Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Fatma Sultan Camii bir asır sonra ibadete açıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Milli Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile bir araya geldi
Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı azınlık statüsünü zinhar kabul etmez"
Sirte’de Flintlock-2026 tatbikatı başladı
ABD: "Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın başlamasından bu yana 23 gemi geri döndü"
Lavrov: "Bu savaş Batı'nın Rusya'ya karşı Ukrayna eliyle yürüttüğü savaştır"
EKONOMİ
Doğanyurt kestane balı için "coğrafi işaret" çalışması başlatılacak
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:26:05
Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesinde üretimi yapılan kestane balının coğrafi işaret belgesi ile tescillenmesi için çalışma başlatılacak. Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesinde üretilen kestane balının tescillenmesi ve uluslararası alanda desteklenmesi için Doğanyurt Belediyesi öncülüğünde çalışma başlatılacak. Bu kapsamda, Cide Yerel Eylem Grubu Derneği Başkanı Serdar Kaptan ve yönetim kurulu üyeleri, Doğanyurt Belediyesi’ni ziyaret edildi. Görüşmede, Doğanyurt kestane balının markalaşması, coğrafi işaret tescil belgesi süreci ve Avrupa Birliği destekli projeler üzerine yapılacak iş birlikleri ele alındı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Kaya, kestane balının bölge için önemli bir değer olduğuna dikkat çekerek, "Kestane balımızın coğrafi işaret alması ve Avrupa Birliği hibe destekleriyle yürütülecek çalışmalar için ilk adımı attık" dedi. Öte yandan, Kastamonu kestane balı, Kastamonu İli Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından yapılan başvuruyla 2022 yılında Türk Patent Marka Kurumu tarafından tescillenmişti.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12
Mersin’de tarımın geleceği jeopolitik gelişmeler ışığında ele alındı
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini belirterek, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var" dedi. Başkan Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen konferansta, jeopolitik gelişmeler ışığında tarımın geleceği, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, sürdürülebilir tarım için iş birliği ve desteklerin önemi vurgulandı. Konferansta alanında uzman isimler, Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta, tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen konferansa, Başkan Seçer’in yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. "Tarım denilince akla Mersin gelir" Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Başkan Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini savundu. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) payının diğer sektörlere göre düşük olduğunun altını çizen Seçer, "Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım, Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi" dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, "Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz" diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. "İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım" Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, "Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım" diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. "İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez" Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, "Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazının oluşturduğu tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle" diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. "Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun" Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz" dedi. "Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık" ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, "Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor" şeklinde konuştu. "Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir alan haline geliyor" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise değişen dünya düzeninde tarımın stratejik öneminin daha da arttığını vurguladı. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların doğrudan tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çeken Çakır, tarımın artık sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, "Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır" değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz" diye konuştu. Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler kapsamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 17:14
Bodrum Limanı’nda dev yolcu gemisi hareketliliği: 357 turist ilçeye ayak bastı
Muğla’nın Bodrum ilçesinde kruvaziyer turizmi tüm hızıyla sürüyor. Malta bayraklı "Europa" isimli yolcu gemisi, sabahın erken saatlerinde Bodrum’a yanaşarak yüzlerce turisti ilçeyle buluşturdu. 198 metre uzunluğundaki dev kruvaziyer, saat 07.00’de Rodos Limanı’ndan hareket ederek Bodrum Limanı’na demirledi. Geneli Alman uyruklu olan toplam 357 yolcuya, 282 personelin eşlik ettiği öğrenildi. Gemiden inen turistler, ilçe merkezine yönelerek çarşı, marina ve tarihi ören yerlerini gezdi. Esnafın yüzünü güldüren bu ziyaretle birlikte turistlerin alışveriş yaptığı, kafe ve restoranlarda yoğunluk oluşturduğu görüldü. Bodrum’daki temaslarını tamamlayan geminin, bugün saat 23.59’da Nafplion Limanı’na doğru yola çıkacağı bildirildi. Kruvaziyer trafiğindeki artışın turizm sezonunu erken başlattığını ifade eden yetkililer, yoğunluğun sezon boyunca artarak devam etmesini bekliyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:45
Başkan Dumandağ, "Elazığ’ı daha ileriye taşınması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz"
Şehrin kalkınması adına kamu kurumları, yerel yönetimleri ve sektör temsilcileriyle birlikte istişare kültürünü güçlendirerek hareket etmeye devam edecekleri vurgulayan Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, "Ortak akıl ve iş birliğiyle Elazığ’ın tarım ve hayvancılık başta olmak üzere tüm alanlarda daha ileriye taşınması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Elazığ Ticaret Borsası, şehrin ekonomik ve tarımsal kalkınmasına yön verecek önemli bir istişare toplantısına ev sahipliği yaptı. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu ile Elazığ AK Parti Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş, Ejder Açıkkapı ve Mahmut Rıdvan Nazırlı, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver ve borsa yönetiminin katılımıyla gerçekleştirilen istişare toplantısında, tamamlanan ve planlanan projeler kapsamlı şekilde ele alındı. Ziyaret kapsamında, Elazığ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Dumandağ tarafından yürütülen çalışmalar ve hayata geçirilen projeler hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı. Toplantıda özellikle Besi Organize Tarım Bölgesi ve Fırat HÜTTMER projeleri başta olmak üzere, Elazığ’ın üretim kapasitesini artıracak ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak yatırımlar değerlendirildi. Toplantıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Borsa Başkanı Dumandağ, "Elazığ’a kazandırılan ve kazandırılması hedeflenen projelerin ilimize hayırlı olmasını diliyor; başta valimiz olmak üzere, milletvekillerimize ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyoruz. Şehrimizin kalkınması adına kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve sektör temsilcilerimizle birlikte istişare kültürünü güçlendirerek hareket etmeye devam edeceğiz. Ortak akıl ve iş birliğiyle Elazığ’ın tarım ve hayvancılık başta olmak üzere tüm alanlarda daha ileriye taşınması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:31
Sanatçi İsmail Türüt Erzurum’da pastahane açılışına katıldı
2
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:43
Ağrı’da 307 ahırlık hayvancılık üssü hayata geçiyor
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 11:02
OYAK Pazarlama’dan ’Deprem Farkındalığı’ konferansı
4
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:28
Erzurum’daki dört dev tünel projesinde kritik eşik: Açılış tarihleri belli oldu
5
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:56
Türkiye’nin Suriye sınırında bereketli soğan hasadı
17 Nisan 2026 Cuma - 15:41
Muğla’da Mart ayında bin 710 konut satıldı
Muğla’da Mart ayı içerisinde 1710 konut, 187 iş yeri satışı gerçekleştirildi. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Mart 2026 Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri verilerine göre Muğla’da gayrimenkul piyasasında hareketlilik sürdü. Kentte mart ayında toplam 1710 konut satışı yapıldı. Bu satışların 538’i ilk el, 1172’si ise ikinci el konutlardan oluştu. Aynı dönemde Muğla’da 187 iş yeri satışı gerçekleşti. İş yeri satışlarının 45’i ilk el, 142’si ikinci el olarak kayıtlara geçti. Türkiye genelinde ise Mart ayında ilk el konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 artarak 35 bin 725, ikinci el konut satışları ise yüzde 3,6 azalarak 77 bin 642 oldu. Toplam satışlar içinde ilk el konutların payı yüzde 31,5, ikinci el konutların payı ise yüzde 68,5 olarak gerçekleşti.
17 Nisan 2026 Cuma - 15:26
Elazığ’da bahar otları tezgahlarda yerini aldı
Baharın gelmesiyle birlikte Elazığ’ın Palu ilçesinde ışkın, su teresi ve kuzu kulağı tezgahlardaki yerini aldı. Elazığ’ın Palu ilçesinde baharın gelmesiyle birlikte doğada kendiliğinden yetişen ışkın, su teresi ve kuzu kulağı tezgahlardaki yerini aldı. Birçok rahatsızlığa da iyi geldiği bilinen doğal büyük ilgi görüyor. Pazarlarda satışa sunulan ışkının bir desteği 200 TL’den alıcı bulurken, kuzu kulağının destesi 25 TL’den, su teresinin ise üç destesi 50 TL’den satılıyor. Doğal otları satan Ömer Karabulut, "Bu senenin yeni mahsulü ışkın geldi. Tüm müşterileri bekliyoruz. Zaten bu sene fazla ışkın yok, destesi 200 TL. Kuzu kulağı 25, su teresinin ise üç destesi 50 TL" dedi.
17 Nisan 2026 Cuma - 15:22
Aydın’da 2 ayda konut satışları yüzde 8 arttı
Konut satış rakamları belli olan Aydın’da 2026 Mart ayında toplam 2 bin 248 konut satılırken, Ocak ayından bu yana satışlar yüzde 8 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026 yılı Mart ayı konut ve işyeri satışı rakamlarını açıkladı. Bu kapsamda Aydın’da 2026 Mart ayında konut satış sayısı Ocak ayına göre yüzde 8 artarak 2 bin 248 oldu. Aradan geçen iki ayda konut satışlarında artış yaşanırken, işyeri satışları ise yüzde 22 oranında azalarak 185 oldu. Satış durumlarına bakıldığında ise 569 ev ilk el, bin 679 ev ikinci el, 41 işyeri ilk el, 144 işyeri de ikinci el olarak satıldı. 2026 Mart ayında yabancılara yapılan satışlar ise 8 konut ve 1 işyeri oldu. Mart ayında konut ve işyeri satışının yapıldığı ülke vatandaşlarına bakıldığında ise 2 konut ve 1 işyeri ile Almanya ilk sırada yer alırken, diğer ülkeler birer konut satışı ile Hollanda, İrlanda, Rusya Federasyonu, Azerbaycan, Bermuda ve Yemen oldu.
17 Nisan 2026 Cuma - 14:51
Zonguldak’ta mart ayında 469 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Zonguldak’ta 2026 yılı Mart ayında 469 konut satışı gerçekleştirildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Mart ayına ilişkin konut satış istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde Mart ayında ilk el konut satışı 35 bin 725, ikinci el konut satışı ise 77 bin 642 olarak kayıtlara geçti. Batı Karadeniz illerinden Zonguldak’ta Mart ayında toplam 469 konut satılırken, aynı dönemde 35 iş yeri satışı da gerçekleşti. Öte yandan Karabük’te Mart ayında 287 konut ve 37 iş yeri satılırken, Bartın’da ise 147 konut ve 14 iş yeri satışı yapıldı.
17 Nisan 2026 Cuma - 14:35
Kuzey yarımkürenin ilk kirazı rekor fiyatla satıldı
Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde kuzey yarımkürenin hasat edilen ilk kirazı pazara getirilirken, yapılan açık arttırmayla kilogramı 6 bin TL’den satışı yapıldı. Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde erkenci kiraz cinsleri kuzey yarımkürede yetişen ilk kiraz olma özelliğiyle gerek yurt içi gerekse de yurtdışı pazarda önemli bir yere sahip. Nisan ayının sonlarına doğru gelirken, çiftçiler de hasat edilen ilk kirazı pazara yetiştirmek için tatlı bir telaşa girdi. Bu yıl pazara kirazı ilk getiren kiraz üreticisi Yusuf Bakan, düzenlenen açık arttırmayla hasat ettiği kirazı kilogramı 6 bin TL’den kiraz tüccarı Mesut Altıok’a sattı. Düzenlenen açık arttırmada konuşan Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Mümin Yılmaz, "2026 yılının kuzey yarımkürenin ilk kirazı Sancaklı İğdecik, Sancaklı Bozköy, Sancaklı Uzunçınar, Karaoğlan mahallelerimizde üretilmektedir. Çiftçilerimizin emeklerine sağlık" dedi. Rekoltenin bu yıl yüksek beklendiğini belirten Manisa Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Serdar Mersinli, "Kuzey yarımkürenin ilk kiraz hasadını gerçekleştirmiş oluyoruz. İlçemiz ve ülkemiz adına bereketli bir yıl olmasını diliyoruz. Sezonumuz iyi gidiyor. Rekolteyi yüksek bekliyoruz. Geçen sene don felaketi dolayısıyla yaşadığımız olumsuzlukları bu yıl beklemiyoruz" diye konuştu. Pazarda açık arttırmayla kilogramı 6 bin TL’den yaklaşık 5 kilogram kiraz alan kiraz tüccarı Mesut Altıok, "Geçen sene don felaketinden dolayı üreticilerimiz mağdur olmuştu. Bu yıl rekoltenin yüksek olduğundan dolayı kazancın iyi olacağını düşünüyoruz. 6 bin TL’ye satın aldım ama önemli değil. Çiftçilerimiz mutlu olsun. Kirazı çıkartmak kolay değil" ifadelerini kullandı. Yapılan satışın sembolik olduğunu ancak ilerleyen süreçlerde kiraz fiyatlarının düşeceğini söyleyen kiraz üreticisi Yusuf Bakan, "Doğal ortamlarda kirazımızı yetiştirdik. Güzel bir sezon geçireceğimizi düşünüyorum. 6 bin TL’lik fiyat beni mutlu etti ama şu an sembolik bir satış. Mayıs ayına geldiğimizde 250 TL civarında satışı yapacağımızı düşünüyorum. Biz 250 TL’ye tüccara vereceğiz. Tüccarlarımızın artan maliyetleri dolayısıyla pazarda muhtemelen 500 TL’leri bulacaktır" dedi.
17 Nisan 2026 Cuma - 14:26
Ordu’da üreticilere 45 ton tohumluk patates dağıtıldı
Ordu’da tarımsal üretimi artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında, Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere toplam 45 ton tohumluk patates dağıtıldı. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde yürütülen tarım projeleri kapsamında üreticilere destekler sürüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen ‘Atıl Tarım Arazilerinin Değerlendirilmesi Projesi’ ile patates üretimi yeniden canlandırılıyor. Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen çalışma doğrultusunda Mesudiye, Kabadüz, Korgan, Kumru, Akkuş ve Aybastı ilçelerinde üreticilere toplam 45 ton tohumluk patates dağıtımı gerçekleştirildi. 6 ilçede 180 dekar alan üretime kazandırılacak Verilen destekle birlikte 6 ilçede toplam 180 dekar tarım arazisinin yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Bir dönem Ordu’nun önemli geçim kaynaklarından biri olan patates üretiminin, sağlanan desteklerle yeniden ivme kazandığı belirtildi. Tohumluk patates desteğinden faydalanan üreticiler, uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirerek, destek sayesinde hem kendi ihtiyaçlarını karşıladıklarını hem de ürünlerini satarak ek gelir elde ettiklerini ifade etti. Öte yandan atıl durumdaki tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılması ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi amacıyla benzer desteklerin sürdürüleceği belirtildi.
17 Nisan 2026 Cuma - 14:22
Ordu’da üreticilere 45 ton tohumluk patates dağıtıldı
Ordu’da tarımsal üretimi artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında, Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere toplam 45 ton tohumluk patates dağıtıldı. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde yürütülen tarım projeleri kapsamında üreticilere destekler sürüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen ‘Atıl Tarım Arazilerinin Değerlendirilmesi Projesi’ ile patates üretimi yeniden canlandırılıyor. Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen çalışma doğrultusunda Mesudiye, Kabadüz, Korgan, Kumru, Akkuş ve Aybastı ilçelerinde üreticilere toplam 45 ton tohumluk patates dağıtımı gerçekleştirildi. 6 ilçede 180 dekar alan üretime kazandırılacak Verilen destekle birlikte 6 ilçede toplam 180 dekar tarım arazisinin yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Bir dönem Ordu’nun önemli geçim kaynaklarından biri olan patates üretiminin, sağlanan desteklerle yeniden ivme kazandığı belirtildi. Tohumluk patates desteğinden faydalanan üreticiler, uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirerek, destek sayesinde hem kendi ihtiyaçlarını karşıladıklarını hem de ürünlerini satarak ek gelir elde ettiklerini ifade etti. Öte yandan atıl durumdaki tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılması ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi amacıyla benzer desteklerin sürdürüleceği belirtildi.
17 Nisan 2026 Cuma - 14:07
Ankara’da teknoloji ve marka buluşuyor: 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları başlıyor
’Beşinci Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın tanıtım programında konuşan Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Bu yılki etkinliğimizin temasını bu dönüşümü yansıtacak şekilde belirledik; ’Braind Conference’. Sloganımız ise çok net, ’Marka Yapan Zekâlar, Yapay Zekâ ile Buluşuyor’" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın tanıtımı amacıyla CerModern Flow Dijital Salon’da düzenlenen basın toplantısında konuştu. Ankara Ticaret Odası olarak 170 bini aşkın üyenin üretim gücünü, ticari kapasitesini ve rekabet yeteneğini artırmak için çalıştıklarını anlatan Baran, ticareti, teknolojiyi ve markalaşmayı aynı eksende buluşturan projelere öncülük ettiklerini söyledi. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın bu vizyonun en güçlü yansımalarından biri olduğunu ifade eden Baran, organizasyonun ilk kez 2015 yılında başlatıldığını hatırlattı. Farklı temalarla düzenlenen etkinliğin yıllar içinde gelişerek on binlerce katılımcıya ulaştığını belirten Baran, "Bugün bu organizasyon Ankara’nın marka yolculuğunun önemli bir parçası haline geldi. Şimdi bu birikimi daha ileri taşıyoruz. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın beşincisini, 24-25 Nisan 2026 tarihlerinde ATO Congresium’da gerçekleştireceğiz" ifadelerine yer verdi. ‘Braind Conference’ temasıyla yeni dönem Bu yıl etkinliğin temasını ‘Braind Conference’ olarak belirlediklerini açıklayan Baran, "Brand, Brain ve Artificial Intelligence kavramlarının birleşiminden oluşan bu tema, aslında içinde bulunduğumuz çağın ruhunu anlatıyor. Sloganımız ise çok net; ‘Marka Yapan Zekalar, Yapay Zeka ile Buluşuyor.’ Yapay zeka, sadece bir teknoloji değil, bir kalkınma modeli, bir rekabet gücü ve bir gelecek inşa aracıdır. Dünyanın en değerli markalarına baktığımızda bunu çok net görüyoruz" diye konuştu. "Ankara, yeni nesil girişimlerin doğduğu, yüksek katma değerli üretimin yapıldığı bir merkez haline gelebilir" Yapay zekanın marka, şehir ve ülke vizyonunun merkezine yerleştiği zaman gündelik hayatın kolaylaştığını ve hayatın hızlandığını dile getiren Baran, bu çerçevede Ankara’nın dünyanın önde gelen teknoloji ve girişimcilik merkezlerinden biri haline gelmesi için yapay zekâ kritik bir kaldıraç olduğunu öne sürdü. Ankara’nın sahip olduğu potansiyele dikkat çeken Baran, "Ankara’nın dünyanın önde gelen teknoloji ve girişimcilik merkezlerinden biri haline gelmesi için yapay zeka önemli bir kaldıraçtır. Çünkü yapay zeka veriyi değere dönüştürür, rekabet gücünü artırır ve tüm ekosistemi de hızlandırır. Aynı zamanda yapay zeka kültürel üretimi de dönüştürerek, endüstrileri büyütür, şehri entelektüel olarak da zenginleştirir. Güçlü üniversiteleri, teknokentleri ve kamu altyapısıyla Ankara, yapay zeka sayesinde yeni nesil girişimlerin doğduğu, yüksek katma değerli üretimin yapıldığı ve küresel markaların çıktığı bir merkez haline gelebilir" diye konuştu. ATO olarak hedeflerinin Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek olduğunu vurgulayan Baran, Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın da bu hedef doğrultusunda önemli bir rol üstlendiğini kaydetti. "Siber güvenlik artık en az fiziki sınırlar kadar önemli hale gelmiş durumda" Baran, yapay zekanın sunduğu fırsatların yanında önemli riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çekerek, siber güvenlik, veri güvenliği ve etik konularının bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Dijital çağda güçlü olmanın yolunun yapay zeka teknolojilerini etkin kullanmaktan geçtiğini belirten Baran, "Siber vatanın korunması, en az milli coğrafi sınırların korunması kadar önemli hale gelmiş durumda" dedi. İş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan Baran, şirketlerin risk azaltma stratejileri geliştirmesi, yerli çözümleri benimsemesi ve yeni yönetim modellerini hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti. Baran, yapay zekanın insan odaklı bir yaklaşımla geliştirilmesi gerektiğini belirterek, "Yapay zeka adil olmalı, şeffaf olmalı, insan onuruna hizmet etmeli. İnsanlığı ve insanca yaşamı güçlendirmelidir" diye konuştu. Baran ayrıca, yapay zeka teknolojilerinin yüksek enerji ve su tüketimi gibi çevresel etkilerine de değinerek, sürdürülebilirlik perspektifinin göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi. "Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı, yapay zekayı geliştiren bir ülke olma yolunda attığı en güçlü adımlardan biridir" Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısına da değinen Baran, bu alandaki gelişmelerin yapay zeka ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Savunma alanındaki birçok teknolojinin yapay zeka ile güçlendiğini ifade eden Baran, "Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı, yapay zekayı sadece kullanan değil, geliştiren bir ülke olma yolunda attığı en güçlü adımlardan biridir" şeklinde konuştu. Savunma sanayisinde geliştirilen teknolojilerin sivil alanlara da hızla adapte edilebildiğini vurgulayan Baran, bunun Türkiye’nin genel teknoloji kapasitesini artırdığını söyledi. "Marka ve teknoloji ayrılmaz hale geldi" Marka ile yapay zeka yani teknoloji arasındaki ilişkinin köklü şekilde değiştiğine dikkat çeken Baran, "Teknoloji markayı büyütür, hızlandırır ve güçlendirir. Marka ise teknolojiye ruh verir, anlam katar ve onu insanla buluşturur. Marka ve değer oluşturma anlamında mottomuzda işaret ettiğimiz ‘Yapan zeka ile yapay zekanın buluşması’ adalet, vicdan, etik, fırsat eşitliği gibi kavramlarla örtüşen insanlık temelinde olmalıdır. Konu çok boyutlu. Bu gelişmelerden kaçamayız, görmezden gelemeyiz. Değişimin ve gelişimin içinde yer almalı, yapay zekâyı en hızlı adapte eden ve ekonomik değere dönüştüren bir marka, bir şehir ve bir ülke olmalıyız" ifadelerini kullandı. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları kapsamında 8 ayrı salonda 120’yi aşkın yerli ve yabancı konuşmacının yer alacağını belirten Baran, etkinlikte paneller, eğitim programları ve uygulamalı deneyim alanlarının bulunacağını söyledi. Gençlere yönelik özel eğitim programları düzenleneceğini ifade eden Baran, katılımcıların yapay zeka araçlarını kullanarak iş geliştirme konusunda uygulamalı eğitim alabileceklerini ve sertifika programlarına katılabileceklerini kaydetti. Etkinlik kapsamında ayrıca, Ankara Ticaret Odası’nın 2026 takviminde yer verdiği, Ankara’nın kültürel değerlerini yansıtan ‘Doku Ankara’ dijital sergisi gibi özel deneyim alanlarının da yer alacağını belirten Baran, katılımcıların hem teknoloji, hem de kültürle iç içe bir deneyim yaşayacağını söyledi. Baran, konuşmasının sonunda tüm basın mensuplarını, iş dünyasını, gençleri ve vatandaşları 24-25 Nisan tarihlerinde ATO Congresium’da ‘Braind Conference’ temasıyla gerçekleştirilecek ’Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’na davet etti.
17 Nisan 2026 Cuma - 13:30
Hayrabolu’da bu yıl 21 bin dekar alanda kanola ekimi yapıldı
Tekirdağ Hayrabolu ilçesinde bu yıl yaklaşık 21 bin dekara ekimi yapılan ve çiçek açan "sarı gelin" olarak bilinen kanola, görsel şölen oluşturdu. Tarlaları kaplayan altın sarısı manzara hem üreticinin yüzünü güldürdü hem de doğaseverlerin ilgisini çekti. Hayrabolu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Gürcan Evin, ilçe genelinde bu yıl yaklaşık 21 bin dönüm alanda kanola ekimi yapıldığını söyledi. Kanola üretiminin her geçen yıl arttığını ifade eden Evin, "Hem verimi yüksek hem de çiftçimize ekonomik anlamda katkı sağlıyor. Son dönemde yağan yağışlar da kanolanın gelişimine oldukça olumlu katkı sağladı, bu da rekolte beklentimizi artırıyor" dedi. Özellikle sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gün doğumunda kartpostallık görüntüler sunan kanola tarlaları, fotoğraf tutkunlarının da uğrak noktası haline geldi.
17 Nisan 2026 Cuma - 13:08
Antalya Büyükşehir Belediyesi kent mobilyalarını kendi atölyelerinde üretiyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi, park ve yeşil alanlarda kullanılan kent mobilyalarını kendi atölyelerinde üreterek hem maliyetleri azaltıyor hem de kent genelinde daha hızlı ve verimli hizmet sunuyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent estetiğini güçlendirmek adına kent mobilyalarını kendi atölyelerinde üreterek tasarruf sağlıyor. Piyasa şartlarında yüksek maliyetlerle temin edilen kent mobilyaları, Büyükşehir Belediyesi’nin atölyelerinde çok daha uygun maliyetlerle üretilerek kentin dört bir yanında kullanıma sunuluyor. Banktan piknik masasına kadar birçok ürünün belediyenin öz kaynaklarıyla imal edilmesi, kamu bütçesine de önemli katkı sağlıyor. Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren atölyelerinde, kentin ihtiyaç duyduğu mobilyaları dışarıdan satın almak yerine kendi imkânlarıyla üretiyor. Bu sayede hem maliyetler düşürülüyor hem de üretim süreci tamamen belediyenin kontrolünde yürütülüyor. Banklar, masalar, kamelyalar, çöp kovaları ve çeşitli ahşap kent donatıları, dışarıdan satın alınmak yerine belediyenin kendi ustalarının emeğiyle hayat buluyor. 2025’te binlerce kent mobilyası üretildi Belediyenin kendi atölyelerinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında 2025 yılı içerisinde toplam bin 225 adet bank ile 846 adet piknik masası üretildi. Üretilen mobilyalar, parklar, yeşil alanlar, sahil bantları, sosyal yaşam alanları ve kamu kurumlarında vatandaşların kullanımına sunuldu. Kent mobilyaları, hızlı bir şekilde onarılarak yeniden kullanıma kazandırılıyor Kendi atölyesinde üretim yapan Büyükşehir Belediyesi, kent mobilyalarını Antalya’nın iklim şartlarına da uygun şekilde tasarlıyor. Dayanıklı malzemelerle üretilen mobilyalar, uzun ömürlü kullanım sağlarken aynı zamanda kent dokusuna uyumlu bir görünüm sunuyor. Üretimin belediye bünyesinde yapılması, bakım ve onarım süreçlerinde de önemli avantajlar sağlıyor. Zamanla yıpranan ya da zarar gören kent mobilyaları, hızlı bir şekilde onarılarak yeniden kullanıma kazandırılıyor. Böylece hem yeni alım ihtiyacı azalıyor hem de kaynakların etkin kullanımı sağlanıyor.
17 Nisan 2026 Cuma - 12:59
Murzioğlu: "Hızlı tren, Samsun’un gücüne güç katacak"
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı’nın 1. Etap yapım işine ilişkin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaşanan gelişmenin bölge adına son derece önemli olduğunu söyleyen Murzioğlu, "Proje Samsun’a ve bölgeye hayırlı olsun. Bu yatırımın şehrimizin ekonomik gücüne güç katacağına inanıyoruz" dedi. Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı’nın 1. Etap yapım işine ilişkin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasını değerlendirdi. Murzioğlu yaptığı açıklamada, gelişmenin bölge adına son derece önemli olduğunu belirtti. Emeği geçenlere teşekkür etti Kararın uzun süredir iş dünyası ve bölge aktörleri tarafından yakından takip edildiğini belirten Başkan Salih Zeki Murzioğlu, "Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’na, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanımız, Milletvekilimiz Sayın Mehmet Muş’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Bu karar, yalnızca bir ulaşım yatırımı değil; aynı zamanda bölgenin ekonomik geleceğine yapılan stratejik bir yatırımdır" diye konuştu. "Ticaret hacmi de büyüyecek" Samsun’un üretim, ticaret ve lojistik kapasitesini artıracak her türlü ulaşım yatırımının kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Murzioğlu, "Bizler Samsun Ticaret ve Sanayi Odası olarak uzun yıllardır demiryolu altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini dile getiriyoruz. Çünkü demiryolu, özellikle sanayi ve ihracat açısından maliyetleri düşüren, rekabet gücünü artıran en önemli unsurlardan biridir. Bu hat sayesinde Samsun’un sadece Karadeniz’e açılan bir liman kenti olmanın ötesine geçerek, Anadolu’nun iç bölgeleriyle daha güçlü bir entegrasyon sağlayacağına inanıyoruz. Proje tamamlanmasıyla birlikte Samsun’un lojistik üs olma vizyonu daha da güçlenecek. Karadeniz’i iç ve güney hatlara bağlayacak bu proje, ticaret hacminde ciddi bir artış sağlayacaktır. Özellikle sanayicilerimiz için daha hızlı, güvenli ve ekonomik taşımacılık imkânı sunulacak. Bu da hem üretimi hem de ihracatı olumlu yönde etkileyecek" şeklinde konuştu. İstihdam artacak, yeni yatırım alanları oluşacak Açıklamasında, projenin bölgesel kalkınmaya da önemli artı katkılar sağlayacağına vurgu yapan Murzioğlu, "Sadece Samsun değil, Çorum başta olmak üzere hattın geçtiği tüm şehirler bu yatırımdan fayda sağlayacak. İstihdam artacak, yeni yatırım alanları oluşacak ve bölgemiz daha cazip hale gelecektir. Bu tür projeler, Anadolu’nun dengeli kalkınması açısından da büyük önem taşımaktadır. Sürecin yakından takipçisi olacağız. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanması önemli bir eşik. Bundan sonraki süreçte projenin planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi, ihale ve yapım aşamalarının hızla tamamlanması büyük önem taşıyor. Bizler de iş dünyası temsilcileri olarak bu sürecin destekçisi ve takipçisi olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Samsun–Sarp Demiryolu Hattı da bütüncül yapının tamamlayıcısı olacak Murzioğlu ayrıca, Çorum-Samsun Hızlı Tren Hattı’nın hayata geçmesinin, Karadeniz Bölgesi’nin ulaşım vizyonu açısından önemli başlangıç olduğunu belirterek, Samsun-Sarp Demiryolu Hattı’nın da bu bütüncül yapının önemli bir tamamlayıcısı olacağını sözlerine ekledi.
17 Nisan 2026 Cuma - 12:42
DSO Başkanı Kasapoğlu; "Üretim ekosistemi için destekler kilit rol üstleniyor"
Denizli Sanayi Odası (DSO) ile KOSGEB iş birliğinde düzenlenen "KOSGEB Destekleri Bilgilendirme Toplantısı" DSO ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programa; DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, DSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Okan, Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş, KOSGEB KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı ve 100’ü aşkın firma yöneticisi katıldı. "Üretim ekosistemi için destekler kilit rolde" Toplantının açış konuşmasını yapan Selim Kasapoğlu, üretim ekosisteminin güçlendirilmesi ve firmaların kamu desteklerinden etkin şekilde yararlanmasının önemine dikkat çekti. Denizli Sanayi Odası’nın sanayicilere yönelik destek mekanizmalarına rehberlik ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, başta KOSGEB destekleri olmak üzere, Bakanlıklar ve ilgili kamu kurumları tarafından sunulan teşviklerden firmaların daha etkin yararlanması için yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Küresel rekabet koşullarının giderek zorlaştığını belirten Kasapoğlu, üretim maliyetlerindeki artışın sanayiciler üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu, bu nedenle destek ve teşvik mekanizmalarının her zamankinden daha kritik hale geldiğini dile getirdi. Desteklerin yeterince takip edilmemesinin firmalar açısından önemli bir fırsat kaybı oluşturduğunu vurguladı. Kasapoğlu, DSO bünyesinde kurulan Teşvik Ofisi’nin, geçmiş dönemde ortaya koydukları hedefler arasında yer aldığını ve kısa sürede hayata geçirilmiş olmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Ofisin önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Kasapoğlu, sanayicilerden alınan geri bildirimlerin de bu yapının sahada karşılık bulduğunu gösterdiğini söyledi. Teşvik Ofisi aracılığıyla bir yıl içinde yaklaşık 200 firmayla birebir görüşme gerçekleştirildiğini aktaran Kasapoğlu, bu firmaların 70’iyle özellikle KOSGEB destekleri kapsamında detaylı çalışmalar yürütüldüğünü ve sanayicilerin desteklere erişimlerinin kolaylaştırıldığını vurguladı. DSO’nun üretim ve verimlilik odaklı projeler yürüttüğünü belirten Kasapoğlu, Denizli Model Fabrika ve Verimlilik Merkezi ile işletmelerin rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Özellikle tekstil sektörü başta olmak üzere birçok firmada istihdam desteklerinden yararlanma oranlarının görece düşük seviyede olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, Denizli sanayisinin ölçeği genişletilen İstihdamı Koruma Destek Programı başta olmak üzere mevcut teşvik mekanizmalarından daha etkin yararlanması gerektiğini dile getirdi. KOSGEB desteklerinde yeni dönem ve genişleyen kapsam KOSGEB Denizli İl Müdürü Sadullah Dülger, konuşmasında küresel ve ulusal ölçekte ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğine işaret ederek, bu süreçte sanayi ve üretim yapısının dayanıklılığının önem kazandığını ifade etti. TR-32 Bölgesi’nde yer alan Denizli, Aydın ve Muğla göz önüne alındığında ve üç ilin ekonomik yapısını değerlendirdiğinde Denizli sanayisinin kurumsallaşma düzeyi, üretim çeşitliliği ve ihracat kapasitesiyle öne çıktığını vurguladı. KOSGEB’in, üretim, istihdam ve ihracat odaklı işletmeleri desteklemeye devam ettiğini dile getiren Dülger, 2026 yılı itibarıyla ölçeği genişletilen İstihdamı Koruma Destek Programı kapsamında Denizli’de yaklaşık 11 bin işletmenin desteklerden yararlanmasının öngörüldüğünü ifade etti. Devlet destek mekanizmalarının tasarımında çok boyutlu bir yaklaşım benimsendiğini belirten Dülger, bir yandan emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin işgücü maliyetlerini dengelemeye yönelik uygulamaların, diğer yandan ise yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı yatırımları teşvik eden araçların birlikte kurgulandığını söyledi. Bu çerçevede, mevcut kaynakların etkin ve doğru projelerle buluşturulmasının önemine dikkat çekti. Denizli Sanayi Odası bünyesinde KOSGEB temsilciliğinin faaliyete geçmiş olmasını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Dülger, bu yapının firmalara daha hızlı ve etkin hizmet sunulmasına katkı sağladığını belirtti. Ayrıca DSO bünyesinde faaliyet gösteren Teşvik Ofisi’nin, sanayicilere yönelik danışmanlık ve proje geliştirme süreçlerinde önemli bir rol üstlendiğini, bu tür yapıların desteklere erişimi kolaylaştırıcı etkisinin bulunduğunu vurguladı. KOSGEB destekleri detaylı şekilde ele alındı Program kapsamında KOSGEB KOBİ Uzmanı Ender Ayvacı, gerçekleştirdiği sunumda başta İstihdamı Koruma Destek Programı olmak üzere KOSGEB’in yürüttüğü destek programlarının genel çerçevesine ilişkin katılımcılara bilgi verdi. Sunumda; başvuru süreçleri, programların kapsamı ve sağlanan imkanlar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Performans ve finansman destekleri ile sektör bazlı uygulamalara da değinen Ayvacı, desteklerden yararlanma süreçleri ve finansman olanaklarına ilişkin temel hususları paylaştı. Katılımcıların soruları yanıtlanarak karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu; DSO KOSGEB Temsilcisinin ve Teşvik Ofisi yetkililerinin kendilerini salona tanıtmasının ardından program son buldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder