Son Dakika
|
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Galatasaray ile Fenerbahçe 406. randevuda
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Michael Eneramo hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Trump: "İran bize bir kağıt parçası verdi, bunun daha iyi olması gerekiyordu"
Netanyahu’dan Lübnan’a yönelik "güçlü saldırı" emri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlarla kafede sohbet etti
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Maskat'ta
Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapılarını açtı
Esad'ın istihbarat görevlisi Yousef'in 41 kişiyi infaz ettiği Tadamon, katliamın izlerini taşıyor
İranlı heyet Pakistan’dan ayrıldı
EKONOMİ
Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden üreten kadınlara büyük destek
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:55:36
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kurslarda üreten kadınların el emeği göz nuru ürünlerinin hem Kernek Vahap Küçük Külliyesi’nde kurulacak satış ofisinde hem de internet üzerinden satışa sunulacağını, kursa gelen kadınların bu sayede aile bütçelerine katkı sağlanacağını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, eşi Sevgi Er ile birlikte Kernek Vahap Küçük Külliyesi Kadın Kültür Sanat ve Spor Merkezini ziyaret etti. Kadınlara yönelik faaliyet gösteren giyim, mefruşat, el sanatları, saç bakım ve tasarım, biçki dikiş kurslarını ziyaret ederek, kursiyerlerle bir araya gelen Başkan Er, Büyükşehir Belediyesi olarak yaptıkları hizmetlerden insanların hoşlanmasının, fayda görmesinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Kadınlara yönelik kursları artıracaklarını kaydeden Başkan Er, "Kernek Vahap Küçük Külliyesi içerisinde bir satış yeri oluşturuyoruz. Bize böyle bir talep gelmişti. Kadınlarımız "Üretiyoruz, bizim için terapi oluyor, sosyalleşiyoruz ama evimize de katkımız olsun" dediler. Yaptığınız el emeği göz nuru ürünlerin satışı için burada bir yer oluşturuyoruz. Bu ürünler, sizin adınıza satılacak" dedi. Başkan Er, kadınların üretime katılmaları ve aile bütçesine katkı sağlamalarını önemsediklerini ifade ederek, "Kernek Vahap Küçük Külliyesinde satış ofisi kuruyoruz; kadınlarımız el emeği göz nuru ürünlerini burada sergileyecekler. Bu ürünleri onlar adına satacağız. Aynı zamanda online da satış yapılacak ve hesaplarına aktarılacak" şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kurslardan faydalanarak hem üreten hem de sosyalleşen kursiyerler, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür ederek, "Kurs günlerini iple çekiyoruz. Bizim için terapi oluyor. Allah sizden ve hocalarımızdan razı olsun. Yapılan bu çalışmadan memnunuz" dediler.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:40
Burhaniye’de 60 yıllık hayal gerçek oluyor
Burhaniye ilçesinde, yaklaşık 60 yıl önce gündeme gelen ve 10 yıl önce yapımına başlanan Reşitköy Barajı, su tutulmaya başlandı. Yaklaşık 49 bin dekar alanı sulayacak olan barajda su tutulmaya başlanması yöre çiftçilerini sevindirdi. Burhaniyelilerin yaklaşık 60 yıldır beklediği Reşit Köy Barajı inşaatı tamamlanırken, su tutulmaya da başlandı. 2015 yılı ek yatırım programına alınan baraj inşaatı tamamlanırken, su kanalarının da yapımına başlandı. Barajda su tutulmaya başlanması çiftçileri de sevindirdi. Barajın, Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden olan Burhaniye’ de zeytin üretimine de büyük katkı sağlayacağı açıklandı. Baraj sahasını ziyaret eden vatandaşlarda mutluluklarını dile getirdi. Baraj için emeği geçenlere teşekkür eden 62 yaşındaki Hamdi Mengi, "Çocukluğumuzdan beri hep baraj konuşuluyordu. Bugün barajda su tutulmaya başladığını görünce çok sevindik. Burhaniyelilerin 60 yıllık hayali gerçek oluyor. Yöremize çok şey katacağına inanıyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz" dedi. Baraj sahasına ilk kez geldiğini kaydeden Kemal İşi de, "Reşitköy barajının adını çok duydum. Ancak, bu gün barajı ilk kez gördüm. İlçemize ve çiftçilerimize hayırlı olsun" dedi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:32
Bakan Uraloğlu: "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık. Böylece yıllık kapasitemiz, 26 Avrupa Birliği ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla yolcuya hizmet verebilecek düzeye ulaştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 24 yılda Türkiye’nin sivil havacılık alanında yakaladığı büyümeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin havalimanı altyapısı, yolcu kapasitesi ve uçuş ağıyla dünya ölçeğinde dikkat çeken bir seviyeye ulaştığını belirtti. "Terminallerin yıllık yolcu kapasitesi 26 ab ülkesinin toplam nüfusunu aştı" Türkiye genelinde havalimanı sayısının son 24 yılda 26’dan 58’e yükseldiğini belirten Uraloğlu, terminal alanlarının da 541 bin metrekareden 4,1 milyon metrekareye ulaştığını söyledi. Uraloğlu, bu doğrultuda havalimanlarının yıllık yolcu kapasitesinin de arttığını dile getirerek "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık. Böylece yıllık kapasitemiz, 26 Avrupa Birliği ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla yolcuya hizmet verebilecek düzeye ulaştı" değerlendirmesinde bulundu. "Günlük uçuş sayısı 6 bin 800’ü aştı" Son 24 yılda hizmet verilen yolcu sayısının yaklaşık 34 milyondan 247,1 milyona yükseldiğini kaydeden Uraloğlu, günlük yolcu trafiğinin ise 92 binlerden 677 bin seviyesine ulaştığını belirtti. Uçak trafiğinde de benzer bir sıçrama yaşandığını ifade eden Uraloğlu, "Toplam uçuş sayımız 532 binden 2,5 milyonun üzerine çıktı, günlük uçuş sayısı ise 6 bin 800’ü aştı" bilgisini paylaştı. "Küresel havacılıkta üst sıralara yükseliş" Türkiye’nin havacılıkta sadece kapasite değil, küresel sıralamalarda da önemli bir yükseliş yakaladığını belirten Uraloğlu, "Dünya yolcu trafiğinde 18. sıradan 7. sıraya, Avrupa’da ise 7. sıradan 3. sıraya yükseldik" ifadelerini kullandı. Genişleyen filo ve uçuş ağı Uraloğlu, toplam hava aracı sayısının 626’dan 2 bin 218’e çıktığını, büyük gövdeli uçak sayısının ise 150’den 800’e ulaştığını belirtti. Havayolu koltuk kapasitesinin 25 binlerden 157 binin üzerine çıktığını aktaran Uraloğlu, kargo kapasitesinin de 303 tondan 2 bin 903 tona yükseldiğini söyledi. "Uçuş yolları 80 bin kilometreye yükseldi" Yurt dışı uçuş noktası sayısının 60’tan 356’ya ulaştığını kaydeden Uraloğlu, Türkiye’nin hava ulaştırma anlaşması bulunan ülke sayısının da 81’den 175’e çıktığını belirtti. Uraloğlu, "Hava sahasında tanımlı uçuş yollarımız da yüzde 91 artışla 41 bin 901 kilometreden 80 bin kilometreye yükseldi. Yani, bugün uçaklarımız, dünya üzerinde 80 bin kilometreyi bulan dev bir hava koridoru üzerinden uçuş gerçekleştiriyor" dedi. "Pist uzunluğumuz 241,4 kilometreye ulaştı" Uçak park pozisyonlarının 332’den 1.739’a, seyrüsefer yardımcı cihazlarının ise 215’ten 589’a çıktığını belirten Uraloğlu, "Yaptığımız yatırımlarla 2002 yılında sivil havacılığımıza hizmet veren yaklaşık 149 kilometrelik pist uzunluğuna 92,4 kilometre daha ekledik. Pist uzunluğumuz 241,4 kilometreye ulaştı; bu da Ankara-Çorum arasındaki mesafeye denk geliyor." diye konuştu. Türkiye’nin havacılıkta ulaştığı bu kapasitenin sadece bugünün değil, geleceğin de altyapısını oluşturduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Bu büyüme ile ülkemizi küresel hava ulaşım ağının merkezlerinden biri haline getirdik" ifadelerine yer verdi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:25
Ayakkabı şikayetleri zirvede: Sinop’ta tüketici başvurularında dikkat çeken artış
Sinop’ta tüketici ile satıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda "ayakkabı" ürünleri yine ilk sıraya yerleşti. Mart ayı verileri, hem başvuru sayısında hem de karar süreçlerinde dikkat çeken bir tablo ortaya koydu. Sinop İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 2026 yılı Mart ayı raporuna göre, toplam 2 milyon 91 bin 505 TL’lik uyuşmazlık için 147 başvuru yapıldı. Başvuruların büyük bölümü dijital kanallardan gelirken, yüzde 75,51’inin e-Devlet üzerinden gerçekleştirilmesi dikkat çekti. Bu durum, vatandaşların hak arama süreçlerinde dijital platformlara yöneldiğini bir kez daha ortaya koydu. Tüketici hakem heyetleri, 1995 yılından bu yana yargı dışı çözüm mekanizması olarak faaliyet gösterirken, uyuşmazlıkların hızlı ve düşük maliyetle sonuçlandırılmasına katkı sağlıyor. Aynı zamanda mahkemelerin iş yükünü azaltan önemli bir rol üstleniyor. Mart ayında yapılan başvurularda en fazla şikâyet konusu 14 başvuru ile ayakkabı ürünleri oldu. Onu kredi kartı üyelik ücretleri, perakende ürünler ve giyim sektörü izledi. Elektronik ürünlerden cep telefonuna, abonelik hizmetlerinden mobilyaya kadar birçok alanda tüketici şikâyetlerinin sürdüğü görüldü. Aynı dönemde heyet tarafından toplam 128 karar verildi. Kararlarda da en çok uyuşmazlık yaşanan alan ayakkabı olurken, kıyafet, cep telefonu ve kredi kartı aidatları öne çıkan diğer başlıklar arasında yer aldı. Sektörel bazda bakıldığında ise en fazla kararın verildiği alan perakende ticaret sektörü oldu. Karara bağlanan dosyaların 78’inde tüketiciler lehine, 47’sinde ise tüketiciler aleyhine hüküm verildi. Üç başvuruda ise görevsizlik kararı alındı. Bu tablo, tüketicilerin önemli bir kısmının hakem heyetleri aracılığıyla lehine sonuç elde ettiğini gösterdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 11:39
Kütahya iş dünyası ’sürdürülebilirlik’ için bir araya geldi
2
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
3
24 Nisan 2026 Cuma- 09:36
Karbasan köyüne yatırım için Avrupa Birliği Yatırım Fonundan yeşil ışık
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:33
Araban’da fıstık üreticileri tırtıl’la mücadele çalışması başlattı
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
12 Aralık 2025 Cuma - 12:54
Merkez Bankası Başkanı Karahan: "Fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte kalıcı ve genele yayılan refah artışına ulaşacağız"
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Fiyat istikrarının sağlanması amacı doğrultusunda alınan mesafeyi önemsediklerini belirtti. Karahan, "Fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte kalıcı ve genele yayılan refah artışına ulaşacağız" dedi. Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), 2’nci Yüksek İstişare Konseyi toplantısını gerçekleştirdi. Ankara’da gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmalarını TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan gerçekleştirdi. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ise programa onur konuğu olarak katıldı. Toplantıda konuşan Karahan, Merkez Bankası olarak real sektörle çift yönlü iletişime önem verdiklerini ifade ederek, şubelerinde görev yapan uzman ekiplerin, 2013 yılından bu yana firmalarla, real sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti. Karahan, "Makro ve mikrobiyatrilerden yaptığımız analizleri, saha görüşmelerinden elde ettiğimiz bilgilerle destekliyoruz. Elde ettiğimiz bilgileri hem karar alma süreçlerinde kullanıyoruz, hem de çeşitli sektörlerdeki durum ve yapısal sorunlar hakkında tespit yapma fırsatı buluyoruz. Bunları ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla paylaşıyoruz. Bu kapsamda 2025 yılında iki bin 500’den fazla firmayla, son 5 yılda da toplamda yaklaşık 15 bin firma ile görüştük. Bu sene bu iletişimi bir adım öteye taşımaya karar verdik. Bu doğrultuda para politikası ve makroekonomik görünüm adlı toplantılar yapmaya başladık. Birçok şehirde sanayi ve ticaret odalarıyla, esnaf odalarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdik. Yeni yılda da bu toplantılara devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte kalıcı ve genele yayılan refah artışına ulaşacağız" Yapılan çalışmalarda 3 temel öncelikleri olduğuna değinen Karahan, "Rezerv yeterliliğini sağlamak, KKM bakiyesini azaltmak ve fiyat istikrarını tesis etmek. Merkez Bankası net rezervlerinde 120 milyar dolardan fazla artış kaydettik. Geldiğimiz noktada Merkez Bankası rezervlerinin artık günlük bazda takip edilmediğini görüyoruz. Bu da bize piyasanın, rezervlerimizin belli bir yeterlilik seviyesine ulaştığını düşündüğünü söylüyor. Bildiğiniz gibi şartlı bir yükümlülük olan KKM hesaplarının bakiyesi 143 milyar dolara ulaşmıştı. Şu anda bu bakiyenin 1 milyar doların altına indiğini görüyoruz. Dolayısıyla bu konuyu da başarıyla gündemden çıkarmış oluyoruz. Üçüncü ama en önemli önceliğimiz fiyat istikrarı. En önemli diyorum çünkü rezerv ve KKM konularının kök sebebi olan yüksek enflasyon, aynı zamanda vatandaşın alım gücünü ve yaşam standartını düşürüyor. Bu nedenle ilk olarak enflasyonu kontrol altına almayı hedefledik. Aldığımız tedbirlerle enflasyonun yüzde 75’i aşmamasını sağladık. Daha sonra dezenflasyonu tesis ettik ve geldiğimiz noktada enflasyonun yüzde 31 seviyesine indiğini görüyoruz. Fiyat istikrarının sağlanması amacı doğrultusunda aldığımız mesafeyi önemsiyoruz. Hem kısa dönem göstergeler hem de orta vadeli görünüm bize dezenflasyonun sürdüğünü ve süreceğini gösteriyor. Bu düşüşün kalıcılığını sağlamak için sıkı para politikası duruşumuzu sürdüreceğiz. Elbette bu dönemde uygulanan politikaların real sektör üzerine bir takım etkileri söz konusu. Ancak geldiğimiz noktada ekonomideki büyümenin kompozisyonun değişerek devam ettiğini görüyoruz. Bununla birlikte ciddi bir sektörel dönüşümün de gerçekleştiği açık. Fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte kalıcı ve genele yayılan refah artışına ulaşacağız" dedi. "Fiyat istikrarı demek faizlerin kalıcı olarak düşük olması demek" Fiyat istikrarının önemine değinen Karahan, açıklamalarına şu sözlerle devam etti: "Bildiğiniz gibi fiyat istikrarına giden yolda bazı maliyetler olabiliyor. Bu maliyetlere neden katlanılması gerektiğini anlatmak istiyorum. Sonrasında bugüne kadar enflasyonda yaşadığımız düşüşü nasıl sağladığımızı, bunun hangi kaynaklar aracılığıyla gerçekleştiğini anlatacağım. Bu aynı zamanda bize bundan sonraki düşüşün nasıl olacağı hakkında da bir fikir verecek. Son olarak kamuoyunda sık sık konuşulan faiz kararlarımız hakkında bir değerlendirme yapmak istiyorum. Burada hem vatandaş için hem real sektör için önemli olan, belirleyici olan piyasadaki faizler. Piyasadaki faizler ne zaman düşer? Piyasa faizleri Merkez Bankası’nın politika faizinden nasıl ve ne ölçüde etkilenir? Bu etki hangi unsurlara bağlıdır? Bu konuda bir değerlendirme yapacağım. Böylelikle kararlarımızı alırken göz önünde bulundurduğumuz bazı unsurları da vurgulayacağım. Merkez Bankamızın internet sitesini açtığınızda sol üst köşede şöyle bir ifade görürsünüz. Merkez Bankası’nın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Bu fiyat istikrarı konusu neden bu kadar önemli ki, temel amacı bu olan bir kurum kurulması gerekli görülmüş. Bir ülkenin refahı için fiyat istikrarı neden bu kadar kritik? Fiyat istikrarının önemini anlamanın yolu, fiyat istikrarı olmadığında yani yüksek enflasyon ortamında neyi kaybettiğimizi analiz etmekten geçiyor. Hepimiz dönem dönem yaşamışızdır. Bazı şeylerin kıymetini en iyi onu kaybettiğimizde anlarız. Bu nedenle önce yüksek enflasyonun maliyetini anlatarak başlamak istiyorum. Her şeyden önce yüksek enflasyon demek, alım gücünde düşüş demek. Ücretlerde yaşanan artışların refahı aynı ölçüde artıramaması demek, yaşam standartlarına yansımaması demek. Bunun yanında her ne kadar yüksek enflasyon dönem dönem yüksek büyüme ile birlikte görülse de aslında aynı zamanda istikrarsızlık demek. Yüksek enflasyon dönemlerinde büyümenin çok oynak olduğunu görüyoruz. Bazı dönemlerde çok yüksek olabilen büyüme takip eden dönemlerde yavaşlayabiliyor. Maliyet artışları da benzer şekilde hareket ediyor. Bu nedenle yüksek enflasyon dönemleri genelde öngörülebilirliğin son derece düşük olduğu dönemler. Bunun neticesinde de böyle dönemlerde uzun vadeli planların ve uzun vadede verimlilik artışı sağlayacak yatırımların yapılması zorlaşıyor. Dolayısıyla bu dönemler uzun sürdüğü takdirde ekonominin verimliliği düşüyor ve uzun vadeli potansiyeli de zarar görüyor. Fiyat istikrarını sağladığınızda ise aynı zamanda öngörülebilirliği tesis etmiş oluyorsunuz. Bunun yanında fiyat istikrarı demek faizlerin kalıcı olarak düşük olması demek ve finans sektörü tarafından uzun vadeli finansmanın uygun şartlarda sağlanabilmesi demek. Uzun vadeli finansman imkanı ve öngörülebilirlikle birlikte düşük enflasyon yatırım ortamında ciddi bir iyileşme sağlar. Bu iyileşme ile beraber uzun vadeli yatırımlar yapılabilir hale gelir. Ülkenin büyüme potansiyeli artar, büyüme sürdürülebilir hale gelir. Büyümenin getirdiği refah artışı toplumun birçok kesimi tarafından daha dengeli şekilde paylaşılabilir." "Özel tüketim büyümesinin dengelenmesi, ekonomideki büyüme için oldukça önemli" 2020 yılından sonra Türkiye’nin yeniden yüksek enflasyonla tanıştığına değinen Karahan, 5 yıllık süreçte enflasyonun ortalama olarak yaklaşık yüzde 45 olarak gerçekleştiğini ifade etti. Karahan, "Bu dönem aynı zamanda para politikasının gevşek olduğu, kredi maliyetlerinin düşük tutulduğu ve kredi miktarının da oldukça bol olduğu bir dönemdi. Yani yatırım yapmak isteyenin, finansmana ulaşmak isteyenin ne erişim ne maliyet açısından zorlanmayacağı bir ortamdı. Böyle bir dönemde yatırımların hızlanmasını beklersiniz. Ancak veriye baktığımızda fiyat istikrarı döneminde neredeyse yüzde 8’i bulan yatırım büyümesinin bu söz konusu dönemde hızlanmak bir yana yavaşladığını gördük. Bu son dönemin bir başka özelliği ise büyüme oranlarının fiyat istikrarı dönemine benzer olması. 2004-2019 yılları arasında ortalama yüzde 5.5 kadar büyüyen Türkiye ekonomisi, ondan sonraki 5 yılda da benzer oranda büyüdü. Peki yatırım büyümesi bu dönemde zayıfladı ise ekonomi nasıl aynı hızda büyümeye devam etti? Sorunun cevabı aslında özel tüketimde yatıyor. Fiyat istikrarı döneminde yıllık bazda yüzde 4.5 büyüyen özel tüketim, yüksek enflasyon döneminde yüzde 10 oranında ve neredeyse tarihi olarak en büyük seviyelerde büyüdü. Bu büyüme kompozisyonu çok sağlıklı değil. Verilere baktığımızda yüksek enflasyon döneminde yani 2020’den sonraki dönemde yatırımlar Yüzde 5.7 büyürken özel tüketim yüzde 10 oranında yani yatırımlardan çok daha yüksek oranda büyüyor. Üretim kapasitesinin bu hızla artmadığı bir ekonomide bu kadar hızlı özel tüketim büyümesi ancak ithalatla mümkün. Nitekim ekonomimizde de bunu gördük. 2023 başında cari açığın milli geliri oranı ithalattaki artış kaynaklı yüzde 5’i aştı. Fiyat istikrarını sağladığımızda bu büyüme kompozisyonunun geçmişte olduğu gibi düzeleceğini yani yatırım tüketim dengesinin çok daha sağlıklı seyredeceğini düşünüyoruz. Özel tüketim büyümesinin dengelenmesi ve büyüme kompozisyonunun iyileşmesi dezenflasyon için önemli olduğu kadar ekonomideki büyümenin dengeli olabilmesi için de oldukça önemli. Bildiğiniz gibi parasal sıkılaşmaya başlayalı iki yıldan fazla bir süre oldu. Geldiğimiz noktada büyüme kompozisyondaki dengelenmenin ne boyutta olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Şu anda baktığımızda yatırım büyümesinin yüzde 7,7 olduğunu özel tüketimdeki hızla artışında önemli ölçüde törpülendiğini görebiliriz. Ve tıpkı anlattığım gibi yatırım büyümesinin özel tüketimden daha hızlı olduğu ve dolayısıyla büyümenin daha sürdürülebilir olduğu bir görünüm elde etmiş olduk" ifadelerini kullandı.
12 Aralık 2025 Cuma - 12:52
Bakan Şimşek: "Enerji fiyatları ve ihracat cari dengeyi destekleyecek"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Enerji fiyatlarındaki olumlu görünüm ve ihracat performansımızın cari dengeyi desteklemesi bekleniyor" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından ekim ayı cari denge verilerini değerlendirdi. Bakan Şimşek, ekonomi yönetiminde elde kazanımları kalıcı hale getirmek için yapısal reformları kararlılıkla uygulamaya devam edeceklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Ekim ayında cari denge 0,5 milyar dolar fazla verdi. Yıllık cari açık 22 milyar dolar ile sürdürülebilir seviyelerde kalmaya devam etti. Altın hariç cari açık program döneminde belirgin şekilde iyileşti. Tasarruf tercihlerinde önemli yeri olan ve son dönemde fiyatı yükselen altın, artan dış ticaret açığında etkili oldu. Ekim ayında altın hariç cari denge 3,2 milyar dolar fazla verirken yıllık açık 2,6 milyar dolar gerçekleşti. Enerji fiyatlarındaki olumlu görünüm ve ihracat performansımızın cari dengeyi desteklemesi beklenirken elde ettiğimiz kazanımları kalıcı hale getirmek için yapısal reformları kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."
12 Aralık 2025 Cuma - 12:42
Bakan Şimşek: "Ekim ayında cari denge 0,5 milyar dolar fazla verdi. Yıllık cari açık 22 milyar dolar ile sürdürülebilir seviyelerde kalmaya devam etti."
Bakan Şimşek: "Ekim ayında cari denge 0,5 milyar dolar fazla verdi. Yıllık cari açık 22 milyar dolar ile sürdürülebilir seviyelerde kalmaya devam etti."
12 Aralık 2025 Cuma - 12:20
Marmara Yüksek Teknoloji ve Makine İhtisas OSB’de doluluk oranı yüzde 90’ı aştı
Balıkesir’in Bandırma ilçesinde kurulumu devam eden Marmara Yüksek Teknoloji ve Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB), kısa sürede önemli ilerleme kaydederek yüzde 90’ın üzerinde doluluk oranına ulaştı. OSB’nin tamamlanmasıyla birlikte yaklaşık 187 üretim tesisi ve 10 binin üzerinde istihdam oluşturulması hedefleniyor. OSB Yönetim Kurulu Başkanı Menderes Akar, bölgede yürütülen çalışmalar ve hedeflere ilişkin açıklamalarda bulundu. Akar, makine, otomotiv, savunma sanayi, enerji, bilişim, medikal, uydu, havacılık, kalıp ve elektronik gibi pek çok stratejik sektörde faaliyet gösterecek firmaların Marmara OSB’ye yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. Akar açıklamasında, "Marmara OSB, Türkiye’nin stratejik üretim üssü olacak. Bölgemizi sadece üretim alanı olarak değil, aynı zamanda bilim ve teknolojinin merkezi hâline gelecek bir Ar-Ge üssü olarak tasarlıyoruz." ifadelerini kullandı. Akar, bölgenin her geçen gün daha fazla yatırımcı çektiğini belirterek, "Sanayicilerimizle birlikte yüksek teknoloji üretimini, bilimi ve yenilikçiliği aynı çatı altında buluşturuyoruz. Bu vizyonla büyümeye devam ediyoruz" dedi. Teknokent projesi hazırlanıyor Marmara OSB’nin Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçireceği Teknokent Projesi kapsamında Teknoloji Üretim Merkezi, Ar-Ge ve Test Merkezleri ile Kuluçka Merkezi kurulması planlanıyor. Atık yönetiminde sıfır tolerans: "Bir Evin Atığından Daha Azdır" Saha gezisinde basın mensuplarına fabrikaların çevre standartları hakkında da bilgi verildi. OSB Yönetimi, özellikle atık kontrolü ve çevresel denetimlerin en üst seviyede tutulacağını vurguladı. Başkan Menderes Akar, atık yönetimi konusunda son derece net bir duruş sergilediklerini ifade ederek şu açıklamada bulundu: "Firmalar atıklarını rastgele atamayacak. Evde yağ atarsınız ama burada atamazsınız. Her fabrika kendi atık ayrıştırma tesisine sahip olmak zorunda. Atık çıkışları elektronik sensörlerle takip edilecek. Gerektiğinde uzaktan müdahale edebileceğimiz bir sistem kuruyoruz. Bu bölgedeki fabrikaların atığı, tabiri caizse bir evin atığından daha az olacak. Uluslararası standartlara uyum zorunlu; özellikle ihracat hedefleyen firmalar için karbon ayak izi kriterleri kritik önem taşıyor" dedi. Yenilenebilir enerji Marmara OSB’de yeşil enerji kullanımı öncelikli hedeflerden biri. Yönetim, OSB’deki tüm fabrikaların çatılarına güneş enerjisi sistemleri kurulabilmesi için gerekli yasal altyapının tamamlandığını duyurdu. Akar "Kendi enerjisini üreten, çevreye duyarlı, sürdürülebilir bir sanayi bölgesi olmak istiyoruz. Bu vizyonla ilerliyoruz." açıklamasında bulundu. Akar, yabancı yatırımcıların bölgeye olan ilgisinin arttığını belirtti. Bir Alman firmanın OSB’de yer aldığını, ayrıca farklı ülkelerden yatırımcılarla görüşmelerin sürdüğünü ifade etti. Yatırımcı sürecindeki işleyiş hakkında da bilgi veren Akar:"Biz bir anlamda belediye gibi çalışıyoruz. Altyapıyı hazırlıyoruz, arsaları planlıyoruz. Ön tahsiste bölgemizin yüzde doksanı doldu. Yatırımcıya arazi tahsis edildikten sonra süreler belirli: Ruhsat için 1 yıl, gerekirse +1 yıl uzatma, ardından 2 yıllık üretim süreci. Toplam 4 yıl içinde üretime geçilmezse, bakanlık devreye giriyor ve ciddi yaptırımlar uygulanıyor." dedi. OSB içerisinde ada ve yol hafriyatlarının büyük kısmının tamamlandığı, atık su ve içme suyu hatlarının, doğalgaz ve elektrik altyapılarının ise büyük oranda tamamlandığı bildirildi. Yol ve aydınlatma çalışmalarının da devam ettiği belirtildi. Akar, "Yol medeniyettir sözünün sahadaki karşılığını görüyoruz. Beton yol uygulamalarımız ve sokak aydınlatmalarımızla bölgemiz modern, düzenli ve dinamik bir kimliğe kavuştu."ifadelerini kullandı. 30 parselde tahsis gerçekleşti Altyapısı tamamlanan 30 sanayi parselinin tahsisi gerçekleştirildi. Bu parsellerden 17’sinin inşaat ruhsatını aldığı, 16’sında ise fabrika inşaatlarının başladığı açıklandı. Fabrikaların 2026 yılı içerisinde üretime geçmesi hedefleniyor. Akar,"2026’da üretime başlayacak tesislerimizle birlikte Marmara OSB güçlü bir üretim ekosistemine dönüşecek. Yeni fabrika yatırımlarıyla büyüme süreci hız kesmeden devam edecek." dedi. 2 milyar dolar ihracat hedefi Tam kapasiteye ulaşıldığında Marmara OSB’nin yıllık 2 milyar dolar ihracat hedeflediği bildirildi. Menderes Akar, ihracat vizyonuna ilişkin, "Attığımız her adım Türkiye’nin yüksek teknoloji vizyonu açısından büyük önem taşıyor. Ülkemizin üretim gücünü dünyaya taşıyan, katma değer kazandıran bir sanayi modeli oluşturuyoruz "şeklinde konuştu.
12 Aralık 2025 Cuma - 12:13
KTO’da uluslararası öğrenciler ile Kayseri firmaları bir araya geldi
Kayseri Ticaret Odası (KTO), şehrin iş dünyası ile uluslararası gençleri bir araya getiren Uluslararası Öğrenci-Firma Buluşmaları Etkinliği’nin ikincisini gerçekleştirdi. Erciyes Üniversitesi ve Kayseri Üniversitesi’nde eğitim gören 72 uluslararası öğrenci, 33 farklı ülkeyi temsilen etkinlikte yer aldı. Kentin birçok sektöründen 37 firmanın katıldığı organizasyonda, öğrenciler ve firmalar arasında yoğun bir görüşme trafiği yaşandı. Etkinlik sonunda toplam 637 birebir görüşme kaydedildi. Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada gençlerin Kayseri’nin ihracat vizyonu için önemli bir güç olduğunu vurguladı. Gülsoy, uluslararası öğrencilerin firmalar için yalnızca bir stajyer ya da aday çalışan değil, aynı zamanda yeni pazarlarla Kayseri arasında köprü olabilecek büyük bir fırsat sunduğunu belirtti. Başkan Gülsoy konuşmasında, özellikle Kayseri’nin ‘Gençlik-İhracat’ vizyonu vurgusunu öne çıkararak şunları söyledi; "Gençlerimiz buraya eğitim amacıyla geldiler; bir kısmı mezun olunca ülkelerine dönecek, bir kısmı Türkiye’de kalacaklar. Her iki yol da firmalarımız için büyük bir avantajdır. Ülkelerine dönen gençler gönüllü ihracat elçilerimiz, burada kalanlar ise dış ticaret ekiplerimizde adeta ihracat akıncılarımız olabilir. Bu süreç, hem firmalarımız hem gençlerimiz için kazan-kazan mantığıyla ilerleyen gerçek bir fırsattır." "Kayseri güçlü bir üretim şehridir" diyen Başkan Gülsoy, "Ancak güçlü üretimin yanında yeni kanallara, yeni pazarlara ve yeni akıllara ihtiyaç vardır. Uluslararası öğrencilerimiz tam da bu noktada firmalarımız için yeni bir yön ve yeni bir kapı açıyor. Kendi ülkelerinin dilini, kültürünü ve ticaret yapısını bilen bu gençler; firmalarımıza ihracat yolculuğunda eşsiz bir avantaj sağlıyor" dedi. Gülsoy, Kayseri Ticaret Odası’nın üniversitelerle birlikte yürüttüğü ‘Üretimde ve İhracatta Dönüşüm Programı’ sayesinde genç yeteneklerle sektörlerin ihtiyaçlarının buluşturulduğunu da ifade ederek, "Gençlerimizi bir öğrenci olarak değil, bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Cesaretleri, kültürel birikimleri ve vizyonları Kayseri için çok değerli. Firmalarımızla kuracakları her bağ, yeni pazar kapılarını ve yeni iş fırsatlarını beraberinde getirecektir" ifadelerini kullandı. Global Talent Kayseri - Uluslararası Öğrenci-Firma Buluşmalarında üniversitelerde eğitim gören 72 uluslararası öğrenci ile 37 firmanın dış ticaret, ihracat ve pazarlama birimlerinden temsilcilerle yer aldı. Yapılan birebir görüşmeler, dış ticaret, pazarlama, müşteri ilişkileri ve ülke pazarları hakkında karşılıklı bilgi alışverişine sahne oldu. Görüşmeler, firmaların hedef pazarları ve öğrencilerin dil-ülke-sektör bilgilerine göre önceden yapılan eşleştirmelere dayalı olarak yürütüldü. Tunus’ta bayilik süreci, yeni dış ticaret ekibi ve fabrika ziyaretleri Etkinliğin öne çıkan çıktılarından biri de somut bir başarı örneğiyle dikkat çekti. Geçtiğimiz Mayıs ayında düzenlenen ilk ‘Global Talent Kayseri’ buluşmasında tanıştığı uluslararası öğrenciyle iletişimini sürdüren bir Kayseri firması, Tunus’ta bayilik süreci başlattığını açıkladı. Firma yetkilileri ayrıca, bu etkinlikte tanıştıkları öğrencilerle görüşmeleri sürdürdüklerini, 15 kişilik yeni bir dış ticaret ekibi kurma aşamasında olduklarını ve tüm öğrencileri fabrikalarında birebir değerlendirme görüşmeleri için davet ettiklerini belirtti. Bu örnek, etkinliğin yalnızca tanışma ve ağ kurma platformu değil; aynı zamanda somut iş birliklerinin ve sürdürülebilir ihracat hamlelerinin başlangıç noktası olabileceğini gözler önüne serdi. Etkinliğe katılan öğrenciler, görüşmelerin kendileri için son derece faydalı olduğunu, birçok firma ile doğrudan temas kurma fırsatı bulduklarını belirterek Kayseri Ticaret Odası’na teşekkür etti. Öğrenciler, Kayseri Ticaret Odası’nın bu tür organizasyonlarla hem şehre hem de genç yeteneklere önemli fırsatlar sunduğunu ifade ederek, etkinliğin kariyer hedeflerine yön verme konusunda büyük katkı sağladığını ifade etti. Firma temsilcileri ise bu tür buluşmaların dış ticaret yapma konusunda çok değerli olduğunu vurgulayarak, etkinlikte birçok öğrenciyle kayıt aldıklarını ve bu başvuruları ihracat süreçlerinde değerlendireceklerini belirtti. Firmalar, Kayseri Ticaret Odası’nın sağladığı bu platform sayesinde yeni pazar araştırmaları, yabancı dil desteği ve ülke bazlı ticari temaslar açısından somut kazanımlar elde ettiklerini belirterek organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
12 Aralık 2025 Cuma - 12:08
EPDK, yükümlülüklerini yerine getirmeyen 5 şirketin önlisansını iptal etti
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), önlisans süresi içinde projelerinde gerekli ilerlemeyi göstermeyen Akfen Elektrik Enerjisi Toptan Satış AŞ, Powergy Elektrik Enerjisi Üretim AŞ, YBT Enerji Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ, Call Enerji AŞ ile Ral Enerji AŞ’nin süre uzatımı taleplerini reddederek, söz konusu izinleri iptal etti. Depolamalı elektrik üretim tesisi olarak bilinen ve rüzgar ve güneş enerji santrallerinin büyük ölçekli enerji depolama üniteleri ile birlikte kurulmasına ilişkin düzenlemeler sonrası Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 19 Kasım 2022’de başvurular alınmaya başlanmış, bu kapsamda rüzgar ve güneş enerjisine dayalı üretim tesisleri ile depolama ünitelerinin birlikte kurulması amacıyla 33 bin megavat kapasite için önlisans verilmişti. Verilen önlisanslar kapsamında, yatırımcıların önlisans süresi içerisinde yatırıma başlayabilmesi için gerekli izin ve onayları tamamlayarak üretim lisansı başvurusunda bulunmaları gerekiyor. Söz konusu önlisansların süreleri, projenin kurulu gücüne göre 30 ila 36 ay arasında değişiklik gösteriyor. 33 bin megavat gücündeki 678 önlisans EPDK tarafından titizlikle takip ediliyor EPDK; tarafından verilen önlisans sürelerinin sonunda yatırımcılar üretim lisansı aşamasına geçerek sahada yatırım sürecine başladı, 29 megavat kurulu gücündeki ilk depolamalı güneş santrali de işletmeye alınarak üretime başladı. Bu süreçte önlisans yükümlülüklerini tamamlayamayan projelerin sahipleri de gerekçeleriyle birlikte süre uzatımı talebiyle EPDK’ya başvuruda bulundu. Söz konusu süre uzatım başvuruları EPDK tarafından titizlikle incelenerek sonuçlandırılmaya başlandı. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen 5 şirketin önlisansı iptal edildi Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde önlisans süresi içinde projelerinde gerekli ilerlemeyi göstermeyen Akfen Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş., Powergy Elektrik Enerjisi Üretim A.Ş., YBT Enerji Elektronik İnşaat Sanayi Ve Ticaret A.Ş., Call Enerji A.Ş., Ral Enerji A.Ş.’nin toplam 168 Megavat kurulu gücündeki 5 adet önlisansında yapılan süre uzatımı başvuruları reddedilerek önlisansları iptal edildi. Konuyu değerlendiren Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Mustafa Yılmaz; 29 Megavatlık depolamalı güneş enerjisi santralinin işletmeye alındığını, 611 megavatlık depolamalı yatırımın da üretim lisansını aldığını hatırlatarak bugün sahada yaklaşık 500 milyon dolarlık yatırımın olduğunu ve bu rakamın 20-25 milyar dolar düzeyine ulaşacağını vurguladı. EPDK Başkanı Yılmaz sözlerine şöyle devam etti: "Depolamalı yatırımlar Türkiye’nin enerji dönüşümünün omurgasıdır; yenilenebilir enerji hedeflerimize ulaşmak için vazgeçilmezdir. Bu kapsamda tüm önlisans sahibi yatırımcıların gecikmeksizin yükümlülüklerini yerine getirmesini, projelerin de hızla sahaya yansımasını bekliyoruz. Kimsenin Türkiye’ye vakit kaybettirmeye hakkı yok. İzin süreçlerini aksatan, sektörümüze zaman kaybettiren ve gerçek bir yatırım iradesi ortaya koymayan şirketlere asla müsamaha göstermeyiz. Bugün aldığımız kararın, önlisans sahibi tüm yatırımcılara net bir mesaj olduğunu düşünüyorum. Bu süreçte ağır davranan, bahane peşinde koşan, gerekli sorumluluğu almayan kaybeder."
12 Aralık 2025 Cuma - 12:04
Başkan Öztürk: "Şehrimizin üretim kabiliyeti büyük fırsatlar sunuyor"
Güçlü üretim altyapısıyla ülkemizin en önemli ihracatçılarından olan Konya’nın özellikle makine ve takım tezgahları sektöründeki başarısının önemli olduğunu söyleyen Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, "Konya’nın makine üretim kabiliyeti, küresel alanda sektörümüz için stratejik fırsatlar oluşturmaktadır" dedi. Konya Ticaret Odasında (KTO) Meslek Komiteleri ile istişare toplantıları devam ediyor. Sektörlerin sorunlarının ve çözüm önerilerinin masaya yatırıldığı istişare toplantıları kapsamında 37. Makine ve Takım Tezgahları İmalatı Meslek Komitesi ile istişare toplantısı gerçekleştirildi. Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen istişare toplantısına Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk başkanlık ederken, toplantıda sektörün sorunları ele alındı, üyelerin öneri ve talepleri dinlendi. Konya’nın üretim çeşitliliği fırsatlar sunuyor Makine imalat sanayinin Türkiye’nin en rekabetçi sektörlerinden biri olduğunu belirten Başkan Öztürk, Konya’nın bu alandaki gücüne dikkat çekti. Takım tezgahları özelinde Türkiye’nin; Avrupa’nın en büyük 6’ncı, dünyanın en büyük 14. üreticisi konumunda olduğunu ifade eden Başkan Öztürk, "Güçlü üretim altyapısıyla ülkemizin en önemli ihracatçılarından olan şehrimiz ise, Türkiye’nin toplam makine ihracatında yüzde 10’un üzerinde pay almaktadır. Konya’da özellikle; takım tezgahları, işleme makineleri, tarım makineleri, endüstriyel üretim hatları, otomasyon sistemleri gibi alanlarda güçlü bir sanayi altyapısı bulunmaktadır. Konya makine sektörü; 160’tan fazla ülkeye ihracat yapmakta, teknolojik dönüşüme açık, Ar-Ge yatırımları artan, Avrupa standartlarında üretim kabiliyetine sahip bir yapı sergilemektedir. Sektördeki küresel dönüşüm, Konya’nın makine üretim kabiliyetiyle birleştiğinde sektörümüz için stratejik fırsatlar oluşturmaktadır" dedi. "Komite olarak sektörün sorunlarına çözüm arıyoruz" KTO 37. Hizmete Yönelik Makine ve Takım Tezgahları İmalatı Meslek Komitesi Başkanı Mustafa Emrah Elmalı da yaptığı konuşmada, komite olarak yürüttükleri faaliyetlerler hakkında biilgiler verdi. Sektörel sorunlara çözüm aradıklarını dile getiren Elmalı, yürüttükleri çalışmalara verdikleri destekten dolayı KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk ve Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür etti. Konuşmaların ardından KTO üyelerine söz verilerek, sektörlerinde yaşanılan sorunlar ve çözüm önerileri dinlendi, sektörün geleceği konusunda istişarelerde bulunuldu.
12 Aralık 2025 Cuma - 11:56
MSKÜ’de Bin 434 öğrenci İŞKUR gençlik programıyla iş hayatına ilk adımını attı
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile Muğla İŞKUR’un ortak yürüttüğü 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı İŞKUR Gençlik Programı, bu yıl rekor bir katılıma sahne oldu. Tam 1.434 öğrenci, hem gelir elde edecekleri hem de profesyonel becerilerini geliştirecekleri programda görev almaya başladı. Gençlere iş gücü piyasasına daha güçlü hazırlanma, çalışma disiplini kazanma, iletişim ve problem çözme becerilerini geliştirme gibi kritik alanlarda büyük fırsatlar sunan program, üniversite öğrencileri için adeta "erken kariyer laboratuvarı" niteliği taşıyor. Üç alanda görev: Kampüs, idare ve akran danışmanlığı Program kapsamında öğrenciler, üniversitenin farklı birimlerinde kısmi zamanlı olarak üç temel alanda destek veriyor: Sürdürülebilir kampüs faaliyetleri Öğrenciler, çevre dostu uygulamaların yaygınlaşması, ekolojik dengenin korunması ve sürdürülebilirlik kültürünün güçlendirilmesi için çeşitli projelerde aktif görev alıyor. Bu çalışmalar, gençlere hem çevre bilinci kazandırıyor hem de proje yönetimi ve ekip çalışması gibi profesyonel becerilere ciddi katkı sağlıyor. İdari birim faaliyetleri Üniversitenin idari yapısında görev alan öğrenciler, kurumsal işleyişi yakından tanıma fırsatı buluyor. Planlama, organizasyon ve bürokratik süreçlere dair edindikleri deneyim, mezuniyet sonrası kariyer yolculuklarında büyük avantaj oluşturuyor. Akran danışmanlığı Yeni başlayan öğrencilere rehberlik eden akran danışmanları, üniversiteye uyum sürecinde kritik rol üstleniyor. Bu görev, gençlerde liderlik, empati ve iletişim becerilerinin gelişmesine doğrudan katkıda bulunuyor. Gençlere hem deneyim hem güvence: Eğitimle uyumlu gelir desteği Program, öğrencilerin eğitim hayatlarını aksatmadan düzenli gelir elde etmelerini sağlıyor. Aynı zamanda çalışma disiplini, sorumluluk duygusu ve kariyer yönelimi geliştirmeleri için güçlü bir altyapı sunuyor. Geleceğe güçlü bir yatırım İŞKUR Gençlik Programı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencilerine yalnızca bir çalışma alanı değil; kişisel gelişim, profesyonel yönelim, mezuniyet sonrası güçlü bir kariyer başlangıcı için önemli bir fırsat sunuyor. Bu program sayesinde öğrenciler, üniversite yıllarında edindikleri deneyimleri mezuniyet sonrasında bir adım önde olmak için kullanabilecek.
12 Aralık 2025 Cuma - 11:34
Aydın’ın Kasım ayı ihracatı geriledi
Aydın’ın Kasım ayında yüzde 3,3 gerileyen ihracatı, bölge genelindeki düşüş trendine eşlik ederken kent 11 aylık dönemde yakaladığı yüzde 5’lik artışla yılı pozitif tabloda sürdürdü. Ege Bölgesi’nin önemli ihracat merkezlerinden biri olan Aydın, Kasım ayında hanesine yazdırdığı 176 milyon dolarlık ihracat ile geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,3’lük düşüş yaşadı. Ancak Ocak-Kasım döneminde yüzde 5’lik artış yakalayarak 1 milyar 746 milyon dolarlık ihracata ulaşan Aydın, yılı genel tabloda artıda götürmeyi başardı. Ege İhracatçı Birlikleri’nden paylaşılan verilere göre, Aydın’ın kasım ayı performansındaki kayıp bölge genelindeki düşüş trendiyle paralellik gösterirken, özellikle İzmir, Manisa ve Denizli’deki gerilemeler Ege’nin toplam ihracatını aşağıya çekti. Aydın’ın kasım ayında yaşadığı yüzde 3,3’lük düşüş bu tabloya eklenince, bölgenin toplam ihracatı 3 milyar 700 milyon dolardan 3 milyar 400 milyon dolara geriledi.
12 Aralık 2025 Cuma - 11:04
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ekim ayında yıllıklandırılmış cari açık 22 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Cari denge temmuz, ağustos ve eylül aylarından sonra ekim ayında da fazla vermiştir. Ekim ayında yıllıklandırılmış cari açık 22 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, sürdürülebilir cari açık patikasında ilerleyiş sayesinde makro finansal istikrarın, rezerv birikimi ve güçlü ekonomik görünüm ile güçlenmeye devam ettiğini ifade ederek, "Mal ihracatı ve hizmet gelirlerinin destekleyici rolüyle cari denge temmuz, ağustos ve eylül aylarından sonra ekim ayında da fazla vermiştir. Ekim ayında yıllıklandırılmış cari açık 22 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Küresel ekonomide jeopolitik gerilimlerle daha da derinleşen çok boyutlu sınamalara rağmen Türkiye ekonomisi dengeli ve dayanıklı görünümünü korumaktadır. Enflasyondaki düşüş TL’ye duyulan güveni pekiştirirken, artan rezervlerimiz ve iyileşen risk primimiz (CDS) sayesinde dış finansal maliyetlerimiz düşmektedir. Önümüzdeki dönemde iş yapma kolaylığını güçlendirecek ve yatırımcı güvenini artıracak düzenlemelerin yanı sıra uygulayacağımız yapısal reformlarla birlikte üretime ve istihdama pozitif katkı veren uluslararası doğrudan yatırımların hızlanmasını amaçlıyoruz. Yüksek katma değerli üretimi önceleyen sanayi politikalarımızın katkısıyla dış ticaret yapımızı daha rekabetçi hale getirerek mal ve hizmet ihracatımızı artırmayı, verimlilik artışlarını odağına alan bir büyüme modeliyle vatandaşımızın refahını kalıcı olarak yükseltmeyi hedefliyoruz" ifadelerine yer verdi.
12 Aralık 2025 Cuma - 10:53
Tescilli Akçadağ halısı, ABD ile Uzak Doğu’ya ihraç ediliyor
Malatya’nın Akçadağ ilçesinde bin bir emekle üretilen coğrafi işaret tescilli Akçadağ halısı, ABD ile Uzak Doğu’ya ihraç ediliyor. Deprem bölgesi Malatya’da üretim kesintisiz sürerken el sanatları arasında önemli bir yere sahip olan el dokuması halı üretimi Akçadağ ilçesinde Halk Eğitim Merkezi’ne bağlı kurslarda devam ediyor. Kursiyerlerin ilmek ilmek dokuduğu Akçadağ halıları hem kent ekonomisine katkı sağlıyor hem de bölgenin kültürel mirasını yaşatıyor. Büyük emek ve sabırla üretilen halıların ilçeye önemli katma değer sağladığı belirtilirken, geleneksel bir kültürün yaşatılması açısından da çalışmaların büyük önem taşıdığı ifade ediliyor. Kursiyerlerden Sultan Döğer halı dokumayı çok sevdiğini belirterek, "Hem meslek öğreniyoruz hem de para kazanıyoruz. Ürünlerin ihracata gitmesi bizi çok sevindiriyor" dedi. Usta öğretici Sema Düz ise mesleğini yaklaşık 20 yıldır sürdürdüğünü ifade ederek, " Öğrenciler halıyı hem evde hem kursta dokuyor. Genellikle kök boyalı yün halılar üretiyoruz, desenlerimiz yöresel. Bu meslek babaannelerimizden kalan bir miras. Ben de babaannemin mesleğini devraldım ve zevkle sürdürüyorum. Yeni nesillere hem maddi hem manevi katkı sunarak bu sanatı aktarmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı Akçadağ Halk Eğitimi Merkezi Müdürü İbrahim Karaçelik de ilçede halıcılığın özellikle Kürecik ve Ören beldelerinde geçmişten gelen bir ünü bulunduğunu belirterek, "Değişen yaşam şartlarıyla bu gibi geleneksel sanatlar kaybolmaya yüz tuttu. Biz de bu sanatın yaşatılması için çaba gösteriyoruz. Coğrafi işaretli Akçadağ halısının, Kültür Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ortak komisyonunca kabul edilmesi için teklifimizi sunduk. Kabul görmesi halinde kursların açılması daha kolay olacak ve üretim artacak" dedi. Karaçelik, ilçe merkezi ve Ancar Mahallesi’nde iki ayrı kursla halı dokuma faaliyetinin sürdüğünü, toplam 24 kursiyer ve 2 usta öğreticiyle üretime devam ettiklerini belirterek, Akçadağ halılarının özellikle Amerika ve Japonya’ya aracı firmalar aracılığıyla ihraç edildiğini ve turistik bölgelerde de satışa sunulduğunu söyledi.
12 Aralık 2025 Cuma - 10:53
Garanti BBVA, CDP’den üç temada "A" seviyesine ulaştı
Garanti BBVA, dünyanın önde gelen çevresel raporlama platformlarından CDP’nin İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman temalarının tamamında "Liderlik" seviyesinde derecelendirildi. Banka, finansal kurumlar için bu yıl ilk kez zorunlu hale getirilen Orman temasında da A alarak küresel ölçekte "Üç A" seviyesine ulaşan kurumlardan biri oldu. Garanti BBVA, CDP tarafından gerçekleştirilen 2025 yılı değerlendirmesinde üç ana tema olan İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve bu yıl finansal kurumlar için ilk kez zorunlu hale gelen Orman alanlarında A notu alarak "Liderlik" seviyesinde değerlendirildi. Banka, küresel ölçekte "Üç A" derecesine ulaşan bankalardan biri oldu. Banka, 2009 yılından bu yana İklim Değişikliği, 2015’ten bu yana ise Su Güvenliği temalarında kapsamlı raporlama yapıyor. Bu yıl ilk defa raporladığı Orman temasında da bu alana yüksek etkisi olan sektörlere verilen finansman tutarlarını da ilk kez paylaşarak A skoru elde etmesiyle birlikte banka, çevresel şeffaflık ve dönüşüm alanında uluslararası ölçekte örnek gösterilen kurumlar arasındaki yerini daha da güçlendirdiğini duyurdu. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, CDP derecelendirmesine ilişkin olarak şunları söyledi: "Sürdürülebilirlik alanında 19 yılı aşkın bir süredir çaba gösteren bir kurum olarak, CDP’den üç ayrı temada gelen A değerlendirmesi bizim için son derece kıymetli. İklim değişikliği, su yönetimi ve ormansızlaşma gibi geleceğimizi doğrudan ilgilendiren alanlardaki işlerimizin uluslararası bir platform tarafından liderlik seviyesinde değerlendirilmesi, doğru adımları atıyor olduğumuzun iyi bir göstergesi. Bugün biz yalnızca finansman sağlayan bir kurum değiliz; düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmak, çevresel etkilerimizi azaltmak ve müşterilerimizle birlikte dönüşümü mümkün kılmak için çalışan kapsamlı bir ekosistemin parçasıyız. Yenilenebilir enerji finansmanındaki güçlü konumumuz, sürdürülebilir finans hacmimiz, Net Sıfır Bankacılık Birliği taahhütlerimiz ve çevre projelerimiz kadar, son dönemde odağımıza aldığımız Mavi Finans da bu yönde çok önemli bir dönüşüm alanı. CDP’nin değerlendirmesi şeffaflık, çevresel etki yönetimi ve sürdürülebilirlik vizyonumuzdaki kararlılığın bir sonucu. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki gayretimizi daha da güçlendirerek, ülkemizin ve dünyanın sürdürülebilir geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz." Sürdürülebilirlik çalışmalarıyla yüksek uluslararası standartları karşılıyor Garanti BBVA, uzun yıllardır sürdürdüğü sürdürülebilirlik odaklı stratejisi kapsamında; 2018-2029 dönemi için 3,5 trilyon TL’lik finansman hedefini açıkladı. Ekvator Prensipleri’ne imza atan banka, Türkiye’de de deniz ekosistemlerinin korunmasına odaklanan Biyoçeşitlilik ve Mavi Temalı Tahvil ihracını gerçekleştirdi. Yenilenebilir enerji finansmanında Türkiye’nin önde gelen aktörleri arasında yer alan banka, kadın girişimcilere, yeşil dönüşüm yatırımlarına, emisyon azaltımı projelerine ve toplumsal etki programlarına yönelik çok boyutlu destekler geliştirdi. Banka, doğa ve su ekosistemlerini korumaya odaklanan Mavi Nefes programını dört yıldır bilimsel ölçümleme esaslarıyla yürütüyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder