EKONOMİ - 02 Aralık 2025 Salı 09:00

Trabzon’dan dünyaya ’Googlis’

A
A
A
Trabzon’dan dünyaya ’Googlis’

Trabzon’da pandemi döneminde salyangozun ihracat potansiyelini keşfeden Ülkü Koçoğlu, Bulgaristan’dan getirdiği ’Helix Aspersa Maxima’ türü kara salyangozları ile üretime başladı. Bölgede kara salyangoza "Googlis" denmesi, markanın ismine de ilham oldu. Çiftlikte kara salyangozlarının yumurtaları ve salyaları büyük bir özenle toplanıyor. Salyangoz özünden elde edilen doğal ürünler, kozmetik sektöründe kullanılıyor. Ayrıca çiftlikte üretilen salyangoz yumurtaları, gastronomi dünyasında "beyaz havyar" olarak biliniyor ve kilogramı dünya pazarında 3 bin Euro’dan alıcı buluyor.


Trabzonlu Ülkü Koçoğlu’nun pandemi döneminde internette yaptığı araştırma, kısa sürede ihracata uzanan bir üretim sürecine dönüştü. Kara salyangozunun ihracat potansiyelini fark eden Koçoğlu, yaptığı incelemelerin ardından bir üretim çiftliği kurmaya karar verdi. DOKAP ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli hazırlanan proje kapsamında Bulgaristan’dan 600 kilogram anaç ve 500 bin yavru salyangoz getirildi. Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Geçit Mahallesi’nde 6 dönümlük arazi üzerinde kurulan tesiste ’Helix Aspersa Maxima’ türü kara salyangozlarının yetiştiriciliğine başlandı. Yaklaşık 1,5 yılı aşkın süredir üretimin sürdüğü tesiste, salyangozların yumurtaları ve salyaları özenle toplanıyor. Sıfır atık prensibiyle çalışan tesiste, salyangozun özü, kabuğu ve gübresi üretim zincirinde değerlendiriliyor. Elde edilen doğal salyangoz özü, zamanla kozmetik sektörüne yönelik yeni ürünlerin ortaya çıkmasını sağladı. Tesiste yüz temizleme jelinden cilt toniğine, yaşlanma karşıtı gece kreminden çatlak karşıtı bakım kremine kadar 10 farklı doğal cilt bakım ürünü üretildi. Bu ürünlerle marka kısa sürede yurt dışı pazarlarında da ilgi gördü.



Havyarı 3 bin Euro seviyesinde satılıyor


Üretim tesisinde salyangoz yumurtalarından elde edilen ve gastronomide "beyaz havyar" olarak bilinen ürün ise uluslararası pazarda 3 bin Euro seviyesinden satılıyor. Yüksek katma değerli havyar, tesisi ihracat açısından öne çıkaran ürünlerin başında geliyor. Tesiste salyangozların beslenmesinde kimyasal gübre kullanılmıyor. Salyangoz gübresiyle yetiştirilen semizotu, marul, lahana, pazı ve turp gibi sebzeler doğal yem olarak kullanılıyor. Böylece üretim süreçlerinin tamamında sürdürülebilirlik esas alınıyor. Tesise verilen isim de Trabzon kültüründen izler taşıyor. Bölgede kara salyangoza "Googlis" denmesi, markanın ismine de ilham oldu.



"Salyangozun özü, kabuğu ve gübresi dahil her parçasını değerlendiriyoruz"


Trabzon’dan dünyaya açılan bir üretim modeli oluşturan Ülkü Koçoğlu, Helix Aspersa Maxima türü kara salyangozları yetiştirdiklerini belirterek "Googlis adını Trabzon’un yöresel dil kullanımından geldiğini vurgulamak isteriz. Çiftlik adını seçerken de Trabzon’da salyangoza ne deniyordan yola çıkarak seçtik. Bu işe doğaya duyduğum saygı ve üretme tutkusu ile başladım. Pandemi döneminde kara salyangozunun sadece kozmetikte değil tarım, gübre ve ilaç sektöründe de büyük bir potansiyele sahip olduğunu fark ettim. O günden sonra hem bölgemize hem de ülkemize ekonomik değer kazandıracak bir üretim modeli kurmak istedim. 6 bin metrekare alan üzerine kurulan bir üretim merkezi oluşturduk. Helix Aspersa Maxima türü kara salyangozları yetiştiriyoruz. Burada sıfır atık prensibi ile çalışıyoruz. Salyangozun özü, kabuğu ve gübresi dahil her parçasını değerlendiriyoruz. Bu çiftlikte aynı zamanda kadınları aktif rol almasını sağlıyoruz" dedi.



"Yurtdışına kozmetik madde olarak salyangoz özü gönderiyoruz"


Kara salyangozu gübresinin dünyanın en kıymetli gübrelerden biri olduğuna dikkat çeken Koçoğlu, "Biz bugün googlis olarak elde ettiğimiz doğal salyangoz özünü markamız ile dünya pazarına taşıyoruz. Trabzon’dan doğan bir değeri global bir markaya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bizim için bu sadece bir üretim değil doğadan gelen bir bir şeyi bilimin ve emeğin gücüyle geleceği taşımak istiyoruz. Kara salyangozu doğanın sunduğu en güçlü hücre yenileyici özlerden biri. Hem tıp hem de kozmetik sektöründe altın değerinde bir içerik sahibi. Pandemi dönemindeki araştırmalarımda bu ürünün ihracat potansiyelini fark ettim. O dönemi fırsata çevirmek istedim. Doğadan ilham alan bir iş modeli kurdum. Bizim çiftliğimiz sadece Trabzon ekonomisine değil Türkiye’nin ihracat hedeflerine de katkı sağlıyor. Yurtdışına kozmetik madde olarak salyangoz özü gönderiyoruz. Kadın kurucu olarak kadın emeğini merkeze alan bir üretim yapısı kurduk. Çiftlikte sıfır atık olarak çalışıyoruz. Salyangozun özü, kabuğunda kalsiyum ve karbonat var. Diş macunlarında ve ilaç sanayinde kullanılıyor. Bilim gübresinin dünyadaki en kıymetli gübre olduğunu söylüyor" şeklinde konuştu.



"Bu hayvanlara ön yargılı yaklaşıyoruz"


Çiftlikte kara salyangozlarını kendi gübrelerinden ürettikleri sebzelerle beslediklerini kaydeden Koçoğlu, "Bu hayvanlara ön yargılı yaklaşıyoruz. Aslında değerini bilmemiz gerekiyor. Bu canlı Allah’ın yarattığı kusursuz sistemden bir örnek. Bir hayvan düşünün ki asla pislikte yaşayamıyor, pislikte hasta oluyor. Bu noktada da bizim en çok dikkat ettiğimiz konu hayvanların temizliği. Anadolu şifacılığında da kullanış yerlerine bakıldığında değerini maalesef anlayamadığımız bir noktadayız. Bizim burada tamamen kendi ekimlerimiz olan ve kimyasal gübre kullanmadan onların gübrelerini kullanarak ürettiğimiz semizotu, marul, lahana, pazı, turp bunun gibi yetiştirdiğimiz kendi sebzelerimizi onlara veriyoruz. Onun haricinde de rutin olarak mısır ve soya fasulyesinden oluşturduğumuz bir yemimiz var" diye konuştu.



"Özellikle cilt bakım ürünlerinde Orta Doğu’da çok fazla talep alıyoruz"


Avrupa’ya ham madde sağladıklarını belirten Koçoğlu, "Bu hayvanın her şeyi o kadar kıymetli ki biz farkında değiliz. Bu hayvanın havyarı yavru olarak kullanılmayacaksa şayet yani salyangoza dönüşmeyecekse havyarı dünyadaki en önemli havyarlardan biri. Bunun değeri 3 bin Euro’lardan bahsedilen rakamlardan satılıyor. O yüzden bu hayvanın her şeyi çok kıymetli. Sadece biz ne bilinçliyiz, ne bilgiliyiz. Hücre yenileme etkisi olan salya o kadar önemli bir içerik ki hayvanın kabuğu kırıldığında o salyayla kendini tamir edebiliyor yani o hücreyi yeniliyor. Kozmetik sektöründe bunun önemini fark ettiğimizde bizde bunu katma değerli ürün olarak yapalım dedik. Direkt hammadde satmaktansa aynı zamanda kendi markamızı da oluşturalım ve Trabzon’dan dünyaya açılan bir marka olalım dedik. Çünkü deri yoluyla alınan her türlü krem ve cilt bakım ürünleri farklı hastalıklara, kansere yol açabiliyor. Önemli olan cildinize neyi sürdüğünüzü bilmek. Temiz içerikli ve doğadan gelen bir ürünü kullanmayı herkese tavsiye ederim. Artık bir kadın kooperatifi kurmak istiyoruz. Bu işimizi Trabzon’da başlayıp tüm Türkiye’de aktif hale getirmek istiyoruz. Çünkü her şeyinden faydalanılan bir hayvanın ihracat potansiyelini keşfedip bu ülke, kadınlar ve gelecek nesiller için yepyeni projelerle ülkemizi kalkındırmak ve Trabzon’a döviz girdisini sağlamak istiyoruz. Özellikle cilt bakım ürünlerinde Orta Doğu’da çok fazla talep alıyoruz onun haricinde Avrupa’da şu anda satıştayız. Avrupa’ya aynı zamanda hammadde de sağlıyoruz. Biz 1,5 yıllık çiftliğiyiz ama şükürler olsun ki düşündüğümüzden iyi gidiyoruz" ifadelerini kullandı.



Trabzon’dan dünyaya ’Googlis’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 6. OECD Beceriler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan 6. OECD Beceriler Zirvesi’ne (OECD 2026 Skills Summit) ev sahipliği yapacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşriflerinin öngörüldüğü zirvenin açılış oturumu, 27 Nisan’da Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. 27-28 Nisan tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek zirveye, 64 ülke ve uluslararası kuruluşun davet edildiği etkinlikte, 40’a yakın ülkenin bakan ve bakan yardımcısı düzeyinde katılacağı zirvede geniş katılımlı bir temsil hedefleniyor. Bilişim ve yapay zeka başta olmak üzere teknolojide yaşanan dönüşümün iş gücü piyasalarına etkileri, gelecekte ihtiyaç duyulacak beceriler ve eğitim sistemlerinin bu değişime nasıl uyum sağlayacağı, zirvenin ana gündemini oluşturacak. İki gün sürecek Zirvede; örgün eğitimin yeniden ele alınması, yetişkin becerilerinin etkin kullanımı ve dezavantajlı grupların iş gücüne kazandırılması başlıkları üç ana oturumda ele alınacak. OECD tarafından hazırlanan kavram kâğıdında, yaşlanan nüfus, daralan iş gücü, dijital ve yeşil dönüşümün etkileri ile yaşam boyu öğrenmenin önemi öne çıkan başlıklar arasında yerini alıyor. Zirve kapsamında ayrıca saha ziyaretleri ve yan etkinlikler de düzenlenecek. Mesleki eğitim ve sektör iş birliklerinin yerinde incelenmesine yönelik programlarla katılımcılara, Türkiye’nin bu alandaki kaydettiği gelişmelerin yerinde gösterilmesi amaçlanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, zirveye ilişkin mesajında şunları kaydetti: "27-28 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan OECD 2026 Beceriler Zirvesi, beceriler konusunda küresel diyalogda önemli bir dönüm noktası olup OECD’nin öncü bir girişimi olarak, önceki zirvelerin oluşturduğu sağlam temeller üzerine inşa edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, bu mirası sürdürmekten ve günümüzün en acil sorunlarının çözümüne katkıda bulunmaktan gurur duymaktadır. Nüfusun yaşlanması gibi demografik değişimlerden dijitalleşmenin ve yeşil dönüşümün geniş kapsamlı etkilerine kadar uzanan derin ve hızlı dönüşümlerin şekillendirdiği günümüz dünyasında, bilgi ve becerilerin hayati önemi her zamankinden daha fazla görünür hâle gelmiştir. Son yıllar, belirsizlik dönemlerinde dayanıklılık, uyum sağlama kapasitesi ve hayat boyu öğrenmenin temel önemi konusunda güçlü dersler sunmuştur. Zirve’nin ana teması olan ‘Nesiller Arası Yeteneğin Ortaya Çıkarılması’, tüm bireylerin potansiyellerini tam anlamıyla gerçekleştirmelerine ve topluma anlamlı katkılar sunmalarına imkân sağlayacak bir hayat boyu öğrenme kültürünü teşvik etme çabamızı doğrudan yansıtmaktadır. Bu Zirvede, her bireyin işgücü piyasasında başarılı olmasını destekleyen bir hayat boyu öğrenme kültürünün nasıl geliştirilebileceğini ele alacağız. Türkiye, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına girerken ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu kararlılıkla sürdürmektedir. Bu vizyon, nitelikli eğitimin ve etkili beceri politikalarının insan gelişiminin ve sürdürülebilir refahın temeli olduğu anlayışıyla bütünüyle örtüşmektedir. Zirvenin, yalnızca ulusal deneyimlerimizi paylaşmak için değil, aynı zamanda yeni iş birlikleri geliştirmek ve geleceğe yönelik somut stratejiler tasarlamak için de önemli bir fırsat sunacağına yürekten inanıyoruz. Hep birlikte, her bireyin sahip olduğu becerilerin daha dirençli, yenilikçi ve kapsayıcı bir küresel toplum inşa etmek amacıyla nasıl harekete geçirilebileceğini ele alacağız. Kıtaların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluştuğu bir şehir olan İstanbul’da sizleri ağırlamak, bizim için ayrı bir onur kaynağıdır. Katılımınızın, ulusal uygulamaların ve küresel yaklaşımların paylaşılması suretiyle müzakerelere zenginlik katacağına inanıyor; sizlerle bir araya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz." İlk kez 2016 yılında düzenlenmeye başlanan ve iki yılda bir gerçekleştirilen OECD Beceriler Zirvesi, ülkeler arası iş birliğini geliştirmeyi, iyi uygulama örneklerinin paylaşımını ve beceri politikalarına yönelik stratejilerin güçlendirilmesini amaçlıyor. Zirvenin bir önceki toplantısı 2024 yılında Belçika’da yapılmıştı.