Son Dakika
|
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Galatasaray ile Fenerbahçe 406. randevuda
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Michael Eneramo hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Trump: "İran bize bir kağıt parçası verdi, bunun daha iyi olması gerekiyordu"
Netanyahu’dan Lübnan’a yönelik "güçlü saldırı" emri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla kafede sohbet etti
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Maskat'ta
Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapılarını açtı
Esad'ın istihbarat görevlisi Yousef'in 41 kişiyi infaz ettiği Tadamon, katliamın izlerini taşıyor
İranlı heyet Pakistan’dan ayrıldı
EKONOMİ
Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden üreten kadınlara büyük destek
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:55:36
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kurslarda üreten kadınların el emeği göz nuru ürünlerinin hem Kernek Vahap Küçük Külliyesi’nde kurulacak satış ofisinde hem de internet üzerinden satışa sunulacağını, kursa gelen kadınların bu sayede aile bütçelerine katkı sağlanacağını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, eşi Sevgi Er ile birlikte Kernek Vahap Küçük Külliyesi Kadın Kültür Sanat ve Spor Merkezini ziyaret etti. Kadınlara yönelik faaliyet gösteren giyim, mefruşat, el sanatları, saç bakım ve tasarım, biçki dikiş kurslarını ziyaret ederek, kursiyerlerle bir araya gelen Başkan Er, Büyükşehir Belediyesi olarak yaptıkları hizmetlerden insanların hoşlanmasının, fayda görmesinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Kadınlara yönelik kursları artıracaklarını kaydeden Başkan Er, "Kernek Vahap Küçük Külliyesi içerisinde bir satış yeri oluşturuyoruz. Bize böyle bir talep gelmişti. Kadınlarımız "Üretiyoruz, bizim için terapi oluyor, sosyalleşiyoruz ama evimize de katkımız olsun" dediler. Yaptığınız el emeği göz nuru ürünlerin satışı için burada bir yer oluşturuyoruz. Bu ürünler, sizin adınıza satılacak" dedi. Başkan Er, kadınların üretime katılmaları ve aile bütçesine katkı sağlamalarını önemsediklerini ifade ederek, "Kernek Vahap Küçük Külliyesinde satış ofisi kuruyoruz; kadınlarımız el emeği göz nuru ürünlerini burada sergileyecekler. Bu ürünleri onlar adına satacağız. Aynı zamanda online da satış yapılacak ve hesaplarına aktarılacak" şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kurslardan faydalanarak hem üreten hem de sosyalleşen kursiyerler, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür ederek, "Kurs günlerini iple çekiyoruz. Bizim için terapi oluyor. Allah sizden ve hocalarımızdan razı olsun. Yapılan bu çalışmadan memnunuz" dediler.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:40
Burhaniye’de 60 yıllık hayal gerçek oluyor
Burhaniye ilçesinde, yaklaşık 60 yıl önce gündeme gelen ve 10 yıl önce yapımına başlanan Reşitköy Barajı, su tutulmaya başlandı. Yaklaşık 49 bin dekar alanı sulayacak olan barajda su tutulmaya başlanması yöre çiftçilerini sevindirdi. Burhaniyelilerin yaklaşık 60 yıldır beklediği Reşit Köy Barajı inşaatı tamamlanırken, su tutulmaya da başlandı. 2015 yılı ek yatırım programına alınan baraj inşaatı tamamlanırken, su kanalarının da yapımına başlandı. Barajda su tutulmaya başlanması çiftçileri de sevindirdi. Barajın, Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden olan Burhaniye’ de zeytin üretimine de büyük katkı sağlayacağı açıklandı. Baraj sahasını ziyaret eden vatandaşlarda mutluluklarını dile getirdi. Baraj için emeği geçenlere teşekkür eden 62 yaşındaki Hamdi Mengi, "Çocukluğumuzdan beri hep baraj konuşuluyordu. Bugün barajda su tutulmaya başladığını görünce çok sevindik. Burhaniyelilerin 60 yıllık hayali gerçek oluyor. Yöremize çok şey katacağına inanıyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz" dedi. Baraj sahasına ilk kez geldiğini kaydeden Kemal İşi de, "Reşitköy barajının adını çok duydum. Ancak, bu gün barajı ilk kez gördüm. İlçemize ve çiftçilerimize hayırlı olsun" dedi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:32
Bakan Uraloğlu: "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık. Böylece yıllık kapasitemiz, 26 Avrupa Birliği ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla yolcuya hizmet verebilecek düzeye ulaştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 24 yılda Türkiye’nin sivil havacılık alanında yakaladığı büyümeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin havalimanı altyapısı, yolcu kapasitesi ve uçuş ağıyla dünya ölçeğinde dikkat çeken bir seviyeye ulaştığını belirtti. "Terminallerin yıllık yolcu kapasitesi 26 ab ülkesinin toplam nüfusunu aştı" Türkiye genelinde havalimanı sayısının son 24 yılda 26’dan 58’e yükseldiğini belirten Uraloğlu, terminal alanlarının da 541 bin metrekareden 4,1 milyon metrekareye ulaştığını söyledi. Uraloğlu, bu doğrultuda havalimanlarının yıllık yolcu kapasitesinin de arttığını dile getirerek "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık. Böylece yıllık kapasitemiz, 26 Avrupa Birliği ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla yolcuya hizmet verebilecek düzeye ulaştı" değerlendirmesinde bulundu. "Günlük uçuş sayısı 6 bin 800’ü aştı" Son 24 yılda hizmet verilen yolcu sayısının yaklaşık 34 milyondan 247,1 milyona yükseldiğini kaydeden Uraloğlu, günlük yolcu trafiğinin ise 92 binlerden 677 bin seviyesine ulaştığını belirtti. Uçak trafiğinde de benzer bir sıçrama yaşandığını ifade eden Uraloğlu, "Toplam uçuş sayımız 532 binden 2,5 milyonun üzerine çıktı, günlük uçuş sayısı ise 6 bin 800’ü aştı" bilgisini paylaştı. "Küresel havacılıkta üst sıralara yükseliş" Türkiye’nin havacılıkta sadece kapasite değil, küresel sıralamalarda da önemli bir yükseliş yakaladığını belirten Uraloğlu, "Dünya yolcu trafiğinde 18. sıradan 7. sıraya, Avrupa’da ise 7. sıradan 3. sıraya yükseldik" ifadelerini kullandı. Genişleyen filo ve uçuş ağı Uraloğlu, toplam hava aracı sayısının 626’dan 2 bin 218’e çıktığını, büyük gövdeli uçak sayısının ise 150’den 800’e ulaştığını belirtti. Havayolu koltuk kapasitesinin 25 binlerden 157 binin üzerine çıktığını aktaran Uraloğlu, kargo kapasitesinin de 303 tondan 2 bin 903 tona yükseldiğini söyledi. "Uçuş yolları 80 bin kilometreye yükseldi" Yurt dışı uçuş noktası sayısının 60’tan 356’ya ulaştığını kaydeden Uraloğlu, Türkiye’nin hava ulaştırma anlaşması bulunan ülke sayısının da 81’den 175’e çıktığını belirtti. Uraloğlu, "Hava sahasında tanımlı uçuş yollarımız da yüzde 91 artışla 41 bin 901 kilometreden 80 bin kilometreye yükseldi. Yani, bugün uçaklarımız, dünya üzerinde 80 bin kilometreyi bulan dev bir hava koridoru üzerinden uçuş gerçekleştiriyor" dedi. "Pist uzunluğumuz 241,4 kilometreye ulaştı" Uçak park pozisyonlarının 332’den 1.739’a, seyrüsefer yardımcı cihazlarının ise 215’ten 589’a çıktığını belirten Uraloğlu, "Yaptığımız yatırımlarla 2002 yılında sivil havacılığımıza hizmet veren yaklaşık 149 kilometrelik pist uzunluğuna 92,4 kilometre daha ekledik. Pist uzunluğumuz 241,4 kilometreye ulaştı; bu da Ankara-Çorum arasındaki mesafeye denk geliyor." diye konuştu. Türkiye’nin havacılıkta ulaştığı bu kapasitenin sadece bugünün değil, geleceğin de altyapısını oluşturduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Bu büyüme ile ülkemizi küresel hava ulaşım ağının merkezlerinden biri haline getirdik" ifadelerine yer verdi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:25
Ayakkabı şikayetleri zirvede: Sinop’ta tüketici başvurularında dikkat çeken artış
Sinop’ta tüketici ile satıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda "ayakkabı" ürünleri yine ilk sıraya yerleşti. Mart ayı verileri, hem başvuru sayısında hem de karar süreçlerinde dikkat çeken bir tablo ortaya koydu. Sinop İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 2026 yılı Mart ayı raporuna göre, toplam 2 milyon 91 bin 505 TL’lik uyuşmazlık için 147 başvuru yapıldı. Başvuruların büyük bölümü dijital kanallardan gelirken, yüzde 75,51’inin e-Devlet üzerinden gerçekleştirilmesi dikkat çekti. Bu durum, vatandaşların hak arama süreçlerinde dijital platformlara yöneldiğini bir kez daha ortaya koydu. Tüketici hakem heyetleri, 1995 yılından bu yana yargı dışı çözüm mekanizması olarak faaliyet gösterirken, uyuşmazlıkların hızlı ve düşük maliyetle sonuçlandırılmasına katkı sağlıyor. Aynı zamanda mahkemelerin iş yükünü azaltan önemli bir rol üstleniyor. Mart ayında yapılan başvurularda en fazla şikâyet konusu 14 başvuru ile ayakkabı ürünleri oldu. Onu kredi kartı üyelik ücretleri, perakende ürünler ve giyim sektörü izledi. Elektronik ürünlerden cep telefonuna, abonelik hizmetlerinden mobilyaya kadar birçok alanda tüketici şikâyetlerinin sürdüğü görüldü. Aynı dönemde heyet tarafından toplam 128 karar verildi. Kararlarda da en çok uyuşmazlık yaşanan alan ayakkabı olurken, kıyafet, cep telefonu ve kredi kartı aidatları öne çıkan diğer başlıklar arasında yer aldı. Sektörel bazda bakıldığında ise en fazla kararın verildiği alan perakende ticaret sektörü oldu. Karara bağlanan dosyaların 78’inde tüketiciler lehine, 47’sinde ise tüketiciler aleyhine hüküm verildi. Üç başvuruda ise görevsizlik kararı alındı. Bu tablo, tüketicilerin önemli bir kısmının hakem heyetleri aracılığıyla lehine sonuç elde ettiğini gösterdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
2
24 Nisan 2026 Cuma- 11:39
Kütahya iş dünyası ’sürdürülebilirlik’ için bir araya geldi
3
22 Nisan 2026 Çarşamba- 14:23
Başkan Güler: "Ordumuza yeni bir sektör hazırlıyoruz"
4
24 Nisan 2026 Cuma- 09:36
Karbasan köyüne yatırım için Avrupa Birliği Yatırım Fonundan yeşil ışık
5
23 Nisan 2026 Perşembe- 11:59
11. Uluslararası Altın Kalite Ödülleri sahiplerini buldu
12 Aralık 2025 Cuma - 16:11
CarrefourSA, 12 Aralık Mağazacılar Günü’nü 15 bin çalışanı ile kutladı
Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, 12 Aralık Mağazacılar Günü’nü 76 ildeki 1.250 mağazasında, 15 bin çalışma arkadaşıyla birlikte kutladı. Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, 12 Aralık Mağazacılar Günü’nü Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Eyigün, Sabancı Holding Yürütme Kurulu Üyeleri, CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu ile CarrefourSA İcra Kurulu Üyeleri başta olmak üzere tüm yönetim ekibiyle mağazalarda görev alan çalışanlarıyla kutladı. "Sabancı’nın yüzyılı aşan yolculuğunda bizi biz yapan en temel değer, birlikte üretme ve ekip olma kültürü "diyen Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, "CarrefourSA da bu kültürü sahada en güçlü şekilde gösteren topluluk şirketlerimizden biri. Her gün emek ve özveriyle Sabancı’nın geleceğe taşıdığı değerleri güçlendiren tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Eyigün ise "CarrefourSA’nın büyüme yolculuğunun merkezinde, her gün mağazalarımızda misafirlerimizi güler yüzle karşılayan çalışma arkadaşlarımız var. Türkiye’nin 76 ilindeki 1.250 mağazamızda müşterilerimizle kurulan bu güven ilişkisini sürdürülebilir kılan tüm ekiplerimizin 12 Aralık Mağazacılar Günü’nü kutluyorum" ifadelerini kullandı. "Mağazacılığın kalbinde insan ve emek var" "32 yıldır Türkiye’de ne lazımsa CarrefourSA’ anlayışıyla 15 bin çalışma arkadaşımızla birlikte müşterilerimize hizmet vermeye devam ediyoruz" diyen CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu da "76 ilde 1.250 mağazamız, bayilerimiz ve online marketimizle sadece ürün sunmakla kalmıyor; güven, kalite ve samimiyet taşıyoruz. Her gün, doğru ürünü doğru üreticiden temin ederek, doğru fiyatlarla müşterilerimize ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu süreçteki en büyük gücümüz; mağazacılık gibi sabır, güler yüz, özveri ve insan odaklılık gerektiren bir meslekte fark oluşturan kıymetli çalışma arkadaşlarımızdır. Bu başarı, hepimizin ortak çabası ve takım ruhunun bir yansıması. Bu noktada mağazacılığı bir meslekten öte, insana dokunan bir değer haline getiren tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Aynı zamanda bu anlamlı güne katılım sağlayan Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, CarrefourSA Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Eyigün ve Yürütme Kurulu Üyeleri’ne teşekkürlerimi iletiyorum" dedi.
12 Aralık 2025 Cuma - 16:04
Bursa Büyükşehir Belediyesi Cezayirli turizm acentelerini ağırladı
Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türk Hava Yolları (THY) sponsorluğunda Cezayirli seyahat acentesi temsilcilerini ve turizm profesyonellerini kentte ağırladı. Bursa’nın binlerce yıllık tarihini, eşsiz doğasını ve kültürünü korumak, turizm potansiyelini güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Bursa’yı dünyanın en iddialı destinasyon alanlarından biri yapmak için tanıtım çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı Turizm ve Tanıtma Şube Müdürlüğü koordinasyonunda ve Türk Hava Yolları (THY) sponsorluğunda Cezayirli seyahat acentesi temsilcileri ve turizm profesyonelleri 5 gün boyunca Bursa’da ağırlandı. THY aracılığıyla yaklaşık 30 bin adet uçak bileti satın alarak Bursa’ya tur operasyonları planlayan heyet; Uludağ, Gölyazı, İznik, Mudanya ve Bursa şehir merkezi gibi önemli destinasyonlarda incelemelerde bulunarak muhtemel tur rotalarına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız ve Büyükşehir Belediyesi Uluslararası İlişkiler Şube Müdürü Canan Pala Giliğ de programın ilk gününde heyete eşlik etti. Bursa turizminin son yıllarda hızla geliştiğini vurgulayan Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, "Farklı kültür ve ülkelerden gelen turist sayısındaki artış memnuniyet verici. Bursa’da konaklamalı gün sayısını artırmayı öncelikli hedef olarak belirledik. Uluslararası pazarlarda Bursa’nın bilinirliğini yükseltmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz" dedi. Program kapsamında, Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer de heyet tarafından ziyaret edildi. Bursa’nın dört mevsim turizme açık bir kent olduğunu dile getiren Özer, Cezayir pazarındaki ilgiyi artırmak için iş birliklerine devam edeceklerini ifade etti. Türk Hava Yolları Yenişehir Havalimanı Sorumlusu Esad Naci Ulcay ise Cezayir-Türkiye uçuşlarının son yıllarda hızla arttığına dikkat çekerek ağırlıklı olarak İstanbul’u ziyaret eden Cezayirli turistlerin rotalarına Bursa’yı da eklemesini hedeflediklerini anlattı. Heyet sorumlusu Mohamed Khodja da Bursa’nın beklediklerinden çok daha iyi bir iz bıraktığını ifade ederek, "Bursa’da çok büyük bir turizm potansiyeli var. En çok etkilendiğimiz noktalar Uludağ, İznik ve şehir merkezindeki tarihi aks oldu" diye konuştu.
12 Aralık 2025 Cuma - 15:53
TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ağar, Asgari Ücret Tespit Komisyonu öncesi Bakan Işıkhan ile görüştü
TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, Asgari Ücret Tespit Komisyonu öncesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile ön toplantı gerçekleştirdi. TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısı öncesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile bir ön görüşme gerçekleştirdi. Ağar, görüşmenin ardından basın mensuplarına sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Işıkhan ile görüşmesinin ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Ramazan Ağar, 24 Aralık 2024’te TÜRK-İŞ tarafından alınan kararın ardından geçen yaklaşık bir yıllık süreçte Komisyonun yapısı ve işleyişine yönelik herhangi bir iyileştirme yapılmadığını söyleyerek TÜRK-İŞ’in bu kararın arkasında durduğunu ve 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına katılmayacağını ifade etti. Ağar, Türkiye ekonomisinin son yıllarda büyüdüğüne, Gayri Safi Milli Hasıla ve kişi başına düşen gelirin arttığına dikkat çekerek, bu büyümenin sağladığı refahın çalışanlara ve emeklilere yansımadığını ifade etti. Dolar milyarderlerinin sayısındaki artışın, zengin ile yoksul arasındaki farkın derinleştiğini gösterdiğini belirten Ağar, bir kesimin daha çok zenginleştiğini, milyonlarca işçi ve emeklinin ise temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını iddia etti. Ağar, asgari ücret tartışmalarının başladığı her dönemde bazı işveren çevrelerinin "asgari ücretin bir geçim ücreti olmadığı" yönündeki açıklamalarının tekrarlandığını hatırlatan Ağar, şunları ifade etti: "Bugün çalışanların yarısından fazlası ya asgari ücretle ya da asgari ücrete çok yakın bir ücretle çalışmak zorunda kalmaktadır. Bu durum, ücret skalasının daralmasına, mesleki kıdem ve vasıf düzeylerinin ücretlere yansımamasına yol açmaktadır. Mevcut eğilim sürdüğü takdirde çalışma barışının bozulmasıyla birlikte nitelikli işgücünün de asgari ücret seviyesine sıkışması riski ortaya çıkacaktır. Kamuoyunda zaman zaman dile getirilen "Asgari ücret artarsa enflasyon artar" iddiası, ekonomik verilerle ve enflasyonun temel dinamikleriyle uyumlu değildir. Geçtiğimiz yıllarda enflasyon olağanüstü düzeyde yükselmiş, 2025 yılında ise artış hızı yavaşlamakla birlikte enflasyonun yükselişi devam etmiştir."
12 Aralık 2025 Cuma - 14:37
"İSG cezaları, trafik cezasından çok daha ağır olacak"
Türkiye’de 01 Ocak 2025 tarihi itibariyle yürürlüğe girerek tüm iş yerlerini kapsayacak şekilde uygulanan iş sağlığı ve güvenliği, ülke genelinde çalışma bilincini de değiştirdi. Aydın başta olmak üzere Ege Bölgesi’nin değişik illerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti veren Polat OSGB Koordinatörü Safiye Melisa Can, İş sağlığı ve güvenliği yasası ile işveren ve çalışanların bilincinin artmasına vesile olduğunu belirtti. Türkiye’de trafik kazalarından sonra en fazla can ve mal kaybının iş kazalarında yaşandığını artık bundan sonra trafik denetimi kadar işyerlerinin de denetime tabi tutulacağını belirten Polat OSGB Koordinatörü Safiye Melisa Can, "Maalesef ülkemizde ceza yeme korkusu can güvenliğimizden önde tutuluyor. Bugün trafik kurallarına uymak hayati açıdan ne kadar önemli ise iş yerlerinde gerekli güvenlik tedbirlerini almak da o kadar önemli. Bu durum yakın zamana kadar belki de pek anlaşılmadı. Ancak 2025 yılının girmesi ile tehlike sınıfı ve çalışan sayısı bakılmaksızın her iş yerinde zorunlu olarak uygulanmaya başlayan İş Sağlığı ve Güvenliği uygulaması çalışma hayatında bilinç düzeyini arttırmaya başladı. Yasaya aykırı davrananlara 2025 yılı için aylık 176 bin TL olan ceza uygulandı. Trafik denetimleri gibi bu uygulamada da denetimlerin arttırılarak iş kazalarının önüne geçilmesi hedefleniyor" dedi. Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği konusunun, sadece çalışanların değil tüm toplumun huzuru ve güvenliği için büyük bir öneme sahip olduğunu belirten Can, "İş sağlığı ve güvenliğinin önemi her geçen gün daha da artarken, iş yerlerinde çalışanların maruz kalabileceği iş kazalarını en aza indirmek hayati bir zorunluluk olarak öne çıkıyor. Yangın, patlama gibi beklenmedik olaylar karşısında yaşanabilecek can kayıplarının önüne geçilmesi, ancak yönetmeliklere tam anlamıyla uyulması ve denetimlerin eksiksiz şekilde uygulanmasıyla mümkün olabiliyor. iş sağlığı güvenliğinin amacı iş yerlerindeki çalışanların yaşayabileceği kaza oranlarını en aza indirmektir. Bunun da iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşması ile mümkün olacaktır" diyerek 2025 yılında en küçük işletmede iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymayan işleteler için uygulanan aylık 176 bin TL’lik ceza uygulamasının 2026 yılında artırılarak uygulamanın devam edeceğini bu nedenle herkesin kurallara uymasını tavsiye etti.
12 Aralık 2025 Cuma - 14:24
Asgari Ücret Tespit Komisyonu birinci toplantısı Çalışma Genel Müdürü Oğuz Tuncay başkanlığında başladı
Asgari Ücret Tespit Komisyonu birinci toplantısı Çalışma Genel Müdürü Oğuz Tuncay başkanlığında başladı
12 Aralık 2025 Cuma - 14:24
Bakan Işıkhan TÜRK-İŞ ve TİSK temsilcileriyle ön toplantı gerçekleştirdi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısı öncesinde Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile bir araya geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu görüşmeleri kapsamında Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda bir ön toplantı gerçekleştirdi Bakan Işıkhan, Ağar’ın asgari ücreti belirleme çalışmaları ile ilgili taleplerini dinledi. Görüşmede her iki tarafın da yaklaşım ve değerlendirmelerinin Komisyon’un çalışmaları açısından önemli olduğunu belirten Işıkhan, sosyal diyalog ve istişare mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Sendikaların, asgari ücrete yönelik beklentilerinin, teklif ve önerilerinin değerlendireceğini belirten Işıkhan, "Bakanlık olarak sosyal diyaloğu esas alan bu çalışmalarımızı Komisyon olarak sürdüreceğiz. Asgari Ücret tespit Komisyonu’nun işleyişi içinde sonuna kadar, sosyal diyaloğa açık olarak süreci tamamlayacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
12 Aralık 2025 Cuma - 14:20
Osmaniye’de yüksek getirili safrana ilgi artıyor
Osmaniye’de ekonomik getirisi oldukça yüksek olan safran bitkisine üreticilerin ilgisi her geçen gün artarken, üretim alanlarının da genişletildiği bildirildi. Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı biriminde görevli teknik personel tarafından Bahçe köyündeki üretim alanlarında incelemelerde bulunuldu. Yetkililer, safran yetiştiriciliği yapan çiftçilere eğitim, bilgilendirme ve kuruluş aşamalarında sürekli destek sağlandığını ifade etti. Dünyanın en pahalı baharatı olarak bilinen safranın, karasal ve ılıman iklim şartlarına uygun, soğanlı bir kültür bitkisi olduğu belirtilirken, bölge toprak yapısının safran üretimi için elverişli olduğu vurgulandı. Yapılan çalışmalarla birlikte safranın, Osmaniye için önemli bir alternatif ürün olma yolunda ilerlediği kaydedildi. Yetkililer, safran üretiminin yaygınlaştırılmasıyla hem çiftçi gelirinin artırılmasının hem de tarımsal çeşitliliğin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, üreticilere desteklerin devam edeceğini bildirdi.
12 Aralık 2025 Cuma - 14:18
Ümraniye’de gençler için ekonomik menü sunan mekan kapılarını açtı
Ümraniye’nin en yoğun noktalarından Santral Etkinlik Alanı’nda gençlere yönelik uygun fiyatlı menüleriyle dikkat çeken "Bir Başka Burger" hizmete açıldı. Ümraniye’nin en yoğun noktalarından biri olan Ümraniye Metro Çıkışı - Santral Etkinlik Alanında gençlere yönelik uygun fiyatlı ve kaliteli hizmet sunacak yeni "Bir Başka Burger" şubesi hizmete açıldı. Ekonomik lezzet alternatifleri arayan özellikle öğrenciler, yeni işletmeye yoğun ilgi gösterdi. Ümraniye Belediyesi tarafından desteklenen projeyle, gençlerin güvenilir ve hesaplı bir lezzet noktasına kolayca ulaşması amaçlanıyor. Yeni şubenin açılışı, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım tarafından gerçekleştirildi. "Gençlerimize ne yapsak azdır" Açılışta basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Başkan Yıldırım, fiyatların uygun olduğunu ifade ederek, " Ümraniye’de gençlerimize söz vermiştik. ‘Bir Başka Burger’ adı altında damak tadı çok güzel, hem uygun fiyatlı hem de kaliteli bir işletmeyi hizmete açıyoruz. Burgerlerimiz soyadan değil, tamamen gerçek etten ve tavuktan hazırlanıyor. Gençlerimize hakiki etten yapılan lezzetli burgerleri sunuyoruz. Fiyatlarımız menü şeklinde; içinde patates ve içecek bulunuyor. Menüde 110 veya 120 gram et ya da tavuk burger, patates ve içeceğiyle birlikte, oturma alanında sıcak sıcak gençlerimize sunuyoruz. Hayırlı uğurlu olsun. Gençlerimize ne yapsak azdır. Daha önce de söylediğimiz gibi, üç yıldır kahveyi 15 TL’den vermeye devam ediyoruz. Hem üniversiteli hem liseli gençlerimiz, karekodu okutarak öğrenci olduğunu doğruluyor ve menüsünü alıp afiyetle yiyor. Hayırlı uğurlu olsun" dedi.
12 Aralık 2025 Cuma - 13:32
Murzioğlu: "Sanayide dijital dönüşüm artık tercih değil, zorunluluk"
"Sanayide Dönüşüm Buluşmaları" etkinliğinde konuşan Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, üretimde kaliteyi artırmak, maliyetleri azaltmak, rekabette öne çıkmak ve ihracatı güçlendirmek için dijital dönüşümün şart olduğunu belirterek, "Dijitalleşme artık bir tercih değil, zorunluluk. Samsun iş dünyası olarak bu dönüşümün dışında kalamayız" dedi. "Sanayide Dönüşüm Buluşmaları" etkinliği Samsun TSO ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu burada yaptığı konuşmada, Samsun’un üretim kapasitesini, dijitalleşme vizyonunu ve sanayinin geleceğine dair güçlü mesajlarını katılımcılarla paylaştı. Samsun’un sanayi ve yatırım vizyonu Samsun’un; doğal kaynakları, stratejik konumu, limanları, gelişmiş OSB’leri, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla Karadeniz’in yükselen üretim üssü olduğuna vurgu yapan Başkan Salih Zeki Murzioğlu, "Bugün sahip olduğumuz üretim altyapısı, lojistik kapasite ve yatırım ortamı tesadüf değil; yıllardır kararlılıkla attığımız adımların sonucudur. Bir zamanlar hayal denilen projeleri tek tek hayata geçirdik. Samsun Fuar ve Kongre Merkezi, Samsun Lojistik Merkez, Metal, Metroloji ve Kalibrasyon Laboratuvarı, Samsun Teknopark makro derecedeki projelerimizden bazıları. Ve bugün 11 organize sanayi bölgesi ile şehrimizin üretim gücü her geçen gün katlanarak büyüyor. Üretim gücü, ihracat potansiyeli ve istihdama sağladığı katkıyla bölge ve Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biri olan kentimiz, son yıllarda uygulanan stratejik yatırımlar ve gelişen sanayi altyapısıyla ekonomik büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdürmektedir. Samsun, yenilikçi sektörlerle şekillenen bilgi ve teknoloji odaklı, yenilikçi kalkınma modeliyle, sadece Karadeniz’in değil, Türkiye’nin de yükselen üretim ve yatırım üssü olarak geleceğe yön vermeye devam ediyor" diye konuştu. Sanayinin yeni dili, dijitalleşme, yeşil dönüşüm, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik oldu Dijitalleşme konusunun artık sadece teknolojiye uyumlanmanın değil, rekabet ortamında sürdürülebilir büyümenin stratejik anahtarı haline geldiğini belirten Murzioğlu, "Türkiye’nin ikinci yüzyılında kritik bir eşikteyiz. Artık kalkınmaya bütüncül bir gözle bakmak zorundayız. Çünkü dünya çok hızlı değişiyor. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik artık sanayinin yeni dili, yeni düzeni haline geldi. İş süreçlerinin dijital ortamlarda verimli, güvenli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi artık bir tercih değil, zorunluluk. Üretimde kaliteyi artırmak, maliyetleri azaltmak, rekabette öne çıkmak ve ihracatı güçlendirmek için dijital dönüşüm şart. Samsun iş dünyası olarak bu dönüşümün dışında kalmamız mümkün değil. Biz de Oda olarak üyelerimizi bu yolculukta desteklemek için projeler üretiyor, etkinlikler düzenliyor, politikalar geliştiriyoruz. Finansmana erişimden yeşil dönüşüm gerekliliklerine, dijitalleşme yatırımlarının teşvik edilmesinden nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine kadar birçok alanda sorumluluk üstleniyoruz. Çünkü biliyoruz ki; üretim gücü yüksek, teknolojiyi doğru kullanan, sürdürülebilirliği işinin merkezine koyan bir Samsun; sadece bölgenin değil, ülkemizin geleceğinde çok daha büyük bir rol oynayacaktır" diye konuştu.
12 Aralık 2025 Cuma - 13:28
Mersin iş dünyası Doğu Anadolu’daki yatırım fırsatlarını radarına aldı
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), son dönemde Malatya, Elazığ ve Tunceli’ye yaptığı ziyaretlerin ardından bu kez Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) heyetini ağırladı. Şırnak’ın yatırım potansiyelinin anlatıldığı buluşmada, iki il arasında hayata geçirilebilecek ortak projeler değerlendirildi. Şırnak TSO Yönetim Kurulu Başkanı Osman Geliş ve Meclis Başkanı Zekeriya Ökten başkanlığındaki heyet, MTSO’da düzenlenen toplantıda bölgenin sunduğu yatırım olanaklarını anlattı. Görüşmede, Şırnak’ın tarım ve hayvancılık kapasitesi, Silopi’de kurulması planlanan Sera Organize Tarım Bölgesi ve Habur Sınır Kapısı yakınında planlanan Karma OSB projeleri hakkında sunum gerçekleştirildi. Toplantıya MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Meclis Başkanı Hamit İzol, her iki ilin meclis ve yönetim kurulu üyeleri ile Şırnak Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Sezgin katıldı. "Yeni büyüme hikayesi Doğu’da yazılacak" MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Doğu ve Güneydoğu’nun barış ortamıyla birlikte önemli bir kalkınma sürecine girdiğini belirterek, "Artık batının doğuyu keşfetmesi lazım. Batı doyuma ulaştı, yeni büyüme hikayeleri Doğu Anadolu’da yazılmalı. Üretimin yerinde yapılması lojistik maliyetlerini düşürecek, karbon ayak izini azaltacak ve tersine göçü hızlandıracak" dedi. Çakır, Türkiye’nin her bölgesinin potansiyeli olduğunu ancak bu potansiyellerin birlikte hareket edilerek değerlendirilebileceğini kaydetti. "Ülkemize barış ve kardeşlik yaraşır" MTSO Meclis Başkanı Hamit İzol ise birlik mesajı vererek, "Biz iş insanları olarak süreci destekliyoruz. Bu sürecin başarıya ulaşması için hepimiz el ele vermeliyiz. Ülkemize barış, birlik ve kardeşlik yaraşır" diye konuştu. "Gelin beraber üretelim, beraber kazanalım" Şırnak TSO Başkanı Osman Geliş, bölgenin genç nüfusu, verimli toprakları ve stratejik konumuna dikkat çekti. Uzun yıllar batıya göç verdiklerini dile getiren Geliş, "Şimdi batının doğuya gelme zamanı. Güneşimiz, suyumuz, topraklarımız, güçlü altyapımız var. Şırnak; Irak, Suriye ve İran pazarlarına en yakın şehirlerden biri. 6. Bölge teşvikleri büyük avantaj sağlıyor. Gelin birlikte üretelim, birlikte kazanalım" ifadelerini kullandı. Şırnak TSO Meclis Başkanı Zekeriya Ökten de konuşmasında barış ve iş birliği vurgusu yaparak iki ilin ortak proje geliştirmesinin bölgesel kalkınmaya katkı sunacağını belirtti.
12 Aralık 2025 Cuma - 13:24
Kilogram fiyatı 2 TL’ye düşünce dalda çürümeye bırakılmıştı, 320 ton ürün vatandaşlara ücretsiz dağıtıldı
Hatay Büyükşehir Belediyesi, tarla fiyatı 2 TL’ye kadar düşen ve maliyeti sebebiyle dalda çürümeye bırakılan 320 ton ürünü satın alarak vatandaşlara ücretsiz olarak dağıttı. Türkiye’nin en verimli topraklarının yer aldığı Hatay’da bu yıl mandalina bereketi yaşanıyor. Adeta dalları kırılırcasına bereketli olan mandalina da fiyatta tarlada 2 TL’ye kadar geriledi. Satış fiyatının, toplama maliyetini karşılamaması üzerine yerel üreticiye destek olmak için Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) harekete geçti. HBB, kırsal üretimin güçlendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın artırılması hedefiyle önemli bir sosyal destek projesini hayata geçirdi. HBB Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde hem yerel üreticiyi desteklemek hem de ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak amacıyla Dörtyol, Erzin, Arsuz ve Samandağ ilçelerinden toplam 320 ton mandalina alımı gerçekleştirilerek vatandaşlara dağıtıldı. HBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından dağıtım süreçleri titizlikle yürütülerek, hem küçük ölçekli üreticilerin ürünlerinin ekonomiye kazandırılması sağlanıyor hem de meyve israfının önüne geçiliyor. Kış aylarında böyle düşünceli hizmetten dolayı memnuniyetlerini dile getiren vatandaşlar, HBB Başkanı Mehmet Öntürk’e ve yetkililere teşekkür etti. HBB yetkilileri; proje kapsamında bölgede üretilen mandalinaların ihtiyaç sahibi ailelere, okullara, yurtlara, konteyner kentlerde yaşayan vatandaşlara ve sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı gruplara ulaştırıldığını kaydetti.
12 Aralık 2025 Cuma - 13:08
Antalya’ya 2050 sözü: "Bu şehir için ortak bir gelecek inşa ediyoruz"
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya’nın gelecek 25 yılına yön verecek stratejilerin ortak akılla belirleneceğini söyleyerek, "Antalya 2050 Vizyonu sadece bir plan değil, bu şehre verdiğimiz bir sözdür" dedi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda kentin sosyo-ekonomik yapısını geliştirmek ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla Antalya’nın gelecek 25 yılına yön verecek stratejilerin ortak akılla belirleneceği "Antalya 2050 Vizyonu Arama Konferansı" başladı. ATSO öncülüğünde gerçekleştirilen konferans, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman ev sahipliğinde, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Serik Kaymakamı Dr. Cemal Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları, iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum paydaşlarının geniş katılımıyla gerçekleşti. Üç gün sürecek olan etkinlik, tarım, turizm, ticaret/sanayi ve kentsel dönüşüm başlıkları altında dört oturum şeklinde ilerleyecek. Elde edilen çıktılar doğrultusunda her alan için hazırlanacak "Antalya 2050 Vizyonu Stratejik Yol Haritası Raporları" ilgili kurumlarla paylaşılarak, belirlenen stratejilerin hayata geçirilmesi için ATSO iş birliğinde projeler geliştirilecek. Antalya’nın uzun vadeli geleceğini ilk kez konuşacağız Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, şehrin geleceğini planlama konusundaki heyecanlarını vurgulayarak, "ATSO olarak şehrimizin geleceğini planlama konusunda büyük heyecan içinde olduğumuzu ifade etmek isterim. Çünkü ilk kez Antalya’nın uzun vadeli geleceğini konuşacağız, ilk kez camiamızın her kesiminden temsilcileri bir araya getiriyoruz ve ilk kez Antalya’yı farklı sektörler boyutunda, şehircilik boyutunda, insan, çevre ve iklim değişikliği boyutunda her açıdan değerlendireceğiz" dedi. Rakamlarla antalya dinamizmi Hacısüleyman, Antalya’nın ekonomik ve demografik gücüne dikkat çekerek, "Antalya bizler için bir memleket, bir yuva olmanın çok ötesinde bir il. Türkiye’nin en büyük altıncı ekonomisiyiz. Ülkemizde her yıl oluşturulan ekonomik katma değer 100 ise Antalya bunun 3,5’ini üretiyor. Tarımsal üretimde lider illerden biriyiz. Örtü altı üretimde ise birinci sıradayız. Her yıl 17 milyona yakın yabancı turist ağırlıyoruz. Ülkenin hizmet ihracatına, döviz gelirlerine en fazla katkı veren illerden biriyiz. Türkiye’deki konut satışlarının aşağı yukarı yüzde 4-5’i Antalya’da gerçekleşiyor. Nüfusumuz 3 milyona yaklaşıyor. Yurt içinden ve yurtdışından yüksek miktarda göç alıyoruz. Trafikteki araç sayısı 1,5 milyonu aştı. Ülkemizdeki her 5 araçtan biri Antalya yollarında. 500 binden fazla öğrencimiz, 40 bine yakın öğretmenimiz var" ifadelerini kullandı. Hacısüleyman, bu verilerin Antalya’nın dinamizmini gösterdiğini belirterek gelecek planlamalarının bu değişkenlere göre şekillenmesi gerektiğini kaydetti. Geleceğin kentini inşa etmek için bir aradayız Konuşulacak her konu, dile getirilen her öneri ve masaya yatırılacak her sorunun, 2050’nin Antalya’sına atılmış bir tohum olacağını belirten Başkan Hacısüleyman, "Bugün burada, sadece bir toplantı yapmak için değil; geleceğin Antalya’sını hep birlikte inşa etme sorumluluğunu üstlenmek için bir aradayız. Bir şehrin geleceği, yalnızca fiziki projelerle, yatırımlarla veya planlarla değil; o şehirde yaşayan insanların ortak aklıyla, birlikte ürettiği vizyonla, cesareti ve kararlılığıyla şekillenir. İşte bu konferans da tam olarak bu nedenle büyük önem taşıyor" dedi. Hacısüleyman, Antalya’nın ulusal ve uluslararası ölçekteki konumuna ilişkin değerlendirmesini yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Antalya, Türkiye’nin vitrin şehirlerinden biridir. Ekonomik olarak ülkemizin en güçlü merkezlerinden biri olmasının yanında, uluslararası ölçekte marka bir şehir olmayı başarmıştır. Türkiye için Antalya turizmin omurgası olduğu gibi, Antalya için de turizm bizim ekonomik yapılanmamızın omurgası. Yılda milyonlarca yabancı turistin kente gelmesi, Antalya’yı ekonomik olarak ayakta tutuyor. Antalya’yı dünyanın farklı kültürlerine ev sahipliği yapan bir ‘barış ve medeniyet vitrini’ hâline getirme konusunda daha fazla ne yapmamız gerektiğini de düşünmeliyiz." Tarım, teknoloji, girişimcilik ve dijital dönüşüm vurgusu Tarımda güçlü yönlerin yanında kırılganlıkların da bulunduğunu belirten Başkan Hacısüleyman, "Tarım konusunda hakikaten büyük bir üretim kapasitemiz var. Türkiye’yi besliyoruz, gelen misafirlerimizi besliyoruz, bir de üzerine ihracat yapıyoruz. Ama aynı zamanda bazı kırılganlıklarımız, bazı zayıf noktalarımız var. Bu konularda ne adımlar atmalı, neler üzerinde kafa yormalıyız? Karşı taraftan, tüm dünyayı saran iki ana eğilim var. Yeni nesil girişimcilik ve yüksek teknoloji yarışı. Antalya bu alanlarda da potansiyeli olan bir il. 2050 için planlarımız ne olmalı? Girişimcilik ekosistemini nasıl desteklemeliyiz? Antalya’nın yüksek teknolojili üretim alanlarını, girişimcileri destekleyen kuluçka merkezlerini, dijital dönüşüme hazır işletmeleri çoğaltmak için neler yapmalıyız? Bunları da konuşmamız gerekiyor" açıklamasında bulundu. Gücümüz insan kaynağı Konuşmasında kentin demografik çeşitliliğine de değinen Hacısüleyman; "Bir şehrin gerçek gücü, insan kaynağıdır. Antalya’nın en büyük avantajı da işte burada yatıyor. Çünkü ilimizde yaşayan yabancı misafirlerin payı son yıllarda hızla artıyor ve bu da Antalya’yı, Türkiye’nin en kozmopolit şehirlerinden biri yapıyor. Bu çeşitliliği enerjiye, sinerjiye, üretime, katma değere dönüştürmek için yapabileceğimiz çok şey var" diye konuştu. Artan şehirleşme ve iklim krizi ciddi riskler taşıyor Kentin büyümesine bağlı riskleri de sıralayan Başkan Hacısüleyman, sözlerini şöyle sürdürdü; "Antalya, ülkemizin en yüksek yaşam kalitesine sahip illerinden biri. Ancak artan nüfus, artan şehirleşme, yoğunlaşan trafik ve bunlara bağlı olarak gürültü kirliliği, görüntü kirliliği, çevre kirliliği gibi risklerimiz de giderek yükseliyor. Şehir içi ulaşım ağı, altyapı ve yeşil alanlarda güçlü, iddialı ve uzun vadeli planlara ihtiyaç var. İklim değişikliği artan yaklaşan bir tehdit olmanın ötesine geçti. Resmen hayatımıza girdi. Su kaynaklarımız azalıyor, sıcaklık artıyor, orman yangınları artıyor. Bunlar zamanla tarım sektörünü de turizm sektörünü de olumsuz etkilemeye başlayacak. Dolayısıyla 2050 vizyonumuz mutlaka, yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerji, su yönetimi gibi konuları da içermek zorunda. Antalya ortak akılla büyüyecek Antalya’nın ortak akılla büyüyerek kalkınacağına inandıklarını vurgulayan Başkan Hacısüleyman, ortak akıl vurgusu yaparak, "Vizyon, bir kişinin değil, bir toplumun ürünüdür. 2050, bugünden hazırlanmazsa sadece bir tarih olur; ama bugün çalışırsak bir hedefe dönüşür. 2050 vizyonu konferansında, bilgi ile deneyimi buluşturacak, kamu, akademi, özel sektör ve sivil toplumu bir araya getirecek, fikirlerin çarpışmasına değil, birleşmesine zemin sağlayacak ve Antalya’nın geleceğine dair somut bir yol haritası oluşturacağız" ifadelerini kullandı. Geleceğe umutla bakan bir şehir inşa edeceğiz Antalya’nın geleceğini şekillendirecek güçlü bir adım attıklarını kaydeden Başkan Hacısüleyman, "Eminim ki buradan çıkacak fikirler, öneriler, projeler ve stratejiler, Antalya’nın geleceğini olumlu yönde değiştirecek, geleceğe umutla bakan bir şehir inşa etmemizi sağlayacaktır. Antalya 2050 Vizyonunun sadece bir plan değil; Antalya’ya verdiğimiz bir söz olmasını umuyoruz. Biz bu sözü, çocuklarımıza, torunlarımıza, bu şehre emek veren herkese ve bu eşsiz coğrafyaya veriyoruz" diye konuştu. "Bugünün meselesi su ve iklim" Antalya Valisi Hulusi Şahin, ATSO Arama Konferansı’nda yaptığı konuşmada kentin geleceğinin bugünden alınacak kararlarla belirleneceğini vurgulayarak, "25 yıl sonra dönüp baktıklarında Antalya’ya dair nasıl bir vizyon ortaya koyduğumuzu bugün burada yazdıklarımız gösterecek. Bu nedenle popülizme değil, gerçek sorunlara dokunan çözümlere odaklanmalıyız" dedi. Tarihe not düşecek nitelikte bir toplantıda bir araya gelindiğini belirten Vali Şahin, sosyal bilimlerin laboratuvarının tarih olduğunu hatırlatarak, geçmişten çıkarım yapmadan geleceğe dair doğru politika üretilemeyeceğini söyledi. Antalya’nın 30 yıl öncesiyle bugününün karşılaştırmasını yapan Şahin, turizm ve tarımda yaşanan büyük dönüşümlere dikkat çekti. 1980'li ve 90'lı yılların en büyük sorununun turistik yatak kapasitesi olduğunu hatırlatan Şahin, "Bugün Antalya’nın yatak kapasitesi birçok ülkenin toplamından fazla. O dönem eksik olan ne varsa bugün fazlasıyla var edildi. Ama artık başka şeyleri konuşuyoruz" dedi. Tarımda da benzer bir değişim yaşandığını vurgulayan Vali Hulusi Şahin, geçmişte en temel meselenin verimlilik ve mekanizasyon olduğunu, bugün ise su kıtlığı ve iklim krizinin ön planda olduğunu söyledi. "Artık üretimi değil, suyu konuşuyoruz. Antalya’nın en kıymetli varlığı su. Onu korumak ve doğru yönetmek zorundayız" diye konuştu. "En acil gündem: kentsel dönüşüm ve şehircilik" Arama Konferansı'nda tartışılan tüm başlıkların önemli olduğunu söyleyen Şahin, özellikle şehircilik ve kentsel dönüşüm konusunun kritik seviyede olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü; "Antalya’nın yapı stoğu ciddi anlamda yetersiz. Sadece bina yenilemek değil, şehirleri yeniden planlamak zorundayız. Kimi yerde zemin sıkıntılı, kimi yerde aşırı sıkışık yapılaşma var. Antalya merkez, Kumluca, Alanya… Hepsi bütüncül bir planlamaya ihtiyaç duyuyor." Antalya’da deprem riskinin düşük görülmesine rağmen yakın zamanda yaşanan 4.9’luk sarsıntının bir uyarı niteliğinde olduğunu belirten Şahin, "Oturduğumuz evlerin hangi yıllarda, hangi şartlarda yapıldığını düşünmek zorundayız" dedi. "2050’de bıraktığımız metinler olacak" Vali Şahin, "Bu konferanstan çıkacak her rapor, her öneri 2050’nin Antalya’sına ışık tutacak. Bugünün popülist tartışmaları hatırlanmayacak ama bugün çözüme kavuşturmadığımız her sorun geleceğe taşınacak. Gelin, bu kente kalıcı katkı sunan bir yol haritası oluşturalım" diye konuştu. Antalya sadece turizm değil, ticaret ve üretim üssü Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, ATSO Arama Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Antalya’nın turizm kenti olmanın ötesinde güçlü bir ticaret merkezi ve tarımda dünya markası olma potansiyeline sahip bir üretim üssü olduğunu söyledi. Özdemir, kentin inovasyon ve girişimcilik alanında da giderek büyüyen bir çekim noktası haline geldiğini vurgulayan Özdemir, Antalya’nın geleceğinin tüm kurum ve kuruluşların işbirliğiyle şekilleneceğini belirtti. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak, üst düzey yöneticiler ve yaklaşık 20 uzman personelle konferansa katkı sunduklarını kaydeden Özdemir, arama konferanslarının yalnızca sorunları değil, kentlerin potansiyellerini de ortaya koyduğunu dile getirerek, "Bugün burada yalnızca sorunları konuşmak için değil; çözümler üretmek, yeni fırsatlar keşfetmek ve sürdürülebilir, dirençli bir Antalya ekonomisi için güçlü bir yol haritası oluşturmak için toplandık" dedi. Konferanstan dijitalleşme, yeşil dönüşüm, iklim kriziyle mücadele, kent planlaması, istihdam ve üretim gibi birçok alanda yol gösterici sonuçlar beklediklerini belirten Özdemir, "Antalya’nın geleceğini birlikte konuşmak, birlikte karar almak ve birlikte uygulamak zorundayız" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder