Son Dakika
|
ASAYİŞ
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Fidan, Viyana Diplomasi Akademisi’nde düzenlenen konferansa katıldı
Trump: "(İran’a yönelik) Ablukayı kaldırmak istemiyorum"
İçişleri Bakanı Çiftçi, Atina'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfına kurban bağışında bulundu
Milli Savunma Bakanlığında "Savunma Sanayii" toplantısı
Rusya OPEC+'ta kalmaya devam edecek
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
EKONOMİ
"Antalya Markaları Kongresi" başladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:03:58
Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) organizasyonuyla, bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Antalya Markaları Kongresi başladı. Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) Başkanı Güldal Siğinç, açılış konuşmasına Antalya Markaları Kongresi henüz daha fikir aşamasındayken verdiği destekle gerçekleşmesine büyük katkıda bulunan merhum ATSO Başkanı Ali Bahar’ı anarak başladı. Siğinç, "Bu kongre sayesinde, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde eğitim gören 30 öğrenciye, TEV aracılığı ile burs imkanı sağlandığına dikkat çekti. Siğinç , "Antalya’nın ticari dehasını ve marka gücünü harmanlayarak yarınlarını hep birlikte inşa edeceğiz, buradan yeni kapılar aralanacak, yeni ufuklar doğacak" dedi. Antalya ekonomisi önemli markalara sahip Antalya Markaları Kongresi’nin daha köklü ve kurumsal bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Vali Hulusi Şahin, "Antalya’nın insanı çalışkan ve girişimci; bir ekonomide ihtiyaç duyulan en önemli unsurların hepsini bünyesinde barındırıyor. Antalya’da hem bölgesel hem ulusal, hatta küresel markalar ortaya çıktı. Antalya ekonomisi, Türkiye’nin en büyük ekonomilerinden biri; dünyada da özellikle bazı sektörlerde hatırı sayılır ekonomilerden biri hâline geldi. Bunu nasıl devam ettireceğiz ve nasıl daha da büyüyeceğiz? Öncelikle bunu başaranlardan bu başarı hikâyelerini almamız lazım. Bu tecrübelerin yanında, yeni kurumsal hamleler yaptıysalar onları da öğrenmemiz lazım. En kıymetli şey bilgidir. O bilginin de tecrübelerle ortaya çıkması gerekir. Gençlerimiz önemli başarı hikâyelerini bu kongre sayesinde dinleyecek, öğrenecek ve istifade edecek. Düzenlenen bu kongreyi bu açıdan çok kıymetli buluyorum" dedi. "İmmüterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleriyle sağlıkta marka" Memorial Sağlık Grubu Antalya ve Göztepe Onkoloji Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, tıbbi onkoloji alanındaki uzmanlığı; özellikle meme, baş-boyun ve jinekolojik kanserler üzerine yürüttüğü çalışmalarıyla tanınan Özdoğan İmmünoterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleri ile kanserle ilgili istatiksel bilgiler vererek bu alanda sürdürdükleri çalışmalardan bahsetti. "Hayalimiz turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek markaydı" Corendon Grubu Kurucu Ortağı, Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer ise Hollanda’da tur operatörlüğüyle başlayan girişimcilik yolculuğunu, havacılık ve turizm sektörüne nasıl açıldıklarını, sonrasında Corendon Airlines’ın global bir markaya dönüşümünün hikayesini anlattı. Girişimciliğinin ilk yıllarındaki hayalinin turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek bir marka ortaya çıkarmak olduğunu ifade eden Karaer, bugün havayolu, tur operatörlüğü ve otelcilik alanlarında uluslararası ölçekte faaliyet gösteren güçlü bir turizm ekosistemine ulaşmalarının sırrının "iyi hizmet" olduğunu söyledi. Karaer, "Turizm sektöründe iyi ürünler ortaya çıkardığımızı düşünüyorum. Markamızı yurtdışında anlatabilmek için sosyal sorumluluk projeleri ve spor sponsorluklar yapıyoruz. Böylece hem uluslararası alanda doğru ifade etme fırsatı buluyoruz hem de Türkiye markasına katkıda bulunmuş oluyoruz" dedi. Kongrede Antalya’nın önde gelen markaları başarı hikayelerini anlatırken sanatçı kimliğinin yanı sıra araştırmacı ve kültür elçisi yönüyle de öne çıkan Türk Halk Müziği’nin sevilen isimlerinden Sümer Ezgü ise hikayesinin memleketin hikayesi olduğunu söyleyerek, "Çevremde enstrüman çalanlara özenerek müziğe adım attım. Yıllara yayılan sanat hayatımda; derlemeleri, sahne performansları ve televizyon programlarıyla kültürel değerlerin korunmasına ve yaşatılmasına katkı sağladım. Biz sadece türkü söylemiyor, biz bir şeyler anlatıyoruz. Sanat daima yaşama ışık tutan bir olgudur. Sanat, insanları birleştirir" diyerek konuşmasını tamamladı. Kongrede Antalya’nın öne çıkar markalarının başarı hikayeleri paylaşıldı. Antalya’nın değerlerine vefa oturumu Kongrenin ilk gününün finali "İz Bırakan Hikayelerle Şehre Dokunanlar" başlıklı Antalya Değerlerine Vefa Oturumu ile yapıldı. AHİD Genel Sekreteri Gazeteci, Editör ve Halkla İlişkiler Uzmanı Aysen Ovalı Binbir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Nadire Konuk ve Selçuk Akıltopu konuk olarak yer aldı. Antalya için çok büyük girişimlerde bulunmuş, Antalyaspor’un da Kurucu Başkanı olan ve Antalya milletvekilliği de yapmış Atilla Vehbi Konuk’un kızı Nadire KonuK, Antalyaspor’un kuruluş hikayesini anlattı. Antalya’nın mimari ve kültürel hafızasında derin izler bırakmış isimlerinden, ilk diplomalı Mimar Tarık Akıltopu’nun oğlu Selçuk Akıltopu ise babasının kent için yaptıklarını dile getirdi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:47
Manisa’da 131 bin dekarlık alanda domates mesaisi
Türkiye’nin önemli bitkisel üretim merkezlerinden biri olan Manisa’da, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte domates fidelerinin dikim mesaisi başladı. İl genelinde 131 bin dekar alanda gerçekleştirilecek üretimin ilk mahsullerinin Haziran ayında hasat edilmesi planlanıyor. Manisa’nın verimli ovalarında Nisan ayı ile birlikte çiftçiler tarlalara inerken, domates fidesi dikim çalışmaları Şehzadeler ilçesinde yoğunlaştı. Şehzadeler ilçesine bağlı Yeni Harmandalı Mahallesi’nde gerçekleştirilen dikim çalışmalarını yerinde inceleyen Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, üreticilerle bir araya gelerek yeni sezonun başlangıcını yaptı. Salçalık üretimde Türkiye ikincisi Manisa’nın salçalık domates üretiminde stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan İl Müdürü Karayılan, kentin bu alanda Türkiye genelinde ikinci sırada yer aldığını hatırlattı. Karayılan, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerini paylaşarak şu ifadeleri kullandı: "Manisa, salçalık domates üretiminde ülke genelinde ikinci sırada yer almaktadır. İlimizde ÇKS kayıtlarına göre yaklaşık 7 bin 500 üreticimiz 131 bin dekar alanda domates dikimi gerçekleştiriyor. 25 bin dekar alanda da sofralık domates yetiştiriciliği yapılmaktadır. Geri kalan alanda salçalık ve kurutmalık domates yetiştiriciliği gerçekleştirilmektedir. Yeni üretim sezonunun üreticilerimize hayırlı olmasını temenni ediyor, mahsulü bol ve bereketli bir yıl diliyorum." Çalışmalara; İl Müdürü Mehmet Karayılan’ın yanı sıra İl Müdür Yardımcısı Ali Gök, şube müdürleri, ilçe müdürü, konu sorumlusu teknik personel ve çok sayıda üretici katıldı. Haziran ayı itibarıyla başlaması beklenen hasat dönemiyle birlikte Manisa domatesinin hem iç piyasada hem de sanayideki yerini alması hedefleniyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:22
Garanti BBVA’nın yılın ilk 3 ayında net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu
Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk 3 ayında, net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 783 milyar 750 milyon 292 bin TL seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk 3 ayında, net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 783 milyar 750 milyon 292 bin TL seviyesinde gerçekleşirken, ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağladığı destek ise 3 trilyon 566 milyar 251 milyon 702 bin TL oldu. Fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneten Garanti BBVA’nın fonlama kaynakları içindeki en büyük ağırlığı yüzde 66 ile müşteri mevduatları oluşturmaya devam etti. Müşteri mevduat tabanı yılın ilk 3 ayında yüzde 0,5 büyüme ile 3 trilyon 160 milyar 943 milyon 617 bin TL oldu. Güçlü sermaye odağını koruyan bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 16,2, özkaynak kârlılığı yüzde 30,3, aktif kârlılığı ise yüzde 2,9 seviyelerinde gerçekleşti. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten şunları söyledi: "2026 yılına, jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklerin, karar alma süreçlerinde hız ve çevikliği daha da kritik hale getirdiği bir ortamda başladık. Finansal piyasalarda artan riskten kaçınma eğiliminin yanı sıra enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükseliş, küresel ölçekte daha zayıf büyüme ve enflasyonist baskıları beraberinde getiriyor. Bu dönemde, Merkez Bankası, enflasyonla mücadelede temkinli politika duruşunu sürdürüyor. Artan dış finansman ihtiyacı ve bunun kur üzerindeki potansiyel etkisiyle, finansal istikrara daha fazla öncelik verilen bir yapı görüyoruz. Mart başında yaşanan gelişmelerle birlikte sektörde fonlama maliyetlerinde yükselişler gözlemledik. Bu artışın, özellikle ikinci çeyrekte daha görünür olmasını bekliyoruz. Bununla birlikte, güçlü bilanço yapımız ve ilk çeyrekte beklentilerin üzerinde gerçekleşen performansımız sayesinde bu süreci etkin şekilde yönetme kapasitesine sahibiz. 2026 yılının ilk çeyreğinde toplam aktiflerimiz 5 trilyon TL’ye yaklaştı ve bunun yüzde 56’sını krediler oluşturuyor. Kredilerdeki sağlam duruşumuz devam ederken; güçlü vadesiz mevduat tabanımız, dijital kanallarda oluşturduğumuz müşteri değeri ve etkin sermaye yönetimimiz sayesinde sektörde pozitif ayrışmayı sürdürdük. Geniş müşteri tabanımız ve güçlü pazar konumumuz, bu performansı sürdürülebilir kılan en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu süreçte marjlardaki iyileşmenin katkısıyla özsermaye kârlılığımızı yüzde 30 seviyesinde tutmayı başardık. Bu performansımızın temelinde, müşteri deneyimini stratejik bir öncelik olarak ele alan ve bunu veriye dayalı karar süreçleriyle destekleyen yaklaşımımız yer alıyor." Bankanın stratejik önceliklerine değinen Akten sözlerini şöyle sürdürdü: "Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımız doğrultusunda, müşteri deneyimini yalnızca temas anlarıyla sınırlamıyor; karar alma süreçlerinden ürün tasarımına kadar her aşamada işimizin merkezine alıyoruz. Müşteriyi dinlemek ve anlamak en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor. Bu doğrultuda müşterilerimizle etkileşimimizin en yoğun olduğu kanalımız Garanti BBVA Mobil’de memnuniyet anketleri gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda 18 milyon aktif mobil müşterimizin yüzde 90’ına ulaştık ve müşterilerimizden 2 milyon geri bildirim aldık. Hiper kişiselleştirilmiş hizmet yaklaşımımızla müşterilerimizin günlük 20 milyon aksiyonunu takip ediyor, bu verileri yapay zekâ ile analiz ederek hızlı ve etkili aksiyonlara dönüştürüyoruz. Günlük 10 milyon müşterimizin ihtiyaçlarını anlık olarak anlayıp doğru çözümler sunabiliyoruz. Üretken yapay zekâ ile yeniden tasarladığımız dijital asistanımız Ugi ise bugün yaklaşık 200 farklı konuda müşterilerimize destek sunuyor." Akten, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu her alanda yanlarında yer alıyor, ana bankaları olma rolümüzü güçlendiriyoruz. Risk-getiri dengesini gözeten, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir alanlara odaklanan büyüme anlayışımızla yolumuza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türk lirası odaklı, dengeli büyümemizi sürdürerek ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz. Bu başarıda emeği geçen çalışma arkadaşlarıma ve bize güvenen tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim."
29 Nisan 2026 Çarşamba - 17:26
Samsun’da istihdamda yol haritası çizildi
Samsun Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirilen İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu’nun 2026 yılı ikinci olağan toplantısında, iş gücü piyasasına yön verecek kritik başlıklar ele alındı. Samsun Limanı’nda düzenlenen toplantıya Vali Orhan Tavlı başkanlık etti. Toplantıda yılın ilk çeyreğine ilişkin istihdam verileri kurul üyeleriyle paylaşılırken, geri dönüş eğilim anketi sonuçları üzerinden iş gücü hareketliliği detaylı şekilde değerlendirildi. Organize sanayi bölgelerinde ihtiyaç duyulan nitelikli eleman profillerine yönelik analizler öne çıkarken, 2026 yılı İşgücü Piyasası Araştırması hakkında kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Eğitim-istihdam uyumunu güçlendirmeye yönelik adımların da masaya yatırıldığı toplantıda, yılın eğitim politikalarına yön verecek İşgücü Eğitim Planı güncellendi. Ayrıca 8-9 Nisan tarihlerinde düzenlenen Orta Karadeniz Kariyer Fuarı’nın çıktıları değerlendirilirken, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yürüttüğü çalışmalar da gündeme alındı. Toplantı öncesinde Vali Tavlı, Samsun Limanı’ndaki faaliyetler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğinin vurgulandığı toplantıda, bölgenin istihdam yapısını güçlendirecek çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi. Toplantıya Vali Yardımcısı Vekili Enver Hakan Zengince, Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Samsun Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, İŞKUR İl Müdürü Gökhan Dürümlü ile kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcileri katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 09:12
Tozlu arşivlerde unutulan bir gerçek: Hollandalı girişimciye Erzurum, Palandöken ve Toroslar’da petrol izni
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 14:25
Edremit ve Havran’ın coğrafi işaretli değerleri görücüye çıktı
3
27 Nisan 2026 Pazartesi- 17:13
Erzurum’da mesleki eğitimde yeni dönem: ETSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü protokol kararı aldı
4
28 Nisan 2026 Salı- 16:16
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
02 Aralık 2025 Salı - 09:47
Peru’dan Bursa’ya 8 bin 800 kilometrelik lezzet buluşması
Bursa’da asırlık bir fırında kentin coğrafi işaret tescilli "Bursa tahinli pidesi"nin, Güney Amerika’dan getirilen siyah susam tahiniyle farklı bir çeşidi yapıldı ve büyük beğeni topladı. Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından 2021 yılında coğrafi işaret tescili verilen "Bursa tahinli pidesi", Bursa’da özellikle kahvaltılarda sevilerek tüketilen ürünlerin başında geliyor. Tahinli pidenin gerçek lezzetine ulaşmak isteyenler tarihi fırınlarda, taş fırınlarıda odun ateşinde yapılanlara özellikle talep gösteriyor. Bursa’da asırlık bir fırının işletmecisi Bülent Mertyürek, fırının 1928 yılında Rum sahibinden, İnanç ailesini geçtiğini belirterek, fırının öncesinin de olduğunu ve uzun yıllar ocağının hep yandığını söyledi. Asıl mesleğinin psikoloji olduğunu ve yüksek lisansının bulunduğunu anlatan Mertyürek, "Tarihe mal olmuş bu fırında, coğrafi işarete sahip tahinli pide ve cevizli lokum gibi ürünleri üretmekten, evliyalar şehzadelerin türbeleriyle, camisiyle, külliyesiyle, müzesiyle Bursa’nın güzide yerinde hizmet vermekten mutluyum" dedi. Yıllar önce bu bölgede bi helvahane bulunduğunu belirten Mertyürek, "Bu helvahanede Osmanlı döneminde helva sohbetleri yapılıyor. Helva var, tahin ve hamur var; ortaya tahinli pide çıkıyor. Yani burası bir fırın değil; 100 yılı aşkın geleneği taşıyor, manevi kültür var, şehrin kültürü var ve paylaşım var. Üzerine eşsiz lezzetler geliyor" diye konuştu. Peru’dan getirdikleri siyah susamı işleyip tahin yaptılar Mertyürek, tahinli pideyi fırın olarak Bursa’daki diğer yerlere göre farklı yorumladıklarını bu yüzden ilgi gördüklerini dile getirerek, şöyle konuştu: "Bu beğenilen tescilli lezzeti siyah susam tahiniyle yapalım istedik. Siyam susam, Güney Amerika ülkesi Peru’da, Hindistan ve Etiyopya’da üretiliyor. Yaklaşık 8 bin 800 kilometreden getirdiğimiz siyah susamı işleyip tahin yaptık. Siyah tahini kullanarak asırlık ocağımızda tahinli pide ürettik. İlk görenler görüntüsü nedeniyle çekimser kaldı ancak tadına bakanlar çok beğendi. Diğer tahine göre daha hafif tadı var ve değişik tat bırakıyor damaklarda." Ölüm hariç her derde şifa Kabuğuyla çekildiği için kalsiyum, lif, magnezyum ve antioksidan içeriğiyle normal tahine göre çok zengin olan siyah susam tahininin birçok ülkede şifa niyetine tüketildiğini belirten Mertyürek, "Afrika’da ’ölüm hariç her derde şifa’ deniliyor. Çin ıbbında ’siyah tahinden aralıksız 100 gün yenirse şifa bulmak istediğiniz her hastalığa şifa bulursunuz’ deniyor. Dünyada en çok Japonlar tüketiyor. Çorbası var, salatalarda kullanılıyor. Hamur işi dışında daha çok kullanılıyor." dedi. Mertyürek, siyah susam tahininin satışını da yaptıklarını, Türkiye’de üretilmeyen siyah susamın deneme üretimlerine başladıklarını belirterek, böylesine sağlıklı bir ürünü yetiştirmek istediklerini söyledi. Ssafranbolu’dan gelen bir aile ilk kez siyah tahinli pideyi denedi. İnternetten takip ettikleri tarihi fırını görmek ve ürünlerinden yemek için geldiklerini belirten aile, tadına bakma imkanı buldukları siyah tahinli pideyi sevdiklerini söyledi. Siyah susam tahininin faydaları Magnezyum, fosfor, kalsium, demir, yüksek lif ve sağlıklı yağ içeren siyah tahin, antioksidan bakımından son derece zengin bir gıda olarak biliniyor. Düzenli kullanılması halinde mide ağrısı ve gastrit gibi hastalıklarla mücadelede destekleyici rol üstlenen siyah tahin, içerdiği B vitamini, fosfor ve çinko sayesinde de hafıza güçlendirici ve beyin gelişimini destekleyici özellik taşıyor. Sağlıklı yağ içeriğiyle kalp ve damar dostu olan siyah tahin, saç, tırnak ve cilt sağlığı için de faydalı kabul ediliyor.
02 Aralık 2025 Salı - 09:39
EGİAD’dan Belarus pazarına açılan kapı
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Belarus İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle ’Belarus İş ve Yatırım Fırsatları Seminer’ düzenleyerek Türk iş dünyasına Belarus pazarındaki fırsatları tanıttı. Seminerde, Belarus’un stratejik konumu ve yatırım potansiyeli ile Türk şirketleri için yeni iş birlikleri ve ihracat imkanları ele alındı. EGİAD, uluslararası pazarlarda yeni iş birlikleri kurma ve dış ticaret imkanlarını güçlendirme vizyonu doğrultusunda, Belarus İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle ’Belarus İş ve Yatırım Fırsatları Semineri’ gerçekleştirdi. EGİAD merkezinde düzenlenen toplantıya Belarus’tan geniş bir temsilci heyeti katılırken, Türk iş dünyası açısından önemli fırsatlar sunan Belarus pazarına ilişkin kapsamlı bilgiler aktarıldı. Toplantı, Belarus İstanbul Başkonsolosu Evgenia Bortkevichte, Belarus Ulusal Pazarlama Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Evgeny Russak, Çin-Belarus Sanayi Parkı Great Stone Genel Müdür Yardımcısı Artur Detkov, Great Stone Yatırım Projeleri Direktörü Viktoria Kruminya, Belarus Yüksek Teknoloji Parkı Uluslararası İşbirliği Dairesi Başkan Yardımcısı Marina Filipyuk, Belarus İstanbul Konsolosu Aliaksandr Vorozin, Belarus İzmir Fahri Konsolosu Murat Yorgancıoğlu ve EGİAD üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Belarus, Avrasya’nın kalbinde yükselen bir pazar Açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, Belarus’un konumu, sanayi altyapısı, büyüyen pazar dinamikleri ve yatırımcı dostu politikalarıyla Türk iş dünyası için stratejik fırsatlar sunduğunu vurguladı. Özhelvacı, Belarus’un Avrupa Birliği, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerine erişim avantajı sayesinde bölgesel ticarette kritik bir konuma sahip olduğunu belirtti; makine-ekipman, kimya, gıda, tekstil, ahşap ürünleri ve teknoloji gibi sektörlerdeki üretim kapasitesinin Türk şirketleri için geniş iş alanları sunduğunu ifade etti. Türkiye - Belarus ekonomik ilişkilerinin istikrarlı biçimde geliştiğine dikkat çeken Özhelvacı, şu bilgileri paylaştı: "Türkiye ile Belarus arasındaki ilişkiler, 1992’de Türkiye’nin Belarus’u ilk tanıyan ülkelerden biri olmasıyla başlamış ve bugün diplomatik, ticari ve ekonomik açıdan güçlü bir zemine kavuşmuştur. Ticaret hacmimiz 2024 yılında 1,85 milyar dolara ulaşmıştır. İhracatımızda elektrikli makineler, tekstil ürünleri, otomotiv yan sanayi, plastik ve kimyasallar öne çıkarken; ithalatımızda kereste, demir-çelik, kimyasal gübreler ve tekstil lifleri dikkat çekmektedir. Belarus’ta faaliyet gösteren Türk şirketlerinin toplam yatırımları 1,5 milyar dolar düzeyindedir. Türk müteahhitlik firmaları ise 1991’den bu yana Belarus’ta 977,2 milyon dolar değerinde 46 proje üstlenmiştir. Bu göstergeler, iki ülke arasında büyümeye açık ve karşılıklı fırsatlar içeren güçlü bir iş birliği alanı bulunduğunu göstermektedir. Üyelerimizi yeni pazarlara hazırlamak, ihracat kapasitelerini artırmak ve yatırım ağlarını genişletmek EGİAD’ın en temel önceliklerindendir. Belarus, bu anlamda stratejik bir kapı aralamaktadır." EGİAD, üyelerinin küresel rekabet gücünü artırmayı sürdürecek EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel gelişmelerin hızla değiştiği bir dönemde şirketlerin uluslararası pazarlarda doğru zamanda ve doğru ortaklıklarla yer almasının önemine vurgu yaparak, "Sürdürülebilir büyüme ancak küresel ölçekte atılan stratejik adımlarla mümkündür. Belarus pazarını yakından tanımak, fırsatları bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek ve doğru ilişkileri kurmak bu nedenle büyük önem taşımaktadır. EGİAD olarak önceliğimiz, genç ve lider iş insanlarımızın şirketlerini uluslararası pazarlara taşıyacak cesareti, bilgiyi ve ilişki ağını güçlendirmektir. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu seminer, üyelerimizin farklı coğrafyalarda yeni iş bağlantıları kurmasına, ihracat kapasitelerini artırmasına, yurt dışı yatırımlarını geliştirmesine ve güvenilir bilgiyle stratejik kararlar almasına katkı sunmak amacıyla kurgulanmıştır. Belarus’un yatırım ortamını, sektörel potansiyelini, iş yapma modellerini ve ticaretin nasıl geliştirilebileceğini en güncel bilgiler ışığında aktarmayı; karşılıklı iş birliklerinin temelini birlikte atmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Teknoloji, sanayi, lojistik ve yatırım alanlarında yeni iş birlikleri gündemde Toplantı sırasında konuşmacılar, Belarus’un yatırım ortamına ilişkin güncel bilgileri detaylı biçimde paylaştı. İmalat, yüksek teknoloji, bilişim, otomotiv yan sanayi, lojistik ve tarım-gıda sektörlerindeki fırsatlar öne çıktı. Belarus’un Avrasya Ekonomik Birliği’ne erişim sunan konumu sayesinde Türk şirketleri için lojistik avantajların güçlendiği vurgulandı. Çin-Belarus Sanayi Parkı Great Stone temsilcileri, parkta sunulan özel teşvikler, vergi avantajları ve bölgenin lojistik konumuyla ilgili kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Belarus Yüksek Teknoloji Parkı yetkilileri ise yazılım, fintech, oyun, yapay zekâ ve AR-GE tabanlı girişimler için ülkede güçlü bir ekosistem bulunduğunu ifade etti. Toplantı boyunca Türkiye ile Belarus arasında ticaretin nasıl geliştirilebileceği, sektörel potansiyeller ve ortak projelere yönelik değerlendirmeler paylaşıldı. EGİAD üyeleri, Belaruslu kurum temsilcileriyle birebir görüşmeler yaparak iş bağlantılarını güçlendirme fırsatı buldu.
02 Aralık 2025 Salı - 09:24
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir"
Üreticilerin karşı karşıya bulunduğu ağır şartların hafifletilmesi amacıyla acilen kapsamlı bir tarımsal destek paketinin açıklanmasını talep eden Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Sübvansiyonlu kredi limitlerinin enflasyon oranları doğrultusunda güncellenmesini ve tarım sektörünün ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini talep etmekteyiz. Ülkemizin gıda arz güvenliği, üreticimizin üretim gücü ile doğrudan bağlantılıdır. Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir" dedi. Doğan, yaptığı açıklamada, üreticilerin 2025 yılına büyük beklentilerle girdiğini belirterek, "Ne yazık ki çiftçimiz yılın ilk aylarından itibaren meydana gelen olağanüstü iklim olayları nedeniyle ciddi kayıplarla karşı karşıya kalmıştır. Yüreğir Ziraat Odası olarak sahadan edindiğimiz veriler, tarım sektöründe üretici açısından son derece zorlu bir sürecin yaşandığını gözler önüne sermektedir. 22-25 Şubat tarihleri arasında bölgemizde yaşanan şiddetli don olayı, özellikle narenciye, şeftali ve çeşitli tarla ürünlerinde büyük çaplı zarara yol açmış; birçok ürün daha sezon başında kaybedilmiştir" diye konuştu. Doğan, don olayının ardından Mart ayı sonunda başlayan soğan hasadı ve akabinde gerçekleştirilen patates hasadının, üreticilere beklenen ekonomik katkıyı sağlayamadığına dikkat çekerek şunları kaydetti: "Devam eden süreçte karpuz, kavun, domates ve biber gibi tarla satışıyla pazara sunulan ürünlerde de gelir kayıpları yaşanmış, çiftçilerimiz maliyetlerini karşılayacak düzeyde gelir elde edememiştir. Yaz aylarında bölgemizi etkisi altına alan aşırı sıcaklık, kuraklık ve düzensiz iklim şartları, buğday, ayçiçeği ve soya gibi stratejik ürünlerde verim kayıplarını daha da artırmıştır. Çiftçimiz girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle zaten zorlanırken, düşük verim ve düşük fiyatların birleşmesi sektörde adeta zincirleme bir krize yol açmıştır." "Üreticiler, düşük kârlılık nedeniyle pamuk ekiminden vazgeçmekte" Avrupa Birliği ile yapılan Gümrük Birliği kapsamında pamuk ithalatında vergi uygulanmaması, Çukurova’nın ’beyaz altın’ olarak bilinen pamuğunun üretimini bölge genelinde durma noktasına getirdiğini ifade eden Doğan, "İthal pamukla rekabet edemeyen yerli üreticiler, artan maliyetler ve düşük kârlılık nedeniyle pamuk ekiminden vazgeçmekte. Bu durum hem bölgenin geleneksel ürün deseninin değişmesine hem de tarımsal ekonomide ciddi kayıplara yol açmaktadır. Narenciyede ise limon, portakal ve greyfurtta soğuk kaynaklı ciddi verim düşüşü yaşanmış ürün az olduğu için fiyatlar yüksek olsa da çiftçi bu durumdan da gelir elde edememiştir. Sadece altı çeşit erkenci meyve grubunda ürün bolluğu yaşanmış ancak bu bolluk da düşük fiyatlar nedeniyle çiftçiye ekonomik kazanç olarak yansımamıştır" şeklinde konuştu. "Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir" Tüm bu nedenlerle 2025 yılının, Yüreğir ve bölge çiftçisi için "umut yılı" olmaktan çok uzak bir tablo çizdiğinin altını çizen Doğan, "Üreticilerimiz tarihin en ağır ekonomik daralmalarından biriyle karşı karşıya kalmıştır. Son üç yıldır üreticilerimize tahsis edilen sübvansiyonlu kredi limitlerinin artırılmamış olması, finansmana erişimi zorlaştırmıştır. Özel bankalarda faiz oranlarının yüzde 45-50 seviyelerine ulaşması ise çiftçiyi borçlarını çeviremez duruma getirmiştir. Çok sayıda üreticimiz, mevcut ekonomik baskılar nedeniyle tarlasını, bağını, bahçesini ve makinelerini satışa çıkarmak zorunda kalmıştır. Mevcut şartlar, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır. Yüreğir Ziraat Odası olarak, üreticilerimizin karşı karşıya bulunduğu bu ağır şartların hafifletilmesi amacıyla Cumhurbaşkanımızdan acilen kapsamlı bir tarımsal destek paketinin açıklanmasını, sübvansiyonlu kredi limitlerinin enflasyon oranları doğrultusunda güncellenmesini ve tarım sektörünün ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini talep etmekteyiz. Ülkemizin gıda arz güvenliği, üreticimizin üretim gücü ile doğrudan bağlantılıdır. Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir."
02 Aralık 2025 Salı - 09:11
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 42,4650 liradan, euro ise 49,3560 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 42,4630 liradan alınan dolar 42,4650 liradan, 49,3540 liradan alınan euro ise 49,3560 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 42,44 liradan, euro ise 49,44 liradan satılmıştı.
02 Aralık 2025 Salı - 09:07
Köprübaşı’nda doğalgaz için ilk kazma vuruldu
Manisa’nın en az nüfusa sahip olan ilçesi Köprübaşı’nda doğalgaz altyapı çalışmaları başladı. Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde doğal gaz altyapı çalışmaları başladı. Aksa Doğalgaz tarafından Temrek Mahallesi Hükümet Caddesi’nde ilk kazmanın vurulmasıyla birlikte ilçede yılbaşına kadar yaklaşık 2 kilometrelik hattın döşenmesi hedefleniyor. Doğal gaz çalışmalarının resmen başladığını belirten AK Parti Köprübaşı İlçe Başkanı Hasan Hüseyin Uysal, "Genel Başkanımız-Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Manisa il kongremizde müjdelediği doğal gaz çalışmaları bugün itibarıyla başlamıştır. Bu önemli hizmetin ilçemize kazandırılmasında emeği geçen önceki dönem Belediye Başkanımız Regaip Topuz başta olmak üzere, Ankara’da ve Manisa’da ilçemiz için gayret gösteren Grup Başkanvekilimiz ve Milletvekilimiz Bahadır Yenişehirlioğlu’na, MKYK üyemiz ve Milletvekilimiz Mücahit Arınç’a, Milletvekillerimiz Murat Baybatur ve Tamer Akkal ile İl Başkanımız Süleyman Turgut’a hemşehrilerimiz adına teşekkür ediyorum. Rabbimiz birlik içerisinde ilçemize nice hizmetler yapmayı nasip etsin" dedi. Köprübaşı Kaymakamı Bilal Doğan da çalışmaları yerinde inceleyerek ekiplerden bilgi aldı. Kaymakam Doğan, çalışanlara kolaylıklar dilerken AK Parti Köprübaşı İlçe Başkanı Hasan Hüseyin Uysal da kendisine eşlik etti.
02 Aralık 2025 Salı - 09:00
Trabzon’dan dünyaya ’Googlis’
Trabzon’da pandemi döneminde salyangozun ihracat potansiyelini keşfeden Ülkü Koçoğlu, Bulgaristan’dan getirdiği ’Helix Aspersa Maxima’ türü kara salyangozları ile üretime başladı. Bölgede kara salyangoza "Googlis" denmesi, markanın ismine de ilham oldu. Çiftlikte kara salyangozlarının yumurtaları ve salyaları büyük bir özenle toplanıyor. Salyangoz özünden elde edilen doğal ürünler, kozmetik sektöründe kullanılıyor. Ayrıca çiftlikte üretilen salyangoz yumurtaları, gastronomi dünyasında "beyaz havyar" olarak biliniyor ve kilogramı dünya pazarında 3 bin Euro’dan alıcı buluyor. Trabzonlu Ülkü Koçoğlu’nun pandemi döneminde internette yaptığı araştırma, kısa sürede ihracata uzanan bir üretim sürecine dönüştü. Kara salyangozunun ihracat potansiyelini fark eden Koçoğlu, yaptığı incelemelerin ardından bir üretim çiftliği kurmaya karar verdi. DOKAP ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli hazırlanan proje kapsamında Bulgaristan’dan 600 kilogram anaç ve 500 bin yavru salyangoz getirildi. Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Geçit Mahallesi’nde 6 dönümlük arazi üzerinde kurulan tesiste ’Helix Aspersa Maxima’ türü kara salyangozlarının yetiştiriciliğine başlandı. Yaklaşık 1,5 yılı aşkın süredir üretimin sürdüğü tesiste, salyangozların yumurtaları ve salyaları özenle toplanıyor. Sıfır atık prensibiyle çalışan tesiste, salyangozun özü, kabuğu ve gübresi üretim zincirinde değerlendiriliyor. Elde edilen doğal salyangoz özü, zamanla kozmetik sektörüne yönelik yeni ürünlerin ortaya çıkmasını sağladı. Tesiste yüz temizleme jelinden cilt toniğine, yaşlanma karşıtı gece kreminden çatlak karşıtı bakım kremine kadar 10 farklı doğal cilt bakım ürünü üretildi. Bu ürünlerle marka kısa sürede yurt dışı pazarlarında da ilgi gördü. Havyarı 3 bin Euro seviyesinde satılıyor Üretim tesisinde salyangoz yumurtalarından elde edilen ve gastronomide "beyaz havyar" olarak bilinen ürün ise uluslararası pazarda 3 bin Euro seviyesinden satılıyor. Yüksek katma değerli havyar, tesisi ihracat açısından öne çıkaran ürünlerin başında geliyor. Tesiste salyangozların beslenmesinde kimyasal gübre kullanılmıyor. Salyangoz gübresiyle yetiştirilen semizotu, marul, lahana, pazı ve turp gibi sebzeler doğal yem olarak kullanılıyor. Böylece üretim süreçlerinin tamamında sürdürülebilirlik esas alınıyor. Tesise verilen isim de Trabzon kültüründen izler taşıyor. Bölgede kara salyangoza "Googlis" denmesi, markanın ismine de ilham oldu. "Salyangozun özü, kabuğu ve gübresi dahil her parçasını değerlendiriyoruz" Trabzon’dan dünyaya açılan bir üretim modeli oluşturan Ülkü Koçoğlu, Helix Aspersa Maxima türü kara salyangozları yetiştirdiklerini belirterek "Googlis adını Trabzon’un yöresel dil kullanımından geldiğini vurgulamak isteriz. Çiftlik adını seçerken de Trabzon’da salyangoza ne deniyordan yola çıkarak seçtik. Bu işe doğaya duyduğum saygı ve üretme tutkusu ile başladım. Pandemi döneminde kara salyangozunun sadece kozmetikte değil tarım, gübre ve ilaç sektöründe de büyük bir potansiyele sahip olduğunu fark ettim. O günden sonra hem bölgemize hem de ülkemize ekonomik değer kazandıracak bir üretim modeli kurmak istedim. 6 bin metrekare alan üzerine kurulan bir üretim merkezi oluşturduk. Helix Aspersa Maxima türü kara salyangozları yetiştiriyoruz. Burada sıfır atık prensibi ile çalışıyoruz. Salyangozun özü, kabuğu ve gübresi dahil her parçasını değerlendiriyoruz. Bu çiftlikte aynı zamanda kadınları aktif rol almasını sağlıyoruz" dedi. "Yurtdışına kozmetik madde olarak salyangoz özü gönderiyoruz" Kara salyangozu gübresinin dünyanın en kıymetli gübrelerden biri olduğuna dikkat çeken Koçoğlu, "Biz bugün googlis olarak elde ettiğimiz doğal salyangoz özünü markamız ile dünya pazarına taşıyoruz. Trabzon’dan doğan bir değeri global bir markaya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bizim için bu sadece bir üretim değil doğadan gelen bir bir şeyi bilimin ve emeğin gücüyle geleceği taşımak istiyoruz. Kara salyangozu doğanın sunduğu en güçlü hücre yenileyici özlerden biri. Hem tıp hem de kozmetik sektöründe altın değerinde bir içerik sahibi. Pandemi dönemindeki araştırmalarımda bu ürünün ihracat potansiyelini fark ettim. O dönemi fırsata çevirmek istedim. Doğadan ilham alan bir iş modeli kurdum. Bizim çiftliğimiz sadece Trabzon ekonomisine değil Türkiye’nin ihracat hedeflerine de katkı sağlıyor. Yurtdışına kozmetik madde olarak salyangoz özü gönderiyoruz. Kadın kurucu olarak kadın emeğini merkeze alan bir üretim yapısı kurduk. Çiftlikte sıfır atık olarak çalışıyoruz. Salyangozun özü, kabuğunda kalsiyum ve karbonat var. Diş macunlarında ve ilaç sanayinde kullanılıyor. Bilim gübresinin dünyadaki en kıymetli gübre olduğunu söylüyor" şeklinde konuştu. "Bu hayvanlara ön yargılı yaklaşıyoruz" Çiftlikte kara salyangozlarını kendi gübrelerinden ürettikleri sebzelerle beslediklerini kaydeden Koçoğlu, "Bu hayvanlara ön yargılı yaklaşıyoruz. Aslında değerini bilmemiz gerekiyor. Bu canlı Allah’ın yarattığı kusursuz sistemden bir örnek. Bir hayvan düşünün ki asla pislikte yaşayamıyor, pislikte hasta oluyor. Bu noktada da bizim en çok dikkat ettiğimiz konu hayvanların temizliği. Anadolu şifacılığında da kullanış yerlerine bakıldığında değerini maalesef anlayamadığımız bir noktadayız. Bizim burada tamamen kendi ekimlerimiz olan ve kimyasal gübre kullanmadan onların gübrelerini kullanarak ürettiğimiz semizotu, marul, lahana, pazı, turp bunun gibi yetiştirdiğimiz kendi sebzelerimizi onlara veriyoruz. Onun haricinde de rutin olarak mısır ve soya fasulyesinden oluşturduğumuz bir yemimiz var" diye konuştu. "Özellikle cilt bakım ürünlerinde Orta Doğu’da çok fazla talep alıyoruz" Avrupa’ya ham madde sağladıklarını belirten Koçoğlu, "Bu hayvanın her şeyi o kadar kıymetli ki biz farkında değiliz. Bu hayvanın havyarı yavru olarak kullanılmayacaksa şayet yani salyangoza dönüşmeyecekse havyarı dünyadaki en önemli havyarlardan biri. Bunun değeri 3 bin Euro’lardan bahsedilen rakamlardan satılıyor. O yüzden bu hayvanın her şeyi çok kıymetli. Sadece biz ne bilinçliyiz, ne bilgiliyiz. Hücre yenileme etkisi olan salya o kadar önemli bir içerik ki hayvanın kabuğu kırıldığında o salyayla kendini tamir edebiliyor yani o hücreyi yeniliyor. Kozmetik sektöründe bunun önemini fark ettiğimizde bizde bunu katma değerli ürün olarak yapalım dedik. Direkt hammadde satmaktansa aynı zamanda kendi markamızı da oluşturalım ve Trabzon’dan dünyaya açılan bir marka olalım dedik. Çünkü deri yoluyla alınan her türlü krem ve cilt bakım ürünleri farklı hastalıklara, kansere yol açabiliyor. Önemli olan cildinize neyi sürdüğünüzü bilmek. Temiz içerikli ve doğadan gelen bir ürünü kullanmayı herkese tavsiye ederim. Artık bir kadın kooperatifi kurmak istiyoruz. Bu işimizi Trabzon’da başlayıp tüm Türkiye’de aktif hale getirmek istiyoruz. Çünkü her şeyinden faydalanılan bir hayvanın ihracat potansiyelini keşfedip bu ülke, kadınlar ve gelecek nesiller için yepyeni projelerle ülkemizi kalkındırmak ve Trabzon’a döviz girdisini sağlamak istiyoruz. Özellikle cilt bakım ürünlerinde Orta Doğu’da çok fazla talep alıyoruz onun haricinde Avrupa’da şu anda satıştayız. Avrupa’ya aynı zamanda hammadde de sağlıyoruz. Biz 1,5 yıllık çiftliğiyiz ama şükürler olsun ki düşündüğümüzden iyi gidiyoruz" ifadelerini kullandı.
02 Aralık 2025 Salı - 08:56
Ordu’da narenciye hasadı başladı
Ordu’da, fındığın yanı sıra alternatif olarak üretilen narenciyenin hasadına başlandı. Perşembe ilçesinde yaklaşık 80 ton mandalina üretimi yapılırken, 40 ton portakal, 20 ton limon üretimi gerçekleştiriliyor. Ordu’da, fındığa alternatif olarak üretilen kivi, çilek, ceviz ve diğer mahsullerin yanı sıra, özellikle Perşembe ilçesinde yetiştirilen narenciye ürünlerinin de hasadına başlandı. Yıllık yaklaşık 80 ton mandalinanın üretildiği ilçede, 40 ton portakal ve yaklaşık 20 ton limon üretimi de gerçekleştiriliyor. Fındığın yanında alternatif olarak üretilen ve özellikle Perşembe ilçesinde gün geçtikçe yaygınlaşan narenciye çeşitleri, üreticilerin yüzünü güldürürken, pazarlarda da oldukça ilgi görüyor. Kilogramı 20-25 TL’den satışa sunulan mandalina, kabuğunun ince olması, lezzetli ve sulu olmasından dolayı tercih ediliyor. "Üreticiler hem ekonomiye katkı sağlıyor, hem de ihtiyaçlarını karşılıyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, ilçede 350 rakıma kadar narenciye yetiştirildiğini belirterek, "Yıllar önce dikilen bahçelerde her yıl bu tarihlerde hasat yapılıyor. Burada vatandaşlarımız önemli derecede pazarda satışını yaparak ekonomik kazanç elde ettikleri gibi kendi ihtiyaçlarını da karşılıyor. Hem ziraat odalarımız, hem tarım müdürlüklerimiz yıllar önce üreticilerimizin mandalina taleplerini sağladı. Şuanda bakıldığında 350 rakıma kadar mandalina, limon ve portakal üretimi devam ediyor" dedi. "Tercih edilen bir tür" İlçede üretimi yapılan mandalinanın yerel pazarlarda aranan bir ürün olduğunu ifade eden Soydan, "Aslında iklim sıcaklığı arttıkça üretim yüksek rakımlara doğru da gidiyor. İlçemizdeki mandalina satsuma çeşidi olup, sulu, tatlı, damak tadı yüksek ve ince kabuklu bir mandalina çeşidi, onun için de pazara gittiğinde bu oranlar dikkate alınıyor ve talep görüyor, pazarda kilogramı 20-25 liradan satılabiliyor. Bu açıdan üreticilerimizin ekonomisine katkı sağlıyor. Bu yıl düşüklük olsa da ilçede 80 ton civarında mandalina üretimi var, onun yanında 40 ton portakal ve 20 tona yakın limon üretimi var. Yani narenciye üretimi Perşembe ilçesinde en iyi şekilde yapılmaya devam ediyor" şeklinde konuştu. "Üreticiler, üretim artarsa toplu şekilde fabrikalara satmak istiyor" İlerleyen süreçte ilçede üretim oranları yükseldiği zaman narenciye çeşitlerinin toplu olarak fabrikalara satılabileceğini kaydeden Soydan, "Üretim arttığında en azından toplu bir şekilde meyve suyu fabrikalarına da ürünlerini vermek istiyorlar. Onunla ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Üreticilerimizin de bu yönde talepleri var, bu anlamda sahip çıkacağız. Perşembe Belediye Başkanımız Cihat Albayrak da ilçede farkındalık oluşturması adına yolların orta kısımlarına mandalina, limon ve portakal fidanları dikti. Bu da ilçemizde üretimin olduğunu gösteriyor" ifadelerine yer verdi.
02 Aralık 2025 Salı - 08:05
Eriç Barajı ve HES Projesi İçin SKHA anlaşması imzalandı
Erzincan’daki Eriç Barajı ve HES projesi için 291,27 MWm kurulu gücü kapsayan SKHA anlaşması imzalandı. DSİ Yenilenebilir Enerji Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, 01.12.2025 tarihinde 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde önemli bir enerji yatırımı için adım atıldı. Erzincan ili sınırları içerisinde yer alan ve Eriç Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. tarafından işletilmesi planlanan 291,27 MWm / 282,53 MWe kurulu güce sahip Eriç Barajı ve HES projesi için SKHA anlaşması imzalandı. Anlaşmanın, bölgedeki yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması ve enerji arz güvenliğine katkı sağlanması açısından önemli bir adım olduğu belirtildi.
02 Aralık 2025 Salı - 00:26
TCMB’den zorunlu karşılıklarda sadeleşme adımı
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından makro ihtiyati çerçevede sadeleşmeye yönelik yabancı para zorunlu karşılık oranlarında düzenlemeye gidildiği duyuruldu. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından Resmi Gazete’de Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ yayımlandı. TCMB tarafından yayımlanan tebliğde, bankalar ile finansman şirketlerinin yurt dışından sağladığı 1 yıldan uzun vadeli yabancı para yükümlülüklerindeki artış tutarına yıl sonuna kadar uygulanan yüzde sıfır zorunlu karşılık uygulaması süresi uzatılmayacağı bildirildi. Yabancı para zorunlu karşılık oranları ise yeniden düzenlendi. Döviz mevduat ve katılım fonlarında vadesiz ve 1 aya kadar vadeli hesaplardaki oranın yüzde 32’den yüzde 30’a düşürülmesinin yanı sıra daha uzun vadeli hesaplardaki oran ise yüzde 26 olarak değiştirildi. Kıymetli maden depo hesaplarında vadesiz ve 1 aya kadar vadeli hesaplarda zorunlu karşılık oranı yüzde 28’den yüzde 30’a yükseltilirken daha uzun vadeli hesaplarda ise oran yüzde 26 olarak düzenlendi. Diğer yabancı para yükümlülüklerinde ise 1 yıla kadar vadeli hesaplarda yüzde 21 olan oran korundu. Daha uzun vadelerde belirgin düşüşler yapıldı. Tebliğe göre, 2 yıla kadar vadeli yükümlülüklerdeki oran yüzde 16’dan yüzde 10’a, 3 yıla kadar vadeli yükümlülüklerdeki oran yüzde 11’den yüzde 8’e, 5 yıla kadar vadeli yükümlülüklerdeki oran ise yüzde 7’den yüzde 3’e indirildi. 5 yıldan uzun vadeli yükümlülüklerdeyse zorunlu karşılık oranı yüzde 0 olarak belirlendi. Yeni oranlar üzerinden tesis yükümlülüğünün 16 Ocak 2026 tarihinde başlayacağı açıklandı.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 23:48
İstanbul’da 2nd World Bridges Zirvesi düzenlenecek
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ve Uluslararası Sanayi Ticaret Konfederasyonu (USTKON) tarafından İstanbul’da "2nd World Bridges| Industry, Trade, Health-Uluslararası Bilimsel Panel ve Diplomasi Zirvesi" düzenlenecek. "2nd World Bridges | Industry, Trade, Health-Uluslararası Bilimsel Panel ve Diplomasi Zirvesi", Maltepe Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Yeni Yüzyıl Üniversitesi iş birliğiyle 18 Aralık’ta düzenlenecek. Zirve, dünya çapında akademisyenleri, sektör temsilcilerini ve diplomatik misyonları bir araya getirirken, Türkiye’nin sağlık diplomasisi, sanayi-ticaret entegrasyonu ve uluslararası iş birliği vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyor. Etkinlik, SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen’in ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Zirvede küresel sağlık turizmi politikaları, uluslararası endüstri ve ticaret iş birlikleri, dijital sağlık ve yapay zekâ uygulamalarının diplomasiye etkileri, bölgesel yatırım ve kalkınma modelleri ile 2025-2030 çok taraflı diplomasi vizyonu ele alınacak. Katılımcılar arasında kamu ve özel sektör temsilcileri, uluslararası kuruluşlar ve büyükelçiler yer alacak. SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, zirve ile ilgili yaptığı açıklamada, "Türkiye’nin sağlık turizmi, dijital sağlık ve sanayi-ticaret entegrasyonu alanlarında küresel bir merkez olma yolundaki adımları güçleniyor. Bu zirve, ülkeler arası köprülerin kurulmasına, yatırım ve iş birliği modellerinin geliştirilmesine ve çok taraflı diplomasi vizyonunun uluslararası platformlarda görünürlüğünün artmasına katkı sağlayacak" dedi. Zirvenin katılımcı ülkeler ve uluslararası kurumlar arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesini, ortak projelerin başlatılmasını ve Türkiye’nin sağlık diplomasisi ekosisteminin güçlenmesini hedeflediği belirtildi. Ayrıca etkinliğin akademik ve sektörel entegrasyon ile dijital dönüşümün geleceğine dair yol haritası sunması bekleniyor.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 23:05
Şapın vurduğu üreticiler süt fiyatında güncelleme istiyor
Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Müslüm Doğru, şap hastalığı yüzünden büyük zarar gören süt üreticilerinin ayakta kalması için çiğ süt fiyatlarının güncellenmesi gerektiğini söyledi. TÜSEDAD Başkanı Müslüm Doğru, yaptığı açıklamada şap hastalığı nedeniyle hayvancılığın derin yara aldığını belirterek, beside yüzde 30, süt sığırlarında ise yüzde 15-20 civarında hayvanın kesime gittiğini tahmin ettiklerini söyledi. Üreticilerin ciddi zarar gördüğünü dile getiren Doğru, hayvancılıkla uğraşanların ayakta kalması için adımlar atılması gerektiğini aktardı. Beside dana sıkıntısı başladığını ve bunun kırmızı ete yansıdığını belirten Doğru, bunun etkisinin uzun süreceğini söyledi. Süt zirvesinde süt fiyatları Şap hastalığının döl verimini de etkilediğini vurgulayan Doğru, şöyle konuştu: "Hayvanlar gebe kalmıyor. Bunun farklı etkileri olacak. Gebe kalmayınca onlardan yetişecek hayvanlar da olmayacak. Ulusal Süt Konseyi 1 Ekim’den bu yana geçerli olacak şekilde 19,60 lira açıklasa da Türkiye ortalaması bunun çok altında. Kırsalda 14 liraya ve altında süt veren üreticiler var. 22 Kasım’da Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından Antalya’da düzenlenen Ulusal Süt Zirvesi’nde de sütteki bu fiyat konusu görüşüldü." Acil destek çağrısı Sütte acilen fiyat güncellemesi gerektiğini dile getiren Doğru, "Çünkü esas desteklenmesi, arka çıkılması gereken süt üreticileri. Danayı, kırmızı eti üretecek olanlar ineklerimiz. Zaten kaç senedir ekonomik olarak süt fiyatlarının baskılanması yüzünden küçülen, kapanan işletmeler şap hastalığıyla sarsıldı. Akdeniz ve Güneydoğu’da üç gün hastalığı da vurdu. Süt üreticisinin arkasında durulmazsa üst üste darbelerle daha çok işletmeler kapanıyor olacak" dedi. Ulusal Süt Konseyi ile Tarım ve Orman Bakanlığı’na şap pandemisiyle zarar gören üreticiyi üretimde tutacak, umut olabilecek fiyat farkı verilmesi çağrısında bulunan Doğru, "Destek verilir, fiyatlar yukarı çekilirse belki kesim biraz azalır" ifadesini kullandı. Süt fiyatları güncellenmeli Doğru, tarih 1 Aralık olacak şekilde süt fiyatlarında güncelleme beklediklerini belirterek, "Süt fiyatları kırsalda 14 liraya kadar düştü. Hep üreticinin kesesinden gidiyor. 3 ayda bir toplanılıp güncelleme yapılacaktı ama hep sarktı ve bugünlere gelindi. Şu andaki fiyatlar yeterli değil" diye konuştu. Dernek olarak yeni hazırlanan maliyet hesaplama metoduna göre 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyetinin 23,09 lira olarak belirlendiğini hatırlatan Doğru, sütçülerin üretimde kalması için güncellemenin elzem olduğunu sözlerine ekledi.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 22:21
İstanbul’da "2nd World Bridges Zirvesi" başladı
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ve Uluslararası Sanayi Ticaret Konfederasyonu (USTKON) tarafından düzenlenen "2nd World Bridges | Industry, Trade, Health-Uluslararası Bilimsel Panel ve Diplomasi Zirvesi", İstanbul’da başladı. Zirve, sağlık turizmi, uluslararası ticaret, dijital sağlık ve çok taraflı diplomasi alanlarında dünyadan uzmanları, akademisyenleri ve diplomatik temsilcileri bir araya getirdi. "2nd World Bridges | Industry, Trade, Health-Uluslararası Bilimsel Panel ve Diplomasi Zirvesi", Maltepe Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Yeni Yüzyıl Üniversitesi iş birliğiyle düzenleniyor. Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen ve SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’ın açılış konuşmalarıyla başlayan zirvede, Türkiye’nin sağlık diplomasisi vizyonu ve küresel ölçekteki iş birliği potansiyeli ele alındı. "Türkiye, stratejik bir sağlık diplomasisi köprüsüdür" SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, Türkiye’nin sağlık turizmi ve dijital sağlık alanında uluslararası konumunun güçlendiğini belirterek, "Türkiye’nin sağlık turizmi, dijital sağlık ve sanayi-ticaret entegrasyonu alanlarında küresel bir merkez olma yolundaki adımları her geçen gün güçleniyor. Bu zirve, ülkeler arası köprülerin kurulmasına, ortak projelerin geliştirilmesine ve çok taraflı diplomasi vizyonunun daha görünür olmasına katkı sağlayacaktır" dedi. Çok yönlü diplomasi ve dijital sağlık masada Zirvede "Küresel sağlık turizmi politikaları", "Uluslararası endüstri ve ticaret iş birlikleri", "Yapay zekâ ve dijital sağlık uygulamalarının diplomasiye etkileri", "Bölgesel kalkınma modelleri" ve "2025-2030 çok taraflı diplomasi vizyonu" başlıklarında oturumlar düzenleniyor. Kamu temsilcileri, özel sektör yöneticileri, uluslararası kuruluşlar ve büyükelçilerin katıldığı panel ve oturumlar ise yoğun ilgi gördü. 2nd World Bridges Zirvesi’nin ülkeler arasında yeni ortaklıkların oluşmasına, akademi-sektör uyumunun güçlenmesine ve Türkiye’nin sağlık diplomasisi alanındaki küresel rolünün pekişmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder