Son Dakika
|
ASAYİŞ
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Fidan, Viyana Diplomasi Akademisi’nde düzenlenen konferansa katıldı
Trump: "(İran’a yönelik) Ablukayı kaldırmak istemiyorum"
İçişleri Bakanı Çiftçi, Atina'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfına kurban bağışında bulundu
Milli Savunma Bakanlığında "Savunma Sanayii" toplantısı
Rusya OPEC+'ta kalmaya devam edecek
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
EKONOMİ
Bakan Bolat: "Hollanda, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır
29 Nisan 2026 Çarşamba - 23:16:11
ANKARA (İHA) – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Hollanda bugün, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hollanda’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından "Kral Günü" vesilesiyle büyükelçilik rezidansında düzenlenen resepsiyona katıldı. Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands’ın katıldığı resepsiyonda konuşan Bolat, Türkiye ile Hollanda arasındaki 500 yılı aşkın köklü dostluğun, küresel ticaret ve finansın gelişimine de yön verdiğini aktardı. İki ülke arasındaki ilişkilerin sağlam temeller üzerinde kurulduğunu kaydeden Bolat, "Bugün Birleşmiş Milletler, NATO ve Avrupa Konseyi gibi platformlarda yan yana duran iki müttefik olarak, ortak önceliklerimiz doğrultusunda bölgesel ve küresel istikrara katkı sağlamaya devam ediyoruz. İnanıyorum ki sahip olduğumuz bu sağlam bağlar, ekonomik ve ticari iş birliğimizi çok daha ileri seviyelere taşıyacaktır" açıklamasında bulundu. "Türkiye, Avrupa için önemli bir üretim ve tedarik merkezi" Bolat, bölgesel istikrarsızlıklar ve ekonomik şoklar gibi küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını ve gücünü sürdürdüğünü ve büyümeye devam ettiğine işaret ederek, "AB ise bu büyüme sürecinde her zaman temel ortağımız olmuştur. Türkiye, Avrupa için önemli bir üretim ve tedarik merkezi haline gelmiş, AB Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı, Türkiye ise AB’nin 5’inci büyük ticaret ortağı olmuştur" ifadelerini kullandı. Bölgedeki jeopolitik gelişmeler, artan korumacılık eğilimleri ve enerji krizlerinin güçlü ekonomik ilişkiler kurmayı her zamankinden daha kıymetli hale getirdiğini vurgulayan Bolat, "Türkiye olarak, başta Hollanda olmak üzere AB’deki kilit ortaklarıyla ekonomik işbirliklerimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Hollanda ile ilişkilerimizi hem ikili hem de AB çatısı altında daha da geliştirmeyi önemsiyoruz. Hollanda bugün, Türkiye’nin AB üyesi ülkeler arasındaki en önemli ticaret ortaklarındandır. Hollanda ile ikili ticaret hacmimiz 2015’te 6,4 milyar dolar seviyesinden 2025’te 13,3 milyar dolara yükselmiştir. Hedefimiz, 2026 yılı sonunda 15 milyar dolar seviyesine ulaşmaktır. Ülkelerimiz arasında haftalık 145 frekans havayolu taşımacılığı güçlü bağlantısallığımızı adeta tescil etmektedir. Bunu turizm verilerimizde de görmekteyiz. 2025 itibarıyla ülkemizde 1,3 milyon Hollandalı’yı misafir ettik" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Hava Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu tarafından İstiklal Marşı ve Hollanda Milli Marşı çalındı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:03
"Antalya Markaları Kongresi" başladı
Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) organizasyonuyla, bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Antalya Markaları Kongresi başladı. Antalya Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) Başkanı Güldal Siğinç, açılış konuşmasına Antalya Markaları Kongresi henüz daha fikir aşamasındayken verdiği destekle gerçekleşmesine büyük katkıda bulunan merhum ATSO Başkanı Ali Bahar’ı anarak başladı. Siğinç, "Bu kongre sayesinde, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde eğitim gören 30 öğrenciye, TEV aracılığı ile burs imkanı sağlandığına dikkat çekti. Siğinç , "Antalya’nın ticari dehasını ve marka gücünü harmanlayarak yarınlarını hep birlikte inşa edeceğiz, buradan yeni kapılar aralanacak, yeni ufuklar doğacak" dedi. Antalya ekonomisi önemli markalara sahip Antalya Markaları Kongresi’nin daha köklü ve kurumsal bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Vali Hulusi Şahin, "Antalya’nın insanı çalışkan ve girişimci; bir ekonomide ihtiyaç duyulan en önemli unsurların hepsini bünyesinde barındırıyor. Antalya’da hem bölgesel hem ulusal, hatta küresel markalar ortaya çıktı. Antalya ekonomisi, Türkiye’nin en büyük ekonomilerinden biri; dünyada da özellikle bazı sektörlerde hatırı sayılır ekonomilerden biri hâline geldi. Bunu nasıl devam ettireceğiz ve nasıl daha da büyüyeceğiz? Öncelikle bunu başaranlardan bu başarı hikâyelerini almamız lazım. Bu tecrübelerin yanında, yeni kurumsal hamleler yaptıysalar onları da öğrenmemiz lazım. En kıymetli şey bilgidir. O bilginin de tecrübelerle ortaya çıkması gerekir. Gençlerimiz önemli başarı hikâyelerini bu kongre sayesinde dinleyecek, öğrenecek ve istifade edecek. Düzenlenen bu kongreyi bu açıdan çok kıymetli buluyorum" dedi. "İmmüterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleriyle sağlıkta marka" Memorial Sağlık Grubu Antalya ve Göztepe Onkoloji Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, tıbbi onkoloji alanındaki uzmanlığı; özellikle meme, baş-boyun ve jinekolojik kanserler üzerine yürüttüğü çalışmalarıyla tanınan Özdoğan İmmünoterapi ve yenilikçi tedavi yöntemleri ile kanserle ilgili istatiksel bilgiler vererek bu alanda sürdürdükleri çalışmalardan bahsetti. "Hayalimiz turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek markaydı" Corendon Grubu Kurucu Ortağı, Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer ise Hollanda’da tur operatörlüğüyle başlayan girişimcilik yolculuğunu, havacılık ve turizm sektörüne nasıl açıldıklarını, sonrasında Corendon Airlines’ın global bir markaya dönüşümünün hikayesini anlattı. Girişimciliğinin ilk yıllarındaki hayalinin turizmde geniş bir yelpazede hizmet verecek bir marka ortaya çıkarmak olduğunu ifade eden Karaer, bugün havayolu, tur operatörlüğü ve otelcilik alanlarında uluslararası ölçekte faaliyet gösteren güçlü bir turizm ekosistemine ulaşmalarının sırrının "iyi hizmet" olduğunu söyledi. Karaer, "Turizm sektöründe iyi ürünler ortaya çıkardığımızı düşünüyorum. Markamızı yurtdışında anlatabilmek için sosyal sorumluluk projeleri ve spor sponsorluklar yapıyoruz. Böylece hem uluslararası alanda doğru ifade etme fırsatı buluyoruz hem de Türkiye markasına katkıda bulunmuş oluyoruz" dedi. Kongrede Antalya’nın önde gelen markaları başarı hikayelerini anlatırken sanatçı kimliğinin yanı sıra araştırmacı ve kültür elçisi yönüyle de öne çıkan Türk Halk Müziği’nin sevilen isimlerinden Sümer Ezgü ise hikayesinin memleketin hikayesi olduğunu söyleyerek, "Çevremde enstrüman çalanlara özenerek müziğe adım attım. Yıllara yayılan sanat hayatımda; derlemeleri, sahne performansları ve televizyon programlarıyla kültürel değerlerin korunmasına ve yaşatılmasına katkı sağladım. Biz sadece türkü söylemiyor, biz bir şeyler anlatıyoruz. Sanat daima yaşama ışık tutan bir olgudur. Sanat, insanları birleştirir" diyerek konuşmasını tamamladı. Kongrede Antalya’nın öne çıkar markalarının başarı hikayeleri paylaşıldı. Antalya’nın değerlerine vefa oturumu Kongrenin ilk gününün finali "İz Bırakan Hikayelerle Şehre Dokunanlar" başlıklı Antalya Değerlerine Vefa Oturumu ile yapıldı. AHİD Genel Sekreteri Gazeteci, Editör ve Halkla İlişkiler Uzmanı Aysen Ovalı Binbir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Nadire Konuk ve Selçuk Akıltopu konuk olarak yer aldı. Antalya için çok büyük girişimlerde bulunmuş, Antalyaspor’un da Kurucu Başkanı olan ve Antalya milletvekilliği de yapmış Atilla Vehbi Konuk’un kızı Nadire KonuK, Antalyaspor’un kuruluş hikayesini anlattı. Antalya’nın mimari ve kültürel hafızasında derin izler bırakmış isimlerinden, ilk diplomalı Mimar Tarık Akıltopu’nun oğlu Selçuk Akıltopu ise babasının kent için yaptıklarını dile getirdi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:47
Manisa’da 131 bin dekarlık alanda domates mesaisi
Türkiye’nin önemli bitkisel üretim merkezlerinden biri olan Manisa’da, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte domates fidelerinin dikim mesaisi başladı. İl genelinde 131 bin dekar alanda gerçekleştirilecek üretimin ilk mahsullerinin Haziran ayında hasat edilmesi planlanıyor. Manisa’nın verimli ovalarında Nisan ayı ile birlikte çiftçiler tarlalara inerken, domates fidesi dikim çalışmaları Şehzadeler ilçesinde yoğunlaştı. Şehzadeler ilçesine bağlı Yeni Harmandalı Mahallesi’nde gerçekleştirilen dikim çalışmalarını yerinde inceleyen Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan, üreticilerle bir araya gelerek yeni sezonun başlangıcını yaptı. Salçalık üretimde Türkiye ikincisi Manisa’nın salçalık domates üretiminde stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan İl Müdürü Karayılan, kentin bu alanda Türkiye genelinde ikinci sırada yer aldığını hatırlattı. Karayılan, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerini paylaşarak şu ifadeleri kullandı: "Manisa, salçalık domates üretiminde ülke genelinde ikinci sırada yer almaktadır. İlimizde ÇKS kayıtlarına göre yaklaşık 7 bin 500 üreticimiz 131 bin dekar alanda domates dikimi gerçekleştiriyor. 25 bin dekar alanda da sofralık domates yetiştiriciliği yapılmaktadır. Geri kalan alanda salçalık ve kurutmalık domates yetiştiriciliği gerçekleştirilmektedir. Yeni üretim sezonunun üreticilerimize hayırlı olmasını temenni ediyor, mahsulü bol ve bereketli bir yıl diliyorum." Çalışmalara; İl Müdürü Mehmet Karayılan’ın yanı sıra İl Müdür Yardımcısı Ali Gök, şube müdürleri, ilçe müdürü, konu sorumlusu teknik personel ve çok sayıda üretici katıldı. Haziran ayı itibarıyla başlaması beklenen hasat dönemiyle birlikte Manisa domatesinin hem iç piyasada hem de sanayideki yerini alması hedefleniyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:22
Garanti BBVA’nın yılın ilk 3 ayında net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu
Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk 3 ayında, net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 783 milyar 750 milyon 292 bin TL seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Garanti Bankası A.Ş., 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre, yılın ilk 3 ayında, net kârı 33 milyar 615 milyon 247 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 783 milyar 750 milyon 292 bin TL seviyesinde gerçekleşirken, ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağladığı destek ise 3 trilyon 566 milyar 251 milyon 702 bin TL oldu. Fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneten Garanti BBVA’nın fonlama kaynakları içindeki en büyük ağırlığı yüzde 66 ile müşteri mevduatları oluşturmaya devam etti. Müşteri mevduat tabanı yılın ilk 3 ayında yüzde 0,5 büyüme ile 3 trilyon 160 milyar 943 milyon 617 bin TL oldu. Güçlü sermaye odağını koruyan bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 16,2, özkaynak kârlılığı yüzde 30,3, aktif kârlılığı ise yüzde 2,9 seviyelerinde gerçekleşti. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten şunları söyledi: "2026 yılına, jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklerin, karar alma süreçlerinde hız ve çevikliği daha da kritik hale getirdiği bir ortamda başladık. Finansal piyasalarda artan riskten kaçınma eğiliminin yanı sıra enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükseliş, küresel ölçekte daha zayıf büyüme ve enflasyonist baskıları beraberinde getiriyor. Bu dönemde, Merkez Bankası, enflasyonla mücadelede temkinli politika duruşunu sürdürüyor. Artan dış finansman ihtiyacı ve bunun kur üzerindeki potansiyel etkisiyle, finansal istikrara daha fazla öncelik verilen bir yapı görüyoruz. Mart başında yaşanan gelişmelerle birlikte sektörde fonlama maliyetlerinde yükselişler gözlemledik. Bu artışın, özellikle ikinci çeyrekte daha görünür olmasını bekliyoruz. Bununla birlikte, güçlü bilanço yapımız ve ilk çeyrekte beklentilerin üzerinde gerçekleşen performansımız sayesinde bu süreci etkin şekilde yönetme kapasitesine sahibiz. 2026 yılının ilk çeyreğinde toplam aktiflerimiz 5 trilyon TL’ye yaklaştı ve bunun yüzde 56’sını krediler oluşturuyor. Kredilerdeki sağlam duruşumuz devam ederken; güçlü vadesiz mevduat tabanımız, dijital kanallarda oluşturduğumuz müşteri değeri ve etkin sermaye yönetimimiz sayesinde sektörde pozitif ayrışmayı sürdürdük. Geniş müşteri tabanımız ve güçlü pazar konumumuz, bu performansı sürdürülebilir kılan en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu süreçte marjlardaki iyileşmenin katkısıyla özsermaye kârlılığımızı yüzde 30 seviyesinde tutmayı başardık. Bu performansımızın temelinde, müşteri deneyimini stratejik bir öncelik olarak ele alan ve bunu veriye dayalı karar süreçleriyle destekleyen yaklaşımımız yer alıyor." Bankanın stratejik önceliklerine değinen Akten sözlerini şöyle sürdürdü: "Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımız doğrultusunda, müşteri deneyimini yalnızca temas anlarıyla sınırlamıyor; karar alma süreçlerinden ürün tasarımına kadar her aşamada işimizin merkezine alıyoruz. Müşteriyi dinlemek ve anlamak en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor. Bu doğrultuda müşterilerimizle etkileşimimizin en yoğun olduğu kanalımız Garanti BBVA Mobil’de memnuniyet anketleri gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda 18 milyon aktif mobil müşterimizin yüzde 90’ına ulaştık ve müşterilerimizden 2 milyon geri bildirim aldık. Hiper kişiselleştirilmiş hizmet yaklaşımımızla müşterilerimizin günlük 20 milyon aksiyonunu takip ediyor, bu verileri yapay zekâ ile analiz ederek hızlı ve etkili aksiyonlara dönüştürüyoruz. Günlük 10 milyon müşterimizin ihtiyaçlarını anlık olarak anlayıp doğru çözümler sunabiliyoruz. Üretken yapay zekâ ile yeniden tasarladığımız dijital asistanımız Ugi ise bugün yaklaşık 200 farklı konuda müşterilerimize destek sunuyor." Akten, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu her alanda yanlarında yer alıyor, ana bankaları olma rolümüzü güçlendiriyoruz. Risk-getiri dengesini gözeten, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir alanlara odaklanan büyüme anlayışımızla yolumuza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türk lirası odaklı, dengeli büyümemizi sürdürerek ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz. Bu başarıda emeği geçen çalışma arkadaşlarıma ve bize güvenen tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 09:12
Tozlu arşivlerde unutulan bir gerçek: Hollandalı girişimciye Erzurum, Palandöken ve Toroslar’da petrol izni
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 14:25
Edremit ve Havran’ın coğrafi işaretli değerleri görücüye çıktı
3
27 Nisan 2026 Pazartesi- 17:13
Erzurum’da mesleki eğitimde yeni dönem: ETSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü protokol kararı aldı
4
28 Nisan 2026 Salı- 16:16
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
01 Aralık 2025 Pazartesi - 22:21
İstanbul’da "2nd World Bridges Zirvesi" başladı
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ve Uluslararası Sanayi Ticaret Konfederasyonu (USTKON) tarafından düzenlenen "2nd World Bridges | Industry, Trade, Health-Uluslararası Bilimsel Panel ve Diplomasi Zirvesi", İstanbul’da başladı. Zirve, sağlık turizmi, uluslararası ticaret, dijital sağlık ve çok taraflı diplomasi alanlarında dünyadan uzmanları, akademisyenleri ve diplomatik temsilcileri bir araya getirdi. "2nd World Bridges | Industry, Trade, Health-Uluslararası Bilimsel Panel ve Diplomasi Zirvesi", Maltepe Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Yeni Yüzyıl Üniversitesi iş birliğiyle düzenleniyor. Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen ve SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’ın açılış konuşmalarıyla başlayan zirvede, Türkiye’nin sağlık diplomasisi vizyonu ve küresel ölçekteki iş birliği potansiyeli ele alındı. "Türkiye, stratejik bir sağlık diplomasisi köprüsüdür" SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, Türkiye’nin sağlık turizmi ve dijital sağlık alanında uluslararası konumunun güçlendiğini belirterek, "Türkiye’nin sağlık turizmi, dijital sağlık ve sanayi-ticaret entegrasyonu alanlarında küresel bir merkez olma yolundaki adımları her geçen gün güçleniyor. Bu zirve, ülkeler arası köprülerin kurulmasına, ortak projelerin geliştirilmesine ve çok taraflı diplomasi vizyonunun daha görünür olmasına katkı sağlayacaktır" dedi. Çok yönlü diplomasi ve dijital sağlık masada Zirvede "Küresel sağlık turizmi politikaları", "Uluslararası endüstri ve ticaret iş birlikleri", "Yapay zekâ ve dijital sağlık uygulamalarının diplomasiye etkileri", "Bölgesel kalkınma modelleri" ve "2025-2030 çok taraflı diplomasi vizyonu" başlıklarında oturumlar düzenleniyor. Kamu temsilcileri, özel sektör yöneticileri, uluslararası kuruluşlar ve büyükelçilerin katıldığı panel ve oturumlar ise yoğun ilgi gördü. 2nd World Bridges Zirvesi’nin ülkeler arasında yeni ortaklıkların oluşmasına, akademi-sektör uyumunun güçlenmesine ve Türkiye’nin sağlık diplomasisi alanındaki küresel rolünün pekişmesine katkı sağlaması bekleniyor.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 18:30
Kritik mineraller uluslararası arenada denge değiştirici unsur oldu
Zonguldak’ta düzenlenen Uluslararası Karadeniz Enerji Konferansı’nda konuşan TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, "Enerjinin yanına artık kritik mineralleri de ekleyebiliriz. Kritik mineraller ve nadir toprak elementleri. Gerçekten artık bölgede ve uluslararası arenada denge değiştirici bir unsur olarak karşımıza çıkıyor" dedi. III. Uluslararası Karadeniz Enerji Konferansı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Doç. Dr. Ali Azar Konferans Salonu’nda BEUN Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) iş birliğiyle gerçekleştirilen konferans, bölgenin enerji vizyonuna ve Karadeniz’in geleceğine ışık tutmayı hedefliyor. BEUN Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Profesör Dr. Ahmet Özarslan, konuşmasında konferansın önemine dikkat çekerek, enerji alanındaki bilimsel üretim ve stratejik çalışmaların bölgesel gelişime katkısına vurgu yaptı. Ardından söz alan TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, Karadeniz’in jeopolitik ve enerji açısından taşıdığı kritik rolü şu ifadelerle anlattı: "Karadeniz önemli bir coğrafya ve birçok ülkeyi ihtiva ediyor bu bağlamda. Karadeniz Bölgesi’ndeki işbirliğini artırma ile alakalı birçok çalışma var. Biz de enerji perspektifli sürece yaklaşıyoruz. Barış görüşmeleri Karadeniz’de özellikle biliyorsunuz halen devam eden Rusya-Ukrayna savaşı var. Bu bağlamlı süreçler nereye evriliyor? Küresel ölçekteki dinamikler bölgeyi nasıl etkiliyor? Bunlardan da bahsedeceğiz. Tabii enerji birçok noktada, hatta enerjinin yanına artık kritik mineralleri de ekleyebiliriz. Kritik mineraller ve nadir toprak elementleri, gerçekten artık bölgede ve uluslararası arenada denge değiştirici bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle bu kongremizde şuna da odaklanmak istedik; kömür. Zonguldak dediğimizde zaten ilk aklımıza gelen şey kömür. Çok şükür artık doğalgaz da aklımıza gelmeye başladı Türkiye Petrolleri’nin yaptığı keşif akabinde. İnşallah üretimimiz orada da artmaya devam ediyor. Karadeniz’in bu bağlamda önemi de artıyor. İnşallah yeni keşiflerde bunu taçlandıracak diye ümit ediyoruz. Gelecekle alakalı gerçekten çok sağlam kurgular üretmeye çalışıyoruz. Çok farklı senaryolardan bahsediyoruz. Burada da 2100 senaryolarımızdan bahsedeceğiz. Geleceği şekillendirmek için özellikle etkili bir Türkiye yüzyılı vizyonu oluşturabilmek için, bunun içini doldurabilmek için çalışıyoruz." BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise Türkiye’nin enerji geleceğine dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün burada Türkiye yüzyılının enerji vizyonuna ışık tutacak ve Karadeniz’in geleceğini şekillendirecek fikirlerin buluşmasına vesile olmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Türkiye Enerji Stratejiler ve Politikaları Araştırma Merkezi işbirliği içinde düzenlediğimiz bu konferansın enerji alanında atılacak önemli adımlara zemin hazırlamasını temenni ediyorum. Bugün enerji güvenliğinde yenilenebilir kaynaklara, nükleer ve sürdürülebilir teknolojilerden jeopolitik gelişmelere kadar dünyanın geleceğini doğrudan ilgilendiren konuları ele alacağız. Nitekim milli enerji yolculuğunda gerçekleştireceğimiz kayda değer çalışmaların ancak ortak aklın, bilimsel üretimin ve emeğin birleşmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. İşte tam da bu noktada üniversitemiz enerji alanında emsal teşkil edecek araştırmalar yürütmeye ve öncü projeler geliştirmeye emin adımlarla devam etmektedir. Zonguldak’ın 170 kilometre açıklarında keşfedilen doğalgaz rezervi, Filyos’taki işleme tesisleri, bölgemizin taşkömürü potansiyeli, elektrik üretim santralleri, demir-çelik altyapısı ve Filyos Limanı. Tüm bunlar Zonguldak’ı yalnızca bir şehir olmaktan çıkarıp, Türkiye’nin enerji ve lojistik üssü haline getirmektedir. Buna binaen Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak enerji konusunu araştırmalarımızın merkezine almanın ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz." Konferans, iki gün boyunca ulusal ve uluslararası akademisyenlerin katılacağı oturumlarla devam edecek.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 17:31
Yalova’da şap hastalığıyla ilgili yol kontrolleri sürüyor
Yalova İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde şap hastalığıyla mücadele çerçevesinde yürütülen yol kontrol çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, ülkemiz ve Yalova’da farklı bölgelerde tespit edilen şap hastalığının, hayvancılık sektörü açısından ciddi ekonomik kayıplara neden olabilen, bulaşıcı ve salgın niteliği yüksek bir hastalık olduğu belirtildi. Açıklamada, özellikle SAT-1 tipi şap virüsüne karşı uygulanan aşılama çalışmalarının zamanında ve eksiksiz şekilde yürütülmesinin, aynı zamanda hayvan hareketlerinin sıkı biçimde denetlenmesinin büyük önem taşıdığı vurgulandı. Müdürlük, büyükbaş hayvanlara yönelik aşılama programının il genelinde büyük ölçüde tamamlandığını açıkladı. Aşının koruyucu etkisinin yanı sıra kontrolsüz hayvan hareketlerinin engellenmesinin hastalığın yayılmasını önlemede kritik rol oynadığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, il ve ilçe müdürlükleri ekiplerinin kolluk kuvvetleriyle iş birliği içinde canlı hayvan taşıyan araçlara yönelik yol kontrollerini etkin şekilde sürdürdüğü kaydedildi. Veteriner Sağlık Raporu bulunmayan sevklerde ilgili mevzuat doğrultusunda yasal işlem başlatıldığı ve çalışmaların halk sağlığı, hayvan sağlığı ve hayvan refahı gözetilerek devam ettiği bildirildi.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 17:28
Aydın Tarım Fuarı’nı on binlerce kişi ziyaret etti
Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Fuar Aydın alanında düzenlenen Tarım ve Hayvancılık Fuarı sona ererken, fuarı on binlerce kişi ziyaret etti. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından kamulaştırılarak vatandaşların hizmetine açılan Aydın Tekstil Park içerisinde yer alan Fuar Aydın alanı dev bir organizasyona daha ev sahipliği yaptı. Aydın Tarım ve Hayvancılık Fuarı, Aydınlılar ile buluştu. Ulusal ve uluslararası tarım makinesi üretici firmalarında aralarında bulunduğu birçok farklı firmanın da katılımıyla gerçekleştirilen fuarı on binlerce üretici ve vatandaş ziyaret etti. Fuarın en dikkat çeken standı ise Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin oldu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde tarıma ve üreticilere yönelik verilen desteklerin tanıtıldığı stant, fuar ziyaretçileri tarafından ilgiyle karşılandı. Stantta, dronela gerçekleştirilen zirai gübreleme desteği, Ata Tohumlarının korunup çoğaltılması, tarım ve hayvancılık destekleme ürünleri, kadın üreticilere verilen destekler ve aile tipi koyunculuk projesi gibi devam eden çalışmalar hakkında bilgi verildi. "Üreticilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz" Büyükşehir Belediyesi tarafından tarıma ve üreticilere yönelik gerçekleştirilen desteklerin devam edeceğini belirten Başkan Çerçioğlu, "Aydınımıza kazandırdığımız Fuar Aydın’da gerçekleştirilen Tarım ve Hayvancılık Fuarı, çevre illerden gelen üreticilerin de aralarında bulunduğu on binlerce vatandaşımız tarafından ziyaret edildi. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından tarıma ve üreticilere yönelik gerçekleştirdiğimiz desteklerimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Fuara katılan vatandaşlar ve üreticiler, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 15:55
BYD’ye tahsis edilen fabrika sahasında yeller esiyor
Manisa’da 1 milyar dolarlık yatırımla fabrika kurmayı planlayan BYD için tahsis edilen arazide halen bir çalışma başlamadı. 2025 yılında kârlılığı 2024 yılına göre yüzde 33 gerileyen Çinli otomotiv devi BYD ile ilgili sessizlik "Türkiye’yi oyalıyor mu?" sorusunu akıllara getirdi. Manisa’nın Yunusemre ilçesi Akgedik bölgesinde, BYD için ayrılan ve yaklaşık 1,6 milyon metrekareyi bulan dev arazide şu ana kadar şantiye kurulumu, temel kazısı ya da dikey bir inşaat faaliyetinin başlamaması dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl imzalanan anlaşmaya göre Çinli otomotiv devi BYD, Manisa’da 1 milyar dolar tutarında elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil fabrikası ile Ar-Ge merkezi kurmayı, tesiste yıllık 150 bin araç üretmeyi ve doğrudan yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlamayı taahhüt etmişti. 2026 yılı sonuna kadar fabrikanın tamamlanarak üretime başlayacağını açıklayan Çinli otomotiv firması, fabrikanın özellikle Avrupa pazarına yönelik ihracat üssü haline getirmeyi hedefliyor. Manisa’daki "küçük Çin mahallesi" tartışmalarıyla gündeme gelen projede, yan sanayi ve hizmet sektörleriyle birlikte 20 bine yakın ek istihdam ve milyarlarca dolarlık ihracat hacmi beklentisi dile getiriliyor. 2025 yılında net karının 2024 yılına göre yüzde 33 gerilediği Çinli otomotiv devinin Türkiye fabrikasında bir faaliyete başlamaması "Çinli firma Türkiye’yi oyalıyor mu?" sorularını akıllara getirdi. Öte yandan, BYD fabrikasının kurulacağı alanın hemen yanında başlayan fabrika inşaatı ise dikkat çekti. Bir makine kalıp firmasına ait olduğu öğrenilen fabrika inşaatının devam etmesi ancak BYD arazisinde hiçbir faaliyetin bulunmaması, Çinli firmanın Türkiye yatırımını askıya aldığı izlenimi bırakıyor.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 15:36
Bakan Bolat: "Yatırımlar büyümeyi desteklemeyi 4 çeyrektir kesintisiz destekliyor"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Yatırım harcamaları ise bir önceki yıla göre yüzde 11,7 artarak ekonomik büyümeye 2,8 yüzde puan katkı sunmuştur. Böylelikle yatırımlar büyümeyi desteklemeyi 4 çeyrektir kesintisiz sürdürmüştür" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2025 yılı üçüncü çeyrek Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) İstatistiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin, 2025 yılı üçüncü çeyrekte yüzde 3,7 oranında güçlü bir büyüme kaydettiğini söyleyen Bolat, Türkiye ekonomisinin, 21 çeyrek üst üste büyüme kaydettiğini açıkladı. 2025 yılı üçüncü çeyrek sonunda, yıllıklandırılmış olarak Türkiye’nin milli gelirinin cari fiyatlarla 1 trilyon 538 milyar dolara yükseldiğini de hatırlatan Bolat, böylece tüm zamanların milli gelir rekoru kırıldığını sözlerine ekledi. Bolat, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH’nin ise ikinci çeyreğe kıyasla üçüncü çeyrekte yüzde 1,1 oranında arttığını ve yine ikinci çeyreğe kıyasla, üçüncü çeyrekte mal ihracatının da yüzde 2,9 arttığını, mal ithalatının ise yüzde 4,4 azaldığını vurguladı. "Büyüme hızı ile verisi açıklanan OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ülke olduk" Ekonomide büyüme trendinin devam ettiğini aktaran Bolat, "Pandemide dahi büyüme performansını sürdüren Türkiye ekonomisi 2020 yılında yüzde 1,8, 2021 yılında yüzde 11,8, 2022 yılında yüzde 5,4, 2023 yılında yüzde 5,0 ve 2024 yılında ise yüzde 3,3 oranında büyüme kaydetti. Büyüme hızımız 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5, ikinci çeyreğinde yüzde 4,9 oranında gerçekleşmiştir. 2025 yılının üçüncü çeyreğinde ise yüzde 3,7 olarak kaydedilmiştir. Böylece yılın ilk dokuz ayında büyüme hızımız yüzde 3,7 olarak gerçekleşmiştir. Bu büyüme hızı ile verisi açıklanan OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ülke, G20’de ise beşinci ülke olduk" dedi. "Cari işlemler açığının GSYH içindeki payı yüzde 1,3" Cari işlemler dengesinin GSYH içindeki payının tarihsel ortalamaların altındaki seyrine devam ettiğini sözlerine ekleyen Bolat, "2022 yılında yüzde 5,0, 2023 yılında yüzde 3,5 ve 2024 yılında ise yüzde 0,8 olan cari işlemler açığının GSYH içindeki payının 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yüzde 1,3 olarak tarihsel ortalamasının altında seyretmeye devam etmektedir" dedi. "Yatırımlar büyümeyi desteklemeyi 4 çeyrektir kesintisiz sürdürmüştür" İhracat ve yatırımların büyümeye önemli katkı sağladığının altını çizen Bolat, "İhracatımız bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,9 artarken, ithalat yüzde 4,4 azalmıştır. Yatırım harcamaları ise bir önceki yıla göre yüzde 11,7 artarak ekonomik büyümeye 2,8 yüzde puan katkı sunmuştur. Böylelikle yatırımlar büyümeyi desteklemeyi 4 çeyrektir kesintisiz sürdürmüştür. İşsizlik oranı son 30 aydır tek haneli seviyelerde seyretmektedir. Üretim, yatırım ve ihracat artışı, işgücü göstergelerine de yansımaktadır. İşsizlik oranı 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 0,1 puan azalışla yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşmiştir. Diğer yandan son 30 aydır tek haneli seyrini sürdürerek yüzde 10’nun altında kalmıştır" ifadelerini kullandı. Büyümede kaydedilen başarıyı daha da ileriye taşımak üzere çalışmalarına devam edeceklerini dile getiren Bolat, açıklamasını şu şekilde tamamladı: "2025 yılı üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme verisi zorlu küresel şartlar ile kuraklık ve zirai don nedeniyle tarımda yaşanan üretim düşüşüne rağmen güçlü bir performans sergilemiştir. Ticaret Bakanlığı olarak yürüttüğümüz faaliyetler ile cari işlemler dengesinde devam eden ılımlı seyir ve mal ve hizmet ihracatı ile yatırımların büyümeye pozitif katkısı ekonomimizin dirençli yapısını desteklemektedir. Yıl sonunda 390 milyar dolar olan mal ve hizmet ihracatı hedefimizin üzerinde bir performans yakalamak, büyümede kaydedilen bu başarıyı daha da ileriye taşımak üzere çalışmalarımıza hızla devam edeceğiz."
01 Aralık 2025 Pazartesi - 15:14
Bakan Kacır: "Maraş Çöreği, Avrupa Birliği’nde tescil edilen 44. coğrafi işaretli ürünümüz oldu"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Nesilden nesile aktarılan ustalık geleneğini yaşatan Maraş Çöreği, Avrupa Birliği’nde tescil edilen 44. coğrafi işaretli ürünümüz oldu" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Maraş Çöreğinin Avrupa Birliği’nden (AB) coğrafi işaret tescili almasıyla ilgili, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Maraş Çöreğinin Avrupa Birliği’nde tescillenen 44. coğrafi işaretli ürün olduğunu bildirdi. Bakan Kacır paylaşımında şunları kaydetti: "Yöresel ürünlerimizin uluslararası tescilinde güzel haberler almaya devam ediyoruz. Nesilden nesile aktarılan ustalık geleneğini yaşatan Maraş Çöreği, Avrupa Birliği’nde tescil edilen 44. coğrafi işaretli ürünümüz oldu. Emeği geçen tüm paydaşlara tebriklerimi iletiyorum. Yerel Kalkınma Hamlesi hedeflerimiz doğrultusunda üreticilerimizin yanında olmaya, değerlerimizi dünya çapında tanıtmaya devam edeceğiz." Avrupa Birliği’nde tescillenen coğrafi işaretli olarak yer alan ürünler ise şunlar: "Gaziantep Baklavası, Aydın İnciri, Malatya Kayısısı, Aydın Kestanesi, Milas Zeytinyağı, Bayramiç Beyazı, Taşköprü Sarımsağı, Giresun Tombul Fındığı, Antakya Künefesi, Suruç Narı, Çağlayancerit Cevizi, Gemlik Zeytini, Edremit Zeytinyağı, Milas Yağlı Zeytini, Ayaş Domatesi, Maraş Tarhanası, Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini, Ezine Peyniri, Safranbolu Safranı, Aydın Memecik Zeytinyağı, Araban Sarımsağı, Osmaniye Yer Fıstığı, Bingöl Balı, Bursa Şeftalisi, Hüyük Çileği, Bursa Siyah İnciri, Söke Pamuğu, Manisa Mesir Macunu, Gaziantep Menengiç Kahvesi, Silifke Yoğurdu, Aydın Memecik Zeytini, Erzincan Tulum Peyniri, Aydın Çam Fıstığı, Afyon Pastırması, Afyon Sucuğu, Antep Fıstık Ezmesi, Mut Zeytinyağı, Kırkağaç Kavunu, Hatay Kaytaz Böreği, Gaziantep Lahmacunu, İpsala Pirinci, Bursa Kestane Şekeri, Yenice Ihlamur Balı, Maraş Çöreği."
01 Aralık 2025 Pazartesi - 15:14
İTO Başkanı Avdagiç’ten büyüme değerlendirmesi
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Dış talep koşullarının zayıf seyrettiği, bölgesel saldırganlıklar ve tarife savaşlarının yoğunlaştığı bir konjonktürde, reel sektörün üçüncü çeyrekte yatırımlarını artırarak devam ettirmesi pozitif bir gelişme. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 11,3’lük yükseliş, imalat ve yatırım gücümüzü koruduğumuzu gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,7 büyümesini değerlendirdi. Avdagiç, büyümenin alt başlıklarına bakıldığında yatırımlardaki artışın dikkat çektiğini belirterek, "2025’in üçüncü çeyreğinde yatırımların yüzde 11,7 yükselmesini değerli buluyoruz. Türkiye ekonomisinin büyüme trendini 21’inci çeyreğe taşımış olması memnuniyet verici. Yatırımlara her şeye rağmen ve her koşulda hız vermemiz ve üretim iklimini sürekli iyileştirmemiz büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. "Tarım sektöründeki yüzde 12,7’lik daralmaya tedbir alınmasına ihtiyaç var" Şekib Avdagiç, dış talep koşullarının zayıf seyrettiği, bölgesel saldırganlıklar ve tarife savaşlarının yoğunlaştığı bir konjonktürde, reel sektörün üçüncü çeyrekte yatırımlarını artırarak devam ettirmesinin pozitif bir gelişme olduğunu kaydederek, makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 11,3’lük yükselişin de imalat ve yatırım gücümüzü koruduğumuzu gösterdiğini ifade etti. Avdagiç, tarım sektöründeki yüzde 12,7’lik daralmaya ise iklimsel olumsuzluklar da göz önüne alınarak tedbir alınmasına ihtiyaç olduğunu vurguladı. Avdagiç, önümüzdeki süreçte yeni pazar arayışları, pazar çeşitlendirmesi ve verimlilik artışıyla ihracatın güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Avdagiç, şöyle devam etti: "İhracatın büyümesinde üçüncü çeyrekteki yüzde 0,7’lik gerilemeyi tersine çevirmek için geleneksel sektörlerimizin rekabet gücünü yukarı taşımak için, iş dünyası olarak sıkça dile getirdiğimiz gibi finansmana erişimin iyileştirilmesi ve kur-enflasyon dengesi önem taşımaktadır."
01 Aralık 2025 Pazartesi - 14:48
Sarp Sınır Kapısı’nda Kasım’da rekor tır trafiği
Kaçkar Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü’nün Kasım ayı verileri, bölgedeki sınır kapılarında yoğun tır hareketliliği yaşandığını ortaya koydu. Sarp, Aktaş ve Türkgözü sınır kapılarında bir ay boyunca toplamda 43 bini aşkın tır giriş-çıkışı gerçekleşirken, en yoğun trafik Sarp Sınır Kapısı’nda kaydedildi. Kasım ayı boyunca Sarp Sınır Kapısı’ndan 13 bin 221 giriş, 19 bin 441 çıkış olmak üzere toplam 32 bin 662 tır geçiş yaptı. Bu rakam Sarp’ı bölgedeki en yoğun kapı hâline getirirken, ihracat trafiğindeki artış çıkış sayılarında açık şekilde hissedildi. Günlük ortalamaya bakıldığında Sarp’ta her gün 441 tır giriş, 648 tır çıkış işlemi gerçekleşti. Ay boyunca bu yoğunluğun sürekli seyretmesi, yıl sonu sevkiyatlarının hızlandığını da gösterdi. Aktaş Kapısı’nda 11 bin, Türkgözü’nde 4 bin araç geçişi yapıldı Kasım ayında Aktaş Gümrüğü’nde toplam 11 bin 248 tır geçişi gerçekleşti. Bu sayı 7 bin 166 giriş ve 4 bin 82 çıkış olarak kaydedildi. Türkgözü Gümrüğü ise 3 bin 596 giriş, bin 212 çıkış ile toplam 4 bin 808 tır trafiğine ulaştı. Her iki kapının toplamı değerlendirildiğinde, Sarp’ın tek başına diğer iki kapının toplamından çok daha fazla işlem hacmine sahip olduğu görülüyor. Böylece Kasım ayında bölge genelinde 48 bin 718 tır giriş-çıkışı yapıldı. Bu hacim, hem ticaret hacmindeki artışı hem de Karadeniz’in doğu koridorunun lojistik önemini bir kez daha ortaya koydu.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 14:33
Bolu’da hamsinin kilosu 150 liraya düştü
Bolu’da kış mevsiminin ilk gününde vatandaşlar, kilosu 150 liradan satılan hamsiye yoğun ilgi gösterdi. Hamsinin rağbet gördüğünü vurgulayan balıkçı, "Bolu’ya gelen hamsi Türkiye’nin hiçbir yerine gelmez" ifadesini kullandı. İhsaniye Mahallesi’nde her pazartesi kurulan halk pazarında Bolulu vatandaşlar, balık tezgahlarında yoğunluk oluşturdu. Hamsinin kilogram fiyatı geçtiğimiz günlerde 200 liradan 150 liraya düştü. "Hamsi pırıl pırıl, şu anda fiyatı 150 lira" Sezonun başladığı ilk günden itibaren hamsilerin Bolu’ya güzel geldiğini belirten balıkçı İlhan Başaran, "Sezon başladığından beri hamsiler süper geliyor. Şu an tabii balık biraz pahalı. Nedenini sorarsanız, önceden hamsi Ereğli’den, yakından çıkıyordu, şu anda ise gitgide Giresun, Rize’den geliyor. Bu hamsi de Rize’den geldi. Nakliye fazla olduğundan fiyatlara biraz yansıdı. Bolu’ya gelen hamsi Türkiye’de hiçbir yere gelmez. Böyle özeldir, tek tek seçeriz, içine çöp koymayız. Şu anda hamsi revaçta, en güzeli hamsi. Zargana gelmeye başladı, mezgit var, çupra var, levrek var. Ama en güzeli şu anda Rize’den gelen hamsi. Hamsi pırıl pırıl, şu anda fiyatı 150 lira. Uzaktan geldiği için nakliyeye biniyor, nakliyeye bindiği 150 liradan satılıyor" dedi. "Solungaçları açılmadan kırmızıysa o bayattır" Hamsinin fiziki yapısıyla ilgili bilgi veren İlhan Başaran, "Balık almaya geldiğinizde solungaçları kırmızı olacak. Açtığınızda kırmızı ise tazedir. Bizim milletimiz bilmiyor, balık tezgahta bekliyorsa bekleyince kırmızı oluyor. Kırmızı olunca bayattır. Açtığınızda kırmızı olacak. Eğer dururken, solungaçları açılmadan kırmızıysa o bayattır" diye konuştu. Pazardaki balık tezgahından alışveriş yapan çift ise, "Fiyatlar bence uygun. 1 kilo hamsi balığı aldık" ifadelerini kullandı.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 14:29
Bolu’da hamsinin kilosu 150 liraya düştü
Bolu’da kış mevsiminin ilk gününde vatandaşlar, kilosu 150 liradan satılan hamsiye yoğun ilgi gösterdi. Hamsinin rağbet gördüğünü vurgulayan balıkçı İlhan Başaran, "Bolu’ya gelen hamsi Türkiye’nin hiçbir yerine gelmez" ifadesini kullandı. İhsaniye Mahallesi’nde her pazartesi kurulan halk pazarında Bolulu vatandaşlar, balık tezgahlarında yoğunluk oluşturdu. Hamsinin kilogram fiyatı geçtiğimiz günlerde 200 liradan 150 liraya düştü. "Hamsi pırıl pırıl, şu anda fiyatı 150 lira" Sezonun başladığı ilk günden itibaren hamsilerin Bolu’ya güzel geldiğini belirten balıkçı İlhan Başaran, "Sezon başladığından beri hamsiler süper geliyor. Şu an tabii balık biraz pahalı. Nedenini sorarsanız, önceden hamsi Ereğli’den, yakından çıkıyordu, şu anda ise gitgide Giresun, Rize’den geliyor. Bu hamsi de Rize’den geldi. Nakliye fazla olduğundan fiyatlara biraz yansıdı. Bolu’ya gelen hamsi Türkiye’de hiçbir yere gelmez. Böyle özeldir, tek tek seçeriz, içine çöp koymayız. Şu anda hamsi revaçta, en güzeli hamsi. Zargana gelmeye başladı, mezgit var, çupra var, levrek var. Ama en güzeli şu anda Rize’den gelen hamsi. Hamsi pırıl pırıl, şu anda fiyatı 150 lira. Uzaktan geldiği için nakliyeye biniyor, nakliyeye bindiği 150 liradan satılıyor" dedi. "Solungaçları açılmadan kırmızıysa o bayattır" Hamsinin fiziki yapısıyla ilgili bilgi veren İlhan Başaran, "Balık almaya geldiğinizde solungaçları kırmızı olacak. Açtığınızda kırmızı ise tazedir. Bizim milletimiz bilmiyor; balık tezgahta bekliyorsa bekleyince kırmızı oluyor. Kırmızı olunca bayattır. Açtığınızda kırmızı olacak. Eğer dururken, solungaçları açılmadan kırmızıysa o bayattır" diye konuştu. Pazardaki balık tezgahından alışveriş yapan çift ise, "Fiyatlar bence uygun. 1 kilo hamsi balığı aldık" ifadelerini kullandı.
01 Aralık 2025 Pazartesi - 14:27
ASO Başkanı Ardıç: "2025 yılı üçüncü çeyrek büyüme rakamları beklentilere paralel gerçekleşti"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "2025 yılı üçüncü çeyrek büyüme rakamları beklentilere paralel gerçekleşti. Yıllık bazda ekonomi yüzde 3,7 büyürken, çeyreklik bazda büyümenin yüzde 1,1 seviyesine gerçekleşmesi, daha ılımlı bir büyüme patikasına işaret ediyor" dedi. ASO Başkanı Ardıç, 2025 büyüme rakamlarına dair açıklamalar yaptı. Başkan Ardıç, büyüme rakamlarının beklentiler odağında gerçekleştiğini belirtirken, ekonominin yıllık bazda yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşmesi, çeyreklik bazda büyümenin ise yüzde 1.1 seviyesinde gerçekleşmesinin büyüme yolunda olumlu bir olay olduğunu vurguladı. "Önümüzdeki dönemde sanayimizin ivme kazanacağı yönündeki umutlarımız artırıyor" Enflasyonun düşüşü ve ekonominin yıllık bazda büyümesinin devam etmesi durumunda sanayi sektörünün ilerleyen süreçlerde etkin rol oynayacağını belirten ASO Başkanı Seyit Ardıç, "2025 yılı üçüncü çeyrek büyüme rakamları beklentilere paralel gerçekleşti. Yıllık bazda ekonomi yüzde 3,7 büyürken, çeyreklik bazda büyümenin yüzde 1,1 seviyesine gerçekleşmesi, daha ılımlı bir büyüme patikasına işaret ediyor. Özel tüketim harcamalarında önceki çeyreğe göre sınırlı yavaşlama eğiliminin devam ettiğini görüyoruz. İç talebin büyümeye katkısı azalırken, net dış talep son 4 çeyrektir büyümeyi sınırlıyor. 3’üncü çeyrekte büyüme daha çok inşaat ve sanayi sektörlerinden gelirken, hizmetler sektörü tarafında gerçekleşen yüzde 4,4’lük artış büyümeye pozitif katkı sağlıyor. Sanayiye ilişkin iki önemli veri olan Gayrisafi Sabit Sermaye Yatırımları yüzde 11,7, makine ve teçhizat yatırımları ise yüzde 11,3 arttı. Çift haneli bu artışlar, sanayide toparlanmanın ’geçici değil, yatırımla desteklenen’ bir faza geçtiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde sanayimizin ivme kazanacağı yönündeki umutlarımız artırıyor. Bu performansta, reel üretim artışının yanı sıra baz etkisinin de kısmi bir katkısı olduğunu unutmamak gerekiyor. Üretim ve ihracat fotoğrafımıza baktığımızda, dezenflayon süreci ve dış pazardaki daralmaya rağmen sanayi sektöründe başlayan toparlanma eğiliminin devam etmesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "İç talepteki dalgalanmalar KOBİ’lerin rekabet gücünü zayıflatıyor" Sanayi politikalarının dijitalleşme yolunda desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Başkan Ardıç, "Firmaların önemli bir bölümünde hacim kaybı, kapasite kullanımında düşüş ve karlılık baskısı öne çıkıyor. İç talepteki dalgalanmalar, artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan sıkışıklık, KOBİ’lerin rekabet gücünü zayıflatıyor. Birçok küçük işletme, ayakta kalabilmek için kısa vadeli nakit akışına odaklanıyor; bu da yatırım iştahını ve teknoloji yenileme kapasitesini sınırlıyor. Sonuçta, manşet rakamı güçlü görünen sanayi büyümesi tabana yayılmış bir üretim artışından değil, belirli sektör ve firmaların performansından kaynaklanıyor. Sanayi politikamız KOBİ’leri; dijitalleşme, enerji verimliliği, temiz üretim, kurumsallaşma ve nitelikli insan kaynağına erişim alanlarında hızla desteklemeye odaklanmalıdır. Böylelikle tedarik zincirlerinde büyük firmalarla KOBİ’leri aynı dönüşüm ajandasında buluşturan programlar, projeler, kümelenme ve ortak Ar-Ge hedefli finansman mekanizmaları büyümenin tabana yayılmasını sağlayacaktır. Aksi halde, sanayideki yüzde 6,5’lik büyüme güçlü bir manşet rakamı görünse de, tabana yayılamayan büyüme anlayışı sürdürülebilir üretimi kırılgan hale getirecektir. Büyümenin düzeyi kadar, hangi bileşenlerden oluştuğu da önemlidir. Net dış talebin katkı vermediği tüketim ağırlıklı bir büyüme kompozisyonu, sanayimizin rekabet gücünü ve dış dengemizi uzun vadede desteklemez. Yatırımı, verimliliği, ihracatı ve katma değeri önceleyen bir büyüme modelini inşa etmemiz gerekiyor" cümlelerine yer verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder