kırsal mahallelerde üreticilerin bir araya gelmesini, birlikte hareket etmesini ve daha planlı üretim modellerine geçmesini sağladık. Bu, sahada sürdürülebilirliğin en önemli ayağıdır" ifadelerini kullandı. Saha çalışmalarının merkezinde aktif rol aldığını belirten Arif Özden, düzenli bilgilendirme ve yönlendirme mekanizmaları sayesinde üreticilerin artık daha bilinçli kararlar aldığını, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün ise bu sürecin kurumsal omurgasını oluşturduğunu ifade etti. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bölgede verimli hayvan ırklarına yönelimin arttığını, süt üretiminde hem kalite hem de verimlilik açısından önemli iyileşmeler sağlandığını belirten Özden, modern hayvancılık uygulamalarının sahaya entegre edilmesiyle birlikte üreticilerin sektöre daha profesyonel katılım gösterdiğini ve özellikle genç üreticilerin bu alana ilgisinin belirgin şekilde arttığını sözlerine ekledi. Bölgesel Güçlenmeden KUDAKA’nın Kurumsal ve Kırsal Kalkınma Hamlesi İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, hayata geçirilen kırsal kalkınma projesinin onaylanması ve uygulama sürecine geçilmesinde kurumsal iş birliklerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Coşkun, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır olmak üzere, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven’e ve tüm kalkınma ajansı ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti. Başkan Coşkun, "Böylesine kapsamlı projelerin hayata geçmesinde merkezi idare ile yerel yönetimlerin uyumu son derece kritiktir. Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın vizyoner yaklaşımı ve KUDAKA’nın bölgeye sağladığı güçlü destek sayesinde yerel kalkınma projeleri daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaktadır. ‘Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor’ projemizin desteklenmesi de bunun en somut göstergesidir" dedi. Coşkun, sağlanan desteklerle birlikte üreticilerin emeğini daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürme imkânı bulacağını belirterek, kırsal kalkınma modelinin bölge için stratejik bir dönüşüm niteliği taşıdığını ifade etti. İspir’de üretime dayalı kalkınma modelini kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Coşkun, "Hedefimiz sadece bugünü değil, yarının İspir’ini inşa etmektir. Tarım ve hayvancılığı güçlendiren, gençlerin üretime katıldığı, kadınların ekonomide daha aktif rol aldığı sürdürülebilir bir kırsal yapı oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz" sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:30
Kursta tanışıp iş hayallerini birleştirdiler
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:45
Bosch’un ‘köpek annesi’ reklamı, tepkiler üzerine yayından kaldırıldı
4
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:00
Kurbanlıklar satışa çıktı, pazarlıklar kızıştı
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:01
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 4,18 artarken, yıllık yüzde 32,37 oldu
19 Kasım 2025 Çarşamba - 19:53
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Kadınların sosyal hayatta, iş hayatında daha fazla ve aktif rol almasını istiyoruz"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Kadınların iş dünyasına katılımını teşvik etmek, her ülkenin ekonomik potansiyelini tam olarak gerçeğe dönüştürmesinde hayati bir öneme sahip olduğunu da biliyoruz. Kadınların, sosyal hayatta, iş hayatında daha fazla ve aktif rol almasını istiyoruz" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), TOBB Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) iş birliğinde gerçekleştirilen, Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması Ödül Töreni TOBB Konferans Salonu’nda düzenlendi. Burada açılış konuşmasını yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sahada kadın ve genç kızlar için, girişimciliğin özendirilmesi, geliştirilmesi yönünde yol gösterici çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Yeşil dönüşümden e-ticarete, yapay zekadan ihracata kadar pek çok alanda eğitimler veriyor, mentörlük desteği sağlıyoruz" diye konuştu. Anadolu’nun her köşesinin kendi potansiyelini barındırdığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, "Konuşmaya ve birbirimizden ilham almaya devam etmeliyiz. Sizlerin emekleriyle, son 20 yılda ülkemizdeki girişimciler içinde kadınların oranı ikiye katlandı, yüzde 12’ye ulaştı. Bu başarıda en büyük pay siz ve Kadın Girişimciler Kurulumuzda olan kardeşlerim. Kadın girişimciliğin ülke genelinde yaygınlaşmasını sağlayan tüm başkanlarımız müthiş bir iş başarıyor. Bu başarıyı kutluyor ve tekrar hepinizi alkışlıyorum" ifadelerini kullandı. "TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, dünyadaki oda camiasında bir marka haline geldi" Hisarcıklıoğlu, "TOBB Kadın Girişimciler Kurulu kurulduktan sonra, yani 2008 yılında camiamızda Kadın Meclis Başkanı sayısı sadece 1’di. Bugün 2 tane Yönetim Kurulu Başkanımız, 7 tane Meclis Başkanımız görev yapıyor. 2008’de kadın Yönetim Kurulu Üyesi sayısı 9’du, bugün bu sayı 56’ya ulaştı. 2008’de 98 olan kadın Meclis Üyesi sayımız 334’e geldi. Bu coğrafyanın en büyük, en kapsamlı ve en yetkin networkü olan TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, dünyadaki oda camiasında bir marka haline geldi" açıklamasında bulundu. "Kadınların, sosyal hayatta, iş hayatında daha fazla ve aktif rol almasını istiyoruz" Hisarcıklıoğlu, 6 kategoride 20 şirketin ödül alacağını ifade etti. Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: "Girişimcinin bir özelliği vardır o da kesinlikle karamsar olamaz. Hep umut içinde olur. Eğer karamsarsan hiç girişimci olmaya niyetlenmeyin. Dün, dünde kalmıştır. Bugün yeni şeyler yapmak lazım diye çok güzel bir söz var. Yürüdüğümüz yolda zorluk var mı var, elbette var, var olmaya da devam edecek. Zorluklar hep olacak. Üretimin ve istihdamın sürdürülebilirliği açısından nakit akışının, finansmana erişimin özellikle kadın girişimciler için ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Kadınların iş dünyasına katılımını teşvik etmek, her ülkenin ekonomik potansiyelini tam olarak gerçeğe dönüştürmesinde hayati bir öneme sahip olduğunu da biliyoruz. Kadınların, sosyal hayatta, iş hayatında daha fazla ve aktif rol almasını istiyoruz. Bu sayede kadınların emekleriyle, ülkemizin daha güçlü ve kalkınmış olacağına inanıyoruz. İş dünyası, bilim, eğitim, kültür, sanat ve sporda büyük başarılara imza atan kadınlarımızla gurur duyuyoruz. Her zaman söylüyorum. Kadın, hayatın her alanında olmalıdır. Kadın iş hayatında güçlenirse, Türkiye güçlenir. Kadın güçlü olursa, toplum güçlü olur."
19 Kasım 2025 Çarşamba - 17:48
Erzincan Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB için Altyapı ve Fizibilite Projesi Protokolü imzalandı
Erzincan’da, "Erzincan Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB Altyapı Planlama ve Fizibilite Projesi" kapsamında protokol imza töreni düzenlendi. Törene Vali Yardımcısı Hüseyin Aydın, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, İl Tarım ve Orman Müdürü Alper Koçaker, Erzincan Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Lokman Altunbilek ve Erzincan İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Şube Başkanı Yaşar Faruk Günay katıldı. 2025 Yılı Fizibilite Desteği Programı çerçevesinde kabul edilen ve Erzincan Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB tarafından yürütülecek proje ile bölgenin altyapı planlama ve fizibilite çalışmalarının tamamlanması hedefleniyor. Hazırlanacak fizibilite çalışmasının, hayvancılık sektöründe rekabet gücünü artırması, üretim verimliliğini yükseltmesi ve sürdürülebilir bir üretim altyapısı oluşturması bekleniyor. Modern ve çevreye duyarlı altyapı ile Erzincan’ın bölgesel kalkınmasına ve hayvancılık sektörünün güçlenmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 17:24
LES-EXPO 2026, yük mühendisliği paydaşlarını buluşturacak
Türkiye’de binlerce tonluk yüklerin kaldırılması, taşınması ve montajını mühendislik disiplinleriyle birleştiren büyük çaplı projelere imza atan yük mühendisliği sektörü, LES-EXPO 2026 Avrupa-Asya-Afrika Yük Mühendisliği Hizmetleri Fuarı’nda üç kıtadan firmaları İstanbul’da bir araya getirecek. Türkiye’de ağır, uzun ve yüksek tonajlı yüklerin kaldırılması, taşınması ve montajında uzmanlaşan yük mühendisliği sektörü, büyük projelerde üstlendiği operasyonlarla dikkat çekiyor. Yük Mühendisliği Birliği Başkanı Ahmet Altunkum ile BTSO Başkanı İbrahim Burkay, sektörün Türkiye’nin sanayi ve altyapı çalışmalarındaki stratejik konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sektör temsilcileri, LES-EXPO 2026 Avrupa-Asya-Afrika Yük Mühendisliği Hizmetleri Fuarı için hazırlıklara başladı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yük mühendisliği sektörünün hem Türkiye’de hem de yakın coğrafyada mega projelerin en kritik unsurlarından biri olduğunu söyledi. İbrahim Burkay, "Son 20 yılda üstlenilen büyük projeler sayesinde ülkemiz bu coğrafyadaki en büyük üreticilerden biri haline geldi. Türkiye’nin ilk 10 ekonomi arasına girme hedefini destekleyecek en önemli adımlardan biri, ürettiğimiz hizmeti dünyaya doğru anlatacak organizasyonlardır. BTSO olarak KFA Fuarcılık’ı kurmamızın temel nedeni bu ihtiyaçtır" dedi. Sektörün tüm paydaşlarının, 7-9 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek LES-EXPO 2026 Avrupa-Asya-Afrika Yük Mühendisliği Hizmetleri Fuarı’nda bir araya geleceğini ifade eden Burkay, "Yük mühendisliği projelerinin teknik boyutları oldukça merak ediliyor. Dev projelerin ardındaki mühendislikle ilgili tüm soruların yanıtları bu fuarda verilecek. Teknik sunumlar, seminerler ve panellerle ziyaretçilere kapsamlı bir program sunuyoruz. Fuara 200’ü aşkın firma ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçi bekliyoruz. Bu fuarın sektörümüzün hedefleri doğrultusunda önemli sonuçlar doğuracağına inanıyorum" diye konuştu. Yük mühendisliğinin, Türkiye’nin sanayi ve altyapı kalkınmasındaki görünmeyen kahramanı olduğunu belirten Yük Mühendisliği Birliği (YMB) Başkanı Ahmet Altunkum ise "Binlerce ton ağırlığındaki hassas yükleri milimetrik hesaplarla yüzlerce metre yüksekliklere güvenle kaldıran Türk şirketlerinin başarısı, ülkemizin mühendislik kabiliyetinin de en somut göstergesi. Küresel ölçekte 600 milyar doları aşan ağır kaldırma ve taşıma pazarının yönü; yenilenebilir enerji ve altyapı projeleriyle birlikte hızla değişiyor. Rüzgâr türbinlerinin 100 metreyi aşan kanatları, 10 bin tonluk offshore modüller veya enerji depolama tankları gibi yeni nesil yükler, mühendislik açısından sınırları yeniden tanımlıyor. Bu anlamda yük mühendisliği hizmetleri, yalnızca ağır sanayinin değil, enerji dönüşümünün, afet yönetiminin ve sürdürülebilir kalkınmanın da temel unsurlarından biri haline geliyor. Ülkemizde de sektörümüzün sorumluluk üstlendiği önemli projeler ve biriktirdiği deneyimlerle bu alanda söz sahibi ülkeler arasında yer almasından gurur duyuyoruz. Şimdi bu gücü LES-EXPO 2026 Avrupa-Asya-Afrika Yük Mühendisliği Hizmetleri Fuarı ile dünya sahnesine taşıyoruz. Dünyada ilk kez İstanbul’da düzenlenecek bu fuar ile 3 kıtadan yüzlerce şirketi bir araya getirirken, aynı zamanda Türkiye’nin yük mühendisliği alanındaki yükselen rekabet gücünü de küresel anlamda bir kez daha gösterme fırsatı bulacağız" ifadelerini kullandı. "Dünyanın en yüksek ve en ağır vinçli kaldırışı Türkiye’de gerçekleştirildi" 1915 Çanakkale Köprüsü’nün inşasında 318 metre yüksekliğe 155 tonluk parçanın montajının "dünyanın en yükseğe en ağır yük kaldırışı" olarak kayıtlara geçtiğini ifade eden Altunkum "1915 Çanakkale Köprüsü’nde gerçekleştirilen kaldırma operasyonu, ülkemizdeki yük mühendisliği sektörünün dünya ölçeğinde geldiği noktanın sembolü oldu. Bu ölçekteki operasyonlar yalnızca kuvvet değil, ileri mühendislik zekâsı ve milimetrik hesaplama disiplini gerektiriyor. Her kaldırma, taşıma ve montaj süreci; simülasyonlardan statik analizlere, zemin etütlerinden hava koşulu hesaplamalarına kadar yüzlerce değişkenin aynı anda yönetildiği bir mühendislik bütününü ifade ediyor. Türkiye’de bugüne kadar taşınmış en büyük yük, 11 bin 500 ton ağırlığında, 220 metre boyunda, 22 metre yüksekliğinde ve 48 metre genişliğindeki bir yüzer havuzu kendisinden sadece 2 metre geniş olan başka bir yüzer havuza yükleme işlemiydi. Son derece hassas olarak yürütülen bu operasyon sırasında yük, saatte bir metre hızla ilerledi. Bununla birlikte uluslararası alanda da sektör olarak önemli işlere imza atıyoruz. Katar’ın, en büyük gaz projelerinden NFE (North Field Expansion) projesinde bölgenin en yüksek yapısı olan Flare’nin montaj işlemleri, yine bir Türk firması tarafından gerçekleştirildi" dedi. "Türk firmalar yurtdışında da büyük işlere imza atıyor" Yük mühendisliği hizmetleri alanında Türk şirketlerinin büyük bir gelişme içinde olduğunu ve dünyadaki büyük ve hassas projeler için tercih edilmeye başlandığını belirten Altunkum, "Sektörümüz geçmiş yıllarda ağırlık kaldırma ve nakliye faaliyetleri çerçevesinde uzmanlaşmıştı. Ancak bugün proje geliştiren, en ince detaylara kadar hesaplamaları kendi bünyesinde yapan, sahaya çıkmadan önce simülasyonlar ile hazırlıklarını tamamlayan ve en ileri teknolojiyi kullanan katma değeri çok daha yüksek bir mühendislik disiplini haline geldi. Sektörümüzün öncü firmaları artık Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya’da kompleks montaj ve taşıma projelerinde çözüm ihraç eden bir merkez konumunda. Önceleri yalnızca küresel devlerin yaptığı yüksek tonajlı entegre kaldırma ve taşıma projeleri, artık Türk şirketleri tarafından aynı mühendislik seviyesinde gerçekleştirilebiliyor" diye konuştu.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 17:07
Bakan Işıkhan: "Sendikalarımız bizim en önemli çözüm ortaklarımız arasındadır"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Sendikalarımız bizim en önemli çözüm ortaklarımız arasındadır. Çalışma hayatı politikalarımızı belirlerken de dikkatli bir şekilde dengeyi sağladığımız önemli ve hassas terazilerimizdir" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikasının (TÜHİS) 34’üncü Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Bakan Işıkhan, konuşmasında kamu çalışanlarının refahının Türkiye’nin refahı olduğuna vurgu yaparak, sendikaların çalışma hayatındaki kritik rolünü bir kez daha hatırlattı. Türkiye’nin tek kamu işveren sendikası olarak kurulduğu günden bu yana TÜHİS çatısı altında görev yapan, çalışma hayatının gelişimine katkıda bulunan tüm sendika mensuplarına şükranlarını sunduğunu belirten Bakan Işıkhan, sendikaların en önemli çözüm ortakları olduğunu ve sendikaların toplumun geleceğinin teminatı olduğunu vurguladı. "Sendikalarımız çalışma hayatının, çalışma hayatı ise vatandaşlarımızın geleceğinin teminatıdır" Sendikaların toplumun en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirten Işıkhan, "İstişare ve sosyal diyalog mekanizmalarını büyük bir hassasiyetle işleten hükümetimiz, kamu personel yönetimi hususunda da aynı özeni göstermiş, her zaman sorunlarımızın çözümünde çareyi danışma, dayanışma ve ortak hareket kültüründe aramıştır. Bu anlamda sendikalarımız bizim en önemli çözüm ortaklarımız arasındadır. Çalışma hayatı politikalarımızı belirlerken de dikkatli bir şekilde dengeyi sağladığımız önemli ve hassas terazilerimizdir. Demokratik ve sosyal devlet anlayışımız kapsamında sendikalarımız çalışma hayatının, çalışma hayatı ise vatandaşlarımızın geleceğinin teminatıdır. Ülkemizi ve milletimizi ilgilendiren hemen hemen her konuda, özellikle de kriz anlarında kamu hizmetlerimizin ne kadar kritik bir öneme sahip olduğuna, kamu görevlilerimizin ise nasıl kilit bir rol üstlendiklerine hepimiz defalarca şahitlik etmiş olduk. Öte yandan Türkiye’nin bugün ulaştığı noktada kamu görevlilerimizin verdikleri büyük emekler asla göz ardı edilemez. Bu noktada kamu çalışanlarımızın refahı demek aynı zamanda Türkiye’nin de refahı demektir" ifadelerini kullandı. "Kamu çalışanlarımızı enflasyon karşısında yalnız bırakmadık" Özellikle kamu işveren sendikası olarak TÜHİS’in toplu sözleşme süreçleri başta olmak üzere kamu personel yönetimine dair atılan her kritik adımda önemli bir rolü olduğunu vurgulayan Bakan Işıkhan, "Bugüne kadar çalışanlarımızın emek ve hak mücadelesinin her zaman yanında olduk ve destekledik. Kamu çalışanlarımızı enflasyon karşısında yalnız bırakmadık, mali ve sosyal haklarında düzenli olarak önemli ilerlemeler sağladık ve personel sayımızı sürekli artırdık. Sendikal faaliyetleri güçlendirdik, gelişmesi için gereken her türlü imkânı sağladık" dedi. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aziz Türk milleti için, Türkiye’nin geleceği için emek dünyasının temsilcisi sendikaların değerli çalışmalarına en büyük desteği vereceklerini vurgulayan Bakan Işıkhan, "Bu vesileyle 57 yıldır ülkemizin kamu işveren sendikacılığı alanındaki tarihi misyonuyla bu yürüyüşümüzün önemli bir parçası olarak gördüğümüz TÜHİS’i değerli çalışmalarından ötürü tebrik ediyorum. Kamu sendikacılığı adına birlikte yeni başarılı çalışmaları hayata geçireceğimize de yürekten inanıyorum" diye konuştu. Bakan Işıkhan, TÜHİS Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kürşat Kırbıyık’a ve Genel Sekreter Adnan Çiçek’e hizmetlerinden dolayı plaket verdi.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 16:05
Denizlili kadın girişimciler DTO’da bir araya geldi
Denizli Ticaret Odası’nın (DTO) koordinatörlüğünde ki Sanayide Kadın Eli Projesi kapsamında eğitim programı düzenlendi. Eğitim kadın girişimcilerin katılımlarıyla gerçekleştirildi. Denizli Ticaret Odası’nın (DTO) koordinatörlüğündeki Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Denizli İl Kadın Girişimciler Kurulu’nun (GGK), Habitat Derneği’nin iş birliğiyle, Sanayide Kadın Eli Projesi’nin kapsamında düzenlediği eğitim programı, kadın girişimcilerin katılımlarıyla gerçekleştirildi. DTO konferans salonunda yapılan etkinlik, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, kahraman şehitler ile artık hayatta olmayan gazilerin aziz hatıraları için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulması, hemen akabinde de İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İlk konuşmayı, ev sahibi olarak DTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melek Kartay yaptı. Kartay, şehir dışından da katılımın olduğunu hatırlattığı organizasyona Ticaret Odası olarak ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. "Burada kadın kadına, biz bizeyiz... Kadın kadının kurdu değil yurdudur. Sanayide kadın elinden bahsediyoruz. Kendi kendimize anlatıyoruz, bunu hep konuşuyoruz. Fakat dışarıya anlatmaya da ihtiyacımız var. 100 yıllık Denizli Ticaret Odası’nın ilk yönetim kurulu başkan vekili olmaktan gururluyum ama bir yandan da daha önce kadın yönetim kurulu vekili olmaması sebebiyle hayıflanıyorum. Belki imkanları olmadı belki de imkan verilmedi ya da kadınlar bu konuda adım atmadı. Hayatımız kolay değil. Hem kadınız hem anneyiz hem de eşiz. Aslında bakarsak ne kadar da güçlüyüz" dedi. Etkinlik, Kartay’ın kısa hoş geldiniz konuşmasının ardından organizasyonunun ev sahibi DTO’nun koordinatörü olduğu TOBB Denizli KGK İl İcra Kurulu Başkanı Ayla Taşçıoğlu’nun açış konuşmasıyla devam etti. Taşçıoğlu, tüm organizasyonlarında desteğini gördüklerini belirttiği Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan’a yaklaşımından dolayı teşekkür etti. Taşçıoğlu, "Bu proje aslında kadın emeğinin, aklının ve kararlılığının bir araya geldiği bir dönüşüm hikayesidir. Adı gibi güçlü bir anlam taşıyor. Uzun yıllar bizlere toplumsal roller biçildi. Kadınsan evinde olmalısın, kadınsan ağır iş yapamazsın, kadınsan teknoloji ile ne işin olur gibi Ama biz şunu biliyoruz ki kadınsak yaparız, üretiriz, yenilik getiririz ve değiştiririz. Ben inanıyorum ki bu salonun içindeki her kadın bir diğerine ışık olacak ve biz kadınsan yaparsın demekle kalmayacak kadınsan başarırsın diyecek bir geleceği hep birlikte inşa edeceğiz" diye konuştu. Ankara’dan etkinliğe katılan TOBB KGK Başkan Yardımcısı Fatma Aydoğdu da kısa bir konuşmayla davetlilere seslendi. Aydoğdu, "Üretimin kalbindeki, emeğin ve vizyonun buluştuğu Denizli’ye, ilk kez geldim; sizlerle bir arada olmaktan mutluyum. Kadın olmak sanayide olmak zor ama biz de bunu talep etmeliyiz. Avrupa ülkelerinde 100 kadından 60’ı çalışma hayatındayken ülkemizde bu oran yüzde 32’i. Ülkemizde 30 milyon kadından 10 milyonunu iş gücüne dahil edebilirsek 25 milyon dolar da kazanç sağlamış olacağız. Uygun çalışma şartlarını oluşturulduğunda, kadınların başaramayacağı hiçbir şey yok. Pilot il olarak projemiz Kütahya’da başlamıştı. Şu anda Simav Otomotiv Sanayinde yüzde 40 oranında kadın çalışan var. Tavşanlı’da da 6 bin kadın istihdamı sağlandı. Ekonomik özgürlüğünü alan kadının girişimcilik yolunu da açmış oluyoruz. Öncelikle kadınlarımızı evlerden çıkarmamız, dönüştürmemiz gerekiyor. Çünkü çalışma hayatına atılan kadınlarımızın hayata bakış açısı değişiyor. Mesleğin cinsiyeti olmaz. Denizli’de de projemizin büyük başarıya ulaşacağına eminiz" şeklinde konuştu. Daha sonra davetliler arasında bulunan Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik ile Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan da kısa birer konuşma yapmak üzere kürsüye geldi. Bozkurt Belediye Başkanı Çelik, "Kadınsan mücadelecisin ve güçlüsündür. Mücadele, bizim karakterimizde var. Buradaki mücadeleci hanımların önünde saygıyla ve sevgiyle eğiliyorum. Güzel bir program başlıyor; Denizli’de Sanayide Kadın Eli’nin eğitimlerini yaparak çok güzel bir işe vesile olmuşlar. Bunu hayata geçirenlerin ellerine sağlık. Kadınların sanayide, teknolojide, toplumda ve üretimin her alanında güçlü bir şekilde var olması gereken bir çağdayız. Var olmalıyız ki ilerleyebilelim, Denizli örnek gösterilen bir il olsun. Kadının dokunduğu her iş büyür gelişir, değer kazanır. Bunu öncelikle kadınlar olarak bizim içimize sindirmemiz lazım" dedi. Başkan Doğan, "Kadın mutlu olunca toplum da mutlu olur" Konuşmasında kadının üretime katılmasının önemini vurgulayan Merkezefendi Belediye Başkanı Doğan da kadının mutlu olduğu toplumların da mutlu olduğunu söyledi. Belediye Başkanı Doğan, "Kadın üretimin içinde olursa, mutlu olursa, özgür olursa ve kadın aydınlanırsa evdeki çocukları da aydınlatacak toplumu da aydınlatacaktır. Mutlu aileler de refah toplumları getirecek. Onun için kadını çalıştırmaya özendirmeli ve teşvik etmeliyiz. Bu konudaki iş birlikleri için Denizli Ticaret Odamıza da çok teşekkür ediyoruz. Bu şehir üreten katma değeri olan çok teşvik almayan kendi kendine yetebilen bir şehir. Bizler kararlı olursak aşamayacağımız hiçbir şey yok. Kadının içinde olduğu her şey beni çok heyecanlandırıyor. Kadının içinde olduğu her şeyde biz de varız. Bu konuda emek veren herkese teşekkür ediyoruz" dedi. 3 günlük etkinlik cuma günü sona erecek Üç gün sürecek olan ve kadın girişimcilerin örnek başarı hikayelerine de yer verilecek olan eğitim programının ilk gününün ikinci yarısı, protokol üyelerinin konuşmalarının ardından gerçekleştirilen "Başarı Hikayeleri: Kadın Girişimciliği" başlıklı ilk panel ile devam etti. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Sabahat Bayrak Kök’ün moderatörlüğünde örnek kadın girişimcilerden panelistler Çisem Sarıkaya, Melike Konyalıoğlu, Fatma Çelikkol Yavuzer, Zeynep Demircioğlu, Ayşen Doğrar ve Filiz Işıktaş, davetlilerin karşısına çıktı. Başkan Erdoğan’a, desteklerinden dolayı teşekkür ettiler Etkinliğin ilk gününün ilk yarısı, organizasyonun anısına çektirilen toplu fotoğraf karesi ile sona ererken protokol üyeleri daha sonra DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan’ı da ziyaret ederek kadın girişimcilere verdiği destekten dolayı teşekkür etti. Başkanlık makamındaki görüşme renkli görüntüler ile sohbetlere sahne olurken Başkan Erdoğan, konuklarına DTO olarak her zaman kadınların yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Erdoğan, "Kadınlarımız, toplumumuzun hayat kaynağıdırlar Türk Kadını; üretendir, büyütendir, geliştirendir. Cepheden ülke idaresine, evinden iş yerine kadar toplumun tüm aşamalarında örnek girişimcidir. Onun bu eşsiz meziyeti, Milli Mücadelemize de yansımış ve bize istiklalimizi kazandırmıştır. Sosyal hayatın olmazsa olmazları olarak gördüğümüz kadınlarımıza, emekleri ve ülkemize katkıları için teşekkür ederiz. Bugünkü ilgi ve katılımlarından dolayı da kadın girişimcilerimize ve siz değerli başkanlarımıza da müteşekkiriz" dedi. Ziyarette, TOBB Denizli Genç Girişimciler Kurulu (GGK) İl İcra Kurulu Başkanı ve DTO Meclis Üyesi Bekir Çakır da yer aldı. İş Modeli ve Finansal Okuryazarlık anlatıldı Etkinlik öğleden sonra ise eğitim programı ile devam etti. Habitat Kapsayıcı Büyüme Programı Proje Asistanı Zeynep Ramazan, İş Modeli ve Finansal Okuryazarlık başlığı altında iş modeli kanvası, finansal okuryazarlığın temel kavramları, gelir, gider ve kaynak kullanımı, gelir gider yönetimi, bütçe kontrolü ve yatırım kararı alma süreci üzerine sunumunda "İş modelleri nedir ve neden gereklidir?" ile "Finansal okuryazarlık nedir?" konularını anlattı. Katılımcıların sorularını yanıtladı.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:45
Kuşadası’nda çocukların gelişimi için periyodik süt dağıtımı devam ediyor
Sosyal belediyecilik anlayışını hizmet odağına alan Kuşadası Belediyesi, kentte yaşayan ailelerin çocuklarının sağlıklı büyüme ve beslenme süreçlerine destek olmak amacıyla sürdürdüğü düzenli süt dağıtımını aralıksız olarak gerçekleştiriyor. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü tarafından yürütülen program kapsamında, 2025 yılının başlangıcından bugüne kadar toplam 116 bin litre süt ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. 24-60 ay arasındaki çocuklar için her ay 1440 paket süt dağıtılıyor. Ailelere aylık 6 litre süt desteği sağlanırken, dağıtımlar ay boyunca belirlenen 4 farklı günde yapılıyor. 2025 yılının sonuna yaklaşılırken ekonomik şartların aileler üzerindeki etkilerinin artması nedeniyle, çocukların beslenme dengelerini korumalarına katkı sunan süt desteği programı 2026 yılında da kesintisiz devam edecek. Kuşadası Belediyesi’nin süt desteğinden yararlanmak isteyen aileler, 444 71 14 numaralı Güvercin Masa hattını arayarak başvuruda bulunabilecek.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:38
Dünya Kadın Girişimcilik Günü’nde kadın girişimciler unutulmadı
Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, Sivas Vali Yardımcısı İhsan Maskar ile birlikte 19 Kasım Dünya Kadın Girişimcilik Günü kapsamında Sivas Kadınlar Kooperatifi ile Sivas Karınca Kadınlar Kooperatifi’ni ziyaret ederek girişimci kadınlarla bir araya geldi. Ziyarette, TOBB Sivas Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Şeyda Haksever ile kurul üyeleri ve kurum müdürleri de yer aldı. Sivas Kadınlar Kooperatifi Başkanı Semra Temurbaş Mavibulut ile Karınca Kadınlar Kooperatifi Başkanı Nurten Yanalak, heyete kooperatiflerin çalışmaları ve faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Ziyaretlerde değerlendirmelerde bulunan STSO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, "Kadınlarımızın girişimci ruhu, üretime ve ekonomiye olan katkılarıyla her geçen gün daha da güçleniyor. Kooperatifçilik kültürü; kadınlarımızın birlikte üretme, birlikte başarma ve dayanışma ruhunu en güzel şekilde yansıtan bir modeldir. Kooperatiflerimizin bu anlayışla ortaya koyduğu emek, şehrimiz için önemli bir değerdir. Kadınlarımızın el emeğini e-ticaret kanallarıyla Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırarak daha geniş bir pazara erişebileceklerine inanıyorum. 19 Kasım Dünya Kadın Girişimciler Günü’nü kutluyor, tüm girişimci kadınlarımıza başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Özdemir, "TOBB Sivas Kadın Girişimciler Kurulumuz; ilimizde aktif olarak çalışma hayatında yer alan kadınlar arasında girişimcilik kültürünü güçlendirmek, yaygınlaştırmak ve sürdürülebilir hâle getirmek için önemli çalışmalar yürütüyor. Girişimcilik potansiyeli taşıyan kadınları belirleyerek onları proje geliştirme süreçlerine dâhil ediyor, yenilikçi fikirlerini hayata geçirmeleri için rehberlik ve destek sağlıyor" değerlendirmesinde bulundu.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:36
ESO’ya AB’den 125 bin Avroluk hibe
Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen "Türkiye-AB İş Diyaloğu II (TEBD-II) Hibe Programı" kapsamında Eskişehir Sanayi Odası (ESO)’nun sunduğu "Dirençli KOBİ’ler için İkiz Dönüşüm (TWINSME)" başlıklı proje ile Avrupa Birliği’nden hibe almaya hak kazandı. Konuyla ilgili açıklama yapan ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, şehir sanayisinin geleceğine yönelik kritik bir adım atmanın gururunu yaşadıklarını belirtti. Kesikbaş, "Bu başarı, Eskişehir sanayisinin vizyoner ve rekabetçi ruhunun Avrupa nezdinde tescillenmesidir. 125 bin Avro bütçeli ve 15 ay sürecek olan bu proje, KOBİ’lerimizin küresel rekabetteki en büyük zorluğu olan ikiz dönüşüme, yani yeşil ve dijital dönüşüme adaptasyonunu hızlandıracaktır. Avrupa Birliği tarafından finanse edilecek ’TWINSME’ projesi ile firmalarımızın hem çevresel sürdürülebilirliğini hem de dijital yetkinliklerini en üst seviyeye taşıyacağız." dedi. Eskişehir sanayisi ikiz dönüşümde lider olacak Başkan Kesikbaş, proje ortağı olan Almanya’dan Darmstadt Sanayi Odası ile kurulan güçlü iş birliğine de dikkat çekerek; "Ortağımız Darmstadt Sanayi Odası, Avrupa’daki yeşil ve dijital dönüşüm uygulamalarında önemli bir deneyime sahip. Bu iş birliği sayesinde, Almanya’daki en güncel bilgi ve pratikleri doğrudan ESO üyesi firmalarımıza aktaracağız. Proje kapsamında sunacağımız yoğun eğitim ve danışmanlık faaliyetleri ile KOBİ’lerimiz, yeni AB düzenlemelerine uyum sağlayarak ihracat potansiyellerini artıracak ve rekabet güçlerini kalıcı olarak pekiştirecektir. Eskişehir, ikiz dönüşümde sadece uyum sağlayan değil, aynı zamanda öncü bir sanayi şehri olma yolunda ilerliyor. Eskişehir Sanayi Odası, son yıllarda adeta bir proje fabrikasına dönüşmüş durumda. Uluslararası alanda, özellikle Avrupa Birliği başta olmak üzere çeşitli fonları en verimli ve başarılı şekilde kullanarak şehrimize önemli kaynaklar aktarıyoruz. ’TWINSME’ projesi de bu vizyonumuzun somut bir göstergesi. Oda olarak, üyelerimizin küresel pazarlara entegrasyonu ve rekabetçiliğimizin artırılması için uluslararası proje deneyimimizi kullanmaya kararlıyız." diye anlattı. Başkan Kesikbaş, hibe programına emeği geçen herkese teşekkür ederek, projenin Eskişehir sanayisinin geleceği için hayırlı olmasını diledi.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 15:18
Muğla Büyükşehir bakım onarımdan 68 Milyon TL tasarruf etti
Muğla Büyükşehir Belediyesi, Makine ve İkmal Tesisinde yürüttüğü bakım-onarım çalışmaları sayesinde piyasa değerine göre 68 milyon TL tasarruf sağladı. Muğla Büyükşehir Belediyesi, Makine ve İkmal Tesisi sayesinde hem bütçesinde önemli tasarruf sağlıyor hem de hizmet kalitesini yükseltiyor. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı 21 dönümlük alanda faaliyet gösteren tesis; 10 araç ve iş makinası bakım atölyesi, bir kaynak atölyesi, bir akaryakıt dolum tesisi ve 73 personeliyle hizmet veriyor. Makine ve ikmal tesisi hem tasarruf sağlıyor hem hizmeti güçlendiriyor Büyükşehir envanterindeki 920 araç ve 120 iş makinasının tüm bakım ve onarımları Makine ve İkmal Tesisinde gerçekleştiriliyor. Tesiste günlük 24-28 aracın periyodik bakımı yapılırken, yılda ortalama 6 bin araç tamamen belediyenin kendi imkânlarıyla bakım ve onarımdan geçiriliyor. Makine ve İkmal Tesisinde, ilçe belediyeleriyle yapılan protokol kapsamında 141 araç ve iş makinasının bakım-onarım süreçleri tamamlandı. Başkan Özdemir: "Yaklaşık 68 milyonluk tasarruf sağladık" Muğla Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Süleyman Özdemir, tesisin büyük bir ekonomik katkı sağladığını belirterek şunları söyledi: "21 dönüm arazi üzerine kurulu makine ve ikmal tesisimizde, çeşitli bakım-onarım çalışmalarını kendi imkânlarımızla gerçekleştiriyoruz. Atölyelerimizde yapılan işlemlerle piyasa değerine göre yaklaşık 68 milyonluk tasarruf sağlayarak Büyükşehir Belediyemiz bütçesinde ortalama yüzde 61 oranında tasarruf sağladık. Ayrıca kaynak atölyemizde 5 bin 468 metrekare kapalı alan, köprü korkulukları, çeşitli metal ve iş makinası muhtelif kaynak işlerini tamamlamaktayız. Köyceğiz Terminali ve Menteşe Rüya Park AVM’de kendi imalatımız olan modern taksi bekleme yeri kabinlerini hizmete sunduk" dedi. Başkan Aras: "Tasarruf ve üretim modeliyle Muğla’mıza daha iyi hizmet sunmaya devam edeceğiz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Makine ve İkmal Tesisinde yürütülen çalışmaların sadece ekonomik değil, hizmet verimliliği açısından da büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Muğla’mızda kaynaklarımızı akılcı ve verimli kullanmaya özen gösteriyoruz. Makine ve İkmal Tesisimizde yapılan çalışmalar sayesinde hem araç filomuzun gücünü artırıyor hem de hizmetlerimizi daha hızlı, güvenli ve kaliteli hale getiriyoruz. Kentimizin ihtiyaçlarına kendi imkânlarımızla çözüm üretmek, belediyemizin bağımsızlığını ve hareket kabiliyetini güçlendiriyor. Bu tasarruf ve üretim modeliyle Muğla’mıza daha iyi hizmet sunmaya devam edeceğiz" dedi.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:37
Marmarabirlik’ten 761 milyon liralık ödeme
Ürün alımlarına Ekim ayında başlayan Marmarabirlik, ortaklara ikinci dilim olarak 21 Kasım Cuma günü 761 milyon lira, ödeme yapacak. Birinci dilimde yapılan 110 milyon liralık ödeme ile birlikte ortaklara toplam 871 milyon lira ödenmiş olacak. 2025/2026 iş yılı ürün alım kampanyasının başladığı günden bugüne kadar 2 milyar 300 milyon lira tutarında ürün alımı gerçekleştiren Marmarabirlik’te, ödemeler devam ediyor. Bugüne kadar yaklaşık 23 bin ton alım gerçekleştirilen kampanya döneminde birinci dilim olarak 110 milyon lira ödeme yapıldı. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, ürün bedellerinin yarısını 15 günlük periyotlarla ödeyen Marmarabirlik’in, 1 Kasım-14 Kasım 2025 tarihleri arası teslim edilen ürün bedeli alacaklarının yüzde 50’sinin karşılığı olarak 21 Kasım Cuma günü 761 milyon lira ödeme yapacağını söyledi. Başkan Yıldız, "Gerçekleştirilecek ikinci dilim ödeme ile birlikte üreticilere toplam 871 milyon lira ödeme yapılmış olacak. Üçüncü dilim ödemesi ise 5 Aralık’ta gerçekleşecek" dedi.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:27
Hepsiburada E-Ticaret Haftası’nda stratejik partner olarak yer alıyor
Hepsiburada, bu yıl ilk kez Ticaret Bakanlığı öncülüğünde; ETİD ve TOBB Türkiye E-Ticaret Meclisi’nin katkılarıyla düzenlenecek E-Ticaret Haftası’nda stratejik partner olarak yer alıyor. Ticaret Bakanlığı öncülüğünde; ETİD ve TOBB Türkiye E-Ticaret Meclisi’nin katkılarıyla düzenlenecek E-Ticaret Haftası başlıyor. Hepsiburada, 21-22 Kasım’a özel hazırlanan E-Ticaret Haftasına Özel İndirimler kampanyası kapsamında teknolojiden modaya, kişisel bakımdan anne-bebek ürünlerine uzanan geniş bir yelpazede milyonlarca ürünü tüketicileriyle buluşturacak. Hepsiburada, 21-22 Kasım tarihlerinde "E-Ticaret Haftasına Özel İndirimler" kampanyasıyla da müşterilerine avantajlı alışveriş fırsatları sunacağını duyurdu. Ev teknolojileri, telefon ve aksesuar, moda, kozmetik ve kişisel bakım, ev-yaşam, anne-bebek kategorilerinde ve Hepsiburada’nın "Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü" programına dahil kadın girişimcilerin ürünleri kampanya kapsamında tüketicilerle buluşuyor. 21-22 Kasım tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek E-Ticaret Haftası kapsamında ayrıca Hepsiburada standında iş ortaklarını ve müşterilerini ağırlayacak.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 14:15
TR83 Bölgesi’nin döngüsel ekonomi deneyimi Avrupa’ya taşındı
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), Avrupa Komisyonu’nun mekân temelli dönüşüm odaklı kapasite geliştirme programı kapsamında Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenen çalışma ziyaretine katıldı. Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC) tarafından yürütülen "Mekân Temelli Dönüşüm için İnovasyon" (Innovation for Place-Based Transformations) hazırlık eylemi kapsamında düzenlenen "Territories in Action-Sofya Çalışma Ziyareti", Bulgaristan’ın başkentinde gerçekleştirildi. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nı (OKA) programda Çorum Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Tuğba Purtul Kılıç temsil etti. OKA, Avrupa Komisyonu’nun 200’den fazla başvuru arasından seçilen sınırlı sayıdaki kamu kurumu arasında yer alarak programa katılmaya hak kazanmış; TR83 Bölgesi’ni (Amasya, Çorum, Samsun, Tokat) "Döngüselliği Başarma (Achieving Circularity)" temasıyla temsil etmeye başlamıştı. Sofya çalışma ziyareti, kapasite geliştirme sürecinin önemli etaplarından biri olarak gerçekleştirildi. Mekân temelli dönüşüme uluslararası bakış JRC, EURADA, ERRIN ve EIT Climate-KIC iş birliğinde düzenlenen iki günlük program; Avrupa Birliği üye ve aday ülkeleri ile çeşitli uluslararası kuruluşlardan bölgesel kalkınma ajanslarını, yerel yönetimleri, üniversiteleri ve araştırma kurumlarını bir araya getirdi. Çalışma ziyareti, Sofya’nın kültür, endüstriler ve sivil girişim ekseninde yeniden canlandırılan önemli mekânlarından Toplocentrala’da yürütüldü. Oturumlarda; mekân temelli dönüşümün temel ilkeleri, paydaş katılımı ve çok aktörlü yönetişimin önemi, yerel verinin politika tasarımına katkısı, döngüsellik ve sürdürülebilirlik eksenli dönüşüm modelleri, uluslararası örnekler, vaka analizleri ve uygulamalı çalışmalar eşliğinde ele alındı. Katılımcılar, Action Book metodolojisinin dört modülünü atölye formatında deneyimleyerek yenilikçi politika araçlarının pratiğe yansıtılmasını test ettiler. Program, Avrupa Komisyonu uzmanlarının kolaylaştırıcılığında yürütülen grup çalışmalarıyla zengin bir içerik sundu. Saha ziyaretleri: Yenilik ve dijital dönüşüm ekosistemleri yerinde incelendi Saha ziyareti kapsamında Sofya’da dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve kültürel dönüşüm alanlarında örnek teşkil eden iki önemli mekânı yerinde inceledi. Sofya Tech Park, araştırma merkezleri, girişimcilik ofisleri ve Avrupa’nın en güçlü süper bilgisayarlarından birini barındıran altyapısıyla bilim, sanayi ve inovasyonu bütünleştiren bir teknoloji ekosistemi örneği sundu. Kültür ve sanat alanında dönüşümün başarılı bir örneği olan Toplocentrala Kültür Merkezi ise sivil inisiyatifle başlayan bir girişimin Sofya Belediyesi’nin desteğiyle kente kazandırılmasıyla kamusal, kültürel ve sosyal iş birliğinin nasıl yenilikçi bir mekâna dönüşebileceğini gösterdi. Ajans perspektifi ve bölgesel yansımalar Program süresince yapılan oturumlarda, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın yerel ve bölgesel kalkınma, döngüsel ekonomi ve ikiz dönüşüm odaklı uygulamaları uluslararası katılımcılarla paylaşıldı, Ajansın bölgesel dönüşüme yönelik deneyimi farklı örneklerle aktarıldı. Ajansın biyokütle potansiyeli, sürdürülebilir üretim uygulamaları ve yerel ekosistemlerle geliştirdiği örnek projeler, TR83 Bölgesi’nin döngüsel ekonomi vizyonunu Avrupa düzeyinde görünür kıldı. Sofya çalışma ziyareti, OKA’nın Avrupa’daki iyi uygulamalarla etkileşim kurduğu, mekân temelli dönüşüm yaklaşımını güçlendirdiği ve yeni iş birliği fırsatlarına zemin hazırlayan verimli bir uluslararası program olarak tamamlandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder